MEF GCRIS Database (MEF University)
Not a member yet
2080 research outputs found
Sort by
The Coronavirus Anxiety Scale: Cross-National Measurement Invariance and Convergent Validity Evidence
Coronavirus Anxiety Scale (CAS) is a widely used measure that captures somatic symptoms of coronavirus-related anxiety. In a large-scale collaboration spanning 60 countries (Ntotal = 21,513), we examined the CAS's measurement invariance and assessed the convergent validity of CAS scores in relation to the fear of COVID-19 (FCV-19S) and the satisfaction with life (SWLS-3) scales. We utilized both conventional exact invariance tests and alignment procedures, with results revealing that the single-factor model fit the data well in almost all countries. Partial scalar invariance was supported in a subset of 56 countries. To ensure the robustness of results, given the unbalanced samples, we employed resampling techniques both with and without replacement and found the results were more stable in larger samples. The alignment procedure demonstrated a high degree of measurement invariance with 9% of the parameters exhibiting noninvariance. We also conducted simulations of alignment using the parameters estimated in the current model. Findings demonstrated reliability of the means but indicated challenges in estimating the latent variances. Strong positive correlations between CAS and FCV-19S estimated with all three different approaches were found in most countries. Correlations of CAS and SWLS-3 were weak and negative but significantly differed from zero in several countries. Overall, the study provided support for the measurement invariance of the CAS and offered evidence of its convergent validity while also highlighting issues with variance estimation
Populism and Income Inequality: Is Income Inequality in Türkiye a Political Choice?
The argument that national inequalities are political and thereby driven by political decisions implies that income distribution is not merely an economic phenomenon but also a political one. Hence, this study explores the impact of populist governance on income inequality in T ; uuml;rkiye. In doing so, this study addresses whether income inequality in T ; uuml;rkiye is a political choice, drawing on economic, social, and political data over the years 20082022. According to the results of the quantitative analysis, the share of income for the working class has fallen, the income gap between the lowest and highest deciles of the working class has narrowed, and the potential for fiscal interventions to reduce income inequality is not realised. In return, the income inequality that existed in 2008 has persisted at the same magnitude over the years. In other words, even if income inequality is not an explicit political choice, the populist governance in T ; uuml;rkiye between 2008 and 2022 has chosen not to contribute to the solution to this prevailing inequality
Parti ekipmanlarını kontrol etmek için bir nesneler ağı sistemi
Etkili bir parti düzenlemenin temel unsurlarını incelemekte ve başarılı bir etkinliğin düzenlenmesi için gereken ekipmanları ve bu bileşenlerin nasıl koordine edilip bir bütün halinde çalışabileceğini bu tez kapsamında araştırılmış ve geliştirilmiştir. Bu bağlamda, özellikle eğlence cihazları arasındaki koordinasyon ve iletişimin önemi üzerinde durulmaktadır. Bununla birlikte Nesnelerin Web'i (WoT) paradigması üzerinden parti organizasyonuna entegrasyonunun nasıl uygulanabileceğini gösterilmektedir. WoT, nesnelerin interneti üzerinden fiziksel cihazların birbirleriyle iletişim kurmasına ve etkileşimde bulunmasına olanak sağlayan bir iletişim ağıdır. Bu tez, WoT'un parti organizasyonunda nasıl kullanılabileceğini ve eğlence unsurlarının koordinasyonunu ve senkronizasyonunu artırmak için nasıl bir araç olabileceğini ortaya koymaktır. Bu çalışmanın bir diğer amacı da, parti organizasyonu için temel ekipmanların belirlenerek son kullanıcılar tarafından gerekli isteklerin uygulanmasıdır. Hangi cihazların gerekliliği, bu cihazların fonksiyonları ve nasıl entegre edilebilecekleri gibi konular detaylı bir şekilde titizlikle ele