Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Spor yapan ve yapmayan öğrencilerin öğrenme stillerinin incelenmesi (Antalya ili Konyaaltı ilçesi örneği)

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, spor yapan ve yapmayan öğrencilerin tercih ettikleri öğrenme stillerini belirleyerek, geleceğe yönelik verimli bir öğrenim ve spor hayatı sürdürmelerine katkıda bulunmaktır. Yöntem: Bu araştırma genel tarama yöntemlerinden survey (tarama) tipi bir araştırmadır. Araştırmanın evrenini Antalya ili Konyaaltı ilçesinde öğrenim gören ortaokul ve lise öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Antalya ili Konyaaltı ilçesinde öğrenim gören ortaokul ve lise öğrencileri arasından tabakalı örnekleme yöntemi ile seçilmiş 1043 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ve Kolb tarafından geliştirilen, Gencel (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan Kolb Öğrenme Stili Envanteri- III kullanılmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel çözümlemelerinde SPSS 23 (Statistical Package for the Social Sciences) paket programı kullanılmıştır. Araştırma kapsamında bağımsız değişkenler ve öğrenme stilleri ile ilgili bulgular frekans (f) , yüzde (%) olarak verilmiştir. Demografik özelliklere göre öğrenme stilleri arasındaki karşılaştırmalar ki-kare (Chi-square) istatistiksel analizi ile yapılmıştır. Araştırmada anlamlılık düzeyi 0.05 olarak belirlenmiştir. Kolb Öğrenme Stili Envanterinin dört temel öğrenme biçimi puanları ile birleştirilmiş puanların Cronbach-alpha değeri (Somut Deneyim 0,63; Yansıtıcı Gözlem 0,67; Soyut Kavramsallaştırma 0,67; Aktif Deneyim 0,69) olarak bulunmuştur. Bulgular: Spor yapan öğrenciler (%27,1) yerleştirme, spor yapmayan öğrenciler (%29,6) özümseme öğrenme stiline sahiptir. Öğrenme stilleri yaşa göre (p=0,001); eğitim kademesine (p=0,003); sınıfa (p=0,003); okul türüne (p=0,018); gruplandırılmış verilerde baba mesleğine (p=0,010) göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermektedir. Spor yapan ve yapmayanların öğrenme stillerinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p=0,013). Spor yapmayanların yaşa (p=0,049) ve gruplandırılmış verilerde baba mesleğine (p=0,010) göre öğrenme stilleri değişmektedir. Sonuç: Bu araştırmada spor yapan öğrencilerin öğrenme stilleri yerleştirme, spor yapmayan öğrencilerin öğrenme stilleri özümsemedir. Spor yapan ve yapmayan öğrencilerin öğrenme stilleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05)

    Turizm pazarlaması kapsamında dijitalleşme sürecinin turizm sektörü üzerindeki etkileri: Nitel bir araştırma

    No full text
    Yaşanan küresel dijitalleşme süreci hemen hemen tüm sektörleri olumlu veya olumsuz etkilediği gibi turizm sektörünü de etkilemiştir. Bu bağlamda gelişen bilişim teknolojileri ile yaşanan dijitalleşme sürecinin, turizm sektöründeki etkilerinin anlaşılması ve geçmiş tarihler de göz önünde bulundurularak turizm sektörünün geleceğine ışık tutulması araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Bu çerçevede, dijitalleşmenin turizm sektörüne etkilerinin anlaşılabilmesi adına nitel araştırma yaklaşımı ile internet kaynakları üzerinden doküman taramaları ve turizm sektörü çalışan ve yöneticileri ile yarı-yapılandırılmış derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. İç içe geçmiş tek durum deseninin kullanıldığı araştırmada, elde edilen dokümanlara ve görüşmelerin transkripsiyonu ile elden edilen verilere içerik analizi uygulanmıştır. Turizm sektörü, ürünü hizmet olan bir sektördür ve fiyat, dağıtım, tanıtım gibi pek çok unsur da turizm pazarlamasının birer parçalarıdır. Uygulanan analizler sonucunda elde edilen bulgular ile dijitalleşmenin turizm pazarlamasını oluşturan unsurlar üzerindeki etkilerinin anlaşılması amaçlanmaktadır. Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar ile turistik hizmetin temel yapısının değişmediği fakat dijital imkânlar kullanılarak yeni turistik hizmetlerin sunulabileceği ve dijital mecra ve teknolojilerin turizm pazarlamasında geleneksel mecra ve teknolojilere göre daha verimli şartlar sunabildiği, dünyada yaşanan dijitalleşme sürecinin değiştirdiği turist profillerine uygun hizmetlerin geliştirilmesi gerektiği görülmektedir. Bu bağlamda, varılan sonuçlar ışığında dijitalleşen dünyada tüm turizm paydaşlarının yararlanabileceği öneriler sunulmuştur

    Ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin sıfatları bulma durumlarının çeşitli değişkenler açısından incelenmesi

    No full text
    Bu çalışma ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin sıfatları ve çeşitlerini bulma durumlarının incelenmesi ve farklı değişkenler açısından sıfatları ve çeşitlerini bulma durumlarında anlamlı farklılık olup olmadığının ortaya konulması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bunun yanında Türkçe öğretmenlerinin ve ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin sıfatların öğretimiyle ilgili görüşleri de belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada karma yönteminin nicel verileri desteklemek için nitel veya nicel yöntemlerden birinin ötekine göre daha fazla ön planda olduğu gömülü deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, nicel boyutta 2018-2019 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa ilinde bulunan 4 ortaokulda öğrenim gören 160 altıncı sınıf öğrencisi; nitel boyutta ise açık uçlu soruya cevap veren ise 160 altıncı sınıf öğrencisi ile çalışmada belirlenen ölçütlere uyan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 20 Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Çalışmanın nicel verileri araştırmacı tarafından geliştirilen bir ölçme aracıyla; nitel verileri ise yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilmiştir. Nicel verilerin çözümlenmesinde SPSS 22.0 paket program ve Mann Whitney U Testi ve Kruskal Wallis Testleri kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi ise içerik analiz tekniği ile ve görüşler üst ve alt temalar altında kategorileştirilerek analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda öğrencilerin ölçme aracındaki sıfatları ve çeşitlerini doğru bulma oranı % 70,6; yanlış bulma oranı %28,2; boş bırakma oranın ise %1,1 olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin sıfatların nitelediği belirttiği unsurları doğru bulma oranlarını %68,2; yanlış bulma oranlarının %31,0 ve boş bırakma oranlarının ise %0,7 olduğu görülmüştür. Ortaokul altıncı sınıf öğrencilerinin sıfatların nitelediği/belirttiği unsurlara/cümleye/metne kattığı anlamı %13,62 oranında tam doğru buldukları, %39,78 oranında kısmen doğru buldukları, %37,78 oranında yanlış buldukları ve boş bırakma oranlarının ise %8,81 olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sıfatları ve çeşitlerini bulma durumlarının okul başarısı ve Türkçe dersi akademik başarı puanı açısından anlamlı farklılıklar gösterdiği, cinsiyete göre ise herhangi bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Öğrencilerin sıfatların nitelediği/belirttiği unsurları (isim/zamir) bulma durumlarının Türkçe dersi akademik başarı puanına göre anlamlı farklılık gösterdiği cinsiyet ve okul başarısı açısından anlamlı farklılık göstermediği saptanmıştır. Altıncı sınıf öğrencilerinin sıfatların nitelediği/belirttiği unsurlara/cümleye/metne kattığı anlamı bulma durumlarının cinsiyet ve Türkçe dersi akademik başarı puanı açısından anlamlı farklılık gösterdiği okul başarı açısından ise anlamlı farklılık göstermediği görülmüştür. Öğrencilerin sıfatların nitelediği/belirttiği unsurları (isim/zamir) bulurken en fazla yaptıkları hatalar isme zamir deme hatası, isme sıfat deme hatası ve tamlama biçimindeki isimlerde yanlış işaretleme hatası olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin sıfatların nitelediği/belirttiği unsurlara/ cümleye/ metne kattığı anlamı bulurken en fazla yaptıkları hataların ise sıfatın anlamı yerine çeşidini tekrar söyleme, sıfat yerine ismi açıklama hataları olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin çoğunluğunun sıfatları ve çeşitlerini öğretirken, görsel ve materyal destekli öğretim yolunu izledikleri görülmüştür. Katılımcı öğretmenler sıfatların kattığı anlamı buldururken ise cümle ve metin içerisinde isim unsuru üzerinden buldurma yolunu izlediklerini ifade etmişlerdir. Öğrencilerin çoğunluğunun ise sıfatları ve çeşitlerini bulurken soru sorma yolunu başvurdukları sonucuna ulaşılmıştır

