Alanya Alaaddin Keykubat University Institutional Repository
Not a member yet
2347 research outputs found
Sort by
Türkiye’deki Gıda Fiyatları İle Petrol Fiyatları Ve Döviz Kuru Arasındaki Doğrusal Olmayan İlişkinin İncelenmesi: Zamanla-Değişen Parametreli VAR Modelleri
Bu çalışmada, 2006:1-2021:12 döneminde Türkiye’de reel döviz kuru ve ortalama reel petrol fiyatları ile gıda enflasyonu arasındaki zamanla değişen dinamik ilişkiler incelenmiştir. Bu amaçla TVP-VAR modellerinden yararlanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular, reel döviz kurunun gıda enflasyonu üzerindeki etkisinin COVID-19 döneminde artış gösterdiğini ve döviz kurunda Ekim 2021 tarihinden itibaren yaşanan dalgalanmaların gıda enflasyonu üzerindeki etkisinin en yüksek seviyeye ulaştığını ortaya koymuştur. Ayrıca, 2021 yılında başlanan aşılanma sürecinin üretim ve talep artışına yol açmasıyla birlikte, ortalama reel petrol fiyatlarında yaşanan artışların gıda enflasyonunu önemli ölçüde yükselttiği tespit edilmiştir
Nazal Septal Deviasyon ve Fasiyal Asimetri Arasındaki İlişkinin Tomografi Analizi
Amaç: Fasiyal asimetri hem işlevsel hem de estetik sorunlara neden olmaktadır. Nazal septal deviasyon derecesinin dikkate alındığı az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmadaki amacımız, nazal septal deviasyon ile fasiyal asimetri arasındaki bütüncül ilişkiyi 3 boyutlu analiz etmektir. Gereç ve Yöntemler: Hastaların tomografi görüntüleri 3 boyutlu ve multiplanar reformat yapılarak aksiyal, koronal ve sagittal kesitler ile birlikte değerlendirilmiştir. Çalışmamıza vertikal ve aksiyal plandaki septal deviasyon açısı 5 derece ve üzeri olan hastalar seçilmiştir. Yüz hasta randomize seçilerek incelenmiş, fasial genişlik (maxillo-zigion arası), sağ/sol lateral projeksiyon (porion-maxillozigion arası), sağ/sol uzunluk (zygomatikofrontal sutur- gonion arası) milimetre (mm) cinsinden, vertikal ve aksiyal plandaki septal deviasyon açısı derece cinsinden ölçülmüştür. Bulgular: Morfolojik analizlere göre; septum deviasyonu ile fasiyal asimteri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki gösterilmiştir (p<0.05). Hem vertikal deviasyon açısı hem aksiyal deviasyon açısı ile fasiyal genişlik ve projeksiyon arasında pozitif yönlü bir korelasyon bulunmuştur (p<0.05). Deviasyonun olduğu tarafta karşı tarafa göre fasiyal genişlik fazla, uzunluk daha kısa tespit edilmiştir (p<0.05). Sonuç: Çalışmamızda nazal septal deviasyon ile fasiyal asimetri arasında bir ilişki olduğu gösterilmiştir. Fasiyal asimetri değerlendirilirken 3 boyutlu değerlendirme yapılması gerektiğini önermekteyiz. Yüz asimetrisi olan hastaları ameliyat öncesi doğru bir şekilde değerlendirmek, beklentileri daha gerçekçi hale getirmek ve olası sonuçları öngörebilmek açısından önemlidir
Factors affecting Turkey's exports in line of competitiveness
Uluslararası ticarette yaşanan gelişmeler, ülkelerin ihracat pazarlarında yoğun bir rekabetle karşı karşıya kalmasına neden olmuştur. Geleneksel ticaret teorilerinin maliyet/fiyat temelli rekabet yaklaşımının günümüz uluslararası ticari ilişkilerini açıklama konusunda yetersiz kalması, rekabet gücü elde edebilmek için maliyet/fiyat üstünlüğü dışındaki faktörlerinde ele alınmasını gerektirmektedir. Yapılan bu çalışmada Türkiye’nin ihracattaki rekabet gücünün tespit edilmesi amacıyla ticaret sonrası verileri kullanan ölçüm yöntemlerinden Balassa tarafından oluşturulan açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler yönteminin yanı sıra açıklanmış karşılaştırmalı üstünlükler yönteminin eksiklerini gidererek yeni türevleri Vollrath tarafından geliştirilen rekabet gücü ölçüm yöntemleri kullanılmıştır. Rekabet gücü ölçümlerinden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen ihracat mallarının talebini etkileyebileceği düşünülen makroekonomik faktörler tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu maksatla bağımlı değişken olarak rekabet gücü ölçümlerinden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen iki mal grubu ile iki model kapsamında ihracat talep fonksiyonu beşerî sermaye, reel döviz kuru, yurt dışı gelir düzeyi, nispi ihracat fiyatı ve gayrisafi sabit sermaye yatırımı açıklayıcı değişkenleri ile tahmin edilmeye çalışılmıştır. 