Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Rekombinant Aspergillus sojae AsT3 kullanılarak katı faz fermantasyonu ile Mannanaz üretimi

    No full text
    Katı faz fermentasyonu (KFF), enzimler, organik asitler ve biyoyakıtlar gibi katma değeri yüksek endüstriyel ürünlerin üretiminde sıvı kültür fermentasyon yöntemine göre daha ucuz ve çevre dostu olmasından dolayı alternatif olarak tercih edilmektedir. KFF, nemli katılar üzerinde mikroorganizma gelişimi için uygun bir ortam oluşturduğundan dolayı katı atıkların değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada ucuz ve bol bulunan farklı lignoselülozik biyokütlelerden (arpa kavuzu, buğday kepeği, çavdar kepeği, yulaf kavuzu) fermentasyonla Aspergillus sojae AsT3 kullanılarak mannanaz üretimi gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla beş farklı substrat (arpa kavuzu, buğday kepeği, çavdar kepeği, yulaf kavuzu ve karışım) üzerinde ve üç farklı inokülasyon oranında (%3, 5 ve 7) katı faz fermentasyonları yapılmıştır. Ayrıca katı faz fermentasyonu ile üretilen β-mannanaz enziminin kullanım alanlarından biri olan mannooligosakkaritlerin (MOS) üretimi de incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre en iyi karbon kaynağı seçilmiş ve bağımsız değişkenlerin etkisini incelemek için PlackettBurman Dizayn (PBD) ile belirlenen 10 farklı fermentasyon denemesi gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte MOS üretimini artırmak için PBD ile belirlenen fermentasyonlar gerçekleştirilirken en iyi karbon kaynağına mannan içerdiği bilinen kahve atıkları ilave edilmiştir. Fermentasyon denemeleri sonucunda her bir karbon kaynağı için farklı inokülasyon oranlarında en yüksek β-mannanaz aktivitesi sırasıyla; yulaf kavuzunda 413.50 U/mg (%5), arpa kavuzunda 582.59 U/mg (%7), çavdar kepeğinde 983.53 U/mg (%7), buğday kepeğinde 55.59 U/mg (%5) ve karışım fermentasyonlarında ise 262.75 U/mg (%7) olarak bulunmuştur. Bu sonuçlara göre en yüksek β-mannanaz aktivitesine (983.53 U/mg) %7 inokülasyon oranı kullanılan çavdar kepeğinde ulaşılmıştır. β-Mannanaz ve MOS üretiminde PBD ile belirlenen şartlarda bağımsız değişkenlerin etkisi incelemiş ve sonuç olarak 30°C'de 7 gün boyunca %7 inokülasyon oranı ve başlangıç pH 7.0 olan fermentasyon şartlarının en iyi olduğu tespit edilmiştir. Fermentasyon ortamına eklenen kahve atığı enzim üretimini inhibe etmiş ancak MOS üretimini artırmıştır. PBD ile belirlenen koşullarda gerçekleştirilen fermentasyonlarında en yüksek değerlerdeki MOS bileşenleri ve toplam MOS değerleri, mannobioz için 80.59 ppm (6. deneme), mannotrioz için 69.94 ppm (1. deneme), mannotetroz için 210.37 ppm (3. deneme), mannopentoz için 391.87 ppm (1. deneme), mannoheksoz için 533.40 ppm (9. deneme) ve toplam MOS değeri için 1086.45 ppm (9. deneme) olarak bulunmuştur. Ayrıca PBD ile gerçekleştirilen fermentasyonlar sonucunda, inkübasyon sıcaklığının βmannanaz üretiminde etkili olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada, katı faz fermentasyon yöntemi ile rekombinant Aspergillus sojae AsT3 (ATCC 11906) kullanılarak mannanaz üretimi ve aynı zamanda MOS üretimi amaçlanmıştır. Sonuçlar incelendiğinde, atıkların değerlendirilmesi, düşük enerji gereksinimi ve mikroorganizma gelişimi için uygun bir ortam olması sebebiyle KFF'nin β-mannanaz ve MOS üretimi için uygun olduğu belirlenmiştir

    Sanal gerçeklik teknolojisi ile hazırlanmış epileptik nöbet yönetimi eğitim programının ebeveynlerin nöbet yönetimine etkisi

