Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
Not a member yet
    9810 research outputs found

    The development of art practices in the Turkish Cyprus society after 1974 and the reflection of this development, trigged by the political process of the island on the artworks

    No full text
    Kişisel ve toplumsal hikayelerden beslenen bir unsur olarak sanat, nesiller boyunca hem kolektif belleğin bir yansıması olarak öne çıkmış, hem de bu belleğin oluşmasına yardımcı olmuştur. Bu bağlamda toplumların geçirdiği politik ve sosyal süreçlerle ilişki içerisinde olmanın ötesinde, bu süreçlere farklı perspektiflerden bakmanın da bir aracıdır. Kolektif belleğin alanına dahil olmak, olayların hatırlanma ve unutulma biçimine ‘toplumsalın’ çatısı altında karar verilmesi ve bireyin, toplumsal bir varlık olarak ortak zaferler, ortak travmalar ve en önemlisi ortak ‘düşmanları’ toplumun geneliyle paylaşmasına yol açmaktadır. Bu da, nesiller arası bağın kurulumunu belirlemekte ve bu bağın yansımaları, başka birçok alanda olduğu gibi, sanatta da kendini göstermektedir. Kıbrıs’ta 1963-1974 yılları arasında yaşanan çatışma ve bunun ardından gelen bölünme ve göç de, bellek temelinde adadaki sanatın üretimine yön veren bir dönüşüm alanı açmıştır. Halen bölünmüş olan adanın kuzeyinde üretilen sanat çalışmalarını, özellikle nesiller arası aktarılan travma ve aktarılan yastan hareketle ele alan bu tez, özellikle bölünmenin gerçekleştiği 1974 yılının sonrasına odaklanmakta ve göçle bağlantılı ‘ev’ hissi, ‘öteki’ üzerinden kurulan kimlik sorgulaması ve savaş travması gibi konuların farklı nesillerden sanatçıların çalışmalarında nasıl somutlaştığını incelemektedir

    The effect of fire risk parameters at urban scale on fire safety measures to be taken at building scale and fire risk map

