Tarsus University Institutional Repository
Not a member yet
344 research outputs found
Sort by
Investigation of the effect of entrepreneurship education for women on the entrepreneurial competencies of women: a research in mersi̇n province
Girişimcilik, iktisadi toplumların gelişmesinde ve refaha ulaşmasında önemli bir rol oynamaktadır. Eğitim alan girişimcilerin, eğitim almış oldukları alanlarda istihdam edilmeleri ve yeni istihdam alanları yaratmaları, ülkelerin ve toplumların sosyo-ekonomik ihtiyaçlarını karşılamada önem arz etmektedir. Ülke ekonomilerinin kalkınmasında kritik öneme sahip olan girişimciliğin, girişimcilik eğitimleri aracılığıyla kadınlar ve işletmeler üzerindeki etkisi de araştırmalara konu olmaktadır. Bu bağlamda, bu tez çalışmasıyla Mersin ilinde kadınlara yönelik girişimcilik kurslarında eğitim alan kadın bireylerin girişimcilik yeterlilikleri üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaç kapsamında Mersin ilinde kamu kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve belediyelerden girişimcilik eğitimi almış 248 kadın katılımcı ile çevrimiçi ortamda veriler toplanılmış olup; elde edilen veriler, SPSS 25.0 ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, girişimcilik eğitiminin yaşa, eğitim durumuna ve medeni duruma göre anlamlı bir farklılık göstermediği; hane gelirine göre ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği saptanmıştır. Girişimcilik yeterliliği ve alt boyutlarının ise yaşa, medeni duruma ve hane gelirine göre kısmen anlamlı bir farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılsa da eğitim durumuna göre istatistikî olarak anlamlı bir farklılığa sahip olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bu tez çalışmasının sonucunda girişimcilik eğitiminin, kadınların girişimcilik yeterlilikleri üzerinde istatistiksel olarak pozitif ve anlamlı yönde etkilediği bulunmuştur. Sonuç olarak kadın girişimci adaylarının aldıkları girişimcilik eğitimlerinin girişimcilik yeterliliklerine katkı sağladığı ve bu yeterliliği artırdığı sonucu ortaya çıkmıştır. Bu tez çalışmasının sonuçlarının, Mersin ili ve benzer bölgelerde kadınlara yönelik girişimcilik eğitim programlarının etkilerini anlamak, bu programların güçlü yanlarını belirlemek ve gelecekteki eğitim girişimleri için temel oluşturmak açısından önemli bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın, kadın girişimcilerin desteklenmesi ve girişimcilik ekosistemlerinin güçlendirilmesine yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunması beklenmektedir
Investigation of performance of a solar and expander-compressor enhanced dual-source heat pump for different climate zones of Turkey
Isı pompaları konut ısıtmasında yaygın olarak kullanılmaktadır ve bu sistemin
performansını arttırmak için güneş gibi farklı bir kaynaktan yararlanılan iki kaynaklı bir
ısı pompası iki farklı basınçta soğutucu akışkanın buharlaşmasını sağlayabilmektedir. Bu
iki buharlaşma sıcaklığı arasına ejektörde veya genleştirici – kompresörde yüksek
basınçlı soğutucu akışkan kullanımı ile kompresör giriş basıncı arttırılarak daha iyi bir
performans katsayısı (COP) değerleri elde edilebilir. Bu çalışma, binalara kolayca entegre
edilebilen yenilenebilir ısıtma sistemi için yenilenebilir enerji kaynaklı ve yüksek
etkinlikli bir ısı pompası sistemi sunmaktadır. Sistem, ısı pompasının yüksek etkinlikte
çalışması için ortam enerjisinin kullanımını en üst düzeye çıkarmak amacıyla, biri hava
diğeri güneş enerjisi olmak üzere iki ısı kaynağı kullanılmıştır. Güneş kolektöründeki
nispeten düşük çalışma sıcaklığı avantajı ile kolektörün ısıl verimliliği kış aylarında
yeterli olacaktır. Kolektördeki PV/T (Fotovoltaik ısıl) hücresi fotovoltaikler tarafından
üretilen elektrik ile şebekeden gelen enerji talebinin daha da azaltılması sağlanacaktır.
