Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Etkinlik turizmi kapsamında festivaller: Side Dünya Müzikleri Kültür ve Sanat Festivali

    No full text
    Günümüzün giderek yükselen küresel rekabet ortamı içerisinde turizm faaliyetleri oluşturdukları katma değer etkileri ile giderek daha fazla ön plana çıkmaya başlamıştır. Etkinlik turizmi kapsamında gerçekleştirilen bölgesel faaliyetler ise dikkat çeken turizm temelli uygulamalar arasında gösterilmektedir. Her ne kadar özellikle ekonomik anlamda gerçekleştirildikleri bölge üzerinde olumlu etkiler bıraktıkları düşünülse de festival gibi etkinlik turizmi uygulamalarının bölge üzerindeki diğer etkilerinin araştırılması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle farklı kültürlerden insanların belirli periyotlarda buluşmaları, kültürlerin birbirleriyle etkileşime girmeleri festival tarzı etkinliklerin düzenlendikleri bölgelerin kültürel yapıları üzerinde önemli olumlu izler bırakmalarını sağlamaktadır. Tüm bu etkileri dikkate alındığında ekonomik, sosyal ve kültürel sonuçları itibariyle festivallerin sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasının önemi ortaya çıkmaktadır. Araştırmanın gerçekleştirildiği yer olan Side gerek tarihi dokusu gerek farklı kültürleri bir araya getiren sosyo-kültürel ortamı ile etkinlik turizmi açısından ülkemizin önemli bölgelerinden biri olmaya adaydır. Bu tez çalışması kapsamında son yıllarda dikkat çeken bir etkinlik turizmi uygulaması olan Side Dünya Müzikleri Kültür ve Sanat Festivalinin bölge üzerinde yarattığı etkilerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Araştırma kapsamında bölgede yer alan kamu kurumu çalışanları, bölge esnafı, yerel halk gibi farklı paydaşlarla derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yerel paydaşlar arasından seçilen 12 kişi ile gerçekleştirilen görüşmelerin sonucunda elde edilen veriler içerik analizine tabi tutularak tez çalışmasına konu olan Side Dünya Müzikleri Kültür ve Sanat Festivali'nin bölge üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre genel olarak bölge halkının festivalin bölge üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmüştür. Özellikle bölgenin ekonomik refahının yükseltilmesi ve kültürel gelişim açısından festivalin yararlı olduğu saptanmıştır. Festivalin olumlu yanlarının yanı sıra geliştirilmesi gereken yönlerine dair çeşitli sonuçlar elde edilmiştir. Özellikle festival ile ilgili süreçlerin bölge halkına yönelik daha katılımcı bir yaklaşımla sürdürülmesi, festival tarihinin yeniden gözden geçirilmesi gibi önemli beklentilerin oluştuğu görülmektedir

