Tarsus University Institutional Repository
Not a member yet
344 research outputs found
Sort by
The effects of the engineers responsible for occupational health and safety in the construction sector on the prevention of occupational accidents
İş yaşamında çalışanların, sağlıklı ve güvenli olması oldukça önemlidir. İş sağlığı ve güvenliğinin
öncelikli amacı; çalışanların sağlığını, iş yerinin olumsuz koşullarından iş kazalarından ve meslek
hastalıklarından korumaktır. Alınacak önlemler sayesinde, hem çalışan sağlığı korunmuş olacak, hem
de çalışanın kendi sağlığına değer verildiğini görmek, işyerine bağlılığını ve çalışma ortamındaki
verimini arttırmış olacaktır. Bu araştırmanın amacı Mersin ilinde inşaat sektöründe faaliyet gösteren
işletmelerin, İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda alınan önlemlere ilişkin uygulamaları hangi düzeyde
gerçekleştirdiğinin tespit edilmesidir. Bu amaçla 100 mühendis üzerinde bir anket araştırması
gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarından işletmeler
daha çok acil durum planını uyguladıkları tespit edilmiştir. Ayrıca işletmelerdeki mühendislerin iş
sağlığı ve güvenliği uygulamalarına bakış açısı medeni durum, yaş, kıdem, gelir durumuna göre
değişmediği belirlenmiştir.It is very important for the employees to be healthy and safe. The primary purpose of occupational
health and safety; to protect the health of employees from the negative conditions of the workplace
and from work accidents and occupational diseases. Thanks to the measures to be taken, both the
employee's health will be protected and the employee will see that his / her health is valued, increase
his / her loyalty to the workplace and increase his / her efficiency in the work environment. The
purpose of this study is to determine the level of the practices in the construction sector in the
province of Mersin regarding the precautions taken in Occupational Health and Safety. For this
purpose, a survey survey was conducted on 100 engineers. As a result of the analyzes conducted, it
was determined that the occupational health and safety implementations applied the emergency plan
more. In addition, the perspective of the occupational health and safety practices of the engineers in
the enterprises did not change according to the marital status, age, seniority and income
Analysis of work accidents in Turkey and comparison with the situation in Europe
Türkiye’de iş kazalarının sebep olduğu maddi ve manevi kayıplar Avrupa ülkelerine kıyasla
oldukça fazladır. İş kazalarının oluşmasında birçok neden bulunmaktadır. Bunlardan biri de
teknolojinin hızla ilerlemesiyle, makineleşmenin artarak devam etmesi ve bunun sonucunda çıkan iş
kazalarıdır. Bu ve benzeri nedenler iyileştirildikleri ölçüde, iş kazalarının azalması beklenmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile Avrupa İstatistik Ofisi (EUROSTAT)’nin yayınladığı istatistiksel
veriler derlenerek, Avrupa Birliği (28 üye ülke ) ve Türkiye’ye ait 2008-2016 yılları arasındaki iş kazası
sayısının cinsiyet, yaş grupları, ölümlü ve yaralanmalı iş kazası durumu ve çalışan sayısı gruplarına
göre karşılaştırılmasında Ki-Kare testi uygulanmıştır. Ayrıca cinsiyet, ölümlü, yaralanmalı iş kazası
durumu, iş yerinde çalışan sigortalı sayısı ve sigortalı çalışanların yaş gruplarına göre işletme büyüklüğü
için Türkiye’nin Avrupa’ya kıyasla kaç kat daha fazla iş kazası oranına sahip olduğunun tespitinde
Lojistik Regresyon Analizi kullanılmıştır. Tüm gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık
var olduğu görülmüştür (p<0.001). Avrupa’da en yüksek ölümlü ve yaralanmalı iş kazası 2008 yılına
gerçekleşirken, Türkiye için 2011 yılında en çok ölümlü, 2016’da ise en çok yaralanmalı iş kazası
olmuştur. Türkiye’de Avrupa’ya kıyasla erkekler kadınlara göre 2172 kat daha fazla iş kazası
geçirmektedir. İş yerinde çalışan sigortalı sayısı artıkça yani çalışılan işletme büyüdükçe iş kazası
oranlarının azaldığı görülmektedir. Yaşlara göre iş kazası oranları ise Avrupa’da en yüksek 35-44
yaşken Türkiye’de bu 25-34 yaş aralığındadır. Türkiye’de Avrupa’ya kıyasla 18-24 yaş arası
çalışanlarda 18 yaşından küçük çalışanlara göre 1352 kat daha fazla iş kazası geçirmektedir.