Çalışmada ışınım, ortam ve kolektör sıcaklıklarının sistem performansı üzerine etkileri
incelenmiştir. Optimum kolektör buharlaşma sıcaklıkları ve farklı koşullar için COP artış
potansiyelleri belirlenmiştir. 5 kW ısıtma için, 15 m2 PV/T kolektör kullanılarak 400
W/m2 ve 10 ℃ ortam altında sistemin COP değeri %25 iyileştirilebilir. Aynı koşullar için
PV'den (Fotovoltaik) üretilen elektriği de dahil ederek, şebekeden gelen elektrik talebinin
%87 azaltılması sağlanabilmektedir. İlerleyen zamanda, PV/T kolektörü kullanımıyla,
daha geniş kolektör alanlarında sistem karbonsuz özellikte olacaktır
Effect of include crypto assets in the portfolio process on optimization results: BIST 30 example
21. yy. da bilim ve teknolojide yaşanan gelişmeler, finansal piyasaları değiştiren bir
süreç başlatmıştır. Bu süreçte ortaya çıkan yeniliklerden biride kripto varlıklardır. Bu
varlıklar 2008 yılından itibaren başta Bitcoin olmak üzere günlük hayata girmiş olup ve
son yıllarda işlem hacimlerinde önemli ölçüde artışlar yaşanmıştır. Kripto varlıkların,
yüksek getiri ve yüksek volatiliteye sahip olması bazı yatırımcılara cazip olurken bazı
yatırımcılar içinse uzak durmasına neden olmaktadır. Bu çalışmada, portföy
çeşitlendirilmesinde kripto varlıkların kullanılabilirliği ve bu doğrultuda portföy
performansı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Bulanık Doğrusal Programlama
Modelinin kullanıldığı çalışmada, BİST 30’da yer alan pay senetleri ile analiz dönemi
itibariyle en yüksek işlem hacmine sahip beş kripto varlık olan Bitcoin, Ethereum,
Ripple, Litecoin ve Monero’nun 04 Eylül 2016 – 26 Haziran 2022 tarihleri arasında ki
haftalık verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmada; iki farklı portföy oluşturulmuştur. İlk
portföy optimizasyonun da sadece BİST 30’da yer alan pay senetleri kullanılmış,
ikincisin de ise, BİST 30’da yer alan pay senetleri ve analize konu olan kripto varlıklar
kullanılmıştır. Optimizasyon sonucunda sadece BİST 30’da yer alan pay senetlerinin
kullanılarak elde edilen optimal portföyün getirisi ve riskinin BİST 30 ve kripto
varlıklarından oluşan optimal portföyün getirisi ve riskine göre daha düşük olduğu tespit
edilmiştir. Dolayısıyla, kripto varlıkların portföy performansı ve çeşitlendirilmesi
açısından iyi bir yatırım aracı olabilecekleri ve portföy performansı üzerinde olumlu
etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır
Numerical investigation of the effects of stenosis on hemodynamics in the idealized left coronary artery
Bu tez çalışması kapmasında idealize edilmiş sol koroner arterde, sol ön inen arter sabit
tutulup sol sirkumfleks arter ile yaptığı açılar 30º, 75º ve 120º olacak şekilde
belirlenmiştir. Sayısal analizler, daralmanın olmadığı sağlıklı durum ve her bir damara
çap üstünden daralma uygulanarak elde edilen hastalıklı arterler için gerçekleştirilmiştir.