alınmaktadır. WoT'un gelişen alanına ve dinamik, etkileşimli ortamlardaki potansiyel uygulamalara katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Partiler gibi sosyal etkileşim odaklı etkinliklerde WoT'un nasıl kullanılabileceğini anlamak, bu alandaki araştırmalara yeni bir perspektif kazandırarak literatüre yeni projeleri kazandırabilir.This thesis focuses on the equipment needed to throw a successful party and how to coordinate and synchronize these components seamlessly. It also explores the integration of the Web of Things (WoT) paradigm into party organization to improve coordination and communication between entertainment devices. The research aims to provide a detailed description of the necessary equipment and presents innovative applications of the WoT paradigm to enhance the coordination and synchronization of entertainment elements. By doing so, this thesis contributes to the evolving field of WoT and its potential applications in dynamic and interactive environments such as parties
Afet Riskine Dayalı Kentsel Dönüşümde Arsa Sahiplerinin Anlaşamaması Hali ve Kamunun Müdahalesi
İnsanlığın topluluklar halinde yaşamaya başlamasının ve sanayi devriminin yaşanmasının ardından köylerden kentlere göçler başlamış, ülkemizde de bu durum 1950'li yıllardan itibaren baskın bir biçimde görülmüştür. Hal böyle olunca, kontrolsüz bir biçimde göçler başlamış ve yapılan göçler ile kentler kapasitesinin çok daha üzerinde konaklama yapılmasına maruz kalmıştır. Yaşanan yoğunluk sebebiyle kentlerde imara aykırı, sağlıksız, güvenli olmayan, düzensiz, alt yapı yetersizlikleri ile çarpık bir düzen yaşanmaya başlamıştır. Tüm bunlara ek olarak, ülkemizin deprem bölgesinde yer aldığı da düşünüldüğünde bu yerleşim biçiminin afet riskine karşı mal ve can kaybına sebebiyet vereceği de şüphesiz ortadadır. Günümüze kadar kentsel yaşama geçişi kolaylaştırmak ve sistemleştirmek adına birçok düzenleme yapılmışsa da; bu düzenlemeler uygulama alanı bulamamış, denetimler de gerektiği şekilde gerçekleştirilememiştir. Keza, denetim ve uygulamalar bir yana bırakılsın, imara ve hukuka aykırı yapılarla ilgili çıkarılan af yasalarıyla birlikte aykırılık adeta meşrulaştırılarak insanların yaşamı ve yaşam standartları hiçe sayılmıştır. Yaşanan bu olaylar ülkemizde artık gözden kaçırılmayacak bir hal almış, üstelik yakın geçmişte yaşanan depremler ile kayıplarının ardından bir yapılanma ihtiyacı hasıl olmuştur. Tam bu noktada, daha güvenli ve sağlıklı bir yaşam ile imara uygun bir kentleşme adına Kentsel Dönüşüm yasası kurtarıcı yapılmak istenmiş ve bu konuda özel bir kanun yürürlüğe girmiştir. Çalışmanın ilk kısmında kentsel dönüşümün ne olduğu, tarihçesi, amacı ve metotları ve hukuki düzenlemelere ilişkin bilgi verilmiş, ikinci kısmında kentsel dönüşümün esaslarıyla 6306 sayılı kanunun uygulama bulduğu yapılar, uygulanma biçimi, süreci ve tarafların alacağı kararlar nezdinde sürecin nasıl ilerleyeceği ile yargıya taşınması durumlarıyla ilgili detaylandırma yapılmış ve son kısmında anlaşamayan paydaşlara karşı kamunun ne şekilde müdahalelerde bulunabileceğine yer verilmiştir.After humanity started to live in communities and the industrial revolution took place, migrations from villages to cities began, and this situation has been dominant in our country since the 1950s. As such, uncontrolled migrations began, and cities were subjected to accommodation much higher than their capacity. Due to the density, cities have begun to experience a disorderly, unorganized, insufficient infrastructure and a distorted order that is against zoning regulations and is not healthy or safe. In addition undoubtedly obvious that this type of settlement will cause loss of property and life against the risk of disaster. Although various innovations were made to simplify and systematize the city module These regulations could not be implemented and inspections could not be carried out as required. Likewise, inspections and practices aside, construction and illegal structures were legitimized with the amnesty laws and people's lives and living standards were disregarded. These events have become unmissable in our