Türkiye’nin 81 ilinde meydana gelen iş kazası sonuçlarından, iş kazası sayısı en fazla olan beş il;
İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Kocaeli’dir. İş kazaları saatlere göre oranlandığında 2008 yılında iş
kazası en sık 08:00-08:59, 2009 ve 2010 yıllarında 15:00-15:59, 2011 yılında 10:00-10:59, 2012’den
itibaren ise 11:00-11:59 saatleri arasında gerçekleşmiştir. 2008-2016 yılları arasında 28 Avrupa ülkesi
kendi içinde iş kazası oranları karşılaştırılmış, en çok iş kazası Almanya’da görülürken, en az iş kazası
ise Letonya’da gerçekleşmiştir.
Bu çalışmada Türkiye ve AB (28 Üye Ülke) ülkelerindeki iş kazaları karşılaştırılmış ve
Türkiye’de meydana gelen iş kazaları ve alınabilecek önlemler üzerinde durulmuştur.The material and moral losses caused by work accidents in Turkey are quite significant
compared to European countries. There are many reasons for the occurrence of work accidents. One of
these is the rapid advancement of technology, the increasing development of mechanization and the
resulting work accidents. To the extent that these and similar causes are improved, occupational
accidents are expected to decrease. Compiling statistical data published by the Social Security
Institution (SSI) and the European Statistical Office (EUROSTAT), Ki-Square test was applied in
comparison of the number of occupational accidents of the European Union (28 member states) and
Turkey between 2008 and 2016 according to gender, age groups, fatal and injured occupational accident
status and number of employees. In addition, Logistics Regression Analysis was used to determine the
rate of occupational accidents of Turkey compared to Europe for the size of the business according to
the gender, fatal, injured work accident, number of insured employees at work and age groups of insured
employees. There was a statistically significant difference between all groups (p<0.001). The highest
fatal and injured accidents in Europe occurred in 2008, with the most fatal injuries for Turkey in 2011
and the most injured in 2016. Compared to Europe in Turkey, males employees have 2172 times more
work accidents than famales employees. It is observed that the number of insured workers in the
workplace has decreased as the number of work accidents decreased. The highest rate of occupational
accidents in Europe is 35-44 years old, while the rates of occupational accident in Turkey are between25
and 34 years old. In Turkey, 1352 times more work accidents than those of employees under the age of
18 are experienced in 18-24 years of age compared to Europe. The results of work accidents in 81
provinces of Turkey, the number of work accidents in the five provinces with the highest number of;
Istanbul, Izmir, Ankara, Bursa and Kocaeli. When work accidents are proportional to the hours, the
most common work accidents in 2008 were between 08:00-08:59 and in 2011 between 10:00 and 10:59
and from 2012 between 11:00 and 11:59. Between 2008 and 2016, 28 European countries compared
their in-version of work accident rates. The most work accidents occurred in Germany while the least
work accident occured in Latvia.
This study, work accidents in Turkey and EU (28 member states) countries were compared and
focuses on occupational accidents and precautions to be taken in Turkey
Active fire measures in university research hospital
Ülkemizde sağlık hizmetleri kamu hastaneleri, özel hastaneler ve üniversite araştırma hastaneleri
tarafından sunulmaktadır. Kamu hastanelerinden sonra sağlık hizmetlerinin sunumda ülkemizde ikinci
sırada üniversite araştırma hastaneleri gelmektedir. Üniversite araştırma hastaneleri hastanın tanı ve
tedavisinin yanı sıra tıp eğitimi ve araştırma gibi misyonları da uygulamaktadır. Bu sebeple üniversite
araştırma hastaneleri diğer hastanelerden kullanıcı yükü ve yangın yükü bakımından daha tehlikelidir.