    Üç adalar (Antalya Körfezi) makrobentik deniz florası

    No full text
    Bu yüksek lisans tez çalışmasında, Üç adalar (Antalya Körfezi) Kıyıları'nda dağılım gösteren makrobentik deniz florası (denizel makroalgler ve deniz çiçekli bitkileri) üyeleri tespit edilmiş, dağılım alanları belirlenmiş, mevcut fasiyeslerin alt ve üst derinlik sınırları, derinliğe bağlı yatak durumları incelenmiştir. Çalışma alanını Antalya ili Kemer ilçesi Tekirova mahallesi açıklarında bulunan Üç Adalar kıyıları oluşturmaktadır. Piknik Adası, Mağara Adası, Martı Adası, ve Küçük Ada'dan oluşan, Üçadalar bölgesi tüm yıl boyunca aktif dalış yapılan önemli bir SCUBA dalış merkezidir. Deniz çalışmaları, toplam 12 istasyonda 2018-2019 yıllarında yapılmıştır. Örnekleme çalışmaları 0-46 m derinlikler arasında SCUBA ve serbest dalışlar ile dikey ve yatay taramalar şeklinde yapılmıştır. Makroflora üyelerinin dağılım alanlarının ve örtücülük değerlerinin hesaplanabilmesi amacıyla, kuadrat (20x20 cm) (400cm2) ve foto-kuadrat yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda tür ve tür altı düzeylerde kırmızı alglerden 35, kahverengi alglerden 12, yeşil alglerden 17, siyanobakterilerden 1 ve deniz çiçekli bitkilerinden 2 olmak üzere toplam 67 takson tespit edilmiştir. Bunlardan Schmitziella endophloea türü Türkiye kıyıları ve Pseudocodium okinawense türü Antalya kıyıları için yeni kayıt olarak tespit edilmiştir. Bölgede Caulerpa cylindracea, Caulerpa prolifera, Caulerpa racemosa f. requienii ve Caulerpa taxifolia var. distichophylla türlerinin dağılım gösterdiği saptanmıştır. Bunlardan Caulerpa taxifolia var. distichophylla türününü adanın kuzey kıyılarında ve Caulerpa prolifera türününü adanın batı kıyılarında en yüksek örtücülük değerine ulaştıkları gözlenmiştir. Bölgede deniz çiçekli bitkilerinden Cymodocea nodosa ve Halophila stipulacea türleri dağılım göstermektedir ve adanın kuzey ve batı kıyılarında en yüksek örtücülük değerine ulaştıkları gözlenmiştir

    OECD ülkelerinin yaş meyve sebze ithalatının veri madenciliği yöntemleri ile tahminleri

