Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
6529 research outputs found
Sort by
Lojistik organizasyon olarak Antalya limanı'nın bölgesel kalkınmadaki rolü: TR61 bölgesi'nde faaliyet gösteren dış ticaret firmaları üzerinde bir araştırma
Bölgesel kalkınma temelinde, ülkede yer alan coğrafi bölgelerin iktisadi büyümeden dengeli olarak pay almalarını öngören plan ve politikalar hazırlama gayretidir. Kalkınma süreci yerelden başlamakta ve küresel ölçekte anlam bulmaktadır. Limanlar ekonomik dengesizliklerin giderilmesi ve bölgesel kalkınmanın sağlanması noktasında önemli lojistik bağlantılardır. Limanların faaliyetlerinin etkinliği, oluşturduğu iş hacmi, istihdam gibi unsurlar bölge kalkınmasında etkili olabileceklerini göstermektedir. Isparta, Antalya, Burdur illerini kapsayan İBBS Düzey 2 sınıflamasına göre TR61 Bölgesi; kaynakları, gerekli altyapısı, ülke geneline nazaran ucuz iş gücü ve işgücü istihdamının büyük bir bölümünün hizmet sektöründe olması gibi faktörlerle lojistik merkez olabilme potansiyeline sahiptir. Ulusal, bölgesel ve yerel aktörlerce limanların öneminin anlaşılması, ülkelerin gelişmişlikleri bağlamında önem arz etmektedir. Bu motivasyonla hazırlanan çalışmada bölgede faaliyet gösteren ve Antalya Limanı'nı kullanan dış ticaret firmaları üzerinde bir araştırma yapılarak Antalya Limanı'nın bölgesel kalkınmaya olan etkileri incelenmiş, Antalya Limanı ve TR61 Bölgesi istatistiklerine de yer verilerek çalışmanın literatüre katkı sağlaması ve karar vericilere rehberlik etmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden biri olan Betimsel Analiz Yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Yöntem doğrultusunda, lojistik organizasyon olarak Antalya Limanı'nın bölgesel kalkınmaya etkileri konusundaki, firma ve liman yetkililerinin algılarını keşfetmeye yönelik olarak yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Maksimum çeşitlilik örneklemesi kullanılarak farklı katılımcıların deneyimlerine ulaşılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda görüşmeler, Port Akdeniz Limanı'nda idari yapıda görev alan yetkililer ve TR61 Bölgesi'nde (Antalya-Isparta-Burdur) faaliyet gösteren ve Antalya Limanı'ndan hizmet alan dış ticaret firmalarının yetkilileri ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler bilgisayar destekli nitel veri analiz programı kullanılarak çözümlenmiştir. Ortaya çıkan tema ve alt temalar araştırmacılara birçok yeni araştırma konusunu gündeme getirmiştir. Ayrıca araştırma yöntemini güçlendirmek adına görüşmeler esnasında elde edilen müşteri algıları neticesinde Antalya Limanı SWOT analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda Antalya Limanı'nın bölgede bulunmasının ithalat ve ihracat hareketlerinde etkili olduğu, ticareti kolaylaştırıcı etki yarattığı vurgusu ortaya çıkmış ve TR61 Bölgesi'nde kalkınma düzeyinin Antalya Liman'ı vasıtasıyla nasıl artırılabileceği üzerine çözüm önerileri sunulmuştur
İşçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıklarda karineye dayalı makul indirim
