Tarsus University Institutional Repository
Not a member yet
344 research outputs found
Sort by
Occupational health and safety awereness in vocational and technical schools
Mesleki ve Teknik Okulların amacı öğrencilerin mesleki bilgi ve becerileri kazanmalarını ve iş hayatına hazırlanmalarıdır. Meslek liselerin öğrencilere, eğitsel açıdan kazandırmak istediği bilgilerin yanı sıra psikomotor beceriler ve mesleki bilgiler de kazandırmaktadır. Ayrıca öğrenciler, iş sağlığı ve güvenliğini nasıl alacakları konusunda eğitilmektedirler. Yapılan uygulamada öğrencilerin işçi sağlığı ve güvenliği (İSG) konusunda Mesleki ve Teknik Okullardan beklentileri ve aldıkları eğitim ile sahip oldukları iş sağlığı ve güvenliği bilinçlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla, Türkiye genelinde internet ortamı üzerinden Mesleki ve Teknik Okulların temel öğeleri olan öğrenci, öğretmen ve okul idarecilerine uygulanmıştır. Soruşturma da 20 maddeden oluşan çalışma uygulanmış ve yapılan teknik analizlere göre değerlendirme yapılmıştır. Soruşturma sonuçlarına göre; Okullarda iş sağlığı ve güvenliği işinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda uzman düzeyde eğitim almış ellere bırakılması gerektiği ve mesleki ve teknik okulların eğitim öğretim programları düzeyinde yapılacak değişikliklerin mesleğe yeni adım atacak olan bireyler açısından ve işçi sağlığı ve güvenliği açısından daha başarılı olacağı kanısına varılmıştır.The aim of Vocational and Technical Schools is to enable students to gain professional knowledge and skills and prepare for business life. In addition to theoretical knowledge, these schools provide students with professional knowledge and skills. The students are informed about various issues that they will encounter in business life (worker health, occupational safety, occupational diseases etc.). In this study, it is aimed to determine the occupational health and safety awareness levels of the students about their occupational health and safety (OHS) as well as their expectations from Vocational and Technical Schools. For this purpose, a survey that consist of twenty questions on internet is applied to students, teachers and school administrators, which are the basic elements of Vocational and Technical Schools. As a results, it has been determined that the curriculum changes of Vocational and Technical Schools about Occupational Health and Safety should be made and Occupational Health and Safety work should be carried out by professionals in all schools
Occupational diseases and risk evaluation in biological factors
Seçilen bir tehlikeli atık bertaraf/geri kazanım tesisinde atığın taşınmasından bertaraf aşamasına
kadar ki süreçteki riskler belirlenerek bunların oluşabilme analizi yapılmış ve bunlara bağlı olarak hangi
önleyici tedbirlerin alınması gerektiği belirlenmiştir. Yapılan araştırmalardan doğan veri analizlerinin
tehlikeli atık sektöründeki biyolojik faktörden kaynaklı oluşmakta olan ve ileride oluşabilecek meslek
hastalıkları incelenmiştir. Bu çalışmada, bir Tehlikeli Atık Bertaraf Tesisinde çalışanların atıkları
aldıkları mesafelerden bertaraf süresine kadarki olan, maruziyet süreleri, vücutla teması, oluşan havanın
solunması gibi etkiler incelenmiştir. Kullanılacak verilerin temin edileceği yer Ortak Sağlık ve
Güvenlik Birimi (OSGB) kayıtlarıdır. Tesiste uzun sürelerdir bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG)
Uzmanı kayıtları, doktor tarafından tutulan sağlık kontrol kayıtları ve atıkların cinsine göre oluşan ve
oluşabilecek meslek hastalıkları araştırılmıştır. Biyolojik risklerden kaynaklı elde edilen veriler
kapsamında 5*5 L TİPİ MATRİS kullanılmıştır. Genel riskler için ise 5*5 L TİPİ MATRİS ve FİNE
KİNNEY kullanılmıştır ve metotlar yardımıyla karşılaştırma yapılarak bu riskler arasındaki farklar
karşılaştırılmıştır. Seçilen bir tehlikeli atık bertaraf/geri kazanım tesisinde atığın taşınmasından bertaraf
aşamasına kadar ki süreçteki riskler belirlenerek bunların oluşabilme analizi yapılacak ve bunlara bağlı
olarak hangi önleyici tedbirlerin alınması gerektiği belirlenmiştir. Yapılan araştırmalardaki veri
analizlerde tehlikeli atık sektöründeki biyolojik risk faktörlerin kaynakları ve ileride oluşabilecek
meslek hastalıkları incelenmiştir.In this study, the risks in the process from the transportation of the waste to the disposal stage
will be determined by determining the risks of their occurrence analysis in a selected hazardous waste