Üniversite araştırma hastaneleri poliklinikler, sınıflar, patoloji ve mikrobiyoloji laboratuvarı, anestezi
odaları, ameliyathane, medikal ve gaz vakum odaları, yüksek basınç odaları, kan ve sterilasyon
merkezi, kazan dairesi, elektrik odaları, trafo merkezi, yemekhane, kantin, tıbbı atık odası gibi birçok
tehlikeyi ve yangın riski yüksek mekânları tek çatı altında bünyesinde toplamaktadır. Bu faktörlerin
yanı sıra refakatçi, hasta sayısı, sağlık personeli ve öğrenci sayısı diğer sağlık kurumlardan daha
fazladır. Bu çalışmada hastaneler sektörlerine göre üniversite araştırma hastaneleri, devlet hastaneleri
ve özel hastaneler olarak ayrılmış ve güvenliği açısından incelenmiştir. Bir üniversite araştırma
hastanesinin aktif yangın güvenlik önlemleri incelenip, alınan önlemler hem ulusal hem uluslararası
yangın güvenlik mevzuatlarına göre değerlendirilmiştir. Ulusal yangın güvenlik mevzuatı olarak
Binaların Yangından Korunması Hakkındaki Yönetmelik, uluslararası yangın güvenlik mevzuatı
olarak da Amerika Bileşik Devletleri standardı kullanılmıştır. Binaların Yangından Korunması
Hakkındaki Yönetmelikte hastaneler ve alt bölümlerine ait özel hükümler bulunmamaktadır. Bu
eksiklikleri gidermek için Amerika Bileşik Devletleri standartlarından faydalanmalıdır.Health services in our country are provided by public hospitals, private hospitals and university
research hospitals. After public hospitals, university research hospitals are second in our country in
the provision of health services. University research hospitals implement missions such as medical
education and research, as well as patient diagnosis and treatment. Therefore, university research
hospitals are more dangerous in terms of user load and fire load than other hospitals. University
research hospitals include polyclinics, classrooms, pathology and microbiology laboratories,
anesthesia rooms, operating rooms, medical and gas vacuum rooms, high pressure rooms, blood and
sterilization centers, boiler rooms, electrical rooms, ıt combines the danger and fire-risk spaces under
one roof. In addition to these factors, the number of companions, patients, health personnel and
students is higher than other health institutions. In this study, hospitals were divided into university
research hospitals, public hospitals and private hospitals according to their sectors and examined for
their safety. Active fire safety measures of a university research hospital were examined and the
measures taken were evaluated according to both national and international fire safety regulations.
The Regulation on the Protection of Buildings from Fire was used as the national fire safety
legislation and the American Composite Standard was used as the international fire safety legislation.
The Regulation on the Protection of Buildings from Fire does not contain any special provisions for
hospitals and subdivisions. To overcome these short comings, the United States should use the
standards of the United States of America
Risks and OHS applications in belt conveyors
Bu tez çalışmasında demir çelik fabrikalarında, termik santrallerde, liman yükleme ve boşaltma
tesislerinde, çimento ve şeker sanayisinde, tahıl silolarında yaygın olarak kullanılan bantlı
konveyörlerde iş sağlığı ve güvenliği açısından risklerin belirlenmesi ve bu risklerin etkilerinin
ortadan kaldırılması ya da en aza indirilmesi için yapılabilecek uygulamalar çalışılmıştır. Bugün
endüstride işletme ekonomisine en fazla etki eden faktörlerden biri malzeme iletimidir. Bantlı
konveyörler, sürekli malzeme iletiminde en elverişli sistemi oluştururlar. Konveyör bantlara bağlı
temel tehlikeler metalik niteliklidir. Sıkışma noktalarına takılma, sıyrık ve yanıklar, hareketli
ekipmanlara kapılma, kesilme ve ezilme yoluyla zarar verebilecek noktalar konveyörlerdeki temel
tehlikeleri oluştururlar. Malzeme yüklerinin boyutu, çalışma hızları, içerdikleri ve tükettikleri enerji
miktarı nedeniyle, ciddi yaralanmalara ve ölüm vakaları dahil olmak üzere, konveyörlerin iş
kazalarının önde gelen sebeplerinden biri olduğu gösterilmiştir. Ayrıca konveyör kaynaklı kazalar
işverenleri milyonlarca lira zarara uğratabilmektedir. Bu sebeple her alanda olduğu gibi bantlı
konveyörlerde de iş sağlığı ve güvenliği büyük önem arz etmektedir. Bantlı konveyörlerdeki
tehlikelerin tamamı doğru eğitim, hazırlık ve güvenlik önlemleri ile engellenebilir. Yapılan hazırlık
çalışmaları ile basit uygulamalarla bile tehlikelerin etkilerinin ortadan kaldırılabildiği ya da en aza
indirilebildiği görülmüştürIn this thesis study, the applications to determine the risks in terms of occupational health and safety
in iron and steel plants, thermal power plants, port loading and unloading facilities, cement and sugar
industry, belt conveyors which are widely used in grainsilos, and the practices that can be done to
minimize or minimize the effects of these risks have been studied. Today, one of the most important
factors affecting the operating economy in industry is the material transmission. Belt conveyors
constitute the most suitable system for continuous material transmission. Basic hazards due to