Hukukumuzda Yargıtay içtihatlarıyla fazla çalışma ve ulusal bayram, genel tatil ücreti alacakları bakımından uygulama alanı bulan "karineye dayalı makul indirim" kavramı yasal bir dayanağa sahip değildir. Bu noktada, hâkimlerin TMK madde 4 hükmüyle takdir yetkisine haiz kılınması ve böylece hakkaniyete göre karar verme olanağının tanınmış olduğu göz önüne alındığında karineye dayalı makul indirim uygulamasının TMK madde 4 ile hüküm altına alınan hâkimin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmaya muhtaçtır. Yine indirimin uygulama alanı bulduğu işçilik alacakları bakımından; talep edilen alacağın ispatı, bu hususta hâkimin delilleri değerlendirmesi, indirim oranının belirlenmesinde göz önüne alınacak hususlar ile alacağa ne oranda indirim uygulanacağı, işçilik alacağına uygulanan indirim oranı nedeniyle alacağın reddedilen kısmı için vekalet ücretinin doğup doğmayacağı hususları bakımından uygulamada boşluklar bulunmaktadır. Bununla birlikte karineye dayalı makul indirim oranının bilirkişilerce belirlenmesi ve indirimin uygulanması halinde hükmedilecek olan tutarın da bilirkişi raporunda belirtilmesi bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır
Spor yöneticisi adaylarının makyavelizm ve sportmenlik açısından incelenmesi (Batı Akdeniz örneği)
Bu çalışmada özellikle, Rönesans politika uzmanı ve yazarı olarak Machiavelli ve onun görüşüyle meydana gelen Makyevelizm ele alınmaktadır. Makyavelizme göre hedeflenen amaca ulaşmak için, kullanılan her metod mübahtır. Bu çalışmanın amacı Batı Akdeniz Bölgesinde yer alan Spor Yöneticiliği Bölümlerinde Okumakta Olan Yönetici Adaylarının Makyavelizm ve Sportmenlik Açısından İncelenmesidir. Çalışmanın yöntemi amacına göre tanımlayıcı, yapılış zamanına göre kesitsel, veri toplama yöntemine göre anket çalışmasıdır. Araştırma tarama modeliyle tasarlanmıştır. Tez çalışmasının evreni Batı Akdeniz bölgesinde yer alan Spor Yöneticiliğinde eğitim gören öğrencilerden oluşmaktadır. Çalışmada evreninin tümüne ulaşılması planlanmaktadır. Veri toplama aracı olarak 3 bölümden oluşan bir anket formu kullanılacaktır. Birinci bölümde katılımcılara ait demografik bulgular ve (Dahling, Whitaker ve Levy, 2009) tarafından geliştirilmiş olan ve Ülbeği (2016) tarafından dilimize adapte edilen Makyavelizm ölçeği kullanılacaktır. İkinci bölümde ise spora katılımla ilgili bilgilerin yer aldığı Vallerand vd (2007) tarafından geliştirilen ve Sezen-Balçıkanlı (2010) tarafından dilimize adapte edilen Çok Boyutlu Sportmenlik ölçeği kullanılacaktır. Anketin üçüncü bölümünde ise London ve Bower tarafından 1968 yılında geliştirilmiş ve Türkçeye uyarlaması Akbaba tarafından 1994 yılında yapılan Özgecilik ölçeği kullanılacaktır
Otel performanslarının denge skor kartı ile karşılaştırmalı olarak ölçülmesi
Konaklama işletmelerinin başarısında belirleyici olan çok sayıda etmen bulunmaktadır. Bu etmenler arasında satış miktarı, gelir düzeyi, maliyetler, katkı payı ve karlılık gibi finansal değişkenler yanında müşteri memnuniyeti, tekrar gelme oranları, hizmet kalitesi ve personel bağlılığı gibi finansal olmayan nitelikte değişkenler yer almaktadır. Dolayısıyla genellikle finansal ölçütlere dayanan klasik performans hesaplama yöntemleri sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle hem finansal hem de finansal olmayan performans ölçütlerini birlikte ele alan kapsamlı yöntemlerin kullanılması gerekir. Denge Skor Kartı (DSK) bu gereksinimi karşılamak için geliştirilmiş çok boyutlu performans ölçme yöntemlerinden biridir. Bu çalışmada da söz konusu yöntemin konaklama işletmelerinde nasıl kullanıldığının gösterilmesi ve elde edilen sonuçların farklı işletmelerde karşılaştırmalı olarak nasıl değerlendirildiğinin ortaya koyulması amaçlanmaktadır
Sous-Vide pişirme tekniğinin kalamar (Loligo vulgaris) kasının tekstür ve fizikokimyasal özelliklerine etkisinin araştırılması
