Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Antalya'da sanayileşme süreci ve mekansal etkileri: Antalya Dokuma Fabrikası yerleşkesi örneği

    No full text
    Endüstrileşme ve modernleşme, birbiriyle etkileşim içerisinde eş zamanlı olarak gerçekleşmiş ve sosyal, ekonomik ve fiziksel çevrede köklü değişikliklere neden olmuş kavramlardır. 1800'lü yılların ortasından itibaren Batı'dan başlayarak dünyayı etkisine almış, Osmanlı Devleti'nin parçalanmasında ve Türk topraklarında yeni bir ulus devletin kurulmasında belirleyici olmuşlardır. Erken Cumhuriyet Dönemi'nde Batı'nın çağdaşlık seviyesine ulaşma idealiyle, kentsel ve mimari araçlar yoluyla ülkenin bütününde mekânsal yenilenme hareketi gerçekleşmiştir. Bu kapsamda Ankara başta olmak üzere Anadolu'nun kentleri ve modern bireyler devlet eliyle yeniden üretilmeye çalışılmıştır. Cumhuriyet Dönemi modernleşmesinin mekânsal etkilerini üç ana başlık altında incelemek mümkündür. Bunlardan ilkini yeni kurumsal örgütlenme ve kamusal gereksinimler neticesinde oluşturulan kamusal mekân modelleri oluşturur. İkincisi, insanların yanında su, elektrik, haber ve bilginin dolaşımının sağlanması amacıyla inşa edilen ulaşım ve iletişim ağlarıdır. Üçüncüsü de, modern toplumdaki kullanıcı için üretilen konut yapılarıdır. Yeni üretilen kamusal mekân modelleri içerisinde yer alan endüstri yerleşkeleri, sahip oldukları rasyonel plan şemaları ve üretim birimlerinin yanında barınma, eğitim, spor, sosyal ve kültürel faaliyetler gibi çalışanların bütün ihtiyaçlarını karşılayan mekânları içeren bütüncül planlama anlayışlarıyla dönemin modernleşme ve endüstrileşme sürecinin en etkin araçlarıdır. Antalya kenti periferide kalması nedeniyle Cumhuriyet Dönemi endüstrileşme ve modernleşme politikalarından gecikmeli olarak etkilenmiştir. Bu tez çalışmasında Antalya'daki endüstrileşme süreci Cumhuriyet Dönemi modernleşmesi ve endüstrileşmesi bağlamında irdelenerek, 1950'lerde kurulan Antalya Pamuklu Dokuma Fabrikası yerleşkesinin özgün değerlerinin ve mekânsal etkilerinin ortaya çıkarılması ve bu değerlerin sürdürülebilmesi için temel oluşturulması amaçlanmıştır. Ayrıca tez kapsamında kentte Geç Osmanlı Dönemi ile 1980 tarihleri arasında inşa edilen endüstri yapıları tespit edilerek günümüzde var olmayan veya yok olma tehlikesi bulunan yapıların belgelenmesi sağlanmıştır

    Antalya ilinde üreticilerin sera yatırım kararlarının reel opsiyon yöntemi ile değerlendirilmesi

    Get PDF
    Bu çalışmada yatırım projelerini değerlendirmede yeni bir yöntem olan reel opsiyonyönteminin sera yatırım projeleri üzerine uygulanabilirliği araştırılmış, sera yatırım projelerinin değerlendirilmesinde kullanılan mevcut net bugünkü değer yönteminin yeterliliği sorgulanmıştır. Çalışma kapsamında Antalya ili ve ilçelerinden serada sebze üretimi yapan toplam 65 yatırımcı ile yüz yüze anket yöntemi kullanılarak yatırım kararlarına etki eden faktörler, yatırım kararlarını değerlendirme yöntemleri ve üretim verileri elde edilmiştir. Elde edilen verilere göre yatırımcıların %73.4'ünün mevcut yatırımlarını sürdürecekleri belirlenmesine rağmen %84.6'sının yeni yatırım yapmayı ya da mevcudu genişletmeyi düşünmedikleri tespit edilmiştir. Bu duruma neden olan etken ise ürün satış fiyatlarındaki sürekli belirsizlikler ve maliyetlerin düzenli artışı olarak ortaya çıkmıştır. Yatırımcıların %57.8'inin seraları kapsamında uygulanabilecek yeni bir teknolojiyi risk olarak gördükleri ve bu riski almak istemedikleri de belirlenmiştir. Sonuç olarak sera yatırımcılarının sürekli belirsizlik ve risk altında karar vermekten kaçındıkları ve mevcut proje değerlendirme yöntemlerinin belirsizlik ve riski değerlendirmede yetersiz kaldığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda hazırlanan sera yatırımı fizibilitesi hem net bugünkü değer yöntemi hem de reel opsiyon yöntemi ile değerlendirilmiş, net bugünkü değeri 1 572 070 TL olarak bulunan proje değeri reel opsiyon yöntemi ile yapılan değerlendirmede 1 750 859 TL olarak hesaplanmıştır. Proje değerindeki bu artış projenin içerisinde barındırdığı erteleme opsiyonunun hesaplanıp proje değerine eklenmesiyle elde edilmiştir