2001-2019 yıllarını kapsayan dönemde ihracat ile açıklayıcı değişkenler arasındaki ilişkileri tespit etmek için ARDL sınır testi ve Toda Yamamoto nedensellik analizleri yapılmıştır. Çalışma sonucunda iki ihracat grubu açısından uzun dönem ve nedensellik ilişkisi bakımından en önemli faktörün beşerî sermaye olduğu görülmüştür. Ayrıca reel döviz kurunun da iki ihracat grubunu uzun dönemde etkilediği bulgusuna erişilmiş olup yurt dışı gelir düzeyi, gayrisafi sabit sermaye yatırımı ve nispi ihracat fiyatı açıklayıcı değişkenlerinin etkilerinin ve nedensellik ilişkilerinin, oluşturulan iki mal grubu açısından farklılık gösterdiği sonucuna varılmıştır.Developments in international trade have caused countries to face intense competition in export markets. The inadequacy of the cost/price-based competition approach of traditional trade theories in explaining today's international trade relations requires consideration of factors other than cost/price advantage in order to gain competitiveness. In this study, in order to determine Turkey's competitiveness in exports, the disclosed comparative advantage method created by Balassa, one of the measurement methods using post-trade data, as well as the competitive power measurement methods developed by Vollrath, its new derivatives, were used by eliminating the deficiencies of the disclosed comparative advantages method. It has been tried to determine the macroeconomic factors that are thought to affect the demand of export goods determined in line with the data obtained from competitiveness measurements. For this purpose, the export demand function was tried to be estimated with the explanatory variables of human capital, real exchange rate, foreign income level, relative export price and gross fixed capital investment within the scope of two models with two goods groups determined in line with the data obtained from competitiveness measurements as dependent variables. ARDL bounds test and Toda-Yamamoto causality analyzes were conducted to determine the relationships between export and explanatory variables in the period covering 2001-2019. As a result of the study, it has been seen that the most important factor in terms of long-term and causality relationship for the two export groups is human capital. In addition, it was found that the real exchange rate also affected the two export groups in the long run, and it was concluded that the effects of the explanatory variables of foreign income level, gross fixed capital investment and relative export price and the causality relations differ in terms of the two goods group
Biçim-Söz Dizimsel İstem: Türkçede Durum Biçim Birimleri ve Anlamsal İsteme Etkileri
Bir cümlede sözcükler çeşitli hiyerarşik durumlara göre bağımsallık ilişkisi içerisindedir ve bu hiyerarşik ilişkileri çözümlemeye çalışan dil bilgisi kuramı bağımsal dil bilgisi olarak anılır. Bağımsal dil bilgisi kuramında, bağımsallık ilişkisi içinde bulunan her tür sözcüğün yönetim kapasitesini ifade eden teori ise istem (valency) terimi ile karşılanmaktadır. İlk kez Tesnière tarafından fiil temelli olarak açıklanan bu teorinin, bugün artık öbek yapı içerisinde yönetici pozisyonunda yer alan edat, ad, sıfat gibi diğer sözcük türlerinin de istem değerlerinin olduğunun ortaya konulmasıyla, araştırma sahası genişlemiştir. Cümle ya da öbek yapı içerisinde bu bağımsallık ilişkilerinin işaretçileri dillere göre farklılıklar göstermektedir. Kimi dillerde sözcük düzeyinde işaretçiler bu görevi üstlenirken kimi dillerde de biçim birimler düzeyinde kendini gösterebilir. Türkçede bu işaretleyiciler dilin yapısı gereği biçim birimleri ile işaretlenmektedir. Söz dizimsel istemin bir yansıması olan bu yapılar biçim-söz dizimsel istem adı altında incelenmektedir. Türkçede biçim-söz dizimsel işaretleyicileri olan durum ekleri ve anlam isteme katkıları çalışmanın temeli olmuştur. Türkçede araştırmacılar farklı sayılarda durum işaretleyicileri öne sürmektedirler ancak temelde hemfikir olunan beş durum işaretleyicisi (yalın, belirtme, bulunma, yönelme, ayrılma) araştırmanın içeriğini oluşturmuştur. Bu durum işaretleyicilerin anlamsal isteme katkıları ve istem çerçeveleri içerisinde yüklendikleri anlamsal roller durum işaretçilerinin türüne göre incelenmiştir. Durum işaretçilerin anlamsal isteme etkileri fiillerin ve edatların tamlayıcıları olan adlar üzerinden değerlendirilmiştir
Free Vibration Analysis of Tapered Composite Aircraft Wing via the Finite Element Method