Bu tez çalışmasında Sous-vide pişirme tekniğinin kalamar (Loligo vulgaris) kasının tekstür ve fizikokimyasal özelliklerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ön işlemleri yapılıp temizlenen kalamarlar vakum ambalaj içerisine yerleştirildikten sonra vakum altında paketlenmiştir. Paketlenen kalamar örnekleri sous-vide pişirme ekipmanının su banyosunda 2 farklı pişirme sıcaklığı (60°C ve 80°C) ve 3 farklı pişirme süresi (30, 60 ve 120 dakika) uygulanarak pişirilmiştir. Pişirme işlemi sonrası örnekler derhal buzlu su içerisinde soğutulmuştur. Isıl işlem uygulanmamış çiğ kalamarlar kontrol grubu olarak kullanılmıştır. Tüm örneklerin fizikokimyasal analizleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, pişirme sıcaklığının pişirme kaybı değeri üzerinde önemli etkisinin olduğu belirlenmiştir. Kalamar örneklerinin 80°C'de pişirilmesi ile 60°C'de pişirmeye göre daha fazla pişirme kaybı tespit edilmiştir. Pişirme sıcaklığındaki artış pişirme kaybında da artışla sonuçlanmıştır. Pişirme sıcaklığı ve pişirme süresinin pH değerleri üzerinde de önemli etkileri saptanmıştır. Pişirme sıcaklığı yükseldikçe pH değerinde artış gözlenmiştir. En yüksek pH değerleri 60 dakikada pişirilmiş örneklerde gözlenirken en düşük değer 30 dakikalık pişirme süresinde gözlenmiştir. 60°C'de 30, 60 ve 120 dakika ile 80°C'de 30 dakika pişirilmiş örneklerin pH değerinde pişirme işlemi önemli derecede düşüşe neden olmuştur. Pişirme sıcaklığı yükseldikçe serbest amino asit değerinde yükselme gözlenmiştir. En yüksek serbest amino asit değeri 120 dakika pişirilmiş örneklerde gözlemlenmiştir. Çiğ örneklerde yapılan ölçümler ile karşılaştırıldığında pişirme işlemi uzadıkça serbest amino asit miktarının daha kısa süre pişirilen ürünlerden fazla olduğu görülmüştür. Renk tüketicinin gıda üzerinde ilk intibasını oluşturan önemli bir kalite özelliği olmasından dolayı, pişirilmiş kalamarların renk değerleri incelenmiş, L*, a* ve b* değerleri ölçülmüştür. Pişirme işleminin renk değerlerini değiştirdiği, ancak farklı sıcaklıklarda pişirmenin L* değeri üzerinde önemli bir etkisi gözlemlenmezken sıcaklık artışı sonucunda a* değerinde azalma ve b* değerinde artışa neden olmuştur. Pişirme süresinin L* ve a* değerleri üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı tespit edilerek b* değeri üzerinde önemli etkisinin olduğu tespit edilmiş ve en yüksek b* değeri 60 dakikalık pişirme süresinde gözlemlenmiştir. Çalışmamızda kalamar etinin, sertlik, esneklik, yapışkanlık, bağlılık, sakızımsılık ve çiğnenebilirlik özelliklerinin yanısıra kesme testi ile gereken maksimum kuvvet ölçümü gerçekleştirilmiştir. Yapılmış analizler sonucunda pişirilmiş kalamarın çiğ kalamara göre daha yumuşak olduğu daha düşük sıcaklıkta pişirilen örneklerin sertliğinin daha düşük seviyede olduğu tespit edilmiş ve en düşük sertlik seviyeleri en uzun pişirme sürelerinde elde edilmiştir. Yapışkanlık ve esneklik değerleri açısından en uygun değerler 60 oC sıcaklık ve 60 dakikalık pişirme süresinde saptanmıştır. Bağlılık değerleri sıcaklık ile arttığı tespit edilmiş fakat pişirme sürelerinin etkisi olmadığı belirlenmiştir. Sakızımsılık değerinin pişirme işleminden önemli bir şekilde etkilendiği gözlemlenmiş ve en düşük değerler 120 dakika pişirilen kalamarlarda gözlemlenmiştir. Çiğnenebilirlik değerlerinin düşük olması çiğneme kolaylığını göstermekte ve elde edilen sonuçlar itibariyle yapılan çalışmada yükse sıcaklıkta