conveyor belts are metallic. Danger to the points of jamming, abrasions and burns, damage to the
moving equipment, cutting and crushing can be the main hazards in the conveyors. It has been shown
that conveyors are one of the leading causes of work accidents, including serious in juries and deaths,
due to the size of the material loads, operating speeds, and the amount of energy they consume and
consume. In addition, conveyor-related accidents employers can cause millions of Turkish liras
damage. For this reason, occupational health and safety is of great importance in belt conveyors as in
all areas. All hazards in belt conveyors can be prevented by proper training, preparation and safety
measures. It has been observed that even with simple applications, the effects of hazards can be
eliminated or minimized
The optimization of the effect of treatment parameters on the surface roughness and cutting energy in the cnc milling of al 7075 with taguchi method
Bu çalışmada, talaşlı imalatta yaygın bir uygulama alanı olan CNC Frezeleme prosesinde 7075 serisi
alüminyum malzemenin kuru ortam şartlarında Taguchi yöntemi kullanılarak yüzey pürüzlülüğü ve
kesme enerjisi için en uygun işlem parametrelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. İşlem parametreleri
ilerleme hızı, kesme hızı ve kesme derinliği olarak belirlenmiş olup bu parametrelerin yüzey
pürüzlülüğüne, şebeke üzerinden çekilen akım miktarına ve tüketilen enerji üzerindeki etkileri
irdelenmiştir. Deneylerin analizinde Taguchi yönteminin kullanılması çeşitli kontrol ve gürültü
faktörleri göz önüne alındığında, bir yanıt değişkeninin optimize edilebileceği etkin ve etkili deneysel
yöntem olmasıdır. Ayrıca daha az deneysel çalışma yapılarak en uygun işlem parametrelerinin
belirlenmesi sağlanmıştır. Bu da hem zaman hem de maliyet açısından avantaj sağlamıştır. Deneyler
sonucunda en iyi yüzey pürüzlülük değeri 0,39µm olarak bulunmuştur. Bu değer, ilerleme hızının
200mm/dk, kesme hızının 2000dev/dk ve kesme derinliğinin 0,5mm olduğu deney koşullarında elde
edilmiştir. Yüzey pürüzlülüğüne en çok etki eden parametre ilerleme hızı olmuştur. Deneyler sonucunda
en düşük akım miktarı 0,9A olarak bulunmuştur. Bu değer, ilerleme hızının 150mm/dk, kesme hızının
1000dev/dk ve kesme derinliğinin 0,5mm olduğu deney koşullarında elde edilmiştir. Şebekeden çekilen
akıma en çok etki eden parametre kesme derinliği olmuştur. Belirlenen akım miktarı ve işlem süresi
göz önüne alınarak tüketilen en düşük enerji miktarı 7089,28j olarak hesaplanmıştır. Bu değer, ilerleme
hızının 250mm/dk, kesme hızı 1500 dev/dk ve kesme derinliği 0,5mm olduğu deney koşullarında elde
edilmiştir.In this study, it is aimed to determine the most suitable process parameters for surface roughness and
cutting energy by using Taguchi method in 7075 series aluminum material in dry environment
conditions in CNC Milling process which is a common application area in machining. The process
parameters are defined as feedrate, cutting speed and depth of cut. The surface roughness of these
parameters, the amount of current taken over the network and the effects on the energy consumed are
examined. Using the Taguchi method in the analysis of the experiments is the effective and effective
experimental method in which a response variable can be optimized, given the various control and noise
factors. In addition, less experimental studies were performed to determine the most appropriate process
parameters. This provided an advantage both in terms of time and cost. As a result of the experiments,
the best surface roughness value was found to be 0.39µm. This value was obtained under experimental
conditions where the feedrate was 200mm/min, the cutting speed was 2000 rpm and the cutting depth
was 0.5 mm. It has been the parameter feed rate that has the greatest effect on surface roughness. As a
result of the experiments, the lowest current amount was found as 0.9A. This value was obtained under
test conditions where the feed rate was 150 mm / min, the cutting speed was 1000 rpm and the cutting
depth was 0.5 mm. The parameter that has the most effect on the current drawn from the network has
been the depth of cut. Considering the current quantity and processing time, the minimum energy
consumed was calculated as 7089,28j. This value was obtained under experimental conditions where
the feed rate was 250 mm / min, the cutting speed was 1500 rpm and the cutting depth was 0.5 mm
Effective team of making and events in emergency command system
Acil durumlar, her sene firmalarda hem hayati tehlikelere hem de büyük maddi zararlara neden
olmaktadır. Yalnız bu durumlar en aza indirilebilir. Firmaların acil durumlar karşısında bilinçli ve
hazır olduklarında zarar ve hayati riskler önlenebilir, etkileri minimuma indirilir ve firmalar olağan
hayatlarına daha süratli dönebilir. Bu araştırıda aktif bir acil durum yönetim programı hazırlanması ve
uygulanması için takip edilecek yollar içermektedir. 160 ülke tarafından onaylanmış bir standart olan
ISO 22301 Toplumsal Güvenlik ve İş Sürekliliği Yönetim Sistemi Standardı, daha önceden
yayınlanan BS 25999 İş Sürekliliği Standardının, ISO standardı olarak çıkarılan, revize edilmiştir.