The responses of the structures used in engineering applications under the effects of static and dynamic forces are significant in the design phase. Determination of the response of dynamic forces for a structure is initially performed by the evaluation of free vibration characteristics that are mode shape of the structure and vibration frequencies. This paper presents modal analyses of tapered aircraft wing structures that consist of NACA4415 design and different common materials used in the aviation industry. Furthermore, the effect of winglets on natural frequencies is examined. The main wing structures as ribs and shells are drawn using CATIA and imported to ANSYS Workbench. Analyses have been carried out considering the aircraft wing as a three-dimensional cantilever beam by fixing one end (root chord) of the aircraft wing while the other end (tip chord) is free. The first ten modes of free vibration with their respective natural frequencies and mode shapes of the wing structures of the aircrafts are obtained. The results show that the winglets decrease the natural frequency noticeably and the shell material as Carbon Epoxy UD has been observed to have higher natural frequency compared with Kevlar Epoxy
Examination of gifted students' opinions on coronavirus and pandemic: Alanya BİLSEM example
Çin'in Wuhan kentinde 2019 yılı Aralık ayında ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2020 yılı Mart ayında pandemi ilan edilen geniş çaplı Covid-19 virüs salgını (WHO, 2020c) Türkiye'nin de gündemini oluşturmaktadır. Özel yetenekli öğrencilerin koronavirüs ve pandemi ile ilgili görüşlerini incelemek bu araştırmanın temel amacını oluşturmaktadır. Çalışma 2021-2022 öğretim yılı bahar döneminde 2 haftalık bir süreçte Antalya'nın Alanya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı Alanya Bilim ve Sanat Merkezinin 3. ve 4.sınıflarında öğrenim gören 70 özel yetenekli öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, öğrencilerin koronavirüs ve pandemi ile ilgili görüşlerinin hem yazılı, hem de öğrenci resimleri ile ortaya çıkarılması amaçlandığından, olgu bilim deseni kullanılmıştır. Çalışmanın verilerinin elde edilmesinde "Benim Pandemi Hikayem" isimli kitabın bazı kısımları kullanılmıştır. Öğrencilerden kitap içerisinde bulunan koronavirüs salgını ve getirdiği süreç hakkındaki görüşlerini anlamaya yönelik soruları cevaplandırmaları ve koronavirüs ile ilgili çizim yapmaları istenmiştir. Çalışmadan elde edilen veriler betimsel ve içerik analizi yoluyla analiz edilmiştir. Öğrencilerin pandemi ve koronavirüs ile ilgili "Pandemiyi öğrenme kaynakları" temasına ait kategorilerin ve kodların frekans dağılımına göre pandemiyi en fazla haberlerden (f=47) öğrendiklerini belirtmişlerdir. Covid-19 hakkında öğrendiklerim" temasına ait kategorilerin ve kodların frekans dağılımları incelendiğinde öğrenciler en fazla maske, mesafe ve temizlik kurallarına uyma (f=51) olarak ifade etmişlerdir. "Pandemiyi ilk öğrendiğinde" temasına ait kategorilerin ve kodların frekans dağılımları incelendiğinde öğrencilerin birçoğu ailesi (f=48) ile birlikte olduklarını söylemişlerdir. Öğrencilerin "Pandemiyi öğrendikten sonra" temasına ait kategorilerin ve kodların frekans dağılımları incelendiğinde en fazla korkmuş (f=21) hissettiklerini belirtmişlerdir. Öğrencilerin "Pandemi resimleri" temasına ait kategorilerin ve kodların frekans dağılımları incelendiğinde en fazla maske (f=29) resimleri içeren çizimler yaptıkları görülmüştür. Sonuçta öğrencilerin yaşanan süreci nasıl anladıklarının, eğitimciler tarafından bilinmesinin onlara bireysel, sosyal ve duygusal desteği sağlamada ve gerekli önlemleri almada önemli bir faktördür. Covid-19 pandemi sürecinde öğretmenler, öğrenciler ve veliler bazı korkular ve kaygılar yaşamıştır. Bu sebeple öğrencilere, öğretmenlere ve velilere psikolojik destek programları hazırlanabilir.The COVID-19 virus emerged in the city of Wuhan, China in December 2019, has affected the entire world in a short time, and was declared a pandemic by the World Health Organization in March 2020 (WHO, 2020c). This large-scale outbreak has been on the agenda of Turkey. The main purpose of this research is to examine the opinions of gifted students about the coronavirus and the pandemic. The study was carried out with 70 gifted students studying in the 3rd and 4th grades of the Alanya Science and Art Center which is affiliated with the Alanya District National Education Directorate in