Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Bir müfessir olarak Ibn Receb El-Hanbeli ve tefsire dair görüşlerinin derlendiği Ravaiu't-Tefsir isimli eserin Ulümü-l-Kur'an açısından incelenmesi

    No full text
    İbn Receb el-Hanbelî (ö. 795/1393), İslâmî ilimlerin birçok alanında söz sahibi olan çok yönlü bir ilim adamıdır. Hicrî VIII. asırda yaşayan İbn Receb, İslâm dünyasının ve Hanbelî mezhebinin önemli simalarından birisi olarak bilinmektedir. O, hadis başta olmak üzere fıkıh, kelâm, usûl ve tarih gibi birçok alanda eser yazan velûd bir müelliftir. Bu ilimlerin yanı sıra İbn Receb, tefsir alanında da söz sahibidir. Onun tefsirle ilgili kaleme aldığı müstakil eserleri birkaç kısa sûrenin açıklandığı küçük risâlelerden ibarettir. Biz onun tefsir konusundaki açıklamalarını ağırlıklı olarak diğer eserlerinde görmekteyiz. Ebû Muaz Târık b. Ivazillâh b. Muhammed tarafından İbn Receb'in elliye yakın eserinden tefsire dair açıklamaları bir araya getirilerek Ravâiu't-Tefsîr el-Câmi' li't-Tefsîri'l- İmam İbn Receb el-Hanbelî isimli bir tefsir oluşturulmuştur. İbn Receb el-Hanbelî'nin Kur'ân ilimleriyle ilgili müstakil bir eserinin olduğu bilinmemektedir. Ayrıca İbn Receb'in tefsir açıklamalarının bir araya getirilmesiyle oluşan Ravâiu't-tefsîr isimli eserin mukaddimesinde de "ulûmü'l-Kur'ân"la ilgili herhangi bir bilgi söz konusu değildir. Bu da önemli bir müfessir olan İbn Receb'in, Kur'ân ilimlerine dair görüşlerinin ne olduğu ve âyetleri tefsir ederken bu ilimleri nasıl kullandığı sorularını akla getirmektedir. Bu nedenle çalışmamızda İbn Receb'in hayatı, ilmî kişiliği ve tefsire dair görüşlerinin derlendiği Ravâiu't-tefsîr isimli eserin tanıtımına yer verilerek, Kur'ân ilimlerine olan yaklaşımının ortaya konulması hedeflenmektedir. Böylelikle elde edilen bulgulardan hareketle analiz ve sentez yoluyla Ravâiu't-tefsîr'de Kur'ân ilimlerinin işleniş tarzı ve eserin tefsir tarihindeki yeri ve önemi ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır

    Ortaokul öğretmenlerinin notlandırma uygulamalarının incelenmesi

    No full text
    Bu çalışmanın amacı ortaokul öğretmenlerinin notlandırma uygulamalarını ve bu uygulamalarının geçerliğini incelemektir. Araştırma karma yöntem araştırma modellerinden zenginleştirilmiş desenle dizayn edilmiştir. Araştırmanın verileri devlet okullarında görev yapan 287 ortaokul öğretmeninden çevrim içi (online) olarak toplanmıştır. Araştırma grubu seçkisiz olmayan yöntemlerden uygun örnekleme yöntemi ile oluşturulmuştur. Araştırmanın nicel bölümünde tez kapsamında geliştirilen geçerli ölçmeler ölçeği ve gerçek hayat durum senaryoları aracından elde edilen veriler branş, cinsiyet, kıdem, yaş ve ölçme bilgisi açısından incelenmiştir. Nicel verilerin analizinde grup karşılaştırmaları için normallik varsayımı karşılayan gruplara Tek Yönlü Varyans Analizi(ANOVA), Bağımsız Gruplar t Testi normallik varsayımını karşılamayan gruplar için ise Kruskal Wallis H Testi ve Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Kategorik değişkenler arasında ilişkilerin incelenmesinde Uyum Analizi (Correspondence Analysis) kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda Messick geçerlik teoremi ışığında öğretmenlerin geçerlik kategorileri belirlenerek ilgili kategorilere ilişkin görüşler incelenmiştir. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre ortaokul öğretmenlerin geçerli ölçmeler ölçeği puanları Notlandırmaya Diğer Değişkenlerin Karışımı(NDK) alt ölçeğinde branş, cinsiyet, kıdem, yaş ve ölçme ve değerlendirme bilgisi değişkenlerinin alt düzeylerinde, Hatırlamanın Not Karışması (HNK) alt ölçeği branş, kıdem, yaş ve ölçme ve değerlendirme bilgisi değişkenlerinin alt düzeylerinde, Doğru Puanlama İşlemi(DPİ) alt ölçeği kıdem, yaş ve ölçme ve değerlendirme bilgisi değişkenlerinin alt düzeylerinde, Gerçek Performansın Gösterimi(GPG) alt ölçeği ise sadece ölçme ve değerlendirme değişkeninin alt düzeylerinde farklılaştığı görülmüştür. Senaryolara verilen cevaplar incelendiğinde öğretmenlerin yetenek, çaba, geçme-kalma, eksik ödev ve öğrenci gelişim faktörlerini notlandırmalarında dikkate aldıkları ve uygulamalarını sözü geçen faktörler çerçevesinde belirlendikleri görülmüştür. Ayrıca senaryolardaki yüksek not, ortalama not ve düşük not verme tercihlerinin öğretmenlerin branş türü, yaş ve kıdem özellikleriyle ilişkili olduğu ancak cinsiyet ve ölçme ve değerlendirme bilgisi değişkenleriyle bir ilişkisini olmadığı görülmüştür. Öğretmenlerin notlandırma yorumlamaları Messick geçerlik teoremine ilişkin kategorileri incelendiğinde genel olarak yapı geçerliğine ait yorumlamaların az olması öğretmenlerin notu sadece bir sayısal değerden ibaret olarak görmediklerini göstermiştir. Tüm yapılan yorumlamalarda notun anlamını bir değer etkisi ile eşleştiren öğretmenlerin çokluğu dikkat çekmiştir. Söz konusu çaba, yetenek, eksik ödev, notun gelişimi gibi faktörlerin toplumumuzda bir değer algısı olarak görülmesi bu durumun oluşmasına sebep olduğu düşünülmektedir. Öğretmenlerin not verme tercihleri ile sahip oldukları Messick geçerlik kategorileri arasındaki ilişkiler incelendiğinde çaba ve eksik ödev söz konusu olduğunda notun sonucu hakkında kaygılanan öğretmenlerin yüksek not verme eğiliminde, notlandırmaya kanıt arayan veya bazı değer algıları çerçevesinde notlandırmalar yapan öğretmenlerin ortalama notlar verdikleri görülmüştür. Öğrenci gelişimi söz konusu olduğunda ise öğretmenlerin genellikle bazen kanıt aramak için bazen değer algıları bunu gerektirdiği için bazen de notlandırma sonucu hakkında kaygıları olduğu için yüksek not verme eğilimi taşıdıkları gözlenmiştir. Öğretmenlerin notun yapısın hakkındaki görüşlerinden hareketle notu en çok bir ürün sonucu elde ettikleri ayrıca notun sadece sayısal bir durum olarak kavramlaştırdıkları görülmüştür. Notlandırmada kullandıkları kanıtlara ilişkin olarak en çok öğrenci davranışından elde edilen somut durumları kanıt olarak kullanan öğretmenler sınav sonucunu en önemli kanıt olarak gördüklerini dile getirmişlerdir. Öğretmenler somut kanıtlar dışında çaba, sorumluluk, derse katılım, ders önem ve ilgi gibi öğrenciden elde edilen soyut kanıtları da notlandırmalarında kullandıklarını dile getirmişlerdir. Öğretmenlerin notlandırmaya karıştırdıkları değer algılarında ise özellikle kendi değer algılarını dâhil ettikleri ve adalet, objektiflik, eşitlik kavramlarına önem verdikleri görülmüştür. Notlandırmanın sonucunda meydana gelecek değişimlere ilişkin öğretmen görüşlerinde teşvik etme, ilgi artışı, kendine güven ve başarı artışı gibi olumlu, dersten soğuma, küsme ve uzaklaşma ve başarısızlık hissi gibi olumsuz durumlara sebep olacağını dile getirmişlerdir

