Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
Not a member yet
    9810 research outputs found

    Parrhesia kavramı çerçevesinde Hrant Dink ve Tahir Elçi örneklerinin sosyolojik değerlendirilmesi

    Get PDF
    Bu çalışmada parrhesia kavramının etimolojik analizi yapıldıktan sonra bu kavramın yakın dönem Türkiye'sinde tezahür ettiği Hrant Dink ve Tahir Elçi'nin hayat döngüleri üzerinden Türkiye'de hakikat söyleminin nasıl şekillendiği ele alınacak ve eylem ve söylemleri üzerinden sosyolojik bir vaka olarak tartışmaya açılacaktır. Parrhesia'nın Antik Yunan yurttaşı ile günümüz Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı için ne anlama geldiği, pratiğe geçirme tarzları ele alınacak ve bağlam üzerinden çalışmamızın iki vakası olan Hrant Dink ve Tahir Elçi'nin; hakikati, doğruyu cesurca ifade edip ve bundan dolayı siyasi linçe maruz kalmaları ve hatta ölmelerine varan süreç detaylı bir şekilde tartışılıp daha sonra bu iki vaka üzerinden parrhesiastes olabilirlikleri bu tartışma sonucunda açıklanmaya çalışılacaktır. Son olarak Hrant Dink ve Tahir Elçi'nin sıklıkla dile getirdikleri, adalet, demokrasi ve yüzleşme gibi kavramların günümüz siyasetinde ve kamusal alanında neye tekabül ettiklerini açıklamaya çalışacağım

    Karapapak Türkleri Mezar Taşlarının Orta Asya Mezar Taşlarıyla İlişkisi

    No full text
    Çalışma kapsamında, Ardahan, Kars, Kayseri ve Sivas illerinde bulunan Karapapak (Terekeme) Türklerine ait köy ve ilçe merkezlerine gidilerek bu yerleşim merkezlerinde, Karapapak Türkleri tarafından yapılan ve Orta Asya taş heykellerine benzeyen mezar taşı örnekleri incelenmiştir. Bu illerde incelenen mezar taşları üzerinden Karapapak, Terekeme ya da Papaklı isimleriyle ifade edilen Sünni bir Türk boyunun Hun, Göktürk ve diğer Türklerde görülen mezar taşı yapma geleneklerine nasıl sahip çıktıkları ele alınmıştır. Karapapak Türkleri tarafından, XIX. yüzyılın sonu ile XX. yüzyılda yapılmış mezar taşları, bize insan heykeli formlu mezar taşı yapma geleneğinin geç tarihlere kadar devam ettirildiğini gösterecektir. Bu soyut insan heykeli formlu mezar taşları, Anadolu’da Sünni bir Türk boyu tarafından yapılmış mezar taşları olup baş, boyun, omuz, karın ve kimi örneklerde ise yüz, el, kol, etek betimlemesiyle Orta Asya taş heykelleriyle yakın benzerlikleri bulunan örneklerdir. Genellikle soylu veya durumu iyi kişiler için yapıldığı öğrenilen bu mezar taşlarının en dikkat çekici yanı, erkek mezarlarının neredeyse tamamının papak şeklindeki başlık formuyla ele alınarak Karapapak kimliğinin vurgulanmak istenmesidir. Yapılan araştırma sonucunda, Orta Asya’da başlayan insan heykeli formlu mezar taşı yapma geleneğinin Karapapak Türkleri tarafından yakın tarihlere kadar devam ettirildiği ortaya çıkarılmıştır

    The relationship between climate change and spatial planning within the scope of the united nations conference of the parties (COP), the case of Türkiye