    No full text
    Dünya yaş meyve sebze üretiminde ülkemiz ön sıralarda yer almakla birlikte ihracata bu potaniyelini yeterince yansıtamamaktadır. Günümüz dünyasında uluslararası alanda yaşanan rekabet her geçen gün artmakta olup, hedef pazarlar belirlenirken mevcut imkan ve kaynakların en etkin şekilde değerlendirilmesi ve ihracat işlemlerinde başarılı olmak için doğru bir hedef pazar çalışmasının gerçekleştirilmesi oldukça önemlidir. Ayrıca, gelecek dönemde üretim planının hazırlanabilmesi ve bu doğrultuda stratejik kararlar alınabilmesi için ithalatçı ülkelerinin gelecek dönem alım taleplerinin belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle, tez çalışması ile Türkiye'nin yaş meyve sebze ihracatında önemli bir potansiyele sahip olan OECD ülkelerinin ürün ve ülke bazında gerçekleştireceği yaş meyve sebze ithalatının tahmin edilmesine yönelik bir analiz gerçekleştirilmiş ve ithalat değerlerini etkileyen öznitelikler olarak "Dönem", "Alıcı ülke kodu", "Ürün kodu", "Enflasyon oranı", "Nüfus", "GSYİH", "Beş yıl sonraki GSYİH tahmini değeri", "İş yapma kolaylığı endeksi", "Açık pazar endeksi", "Alıcı ülkenin dolar döviz kuru", "Üretimi" ve "Tarımda işgücü istatistiği" değerleri esas alınmıştır. XGBoost, Rastgele Orman ve YSA'nın ithalat değişkenini tahmin etmedeki performans değerleri kıyaslanmış ve XGBoost Algoritmasının diğer yöntemlere kıyasla daha iyi tahminler gerçekleştirdiği sonucu elde edilmiştir

    Grafiti stil, figür ve tekniklerinin seramik malzeme ile yeniden yorumlanarak kamusal alanda uygulanması

    No full text
    İnsanlığın yerleşik hayata geçmesi ve şehir toplumunun oluşmasıyla sokak duvarı iletişim aracı haline dönüşmüş, üzerine herhangi bir şey yapıldığı ya da yazıldığı andan itibaren ise kamusal bir alan olmuştur. Birinci bölümde; Kamusal alan ve Kamusal Alanda Sanat kavramları ele alınmaktadır. İkinci bölümde "Grafiti" tanıtılmış olup, sanatın bu eski formunun çağdaş dünyadaki yansımaları tespit edilirken, bir ifade biçimi olarak grafitinin evriminde hangi noktaya gelindiği anlaşılmaya çalışılmıştır. Özellikle 1960 sonrası grafiti ve ona bağlı post-grafiti sanatının ortaya çıkış ve gelişim süreçleri incelenerek, grafitinin en önemli stil, figür ve teknikleri araştırılmış ve bu kapsamda disiplinlerarası uygulama yapan sanatçıların çalışmalarına örnekler verilmiştir. Üçüncü bölümde; grafitileri ile ön plana çıkan İstanbul (Türkiye), Stockholm (İsveç), Londra ve Bristol (İngiltere), Berlin (Almanya), Buenos Aires (Arjantin), Sao Paulo (Brezilya), New York (Amerika) ele alınmış, bu kapsamda önde gelen sanatçılar araştırılarak çalışmalarından örnekler verilmiştir. Dördüncü bölüm ise seramiğin malzeme olarak seçildiği, grafitinin öne çıkan stil, figür ve teknikleri ile ilişkilendirilirken yeniden yorumlandığı özgün tasarım, deneme ve uygulama çalışmalarına yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise; öneriler, analizler ortaya konmuş ve genel bir değerlendirme yapılmıştır