    No full text
    Sanayi Devrimi, nüfus yoğunluğunun ve mekansal ihtiyaçların artması günümüz kent kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Artan nüfus ve yapılaşma yönetilmesi gereken riskleri de beraberinde getirmiştir. Yangın riski güvenli yaşam alanlarının sağlanabilmesi adına yönetilmesi gereken risklerden biridir. Kentleşme süreci, yangın riskini artıran pek çok faktörü de beraberinde getirmiştir. Tarih boyunca yaşanmış büyük kent yangınları bu riskin kent planlama sürecinden başlayarak yönetilmesi gerektiği gerçeğini ortaya koymuştur. Bu nedenle, kentlerde yangın güvenliği, yapılaşma planlaması, altyapı geliştirmeleri ve yangınla mücadele stratejileri gibi konular bütünleşik bir planlama ve uygulama gerektirmektedir. Geçmişte meydana gelmiş büyük kent yangınlarında da görüldüğü gibi, yangın riski kent ölçeğinden bina ölçeğine kadar değerlendirilmesi gereken bir faktördür. Yangın güvenliğinin sürdürülebildiği yaşam alanlarının sağlanabilmesi ve risk faktörlerinin tekil olarak değil bütünleşik bir senaryonun içerisinde ele alınabilmesi adına kent ölçeğinde bina ölçeğini etkileyen yangın riski faktörleri önem arz etmektedir. Bu parametrelerin parsel ölçeğinden kent ölçeğine kadar analiz edilmesi ve bir risk haritasınının oluşturulması problem tespiti ve bu problemlere yönelik ortaya konulacak çözüm önerileri açısından oldukça kritiktir. İhtiyaçlar ve kullanıcıların beklentileri doğrultusunda sürekli değişen kentlerde mevcut risk durumu da değişkenlik göstermektedir. Kent ölçeğinde yangın riskini oluşturan parametrelerin oldukça çeşitli olduğu söylenebilir. Değişen dış etkenler kadar kente dair coğrafik özellikler, deprem gibi faktörler de bu çeşitliliğe neden olabilir. Tüm risk faktörleri bir araya getirildiğinde ve mevcut yapı stokları düşünüldüğünde riski tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmayacaktır ancak muhtemel yangın senaryolarına yönelik oluşturulacak ilke ve stratejiler önem kazanacaktır. Yangın riskinin kentsel parametrelere bağlı olarak değişebileceği düşünüldüğünde aynı fonksiyonda farklı bölgelerde inşa edilmiş yapıların farklı yangın riskleri taşıyabileceği değerlendirilmeli ve yangın güvenlik önlemleri bu doğrultuda planlanmalıdır. Bu durum, kentsel parametrelerin binalar üzerinde ne kadar risk oluşturduğunun çok boyutlu olarak irdelenmesiyle sağlanabilecektir. Binalar üzerindeki yangın riskinin çevresinde bulunan binalar için de risk teşkil ettiği göz ardı edilmemelidir. Bu nedenle her binaya ait risk durumun bir harita üzerinde işlenmiş olması yangın risk yönetiminin etkinliği ve verimliliği açısından oldukça kritiktir. Bu çalışmada kent ve yapı tasarımının yangın güvenliği açısından bütüncül ele alınması gerektiğini ortaya koymak adına; kentlerde yangın güvenliği kavramı, geçmiş kent yangınları sebepleri ve sonrasında alınan kararlar ve bu örnekler doğrultusunda kentlerde yangın riskini optimize edebilmek adına ele alınması gereken parametreler incelenecek, bu parametreler ve Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik' ten faydalanılarak bir puanlama sistemi oluşturulacak, bu puanlama sistemi farklı bölgelerde bulunan iki konut yapısı üzerinden detaylı incelenecek ve belirlenen bir çalışma alanı üzerinden yangın risk haritası oluşturulacaktır. Bu tez, Yangın güvenliği konusunda kentsel alanlarda yapılacak çalışmalara yönelik etkili stratejiler geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Kent ölçeğindeki yangın riski analizi sonuçlarının bina ölçeğindeki güvenlik önlemlerine entegrasyonuyla, yangın risk yönetimi adına daha etkin ve önceden planlanmış stratejilerin oluşturulması hedeflenmektedir. Bu şekilde, yangın güvenliği alanındaki planlama ve uygulamalara katkıda bulunulması, kentsel mekanlarda yangın güvenliği açısından oldukça önemli bir role sahiptir. Bu çalışma ile, kentlerde güvenli yaşam alanlarını sağlamak ve yangın risk yönetiminin etkinliğini artırmak adına yapılacak çalışmalarda geçmiş yangınların irdelenmesinin, kentsel parametrelerin risk faktörü olarak ele alınmasının, risk yönetiminin sistematik ele alınması gerekliliğinin ve risk haritalarının önemi vurgulanmak istenmiştir