disposal / recovery facility and which preventive measures should be taken accordingly. Data analysis
arising from the researches, which are caused by the biological factor in the hazardous waste sector and
which may occur in the future occupational diseases were examined. In this study, the effects such as
exposure times, contact with the body, inhalation of the formed air from the distances taken from the
wastes taken by the employees in a Hazardous Waste Disposal Facility were examined. The records to
be used are the records of the Joint Health and Safety Unit (OSGB). Occupational Health and Safety
(OHS) expert records, health control records kept by the physician and occupational diseases that may
occur according to the type of wastes were investigated. In this study, 5 * 5 L TYPE MATRIX was
used within the scope of data obtained from biological risks. For general risks, 5 * 5 L TYPE MATRIX
and FINE KINNEY were used and the differences between these risks were compared with the help of
methods. In this study, the risks in the process from the transportation of the waste to the disposal stage
will be determined by determining the risks of their occurrence analysis in a selected hazardous waste
disposal / recovery facility and which preventive measures should be taken accordingly. In the future,
occupational diseases arising from the biological factors in the hazardous waste sector of the data
analyzes arising from the researches were investigated
Occupational health safety practices in local governments after law 6331: Erdemli municipality example
Günümüzde, yaşantımızın her alanında insana verilen değer artmaya başlamış, insan hakları
kavramı gittikçe önemini artırmaktadır. Buna paralel olarak çalışma hayatımızın bütün unsurlarında
yer alan iş sağlığı ve güvenliği konuları da, bu alandaki her birim tarafından önemsenmeye
başlamıştır. Çalışan, işveren ve devletin önemli hak ve sorumlulukları bulunmaktadır. Bu hak ve
sorumluluklar yasal güvence altına alınmaya başlanmıştır. Bu kapsamda 6331 sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanunu 2012 yılında ülkemizde yürürlüğe girmiştir. Ülkemizde yerel yönetim kavramı,
merkezi devletin ilgilenmesinin mümkün olmadığı detaylarda söz sahibi olarak, daha küçük bir
bölgeyi, daha az nüfusu ve daha bu ölçekte daha detaylı işleri kapsamaktadır. Yerel yönetimlerin en
önemli unsurlarından biri de belediyelerdir. Belediyeler genellikle hizmet odaklı oldukları için
devamlı bir çalışma alanı içinde olmaktadır. Belediyenin faaliyet alanları içinde ağır işler de
bulunmaktadır. Ağır işler, riskli ve tehlikeli işleri barındırır. Türkiye’nin güneyinde yer alan, denize
kıyısı bulunan, Mersin’in bir ilçesi olan Erdemli Belediyesinin de çalışma alanları çok çeşitlidir. Rutin
hizmetlerin yanında, deniz ve sahil ile ilgili faaliyetler de yürütülmektedir. Bunun yanında bir takım
ağır işler de yapılmaktadır. Bu nedenle, Erdemli Belediyesinin iş sağlığı ve güvenliği konularında
oldukça titiz bir çalışma yürütmesi beklenmektedir. 15 farklı müdürlüğü bulunan Erdemli Belediyesi,
4 müdürlükte iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları gerektirmektedir. Bunun yanında iş sağlığı ve
güvenliği eğitimlerini koordine eden bir müdürlük bulunmaktadır. Erdemli Belediyesinde, iş sağlığı
ve güvenliği ile ilgili faaliyetler Belediye Başkanlığı koordinesinde yürütülmekte, proaktif (önleyici)
yaklaşım uygulanmaktadır. Belediye’de, önleyici yaklaşımın avantajlı yönlerinden faydalanıldığı
açıkça görülmektedir.Today, the value given to human beings has started to increase in every aspect of our lives and
the concept of human rights is becoming increasingly important. In parallel to this, occupational
health and safety issues, which are included in all aspects of our working life, have also started to be
considered by every unit in this field. Employees, employers and the government have important
rights and responsibilities. These rights and responsibilities have started to be legally guaranteed. In
this context, the Occupational Health and Safety Law No. 6331 entered into force in 2012 in our
country. In our country, the concept of local government includes a smaller region, less population
and more detailed works on this scale, having a say in details where it is not possible for the central
government to deal with. Municipalities are one of the most important elements of local governments.