ISO 22301 Standardı, iş sürekliliğini kontrolleri için gerekli programları oluşturmaları, uygulamaları,
firmaları, gözlemlemeli, araştırmaları, korumaları ve riskleri azaltmak, yıkıcı olaylardan kurtarmak
için belgelenmiş bir yönetim sistemini ilerletmek için gereklilikleri belirtir.
Bu çalışmada hastanelerin acil durumlara hazırlıklı olması için acil durum planı gerçekleştirme
süreçleri araştırılmıştır. Başka bir anlatımla hastaneler için bir acil durum planı hazırlama raporu
sunulmuştur. Acil durum planının süreçleri ele alınmış, örneklemeler yapılarak ve uygulama yapılan
hastane için acil durum planları sunulmuştur. Hastanelerde çalışan kişileri acil durum konusunda daha
çok bilinçlendirmek için eğitimler verilmiştir.Emergency situations cause loss of life and financial losses in enterprises every year. However, this
can be prevented. If businesses are prepared for such situations, damage and injury or loss of life can
be prevented, their impact can be reduced and businesses can return to their normal lives more
quickly. In this study, step-by-step steps are taken to prepare and implement an effective emergency
management program. The ISO 22301 Social Security and Business Continuity Management System
Standard is a standard approved by approximately 160 countries and is an advanced implementation
of the previously published BS 25999 Business Continuity Standard as an ISO standard. The ISO
22301 Standard specifies requirements to develop a documented management system to help
organizations create, plan, maintain, monitor, review, maintain, protect, and mitigate risks that are
required to ensure business continuity.
In this study, the stages of preparation of emergency plan for the emergency preparedness of the
hospitals are discussed. In other words, an emergency plan preparation report is presented for
hospitals. The stages of the emergency plan were discussed, emergency plans were prepared for the
hospital, which was supported with examples and implemented. In addition, trainings were given to
increase the emergency awareness of the employees in hospitals
Yolcu Taşıma Maliyetlerinin Faaliyet Tabanlı Maliyetleme Yöntemine Göre Hesaplanması: Devlet Demiryolları İşletmesinde Vaka Çalışması
Amaç – 1985 yılında Dr. Robin Cooper tarafından geliştirilen faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemi;
mamul ya da hizmet üretimi sırasında tüketilen kaynak ve faaliyetlerin maliyetlerini belirleyerek
mamul ya da hizmet maliyetlerinin doğru bir şekilde hesaplanmasını sağlamaktadır. İşletmelerin
performans ölçümlerini arttırabilmek amacıyla maliyetlerin iyileştirilmesini sağlayan yöntem,
işletme yöneticilerinin karar vermelerine de yardımcı olmaktadır. İnsanların ve üretilen mamul veya
hizmetlerin yer değiştirmesini sağlayan ulaştırma sektöründe de alınacak kararlar ve bu kararlar
doğrultusunda oluşacak maliyetler önem taşımaktadır. Çalışmada ulaştırma sektöründe yer alan
TCDD İşletmesi’nde yolculara sunulan hizmet maliyetlerinin hesaplanmasında faaliyet tabanlı
maliyetleme yöntemi incelenmiş ve vaka çalışması yöntemi kullanılarak, bu sektörde ulaştırma
maliyetlerinin faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemine göre tasarımı gösterilmiştir.
Yöntem – Ulaştırma sektöründeki özel durumların sistematik bir şekilde araştırmasının
yapılabilmesi için çalışmada örnek vaka yöntemi kullanılmıştır.
Bulgular – Çalışmada; işletmenin geleneksel maliyetleme yöntemine göre hesaplanan koltuk başı ve
yolcu Km birim maliyetlerinin, faaliyet tabanlı maliyetleme yöntemine göre hesaplanan koltuk başı
ve yolcu Km birim maliyetlerinden daha fazla olduğu tespit edilmiştir.