Stenotik arterlerde, stenoz dereceleri %20 ile %80 arasında değişmekte olup bu
stenosisler, sol ana arter, sol ön inen arter ve sol sirkumfleks arterler üzerinde
modellenmiştir. Tez çalışmasında yapılan tüm sayısal analizler ANSYS Fluent 2021R2
programı ile gerçekleştirilmiştir. Analizlerde kan, Newton tipi olmayan bir akışkan olarak
kabul edilmiştir ve Carreau viskozite modeli kullanılmıştır. Giriş sınır koşulu olarak
kardiyak döngü ortalama hız profilinin uygulandığı bu tez çalışmasında, her iki çıkışta da
80 mmHg basınç çıkış sınır koşulu uygulanmıştır. Gerçekleştirilen sayısal analizler
sonucunda, %80 daralma derecesine sahip arterlerde arterin dayanamayacağı seviyelerde
yüksek basınç değerleri elde edilmiştir. Arterler üzerindeki stenosislerde meydana gelen
WSS değerleri, açılar ve kardiyak döngünün minimum ve maksimum noktaları göz
önünde bulundurularak kıyaslandığında, LM üzerindeki daralma derecesi %50’yi aştıktan
sonra, kanın yeterli miktarda iletilememesinden dolayı karina bölgesinde meydana gelen
yüksek WSS alanları kaybolmaya başlamıştır. Partiküllerin arter duvarına yakın
bölgelerde kalma süresinin stenosis çevrelerinde, akış ayrılmalarının meydana geldiği
alanlarda ve çatallanma bölgesinde meydana geldiği ve bu alanların plak oluşumuna
eğilimi olan alanlar olduğu görülmektedi
Opportunism still remained alive: conditional limits of trust and contract in software projects
PurposeBased on a survey study of 138 software buyers in Turkey, this study examines conditional indirect effects of requirements uncertainty on supplier opportunism where buyer dependence, a proxy for relation-specific investments, undertakes a mediator role. The authors consider a two-level moderation effect of trust and contract in buyer-supplier relationships throughout the software project lifecycle.Design/methodology/approachA survey-based empirical study was conducted, and conditional process analyses were run using PROCESS macro in SPSS. The present study tests a two-stage moderated mediation model in which competence-based trust with a detailed contract setting moderates the mediational path from requirements uncertainty to buyer dependence.FindingsThe data obtained from the buyer side in the Turkish software industry showed that a relationship in which the buyer is structurally dependent begins at a high level of trust. On the other hand, the authors found that contractual rigidity fosters supplier opportunism ex-post in evolving process of the relationship.Originality/valueThis study contributes to project management literature by testing a two-level moderation effect of governance and the mediator role of buyer dependence in the relationship between requirements uncertainty and supplier opportunism. Moving differently from the previous studies, this study integrates contributions of both economic perspectives, such as resource dependence theory and transaction cost analysis, and relational perspectives into the information processing view.Q4WOS:0009260799000012-s2.0-8514750479
Higher education quality assurance model: Practices in a newly established state university
Eğitimin önemi, gelecek nesillerin gelişimini teşvik etme yeteneğine bağlıdır.
Yetkin işleyen bir eğitim sistemi bu hedefe ulaşmada çok önemlidir. Bu amaçla kalite
güvencesi sisteminin kurulması, gelecek vadeden eğitim kurumlarında optimum eğitim,
öğretim ve öğrenme fırsatları sağlamak için çok önemlidir. Kalite güvencesi sistemi
yükseköğretim kurumlarının eğitim-öğretim, araştırma ve toplumsal katkı faaliyetleri ile
idari hizmetlerinin iç ve dış kalite güvencesi ve akreditasyon süreçlerini planlama ve
uygulama esaslarının tümünü kapsamaktadır. Bu tez çalışmasında, yeni kurulan ve
gelişmekte olan bir devlet üniversitesinde kalite güvencesi sistemi yapılandırılması
amacıyla gerçekleştirilen ve gerçekleştirilmesi planlanan süreçlerin uygulanmasını içeren
bir model önerilmiştir. Önerilen modelle stratejik yönetim süreci ile periyodik izleme ve
iyileştirme faaliyetlerinin içselleştirilmesi ve paydaş katılımını temel alan, yenilikçi bir
kalite güvencesi sistemi kurgulanmıştır. Bu kapsamda paydaş memnunuiyetini
değerlendiren bir anket sistematiği geliştirilmiş ve uygulamasıyla birlikte analizleri
gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen uygulama sonuçları önerilen modelin yüksek
düzeyde memnuniyet sağladığını göstermiştir. Çalışma, yeni kurulan ve gelişmekte olan
yükseköğretim kurumlarına rehber niteliği taşımaktadır
Determining accounting professionals awareness levels regarding integrated reporting: A field research
Entegre raporlama küresel piyasalarda varlığını devam ettirilebilmesine,rekabet
edebilmesine, potansiyel yatırımcıların işletmeye yatırım yapmasına katkı sağlamaktadır.