    Development of Flexible Learning Environment Interest Scale

    Get PDF
    Son yıllarda etkili öğrenme üzerindeki artan vurgu ve bilişim teknolojilerindeki hızlı değişimler, öğretim kurumlarında tüm öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılayan esnek bir öğrenme anlayışının öneminin altını çizmektedir. Bu çalışmada, belirtilen önemden yola çıkarak öğretmen adaylarının esnek öğrenme ortamlarına ilgisini belirlemek için bir ölçme aracı geliştirmek amaçlanmaktadır. Çalışmada ilgili alan yazın doğrultusunda 36 adet aday madde oluşturulmuş ve "konu alanı (5), ölçme ve değerlendirme (5) uzmanlarının görüşleri" sonrasında kalan 30 madde ile deneme uygulaması gerçekleştirilmiştir. Beşli Likert tipi ölçeğin geliştirilmesi için iki ayrı örneklem üzerinde çalışılmıştır. Araştırmanın birinci örneklemi üç farklı üniversitede öğrenim görmekte olan 469 öğretmen adayından, ikinci örneklemi ise iki farklı üniversitede öğrenim görmekte olan 329 öğretmen adayından oluşmaktadır. Birinci örneklemden elde edilen veriler ile açımlayıcı faktör analizi kullanılarak ölçeğin mevcut faktör yapısı ortaya konmuş; madde analizleri ve güvenirlik incelemesi gerçekleştirilmiştir. İkinci örneklemden elde edilen veriler ile deneme uygulaması sonucunda elde edilen yapı doğrulayıcı faktör analiziyle incelenmiştir. Ayrıca ikinci örneklem üzerinde tekrar güvenirlik alınmıştır. Açımlayıcı faktör analizi sonucunda açıklanan varyans oranı %44 olan 29 madde ve tek boyuttan oluşan bir yapıya erişilmiştir. Düzeltilmiş madde-toplam korelasyon değerleri, ölçek maddelerinin yeterince ayırt edici olduğunu göstermiştir. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda elde edilen uyum indeksleri ilgili kriterleri karşıladığından model uyumunun sağlandığı belirtilebilir. Çalışmada güvenirliği belirlemek için incelenen Cronbach alfa ve McDonald omega katsayıları, her iki örneklemde de .92 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen katsayılar ölçekten elde edilen puanların güvenilir olduğunu göstermektedir.In recent years, the increasing emphasis on effective learning and the rapid changes in information technology have underscored the importance of a flexible learning approach that meets the needs of all students in educational institutions. This study aims to develop a measurement tool to determine the interest of pre-service teachers in flexible learning environments, building on the highlighted importance. In line with the relevant literature, 36 candidate items were created, and after obtaining expert opinions from "subject area (5) and assessment and evaluation (5) experts," a trial application was conducted with the remaining 30 items. The development of the five-point Likert scale involved two separate samples. The first sample consisted of 469 pre-service teachers from three different universities, while the second sample included 329 pre-service teachers from two different universities. Exploratory factor analysis (EFA) was conducted using data from the first sample to identify the existing factor structure of the scale, followed by item analyses and reliability examination. Confirmatory factor analysis (CFA) was performed on the data from the second sample to validate the structure obtained from the trial application. Additionally, reliability was re-evaluated on the second sample. The EFA revealed a structure comprising 29 items and a single dimension, explaining 44% of the variance. Corrected item-total correlation values indicated that the scale items were sufficiently discriminatory. The CFA results showed that the fit indices met the relevant criteria, indicating model fit. Cronbach's alpha and McDonald's omega coefficients, examined for reliability, were both calculated as .92 for both samples. These coefficients demonstrate that the scores obtained from the scale are reliable

    Ecotourism-Based Destruction in the North Aegean Coastal Areas and Hinterland: The Case of Ayvacik, Canakkale

    No full text
    [Abstract Not Available

    Variation in the development of Neolithic societies atop the Central Anatolian Plateau: recent results from Balikli

    No full text
    Regional variation in the historic development of agricultural societies in South-west Asia is increasingly apparent. Recent investigations at the wetland site of Balikli (c. 8300-7900 BC) provide new insights into the initial processes of sedentism in Central Anatolia and the interaction of early communities within local and larger-scale networks. Located near major obsidian sources, excellent architectural preservation and faunal and botanical records at Balikli suggest cultural connections to the upper Middle Euphrates region, yet inhabitants of the site do not appear to have participated in the wider South-west Asian obsidian-exchange networks and largely relied on wild resources.Istanbul University Scientific Research Projects Coordination Unit [SBA-2019-30127]; Israel Science Foundation [471/17]Research was financially supported by the Istanbul University Scientific Research Projects Coordination Unit (Project No: SBA-2019-30127) and the Israel Science Foundation(Grant No. 471/17)