    Rusya federasyonu'nun Azerbaycan'daki kamu diplomasisi faaliyetleri: 2000-2019

    Get PDF
    Diplomasi kavramı tarih boyunca devletlerin kendi çıkarlarını korumak adına başvurdukları en önemli yöntemlerden birisi olmuştur. Diplomasinin uluslararası ilişkilere en büyük katkısı ise hiç şüphesiz devletlerin çıkar politikaları adına gerçekleşen kanlı savaşların yerine iletişim ve iş birliğini getirmesidir. İlk çağlardan beri var olan diplomasi kavramı küreselleşme ile birlikte sürekli bir değişim ve gelişim içerisine girmiştir. Diplomasi kavramının geçirdiği bu değişimlerle beraber birçok yeni diplomasi türü de uluslararası sahnede boy göstermeye başlamıştır. Bu diplomasi türleri arasındaki en etkili yöntemlerden birisi de hiç kuşkusuz kamu diplomasisi olarak addedilmektedir. Kamu diplomasisi kavramı, en temel anlamıyla bir devletin, başka bir devlete ve o devletin halkına karşı izlediği politikalarda yumuşak güç unsurlarını kullanarak cazibe kazanması ve bu sayede sert güç kullanımına oranla daha barışçıl ve daha az maliyetli bir şekilde hedeflediği politikalara ulaşması olarak ifade edilmektedir. Kamu diplomasisi özellikle 21. yüzyılda devletler tarafından daha etkin bir şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Gün geçtikçe önem kazanan kamu diplomasisi kavramına SSCB döneminde pek rastlanmazken SSCB'nin halefi olan Rusya Federasyonu'nda ise 2000 yılından sonra Vladimir Putin'in girişimleriyle beraber bu diplomasi türüne verilen önem artmaya başlamıştır. Zira küreselleşme ile beraber uluslararası ilişkilerde artık sert güç yerine yumuşak güç uygulamaları daha somut çözümleri de beraberinde getirmiştir. Bu noktada Rusya Federasyonu her ne kadar kamu diplomasisi faaliyetlerine hız vermiş olsa da geleneklerine duyduğu bağlılıklar sebebiyle tamamen rafa kaldırmadığı sert güç unsurlarını da kullanmaya devam etmiştir. Rusya Federasyonu, kamu diplomasisi faaliyetlerini özellikle eski SSCB coğrafyası olan BDT ülkelerinde uygulamaya öncelik vermiştir. Rusya Federasyonu açısından bakıldığında ise BDT içerisinde yer alan en önemli devletlerden birisi de hiç kuşkusuz Azerbaycan olarak görülmektedir. Bu sebeple Rusya Federasyonu, Azerbaycan'a karşı sert güç unsurlarını uygulayarak Azerbaycan'ın Batı devletlerine yaklaşmasına sebebiyet vermek yerine, dış politikasında değişikliklere giderek yumuşak güç uygulamaları vasıtasıyla Azerbaycan devleti ile iş birliği sağlamayı ve Azerbaycan halkı tarafından da sempati kazanmayı amaçlamaktadır