Since municipalities are generally service oriented, they are in a continuous working area. The
municipality also includes heavy works. Heavy duty, risky and dangerous jobs. Located in the south
of Turkey, located in the sea shore, the workspace of a Erdemli Municipality of Mersin Municipality,
which is very diverse. In addition to routine services, sea and coastal activities are also carried out. In
addition, a number of heavy work is also done. Therefore, Erdemli Municipality is expected to carry
out a very meticulous work on occupational health and safety issues. Erdemli Municipality, which has
15 different directorates, requires occupational health and safety practices in 4 directorates. There is
also a directorate coordinating occupational health and safety trainings. In Erdemli Municipality,
activities related to occupational health and safety are carried out under the coordination of the
Municipality and a proactive (preventive) approach is applied. In the municipality, it is clear that
advantageous aspects of the preventive approach are utilized
Accounting of Sukuk And Lease Certificates Based on Partnership
Yatırım yapmak isteyen ancak yapılan yatırım karşılığında faiz geliri elde etmek istemeyen
bireysel ve kurumsal yatırımcıların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ortaya çıkan katılım
bankaları ve bazı özel finans kuruluşları faizsiz finansal araç olarak ifade edilen ürünleri
yatırımcıların kullanımına sunmaktadır. Yatırımcıların kullanımına sunulan bu ürünlerden
bir tanesi de faizli tahvillere alternatif olarak ortaya çıkan, dünyada ve ülkemizde yaygın
olarak kullanılan ve uluslararası piyasalarda sukuk, ülkemizde ise kira sertifikası olarak
bilinen faizsiz finansman aracıdır. Bu çalışmanın amacı, sukuk kavramının açıklanması ve
ortaklığa dayalı kira sertifikalarının muhasebeleştirme esaslarını ortaya koymaktır. Bu amaç
doğrultusunda, öncelikle sukuk kavramı, sukukun tarafları, özellikleri ve türleri
açıklanmıştır. Daha sonra, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından ortaklığa dayalı kira
sertifikaları olarak ifade edilen kira sertifikalarının bir uygulama örneği aracılığı ile kaynak
kuruluş, varlık kiralama şirketi ve yatırımcılar açısından muhasebeleştirme işlemleri
gerçekleştirilmiştir
The sectoral export of technology intensive goods: Case of Turkey
Günümüzde ülkelerin dış ticaretlerindeki teknoloji yoğun mallar, geçmişe göre daha fazladır. Bir
ülkenin teknoloji yoğun mal ihracat kapasitesini artırması, ekonomisinin daha fazla rekabetçi
olmasına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle ülkelerin teknoloji yoğun malların ihracatına önem
vermesi gerekmektedir. Teknoloji, ekonomide girdi olarak kabul edilmekte ve ekonominin
genişlemesinde teknolojik gelişime olumlu etki etmektedir. Teknolojinin gelişiminde de bilgi ön
plandadır. Bilgi ekonomisi çerçevesinde teknoloji yoğun malların ihracatının artması bilgi
ekonomisinin araştırma ve geliştirme faaliyetlerine bağlıdır. Türkiye’nin sürdürülebilir ihracat
performansı sergilemesi ve dünya sıralamasında ön sıralarda yer alabilmesi için teknoloji yoğun
malların ihracatının sektörel bazda araştırılması gerekmektedir. Bu doğrultuda çalışmada,
Türkiye’nin sektörel bazda teknoloji yoğun mal ihracatına milli gelirin, döviz kurunun ve kriz
kukla değişkeninin etkisi incelenmiştir. Dış ticaret teorileri genel bir çerçeve ile ele alınmış,
teknoloji yoğun malların bilgi ekonomisi içerisindeki yeri ve rolü üzerinde durulmuştur. Literatür
taramasının ardından teknoloji yoğun malların ticaretini ele alan çalışmalar öne çıkarılmıştır.