    No full text
    Bu araştırmada "Sanal Gerçeklik Teknolojisi ile Hazırlanmış Epileptik Nöbet Yönetimi Eğitim Programı" geliştirilerek; ebeveynlerin epileptik nöbeti yönetme bilgi, beceri ve motivasyonlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma çift kör ön-test-son-test ölçümlü, izlemsel randomize kontrollü bir çalışmadır. Eylül 2018-Şubat 2020 tarihleri arasında yürütülen araştırmanın uygulama aşaması, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Çocuk Nöroloji Polikliniği'nde epilepsi tanısı ile takip edilen 91 çocuğun ebeveyni ile gerçekleştirilmiştir. Ebeveynler basit randomizasyon ile gruplara ayrılmıştır (Girişim Grubu n=45, Kontrol Grubu n=46). Araştırmanın hazırlık aşamasında; "Sanal Gerçeklik Teknolojisi ile Hazırlanmış Epileptik Nöbet Yönetimi Eğitim Programı", "Auralı Sekonder Jeneralize Tonik Klonik Epilepsi Nöbetine İlişkin Hasta Senaryosu", veri toplama araçları hazırlanmış ve sanal gerçeklik gözlüğüne entegre edilmiştir. Uygulama aşamasında girişim grubuna sırasıyla; ön-test, Eğitim Programı uygulaması, eğitimden hemen sonra son-test ve 15. gün izlem yapılmıştır. Kontrol grubuna sırasıyla; ön-test, rutin poliklinik uygulaması, son-test ve 15. gün izlem yapılmıştır. Veriler her iki grupta da sanal gerçeklik gözlüğüne entegre edilmiş veri toplama araçları ile elde edilmiştir. Araştırmanın yapılabilmesi için Akdeniz Üniversitesi Etik Kurulu'ndan onay, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nden yazılı izin ve ebeveynlerin aydınlatılmış onamları alınmıştır. Bulgular: Son-test ve izlemlerde girişim grubundaki ebeveynlerin nöbet yönetimine ilişkin bilgi, beceri düzeyleri artarken, kontrol grubundaki ebeveynlerin bilgi, beceri düzeylerinin değişmediği; gruplar arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Motivasyon ölçeği ve alt boyutlarının puan ortalaması her iki grupta tüm ölçümlerde yüksek bulunmuştur. Sonuç: "Sanal Gerçeklik Teknolojisi ile Hazırlanmış Epileptik Nöbet Yönetimi Eğitim Programı"nın ebeveynlerin epileptik nöbeti yönetme bilgi, beceri ve motivasyonlarını artırmada etkili olduğu kanıtlanmıştır

    1980 sonrası çağdaş resim sanatında Nesne-Figür bağlamında sembolik yaklaşımlar

    No full text
    Yapılan bu çalışmanın temel amacı "1980 Sonrası Çağdaş Resim Sanatında Nesne Figür Bağlamında Sembolik Yaklaşımlar" olup, konu bağlamında sanatçıların eserlerinde sembol kullanmaları ve bu bağlamdaki eserleri ile yola çıkılarak ele alınmasıdır. Ancak sınırlandırılmış olan tarih ve süreç ön planda tutularak araştırılan bu konuda ikinci bölüm altında ilk olarak Resim Sanatında Sembolizmin Tarihsel Gelişimi başlığı altında sembolizmin oluşum süreciyle ilgili ve sembolizm sanatçılarından örneklerle bilgiler verilmiştir. Aynı başlık altında ayrıca eserlerinde nesne ve figür kullanan sanatçılarından örneklerle desteklenmiştir. Sanatçıların tanık oldukları siyasi, sosyal, tarihi, ekonomik ve kültürel olaylar çevresinde yaşadıkları durumları yorumlamaları ayrıca resimlerine konu olan nesne ve figürleri kullanırlarken duygularını ön planda tuttukları, nesneler ve figürlere gerçekte olduklarından ve göründüklerinden farklı anlamlar yüklemeleri ile sembolizm bağlamında eserler ürettiklerini söyleyebiliriz. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise; sembolik yaklaşımlar bağlamında 1980 Sonrası Çağdaş Resim Sanatında Nesne-Figür İlişkisi başlığı adı altında araştırmalar yapılmış daha sonra sembolist ifade biçimini kullanan sanatçılardan seçimler yapılarak eserleri ve eser analizleri ile beraber resimlerinde görünen sembol ve sembolleşen nesneler, renk, doku, figür vb. incelemeler yapılmıştır. Sembolizmin insanı iç dünyasına yönelttiğini, somut nesnelerin dış dünya ile bireylerin duyuları arasında köprü niteliği taşıyan birer simge olduğunu görmekteyiz. Bu çalışmanın son bölümü olan dördüncü bölümde ise nesne figür ilişkisinin sembolik ifade biçimi bağlamında uygulama çalışmalarına yansımaları renk, biçim, konu ve kompozisyon açısından yorumlama ve analizleri içermektedir