    No full text
    İklim değişikliği ile mücadele günümüzde yüzleştiğimiz en önemli sorunlardan biri olarak telafi edilemez sonuçlar doğurabilecek derecede Dünya üzerindeki yaşamı tehdit etmektedir. İnsan kaynaklı etkiler sebebiyle artan sera gazı emisyonu miktarlarını azaltmak için tüm ülkeler ortak bir çaba sarf etmektedir. İklim değişikliği etkilerine dayalı projeksiyonlar gösteriyor ki eğer zamanında ve hızla eyleme geçilmez ise uzak olmayan bir gelecekte atmosferdeki sera gazı miktarındaki artış yeryüzünde yaşamayı imkânsız hale getirecektir. Dolayısıyla sera gazı envanterlerinin incelenmesi ile oluşan tablo karşısında tüm ülkeler iklim değişikliği ile mücadelede ortak hareket etmek adına Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'ne taraf olmuşlardır. Bu Sözleşme kapsamında belirlenen azaltım ve adaptasyon eylemleri, ülkelerin ekonomik ve teknolojik gelişmişlik düzeyleri ile sorumlu oldukları sera gazı emisyonu oranı göz önüne alınarak belirlenmiştir. Gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere teknoloji transferi gibi tüm desteği sağlaması şart koşulmuştur. Sözleşme çerçevesinde her yıl düzenlenmesi planlanan Taraflar Konferansları ile kaydedilen ilerleme raporlarının hazırlanması ve gelecek yıllardaki iklim değişikliği ile mücadele hedeflerinin görüşülmesi amaçlanmıştır. Kentler sera gazı üretiminde en büyük paya sahip olduğunda çözüme de en büyük katkıyı yapması beklenen aktörlerdir. Dolayısıyla iklim değişikliği ile mücadelede mekânsal planlama kararlarının etkisi göz önünde bulundurulmalı ve yapılı çevre ile doğal çevre arasında dengeleyici bir sürdürülebilir bağ kurulmalıdır. Tez kapsamında incelenen iklim değişikliği eylem planları, strateji belgeleri, kalkınma hedefleri ile mekânsal planlamaya konu kararların karşılaştırılması ile birbiri üzerindeki etkisi görülmüştür. Mekânsal planlama kararları çevreci bir zemine oturtulur ve gerek yerel yönetimler gerekse merkezi yönetimler bu kapsamda politikalar doğrultusunda eyleme geçerler ise iklim değişikliği ile mücadele hedeflerinde başarılı olunması kaçınılmazdır

    Traces Of The Invisible: Palimpsest And Pentimento

    No full text
    İnsan varoluşundan beri duygu, düşünce ve deneyimlerini kaydetmek ve aktarmak için en çok yazı ve resim yolunu seçmiştir. İnsanoğlunun yazı veya resim aracılığı ile kayda aldığı veriler, kullanılan tekniğin olanakları dahilinde varlığını sürdürerek yeni nesillere ulaşmıştır. Yazı alanında tekrar kullanılabilmesi için silinen, dönüştürülen parşömenlerin palimpsestleştirilmesi ile farklı bir varlık durumu ve süreci ortaya çıkmıştır. Farklı zamanlara ait metinler girift ve çok katmanlı melez bir yapıya dönüşürken tek süreçte birleşmiştir. Palimpsest ile eşanlamlı olarak kullanılan pentimentoda da yapısal benzerlikler ve süreçler görülür. Bu sürecin izleri, yapısal nitelikler ve katmanlar arası birlikteliğin oluşumu bu araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Bu çalışmada resim, mimarlık, edebiyat, sinema gibi farklı disiplinler üzerinden palimpsest ve pentimento kavramlarının yapısal benzerlikleri, metaforik anlamları ve ele alınış biçimleri incelenmiştir. Bu bağlamda katmanlaşma, saydamlaşma, bellek, silme, iz gibi olgular üzerinde durulmuştur. Seçilen sanat eserleri üzerinden palimpsest ve pentimentonun yeri ve kullanımı ele alınmıştır. Yapılan araştırmalardan ve eser incelemelerinden elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir.Since the dawn of human existence, humans have mostly chosen writing and painting to record and convey their feelings, thoughts and experiences. The data recorded by human beings through writing or painting have survived reached new generations within the possibilities of the technique used. A different state of existence and process emerged with the palimpsestification of parchments that were erased and transformed in order to be reused in the field of writing. Texts from different times have merged into a single process while transforming into an intricate and multi-layered hybrid structure. Structural similarities and processes are also seen in pentimento, which is used synonymously with palimpsest. The traces of this process, the structural qualities and the formation of unity between layers form the basis of this research. In this study, the structural similarities, metaphorical meanings and ways of handling the concepts of palimpsest and pentimento were examined through different disciplines such as painting, architecture, literature and cinema. In this context, phenomena such as layering, transparency, memory, erasure and trace were emphasized. The place and use of palimpsest and pentimento were discussed through selected works of art. The results obtained from the research and work reviews were evaluated