Bununla birlikte bazı çıkar gruplarının ihtiyaç duyduğu finansal veya finansal olmayan
verileri açık, anlaşılır, karşılaştırılabilir, doğrulanabilir, gerçeğe ve ihtiyaca uygun bir
dille sunmayı amaçlamaktadır.Bu amaç doğrultusunda işletmeler finansal veya finansal
olmayan raporları düzenleyerek çıkar grupları olarak tanımlanan başta devlet olmak
üzere, çalışanlar, ortaklar, potansiyel yatırımcılar, sivil toplum kuruluşları ve kredi
kuruluşlarının kullanımına sunmaktadır. Çalışmada Ankara ilinde bağımlı veya bağımsız
olarak faaliyet gösteren muhasebe meslek mensubuna entegre raporlama konusunda 23
ifade yöneltilmiştir. Beş farklı boyut altında toplanan bu ifadeler muhasebe meslek
mensuplarının entegre raporlamaya ilişkin farkındalık düzeylerini ortaya koymaktadır.
Çalışmaya geri dönüş sağlayan 388 muhasebe meslek mensubundan elde edilen veriler
ile analiz edilmekte ve bulgular açıklanmaktadır. Çalışmada verilerin normal dağılım
göstermesinden dolayı t-testi ve anova testine analizleri uygulanmaktadır. Çalışmada
demografik özellikler açısından muhasebe meslek mensuplarının farkındalıklarının olup
olmadığı analiz edilmektedir. Çalışma sonucunda eğitim düzeyi, aylık gelir, mesleki
deneyim, mesleki unvan ve entegre raporlama bilgisi açısından katılımcı farkındalığının
olduğu ortaya konmaktadır
Comparison of traditional and new propaganda techniques in political communication: An evaluation on the Canvassing model
Siyasal iletişim, geçmişten günümüze birçok kez dönüşüme uğramış ve sürekli
olarak yeni değişimlerle gelişmiş bir olgudur. Siyasette iletişim, siyasal aktörlerin
belirlenmesinde kullanılan oldukça önemli bir husustur. Bu nedenle siyasal iletişimin
içinde barındırdığı kullanım alanları üzerine bir araştırma yapmak oldukça önemlidir.
Özellikle siyasal aktörlerin belirlenmesi için demokratik toplumlarda seçim sürecinde
gerçekleşen faaliyetler, bu araştırmanın temel konusudur. Adayların oy oranlarını
artırması ve arzuladıkları hedefe ulaşması için propaganda tekniklerinden faydalanması
gereklidir. Propaganda faaliyetleri, geçmiĢten günümüze değişim ve dönüşüm
yaşamışken siyasi partilerin politikaları ve adayların kullanacakları tekniklerin yarattığı
etkiler oldukça önemlidir. Propaganda teknikleri, teknolojinin geliĢimi ve siyasal
iletişimde kullanılan araçlarda yaşanan değişiklikler ile bağlantılı olarak değişmiştir.
Geleneksel teknikler ve yeni teknikler üzerine bir analiz yapmak, hangi tekniklerin
adaylara daha fazla fayda sağlayacağını ortaya koymak adına önem arz etmektedir.