Antalya, in the spring term of the 2021-2022 academic year, over a 2-week period. The phenomenological method was used for the study since the study aims to reveal the opinions of the students about the coronavirus and the pandemic documented in writing along with student pictures. Some parts of the book named "Benim Pandemi Hikayem (My Pandemic Story)" were used to obtain the study data. The children were asked to answer the questions in order to understand their views on the coronavirus pandemic and the process it brought and draw about coronavirus. The data obtained from the study were analyzed with descriptive and content analysis. According to the frequency distribution of the categories and codes of the theme "Resources for learning about the pandemic", students learned about the pandemic most from the news (f=47). According to the frequency distributions of the categories and codes of the theme "What I learned about COVID-19", students expressed the following the most: mask, distance, and hygiene rules (f=51). When the frequency distributions of the categories and codes of the theme "When you first learned about the pandemic" were examined, most of the students stated that they were with their families (f=48). When the frequency distributions of the categories and codes of the theme "After learning about the pandemic" were examined, the students stated that they felt afraid the most (f=21). When the frequency distributions of the categories and codes of the theme "Pandemic drawings" were examined, it was seen that the students mostly drew pictures including a mask (f=29). In conclusion, knowing how children perceive the process experienced is important for educators in terms of providing individual, social, and emotional support and taking necessary measures. During the COVID-19 pandemic, teachers, students, and parents have experienced fears and concerns. For this reason, psychological support programs can be prepared for children, teachers, and parents
Effects of Covid-19 Induced Spike in Food Prices on Urban Households’ Food Security in Northwest, Nigeria
The purpose of the study is to assess the effects of COVID-19 induced spike in food prices on urban households’ food security status in Northwest, Nigeria. Primary data through structured questionnaires were collected for the study. A multistage random sampling resulted into sample size of 240 urban households (samples). Primary data was used for the study. The results of variables used for the fixed effect regression shows that the mean price was ?200, average household size was 7 persons per household, the average age and education was 45 and 10 years, respectively. The results of price trend before and during COVID-19 pandemic shows significant differences in all the four (4) cereal crops investigated. The result of the food security levels of households reveals that majority of the households (95%) were food secure before the outbreak of COVID-19 while the food secure households dropped to78% during COVID-19. The fixed-effects regression shows that the coefficients of price (1.05), household size (0.02), COVID-19 loan (-0.134e7) and household income (0.015) were found to have statistically significant effects on food security status of households. The findings from this study will help guide governments at various levels in Nigeria in policy formulation towards ameliorating the sufferings of households in the study area. In addition, NGOs and other concerned local and international organisations can rely on this study as a guide for distributing COVID-19 relief find and further research
Effects of long term sildenafil on the acute phase of Peyronie’s disease in a combination treatment
Objectives: The aim of this study was to Summary investigate the impact of the addition of 50 mg daily sildenafil to pentoxifylline-colchicine combination therapy on the Peyronie's plaque features in patients with the acute phase of Peyronie's disease (PD). Methods: In this retrospective and non-randomized clinical study, patients were divided into 2 groups as group 1; (n = 107) who received colchicine and pentoxyfillin plus 50 mg daily oral sildenafil, and as group 2; (n = 79) who received only colchicine and pentoxyfillin. Patients were compared in terms of degree of curvature, pain in erection and erectile function at the baseline and at 6-month follow up. Pain