    İstatistik tabanlı görüntü işleme ve kümeleme yöntemleri ile nesne tanıma

    Get PDF
    Bu çalışmada, gıda israfını azaltmayı ve tüketicilere daha taze ürünler sunmayı hedefleyen yenilikçi bir akıllı buzdolabı sistemine yönelik bir uygulama üzerine odaklanılmaktadır. Özellikle bozulmaya yatkın domatesler üzerine yapılan bu araştırma, domateslerin bozulma süreçlerini erken aşamada tespit ederek tüketiciyi bilgilendirmeyi amaçlamıştır. Bu amaç doğrultusunda, domateslerin çeşitli olgunluk ve çürüme seviyelerini analiz edebilmek için iki aşamalı bir kendini düzenleyen haritalar (SOM - Self Organizing Maps) modeli geliştirilmiştir. Bu model, domateslerin olgunluk seviyelerini ve bozulma süreçlerini belirleyerek, kullanıcıya geri bildirim sağlamayı hedeflemektedir. Veri seti, internet kaynaklarından toplanan domates görselleri, domateslerin olgunluk seviyelerinden çürümeye kadar kaydedilmiş videolar ve düzenli aralıklarla çekilmiş fotoğraflardan oluşturulmuştur. Bu süreçte toplam 3.138 adet görsel, belirli kıstaslara göre etiketlenerek, taze, bayat, çürük şeklinde sınıflandırılmıştır. Bu veriler iki aşamalı bir SOM modeli ve diğer kümeleme algoritmalarıyla analiz edilmiştir. İlk aşamada, domateslerin üç farklı olgunluk seviyesine (taze, bayat, çürük) göre kümeleme yapılmıştır. Bu süreçte SOM modeli kullanılarak, yüksek boyutlu veriler düşük boyutlu bir topolojik haritaya dönüştürülmüş ve taze, bayat, çürük olmak üzere üç farklı küme oluşturulmuştur. Test seti üzerinde yapılan değerlendirmede, modelin genel doğruluk oranı 0,67 olarak hesaplanmıştır. Taze domateslerin sınıflandırılmasında daha yüksek bir başarı elde edilirken (duyarlılık 0,72), bayat domateslerin doğru sınıflandırılmasında (duyarlılık 0,40) zorluk yaşandığı gözlemlenmiştir. Bu durum, bayat domateslerin görsel özelliklerinin taze veya çürük domateslerle karışmasına neden olmuştur. İkinci aşamada ise domateslerin farklı zaman aralıklarında (0-7, 7-14, 14-30, 30+ gün) bozulma süreçleri kümeleme yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Her bir zaman aralığından görsel örneklemleri seçilerek ortalama vektörler hesaplanmış ve bu vektörler SOM modeli için başlangıç küme merkezleri olarak kullanılmıştır. Model, bu dört küme merkezine göre veri setindeki tüm görselleri kümeleyerek, domateslerin belirli zaman aralıklarındaki olgunluk durumlarını tespit etmeyi hedeflemiştir. Elde edilen genel küme saflığı (purity) değeri 0,51 olarak belirlenmiştir. Silhouette skoru ise 0,63 olarak hesaplanmış, bu da kümeler arasındaki ayrımın belirli bir düzeyde olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak, geliştirilen bu iki aşamalı SOM modeli, domateslerin bozulma süreçlerini yüksek doğrulukla analiz edebilmekte ve gıda israfını azaltma noktasında önemli bir potansiyel sunmaktadır. Bu çalışma, yapay zeka ve makine öğrenimi tekniklerinin gıda kalitesini izleme ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıkları geliştirme konusunda nasıl etkili araçlar olabileceğini göstermektedir. Gelecekte, modelin daha büyük veri setleri ve daha gelişmiş algoritmalarla güçlendirilmesi, farklı gıdaların bozulma süreçlerinin de analiz edilebilmesi için uyarlanabilirliğinin test edilmesi planlanmaktadır. Bu çalışmalar, gıda israfını azaltma ve tüketici sağlığını koruma çabalarında önemli bir ilerleme sağlayarak, gıda sektöründe sürdürülebilirlik ve verimlilik konularında yeni kapılar açabilir

