Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Yeni geliştirilen bir peptid zincirinin süt ve daimi diş minesinde remineralizasyona etkisinin IN VITRO koşullarda incelenmesi

    No full text
    Amaç: Minenin remineralizasyonunda peptitlerin kullanımı araştırmacıların ilgisini çeken güncel konular arasında yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı; yeni geliştirilen farklı peptit ajanlarının, süt ve daimi azı dişlerinde yapay olarak oluşturulan başlangıç çürük lezyonları üzerindeki remineralize edici etkisinin, F ve kontrol gruplarıyla karşılaştırılarak değerlendirilmesidir. Yöntem: Çalışmamız 2 basamakta tamamlanmıştır. Ön çalışmada 44 adet süt ve daimi diş mine örnekleri kullanılmıştır. Yeni sentezlenen P1, P2 ve P3 peptitlerinin (GenScript, A.B.D) 200 ve 400 µg/ml' lik konsantrasyonları kullanılmıştır. Mine örneklerinin başlangıç, demineralizasyon ve remineralizasyon sonrası SEM-EDX analizleri yapılmıştır. Kapsamlı çalışmada her grupta 18 mine örneği olacak şekilde 144 adet süt ve daimi diş mine örneklerine SEM-EDX analizi, 180 adet süt ve daimi diş mine örneklerine Vickers mikrosertlik testi yapılmıştır. Bulgular: Ön çalışmanın SEM-EDX sonuçları değerlendirildiğinde; P2 ve P3 peptidinin remineralizasyon potansiyelinin daha yüksek olduğu bulunmuştur. Kapsamlı çalışmada, EDX sonuçlarına göre P2 grubundaki süt dişlerinin remineralizasyon sonrası Ca+2 değerlerindeki artış, kontrol grubundaki süt ve daimi dişlerin Ca+2 değerindeki artıştan istatistiksel olarak fazladır (sırasıyla; p:0,001 ve p:0,006). P2 grubundaki daimi dişlerinin remineralizasyon sonrası Ca+2 değerlerindeki artış, kontrol grubundaki daimi dişlerin Ca+2 değerlerindeki artıştan fazladır (p: 0,038). P2 grubundaki süt dişlerinin Vickers mikrosertlik dereceleri; P2 daimi, P2+P3 süt, kontrol süt dişi grubundaki örneklerin mikrosertlik derecelerine göre anlamlı derecede daha yüksektir (p≤0,05). Daimi dişlerde P2 ve P3 peptidi ayrı ayrı uygulamak yerine P2+P3 şeklinde uygulamak örneklerin mikrosertlik değerini artırma açısından daha etkili bulunmuştur. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p≤0,05). Mikrosertlik sonuçlarına göre; F uygulaması süt dişlerinde P2+P3' ten daha etkili iken, daimi dişlerde P2+P3 uygulaması F uygulamasından daha etkili bulunmuştur. Sonuç: Yeni geliştirilen peptitlerin süt ve daimi diş başlangıç mine lezyonlarının tedavisinde remineralizasyon amacıyla kullanılabileceği ve F uygulamalarına alternatif olarak geliştirilebileceği kanaatindeyiz. Ancak, yeni sentezlenen peptit zincirlerinin başlangıç çürük lezyonlarının remineralizasyonu üzerine etkinliğinin kesin olarak belirlenebilmesi için daha çok sayıda in vivo ve in vitro çalışma yapılması gerekmektedir

    Karakalpak realistik masalları (İnceleme-Metin)

    No full text
    Masallar milletlerin geçmişlerinde çok önemli bir yer tutar. Sözlü anlatım unsuru olması sebebiyle uzun yıllar boyunca nesilden nesile aktarılarak varlığını korumayı başarmıştır. Bu halkbilim unsurları ile Ana Vatan'a olan bağımız kopmadan devam etmiştir. Bu çalışmamızda halk bilimi içerisinde yer alan masallar üzerinde durulmuş, Karakalpak edebiyatındaki realist masallar Kiril alfabesinden transkripsiyonlu olarak Latin alfabesine, Karakalpak Türkçesi ile yazıya geçirilen metinler Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Karakalpak realist masalların bu vesileyle Türkiye'de ilk kez yayınlaması büyük bir önem arz etmektedir. Çalışmamız Giriş, Metinler ve Sonuç bölümünden oluşmaktadır. Giriş bölümünde Karakalpaklar ile ilgili bilgi verilmiş, genel masal kavramı, realist masalların genel özellikleri ve masalların motif yapısı incelenmiştir. "Metinler" bölümünde Kiril harfli "Karakalpak Halk Ertekleri" isimli eserdeki 41 realist Karakalpak masalı transkripsiyonlu olarak Latin harflerine, Karakalpak Türkçesinden de Türkiye Türkçesine aktarılmıştır.Çeviride anlatıcının üslubu korunmuş orijinal masal anlatımına sadık kalınılmıştır. Çalışmamızın Sonuç bölümünde ise çalışmanın tamamını kapsayacak bir genel değerlendirme yapılmıştır