Çalışmanın analizinde, AB’nin milli geliri ve Türkiye’nin reel döviz kurunun ve kriz kukla
değişkeninin teknoloji yoğun mal ihracatına etkisi araştırılmıştır. Yapılan ekonometrik analizde,
2003:I - 2017:IV dönemlerini kapsayan üçer aylık veriler kullanılmış, geleneksel ve yapısal
kırılmalı birim kök testleri ile yapısal kırılmalı eşbütünleşme testi yapılmıştır. Teknoloji
yoğunluğuna göre sınıflandırılan 26 sektörün ihracatı Tam Değiştirilmiş En Küçük Kareler
Yöntemi ile tahmin edilmiş ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıştır. Yapılan analizlerden elde
edilen sonuçlara göre reel döviz kurunun ve GSYİH'nın ihracat üzerindeki etkisi her sektör için
farklı sonuçlar vermektedir. Dolayısıyla analize dâhil edilen sektörler için genelleme yapılması
mümkün değildir.Nowadays, technology-intensive goods in foreign trade of countries are more than in the past.
Increasing the capacity of a country to export technology-intensive goods ensures that its economy is
more competitive. For this reason, countries should give importance to the export of technology
intensive goods. Technology can be considered as an input in the economy and positively affects the
technological development in the expansion of the economy. Information is at the forefront in the
development of technology. Within the framework of knowledge economy, research and development
activities inevitably increase the export of technology intensive goods in the knowledge economy
dimension. In order to get Turkey's sustainable export performance and its place in the world
rankings, it should be investigated on a sectoral basis of technology-intensive goods. In line with this
study, Turkey's technology-intensive exports of goods to the national income, the effect of exchange
rate and crisis dummy variables were examined. The theories of foreign trade are handled with a
general framework and the role of technology intensive goods in the knowledge economy is
emphasized. After the literature review, the studies on the trade of technology-intensive goods were
highlighted. In the analysis of the study, the EU's and Turkey's national income and the real exchange
rate and crisis dummy variable effect on exports of technology-intensive goods were investigated. In
the econometric analysis, the quarterly data covering the periods 2003: I - 2017: IV were used, and the
traditional and structural breakdown unit root tests and the structural fracture cointegration test were
performed. Exports of 26 sectors, which are classified according to technology intensity, were
estimated by the Fully Modified Least Squares Method and the results obtained were interpreted.
According to the results obtained from the analysis, the effect of real exchange rate and GDP on
exports gives different results for each sector. Therefore, it is not possible to make generalizations for
the sectors included in the analysis
Consumer's pretentious consumption trends and the effect of brand awarenesses on global brand preferences
Tüketim insanlığın oluşumundan bu yana var olan bir olgudur. İlkel zamanlarda insanlar temel
istek ve ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüketim davranışında bulunurken, zamanla tüketim anlayışı
değişmiş, insanların kendilerini diğer insanlara kanıtlamak amacıyla yaptığı bir eylem halini almıştır.
Tüketiciler kendilerini diğerlerine olduğundan daha farklı göstermek amacıyla pahalı ve markalı
ürünleri tercih edebilmektedirler. Markalı ürünler tüketicilerin gözünde pahalı ve kaliteli algısı
yaratarak tüketicilerin satın alma tercihlerini etkileyebilmektedir. Tüketici ile bağ kurmanın en etkili
yollarından birisi markalaşmak olduğu için, tüketicide oluşturulan marka farkındalığı önem arz
etmektedir. Bu nedenle de işletmeler çeşitli stratejiler kullanarak tüketicilerde marka farkındalığı
yaratmaya çalışmaktadır. Bir markanın küresel bir marka haline gelmesi kolay bir süreç olmadığından
dolayı da özellikle küresel markalara sahip işletmelerin bu konuya hassasiyet göstermeleri
gerekmektedir. Tüketicilerin küresel markaları tercih etme ve etmeme nedenleri çeşitli faktörlere bağlı
olarak değişiklik gösterebilmektedir. Bu araştırmanın amacı da tüketicilerin gösterişçi tüketim
eğilimleri ve marka farkındalıklarının küresel marka tercihleri üzerindeki etkisini ortaya çıkartmaktır.