    Giacomo Puccini’nin Oda Şarkılarının Metin ve Müzik Bağlamında İncelenmesi

    Get PDF
    Bu tez, "Puccini Şarkı Çalışmaları" başlığını taşıyan, ünlü İtalyan besteci Giacomo Puccini'nin şarkıları üzerine derinlemesine bir araştırmadır. Puccini'nin ünü genellikle operatik başarılarıyla ilişkilendirilse de, solo şarkılar alanındaki katkıları, daha az bilinse de, aynı derecede önemlidir. Bu çalışma, Puccini'nin şarkılarının sanatsal ve teknik inceliklerini aydınlatmayı amaçlayarak, kapsamlı bir müzikal ve lirik analiz sunmayı hedeflemektedir. Bu çalışmanın temeli, Puccini'nin kişisel ve mesleki yaşamına, aynı zamanda döneminin genel tarihsel ve müzikal bağlamına derinlemesine inen bir literatür taraması ve ilgili analize dayanmaktadır. Bu kaynaklar, eserlerinin eleştirel analizlerini, biyografik hesaplamaları ve müziğinin stilistik ve tematik yönlerine odaklanan çalışmaları içermektedir. Bu metodolojik yaklaşım, sadece şarkıların müzikal yapı ve stilistik özelliklerini değil, aynı zamanda sözlerinin derinliğini ve önemini de içeren çok yönlü bir anlayış sunmaktadır. Puccini'nin şarkıları, operatik ünü tarafından gölgelenmiş olmasına rağmen, kariyerinin tamamını kapsayan çeşitli ve zengin bir portföyü temsil etmektedir. Erken dönem çalışmalarından olgunluk ve sanatsal inceliğin yankılarına kadar, bu şarkılar, evrilen kompozisyon tarzına dair tanıklıklardır. Bu tez için seçilen şarkılar, Puccini'nin müzikal evriminin farklı aşamalarına dair benzersiz bir pencere sunmak amacıyla seçilmiştir. Bu eserlerde müzik ve sözlerin karmaşık etkileşimini detaylandırarak, bu tez, Puccini'nin sanatsal mirasına taze bir bakış sunmayı hedefleyerek, müzikal dehasının az bilinen yönlerini ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır

    Cesar Franck'ın piyano müziği ve prelüd, koral ve füg

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, 19. yüzyıl Romantik Dönem bestecisi, piyanisti/organisti ve eğitimcisi Cesar Franck'ın solo piyano için yazdığı Prelüd, Koral ve Füg adlı eserin çözümlemesini sunmak ve bu eseri çalacak olan piyanistlere kılavuzluk etmektir. Çalışmanın ilk bölümünde, Cesar Franck'ın hayatı, Barok Dönem org ve klavsen müziğine olan ilgisi ve Romantik Dönem'deki sanatçılarla olan etkileşimlerine dair bilgiler sunulmaktadır. Franck'ın dönüşlü form tekniği, org müziğine dair çalışmaları ve piyano müziğindeki mistisizm anlayışından da bahsedilmektedir. Çalışmanın devamında ise, Prelüd, Koral ve Füg adlı eserin genel analizi ve yapısı incelenerek, bu eseri öğrenme ve yorumlama sürecinde piyanistlere derinlemesine rehberlik edilmesi hedeflenmektedir