    Özel gereksinimli öğrencilerin eğitiminde sosyal bilgiler dersinin yeri ve önemi

    No full text
    Özel eğitim hizmetleri ağırlıklı olarak özel eğitim sınıfları ve kaynaştırma yöntemi ile verilmektedir. Özel eğitimin temel amacı, uyarlanabilir beceriler kazandırmak ve bağımsız yaşam becerilerinin geliştirilmesidir. Özel eğitimin temel varsayımı, özel eğitim sınıfları ve kaynaştırma eğitimi yoluyla, öğrencinin akranlarıyla iletişimini ve sosyal kabulünü artırmak aynı zamanda bu öğrencilerin entegrasyonunu ve sosyalleşmesini sağlamaktır. Eğitim programları sosyalleşme için bir çerçeve sağlar. Sosyal bilgiler dersi toplumsallaşmaya vurgu yapan en önemli derslerden biridir. Sosyal bilgiler dersi; özel eğitim öğrencilerinin toplumda bağımsızlık kazanmaları ve bazı temel becerileri öğrenmeleriyle topluma dahil edilmesini, kendi kendine yetebilen bir birey olmalarını sağlayarak dersin temel hedeflerini kazanmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu çalışma özel gereksinimli öğrencilerin eğitiminde sosyal bilgiler dersinin yeri ve önemini incelemeyi amaçlamıştır. Çalışma nitel araştırma yöntemi, durum çalışmasına uygun olarak tasarlanmıştır. Çalışma 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinin Kepez ilçesinde yapılmıştır. Çalışmaya toplam 20 sosyal bilgiler ve özel eğitim öğretmeni katılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu işe koşulmuştur. Araştırma verilerinin analizi sonucunda ulaşılan başlıca sonuçlar; öğretmenlerin büyük kısmı öğrencilerin soyut kavramları öğrenmekte zorlandıkları, özel eğitim öğrencilerine yönelik bireysel planlamalar yapılması, konuların çok uzun tutulduğu ve gereksiz konulara yer verildiği, bireysel ve sosyal etkinliklerin artırılması gerektiği, görsel materyallerin daha etkin ve sıklıkta kullanılması gerektiği ve sosyal bilgiler dersinin özel gereksinimli öğrencilerin sosyalleşmesi üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu yönündedir

    Postmodernist anlatılarda (2000-2015) Grimm Masalları'nın işlevi

    No full text
    Önceki asırlarla kıyaslandığında bilim, buluş, hız ve bunlara bağlı olarak tüketim konusunda önemli sıçramaların çağı olan 20. yüzyılın en büyük sorunsallarından biri de postmodernizmdir. Özellikle sanatta bir yükseliş mi yoksa bir çöküş mü olduğu güncel bir tartışma konusu olsa da postmodernizm, neredeyse bütün toplumsal değerleri içinde barındıran ve bunları kendine göre yeniden biçimlendiren bir olgudur. Bu döneme kadar sanatın rotasını oluşturan gelenek, postmodernizm aracılığıyla yeni yüzünü bulan değerlerden biridir. Folklorik anlatılar, geçmişi yazının erişemediği en eski çağlara dayanan, bir toplumun sosyokültürel yaşantısının tüm çizgilerini yansıtan gelenek ürünleridir. Bu anlatıların alt türlerinden biri de, her türlü inancın, hissin ve ritüellerin karşılık bulduğu, çocuklarla birlikte geniş bir kitleye hitap eden masallardır. Zamana karşı direncini koruyagelmiş bu sözlü kültür ürünleri 20. yüzyılda postmodernizm aracılığıyla farklı varyantlarla karşımıza çıkar. 19. yüzyılda yazıya geçirilen ve Alman kültürünün en önemli ürünlerinden biri sayılabilecek Grimm Masalları, pek çok kültür ile birlikte Türk kültüründe de etkili bir yere sahip olmuştur. Sosyokültürel ortama olduğu kadar sanat alanlarına da yansımış olan bu anlatılar, postmodernist edebiyatta modern çağın getirilerine uygun olarak dönüşüme uğramış, eklektik bir yapıya bürünmüştür. Postmodernizm, geçmişi ve geleceği, şimdiki anı ve olası bir zamanı kendi potasında eriterek sunması sebebiyle geçmişten bugüne aktarılmış sözlü ve yazılı bütün anlatıları bünyesinde barındırır. Özellikle gelenek postmodernizm aracılığıyla yeniden gündeme gelir. Ne var ki geleneğin postmodernizmdeki yansıması çoğulculuğa bağlı olarak eklektik ve ironik bir hâl almıştır. Bütün anlatılar, yer, zaman, mekân ve toplumun bünyesindeki kurum ve değerler iç içe geçmiş, birbirinden ayırt edilemez olmuştur. Bu çalışmada bir sözlü kültür geleneği olan Grimm Masalları'nın postmodernist anlatılarda nasıl bir işleve sahip olduğu incelenecektir. Böylelikle iç içe girmiş türlerin görünürlük kazandığı postmodernist anlatılarda roman ve masal türü arasındaki etkileşim ortaya konulacaktır