    Türk turistlerin turizm deneyimini çevirimiçi paylaşma motivasyonunu etkileyen faktörlerin incelenmesi

    No full text
    Günlük hayatın bir parçası haline gelen sosyal medya, turistleri ve işletmeleri etkileyen turizm uygulamalarının da bir parçası haline gelmiştir. Aktif sosyal medya kullanıcısı olan turistler de tatilleri süresince diğer kullanıcılarla bilgilerini paylaşmakta, eğlenceli zaman geçirmekte, dolayısıyla deneyim paylaşımını şekillendirmektedirler. Bu nedenle sosyal etkileşimi tetiklemesi sayesinde çevrimiçi platformların turistler arasında deneyim paylaşımını dizayn edebilecek bir potansiyele sahip olduğundan söz edilebilmektedir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, Türk turistlerin turizm deneyimini çevrimiçi paylaşma motivasyonunu etkileyen faktörleri (ilişki kalitesi ve sosyal destek) incelemektir. Araştırma kapsamında veriler, 2019 Temmuz ve Ağustos aylarında Antalya ilinde turizm deneyimi yaşamış ziyaretçilerin Antalya Uluslararası Havalimanı'ndan ayrılışları sırasında, kolayda örnekleme yöntemiyle toplanmıştır. İlişki analizleri ile araştırma hipotezleri test edilmiş ve sonuçlar ilişkisel pazarlama kuramı ve sosyal destek kuramı bakış açısı ile tartışılmış ve yorumlanmıştır. Sonuçlar, deneyim paylaşma motivasyonu ve bu motivasyon ile ilişkisi olduğu düşünülen faktörlerin ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçlarının alanda çalışan araştırmacı ve uygulamacılara faydaları olacağı ümit edilmektedir

    Antalya domates üretim alanlarından izole edilen Fusarium izolatlarının genotipik ve fenotipik karakterizasyonu

    Get PDF
    Türkiye'de çok miktarda yetiştirilen ve tüketilen domatesin üretimini kısıtlayan önemli biyotik hastalıklar bulunmaktadır. Toprak kökenli fungal Fusarium hastalık etmenleri domates bitkilerinde kök ve kök boğazı hastalıklarının nedeni olarak domates üretiminde önemli ürün kayıplarına sebep olmaktadır. Kışlık domates üretim merkezi olan Antalya ve ilçelerinde daha önce yapılan sürveylerle elde edilen 20 Fusarium izolatının bu çalışmada moleküler yöntemlerle avirulenslik ve virulenslik durumları karakterize edilmiştir. Farklı 5 genotip domates çeşidi bu 20 izolat ile patojenisite testlerine tabi tutulmuştur. Fusarium patojenlerinin virenslikten sorumlu genlerini içeren spesifik primerler kullanılarak hastalık etmenlerinin genotipik yapıları araştırılmıştır. Patojenisite testlerinde fenotipik olarak FORL izolatlarının 1 ve 9 izolatları, FOL içerisinde 8 ırk 2 ve FOL 2 ırk 3 izolatları en virulent izolatlar olarak bulunmuştur. Test edilen 4 dayanıklı ve 1 hassas ticari çeşit ile 13 FOL ve 7 FORL arasında gen-için-gen ilişkisi ortaya konmuştur. Moleküler çalışmalar 13 FOL ve 7 FORL izolatında Avr1 geninin olmadığını gösterirken FOL 5 ırk 3 ve FOL 13 ırk 3 izolatlarında Avr2 ve Avr3 genleri tespit edilmiştir. Tüm 13 FOL ve 7 FORL izolatlarının hücre duvarını parçalayan Fga1, Snf1, Frp1, Chsv, Xy12, Fem1, Arg genlerini içerdiği bu moleküler çalışmalarda belirlenmiştir. Böylece Fusarium patojenlerinin sahip oldukları avirulens genlerle bitkilerin dayanıklılık genleri arasındaki konukçu-patojen ilişkisi bu çalışmayla gösterilmiştir. Bu durum gelecekte Fusarium patojenlerinin konukçu domates bitkilerinde hedef aldığı proteinlerin belirlenmesine ve bu ilişkilerin konukçu lehine düzenlenmesine olanak sağlayacaktır