    İbn Kuteybe'nin Edebü'l-Katib adlı eserinin filolojik incelemesi

    Get PDF
    Fetih hareketleri sonunda İslam devletinin sınırları genişlemiş, bu genişlemeye bağlı olarak devletin müesseseleri de çoğalmış ve hizmet alanı çeşitlemiştir. Devletin çoğalan ve hizmet alanı genişleyen müesseselerinin genel adına divan, divanlarda çalışanlara da kâtip denilmektedir. İbn Kuteybe'ye göre divanlarda çalışan kâtipler Arap dilinin yazımında ve kullanımında hatalar yapmaktadır. Kâtiplerin Arap dilinin yazımında ve kullanımında yaptıkları hataları düzeltmek ve genelde de aydın olma yoluna giren herkese Arapçayı doğru kullanmayı öğrenmelerine rehberlik etmek için Edebü'l-kâtib adlı eseri yazmıştır. Yazılan bu eser, kitâb adıyla anılan dört bölüm ve her bölüm de bâb adıyla anılan başlıklara ayrılmıştır. Eserde görülen bu bölümlerde dilbilimin çeşitli alt disiplinlerine dair bazı konular işlenmiştir. Bu çalışmada, akademik çalışmaların sınırlılığı gereği, Edebü'lkâtib'de değinilen dilbilimin alt disiplinlerinden sarf, nahiv, anlambilim ve imlaya dair disiplinlerle ilgili olan konuların bulgularına yer verilmiştir. Eserde yer verilen dilbilimin alt disiplinlerine dair bulgular onun verdiği örnekler ile desteklenerek açıklanmaya çalışılmıştır. Bu açıklamalardan hareketle İbn Kuteybe'nin eseri yazarken takip ettiği metodu, dilbilimin alt disiplinlerinden sarf, nahiv, anlambilim ve yazıya dair görüşleri belirlenerek dilci kişiliği tanıtılmaya çalışılmıştır

    Kolcaba'nın konfor kuramı'na temellenen hemşirelik bakımının sünnet olan çocuk ve ebeveynlerinin konfor sonuçlarına etkisi: randomize kontrollü çalışma

    No full text
    Amaç: Bu araştırmanın amacı, Kolcaba'nın Konfor Kuramı'na temellenen hemşirelik bakımının sünnet olan çocuk ve ebeveynlerinin konfor sonuçlarına; çocukların konforlarının artırılması, kaygı, korku, ağrılarının azaltılması, ebeveynlerinin kaygılarının azaltılması, bakım memnuniyetlerinin artırılmasına etkisini belirlemektir. Yöntem: Randomize kontrollü, deneysel, çift kör olan çalışma, Isparta ilinde bulunan bir hastanede Haziran-Eylül 2019 tarihleri arasında, girişim grubunda 52 çocuk ve ebeveyni, kontrol grubunda 46 çocuk ve ebeveyni ile gerçekleştirilmiştir. Girişim grubuna Kolcaba'nın Konfor Kuramı'na temellenen; standart bakım girişimleri, ameliyat hazırlık eğitimi, boyama ve bulmaca girişimi, ödüllendirme girişimi, tele izlem ve danışmanlık girişimlerinin birleşiminden oluşan konfor odaklı bakım girişimleri (KOBaG) protokolü ile uygulanan hemşirelik bakımı verilmiştir. Kontrol grubu, klinikte rutin uygulanan hemşirelik bakımı almıştır. Sonuç ölçümleri için çocuklarda; Konfor Davranışları Kontrol Listesi, Çocuk Anksiyete Skalası-Durumluluk, Çocuk Korku Ölçeği, Görsel Kıyaslama Ölçeği, ebeveynlerde; Spielberger Durumluk Kaygı Ölçeği, PedsQL Sağlık Bakımı Memnuniyet Ölçeği kullanılmıştır. Hipotezler için tanımlayıcı istatistikler, bağımsız gruplarda t testi ve tekrarlı ölçümler için ANOVA testi kullanılmıştır. Bulgular: Kolcaba'nın Konfor Kuramı'na temellenen hemşirelik bakımı sonrasında, gruplara ve ölçüm zamanlarına göre girişim grubunda bulunan çocukların lehine konfor, kaygı, korku; ebeveynlerin lehine kaygı ve bakım memnuniyeti puanları arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır (p0.05). Sonuç: Kolcaba'nın Konfor Kuramı'na temellenen hemşirelik bakımının uygulanabilir olduğu, sünnet olan çocukların konforlarını artırmada, kaygı ve korkularını azaltmada, ebeveynlerinin kaygılarını azaltmada ve bakım memnuniyetlerini artırmada etkili olduğu belirlenmiştir