    Anadolu sahası Türk masallarında büyü, büyücülük ve kocakarı (Cadı) ilişkisi

    No full text
    Masallar, bir toplumun geçmiĢ yaĢantısı ile güncel hayatı arasında bağ kuran sözlü kültürün bir ürünüdür. Ġnsanların belleklerinden aktarıma uğrarken yaĢam koĢullarına göre değiĢkenlik gösterme özelliğine sahip olsalar da belirli birikimlerden arındırılamamıĢlardır. Bu birikimlerin baĢında da inanç ve inanıĢlar gelmektedir. Eski Türk inanıĢlarının değiĢimleri sırasında bazı düĢünceler aydınlığa kavuĢarak geride bırakılmıĢtır. Ancak bazı düĢünceler ve inanıĢlar kamufle olup yeni kazanılan inanç merkezine uyum sağlamıĢtır. ġekil değiĢtirerek karĢımıza çıkan bu unsurlardan büyü ve büyücü, birden fazla kaynak ve araĢtırmalarda da yerini almıĢtır. Anadolu Sahası Türk Masalları da toplumun zihin haritasından gelen bir ürün olması bakımından büyü, büyücü ve kocakarı (cadı) kelimelerinin kazandığı anlamları dünden bugüne içinde barındırmaktadır. Bu kelimeler, sadece bugünkü varlıklarıyla ele alınamayacak kadar değiĢime uğrayan bir inanç yapısının neticeleridir. Anadolu Sahası Türk Masalları üzerine yapılan birçok çalıĢma bulunmaktadır. Bu çalıĢmalar bazen bir motifin tek baĢına taranmasıyla bazen de farklı unsurların incelenmesiyle gerçekleĢmiĢtir. Ancak büyü, büyücü ve kocakarı (cadı) etkileĢiminin eski Türk inanç sistemiyle bağlantısına değinen bir çalıĢmaya rastlanılamamıĢtır. ÇalıĢmamızda Anadolu Sahası Türk Masalları ile Türk toplumunun geçmiĢten bugüne sahip olduğu ve etkisini hala daha devam ettiren inanıĢlarından büyü, büyücü ve kocakarı (cadı) kavramlarıyla iliĢkisi ele alınacaktır

    Ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin yönelme hali eki (+A) ve işlevini bulma durumu üzerine bir inceleme

    No full text
    Bu çalışma, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet ve özel okulların 6. sınıf ortaokul öğrencilerinin yenilenen Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki yönelme hâli ekini ve işlevlerini bulma durumlarının incelenmesi ve farklı değişkenler bakımından yönelme hâli ekini ve işlevlerini bulma durumlarında anlamlı bir fark olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca aynı okullarda görev yapan öğretmenlerin ve öğrencilerin yönelme hâli ekini ve işlevlerini bulmayla ilgili görüşleri de ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, nicel boyutta 2018-2019 eğitim öğretim yılında Antalya ilinde bulunan 4 ortaokulda öğrenim gören 160 altıncı sınıf öğrencisi; nitel boyutta ise açık uçlu soruya cevap veren 160 altıncı sınıf öğrencisi ile çalışmada belirlenen ölçütlere uyan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 26 Türkçe öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada karma yöntem ve nicel verileri desteklemek için gömülü desen kullanılmıştır. Nicel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen 28 cümle ve 3 paragraftan oluşan bir ölçme aracıyla; nitel veriler 15 -20 dakika süren yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilmiştir. Öğrencilerden elde edilen nicel veriler SPSS 22.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Analizlere geçilmeden önce değişkenlerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov (K-S) testi ile sınanmıştır. Gerçekleştirilen test sonucunda normal dağılım göstermeyen değişkenlerin bağımsız iki grup karşılaştırılmalarında non-parametrik testlerden olan Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyen değişkenlerin ikiden fazla bağımsız grup karşılaştırmalarında ise Kruskal Wallis Test kullanılmıştır. Kruskal Wallis Test sonucunda gruplar arasında farklılık görüldüğünde bu farklılığın hangi gruplardan kaynaklandığının test edilmesinde non-parametrik post-hoc tekniklerinden Tamhane-T2 kullanılmıştır. Niteliksel verilerin karşılaştırılmasında ise Ki-Kare testi kullanılmıştır. Veriler ayrıca yüzde ve frekans analizleri ile beraber tanımlayıcı istatistik analizleri yapılmıştır. İstatistik önem düzeyi p<0,05 düzeylerinde değerlendirilmiştir.Çalışmanın sonucu olarak, öğrencilerin ölçme aracındaki cümle ve metinler bağlamında yönelme hâli ekini bularak doğru cevaplama oranı %65,60; yanlış cevaplama oranı %25,90; boş bırakma oranı ise %8,50 olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin ölçme aracındaki cümle ve metinler bağlamında yönelme hâli ekinin bağlandığı unsurları bulma durumları incelendiğinde, öğrencilerin yönelme hâli ekini doğru cevaplama oranı %82,10; yanlış cevaplama oranı%11,90; boş bırakma oranı ise %6,10 olarak tespit edilmiştir. Öğrencilerin ölçme aracındaki cümle ve metinler bağlamında yönelme hâli ekininin işlevini bularak doğru cevaplama oranı %64,00; yanlış cevaplama oranı %30,20; boş bırakma oranı ise %5,80 olarak tespit edilmiştir. Yönelme hâli ekini ve işlevini bulma durumlarının okul türü ve okul başarısı açısından anlamlı farklılıklar gösterdiği, cinsiyete göre ise herhangi bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Öğrencilerin yönelme hâli ekinin bağlandığı unsurları bulma durumları cinsiyet, okul türü ve okul başarısı açısından anlamlı farklılık göstermediği saptanmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin yönelme hâli ekini bulma durumları incelendiğinde cümlelerde paragrafa göre daha başarılı oldukları tespit edilmiştir. Öğrencilerin yönelme hâli ekini bulurken en çok yaptıkları hatalar: zarf fiil ekine yönelme hâli deme, ekin ünlüsü ile karıştırma, diğer hâl ekleri ile karıştırma olarak tespit edilmiştir. Öğretmenlerin çoğunluğunun yönelme hâli ekini öğretirken, buldururken ve ekin işlevini buldururken örnekler üzerinden araştırma yapma yolunu izledikleri tespit edilmiştir. Öğrencilerin çoğunluğunun ise yönelme hâli ekini bulurken –e/-a ekine dikkat etme, işlevi bulurken ise metin veya cümlenin anlamına dikkat etme yolunu izledikleri tespit edilmiştir