    Turuk-ı aliyyede cihâz-ı tarîkat 

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, Anadolu ve Balkan coğrafyasında yaygın olan turuk-ı aliyye denilen Nakşibendiyye, Kādiriyye, Mevleviyye, Bektâşiyye, Bayrâmiyye, Bedeviyye, Saʻdiyye, Şâzeliyye, Zeyniyye, Rifâiyye, Celvetiyye ve Halvetiyye tarîkatlarında kullanılan cihâz-ı tarîkatı tespit edip, bu cihazların tasavvuf tarihindeki önemini ortaya koymaktır. Burada göz önünde tuttuğumuz iki temel husus vardır. Birinci husus hangi tarîkatın hangi tarîkat cihazlarını kullandığını tespit etmektir. İkinci husus, bu tarîkat cihazlarına yüklenen sembolik anlamların sûfîlerin hayatındaki yerini ve etkisini ortaya koymaktır. Bu çalışmanın yöntemi; nitel araştırma tekniklerinden doküman incelemesidir. Doküman incelemesi yöntemi ile tezle ilgili başta el yazması eserler olmak üzere basılı eserler ve makalelerden konunun teorik zemini oluşturulmuştur. Doküman incelemesi yönteminin dokümanlara ulaşma, özgünlüğü kontrol etme, dokümanları anlama ve verileri analiz etme aşamaları çerçevesinde turuk-ı aliyye denilen Nakşibendiyye, Kādiriyye, Mevleviyye, Bektâşiyye, Bayrâmiyye, Bedeviyye, Saʻdiyye, Şâzeliyye, Zeyniyye, Rifâiyye, Celvetiyye ve Halvetiyye tarîkatları ile ilgili bilgiler tasnif edilerek çalışmanın metni oluşturulmuştur. Ayrıca Denizli, Aydın, İzmir, Manisa, Bursa, Bilecik, İstanbul, Edirne, Bolu, Karabük, Kastamonu, Samsun, Amasya, Tokat ve Konya şehirleri ile Bosna-Hersek'te mezarlık, türbe ve müzelerde araştırma yapılıp konu ile ilgili görsel dokümanlarla teorik bilgiler desteklenmiştir. Çalışmanın en önemli sonucu sûfîlerin eşyâya zâhirî anlamını aşan bâtınî bir anlam yükleyerek, onu mânevî eğitim aracı olarak kullanmalarıdır. Çalışmanın bir başka sonucu, sembolizmin insan hayatındaki vazgeçilmezliği, dinlerin devamının ancak sembolik anlatımla mümkün olabileceğidir. Çalışmanın diğer bir sonucu ise, sûfîlerin âdâb ve erkâna dair oluşturdukları hususların temel hedefinin, ahlâkî kemâlâtı sağlamak ve tevhîde ulaşmak olduğudur. Bu çalışmanın sonuçlarından biri de tarihî mezarlıklarda tespit edilmeyi bekleyen sûfî şahsiyetlerin ve yazılı kaynaklarda geçmeyen farklı tâc türlerinin varlığıdır. Bu çalışmanın sonuçlarından bir tanesi de tarîkat cihazlarının geçmişte icra ettiği fonksiyonun günümüz dünyasında olabilirliğini veya nasıl olması gerektiğine dair bir problematiği gündeme getirmesidir