    Elektronik soğutucular için geniş bantlı yama tipi soğutucu kuşak tasarımı

    No full text
    Metamalzemeler, bilinen doğal malzemelerin aksine farklı elektromanyetik özellikler gösteren yapay malzemelerdir. Son yıllarda keşfedilen özelliklerinden önemli bir tanesi de gelen elektromanyetik dalgaya karşı mükemmel soğurma performansı göstermeleridir. Bu özellikleri sayesinde mikrodalga bandından optik banda kadar pek çok farklı uygulamada kullanılabilecekleri değerlendirilmektedir. Bu tez çalışmasında, elektronik soğutucular için geniş bantlı yama tipi metamalzeme tabanlı elektromanyetik soğurucu yapının mikrodalga frekanslarda tasarım, benzetim, optimizasyon, üretim ve ölçümleri gerçekleştirilmiştir. Metamalzeme soğurucu yapının ve elektronik soğutucunun sayısal analizi ve tasarımında, CST Microwave Studio benzetim programı kullanılmıştır. Benzetim ortamında tasarlanan yapının soğurma etkisi incelendikten sonra, istenilen frekans aralığında elektronik soğutucuyla birlikte optimizasyonu gerçekleştirilerek, baskı devre teknolojisi ile soğurucunun üretimi yapılıp ardından seçilen elektronik soğutucu ile testleri tamamlanmıştır. Geniş bantlı metamalzeme tabanlı soğurucunun elektronik soğutucu ile birlikte oluşturulan tümleşik yapısı anten davranışı sergilemesi sebebiyle ortaya çıkardığı ışıma örüntüsü, benzetim ve deneysel ortamda elde edilen uzak alan ölçüm sonuçları kullanılarak elde edilmiştir. Tasarlanan soğurucunun katman sayısı değişimine ilişkin fiziki şartlarda göz önünde bulundurularak en iyi değeri saptanmıştır. Daha sonra soğurucu kuşağın elektronik soğutucu üzerinde konumunun elektromanyetik ışıma bastırma veya lens davranışı göstererek kazanca/yönlendirmeye neden olma derecesi belirlenmiştir. Bu tez çalışmasında elektronik soğutucuların neden olduğu girişim etkilerini bastırmak veya yönlendirmek amacı ile soğutucuların etrafında kullanılmak üzere metamalzeme tabanlı bir soğurucu kuşak tasarlanmıştır. Tek kat olarak seçilen kuşak en iyi bastırmayı uzak alan theta=90°'de kuşak Konum-6'dayken %75,6 oranında ortalama 6,73 dB olarak soğutucunun taban seviyesindeyken yakalamıştır. Soğurucu kuşak soğutucu üzerinde Konum-2'de konumlandırıldığında ise uzak alan theta=90°'de %89,81 oranında ortalama 4,92 dB değerinde kazanç sağlayarak, ışımayı yönlendirerek kazancı artırmıştır

    Çocuklara ait kişisel verilerin Türk Medeni Kanunu ve kişisel verilerin korunması kanunu kapsamında korunması

    No full text
    Günümüzde teknolojinin de gelişmesine paralel olarak kişiler hiç tanımadığı, dünyanın diğer ucunda yaşayan kişilerle ilgili bilgiler elde edebilmektedir. İlk bakışta bu durum sakıncalı olarak görülmese de esasında bu verilerin dijital hafızadan hiç silinmediği, kişilerin yaşamları sona erse dahi dijital hafızada yer alacakları, pazarlamacılık faaliyetleri kapsamında şirketlere satılabileceği ve hatta kötü niyetli kişilerce elde edilmesi durumunda istenmeyen sonuçlar doğuracak şekilde kullanılabileceği göz önüne alındığında kişisel verilerin üçüncü kişilerle paylaşılması dikkat edilmesi gereken bir husustur. Bu kapsamda ülkeler kişilerin verilerinin etkin bir şekilde korunabilmesi için iç hukuklarında ve uluslararası alanda düzenlemeler yaparak verilerin işlenmesini çeşitli kurallara bağlamasının yanı sıra korunmasını sağlayan hükümler de öngörmüşlerdir. Kişiler, verilerinin işlenmesi ile ilgili olarak bağlayıcı olan hukuk kurallarının uygulanmasını talep edebilecek ve olumsuz bir durum ile karşılaştıklarında koruyucu hükümlerden faydalanabileceklerdir. Ancak kişisel verileri kendi iradesi dışında ana babası, kardeşi veya üçüncü kişiler tarafından kullanılan çocuklar çoğu zaman yetişkinler kadar etkin bir koruma mekanizmasını işletebilecek yetenekte değildirler. Üstelik bu veriler dijital hafızadan silinmediğinden henüz hayatının çok erken bir döneminde kişisel verileri paylaşılan çocukların ileriki dönemde bu durumdan psikolojik olarak olumsuz etkilenebilecekleri de göz ardı edilmemelidir. Çalışmamızın amacı çocukların kişisel verilerinin Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Türk Medeni Kanunu kapsamında korunması ile ilgili hükümlerin değerlendirilmesidir. Birinci bölümde çocuk üzerinde sahip olunan velayet hakkı ve çocukların kişilik hakkını oluşturan kişilik değerleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde kişisel veri kavramı açıklanmış, uluslararası ve ulusal mevzuat hükümleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde çocukların kişisel verilerine yönelik gerçekleştirilebilecek saldırılar örneklendirme yoluyla açıklanmış, bu saldırılara karşı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Türk Medeni Kanunu kapsamında başvurulabilecek hukuki yollar üzerinde durulmuştur