    Anadolu kilimlerinde sembol olarak hayvan imgesinin incelenmesi

    No full text
    Hayvan sembolizmi, tarihöncesi dönemlerden beri doğa ile iç içe yaşayan toplumlar için önemli bir iletişim dili olmuştur. Tarih boyunca birçok kültür ve inanışa yuva olan Anadolu, sembolizm açısından önemli birikime sahiptir. Araştırmalar ve yapılan arkeolojik kazılar sonucu Neolitik Dönem'e tarihlenen dokuma ve dokumada kullanılan aletler bulunmuştur. Periyodik olarak Orta Asya'dan Anadolu'ya göçen ve burayı yurt edinen Yörük ve Türkmenler, kültürlerini de beraberinde getirmiş ve Anadolu kültür birikimine eklemişlerdir. Anadolu'da konar-göçer yaşam sürmeye devam eden bu topluluklar doğa, iklim, inanç ve yaşam koşulları etkisinde şekillenen kültürleri ile oluşturdukları sembol dillerini motif olarak kilimlerine yansıtmışlardır. Sürüleriyle birlikte göç eden Yörük ve Türkmenler için işlevsellik önemli bir unsurdur. Bu sebeple yaşamlarının büyük kısmını oluşturan göç ve yaylak-kışlak dönemlerinde, ihtiyaç duydukları her ürün için dokumalara başvurmuşlardır. Sürülerinden elde ettikleri yün ve keçi kılı ile kendi ipliklerini üreten göçerler, hafif ve hızlı kurulup kaldırılabilen tezgâh üzerinde dokumalarını yapmaktalardır. Anadolu kilimlerinde sembol olarak kullanılan motiflerin yanı sıra yön, sayı ve renk sembolleri de görülmektedir. Kilimlerde görülen bu sembolik unsurlar yörelere göre farklılık gösterse de temel açıdan benzerlik göstermektedir. Yörük ve Türkmen dokuyucular kendi duygu, düşünce, inanış, kültür, niyet ve yeteneklerini kilimlerine yansıtmışlardır. Bunun yanı sıra doğada gördükleri renkleri göç esnasında topladıkları bitkilerden elde edip kilimlerine yansıtmışlardır. Anadolu kilimlerinde motif olarak kullanılan hayvanların sembolik anlamları tarihöncesi dönemlerden itibaren farklı kültür ve inanışlar etkisinde değişim göstermektedir. Her bir hayvanın tarihsel süreç içerisinde taşıdığı sembolik anlamları incelemek, dokumalarda kullanılan hayvan motiflerini anlamlandırmak açısından önemlidir. Bu çalışmada hayvan sembollerinin tarihsel süreç içerisinde sahip olduğu anlamlar ve bu anlamların değişimi ele alınıp, Yörük ve Türkmenlerin dokuduğu kilimlerde görülen hayvan motifleri bağlamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmada, tarihsel süreç içerisinde hayvan sembolizmi örnekler üzerinden incelenmektedir

    2000 sonrası Türkçe romanda sakat erkeklik temsilleri

    Get PDF
    Bu tez kapsamında araştırdığım, Cumhuriyet'ten günümüze dek yayımlanmış Türkçe romanlarda sakatlıkların ve erkekliklerin eş zamanlı olarak dönüştüğünü tespit ettim. Başkarakterlerin, sakatlıklarının telafisi olarak erkekliklerini sürdürme telaşı içerisinde olduklarını gördüm ve bunu bir kavram olarak ileri sürdüm. Bu çalışmanın arka planında Peyami Safa'nın Dokuzuncu Hariciye Koğuşu'nu, Suat Derviş'in Sonu Güzel'ini, Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban'ını, Kemal Tahir'in Köyün Kamburu'nu, Tarık Buğra'nın Küçük Ağa'sını ve ana kısmında Murat Uyurkulak'ın Har: Bir Kıyamet Romanı'nı, Ahmet Coşkun'un Fransız Balkon'unu, Emrah Polat'ın Alocu Tilki'nin Serencamı'nı ve Turgay Yılmaz'ın Felç romanını odağa alıyorum. Bu metinlerin tümünde anlatı, sakat erkek başkarakter ekseninde kurgulanır. Tezde "tamlığı/bütünlüğü/sağlamlığı" deformasyona uğramış bedenlere sahip erkek başkarakterlerin sakatlık deneyimlerinden hareketle; sağlamlık ve erkeklikler arasında kurulan ittifaklar ile sakatlığın bu ittifakları nasıl bozduğuna ve erkekliklerin bu bozgunluktan nasıl çıktığını inceliyorum. İncelediğim dokuz roman aracılığıyla tezde şu soruların peşine düşüyorum: Sakatlığın erkeklikte yarattığı kriz, söz konusu romanlardaki erkek başkarakterlerin kişisel deneyimine nasıl tercüme oluyor? Bu krizle başa çıkmak için erkek başkarakterler nasıl stratejiler geliştiriyor, erkekliği "sürdürme telaşı" bu karakterlerde nasıl ortaya çıkıyor? Böylece nasıl (yeni, örneğin madun veya işbirlikçi vs.) bir erkeklik inşa ediliyor (veya edilmiyor/edilemiyor)? Sakatlığı kabullenen (veya kabullenemeyen) erkek nasıl bir erkekliği sürdürüyor? Cumhuriyetten günümüze sakat erkeklik inşaları edebiyatta nasıl değişim geçiriyor? Bu sorular üzerinde araştırma, beden politikalarının nasıl inşa edildiğini ve dolaşıma sokulduğunu romanlar aracılığıyla ortaya koyuyor ve Türkçe edebiyata dair yürütülen eleştirel erkeklik incelemeleri kapsamında sağlamlık belasını görünür kılarak sakatlık çalışmaları literatürüne katkıda bulunuyor