Tartışma – Ulaştırma sektöründe hizmet sunumuna başlamadan önce faaliyet tabanlı maliyetleme
yöntemi analizi yapılmadığı durumlarda işletmelerin daha fazla taşıma maliyetlerine katlanması
durumu söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle, işletmelerin bu analizleri yaparak ilgili kararları
vermesi işletmeler açısından önem taşımaktadı
Lojistik işletmelerinde cam tavan sendromu ve iş motivasyonu: Mersin ili örneği
Motivasyona cam tavan algısı açısından bakıldığında motivasyonun bir örgütte kadın ve erkek
yönetici sayısının eşit olmasına katkı sağlayan itici bir güç olduğu söylenebilir. Bu itici güç yine cam
tavan algısı açısından düşünüldüğünde, cam tavan algısının kadın çalışanların motivasyonunu
düşürdüğü, yokluğunun ise artırdığı yapılan birçok çalışmada görülmüştür. Kadın çalışanların
motivasyonun derecesini belirleyen cam tavan algısı, aynı zamanda üst düzey yöneticilik
pozisyonundaki cinsiyet farklılıklarını anlamada da önemli bir rol oynamaktadır. Cam tavan algısı ile
motivasyon arasında var olduğu düşünülen bu ilişkiyi daha kapsamlı bir şekilde incelemek amacıyla
yapılan bu çalışmada öncelikle anket yöntemiyle veriler toplanmıştır. Anketler Mersin ilinde faaliyet
gösteren lojistik firmalarında çalışan 100 kadın personel üzerinde elektronik ortamda
gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bu veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) ve
AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Önce
çalışanların demografik bilgilerini tespit etmek amacıyla frekans analizi daha sonra ise sırasıyla
geçerlilik ve güvenilirlik analizi, normallik analizi, korelâsyon analizi, regresyon analizi, independent sample t testi ve one-way anova testleri yapılmıştır. Yapılan testler sonucunda cam tavan algısı ile
motivasyon arasında negatif yönde ve düşük düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptlanırken, alt
boyutlar itibariyle de analizler gerçekleştirilmiştir.In terms of motivational glass ceiling perception, it can be said that motivation is a driving
force that contributes to the equalization of the number of male and female managers in an
organization. Considering this driving force in terms of glass ceiling perception, it has been observed
in many studies that the perception of glass ceiling decreases the motivation of female employees and
the absence of it increases. The perception of the glass ceiling, which determines the degree of
motivation of female employees, also plays an important role in understanding the gender differences
in the senior management position. In this study, which was conducted to investigate this relationship
which is thought to exist between the perception of glass ceiling and motivation, the data were
gathered first by the questionnaire method. The surveys were conducted electronically on 100 women
working in logistics companies in Mersin. These data were evaluated by using SPSS 20.0 (Statistical
Package for Social Sciences) and AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) programs. In order to
determine the demographic information of the employees, frequency analysis was carried out, then
validity and reliability analysis, normality analysis, correlation analysis, regression analysis,
independent-sample t test and one-way anova tests were performed. As a result of the tests, it was
found that there was a negative and a low level of correlation between the perception of glass ceiling
and motivation, while the analyzes were carried out in terms of sub-dimensions
Occupational health and safety perceptions of radiology unit staff in hospitals
İş sağlığı ve güvenli ği, son yıllarda tüm dünyada önem verilen bir konudur. Tüm sektörlerde
çalışanların sağlığını ve güvenliğini koruyucu politikalar geliştirmek, yasalarla desteklemek ve
uygulamak hem devletin, hem işverenin hem de çalışanların sorumluluğundadır.
Tehlike düzeylerine göre sınıflandırılan işlerde uyulması gereken kurallar da farklılık
göstermektedir. İş sağlığı ve güvenliğinin sağlanmaması sonucu ortaya çıkabilecek sorunlar hem
işletmenin hem de çalışanın iş yaşamının sonlanmasına neden olabilmektedir. Daha ileri düzeydeki
ihmaller, çalışanların hayatlarına mal olabilmektedir.
Bu çalışmada, hastanelerin radyoloji birimi çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği algıları
ölçülmeye çalışılmıştır. Tehlikeli işler sınıfında yer alan hastanelerde, radyoloji bölümünde kullanılan
makine ve ekipmanların yarattığı sağlığa zararlı etmenlerin çalışanlar tarafından ne kadar önemsendiği
ve önlem alındığı çalışmada sorgulanan diğer bir konudur. Ayrıca bu bölümde çalışan personelin
çalışma süreleri ile çalışma ortamındaki atmosfere ne kadar maruz kaldıkları incelenmiştir.