    Türkiye karayolu taşımacılığında Korona Virüs (COVİD 19) etkileri

    No full text
    Günümüz Türkiye'sinin başat taşımacılık şekillerinden biri olan karayolu taşımacılığı Türkiye ekonomisi için vazgeçilmez bir konumdadır. Türkiye dış ticaretinde ve sektörel gelirde yüksek paylar elde eden karayolu taşımacılığı 2019 yılı itibariyle patlak veren Covid 19'dan direkt olarak etkilenen sektörler arasına girmiştir. Covid 19'un tüm dünya ekonomilerinde gümrüksel, üretimsel, sosyal anlamlarda olumsuz etkisi karayolu taşımacılığını da derinden etkilemiştir. Karayolu taşımacılığı bu bağlamda, gümrüklerin kapanmasından veya kısıtlı çalışmalarından, üretimsel faaliyetlerde yaşanan aksaklıklardan, sosyal hayattaki değişimlerden etkilenmiştir. Bu bağlamda çalışmada Covid 19 dönemince karayolu taşımacılığı konusunda ulusal ve uluslararası değişiklikler irdelenerek firmaların bu konudaki deneyimlerini değerlendirmek ve bu sayede karayolu taşımacılık sektörünün Covid 19'dan operasyonel anlamda nasıl etkilendiğini anlamak amaçlanmıştır. Bunun için literatürdeki yazından ve uluslararası resmi karayolu taşımacılığı kuruluşların düzenlemelerle ilgili duyurularından yararlanılarak hazırlanan ve gümrük, yük, sürüş süreleri gibi konuları kapsayan derinlemesine görüşme soruları hazırlanmış ve sorular karayolu taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren firmaların uzman yöneticilerine sorulmuştur. Burada toplanan verilerle karayolu taşımacılık sektörünün esas problemleri anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu vesileyle hem literatürde çalışanlara yeni araştırma alanları sunmak hem de politika yapıcılara esas problemleri gösterebilmek amaçlanmıştır

    Evlilik, boşanma ve şiddet: evli erkekler üzerinden bir değerlendirme

    No full text
    Aile, günümüzde çoğunlukla aşk ve sevgi çerçevesinde kurulmuş yasal bir sözleşmedir ve toplumun en küçük birimidir. Evlilik, farklı cinsten iki kişinin bir ömür boyu hayatı paylaşmaları şeklinde kurgulanmaktadır. Boşanmak ise yine aile içerisindeki sorunların çözümsüz hale geldiği noktada yasal bir haktır. Bu süreçte evliliğin ölene dek sürmek gerektiği düşüncesi işlerliğini yitirmeye başlamıştır. Ancak boşanmanın kabul edilmesi toplumsal bir sorun haline gelmektedir. Çünkü erkek için erkekliğinin sorgulanması ve otoritesinin sarsılması anlamına geldiği büyük bir erkeklik krizine yol açmaktadır. Bu kriz de en basit çözüm yolu olarak öğrenilen şiddeti ve son noktada kadın cinayetlerini ortaya çıkarmaktadır. Bu çalışmanın amacı kadınların boşanma taleplerinin erkeklerde şiddet eğilimini artırıp arttırmadığı ve kadın cinayetlerinde bu talebin etkisinin ayrıntılı olarak sorgulanmasıdır. Tez içerisinde bu durum "boşanma cinayetleri" şeklinde kavramsallaştırılmıştır. Çalışmanın diğer odak noktası ise; evli erkeklerin; toplumsal cinsiyet rolleri, şiddet, kadın cinayetleri ve aile gibi konulara bakış açılarını ortaya koymak ve tartışmaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiş olup yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yüze görüşme gerçekleştirilmiştir. 28 erkek ile 20-40 dakika arasında görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonuçları; toplumsallaşmanın temel kurumu olan ailede şiddeti deneyimleme, "şeylerin düzenine dâhil" görünen cinsler arasındaki bölünme, evliliğin kutsallığı, boşanmanın laneti, erkek şiddeti "teorinin bittiği yerde pratik başlar", kadın cinayetleri "erkeğe sen neden bunu yaptın diye sormuyorlar", boşanma ile hayatın devamı, namus "kadının namusu bi' lekelendiği zaman", kadın-erkek eşitliği "eşitlik diye bişey yoktur" ana temaları ile yorumlanmıştır. Görüşmeler sonunda edinilen bulgulara göre "boşanma cinayetlerinin" altındaki temel sebep erkeklerin yerleşik toplumsal cinsiyet rolleri ve kalıpları çerçevesinde güç ve iktidar odaklı olarak yetiştirilmesidir. Ataerkil toplumsal yapı içinde erkeklere üstün bir konum atfedilmiş ve kadınlar erkeğe bağımlı nesneler şeklinde yetiştirilmiştir. "Boşanma cinayetleri" de bu anlamdaki eril sahipleniciliğin bir sonucu olarak karşımıza çıkabilmektedir