pişirilen örneklerin çiğnenebilirlik değerlerinin daha yüksek oldukları tespit edilmiş 60 oC'de pişirilen örneklerin daha iyi bir tekstür yapısında olduğu gözlemlenmiştir. Kesme kuvveti değerlerinde pişirme işlemi sonrası önemli oranda bir azalma gözlemlenmiş, yüksek pişirme sıcaklığında kesme kuvvetinde de yükselme izlenmiş ve pişirme süresindeki artış ile kesme kuvveti değerleri de artmıştır. Duyusal analiz sonuçlarına göre 60 oC'de pişirilen kalamarlar daha çok beğeni almış en yüksek skor ise 60 dakika pişirilmiş örneklerde görülmüştür. Çalışma sonucunda sert yapılı kalamar etinin sous-vide pişirme yöntemi ile yumuşatılmasının etkili olduğu tespit edilmiştir. Analiz sonuçlarında kalamar etinin tekstürel olarak değerlendirilmesi sonucu en uygun pişirme sıcaklık ve süresi 60 oC ve 60 dakika olarak tespit edilmiştir
Belirtisiz sayısal yarıgruplar
Bu tezde belirtisiz sayısal yarıgruplar üzerine çalışılmıştır. Bu kavramın varlığının ispatlanabilmesi ve anlaşılabilmesi için öncelikle yarıgrup, sayısal yarıgrup ve yarıgruplar içindeki belirtisiz ideal kavramlarından, özelliklerinden ve Pseudo-Frobenius sayıları, Frobenius sayısı, Arf sayısal yarıgruplar gibi alt başlıklardan bahsedilmiştir. Daha sonra ise, Belirtisiz topolojide büyük bir yeri olan belirtisiz gruplar ile Cebir anabilim dalının önemli uygulama alanlarına sahip konularından olan sayısal yarıgruplardan faydalanılarak "belirtisiz sayısal yarıgruplar" tanımlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı, sırasıyla yarıgrup, sayısal yarıgrup ve yarıgruplar içindeki belirtisiz idealler kavramlarını kısaca açıklayarak belirtisiz sayısal yarıgrup kavramı için gerekli ön bilgiyi vermek, belirtisiz sayısal yarıgrupların tanımlamak, bazı özellikleri elde etmek, örneklendirerek bu alanda çalışmak isteyen araştırmacılara bir önbilgi kaynağı oluşturmaktır
Vinales meteoritinde bulunan şok kanallarının detaylı mineralojik ve petrografik incelenmesi
Bu çalışmanın amacı Vinales meteoritinde bulunan şok kanallarının fiziksel ve kimyasal yöntemlerle incelenmesi ve bu yapıları oluşturan koşulların anlaşılabilmesidir. İlk olarak meteoritin ince kesiti hazırlanmış, alttan aydınlatmalı polarizan mikroskopta tek nikol ve çift nikol olarak ayrı ayrı mozaik fotoğrafları çekilmiş ve birbirlerine eklenerek ince kesitin genel görüntüsü elde edilmiştir. Yüksek büyütmede çekilen fotoğraflar üzerinde çalışılarak hangi noktalardan Raman Spektrumları toplanacağı kararlaştırılmıştır. Kimyasını anlayabilmek amacıyla ağırlıklı olarak şok etkisinde kalan bölgeler seçilmiştir. Toplanan Raman verilerinin ardından polarizan mikroskopla Vinales meteoritini oluşturan mineraller incelenmiş, petrografik özelliklerine bakılmıştır. Son olarak ince kesit, elektron mikroskobunda back scatter dedektöründe (BSE), mozaik şekilde fotoğraflanmış, belirlenen yerlerden elementel kimyasını anlayabilmek amacıyla noktasal spektrumlar toplanmıştır. Amaç şok metamorfizması altında kimyasal ve fiziksel yapısında değişiklikler meydana gelen Vinales meteoritini Türkiye'deki meteorit çalışmalarına katkı sağlayabilmesi amacıyla literatüre kazandırmaktır
Katılım bankalarının tarım finansmanındaki yerinin analizi ve özel bir banka örneği