    Yaylı çalgıların ses kayıt sürecinin incelenmesi

    No full text
    Bu çalışmada Klasik batı müziğinde kullanılan yaylı çalgıların, solo formunda profesyonel ses kayıt ortamına aktarılmasında uygulanabilecek yöntem ve teknikler incelenmektedir. Tezin birinci ve ikinci bölümünde çalışmanın amacı ve yöntemi belirtilmiş, bulgular değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ses ve sesin özellikleri, mikrofon çalışma prensipleri ve çeşitleri, yaylı çalgı ailesinin genel özellikleri tanıtılmıştır. Tezin konusunu oluşturan stüdyo çalışmaları, frekans analizlerine dördüncü bölümde yer verilmiştir. Farklı mikrofon çeşitleri ve mikrofonlama uygulamaları kullanılarak kaydedilen yaylı çalgılar ailesinin spektrum analiz verileri incelenmiş ve birbirleri ile karşılaştırılmıştır. Bu bölümde ayrıca dinleyici testi sonuçları tablolar halinde gösterilmiş ve açıklaması yapılmıştır

    Kiriş-Çamyuva (Antalya) bölgesindeki plaj kumlarının ağır metal içerikleri, kökeni, mekansal analizi ve kirlilik endeksleri

    No full text
    Çalışma bölgesi olan Kiriş – Çamyuva sahili, Antalya'nın batısında bulunmaktadır. Bölge, son yıllarda turizm açısından büyük ilgi görmektedir. Bu neden ile sahillerde ki ağır metal içeriğinin hesaplanarak insan sağlığı açısından tehlike teşkil edip etmediğinin bilinmesi üzerine yapılan çalışmalar da turizm ile birlikte oldukça önem kazanmıştır. Bölgenin jeolojik araştırmaları ve haritalandırmaları Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından yapılmış olup Kiriş – Çamyuva sahili 1/100000 ölçekli O25 paftasında yer almaktadır. Kiriş – Çamyuva sahilinde hızla yükselmekte olan turizmin de etkilenmemesi açısından, sahil kumlarında ki ağır metal içeriğinin insan sağlığına etkisinin öğrenilmesi amaçlanmıştır. Bölgede ki metaller hakkında analiz ve hesaplamalar yapılarak verilere ulaşılmıştır. Çalışma sahası içerisinde stratigrafik istif sunan farklı yaş ve özellikte kayaçlar bulunmaktadır. Bölgedeki en yaşlı birimin Permiyen olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada Kiriş – Çamyuva sahilindeki plaj kumlarının dane boyu dağılımları, ağır metal içerikleri ve kökeni belirlenerek mekânsal analizleri yapılmıştır. Numuneler içerisinde belirlenen elementler ile kirlenme faktörü, zenginleşme faktörü ve jeo-birikim indeksi hesaplanmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre elde edilen veriler tablo, grafik ve haritalandırma yöntemleri ile görselleştirilmiş, değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır

    Tekirdağ Balabanlı rüzgar enerji santrali ve çevresinde süzülen göçmen kuş türlerinin göç hareketlerinin belirlenmesi

    No full text
    Bu tez çalışmasının amacı Tekirdağ ilinin Çorlu ilçesinde bulunan Balabanlı Rüzgâr Enerji Santralinin süzülerek geçiş yapan kuş hareketliliği üzerine etkisinin araştırılması amacıyla yapılmıştır. Balabanlı RES sahası ve çevresinde 2019 sonbahar ve 2020 ilkbahar göç dönemlerinde toplam 36 günlük izleme çalışması yürütülmüştür. Bu çalışma sonucunda 15 takımdan 37 familyaya ait toplam 118 kuş türü tespit edilmiştir. Bu türlerden 20 tanesi süzülerek göç eden kuş türüdür. Yapılan çalışma sonucunda 20 süzülen kuş türüne ait toplamda 1048 birey ve bunlara ait 269 geçiş tespit edilmiştir. Bu türlerin alandan geçişleri esnasında yerden ortalama uçuş yüksekliği 105 m (0-500) olup, en yakın türbin noktasına ise ortalama 214 m (10-1500) geçiş yaptığı gözlenmiştir. Çalışma sahasında süzülen kuş türlerinden kızıl akbaba sadece sonbahar göç döneminde 1 geçişte 5 bireyi kaydedilmiştir. Çalışma süresi boyunca akleylek 9 geçişte 722 bireyi ile en çok gözlenen tür olurken gökçe delice, delice doğan ve arı şahini tek geçişte birer bireyi gözlenmiştir. Çalışma sahası ve çevresinde yapılmış olan izlemeler sonucunda süzülen kuş türlerinin daha yoğun olarak türbin noktalarında ve yakınlarında olduğu tespit edilmiştir. RES sahasındaki 269 geçişin 11'i (%4) kanat süpürme bölgesinden gerçekleşmiş olup 258'i (%96) riskli olmayan bölgelerden gerçekleşmiştir. Proje sahasında 5 termal nokta ve 4 farklı geçiş rotası tespit edilmiştir. Arazi çalışmaları esnasında yapılan türbin altı karkas tarama faaliyetleri sonucunda türbin kanat hareketlerinden kaynaklı ölü veya yaralı bireylere rastlanılmamıştır

    Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan müdürlerin yeterliliklerinin belirlenmesi ve yetiştirilmesine yönelik yeterlilikler çerçevesi

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında ihtiyaç duyulan müdür yeterliklerinin belirlenmesi ve yeterliklerin gelişimi için yetiştirilmelerine yönelik yeterlikler çerçevesi geliştirmektir. Çalışma üç aşamalı tasarlanmıştır. Araştırmanın birinci aşamasında mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul müdürlerinin yeterliklerini belirlemek üzere okullara doküman yönetim sistemi üzerinden gönderilen dokümanlar, kurum içi yazışma dokümanları, güncel mevzuat, konu ile ilgili kitap, makale ve tezlerden oluşan basılı bilimsel eserler iş analizi yöntemlerinden biri olan belge toplama tekniği ve doküman incelemesi yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen veriler NVIVO 11 nitel araştırma paket programı kullanılarak içerik analizi yapılmıştır. Araştırmanın ikinci aşaması nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseninde tasarlanmıştır. Veri toplama yöntemi olarak müdürlerin görüşlerinin derinlemesine ve ayrıntılı olarak incelenmesi için görüşme yöntemi kullanılmıştır. Bu çerçevede yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış görüşme formu özellikleri taşıyan görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim öğretim yılında Antalya ilinde 5 merkez ilçesi olan Muratpaşa, Kepez, Döşemealtı, Konyaaltı ve Aksu bölgelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 10 farklı resmi mesleki ve teknik ortaöğretim kurumunda çalışan okul müdüründen oluşmaktadır. Çalışma gurubunun belirlenmesinde nitel araştırmalarda kullanılan amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Müdürlerin belirlenmesinde mesleki kıdemleri 10 ve daha fazla olan, mesleki okullarda müdür olarak 5 yıl ve daha fazla çalışan gönüllü kadın ve erkek katılımcılar tercih edilmiştir. Bu özelliklere sahip okul müdürlerinin belirlenmesinde okul müdürlerinin görüşleri alınarak kartopu örnekleme yöntemine başvurulmuştur. Elde edilen veriler NVIVO 11 nitel araştırma paket programı ile betimsel ve içerik analizi yapılmıştır. Görüşmeler ile elde edilen veriler daha önce içerik analizi ile belirlenen temalara göre yorumlanmış ve gerekli yerlerde doğrudan alıntılar ile desteklenmiştir. Bu konuda yapılan incelemeler ile elde edilen bulgulara dayalı analizlerde tespit edilen yeterlikler; "insancıl", "kavramsal (karar)", "teknik", "teknolojik" olmak üzere birbiri ile ilişkili ve birbirini tamamlayan 4 yeterlik alanı ile bunlar altında yer alan yeterlik alanları ve bu alanlar ile ilişkili yeterlik göstergelerinden oluşan alanlar olarak gruplanarak sıralanmıştır. Araştırmanın üçüncü aşamasında, 1. ve 2. aşamasında elde edilen veriler çerçevesinde ortaya çıkan bulgulara bakarak bir yeterlikler çerçevesi, kazanım hedefleri, kazandırılması öngörülen davranışlar belirlenmeye çalışılmıştır. Tasarlanan yeterlikler çerçevesi ile müdürlerin mesleki gelişim ihtiyaçlarının belirlenmesinde ve bu ihtiyaçları belirlemeye yönelik faaliyetlerin planlanmasında dikkate alınacak referans bir çalışma olma niteliği taşıması amaçlanmıştır