    An assessment of traditional houses in the Old Town Center of Plovdiv and the Olga Kiskineva House within the context of Bulgaria's cultural heritage conservation history

    No full text
    Bulgaristan'ın tarihi ve kültürel zenginliklerinden biri olan Filibe, birçok farklı döneme ait izler taşımaktadır. Üç tepe üzerinde kurulan şehir, çok katmanlı kentlerin en güzel örneklerinden biridir. Günümüzde Filibe'nin Eski Kent Merkezi sit alanıdır ve antik kalıntıların yanı sıra birçok sivil mimarlık örneğini içinde barındırmaktadır. Filibe Evleri olarak bilinen bu örnekler, Bulgar Uyanış Dönemi'nde (Revival Dönemi) değişen toplumsal rollerin ve ekonomik koşulların en belirgin ifadesidir. Bu evler, Osmanlı, Bulgar Revival'ı ve Avrupa mimari etkilerinin benzersiz bir karışımını sergilemektedir. Özellikle Avrupa'dan getirilen dekoratif unsurlar, evlerin cephesinde ve iç mekanlarında sıklıkla kullanılmıştır. Filibe Evleri'nin korunması, şehrin tarihi dokusunu ve mimari mirasını sürdürülebilir kılmak için son derece önemlidir. Yapılan tez çalışmasında ilk olarak Filibe'nin fiziksel ve tarihsel gelişimi hakkında kapsamlı bir literatür araştırması yapılmıştır. Sonrasında Bulgaristan'daki koruma faaliyetlerinin tarihsel gelişim süreci incelenmiş ve bu faaliyetlerin örneklem alanı olan Filibe'de nasıl ilerlediği araştırılmıştır. Devamında Filibe Eski Kent Merkezi'nin ve Filibe Evleri'nin mimari özellikleri incelenmiştir. Elde edilen tüm bilgiler doğrultusunda, kentsel yaşamın bütünlüğü içinde yer alan Filibe Eski Kent Merkezi ve Filibe Evleri koruma bağlamında değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucu bu alanların korunmasındaki güncel sorunlar tespit edilmiş ve bu sorunlara ilişkin öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda Filibe Eski Kent Merkezi içinde yıkılmak üzere olan ve 54 A Mahallesi, Vasil Kanchev Sokak, II-526 Parsel, Numara 2'de yer alan Olga Kiskineva Evi ele alınmıştır. Bu ev için mevcut durumun değerlendirilmesi yapılarak, elde edilen veriler koruma projesinde kullanılmıştır. Tek yapı ölçeğinde yapılan bu çalışmanın amacı diğer benzer durumdaki yapıların korunmasına katkı sağlamak ve Filibe Evleri'nin güncel sorunlarına dikkat çekmektir

    918

    full texts

    9,810

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