Çalışmanın asıl gayesi, günümüzde siyasal katılımı ve oy oranlarını artırmaya yönelik
girişimlerin neler olabileceği ve seçmen davranışlarını etkileme sürecinde Canvassing (yüz yüze oy toplama) yönteminin daha etkili olduğu düşüncesinden hareketle,seçmenleri oy vermeye ikna yöntemi olarak Canvassing modeline yönelmenin hedefe
ulaĢma konusunda sağlayacağı faydayı ortaya koymaktır. Araştırmada TBMM‟nde
bulunan partilerin Adana ili sınırları içerisinde yer alan kadın kolları temsilcileri
örneklem olarak belirlenmiştir. Partilerin propaganda faaliyetleri ve Canvassing(yüz
yüze oy toplama) yönteminden aldıkları geri dönüĢler irdelenmiştir. Araştırmada
Canvassing(yüz yüze oy toplama) yönteminin yeni tekniklere göre daha etkili sonuçlar
doğurduğu ve oy oranlarında artış yaratarak seçmeni etkileme, ikna etme açısından
olumlu katkı sağladığı sonucuna ulaşılmıştır
A novel method for image encryption using time signature-dependent s-boxes based on latin squares and the playfair system of cryptography
This paper presents an image encryption algorithm by using time signature-dependent S-Boxes, which are based on Latin squares, the Playfair system of cryptography, and functions that are inspired by the behavior of a Japanese ladder. The encryption algorithm includes four stages: the construction of the S-Box, the generation of keys, image diffusion, and image permutation. The public key is generated from the grey-scale values of the plaintext image and the time signature, and secret key consists of the time signature and two functions from F82 to F82. Permutation and diffusion stages of the encryption algorithm are based on a given S-Box. Moreover, a chaotic map is used in the permutation phase for an effective shuf-fling of pixel positions. The simulation results and security analyses show that the proposed encryption scheme is quite secure and it can resist various cyber attacks effectively.Q20009934325000062-s2.0-8516026408
Boron-based magnesium diboride nanosheets preparation and tested for antimicrobial properties for PES membrane
Antimicrobial resistance to antibiotics for current bacterial infection treatments is a medical problem. 2D nanoparticles, which can be used as both antibiotic carriers and direct antibacterial agents due to their large surface areas and direct contact with the cell membrane, are important alternatives in solving this problem. This study focuses on the effects of a new generation borophene derivative obtained from MgB2 particles on the antimicrobial activity of polyethersulfone membranes. MgB2 nanosheets were created by mechanically separating magnesium diboride (MgB2) particles into layers. The samples were microstructurally characterized using SEM, HR-TEM, and XRD methods. MgB2 nanosheets were screened for various biological activities such as antioxidant, DNA nuclease, antimicrobial, microbial cell viability inhibition, and antibiofilm activities. The antioxidant activity of nanosheets was 75.24 ± 4.15% at 200 mg/L. Plasmid DNA was entirely degraded at 125 and 250 mg/L nanosheet concentrations. MgB2 nanosheets exhibited a potential antimicrobial effect against tested strains. The cell viability inhibitory effect of the MgB2 nanosheets was 99.7 ± 5.78%, 99.89 ± 6.02%, and 100 ± 5.84% at 12.5 mg/L, 25 mg/L, and 50 mg/L, respectively. The antibiofilm activity of MgB2 nanosheets against S. aureus and P. aeruginosa was observed to be satisfactory. Furthermore, a polyethersulfone (PES) membrane was prepared by blending MgB2 nanosheets from 0.5 wt to 2.0 wt %. Pristine PES membrane also has shown the lowest steady-state fluxes at 30.1 ± 2.1 and 56.6 L/m2h for BSA and E. coli, respectively. With the increase of MgB2 nanosheets amount from 0.5 to 2.0 wt%, steady-state fluxes increased from 32.3 ± 2.5 to 42.0 ± 1.0 and from 15.6 ± 0.7 to 24.1 ± 0.8 L/m2h, respectively for BSA and E. coli. E. coli elimination performance of PES membrane coated with MgB2 nanosheets at different rates and the membrane filtration procedure was obtained from 96% to 100%. The results depicted that BSA and E. coli rejection efficiencies of MgB2 nanosheets blended PES membranes increased when compared to pristine PES membranes.Q12-s2.0-8516617261