Toplanan veriler, istatistiki analiz için SPSS programı yardımı ile analiz edilmiştir. Verilerin
işlenmesinde, temel analiz teknikleri kullanılmış ve bulgular ortaya çıkarılmıştır.
Çalışma sonunda elde edilen bulgulara göre radyoloji birimi çalışanlarının iş sağlığı ve
güvenliği algı düzeylerinin genel olarak yüksek olduğu sonucuna varılabilir. Kurum içi verilecek
eğitimlerle personelin iş sağlığı ve güvenliği farkındalığının sürekli taze kalması sağlanmalı,
çalışanların öneri ve talepleri kurum tarafından asla göz ardı edilmemelidir.Occupational healt hand safety is a matter of importance in recent years. It is the responsibility
of both the state, the employer and the employees to develop and implement policies that protect the
health and safety of employees in allsectors.
The rules to be complied with are classified according to the level of danger. Problems that may
arise as a result of failure to provide occupational healt hand safety can lead to the termination of the
work life of both the enterprise and the employee. Further negligence may cost thelives of employees.
In this study, the occupational healt hand safety perceptions of the radiology unit employees of
hospitals were measured. Another issue that is questioned in the study is the importance of the
employees about the health hazard scaused by the machines and equipment sused in the radiology
department in the hospitals in the dangerous work class. In addition, the working hours of the personel
working in this department and the exposureto the atmosphere in the working environment were
examined.
The collected data were analyzed with the help of the program used for statistical analysis. basic
analysis techniques were used in data processing and findings were revealed.
According to the findings obtained at the end of the study, it can be concluded that the
occupational health and safety perception levels of the radiology unit employees are generally high.
The occupational health and safety awareness of the personnel should be ensured with the trainings to
be provided in-house and the suggestions and demands of the employees should never be ignored by
the organization
Examination of occupational health and safety awareness of shipyard employees: Ares Shipyard sample
Son yıllarda ülkemizin gemi inşa sektöründe ilerleme göstermesiyle birlikte, birçok tersane
faaliyete başlamıştır. Tersanelerin sayısının artmaya başladığı 2000’li yıllarda iş sağlığı ve güvenliği
konusundaki kanunların yetersiz olması nedeniyle iş kazalarının önüne geçilememiş, hemen hemen
her gün yaralanmalı hatta ölümlü kazalar meydana gelmiştir. Yaşanan bu durum karşısında Avrupa
Birliği uyum yasaları çerçevesinde, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kanunlar ve yönetmelikler Resmî
Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmeye başlamıştır.
Bu kanunlar ile işverenlerin ve işçilerin sorumlulukları açıklığa kavuşturulmuş, iş sağlığı ve
güvenliği ile ilgili alınması gereken önlemler ile verilmesi gerekli olan eğitimlerin çerçevesi
belirlenmiştir.
Bu çalışmada, Antalya Serbest Bölge’de faaliyet gösteren ARES Shipyard çalışanları üzerinde
anket uygulanmış, tersane tarafından alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri ile verilen eğitimlerin ne
derecede etkili olduğu incelenmiştirMany shipyards have started to operate, concurrently with the progress of our country in
shipbuilding sector, in recent years. Occupational accidents could not be prevented due to the
unsatisfactory occupational health and safety laws, and accidents with injuries and even fatal
accidents occurred almost every day, in the 2000s, when the number of shipyards started to increase.
Thereupon these circumstances, laws and regulations regarding the occupational health and safety
have been promulgated in the Official Gazette and entered into force within the framework of
European Union harmonization laws.
With these laws, the responsibilities of employers and labourers have been clearified and the
precautions to be taken concerning the occupational health and safety and the framework of the
trainings to be provided have been determined.