    Production and characterization of heptamerized form of PA83 of Bacillus anthracis IN Nicotiana benthamiana plants as vaccine candidate against anthrax

    No full text
    Bacillus anthracis (B. anthracis), dünyada biyolojik terör silahı olarak kabul edilen gram pozitif bakteri olan şarbonun etken maddesidir. Hem hayvanlar, hem de insanlar için ölümcül olabilmektedir. Şarbon toksini, toksik olmayan üç proteinden oluşmaktadır; Koruyucu antijen (PA); Ödem faktörü (EF) ve Ölümcül faktör (LF). Koruyucu antijen (PA), şarbon toksininin merkezi bileşeni olup, diğer iki proteinin konakçı hücreye taşınmasından sorumludur. PA83'ün (83kDa) proteolitik aktivasyonundan sonra, PA20 (20kDa) fragmanı serbest bırakılır; kalan PA63 (63kDa), halka şeklinde heptamerler oluşturmak için hızlı bir şekilde kendi kendine birleşmektedirler. Proteolitik bölünme, diğer iki faktör LF/veya EF ile bağlanmaya izin veren heptamer yapısının oluşumu için önemlidir. Doğal konakçıda, B. anthracis PA83 proteini bir glikoprotein değildir, ancak ökaryotik ekspresyon sistemlerinde olduğu kadar bitki ekspresyon sistemlerinde de anormal şekilde glikozillenebilen bazı potansiyel glikosilasyon bölgelerine sahiptir. Anormal glikosilasyon, proteinlerin önemli epitoplarını maskeleyerek uygunsuz katlanmaya yol açabilmektedir. Son zamanlarda, Mamedov vd., bitki bazlı ekspresyon sistemlerinde in vivo deglikosilasyon stratejisini göstermiştir. Bitki bazlı ekspresyon sistemleri, rekombinant proteinlerin üretimi için alternatif bir platformdur. Bu sistemler ölçeklenebilir, ekonomik ve güvenli ürün sağlamaktadırlar. Ek olarak, bitki bazlı ekspresyon sistemleri, proteinlerin biyolojik özelliklerini etkileyen ökaryotik post-translasyonel modifikasyonlara (PTM) sahiptirler. Daha önce yapılan çalışmalarda bildirildiği gibi, bitkide üretilen PA83'ün in vivo deglikosillenmiş monomer formu, şarbona karşı aşı adayı olarak aktif ve istikrarlı bir proteindir. Bu çalışmada, Nicotiana Benthamiana (N. benthamiana) bitkilerinde geçici ekspresyon sistemi kullanılarak, PA83 proteininin in vivo heptamerize formunun üretimini göstermeyi amaçlanmaktadır. Bu nedenle, PA63'ün heptamerize formunu üretmek için, B. anthracis PA83 geni önce deglikosilasyon enzimleri EndoH veya PNGaseF ile birlikte eksprese edildi ve daha sonra in vivo insan furini ile kesilmiştir. Tezle ilgili yapılacak olan çalışma planımız; i) PA63'ün heptamer formunu jel filtrasyon sistemi ile doğrulamak, ii) yüksek seviyeli heptamerize form üretimini optimize etmek, saflaştırmak, karakterize etmek ve iii) proteinleri immünojenisite ve hayvan testleri için incelemektir. Bu nedenle, tüm bu deglikosilasyon ve furin işleme stratejilerini kullanarak, PA83 proteininin in vivo, deglikosile edilmiş, heptamerize formunun, şarbona karşı toplu aşılama için yeni bir potansiyel immünojenik aşı adayı olabileceğini ummaktayız. Ayrıca, deglikosillenmiş PA83'ün heptamer formu, heptamerik yapısı nedeniyle daha stabil olabilmektedir. Çalışma, pandemi döneminde toplu aşılama için önemli olan daha kısa sürede daha güvenli ve ucuz ürünler sağlamak, hedef proteinlerin üretimi için bitki bazlı ekspresyon sistemlerinin umut verici kullanımını da doğrulamaktadır