in erection and erectile function were evaluated by visual Analogue Scale (EF-VAS), and the shortened version of the International Index of Erectile Function (IIEF-5). Improvement in the degree of curvature and change in EF-VAS scores were primary endpoints of the study. Change in IIEF-5 score was the secondary endpoint of the study. Results: The two groups were statistically similar in terms of demographics and baseline features of PD. A statistically significant reduction in degree of curvature and EF-VAS scores was shown in group 1 compared to group 2.There was also a significantly higher IIEF-5 score in group 1 compared to group 2. No significant side effects were detected in both groups during treatment period. Conclusions: Adding sildenafil to pentoxifylline-colchicine combination treatment seems to improve PD related symptoms in the acute phase PD. PDE5i may contribute to relieve the Peyronie's symptoms in ED patients through their antifibrotic effects
Medikal Turizmin Pazarlama Karması Unsurları Açısından Bir Analizi
Bu çalışma tüm dünyada medikal turizmin temel bileşenlerinin detaylı bir analizini yapmak üzerine şekillenmektedir. Çalışmada medikal turizm pazarlama biliminin sunduğu bakış açısıyla incelenmekte; tedavi olanakları, tedavi kalitesi, akreditasyon, malpraktis, aracı kuruluşlar, ülkeler arası fiyat farklılıkları ve tedavi sürecinde turistik ürünlerin kullanımı gibi bazı temel hususlar pazarlama karması unsurları aracılığıyla tartışılmaktadır. Böylece bir ürün olarak medikal turizmin içeriği; fiyatlandırılması ve fiyat hususunun medikal turistler üzerindeki etkisi; medikal turizm ürününün dağıtımında sigorta şirketlerinin, seyahat acentelerinin, hastane ve kliniklerin yurt dışı ofislerinin ve diğer aracı kuruluşların rolleri ve medikal turizm ürününün tanıtımı ve tanıtımda etik ilkelerin değerlendirilmesi mümkün olmuştur. Ayrıca medikal turizm arzı, doktorlar ve diğer sağlık çalışanlarından oluşan insan faktörü açısından da tartışılmıştır. Beraberinde medikal turizmde tüm fiziksel unsurlar ve özellikle tıbbi ekipman kalitesi fiziksel kanıtlar içerisinde, akreditasyon ve malpraktis konusu ise medikal turizmde süreç başlığı altında değerlendirilmiştir. Böylece günümüz medikal turizmini şekillendiren tüm hususlar için kavramsal bir çerçeve sunulmuştur. Bahsedilen bu hususlar, çalışmada medikal turizm destinasyonlarının ve işletmelerinin rekabetçiliklerini güçlendirmeleri için gerekli nitelikleri de ortaya koymaktadır
Hastane Afet ve Acil Durum Planı Eğitim, Hazırlık Düzeyi ve Çalışanların Bilgi Seviyelerinin Tespit Edilmesi: Antalya İli Örneği
Günlük yaşamda en ufak aksamaların bile büyük sıkıntı yarattığı sağlık hizmetlerine, acil durumlarda ve afet dönemlerinde daha çok ihtiyaç duyulur. Hastaneler bu dönemlerde rutin işlerini aksatmadan devam ettirerek artan talebi ve ihtiyacı karşılamak zorunda kalmaktadırlar. Hastane afet ve acil durum planı (HAP), afet öncesini, afet anını ve sonrasını kapsamakla birlikte hastanelerin güvenli hale getirilmesini, ilk 72 saat hizmeti aksatmadan ve dışarıdan yardım gelmeyecek şekilde hazırlanmalarını hedefler. Bu çalışmanın amacı; Antalya ilindeki hastanelerin HAP eğitim ve hazırlık seviyelerinin tespit edilmesi ve çalışanların bu konudaki bilgi düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma evreni, Antalya il sınırları içindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinde çalışan (toplamda 49 hastane) ve HAP eğitimi almış personeldir. Araştırma örneklemini belirlemek için kullanılan yöntem tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodudur. Toplamda 222 deneğe anket bizzat araştırmacının kendisi tarafından uygulanmıştır. Ankette demografik değişkenlerle (10 soru) ve HAP’la (9 soru) ilgili genel sorular, HAP eğitim ve hazırlık durumu tespiti ile ilgili sorular (34 soru) ve HAP bilgi düzeyi ile ilgili sorular (25 soru) bulunmaktadır. Araştırma tanımlayıcı ve betimleyici nitelik arz etmekte olup, sonuçlar frekans ve yüzde tablolarıyla verilmiştir. Araştırma 01.11.2018 ve 01.03.2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda kapsam dahilindeki hastanelerin genel anlamda HAP eğitim ve hazırlık düzeylerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu bulunmuştur. Ayrıca çalışanların HAP bilgi seviyeleri testi sonucunda elde edilen bulgular, çalışanların orta-yüksek düzeyde HAP bilgisine sahip olduğunu göstermiştir