Bu çalışmanın amacı, katılım bankalarının tarım finansmanındaki yeri ve önemini ortaya koymaktır. Bu amaçla, 2009-2020 banka kredi verileri sektörlere göre analiz edilmiş ve örnek bir katılım bankasının tarım sektöründeki finansman faaliyetleri ve karlılığa etkisi incelenmiştir. Çalışmanın sonucunda katılım bankalarının toplam kredilerden aldığı pay ve genel tarım sektörü içerisinde aldığı nakdi ve gayri nakdi krediler yıllar itibari ile incelenmiş hem kredi pastasında hem de tarım kredileri içerisinde katılım bankalarının payı incelenen dönemlerde artış trendin de olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca çalışmanın dikkat çeken sonuçlarından birisi de incelenen bankanın tarım sektörüne hizmet vermeye başladığından itibaren toplam aktiflerinin, kullandırdığı fonların ve net kar seviyesinin artış trendinde olduğu görülmektedir. Diğer bir ifadeyle tarım sektörüne hizmet vermesi banka finansal tablolarına olumlu olarak yansıdığı söylenebilir. Bunlara ek olarak, analiz sonucunda tarım sektöründe takibe dönüşüm oranının bankacılık sektörü ortalamasının altında olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum tarım sektörünün katılım bankaları için fırsat olarak değerlendirilebilir. Çalışma, giriş bölümü hariç dört ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde bankacılık ve katılım bankacılığı ile temel kavramlar ve genel bilgiler açıklanmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde katılım bankacılığının sektörlere yönelik fon toplama ve fon kullandırma yöntemleri ile birlikte katılım bankalarının aktif olduğu sektörler ele alınmıştır. Bunlara ilave olarak ülkemizde faaliyet gösteren katılım bankalarına ait bilgilere yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde tarım sektörünün işleyişi, finansman süreçleri, tarım sektörünün sorunları incelenerek çözüm önerileri getirilmiştir ve faizsiz araçlarla tarım finansman şekli açıklanmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde; katılım bankalarının tarım sektöründeki önemini belirlemeye yönelik istatistiki veriler tablo ve grafik olarak sunulmuş ve yorumlanmıştır. Bu bölümde örnek bir katılım bankasının tarım sektöründeki kredi verileri ve tarım sektörünü fonlama seçenekleri ile ilgili bilgiler açıklanmıştır. İncelenen katılım bankasının yıllar itibari ile tarım sektöründeki durumu ortaya çıkarılmış ve bankanın tarım finansman riskine, tarım kredi kart riskine ve ELÜS (Elektronik Ürün Senedi) ürün risklerine yer verilmiştir. Bankacılık sektörü ve Tarım sektöründeki takibe dönüşüm oranlarının karşılaştırmaları yapılmıştır. Sonuç kısmında tüm incelenen verilerle katılım bankalarının ve örnek incelenen bankanın sektörde daha aktif ve pay oranın artırılması için değerlendirme yapılmış ve önerilerde bulunulmuştur
Mali sosyolojik yaklaşıma göre vergi bilincinin vergi uyumuna etkisi: Antalya ili örneği
Vergilerin ve kamu harcamalarının politik, ekonomik, kültürel, kurumsal ve tarihi unsurlardan nasıl ve ne derecede etkilendiği ve bu unsurları nasıl etkilediği üzerinde yoğunlaşması, mali sosyolojinin temel özelliğidir. Mali sosyoloji; vergilerin ve kamu harcamalarının sosyolojik çözümlemesini yaparak, toplumun ve siyasi yapının ahlaki, ekonomik, kurumsal, kültürel, siyasal ve tarihsel kısımlarını araştırmaktadır. Bu araştırmada Antalya'daki gelir vergisi mükellefleri örneklem seçilerek mali sosyolojik yaklaşıma göre vergi bilincinin vergi uyumuna etkisi incelenmiştir. Yapılan çalışmanın hedefi, mükelleflerin vergiye bakış açılarını ve algılarını pozitif perspektifte tutarak optimal kanuni düzenlemelerin neler olabileceğini belirlemek, yürürlükte olan vergi denetimi ile ilişkili kanunların mükelleflerce