    Umbral parlak noktaların güneş leke morfolojisine göre davranışlarının incelenmesi

    No full text
    Güneş'in dinamik yapısı ve güneş aktivitesinde değişikliğe neden olan süreçler tam olarak anlaşılamamıştır. Yine de bu konularda devam eden birçok araştırma bulunmaktadır. Astronomik gözlem ve yöntemlerdeki önemli gelişmeler, Güneş'in fiziksel özelliklerini daha iyi anlamak için büyük fırsatlar yaratır. Gelişen gözlem araçları ve ileri teknoloji ile Güneş'in atmosferini ve yüzeyini daha ayrıntılı bir şekilde inceleme olanağımız olmuştur. Bu yeni teknolojilerle Güneş'in farklı katmanlarında çok küçük ölçeklere ve farklı dinamiklere sahip yeni yapılar keşfedilmektedir. Yüksek çözünürlüklü cihazlara sahip teleskoplardan elde edilen yüksek çözünürlüklü görüntüler, bu yapıları gözlemlemek için oldukça önemlidir. Bu tez çalışmasında, Big Bear Güneş Gözlemevi'nde (BBSO) Goode Solar Telescope (GST) ile çekilen güneş görüntüleri kullanılarak parlak umbral noktalar (Umbral Dots, UDs) ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu teleskop şu anda dünyanın en yüksek çözünürlüklü güneş görüntülerini sunmaktadır. Bu yapıların temel özellikleri ile parlaklık, basıklık, yarıçap, yaşam süreleri, güneş lekesi alanları ve hızları gibi bazı fiziksel parametreler hesaplanmış ve bu özellikler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Bu çalışmada, National Oceanic Atmospheric Administration (NOAA) aktif bölge (AR) numaraları AR 12177, AR 12384 ve AR 12541 olan üç farklı aktif bölge ve beş adet Güneş lekesi incelenmiştir. AR 12177 ve AR 12384 birer Güneş lekesi bulundururken, AR 12541 üç adet güneş lekesi bulundurmaktadır. İlk olarak, güneş lekesi görüntülerine eş hizalama analizi uygulanmış ve görüntü işleme için hazır hale getirilmiştir. Daha sonra incelenecek güneş lekesinin umbra alanı, umbra-penumbra sınırı belirlenerek bir maske kullanılarak görüntüden çıkarıldı. Umbra alanı elde edildikten sonra Umbral parlak noktalar bulundu. Görüntüde gürültü olarak kabul edilebilecek pikseller filtreler kullanılarak kaldırıldı. Bu özellikleri tespit etmeye ve takip etmeye başlamadan önce bu özellikleri daha da belirgin hale getirmek için görüntü normalizasyonu işlemi uygulandı. UD'ler siyah bir arka plan üzerinde beyaz noktalar olarak görünür. Son olarak, gerekli parametreleri değiştirerek ve literatürde zaten mevcut olan IDL'de (Interactive Data Language) yazılmış kodun geri kalanını düzenleyerek görüntülere görüntü geliştirme adımları uygulandı. Her Güneş lekesinin umbrasındaki UD'ler tespit edilerek takip edildi ve bu UD'lerin fiziksel parametreleri bulunarak analiz edildi. UD'lerin bulunduğu lekenin morfolojisine bağlı olarak değişkenlik gösterdiği bulunmuştur