    Sürdürülebilirlik uygulamalarının finansal performans üzerine etkisi: Konaklama işletmelerinde bir araştırma

    Get PDF
    Sürdürülebilirlik Uygulamalarının Finansal Performans Üzerine Etkisi: Konaklama İşletmelerinde Bir Araştırma İşletme muhasebesinin yeni bir metodolojisi olan sürdürülebilir performans yönetimi, firma performansının kapsamını tüm paydaşlar üzerinde yarattığı örgütsel etkileri içine alacak şekilde genişletmiştir. Son yıllarda sürdürülebilir gelişmenin ölçülebilmesi için pek çok çerçeve geliştirilmesine rağmen geliştirilen bu çerçeveler ülke veya destinasyon düzeyinde ve sürdürülen tartışmalar da hala işletmenin sürdürülebilirliği üzerinedir. Alanyazındaki bu boşluğun doldurulmasını hedefleyen bu çalışmada ETIS göstergeleri ile uyumlu olarak konaklama endüstrisinde sürdürülebilirlik performansının ölçülebilmesine yönelik bazı ölçüm araçları belirlenmiştir. Sürdürülebilirlik konusunda önemli bir fikir birliği ortaya çıkmasına rağmen, çevresel ve sosyal sürdürülebilirlik performansının ve uygulamalarının finansal performans üzerindeki etkileri kurumsal yönetim çalışmalarında az araştırılan bir olgu olarak kalmıştır. Bu amaçla bu çalışma sürdürülebilirlik yönetimi ile maliyet tasarrufu ve gelir artırıcı etki elde etmenin karlılık üzerindeki aracılık etkisini araştırmayı amaçlamıştır. Nedensel aracılık etkileri için istatistiksel çıkarım yapmak amacıyla SPSSPROCESS'te bir önyükleme yöntemi kullanılmıştır. Antalya'da konaklama sektöründen elde edilen veriler çevresel katılımın gelir artırıcı ve maliyet düşürücü etkisinin karlılık üzerinde olumlu bir etki yarattığını ortaya koymuştur. Ancak dolaylı etkilerin gücünde bir fark bulunamamıştır. Kurulan destekleyici modelde otel alanı içerisinde ayrılan yeşil alanın büyüklüğü ile karlılık arasında da pozitif ilişki saptanmıştır. Ayrıca sosyal sürdürülebilirlik uygulamaları ve çalışılan yerel tedarikçi sayısının karlılık ile pozitif ilişki içerisinde olduğu, personel devir hızının ise karlılık ile negatif ilişki içerisinde olduğu varsayımları desteklenmiştir

    Hıyarda (Cucumis sativus L.) elongation factor eIF(iso) 4E geninin transformasyonu ve bitki rejenerasyonu