    Eğitim yöneticilerinin iletişim becerilerine ilişkin öğretmen görüşleri : Bir durum çalışması

    No full text
    Bu çalışma, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Antalya ili Alanya ilçesi Barbaros Azakoğlu Ortaokulunda görev yapan öğretmenlerin eğitim yöneticilerinin iletişim becerilerine ilişkin görüşlerini anlamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olup, bütüncül tekli durum desenindedir. Örneklem olarak, yine nitel araştırmalarda kullanılan amaçlı örneklem yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Antalya ili Alanya ilçesinde bulunan Barbaros Azakoğlu Ortaokulunda görev yapmakta olan öğretmenlerden çalışmaya gönüllü olarak katılmak isteyen 18 öğretmen örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada veriler metefor, doküman analizi ve bireysel görüşme tekniği ile toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formları 15-25 dakika süresince yapılan görüşmeler kaydedilip betimsel analize tabi tutulmuş ve görüşler üst ve alt temalar altında kategorileştirilmiştir. Araştırma sonucunda, eğitim yöneticilerinin iletişim becerilerini akademik bilgiler, kıdem, tecrübeler ve ikili ilişkiler olumlu etkilerken cinsiyet faktörü ise iletişim becerilerini etkilememektedir. Yöneticilerin iletişim becerilerinin ve uzmanlık gücünün yeterli olduğu anlaşılırken yöneticilerin sorun çözme becerilerinde eksiklikler olduğu ve fazla duygusal davrandıkları anlaşılmıştır. Yöneticiler seminerlere, kişisel gelişim kurslarına ve hizmet içi eğitimlere katılarak eksikliklerini giderebilirler önerisinde bulunulmuştur

    PISA 2015 Türkiye verilerine göre fen okuryazarlığı alanında uç değerde yüksek başarı gösteren öğrencilerin özelliklerinin incelenmesi