    BDDT temelli sosyal beceri eğitimi programının şiddet suçundan mahkum olmuş beliren yetişkinlerin saldırganlık, öfke yönetimi ve iletişim becerileri üzerindeki etkinliğinin incelenmesi

    No full text
    Şiddet suçundan hüküm giymiş mahkûmlar hem ceza infaz kurumlarına girmeden önce hem de sonra öfke ve saldırganlıkla ilgili problemlerle mücadele etmektedir. Bu nedenle, rehabilitasyon çalışmaları kapsamında, tüm dünyada ceza infaz kurumlarında öfke ve saldırganlığı azaltmaya yönelik programlar uygulanmaktadır. Bu araştırmanın iki amacı vardır. Bunlardan ilki, şiddet suçundan hüküm giymiş beliren yetişkinlik dönemindeki erkek mahkûmların profillerini ortaya çıkarmak ve sosyal beceriler açısından eğitim ihtiyaçlarını belirlemektir. İkincisi ise, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) temel alınarak hazırlanan Sosyal Beceri Eğitimi programının şiddet suçlarından mahkûm olmuş beliren yetişkinlerin saldırganlık, öfke yönetimi ve iletişim becerileri üzerindeki etkililiğini incelemektir. Araştırmanın birinci aşamasında Antalya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda şiddet suçları sebebiyle mahkûm olan 18-25 yaş arasındaki 46 erkek mahkûm ile bireysel görüşmeler yapılmıştır. Mahkûmların yaşları, eğitim durumları, en son ne iş yaptıkları, sağlık durumları, madde kullanım öyküleri, aile özellikleri, cezaevinde bulunma sebepleri gibi dmografik bilgiler edinilmiştir. Ayrıca, öfke yönetimi konusunda kendilerini ne derece yeterli gördükleri, hangi sosyal beceri konularında eğitime ihtiyaç duydukları ve hangi konularda kendilerinde değiştirmek veya geliştirmek istediklerine ilişkin bilgiler toplanmıştır. Daha sonra bireysel görüşmelerden elde edilen bu veriler analiz edilerek mahkûmların profilleri çıkarılmış, sosyal beceriler açısından eğitim ihtiyaçları belirlenmiş ve bu ihtiyaçlara yönelik BDT temelli bir Sosyal Beceri Eğitimi programı hazırlanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında ise kontrollü deneysel bir çalışma yürütülmüştür. Deneysel çalışmanın örneklemi 18 (8 deney, 10 kontrol) erkek mahkûmdan oluşmaktadır. Deney grubunda yer alan katılımcılara 8 oturumdan oluşan ve araştırmacı tarafından geliştirilen Sosyal Beceri Eğitimi programı uygulanmış, kontrol grubundaki katılımcılara ise herhangi bir eğitim verilmemiştir. Araştırmada veri toplamak için Buss ve Perry Saldırganlık Ölçeği, Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği ve İletişim Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın birinci aşamasındaki nitel veriler değerlendirilirken mahkûmların sorulara verdikleri cevaplar analiz edilmiş ve frekansları hesaplanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında ise ön test ve son test verileri SPSS 22 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. İlk olarak ön test puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını test etmek için Mann Whitney U Testi daha sonra mahkûmların ölçeklerden aldıkları ön test puanları ile son test puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını test etmek için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırma bulguları deney grubundaki katılımcıların Saldırganlık Ölçeğinin alt ölçekleri olan fiziksel saldırganlık, düşmanlık, öfke ve sözel saldırganlık ölçeklerin de ön test ve son test puan ortalamaları arasında da anlamlı fark tespit edilmiştir. Deney grubundaki katılımcıların Sürekli Öfke ve Öfke İfade Tarzı Ölçeği'nin alt ölçekleri olan öfke içe vurumu ve öfke dışa vurumu ön test ve son test puanları arasında da anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak diğer alt ölçekler olan sürekli öfke ve öfke kontrolü ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney grubundaki katılımcıların iletişim becerileri alt ölçekleri olan egoyu geliştirici dil, etkin dinleme, kendini tanıma/kendini açma ve empati ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmuş ancak ben dili alt ölçeğinin ön test- son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bulgular, BDT temelli Sosyal Beceri Eğitimi programının mahkûmların saldırganlık puanlarını azaltma, öfke yönetimi ve iletişim becerileri puanlarını arttırma konusunda etkili olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla, bu ve benzeri öfke yönetimi ve iletişim becerilerini geliştirmeyi amaçlayan sosyal beceri programlarının şiddet suçu sebebiyle cezaevlerinde bulunan beliren yetişkinlik dönemindeki mahkûmlara uygulanması önerilebilir