    No full text
    Hıyar (Cucumis sativus L.) domatesten sonra ülkemizde en çok üretimi yapılan sebzelerden biridir. Ancak biyotik ve abiyotik stresler hıyarın yaşam döngüsünü olumsuz yönde etkileyerek verim ve kalitenin düşmesine neden olmaktadır. Viral bitki patojenlerinin ökaryotik çeviri başlatma faktörlerinden biri olan eIF (iso) 4E ile etkileşim mekanizmaları C. sativus dahil bazı türlerde yapılan çalışmalar ile aydınlatılmıştır. Ancak elde edilen transgenik bitkilerin rejenerasyon frekansları düşüktür. Yüksek transformasyon verimi bitki rejenerasyon kapasitesi ile yakından ilgili olmakla beraber, çalışılacak farklı genotiplerde etkili bir transformasyon verimi için hem bitki rejenerasyonu hem de transformasyon için optimizasyonlar gereklidir. Bu çalışmada, CRISPR/Cas9 gen düzenleme teknolojisi kullanarak iki hıyar genotipinde (G27 ve G247) eIF (iso) 4E'nin susturulması planlanmıştır. Bunun için öncelikle transformasyon öncesi genotiplerde bitki rejenerasyon optimizasyonu yapılarak, adventif sürgün organogenesisi için en uygun eksplant (3 eksplant arasından) ve kültür ortamı (kontrol dahil 50 ortam arasından) içeriği tespit edilmiştir. Daha sonra transformasyonu etkileyebilecek önemli faktörler (genotip, bakteri ırkı, fide yaşı, eksplant tipi, pre-inkübasyon, antibiyotik tipi ve markası) optimize edilmeye çalışılarak, tasarlanan rehber RNA (sgRNA1 ve sgRNA2)'lar ve Cas9 Agrobacterium tumefaciens aracılığı ile her iki genotipin eksplantlarına aktarılmıştır. Hem bitki rejenerasyonu hem de transformasyon için yapılan optimizasyon çalışmalarının ardından, eşit koşullarda gerçekleştirilen 8 transformasyonda elde edilen sürgün sayısı / 100 eksplant ortalaması G27 ve G247 için sırasıyla 13.6 ve 18 olarak tespit edilmiştir. Elde edilen ex vitro aday transgenik bitkilerden (T0) rastgele seçilen bazı hıyar hatları, aktarılan genleri taşımaları bakımından PCR analizi ile test edilmiştir. TAGEM/18 /AR-GE/03 nolu proje kapsamında yürütülen bu çalışmada, test sonucu pozitif çıkan bitkilerde sera koşullarında devam eden yetiştiricilik ve melezleme çalışmaları ile elde edilecek olan T1 bitkilerinde daha sonra sekans analizleri yapılacaktır

    4 ve 5 yıldızlı otellerin menülerinde zeytinyağı kullanımı: Manavgat örneği

    No full text
    Turizm alanında yiyecek ve içecek hizmeti veren otel işletmelerinin bulunduğu konuma ayak uydurmaları, diğer otel işletmeleriyle rekabet edebilmeleri, varlıklarını sürdürebilmeleri için gastronomi alanında sağlıklı, lezzetli, kaliteli farklı tatlara sahip ve görselliği etkileyici menülere ihtiyaçları vardır. Deniz, kum ve güneş destinasyonlarına seyahat eden ziyaretçilerin konaklama işletmelerine geldikleri süreden itibaren otel işletmelerinin mutfakları tarafından hazırlanan menülerin eğitim, bilgi, beceri ve farkındalık ile ilgili sonuçların değişiklik gösterip göstermediği araştırma kapsamında incelenmiştir. Turizm alanlarında ziyaretçiler için destinasyonlar ve bu alanların belirli noktalardaki konaklama işletmeleri, pazarlama ve sunum alanında müşterileri farklı bir boyutla tanıştırıp, yiyecek ve içecek bölümleri kapsamında yöresel ürünlerden oluşan bir menü sunmaktadırlar. Bu menülerin hazırlanması en sade haliyle doğal besinleri kullanmak ile ortaya çıkmaktadır. Son dönemlerin en popüler besin kaynağı olarak bilinen zeytinyağı, dünyada en uzun yaşayan kültürler için önemli bir besin maddesidir. Akdeniz coğrafyasında bulunan Antalya ilinin Manavgat ilçesinde hizmet veren 4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerinin menü planlaması yaparken otel mutfaklarında yöresel ürün kullanımı, zeytinyağına ilişkin bilgiler, otel işletmeleri mutfaklarında zeytinyağı kullanımı ve zeytinyağının 4 ve 5 yıldızlı otel menülerinde kullanım durumu araştırılmıştır. Bu çalışma Manavgat bölgesindeki 4 ve 5 yıldızlı otellerin mutfaklarında çalışan (aşçıbaşı, aşçıbaşı yardımcısı, aşçı, aşçı yardımcısı, komi) 403 kişiden toplanan veriler ile yapılmıştır. Veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Bartlett Küresellik Testi ve Kaiser-Meyer-Olkin Örneklem Yeterliliği Ölçüsü kullanılarak faktör analizi yapılmıştır. Araştırmanın amacına bağlı oluşturulan farklılık hipotezleri için bağımsız t testi ve tek yönlü varyans analiz (ANOVA) testleri uygulanmıştır. Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki etkiyi tespit edebilmek için ise basit doğrusal regresyon analizi kullanılmıştır. Çıkan sonuçlar neticesinde otel işletmeleri menülerinde zeytinyağı hipotezleri kabul görerek kullanım durumlarına göre artış tespit edilmiştir