    Reproduction of public wet areas through architectural design: the example of "The Tokyo Toilet"

    No full text
    İnsan; vücudunun ürettiği bedensel atıkların bulunduğu ortamdan uzaklaştırılması, beden ve giysi temizliği gibi ihtiyaçlarından dolayı bu ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde giderebileceği mekanlara ihtiyaç duyar. Bedensel atıkların uzaklaştırılabileceği bir atık su tesisatına, temizlenebilmek için temiz su tesisatına sahip bu mekanları "ıslak hacim" olarak adlandırırız. Bireylerin fiziksel olarak var olduğu ve birlikte zaman geçirdikleri ortamlara "kamusal mekan" denir. En temel temizlik ihtiyaçlarımızı giderdiğimiz ıslak hacimlerin kamusal mekandaki varlığı önemli bir konudur ve kamusal mekanı paylaşan herkes için bir haktır. Bir kamusal mekanda ıslak hacmin varlığı ve kapasitesi kadar mekansal nitelikleri de önem arz eder. Titiz bir tasarım sürecinden geçen bir ıslak hacim, kamusal mekanda, sadece işlevini yerine getiren bir tesis olmanın ötesine geçip erişilebilir ve sürdürülebilir gibi niteliklere sahip olabilir; bir sanat eseri, ek işlevlerle donatılmış bir kent objesi, bir işaret ögesi olmak gibi başka karakterlere de bürünebilir. Bu çalışma, kamusal mekanlarda ıslak hacimlerin varlıkları, işlevlerini en etkin şekilde yerine getirebilmesi ve kentsel bir değer edinmesi konularında mimari tasarımın rolünü araştırmayı ve mimari tasarım kriterlerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Japonya'nın Tokyo kentinde bulunan Shibuya bölgesinin farklı kamusal mekanlarındaki ıslak hacimlerin yenilenmesi için kurumsal olarak organize edilmiş "The Tokyo Toilet" projesi çalışmanın kapsamını oluşturmuştur. Tasarımcıların anlatımları ve kullanıcı yorumlarından faydalanılarak elde edilen kriterler derlenmiş, yazar tarafından yapılan ek değerlendirmelerle tartışmaya açılmıştır

    Conceptual process in interior architecture education: A method proposal for developing creative thinking in space design