    No full text
    Bu yüksek lisans tezinde, PISA 2015 Türkiye verileri kullanılarak bazı değişkenlerin fen okuryazarlığı başarısına etkisinin kendi okulunda uç değerde yüksek başarı gösteren öğrenciler ile uç değerde düşük başarı gösteren ve diğer öğrencilerde farklılaşıp farklılaşmadığı araştırıldı. Araştırmanın bağımsız değişkenlerini fen aktivitesi, haftalık okul dışı ders çalışmaya ayırılan süre, işbirliğinden zevk alma, bilimden zevk alma, bilimsel öz yeterlilik, epistemolojik inanç, haftalık fen öğrenmeye ayırılan süre, sorgulamaya dayalı fen eğitimi, sınıftaki disiplin ortamı ve öğretmen yönlendirmeli fen eğitimi oluşturdu. Değişkenler özelliklerine göre öğrenci ve sınıf düzeyi şeklinde gruplandırıldı. Ayrıca söz konusu değişkenlerle bir lojistik regresyon modeli oluşturulması amaçlandı. PISA 2015'e katılan 187 okulun öncelikle kendi içinde Z puanları alındı, Z puanı +2 ve üzeri ya da -2 ve altı puanı olan öğrencisi bulunmayan 50 okul kapsam dışı bırakıldı. 137 okuldan Z puanı +2, +3 olan 142 öğrenci başarılı, Z puanı -2, -3 olan 79 öğrenci başarısız olarak belirlendi ayrıca başarısız kategorisindeki 79 öğrenciye tesadüfi olarak seçilen Z puanı 0'a yakın olan 136 öğrenci eklenerek 215 öğrenci ile diğer kategorisi oluşturularak örneklem oluşturuldu. Araştırmada ileriye ve geriye doğru seçim yöntemi kullanılarak değişkenlere lojistik regresyon uygulandı. Araştırma sonucunda, öğrenci düzeyinde öğrenci başarılarına epistemolojik inanç, bilimsel öz yeterlilik, bilimden zevk alma ve işbirliğinden zevk alma değişkenlerinin pozitif, fen aktivitesi ve haftalık okul dışı ders çalışmaya ayrılan süre değişkenlerinin negatif yönde etki ettiği tespit edildi. Sınıf düzeyi boyutunda ise haftalık fen öğrenmeye ayrılan süre ve öğretmen yönlendirmeli fen eğitiminin pozitif, sorgulamaya dayalı fen eğitimi ve sınıftaki disiplin ortamının negatif yönde etkilediği belirlendi

    Anadolu Selçuklu Devleti'nde kent kültürü: Erzurum örneği

    No full text
    Türkistan ve İran coğrafyasında ortaya çıkan Türk kent kültür anlayışı, Anadolu fetih hareketleriyle beraber, özellikle günümüz Doğu Anadolu Bölgesinde İslami olmayan bir kültür anlayışı içerisinde, yerel geleneklerinde fazlasıyla etkisinde kalarak yeni bir görünüm elde etmiştir. Bu yeni kent kültürünü görebildiğimiz en önemli Türk yerleşimlerinden birisi de Erzurum'dur. Erzurum, dönemi itibari ile Bizans İmparatorluğu için önemli bir kent konumundadır. Bundan dolayı Bizans, Erzurum'u kültürel, mimari, siyasi ve ekonomik olarak sürekli geliştirmiştir. Erzurum kentleşmesini oluşturan sosyo-kültürel yapı; kent mimarisine, kent planlamasına, dini unsurların kent yaşamına katılımına ve kentteki ekonomik ilişkilerin düzenlenmesine etki etmiştir. Türklerin Anadolu'ya girişi ve Erzurum'un Türk kenti haline gelmesi kentteki yapıların değişmesine ve dönüşmesine neden olmuştur. Erzurum'un coğrafi olarak önemli bir konumda yer alması Türklerin Anadolu'yu fethinden sonra da kentin gelişimine önem vermesini gerekli kılmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti döneminde, kurulan ve günümüze ulaşan kentlerin, sosyokültürel yapısı ve mimarisi incelendiğinde, Türkistan'da ortaya çıkan Türk sanat anlayışının Anadolu coğrafyasında şekle büründüğü ifade edilebilir. Erzurum kentinde bulunan eserlerin ise Türklerin Türkistan'dan getirdikleri kültürel mirasın göç yolları üzerinde bulunan İran medeniyetiyle harmanlanmasından sonra Anadolu'da bulunan medeniyet ile birleştirmeleriyle ortaya çıktığı söylenebilir. Buna ek olarak, Türk kültür, medeniyet ve mimarisi çeşitli coğrafyalardan öğrenilenler sayesinde benzersiz bir konuma erişmiş, bunun yanında ana çıkış noktası olan Türk kimliğini de her daim ön planda tutmuştur

    Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin yenilenmiş Bloom taksonomisine göre incelenmesi