nasıl okunduğu ve bu düzenlemelerin vergi bilinçleri üzerindeki analizleri yapılarak ortak bir paydaya ulaşma çabasıdır. Bu noktada çalışmamız, mükelleflere vergi bilinci aşılayarak vergi uyumunun sağlanabilmesi ve vergi denetim riskini minimize edebilecek kanuni düzenleme önerilerinin zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi açısından önemlidir. Antalya ilinde faaliyet gösteren aktif 196 gelir vergisi mükelleflerine yönelik anket araştırması yapılmış ve mükelleflerin vergi bilincine etkisi olan cinsiyet, eğitim durumu, gazete okuma ve ekonomi haberlerinin takip edilmesi gibi etkenler değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında geliştirilen hipotezler test edilirken yöntem olarak parametrik hipotez testlerinden bağımsız çift örneklem t-testi, ANOVA kullanılmıştır. Mali sosyolojik yaklaşıma göre vergi uyumunun yalnızca kamu otoritesinin vergi politikaları ile sağlanamayacağı açıktır. Çalışmanın sonucunda vergi uyumunun sağlanmasında; sosyolojik, psikolojik, dini, ekonomik ve kültürel kalemlerin etkili faktörler olduğu belirlenmiştir
Kişilik özelliklerinin turist memnuniyeti ve sadakati üzerine etkisi: Otel işletmelerinde bir uygulama
Bu araştırma ile otel işletmelerinde konaklayan turistlerin kişilik yapısının incelenip memnuniyet ve sadakat üzerindeki etkisinin irdelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma amacına yönelik turizm tesis kapasitesi olarak ve turizm ürünleri bakımından zengin bir bölge olan Alanya destinasyonu seçilmiştir. Nicel araştırma yöntemi uygulanan araştırmada anket yönteminden faydalanılmıştır. Bu doğrultuda Alanya destinasyonu'nda bulunan otel işletmelerinde konaklayan turistlere 432 anket uygulanmış, analize uygun 408 adet anket tespit edilmiştir. Toplanan veriler istatistik paket programı ile analize tabi tutulmuştur.Araştırma sonucuna göre katılımcıların kişilik özellikleri deneyime açıklık, sorumluluk, dışadönüklük, nevrotiklik ve uyumluluk olarak belirlenmiştir. Katılımcıların sorumluluk ve uyumluluk kişilik özelliklerinin turist memnuniyetine anlamlı bir etkisi tespit edilmiştir. Turistlerin nevrotiklik ve dışadönüklük kişilik özelliklerinin ise turist sadakati üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmanın son kısmında ise katılımcıların kişilik özellikleri ile demografik değişkenleri arasındaki anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bu farklılıklar sorumluluk, uyumluluk ve deneyime açıklık kişilik özelliklerine sahip olmalarında cinsiyet etkili bir faktör olduğu, deneyime açıklık, uyumluluk ve sorumluluk kişilik özelliklerinin yaşa bağlı olarak değiştiği, deneyime açıklık ve nevrotiklik kişilik özelliklerinin milliyete bağlı olarak değiştiği görülürken, katılımcıların nevrotiklik kişilik durumu sergilemesinde medeni durumun etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca katılımcıların, nevrotiklik ve uyumluluk kişilik özelliklerinin eğitim durumuna bağlı olarak değiştiği, sorumluluk, nevrotiklik ve uyumluluk kişilik özelliklerinin gelir durumuna bağlı olarak değiştiği, deneyime açıklık, sorumluluk, dışadönüklük ve uyumluluk kişilik özellikleri otelde konaklama sürelerine bağlı olarak değiştiği, deneyime açıklık, sorumluluk, nevrotiklik, dışadönüklük ve uyumluluk kişilik özelliklerinin seyahat amacına bağlı olarak değiştiğine yönelik anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Araştırma sonucunda ulaşılan bilgiler neticesinde önerilere yer verilmiştir