country, and it has become inevitable to make a regulation after the lost of lifes earthquakes in the recent past. At this point, Urban Renewal was intended to be a savior in the name of a safer and healthier life and urbanization suitable for development, and the special law came. At the beginning of this work, info concering what urban renewal is, its history, purpose and methods and legal regulations, and secondly, it is about principles urban renewal, structures where Law No. 6306 is applied, the way of implementation, its process and how the process will proceed according to decisions to be taken by the parties and cases of taking it to the judiciary. Details have been made and the last part includes how the public can intervene against stakeholders who cannot agree
Şematik Ceza Hukuku Özel Hükümler
Bu kitapta 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda bulunan ve uygulamada en çok karşılaşılan, en çok tartışma yaratan suç tipleri, genel ilke ve kurallar çerçevesinde şematik olarak ele alınmıştır.Başta unsurlar olmak üzere suça ilişkin fail, mağdur, nitelikli haller, özel görünüş biçimleri ve yaptırım gibi temel bilgiler, asıl olarak şemalarla açıklanmış, gerektiği ölçüde özet ek bilgilerle desteklenmiştir.Çalışma kapsamında Yargıtay içtihadı ile öğretiye olabildiğince geniş biçimde yer verilmiş ve onların ışığında açıklamalar yapılmıştır. Temel amaç başta öğrenciler olmak üzere, uygulayıcılara ve genel anlamda konuyla ilgilenen herkese, en çok karşılaşılan suçları, görsel hafızaya yönelik şemalarla daha kolay biçimde anlatmak ve açıklamaktır. Böylece bilgilerin akılda daha kalıcı olması hedeflenmiştir
Validation Evidence for the Oviedo Grit Scale (EGO) in a Non-Western Context
Grit is a positive non-cognitive characteristic related to perseverance and passion for long-term goals. It positively impacts various aspects of life, but limited tools are available for measuring it, particularly in Turkish. Thus, this research aimed to establish the psychometric values for the Turkish version of the Oviedo Grit (EGO) scale by Postigo et al. (2021). The sample consisted of 500 Turkish university students. The analyses for single items, structural validation, measurement invariance, and the scale’s relationship with personality traits (i.e., big five personality dimensions) and external variables (i.e., grade point average) supported the claim that the EGO scale, originally developed in Spanish by Postigo et al. (2021), is a reliable, unidimensional tool to measure grit Turkish language. Some limitations and potential paths for future research were also discussed
Nükleer Çok Kutuplu Dünyadaki Nükleer Güvenlik İkilemi Sıfır Açlığa Karşı
Rusya-Ukrayna savaşı, yalnızca nükleer silah kullanma riskini değil, aynı zamanda gıda krizi riskini de artırdı. Nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya, uluslararası ilişkilerin ve devletlerin stratejik öncelikleri arasında bir kez daha öne çıktı. Tehdit kaynaklarının sadece savaş ve nükleer silah kullanma tehdidiyle sınırlı kalmayıp, insanlığın önemli bir bölümünü etkileyen ve güvenliği de tehdit eden küresel iklim krizi, açlık ve göç gibi konuların da yer aldığı bir çağda yaşıyoruz. Şu anda, küresel nüfusun önemli bir bölümü, koronavirü pandemisi ve ekonomik kriz tarafından daha da yoğunlaşan açlıktan muzdariptir. Bu makalede, dünya istikrarına yönelik en büyük tehditlerden biri olan ve batık maliyetler kapsamına giren milyarlarca dolara mal olan nükleer silahlardan vazgeçilmesini, insanlık için en büyük tehditlerden biri olan açlığın sona erdirilmesine ve küresel iklim krizi katkıda bulunmayı amaçlıyorum. Bu çalışma yaratıcı bir bakış açısı önermekte ve barış, güvenlik ve dayanışma ekseninde bir analiz sunarak sorunların bütüncül olarak ele alınması ve “insanı yaşat ki devlet yaşasın” felsefesini somut bir uygulama alanı olarak tavsiye etmektedir.The Russia–Ukraine war has increased the risk not only of nuclear weapons use but also of the food crisis. A world free of nuclear weapons has once again emerged among the strategic priorities of international relations and states. We live in an age where