    No full text
    Ana dili öğretiminde okullarda en fazla kullanılan kaynaklar olan Türkçe ders kitapları günümüzde yaşanan hızlı değişim ve gelişimler doğrultusunda sürekli güncellenmekte ve değişmektedir. Araştırmanın amacı ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan etkinliklerin Yenilenmiş Bloom Taksonomisindeki bilişsel süreç boyutu açısından incelenmesidir. Bu bağlamda çalışmada 5, 6, 7 ve 8. sınıf seviyelerinde okutulan Türkçe ders kitaplarındaki etkinlikler Türkçe Dersi Öğretim Programı'ndaki dil becerileri ile ilgili kazanımlar doğrultusunda başlıklar halinde ele alınmıştır. Araştırmada 6, 7 ve 8. sınıf düzeylerinde MEB Yayınlarına ait ve ilgili sınıf düzeyinde en fazla sayıda basılmış olan ders kitabı ile 5. sınıf seviyesinde MEB Yayınlarına ait bir ders kitabı olmadığı için özel yayınevine ait 5. sınıf Türkçe ders kitabı olmak üzere dört kitap üzerinde çalışılmıştır. Araştırma nitel araştırma yöntemi ile yürütülmüştür. Araştırmanın verileri doküman analizi ile toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi tekniği ile çözümlenerek Yenilenmiş Bloom Taksonomisindeki basamakların dağılımı yüzde ve frekans değerleri biçiminde sunulmuştur. Her bir sınıf seviyesinde 8'i dinleme / izleme metni, 24'ü okuma metni olmak üzere 128 metne yönelik toplam 2018 etkinlik incelenmiştir. Araştırmanın sonucunda 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki 598 etkinliğin 436'sının alt düzey basamaklara, 162'sinin üst düzey bilişsel basamaklara; 6. sınıf Türkçe ders kitabındaki 494 etkinliğin 319'unun alt düzey basamaklara, 175'inin üst düzey bilişsel basamaklara; 7. sınıf Türkçe ders kitabındaki 503 etkinliğin 279'unun alt düzey basamaklara, 224'ünün üst düzey bilişsel basamaklara; 8. sınıf Türkçe ders kitabındaki 423 etkinliğin 256'sının alt düzey basamaklara, 167'sinin ise üst düzey bilişsel basamaklara yönelik olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yenilenmiş Bloom Taksonomisindeki basamaklara yönelik etkinliklerin en fazla sayıda yer aldığı sınıf düzeylerine bakıldığında hatırlama basamağının 5. sınıf Türkçe ders kitabında, anlama basamağının yine 5. sınıf Türkçe ders kitabında, uygulama basamağının 6. sınıf Türkçe ders kitabında, çözümleme basamağının 7. sınıf Türkçe ders kitabında, değerlendirme basamağının 7. sınıf Türkçe ders kitabında, yaratma basamağının ise en fazla 6. sınıf Türkçe ders kitabında yer aldığı sonucu elde edilmiştir. Bununla birlikte 5, 6, 7 ve 8. sınıf Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerde anlama basamağının her sınıf seviyesinde en fazla sayıda yer alan basamak olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda kitaplarda üst düzey bilişsel basamaklara yönelik etkinliklerin sayısının artırılabileceği gibi öneriler sunulmuştur

    Antalya ili Alanya, Gazipaşa, Gündoğmuş ve Akseki ilçelerindeki sağaltma ocakları uygulamaları