    No full text
    Türkiye'de lisans öncesi eğitimin normal düşünme ağırlıklı yapısı, iç mimarlık lisans eğitiminde, normal düşünme biçiminin benimsenmesine neden olabilmektedir. İç mimarlık eğitimi, nesnel boyutlarla birlikte öznel boyutların yüksek olduğu tasarım odaklı bir disiplindir. Mekân tasarımda özellikle problemin yapılandırıldığı ve çerçevesinin genişletildiği, birden fazla çözüm önerisinin üretildiği kavramsal süreç aşaması, yaratıcılığın geliştirilmesinde ön plana çıkmaktadır. Mekân tasarımı probleminin normal düşünme eğiliminde çözümlenmesi, yeni fikirler ve çeşitli alternatifler üretilmesine engel olabilmektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, mekân tasarımında yaratıcı düşünmeyi geliştirmeye yönelik bir öğretim programı oluşturulması ve bu öğretim programının, öğrencilerin tasarım anlayışı ve yaratıcı düşünme becerilerine olan etkisinin araştırılmasıdır. Yaratıcılığın çok bileşenli ve karmaşık doğası nedeniyle birbirinden bağımsız olarak uygulanan yöntemlerin birbirini tamamlayıcı olacağı, araştırmanın sınırlarını genişleteceği ve farklı bakış açılarının keşfedilmesini sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırmada nitel ve nicel türde verilerin kullanıldığı, karma araştırma modeli uygulanmıştır. Ön test- son test kontrol gruplu deneysel araştırma, Kocaeli Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi İç Mimarlık Bölümü Biçim Tasarım İlişkisi dersi kapsamında, 3. sınıf lisans programında okuyan on altı öğrenci ile yürütülmüştür. Deney grubuna, araştırmanın kuramsal çerçevesinden elde edilen bulgular paralelinde, yaratıcılık yöntemlerine dayalı öğretim programı uygulanmış, kontrol grubu ise iç mekân tasarımı öğretim programına dayalı olağan tasarım sürecinde devam etmiştir. Öğretim programının yararlılığının araştırılması için araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve Yaratıcı Düşünme Eğilimleri Anketi, Torrance Yaratıcı Düşünce Testi ve protokol analizi verileri ile birlikte öğrenci raporlarından yararlanılmıştır. Kişisel Bilgi Formu katılımcılar hakkında genel bilgi edinilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Yaratıcı Düşünme Eğilimleri Anketi, yaratıcılıkla alakalı bilgilerin kavranmasına yönelik bilişsel hedef ve davranışların ölçülmesinde kullanılmıştır. Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT), doğrudan yaratıcılığı ölçmeye yönelik bir test olması yönüyle tercih edilmiştir. Eş zamanlı ve geriye dönük protokol analizleri ise süreç içindeki tasarım davranışlarının gözlemlenmesinde kullanılmış, öğrenci raporları protokol analizlerinin tamamlayıcısı olarak değerlendirilmiştir. Öğretim programı yapılandırılırken bilişsel hedef ve davranışlar ile birlikte duyuşsal ve devinişsel hedef ve davranışlar belirlenmiştir. Duyuşsal hedef ve davranışların, yaratıcı düşünmeyi geliştirmeye yönelik faktörlere farkındalık kazandırılması amacıyla protokol analizlerinde gözlemlenmesi hedeflenmiştir. Yaratıcı düşünmenin beceri haline getirilmesini içeren devinişsel hedef ve davranış verileri ise protokol analizi sırasında üretilen eskiz ve öğrenci raporlarından elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, son testte deney grubunda gruplar arası ve grup içi bilişsel, duyuşsal ve devinişsel hedef alanı puanlarında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmaktadır. Deney grubu öğrencilerinde son test bilişsel, duyuşsal ve devinişsel hedef alanı puanları daha yüksektir. Deney grubunda TYDT sözel, TYDT şekilsel ve toplam TYDT ön test ve son test puanları arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmaktadır. Öğrencilerinin son test puanları daha yüksektir. Bununla birlikte, deney ve kontrol grubu arasında son test TYDT sözel ve toplam TYDT puanları bakımından da istatiksel olarak anlamlı fark bulunmaktadır. Deney grubundaki öğrencilerde son test TYDT sözel ve toplam TYDT puanları daha yüksektir. TYDT şekilsel puanda ise gruplar arası fark anlamlı değildir. Protokol analizi bulguları incelendiğinde ise son testte deney grubunun gruplar arası ve grup içi yaratıcı düşünme, normal düşünme, üretkenlik, esneklik, ayrıntılandırma, orijinallik ve çeşitlilik puanlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen bulgulara göre, yaratıcı düşünmeyi geliştirmeye yönelik hazırlanan öğretim programının amacına ulaştığı görülmüştür. Deney grubunun, yeni fikirler ürettiği, yeni fikirler üretme ile üretilen fikirleri değerlendirme ilişkisinin kontrol grubuna göre daha dengeli olduğu tespit edilmiştir. Deney grubu öğrencileri, sürecin sonlarına doğru fikir üretimine devam etmiş, grup üyelerine fikir veya yorum katkısı sağlayarak grupla iş birliği yapmıştır. Genel olarak öğrenciler, tasarım problemini yeniden yapılandırabilmiş, fikir üretme fırsatlarını yeni yaratım, iyileştirme ve uzak bağlantılar yönüyle değerlendirmiş ve tasarım problemi çözme sürecini daha üretken şekilde tamamlamıştır

    I am no longer the person i used to be: Higher education perceptions, expectations and strategies of the youth with Erasmus experience