Araştırmanın örneklemini Hatay’ın İskenderun ilçesinde yaşayan 18 yaş üstü tüketiciler
oluşturmaktadır. Araştırmada veriler yüz yüze anket tekniği kullanılarak toplanmış ve toplamda 402
anket formu faktör, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına
göre, katılımcılar en fazla kıyafeti daha sonra sırasıyla teknolojik aletleri ve ayakkabıyı küresel marka
olarak satın almaktadırlar. Küresel markayı tercih etmeyi marka bilinci ve gösterişçi tüketimin
pahalılık boyutu olumlu, küresel markayı tercih etmemeyi ise pahalılık boyutu olumsuz, eşsizlik
boyutu ise olumlu olarak etkilemektedir.Consumption is a phenomenon that has existed since the formation of humanity. In primitive
times, people acted in order to meet their basic wishes and needs, and in the course of time, the
understanding of consumption changed and it became an action that people took to prove themselves
to other people. Consumers can choose expensive and branded products to make themselves different
from others. Branded products can affect consumers’ purchasing preferences by creating an expensive
and high quality perception in the eyes of consumers. Since branding is one of the most effective ways
to connect with the consumer, brand awareness created in the consumer is important. Therefore,
businesses try to create brand awareness among consumers by using various strategies. Since it is not
an easy process for a brand to become a global brand, especially companies with global brands need to
show sensitivity to this issue. The reasons why consumers prefer or not to use global brands may
change depending on various factors. The purpose of this study is to reveal the effect of consumers’
pretentious consumption trends and brand awareness on global brand preferences. The sample of the
study consists of consumers over 18 years of age living in İskenderun district of Hatay. Data were
collected by using face to face quastionnaire tecnique. 402 questionnaires were completed and factor
analysis, correlation analysis, regression analysis were used. Participants buy fisrtly clothes, secondly
techonologic tools and thirdly shoes, according to the result of study. Global brand prefer affects in
positive way pretentious consumption and brand awareness on the other hand, negative way
pretentious consumption and brand awareness
Tarsus Üniversitesi Yayınları ve Araştırma Verileri Açık Erişim Politikası
Tarsus Üniversitesi, bilimin ve teknolojinin ilerlemesine katkı sağlamayı, açık, tekrarlanabilir ve güvenilir araştırma çıktıları ile uygulamalarını benimseyerek; toplum ve tüm dış paydaşları yararına bilginin geniş yayılımını taahhüt eder
The comparison of noi̇se exposure level of the workers in different sectors accordi̇ng to the occupati̇onal health and safety regulati̇on
Bu çalışmada, farklı sektörlerde çalışanların „Çalışanların Gürültü Kirliliği ile ilgili Risklerden
Korunmalarına Dair Yönetmelik‟ açısından gürültü ölçüm düzeylerine dayalı koruyucu önlemlerin
belirlenmesi için bir araştırma gerçekleştirilmiştir. İş sağlığı ve güvenliği alanındaki çalışmaların
genel amacı çalışanların iş kazalarından ve meslek hastalıklarından korunmasını sağlamaktır. İş
sağlığı ve güvenliği denildiğinde ilk akla gelen her ne kadar sadece çalışan olsa da üretimin güvenliği
ve verimi de iş sağlığı ve güvenliği kurallarını uygulamakla artar. İş kazaları ve meslek
hastalıklarından kaynaklı kayıpları en az seviyeye indirgemek ve kaza ya da meslek hastalığı
oluşumunu engellemek için çalışanların maruz kaldığı en önemli fiziksel etmenlerden biri olan kişisel
gürültü maruziyetinin ölçüm yöntemleri araştırılmış ve farklı sektörlerde yapılan örnek uygulamalar
ile maruziyet sonuçları elde edilmiĢtir. Elde edilen sonuçlar incelendiğinde gürültü maruziyet ölçümü
yapılan işletmelerin tümünde maruziyet sonuçlarının yönetmelikte belirtilen sınır değerleri açtığı
görülmüştür.In this study, a research has been carried out to determine the protective measures based on noise
measurement levels in terms of regulation on protection of employees from risks related to noise
pollution. The overall objective of the work in the field of occupational health and safety is to protect
the employees from work accidents and occupational diseases. Although it is only the first that comes
to mind when it comes to occupational health and safety, the safety and efficiency of production
increases with the implementation of occupational health and safety rules. Although the first thing that
comes to mind when it comes to occupational health and safety, the safety and In order to minimize
the losses due to occupational accidents and occupational diseases and to prevent the occurrence of
accidents or occupational diseases, the measurement methods of the personal noise exposure which
are one of the most important physical factors that employees are exposed to were investigated and
the results of the exposures were obtained with the sample applications made in different sectors.