    Antalya modernleşme sürecinin mimar birey üzerinden değerlendirilmesi: Özcan Kırmızıoğlu örneği

    No full text
    Yeryüzünde kendiliğinden oluşmuş doğal çevreden sonra en etkili olan, insan eliyle üretilen fiziksel çevredir. Fiziksel çevrenin büyük bir kısmını kapsayan mimarlık faaliyetlerinin altında yatan düşünce sistemini konuşabilmek için ilk olarak onu var eden özneleri konuşabilmek gerekir. Tarih boyunca özneler, mimari ürünlerin arka planında kalmış, hatta yok sayılmıştır. Endüstri Devrimi ile birlikte ortaya çıkan modern düşünce akımının bireyi ön plana çıkarmaya başlamasıyla birlikte, mimarlık alanında da birey kavramı konuşulur hale gelmiştir. Türkiye'de ise günümüzde hala birey olduğunun farkında olan ve bunu öne çıkaran mimar sayısı oldukça azdır. Özellikle periferide kalan kentlerde mimarlar kendilerinin farkında olmayıp, yaptığı çalışmaları belgeleme ihtiyacı dahi duymamaktadır. Bu durum mimarlık alanında bilgi üretimini kısıtlı hale getirmektedir. Mimarlık tarih yazımında da özneye yaklaşım benzer şekilde olmuştur. Tarih yazımı, toplumsal aktörler üzerinden değil öncü kabul edilen mimarlar üzerinden ilerlemiştir. Bu nedenle tarih boyunca biriktirilen belge ve bilgiler zaten kabul edilmiş olan isimlerin hayat hikayelerini daha ayrıntılı hale getirmek amacıyla saklanmaya değer bulunmuştur. Bu durum, "sıradan" görülen mimarların hayatları ve mesleki kariyerine dair birçok belgenin yok olup gitmesine neden olmuştur. Cumhuriyet Dönemi mimari yapıları, Batı etkisiyle kimi zaman modern mimari ilkeleriyle, kimi zaman moderne karşı duran bir anlayışla şekillenmiştir. Sonuç olarak süreci modernizm yönetmiştir. Modernizm kavramı "birey" kavramını ön planda tutarken Türkiye'de özneleri yok sayarak kaydedilen bir mimarlık dünyası, modern düşünce sistemiyle tezat bir ortam oluşturmuştur. Dönemi kişiler üzerinden belgelemek, mimari yapıları şekillendiren düşünce sistemini anlamak adına önemli bir yöntem olmuştur. Bu doğrultuda periferi bir kent olan Antalya'da Cumhuriyet Dönemi mimarlık ortamı, onu var eden öznelerden birisi üzerinden değerlendirilmiştir

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