    No full text
    Bu çalışmanın konusu, son yılların en popüler öğrenci değişim programlarından biri olan Erasmus ile yurtdışına giden ve sayıları her geçen yıl artan üniversiteli gençlerdir. Çalışma, gençlerin Erasmusa gidişinde ortaklaşan neden ve motivasyonları, bu neden ve motivasyonların gençlerin geçmişten günümüze uzanan eğitim deneyimleri, eğitimden beklentileri, gelecek tahayyülleri ve umutları ile ilişkisini, bunların günümüz üniversite gençliğine özgü yanlarını, üniversite gençliğinin sorunları ile ilişkili boyutlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu amaçla İstanbul'daki üniversitelerde öğrenci olup Erasmusa katılan gençlerle yüz yüze ve çevrimiçi mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Mülakatlarda gençlerin üniversiteye hazırlık süreçlerinden başlayan, üniversite ve Erasmus deneyimlerine, gelecekle ilgili beklenti ve düşüncelerine uzanan bir hat takip edilerek, konu gençlerin eğitim deneyimleri bütünü içinde ele alınmıştır. Gençlerin anlatılarında Erasmusa gidişin neden ve motivasyonları iki temel kategori altında toplanmaktadır; bunlar Erasmusa iten ve Erasmusa çeken nedenler olarak ele alınmıştır. Erasmusa iten nedenler, bir yönüyle geçmiş ve güncel eğitim deneyimlerinin yarattığı hayal kırıklığı ile, diğer yönüyle ise diplomaların istihdam vaadini yerine getirmiyor oluşunun yarattığı hayal kırklığı ile ilişkilidir. Erasmusa çeken nedenler ise yeni bir eğitim ve öğrenme deneyimine ilişkin beklentiler, kendini keşfetmeye duyulan ihtiyaç ve umutla ilişkilidir. Gençlerin anlatılarında ortaya çıkan bu nedenler her bakımdan günümüz yükseköğretiminin içinde bulunduğu durumla ve güncel sorunlarla açıklanabilir. Bu bağlamda, modern kapitalist toplumda eğitimin amacı ve işlevi ile, özellikle 2000'ler sonrası neoliberal politikalarla uyumlu şekilde yeniden yapılandırılan, son dönemde üzerindeki iktidar baskısı giderek artan üniversitelerin durumu tartışılmıştır. Gençler hem eğitim süreçlerinden, eğitimin niteliğinden memnun olmadıklarından, hem de diplomaları onlara Türkiye'de bir gelecek vaat etmediğinden, kendilerine yeni yollar çizmek üzere bir arayışa girmektedir. Erasmus bu arayışın bir sonucu, gençlerin içinde bulundukları eğitim krizine ara verebilmek ve bu krizden çıkabilmek için buldukları yollardan biri olarak değerlendirilmiştir

    GIF'in temel tasarım dersi eğitim malzemesi olarak kullanımı üzerine bir proje önerisi

    No full text
    Bu tez çalışmasında, 1987 yılında yayınlanmış, renkli grafik görüntülerin dosya kaybı yaşanmadan o dönemin yazılımlarına uygun şekilde sıkıştırılıp dijital ağlar üzerinden aktarımını sağlamak amacıyla ortaya çıkmış ancak zaman içinde bir iletişim ve ifade aracına dönüşmüş dosya formatı olan GIF'in gelişimi araştırılmıştır. Bu formatın grafik tasarım alanında araç olarak kullanımının incelenmesi; bir sistem temelinde oluşturulmuş, kullanıcılara farklı form seçenekleri sunabilen ve aynı zamanda temel tasarım prensiplerinin eğitici bir şekilde anlatılmasında araç olarak kullanılan GIF'lerden oluşan bir internet sitesinin gereklilikleri ve faydaları ele alınmıştır. Çalışma kapsamında, "Grafik tasarım alanında GIF formatının geçmişten bugüne etkileri ne olmuştur? Üretilen GIF'lerle oluşturulan tasarımlar, tasarımcının kararlarını ve tasarımların biçimini nasıl etkiler? GIF, eğitici içerikler üretmede ve günümüz grafik tasarım problemlerini çözmede etkili bir araç olarak kullanılabilir mi?" sorularına cevaplar aranmıştır. Çalışmanın sonucunda, temel tasarım eğitimi dersi işleyişine yönelik yeni bir önerinin yer aldığı, temel tasarım prensiplerinin grafik biçimlerle anlatıldığı eğitici bir GIF seti oluşturulmuş; eğitici içeriğin yer aldığı "Grajif24a" isimli bir web sitesi tasarlanmış ve bu eserin temel tasarım eğitiminde malzeme olarak kullanımının faydaları araştırılmıştır