When the results are examined, it is seen that the results of exposure exceed the limit values specified
in the regulation in all the enterprises where noise exposure measurements are made
Optimization of apple drying conditions with multi- shelf solar powered dryer
Ülkemizde üretim payı yüksek olan meyvelerden biri olan elma; taze tüketiminin yanı sıra gıda sektöründe elma suyu, elma sirkesi, marmelat, elma cipsi gibi işlenmiş ürün olarak da sıklıkla kullanılmaktadır. Gıdaların işlenerek raf ömrü uzun ürün elde edilmesinde sıklıkla kullanılan yöntemlerden biri kurutma işlemidir. Bu tez çalışmasında da Türkiye'de üretimi en çok yapılan elma çeşitlerinden biri olan Starking Delicious, çok raflı güneş enerjili kurutucuda kurutulmuştur. Beş raftan oluşan kurutucuda, her rafta 300 dakika olarak belirlenen kuruma süresi boyunca 30 dakikada bir ağırlık ve hacim ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen ilk verilere göre denemelerin yapılacağı raf belirlenmiştir. Ayrıca çok raflı güneş enerjili kurutucuda yapılan kurutmanın yanı sıra gölgede ve direkt güneş altında da kurutma yapılarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. Kurutma koşullarının optimizasyonu, Yanıt Yüzey Metodu (YYM) kullanılarak belirlenmiştir. Kurutma parametreleri dilim kalınlığı, kurutma süresi ve taze ürün miktarı olarak seçilmiştir. Optimizasyonu yapılacak yanıtlar ise nem kaybı, kuruma hızı ve büzülme oranı olarak belirlenmiştir. Kurutma, mevsim şartları göz önüne alınarak Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yapılmıştır. Ön denemeler sonucunda üç faktörlü merkezi kompozit dizayn (CCRD) kullanılmış; kurutma süresi 58.6- 361 dakika (dakika), yaş elma dilim miktarı 32.7- 167 gram (g) ve elma dilim kalınlığı ise 3.98- 9.02 milimetre (mm) aralığında uygulanarak deneysel tasarım oluşturulmuş ve deneyler yapılmıştır. Elde edilen verilerin varyans analizi (ANOVA) sonucunda ikinci dereceden modeller oluşturulmuş ve bu modellerin analitik çözümleri yapılarak optimum kurutma koşulları bulunmuştur. Maksimum nem kaybı ve büzülme oranı, minimum kuruma hızı için kurutma süresi 159.042- 274 dakika, taze ürün miktarı 92.86- 105.72 g ve elma dilim kalınlığı ise 6.48- 6.667 mm olarak belirlenmiştir.Apple is one of the fruits with high production rate in our country. In addition to its fresh consumption, it is also frequently used as processed product such as apple juice, cider vinegar, marmalade and apple chips in the food sector. Drying process is one of the methods that commonly used to obtain long product shelf life by processing foods. In this thesis, the Starking Delicious which is the most produced apple kind in Turkey has been dried by using solar powered multi-shelf dryer. The dryer consisting of five shelves, weight and volume measurements were carried out every 30 minutes during the drying period determined as 300 minutes per shelf. According to the preliminary data, the shelf where the experiments will be carried out was determined. In addition to drying in a multi-shelf solar dryer, the results were compared by drying under shade and direct sunlight. Optimization of drying conditions in a multi-shelf solar dryer was determined by using Response Surface Methodology (RSM). Slice thickness, drying time and amount of fresh product were selected as a drying parameter. The responses to be optimized were determined as moisture loss, drying rate and shrinkage ratio. Considering seasonal conditions drying was done in June, July and August. At the end of the preliminary test, three-factor central composite design (CCRD) was used. The drying time, the amount of fresh apple slices and the apple slice thickness were determined as 58.6- 361 minutes (min), 32.7- 167 grams (g) and 3.98- 9.04 millimeters (mm), respectively. Experiments were conducted by creating experimental design. As a result of variance analysis (ANOVA) of the obtained data, second order models were formed and analytical solutions of these models and optimum drying conditions were found. The maximum moisture loss and shrinkage rate, the drying time for minimum drying rate is 159.042- 274 min, the fresh product quantity is 92.86- 105.72 g and the apple slicing thickness is 6.48- 6.667 mm
An investigation of students' perceptions, taking logistics training, against internship within the context of factors related to organization
Lojistik kavramı askeri bir kavram olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra lojistik birçok alanda
müşteri memnuniyetine odaklanarak mal ve hizmetleri minimum maliyetle hedef pazara ulaştıran bir
sektör haline gelmiştir. Lojistik sektörü faaliyetlerini daha etkili bir şekilde yerine getirebilmek ve
rekabet avantajı sağlayabilmek için nitelikli işgücüne gereksinim duymaktadır. İşgücünün sektöre
yönelik gerekli bilgi, beceri ve tecrübeyi elde etmesinde lojistik eğitimi önemli bir rol oynamaktadır.