    Ortaokul sosyal bilgiler dersi öğretiminde sosyal bilgiler öğretmenlerinin karşılaştığı problemlere dair öğretmen görüşlerinin yansımaları: Akdeniz bölgesinde bir il

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de sosyal bilgiler eğitimine verilen önemi öğretmen görüşleri aracılığı ile ortaya koymak, ortaokul sosyal bilgiler dersi öğretiminde sosyal bilgiler öğretmenlerinin karşılaştığı problemleri tespit etmek ve tespit edilen bu problemleri çeşitli yönleriyle ele alıp, ortaya koyulan problemlere çözüm önerileri sunmaktır. Araştırmada, öğretmenlerin sosyal bilgiler eğitiminde karşılaştıkları problemleri derinlemesine belirlemek ve problemlerin çok yönlülüğünü tespit amacı ile nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu amaçla 11 adet açık uçlu sorudan oluşan bir görüşme formu hazırlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Akdeniz bölgesinde bir ilde, MEB ortaokullarında görev yapan 21 adet sosyal bilgiler öğretmeninden oluşmaktadır. Hazırlanan görüşme formları 21 adet sosyal bilgiler öğretmenine uygulanmıştır. Katılımcıların belirlenmesinde gönüllülük esası dikkate alınmıştır. Bir diğer önemli nokta ise çalışmaya katılan sosyal bilgiler öğretmenlerinin en az 7 yıllık bir tecrübeye sahip olmalarıdır. Araştırma sonunda, çalışmaya katılan sosyal bilgiler öğretmenlerinin sosyal bilgiler eğitiminin öneminin bilincinde olduklarının fakat Türkiye'de sosyal bilgiler eğitimine gerekli önem verilmediğinin, eğitim adına ayrılan bütçelerin yetersiz olduğunun, ders saatlerinin, ders materyallerinin yetersiz olduğunun ,veli-öğretmen ilişkilerinin istenilen seviyede olmadığının ,öğrencilerin derse hazırlık konusunda gerekli özveriyi göstermediklerinin ,sık sık değişen müfredatın hem öğretmen hem de öğrencinin derse olan motivasyonunu düşürdüğünün altını çizdikleri belirlenmiştir

    Yabancılara Türkçe öğretimi için Sait Faik Abasıyanık'ın "Bir Takım İnsanlar" adlı hikayesinin B1 seviyesine sadeleştirilmesi

    Get PDF
    Özgün metinlerin yabancılara Türkçe öğretiminde kullanılması için öğrencinin dil seviyesine göre sadeleştirilmesi gerekmektedir ancak sadeleştirme sürecinde yapılan her değişiklik metne büyük zarar verebilir bu nedenle metin sadeleştirme işleminin belirli ölçütlere göre yapılması önem arz etmektedir. Yabancılara Türkçe öğretimi alanında materyal sorununa katkı sağlayabileceği düşünülen bu araştırmanın amacı; Siddharthan'ın (2002) "An Architecture for a Text Simplification System" adlı çalışmasında vermiş olduğu ölçütlere uygun olarak Sait Faik Abasıyanık'ın "Birtakım İnsanlar" adlı hikâyesini Avrupa Dil Gelişim Dosyası ve İstanbul Yabancılar İçin Türkçe Ders kitabında belirlenen B1 seviyesine uygun dil yapılarına göre sadeleştirmektir. Bu çalışma, betimsel bir alan araştırmasıdır. Genel tarama modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda ilk olarak Türk edebiyatındaki hikâyeler incelenmiş ve B1 seviyesinde yapılacak olan sadeleştirme işlemi için bir hikâye seçilmiştir. Bu hikâye belirli ölçütlere göre sadeleştirildikten sonra uzman görüşü alınıp sadeleştirilmiş hikâye ile orijinal hikâyenin anlamsal olarak örtüşüp örtüşmediği belirlenmeye çalışılmış ayrıca hangi sadeleştirme işlemlerinin kullanıldığı ve bunların kullanım- dağılım durumuna bakılmıştır. Çalışmanın sonunda yapılan işlemlerin frekans ve yüzde değerleri hesaplanmış ve yorumlanmıştır. Sayısal olmayan veriler yazılı bir şekilde rapor edilmiştir. Araştırma sonuçları toplam 168 sadeleştirme işlemi yapıldığını ve bu işlemlerinin büyük oranda yerinde ve uygun olarak kullanıldığını göstermektedir. Ayrıca en çok uygulanan işlemin % 23,2 oranında uygulanan sözcüksel değiştirme işlemi olduğu ortaya konmuştur. Yine uzman görüşleri çerçevesinde sadeleştirme sürecinde özgün metnin anlamsal yapısının büyük oranda korunduğu görülmüştür