    Gri tahminleme ve gri ilişkisel analiz kullanılarak Türkiye ile AB ülkeleri eğitim sistemi performanslarının karşılaştırılması

    No full text
    Karar verme mekanizması günümüz koşullarında çoğu zaman karmaşık hale gelebilmektedir. Bunun nedeni ise bir karar alma sürecinde birden çok kriterin var oluşudur. Bu nedenle karar vermeyi mantıksal ve matematiksel modellemeye dayandırarak sonuçlar elde etmek akılcı bir davranış olmaktadır. Bu nedenle araştırmalarda Çok Kriterli Karar Verme yöntemleri kullanarak mantık çerçevesinde değerlendirilebilir sonuçlar elde edilir. Bu çalışmada Türkiye ve AB üyesi ülkelerinin eğitim sistemi performanslarına dair karşılaştırmalarda Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden olan Gri Sistem Teorisi bazlı Gri İlişkisel Analiz yöntemi kullanılmıştır. Eğitim sistemi performansı girdiler ve çıktıların ölçümü ile yapılmıştır. Bu nedenle 4 adet girdi kriteri ve 8 adet çıktı kriteri tespit edilmiştir. Ayrıca bu kriterlere ait yayımlanan son veriler ile Gri Tahmin Yöntemi ile yeni tahmin verileri oluşturulmuştur. MEB'in 2019 yılında açıklamış olduğu 2023 Eğitim Vizyonu hedefleri ile kıyaslama yapabilmek adına tahmin verileri 2023 yılına kadar üretilmiştir. PISA sınavları gibi her üç yılda bir yapılan sınavlara ilişkin sonuçları hesaplama kolaylığı sağlaması açısından SPSS programında enterpolasyon ile yıllık verilere dönüştürülmüş ve analize bu şekilde devam edilmiştir. Bu kriterler hem mevcut veriler hem de tahmin verileri kullanılarak Entropi Yöntemi ile ayrı ayrı ağırlıklandırılmıştır. Mevcut verilere ve tahmin verilerine dayalı eğitim sistemi performanslarının sıralanması eğitim girdileri, eğitim çıktıları ve genel olarak Gri İlişkisel Analiz yöntemiyle yapılmıştır. 2023 yılı tahminlerine göre Türkiye'nin eğitim sistemi girdiler bakımından mevcut sıralamasını 1 basamak geriye, çıktılar bakımından ise 4 basamak ileriye taşıyacağı öngörülmüştür. Bunun yanı sıra eğitim performansının genel analizinde Türkiye mevcut sıralamasını 2023 yılında 3 basamak ileriye taşıyacağı öngörülmüştür

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