    No full text
    Eski Türk inancı temelinde şekillenen Türk halk hekimliği ve onun bir kolu olan sağaltma ocakları üzerine geçmişten günümüze birçok çalışma yapılmıştır. Önceleri tıp alanında uzmanlaşmış kişiler tarafından çalışılırken, halk biliminin bir bilim dalı olarak kabul edilmesi ve araştırma alanın genişletilmesi ile halk bilimcilerinin çalıştığı konular arasına girmiştir. Halk bilimcilerin devreye girmesi sayesinde bu geleneği sürdüren kişilerden birebir temas ile elde edilen bilgiler, Anadolu'da ve diğer Türk topluluklarında zengin bir kültür birikiminin gözler önünü serilmesini sağlamıştır. Anadolu'da ve Türk toplulukları arasında çeşitli isimler ile anılarak geleneksel yöntemler ile rahatsızlıkları sağaltan kişiler bulunmaktadır. Usta-çırak ilişkisi ile mesleklerini nesillerdir sürdüren, halkın en güvendiği kişiler arasında olan bu şahsiyetler modern tıbbın gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Bu sebeple insanlar modern tıp olanaklarının yetersiz olduğu yerlerde, modern tıbba başvurulmak istenilmediği durumlarda rahatsızlıklarının teşhis ve tedavisi için geleneksel uygulamalar ile rahatsızlıkları sağaltan kişilere müracaat etmektedir. Hem kadın, hem de erkek olarak sağaltma görevi üstlenen kişiler geleneksel sağaltma yöntemleri ile sağaltma işlemini gerçekleştirirken çeşitli bitkisel, hayvansal ve maddesel ürünlerden hazırladıkları emler ile dertlilere deva olmaya çalışmaktadır. Halk arasında şifa verme gücü olduğuna inanılan türbeler, yatırlar, ağaçlar ve sular da ocak olarak kabul edilmektedir. Eski Türk inancındaki kültler temelinde şekillenen, yeni din algısı ile yeni bir kalıba sokulan bu mekânları insanlar çeşitli rahatsızlıkları için ziyaret ederek, buralarda birtakım uygulamalar yaparak dertlerine deva aramaktadır. Son yıllarda köyden kente göçün artması, teknolojik imkânların gelişmesi ve insanların bilinçlenmesi gibi nedenler geleneksel yöntemler ile rahatsızlıkları sağaltan kişilere, mekânlara müracaat edenlerin sayısını azaltmıştır. Ancak insanlar modern tıptan bir sonuç alamadıkları zaman eş, dost ve akrabalarının tavsiyeleri ile ocaklı kişilere, türbe, yatır, ağaç ve su kaynaklarına müracaat etmektedir. Bu çalışma Antalya ili Alanya, Gazipaşa, Gündoğmuş ve Akseki ilçelerinde Türk halk hekimliğinin bir kolu olan sağaltma ocaklarının ve uygulamalarının tespit çalışmasıdır. Saha çalışması sırasında bölgeyi iyi tanıyan kişilerin kılavuzluğunda sağaltma yetilerine sahip kişiler, sağaltma gücü olduğuna inanılan türbeler, yatırlar, sular ve ağaçlar tespit edilmiştir. Derleme yöntemi ile kaynak kişilerden tespit edilen bilgiler kayıt cihazları ile kayıt altına alınmıştır. Kayıt altına alınan bilgiler sağaltma uygulamalarının karşılaştırmalarının daha iyi anlaşılabilmesi için aynı rahatsızlığı sağaltan ocaklar arasında verilmiştir. Bu çalışmanın temel amacı, yöre halkının rahatsızlıklar karşısında sonra çare olarak ziyaret ettikleri sağaltma ocaklarını ve uygulamalarını tespit etmektedir. Elde edilen veriler ile derleme alanı içerisinde canlılığını sürdüren ocaklar ve uygulamalarının gözler önüne serilmiştir

    Parklardaki çocok oyun alanlarının kullanıcı görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi: Sivas kenti örneği

    No full text
    Gelişmiş ülkelerdeki kentsel yerleşim alanlarının çoğunda halkın kullanabileceği park ve bahçeler olmasına rağmen çocuklar aktif oyunlar yerine sanal oyunlar ile daha fazla zaman geçirmektedir. Bunun başlıca sebepleri arasında, mevcuttaki çocuk oyun alanı tasarım anlayışının çocukların oyun ihtiyaçlarına cevap vermediği ve oyun faaliyetlerinin sürekliliğine katkıda bulunmadığı düşünülmektedir. Benzer şekilde ülkemizde de çocukların büyük çoğunluğu parklardaki çocuk oyun alanlarında oyun oynamak yerine elektronik ortamdaki sanal oyunlar ile vakit geçirmektedir. Bu durum ise çocukların gerek fiziksel ve ruhsal gerekse de zihinsel gelişimleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Çocukların parklardaki çocuk oyun alanlarında daha fazla zaman geçirmelerini sağlamak için parkların, çocukların ve ailelerinin ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gerekmektedir. Araştırmanın amacı, Sivas kentinde yer alan Azerbaycan Karabağ, Aksu, 27 Haziran, Oğuzlar ve Ethem Bey parklarındaki çocuk oyun alanlarının kullanımını etkileyen faktörlerin, kullanıcı isteklerinin ve mevcut duruma yönelik kullanıcı görüşlerinin belirlenmesidir. Bu kapsamda kentin farklı bölgelerinde yer alan beş farklı parkta, gönüllülük esasına dayalı ve tesadüfi olarak seçilen park kullanıcılarıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Sonuç olarak katılımcılar, kentteki parklarda yer alan çocuk oyun alanlarının yeterince güvenli olmadığını ifade etmişlerdir. Ayrıca katılımcılar parklarda çağdaş çocuk oyun alanlarının tasarlanmasını ve çocuklarının bu alanlarda oyun oynamasını istediklerini belirtmişlerdir

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