    Examination of the Rumi inclusions in selected manuscript works in the Library of the Turkish and Islamic Works Museum and their interpretation with a new work

    No full text
    Rumi motifi, Türk- İslam sanatlarında önemli bir bezeme unsurudur. Hayvansal kökenli olduğu düşünülen rumi motifi Orta Asya kökenli olup, ilk olarak Bezeklik'teki Uygur duvar fresklerinde bir deniz ejderinin kanatlarında görülmektedir. Burada görülen şekil, daha sonraki yüzyıllarda, çok sık rastlayacağımız klasik rumi formunun aynen uygulanılan örneklerindendir. Tezyinatta önemli bir yeri olan rumi motifi, her dönemde, her üslupta, başlangıcından günümüze kadar her alanda kullanılmıştır. Rumi motifi farklı kültür medeniyetleri çerçevesinde formunu koruyarak bozmadan şekillenip günümüze ulaşmıştır. Aynı zamanda rumi süsleme sanatının her alanında bağımız olarak kullanılması sebebiyle kompozisyon tipleri arasında rumili desenin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Kullanım sahasında hem bir üslup, hem de bir temel motif olan rumi, ana formu aynı olsa da, küçük farklarla sade, dendanlı, tezyini, sarılma, sencide, yapraklı, bulutlu, hurdeli gibi isimler alarak sınıflandırılmıştır. Tezhip sanatı, XVI. yüzyılda en görkemli, en ihtişamlı ve en parlak dönemini yaşamıştır. XVI. yüzyılda padişahların sanata ve sanatçıya büyük önem vermeleri bu dönemde sayısız yazma eserlerin oluşmasını sağlamıştır. XVI. yüzyılda kullanılmaya başlanan tezyini rumi motiflerine bakıldığında dönemin karakteristlik özelliklerini taşıdığı görülür. Başlıbaşına bir bezeme unsuruyken formunun içerisine ilave edilen detaylar tezyini rumi motifini daha estetik ve cazip hale getirmiştir. Rumi motifinin çeşitlerinden biri olan tezyini rumi motifi, kompozisyonlarda ölçüsünden daha iri çizilip iç bünyesine yerleştirilmiş bitkisel kökenli motiflerden oluşur. 16. yüzyıl başından itibaren görülür. İrice bir ruminin içi, hatâyî grubu motiflerle bezenmiştir. Tezyinatta çok kullanılmış olan işlemeli ruminin ilk denemeleri, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tarafından inşa olunan Yavuz Sultan Selim türbesindeki çinilerde görülür. En güzel örnekleri de Topkapı Sarayı Mukaddes Emanetler kısmındaki çinilerdedir. Şehzadebaşı İbrahim Paşa Türbesi kapısındaki taş işçilikle yapılmış oymalar, motif olarak da desen olarak da eşsizdir. 16. yüzyıla ait Karamemi' nin İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, T.5467'de bulunan Muhibbi Divanı'nda ve Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi, HS.5'teki, Ahmed Karahisari Kur'an-ı Kerim' inde bulunan tezyini rumi örnekleri de estetik açıdan önem arz eder. Tez konusu olan TİEM Kütüphanesi'ndeki seçili eserler renk, kompozisyon, motif, desen ve tasarım açısından incelenip eser analizleri ile tezyini rumi daha iyi açıklanmaya çalışılmıştır. İncelenen tezyini rumi motifi yazma eserlerde en çok serlevha sayfalarında, başlık tezhiplerinde ve zahriye sayfalarında kullanıldığı görülmüştür. Eserlerin her biri tezyinat açısından detaylı biçimde analizleri yapılarak çizilmiş, künyeleri incelenip belgelerle tespit edilmiştir. Müze ve kütüphanelerde seçili yazma eserlerinde görülen tezyini rumi örnekleri görsellerine bu çalışmada yer verilerek eser hakkında bilgi verilmektedir

    918

    full texts

    9,810

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Mimar Sinan Fine Arts University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