    Çağdaş müzecilik kapsamında interaktif uygulamalar: Antalya Kaleiçi örneği

    No full text
    Müze ve müzecilik kavramları her geçen gün kendini geliştiren, çağa ayak uyduran, dışa dönük ve kapsayıcı bir hal almıştır. Öyle ki müzeler teknolojinin sunduğu olanaklardan sonuna kadar faydalanarak, dört duvar durağan mekânlardan taşmış, kendisinden kilometrelerce uzakta yaşayan insanlara ulaşmıştır. Temel amaçlarından biri olan "koruma" güdüsünden vazgeçmeden, sahip olduğu değerleri yayabilmişlerdir. Bu bağlamda, tezin birinci bölümünde, müzenin geçirdiği kavramsal değişim ile birlikte, dünya ve ülkemizde çağdaş müzecilik kapsamında yaşadığı evreler ele alınmıştır. İkinci bölümde, ülkemizin önemli bir kültür varlığı olan ve yeni müzecilik anlayışına uygun olarak kapalı mekânın ötesinde, "açık hava müzesi" niteliğindeki Antalya Kaleiçi'nde, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin, neler olduğu tespit edilmiş ve bunların hepsi olmasa da önemli bir bölümü, akademik literatürden faydalanarak tanıtılmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise Kaleiçi'nde bahsedilen bu mekânların, mobil uygulama sürecine geçiş aşamaları anlatılmıştır. Bu sayede tezin asıl amacı Kaleiçi'nde Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlerin yer aldığı derli toplu bir rehber niteliğindeki www.kaleiciguide.com'un oluşturulması ve bu platformun mobil uygulamaya taşınmasıdır. Böylece hedeflenen, dönemlerine göre sınıflandırılmış bu seçilmiş eserlerin, kime ve hangi zamana ait olduğunun farkındalığını yaratmak, dikkat çekmek, merak uyandırmak ve dolaylı yoldan dahi olsa bu mekânların korunmasını sağlamaktır

    Türkçenin yabancı dil olarak öğretiminde öğrenme amaçlı mektup yazma etkinliğinin kullanılması

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, Akdeniz Üniversitesi TÖMER'de 2018-2019 eğitim-öğretim yılında A2, B1 ve B2 seviyelerinde Özel ve YTB gruplarında yabancı dil olarak Türkçe öğrenen öğrencilerin Türkiye'yi ve Türk kültürüne ait ögeleri öğrenme ve kültürlerarası etkileşim durumlarının öğrenme amaçlı mektup yazma etkinliği ile belirlenerek incelenmesidir. Araştırmanın modeli nitel araştırma desenlerinden durum çalışmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunu Antalya ilinin Konyaaltı ilçesinde bulunan Akdeniz Üniversitesi TÖMER'de 2018-2019 eğitim-öğretim yılında yabancı dil olarak Türkçe öğrenen 45 kadın ve 45 erkek olmak üzere toplam 90 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğrenci tanıma formu ve öğrenci çalışma formu kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında doküman analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Öğrencilerle iki ay arayla üç uygulama yapılmıştır. İlk uygulama 32 A2 Özel ve 21 A2 YTB öğrencisiyle, ikinci uygulama 27 B1 Özel ve 22 B1 YTB öğrencisiyle, üçüncü uygulama ise 20 B2 Özel ve 22 B2 YTB öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Uygulama süreçlerinde öğrencilere uygulama hakkında bilgi verilmiş ve öğrencilerden sevdikleri bir arkadaşlarına Türkiye'yi ve Türk kültürünü tanıtan bir mektup yazmaları istenmiştir. Araştırmada elde edilen veriler araştırmacı tarafından toplanmış ve içerik analizi tekniği ile çözümlenmiştir. Altı grubun her birinden 15 tane olmak üzere 90 mektup seçilmiştir. Mektuplarda konuyla ilgili geçen cümleler tespit edilerek kültürel ögeler belirlenmiş ve 11 tema oluşturulmuştur. Veriler bu temalar çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma sonucuna göre, öğrencilere bunun bir sınav olmadığının belirtilmesi ve öğrencilerin mektup yazmak için sevdikleri bir arkadaşlarını muhatap seçmesi; öğrencilerin mektuplarını yazarken samimi davranmasında, konuyla ilgili bildiklerini mektuplarında rahatça ifade etmesinde etkili olmuştur. Ayrıca tüm seviye ve gruplarda kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre aktarımlarının daha ayrıntılı olduğu görülmüştür