In this study, a survey was conducted on the employees of ARES Shipyard operating in
Antalya Free Zone and the effectiveness of the occupational health and safety measures taken by the
shipyard and the trainings provided were researched.İÇİNDEKİLER
Sayfa
ÖZET i
ABSTRACT ii
TEŞEKKÜR iii
TABLOLAR DİZİNİ iv
ŞEKİLLER DİZİNİ v
KISALTMALAR ve SİMGELER ix
1. GİRİŞ 1
1.1. Çalışmanın Konusu 2
1.2. Çalışmanın Amacı 2
1.3. Çalışmanın Önemi 2
1.4. Yöntem 2
2. KAYNAK ARAŞTIRMALARI VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE 4
2.1. İş Sağlığı ve Güvenliği Kavramı 4
2.2. İş Sağlığı ve Güvenliğinin Amacı 5
2.2.1. Çalışanların Korunması 6
2.2.2. Üretim-Ürün Güvenliğinin Sağlanması 6
2.2.3. İşletme Güvenliğinin Sağlanması 6
2.3. İş Sağlığı ve Güvenliğinin Önemi 7
2.3.1. Sosyal Açıdan Önemi 7
2.3.2. Ekonomik Açıdan Önemi 8
2.4. İş Sağlığı ve Güvenliğinin Temel İlkeleri 8
2.5. İş Sağlığı ve Güvenliği Bilinci 9
2.5.1. Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Bilinci 9
2.5.2. İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği Bilinci 10
2.5.3. Devletin İş Sağlığı ve Güvenliği Bilinci 11
2.6. İş Sağlığı ve Güvenliğinin Tarihsel Gelişimi 12
2.6.1. Dünyada İş Sağlığı ve Güvenliğinin Ortaya Çıkışı 12
2.6.2. Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliğinin Ortaya Çıkışı 14
2.6.2.1. Tanzimat Öncesi Dönem 14
2.6.2.2. Tanzimat ve Meşrutiyet Sonrası Dönem 14
2.6.2.3. Cumhuriyet Dönemi 15
2.7. İş Sağlığı ve Güvenliğinde Eğitimin ve İş Güvenliği Kültürünün Önemi 17
2.7.1. İş Sağlığı ve Güvenliğinde Eğitim 17
2.7.2. İş Sağlığı ve Güvenliğinde Eğitime İhiyaç Duyulmasının Sebepleri 19
2.7.3. Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri 19
2.7.3.1. İşverenlerin Eğitim Verme Yükümlülükleri 20
2.7.3.2. Çalışanların Eğitimlere Katılma Yükümlülükleri 21
2.7.4. İş Sağlığı ve Güvenliği Algısı 21
Sayfa
2.7.4.1. Güvenlik Kültürü 21
2.7.4.2. Güvenlik İklimi 24
2.7.4.3. İş Sağlığı ve Güvenliği Algısını Etkileyen Faktörler 24
2.8. Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği Alanındaki Yasal Düzenlemeler 26
2.8.1. İş Sağlığı ve Güvenliği ile İlgili Kanunlar 26
2.8.1.1. 4857 Sayılı İş Kanunu 26
2.8.1.1.1. İşverenlerin ve İşçilerin Yükümlülükleri 26
2.8.1.1.2. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu 28
2.8.1.1.3. İşyeri Hekimleri 28
2.8.1.1.4. İş Güvenliği ile Görevli Mühendis veya Teknik Elemanlar 28
2.8.1.1.5. İşçilerin Hakları 29
2.8.1.2. 1593 Sayılı Umumî Hıfzıssıhha Kanunu 29
2.8.1.3. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu 30
2.8.1.4. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 31
2.8.1.5. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 32
2.9. Türkiye’de Gemi İnşa Sanayi ve Tersaneler 34
3. MATERYAL VE YÖNTEM 37
3.1. Materyal 37
3.2. Yöntem 37
4. BULGULAR VE TARTIŞMA 44
4.1. Betimsel İstatistikler 44
4.2. ARES Shipyard Çalışanlarının İSG ile İlgili Görüşleri 51
4.2.1. ARES Shipyard Çalışanlarının İSG İle İlgili Görüşlerinin Madde Bazında
İncelenmesi 52
4.2.2. ARES Shipyard Çalışanlarının İSG ile İlgili Görüşlerine İlişkin Analizler ve
Yorumlar 58
4.3. ARES Shipyard Çalışanlarının Kurumsal Uygulamalar ile İlgili Görüşleri 59
4.3.1. ARES Shipyard Çalışanlarının Kurumsal Uygulamalar ile İlgili Görüşlerinin
Madde Bazında İncelenmesi 60
4.3.2. ARES Shipyard Çalışanlarının Kurumsal Uygulamalar ile İlgili Görüşlerine İlişkin
Analizler ve Yorumlar 66
5. SONUÇLAR VE ÖNERİLER 68
5.1. Sonuçlar 68
5.2. Öneriler 70
KAYNAKLAR 72
EKLER 76
Anket Soruları 76
Kurum İzin Belgesi 84
ÖZGEÇMİŞ 85
i
ÖZE