the sources of threats are not limited to war and the threat of using nuclear weapons but also include the global climate crisis, starvation, and migration, which affect a significant part of humanity and also challenge security. Currently, a significant proportion of the global population suffers from hunger, intensified further by the coronavirus disease and economic crisis. In this article, I intend to dispense with nuclear weapons—one of the biggest threats to world stability, costing billions of dollars that fall within the scope of sunk costs—to contribute to ending hunger—one of the biggest threats to humanity— in the light of “Let humanity live so that the state can live” philosophy, and to fight the global climate crisis. This study suggests a creative perspective and addresses the problems holistically by providing a peace research analysis on the nexus of peace, security, and solidarity
Çalışma Yaşamında Teknofobi ve Teknofili: Bir Ölçek Uyarlama Çalışması
Bu çalışmanın temel amacı Martínez-Corcoles vd. (2017) tarafından geliştirilen, Teknofobi ve Teknofili Ölçeği-TTQ (Technofobia and Technophilia Scales-TTQ)’nun Türkçe’ye uyarlama çalışmasının yapılmasıdır. Çalışmanın bir diğer amacı ise aktif olarak çalışma yaşamında rol alan bireylerin teknofobi ve teknofili davranışlarının incelenmesidir. Çalışmanın örneklemi 389 kişiden oluşmaktadır. Güncel ölçeğin Türkçe’ye uyarlanmasında öncelikle çeviri, geri çeviri, uzman görüşlerinin alınarak güncel ölçeğin oluşturulması aşamaları yer almaktadır. Ardından veriler toplanarak pilot uygulama ve ana uygulama aşamaları gerçekleştirilmiştir. Ölçek geçerliliğinin sağlanmasının tespitinde madde toplam korelasyonları hesaplanmıştır. Ardından açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri yardımıyla yapı geçerliliği analiz edilmiştir. Ölçek güvenilirliği için Cronbach alfa değerleri hesaplanmıştır. Bu değer teknofobi ölçeği için (0,953) bulunmuştur. Teknofili ölçeğinde, tüm ölçek için (0,889), teknolojik itibar boyutunda (0,909), coşku boyutunda (0,820), teknoloji bağımlılığı boyutunda (0,844) bulunmuştur. Teknofobi ölçeği için KMO değeri 0,942 bulunmuş olup tek faktörlü ölçeğin toplam varyansın %66,833’ün açıkladığı saptanmıştır. Teknofili ölçeği için KMO değeri 0,875 bulunmuş olup üç faktörlü ölçeğin toplam varyansın %64,481’ini açıkladığı saptanmıştır. Teknofobi ile teknofili ölçekleri arasında yapılan korelasyon analizi sonucunda, teknofobi ve teknofili arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05). Çalışanların demografik özelliklerine ve çalıştıkları işletmelerin özelliklerine göre detaylı fark analizleri yapılarak sonuç kısmında yorumlanmıştır
Ceren Damar IV. Bilim İnsanları Sempozyumu
Editör denetimli tebliğ/bildiriÇankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi tarafından 2- 3 Mayıs 2024 tarihlerinde Ankara’da düzenlenen “Ceren Damar IV. Bilim İnsanları Sempozyumuna’ davetli konuşmacı olarak katılarak “Ceza Yargılama Sürecinin Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri” adlı bilimsel tebliğ sundum. Bu “Ceza Yargılama Sürecinin Soruşturma ve Kovuşturma Evreleri” konulu bilimsel tebliği, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi “Ceren Damar IV. Bilim İnsanları Sempozyumu” adlı Sempozyum kitabında, Yetkin Yayınları (Yayın Kodu: ISBN 978-605-05-2084-2) Ankara 2024, s.131-134’ de yayımlanmıştır
kullanima Hazir Bileşenlerle İǧnecikli Sinir Aǧinda Xor Çözülmesi
This paper addresses the solution of the XOR problem with Spiking Neural Networks (SNN) in order to improve energy efficiency and computational performance as Moore's Law approaches its limits. SNN is capable of solving nonlinear problems while saving energy by mimicking the working principles of biological neurons. For this purpose, a SNN consisting of 12 neurons was implemented on a breadboard using the Leaky Integrate and Fire (LIF) model. In the input layer of the network, 50 Hz and 100 Hz signals are processed with frequency sensitive filters. With the help of bandpass and low-pass filters, additive and inverting operational amplifiers, the XOR problem is successfully solved. © 2024 IEEE