    Atılganlık eğitimi programının ergenlik dönemindeki öğrencilerin atılganlık düzeyine etkisi

    No full text
    Bu tezin amacı; atılganlık eğitimi programının öğrencilerin atılganlık seviyelerine etkisini değerlendirmektir. Çalışmamız nicel araştırma yöntemlerinden deneysel yöntemle yapılmıştır. Araştırmaya, 2019-2020 öğretim yılında Ankara ilinde MEB'e bağlı devlet okulunda altıncı sınıfta öğrenim gören 30 öğrenci katılmıştır. Örneklem olarak belirlenen Ankara ilinde MEB'e bağlı devlet okulunda öğrenim gören altıncı sınıf öğrencilerinden 15 kişi deney ve 15 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 30 kişi örneklem grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada 5 haftalık atılganlık eğitim programındaki etkinlikler 15 öğrenci olan deney grubuna uygulanıp, uygulanan programın bitiminde tekrar aynı anketin yapılması istenilmiştir. Kontrol grubundaki 15 öğrenciye ise etkinlik uygulanmaksızın 5 hafta sonunda anket yeniden uygulanmıştır. Atılganlık Envanteri, Topukçu (1982) tarafından 8-12 yaş grubundaki öğrencilerin atılganlık düzeylerini belirlemek için geliştirilmiştir. Envanterde öğrenci kendisine uygun olan maddelerin karşı tarafına "Evet", kendisine uygun olmayan maddeler için "Hayır" olarak işaretler. Araştırmada elde edilen veriler üzerinde yapılan istatistiksel işlemler; two independent T-testi, Kruskal Wallis-H testi, ANOVA testi, frekans(f), yüzde (%) dağılımları Mann-whitney U testidir. Sonuç olarak, 5 haftalık atılganlık eğitimi programının ergenlik dönemindeki öğrencilerin atılganlık düzeyine etkisinde istatistiksel olarak anlamlı farklar olduğu görülmektedir. Yapılan bu araştırmada, ortaya çıkan bulgularımız sonucunda; ortaokul öğrencilerinin kendini daha doğru ve net şekilde ifade edebilmeleri için atılganlık beceri eğitiminin verilmesi önerilmiştir

    Değişken kesitli mikro kolonların burkulma davranışının incelenmesi

    No full text
    Son yıllarda teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler mikro ve nano boyutlu yapılar üzerindeki ilginin artmasına neden olmuştur. Gelişmiş birçok ülke nanoteknolojiyi öncelikli araştırma alanı olarak belirlemiştir. Sonuç olarak, mikron ve daha küçük boyutlardaki yapıların mekanik davranışları bilim dünyasının fazlaca ilgisini çeken bir araştırma alanı haline gelmiştir. Hem deneyler hem de atomik yaklaşımlar ile bu yapıların mekanik davranışları tespit edilmeye çalışılmıştır. Fakat bu çalışmalar maliyetli olmaları ve daha fazla zamana ihtiyaç duymaları nedeniyle sınırlı sayıdadır. Bu nedenle bu konu ile ilgilenen araştırmacılar sürekli ortam mekaniği yaklaşımlarına yönelmişlerdir. Sunulan tez çalışmasında, elastik zemine oturan değişken kesitli mikro kolonların boyuta bağlı burkulma analizi gerçekleştirilmiştir. Modellemede değiştirilmiş gerilme çifti ve Bernoulli-Euler kiriş teorileri kullanılmıştır. Mikro kolonun nikelden yapıldığı ve homojen malzeme özelliklerine sahip olduğu varsayılmıştır. Mikro kolonun elastik bir zemin ile etkileşim halinde olması durumu Winkler elastik zemin modeli kullanılarak dikkate alınmıştır. Rayleigh-Ritz çözüm yöntemi kullanılarak bir ucu ankastre mesnetli diğer ucu serbest olan (konsol) değişken kesitli mikro kolonlar için kritik burkulma yükü hesabı yapılmıştır. Kritik burkulma yükü üzerindeki boyut ölçek parametresi, koniklik oranı ve elastik zemin etkileri incelenmiştir

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