    Türkiye'deki sultan ırkı tavuk popülasyonlarının mtDNA dizi analizine dayalı genetik karakterizasyonu

    No full text
    Gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de çiftlik hayvanlarına ait yerli gen kaynakları yerlerini yabancı orijinli, yüksek verimli ticari hibrit genotiplere bırakmıştır. Çiftlik hayvanlarında yaşanan bu genetik erozyondan ise en fazla kanatlı hayvan türleri etkilenmiştir. Türkiye genetik çeşitlilik bakımından oldukça zengin bir yapıya sahip olmasına rağmen bugün yerli tavuk ırkı olarak sadece Denizli ve Gerze ırklarının tescil edilmiş olması yerli tavuk ırklarında yaşanan genetik erozyonun boyutlarını açıkça ifade etmektedir. Türkiye'nin birçok bölgesine başarı ile uyum sağlamış yerel tavuk ırkları bulunmasına rağmen, bu ırkların tanımlanması, morfolojik ve genetik özelliklerin belirlenmesi üzerine şimdiye kadar oldukça az sayıda araştırma yapılmıştır. Ülkemizdeki kanatlı biyo-çeşitliliğinin tanımlanması ve korunmasına destek verilmesi amacıyla bu yüksek lisans tez çalışmasında Türkiye'de uzun yıllardır süs tavuğu olarak yetiştirilen farklı lokasyonlardaki Sultan tavuk ırkı popülasyonlarının mtDNA düzeyinde genetik karakterizasyonu hedeflenmiştir. Bu tez kapsamında 5farklı lokasyondaki Türkiye Süs Tavukları ve Bahçe Hayvanları Federasyonu (TSHF) üyesi yetiştirici kümeslerinde bulunan Sultan tavuk ırkı popülasyonlarına ait toplam 30 bireyden tüy örnekleri toplanmıştır. Tüy örneklernden izole edilen mtDNA örneklerinde mitokondriyal D-Loop bölgesine ait dizi analizi Yeni Nesil Dizileme yöntemiyle yapılmıştır. Yapılan D-Loop dizi analizinde Sultan tavuk ırkından 29 bireyde 5 polimorfik bölgeyi temsil eden 3 haplotip tespit edilmiştir. Haplotip ve nükleotid çeşitliliği sırasıyla 0,557 ve 0,001 olarak bulunmuştur. Sultan tavuk ırkının farklılığını ortaya koymak üzere Sultan ırkına morfolojik olarak benzerlik gösteren toplam 8 tavuk ırkı ve filocoğrafik ilişkisinide belirlemek için 2 adet yerli ırkın dahil olduğu analizde 141 bireyde 46 polimorfik bölgeyi temsil eden 32 haplotip tespit edilmiştir. Yapılan haplotip ilişki analizi sonucunda Sultan tavuk ırkı diğer yerli tavuk ırklarımız olan Denizli ve Gerze ırkları ile E haplogrubunda yer almıştır. Yapılan filogenetik analizler Sultan ırkının ülkemizdeki geçmişini kanıtlar nitelik bilgi vermektedir

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