    Multimodal biometric verification system using fusion of face and signature information

    Get PDF
    Biyometrik doğrulama sistemleri, bir kişinin kimliğini doğrulamak için yaygın olarak kullanılır. Yüz, imza, parmak izi ve iris popüler biyometrikler arasındadır. Biyometrik sistemler güvenlik, alışveriş ve finans gibi çeşitli uygulamalarda kullanılırlar. Özellikle adli uygulamalarda çok düşük hata oranlarına sahip olmaları gerekmektedir. Kabul edilebilir sonuçlar elde etmek için çeşitli problemlerle başa çıkmak zorundadırlar. Tek kipli biyometrik sistemlerin limitlerinin üstesinden gelmek için, çok kipli bir doğrulama sistemi sunulmuştur. İmza ve yüz özellikleri tek kipli biyometrik sistemler oluşturmak için kullanılmıştır. Daha sonra, bu sistemlerin skor seviyeleri kombinasyonu kullanılarak hata oranları azaltılmak istenmiştir. Çok kipli doğrulama sisteminin performansını değerlendirmek için çeşitli saldırı ve gürültü prosedürleri uygulanmıştır. Bilgisayarlı görü problemlerinde büyük başarı elde eden tekrarlayan ve evrişimsel yapay sinir ağlarının kullanımı çevrimdışı imza doğrulaması için incelenmiştir. İki farklı ağ mimarisinin kombinasyonlarının, düşük hata oranı elde etmek için kullanılabileceği gösterilmiştir. Kimlik doğrulama için kullanıcı-bağımsız ve kullanıcı-bağımlı yaklaşımlar araştırılmıştır. İki evrişimsel sinir ağı mimarisi, kullanıcı-bağımsız imza öznitelikleri öğrenmek için kullanılmıştır. Daha sonra, kullanıcı-bağımlı sınıflandırıcılar bir kimlik talebini kabul etmek veya reddetmek için eğitilmiştir. Yüz doğrulama sistemi geliştirmek için transfer öğrenme yaklaşımı kullanılmıştır. Kullanıcı-bağımsız yüz öznitelikleri, eğitilmiş bir evrişimsel sinir ağı kullanılarak çıkarılmıştır. Ardından, kullanıcı-bağımlı sınıflandırıcılar bu öznitelikler kullanılarak doğrulama işlemi yapmak üzere eğitilmişlerdir. Bu tezde, yüz ve imza doğrulama sistemleri birbirinden bağımsız olarak geliştirilmiş ve performansları değerlendirilmiştir. Daha sonra, bu iki sistemden gelen bilgiler çok kipli bir biyometrik sistem tarafından kaynaştırılmıştır. Sonuçlar, çok kipli yaklaşımın, sistemi saldırılara ve gürültüye karşı daha güçlü hale getirerek, tek kipli sistemlerden daha yüksek doğruluk oranına ulaşmak için kullanılabileceğini göstermektedir

    İdari yargılama hukuknda mahkeme kararlarının açıklanması ve yanlışlıkların düzeltilmesi

    No full text
    Yargılama süreci neticesinde mahkemeler elde ettikleri sonuca göre karar verirler. Bu karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözülmesi amaçlanır. Kararın yeterli açıklıkta olması, taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçların açık ve anlaşılır olması büyük önem arz etmektedir. Ancak hâkimin baktığı dosya sayısının fazlalığı, deneyimsizliği veya dikkatsizliği sebebiyle kararda anlam kapalılıkları veya çelişik hüküm fıkraları bulunabilir. Hukuk sistemleri, kararın taşıması gereken asgari niteliklere sahip olmaması veya tarafların beklentilerini karşılamaması durumunda başvurabilecekleri hukuki çareler öngörmüştür. Açıklama ve yanlışlıkların düzeltilmesi bu çarelerden ikisidir. Açıklama ve yanlışlıkların düzeltilmesi yollarıyla kararın değiştirilerek yerine bir yenisinin konulması değil hükmün daha belirgin ve tutarlı bir bütün haline gelmesi amaçlanmaktadır. Davanın tarafları, kararda birbirine aykırı hüküm fıkraları bulunması veya kararın yeterince açık olmaması hallerinde mahkemeye başvurarak kararın açıklanmasını ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Yanlışlıkların düzeltilmesinin konusu açıklamaya göre daha basit niteliktedir. Tarafların ad ve soyadına, sıfat ve talep sonucuna ilişkin yanlışlıklar ile hüküm fıkrasındaki hesap yanlışlıkları yanlışlıkların düzeltilmesi yoluyla giderilebilir. Tez çalışmasının konusu idari yargılama hukukunda mahkeme kararlarının açıklanması ve yanlışlıkların düzeltilmesidir. Açıklama kurumuna tezin ilk iki bölümünde yer verilmektedir. Tezin son bölümü ise yanlışlıkların düzeltilmesini konu almaktadır