Lojistik eğitimi üniversitelerin ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarında verilmektedir. Lojistik
eğitimiyle, teorik bilgileri edinen öğrenciler becerilerini geliştirmek ve tecrübelerini arttırmak için staj
da yapmaktadırlar. Öğrenciler staj programlarıyla sektörü, mesleği ve iş hayatını daha yakından
tanımakta ve kariyerlerine yön vermektedirler. Staj sırasında yaşanan olumlu veya olumsuz durumlar
öğrencilerin hem sektöre yönelik bakış açılarını hem de stajdan duydukları memnuniyet düzeyini
etkilemektedir. Bu durumların ortaya çıkmasına neden olan çeşitli faktörler vardır. Bunlardan birisi de
işletmenin özellikleridir. Bu araştırmanın amacı da, öğrencilerin staja yönelik algılarının işletmelerin
sahip olduğu özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın
örneklemini Mersin, Hatay, Konya ve Gaziantep illerindeki üniversitelerin lojistik eğitimi veren ön
lisans ve lisans bölümlerinde okuyan ve staj programlarını tamamlamış olan öğrenciler
oluşturmaktadır. Araştırmada veriler anket tekniği kullanılarak toplanmış ve sonuç olarak 407 anket
formu analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın analiz kısmında yüzde ve frekans dağılımlarının yanı
sıra, faktör analizi, T testi ve ANOVA yapılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin stajdan
duydukları memnuniyetin farklı departmanlarda görev alma ve çalışılan departman sayısına göre
farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin stajdan duydukları memnuniyet ve sektöre
bakış açıları işletmenin türü, yetkililer tarafından sorulara yeterli cevap verilme durumu ve
işletmelerin sunduğu imkanlara göre de anlamlı bir farklılık göstermiştir.The notion of logistics has emerged as a military concept. Afterwards, logistics has become a
sector that delivers goods and services to the target market with minimum cost by focusing on
customer satisfaction in many areas. The logistics sector needs qualified labor force in order to
perform its activities more effectively and to provide competitive advantage. Logistics training plays
an important role in the labor force to obtain the necessary knowledge, skills and experience for the
sector. Logistics education is given in the undergraduate and graduate programs of universities.
Students who have acquired theoretical knowledge through with logistical trainings do their
compulsory internship in order to improve their skills and to increase their experience. Students learn
more about the sector, the profession and the business life with their compulsory internship programs
and manage their careers. The positive or negative situations experienced during the internship affect
the students' perspective towards the sector and the level of satisfaction they feel from the internship.
There are several factors that cause these situations to occur. One of these factors is the characteristics
of the company. The aim of this research is to find out whether the students' perceptions of internship
differ according to the characteristics of the company. The sample of research consists of the students
who have studied in the logistics departments of the universities in Mersin, Hatay, Konya and
Gaziantep and completed internship programs. In this research, data were collected by using
questionnaire technique and 407 survey forms were analyzed. In the analysis part of the research, as
well as the percentage and frequency distributions, factor analysis, T test and ANOVA were
performed. As a result of the research, it was detected that the satisfaction of the students in the
internship varied according to work part in different departments and the number of departments
worked. In addition, the students' satisfaction with the internship and their perspective on the sector
showed a significant difference according to the type of company, adequate and related response to
the questions by the students and the opportunities offered by the company