    Konveks küme ve konveks fonksiyon kavramlarının bazı genelleştirme metotları

    Get PDF
    Bu tezdeki amacımız konvekslik kavramının başlıca genelleştirme metotlarını ve onlarla ilgili örnekleri vermektir. Bu tez çalışmasında önce konveks küme kavramının, klasik konveks kümelerin sahip olduğu bazı özelliklere (ayırma, kesişim, konveks kabuk gibi) dayalı olarak genelleştirme metotlarına değinilmiş ve örnekler sunulmuştur. Daha sonra konveks fonksiyon kavramının, yine klasik konveks fonksiyonların bazı özellik ve kavramlarına (bir fonksiyon ailesinin supremumu olma, fonksiyonlar için konveks kabuk gibi) dayanılarak genelleştirilme metotları ve örnekleri verilmiştir. Bu tez çalışması beş bölümden oluşmaktadır. Tezin birinci bölümü giriş için ayrılmış olup bu bölümde konvekslik kavramının kısa bir tarihçesi açıklanmıştır. Tezin ikinci bölümünde tezde kullanılan kaynaklarla ilgili genel bilgiler verilmştir. Üçüncü bölümde ise tezde adı geçen temel tanımlar sunulmuştur. Dördüncü bölüm ise üç kısımdan oluşmaktadır. İlk kısım konveks kümelerin bazı genelleştirme metotları, ikinci kısım konveks fonksiyonların bazı genelleştirme metotları ve son kısım ise bu iki kategoriye giremeyen durumlar ile ilgilidir. Bu üç durum için bazı örnekler sunulmuştur. Beşinci bölümde sonuç ve önerilere yer verilmiştir

    İnternet gazeteciliğinde tık tuzağı bağlamında etik sorunlar: Clickbait haberler

    No full text
    Toplumu yönlendirme işlevi bulunan habercilik güçlü ve köklü bir meslek dalı olarak etki alanı içinde dikkatle incelenmesi ve değerlendirilmesi gereken bir meslektir. Bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişmesiyle birlikte birçok alanda yaşanan değişim ve dönüşüm habercilik meslek pratiklerini de etkilemiş ve bu alanda bir dönüşümü beraberinde getirmiştir. Yeni medya ortamları ile birlikte habercilik mesleği de internet ortamına taşınmıştır. İnternet haberciliğinde geleneksel haberciliğin aksine reklam ve haber arasındaki çizgi keskin bir şekilde ayrılmamıştır. Bu durum internet haberciliğinde reklam ve habercilik pratiklerinin önemli oranda değişime uğramasına neden olmuştur.İnternet haberciliği açısından haber sitesinin daha çok tıklanması daha çok reklam alma açısından önemli hale gelmiştir. Böylece internet haber üreticileri okuyucuların haber sitesinde daha fazla zaman geçirmesini ve daha fazla tıklama yapmasını sağlamaya yönelik etik olmayan habercilik yöntemlerini kullanmaya başlamıştır.Bu çalışmada da haber sitelerinin clickbait içerikli haber üretim pratikleri incelenmektedir. Bu noktada Türkiye'de internet ortamında en fazla ziyaretçisi olan hürriyet.com.tr, sözcü.com.tr, takvim.com ve yeniakit.com haber sitelerinin clickbait içerikli başlık kullanımları içerik analizi kullanılarak incelenmektedir. Araştırmanın sonunda araştırma kapsamında incelenen haber sitelerinin tamamının belirli sayılardaki haberlerinde clickbait içerikli haber sunumu yaptıkları görülmüştür

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