Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Development of a ball trajectory and stroke prediction system for table tennis robot based on machine learning

    No full text
    Bu tez çalışması, masa tenisi sporunda oyun içerisinde atılan bir topun yörüngesinin en ekonomik yolla tahmin edilmesi için kullanılacak metod ve dataset bilgilerini içerir. Profesyonel/yarı profesyonel masa tenisi oyuncuları için en önemli sorunlardan biri, gelişmelerine katkıda bulunacak bir antrenör veya partner bulmaktır. Farklı oyun tarzlarına karşı beceriler geliştirmek için, bu tarzlardaki oyuncularla antrenman yapmak gerekmektedir. Diğer sporlara göre daha az popüler olması nedeniyle masa tenisi spor dalında bu fırsatı bulmak çok zordur. Bu sorunu çözmek için masa tenisi robotunun geliştirilmesi 1980'lerin sonundan beri yıllarca araştırma konusu olmuş ve bu alanda onlarca çalışma yapılmıştır. Tüm yöntemler için ortak sorun; topa iyi vuruş yapan masa tenisi robotu için uygun vuruş noktasını, raket yörüngesini, vuruş hızını ve açısını bulmaktır. Bu yöntemlerde ana hedef, doğru zamanda yörünge tahminini elde etmektir. Atak bir oyuncu için top uçuş süresi 200 ms'nin altında olabildiği için yörünge tahmini 100ms'nin altında bitmelidir. Farklı yöntemlerle yapılan çalışmalarda bu soruna kesin bir çözüm bulunamamış olması tahmin algoritmasının daha ekonomik ve zamana duyarlı olması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu araştırma ile var olan çalışmalardaki metotlar incelenerek en ekonomik metot ve bu metodun üzerinde çalışacağı dataset yapısı kurgulanacaktır

    Karbon nanotüp takviyeli kompozit mikro kirişlerin burkulma analizi

    No full text
    Bu tezde, karbon nanotüp takviyeli kompozit (KNTTK) mikro kirişlerin boyut etkili burkulma davranışları incelenmiştir. KNTTK kirişlerinin malzeme özellikleri karışım kuralı kullanılarak formüle edilmiştir. Yönetici diferansiyel denklemler değiştirilmiş şekil değiştirme değişimi teorisi ve çeşitli kayma deformasyonlu kiriş teorilerine dayalı olarak minimum toplam potansiyel enerji ilkesi yardımıyla elde edilmiştir. Basit mesnetli KNTTK mikro kirişlerin çözümü için Navier çözüm yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmada sağlanan matematiksel modeller, literatürdeki bazı mevcut sonuçlarla karşılaştırılarak sayısal olarak doğrulanmıştır. Boyut ölçek parametresinin, açıklık/derinlik oranı, KNT hacim oranının, kayma deformasyonunun ve takviye modelinin kritik burkulma yükü değerleri üzerindeki etkileri araştırılmıştır

    Kenevir (Cannabis sativa) bitkisinde bulunan majör kannabinoidlerin tanımlanması ve ekstraksiyon yöntemlerinin optimizasyonu

    No full text
    Son zamanlarda Türkiye'de endüstriyel olarak kullanımı yasal izinlerle düzenlenen kenevir bitkisi Cannabaceae familyasına ait olan ve içermiş oldukları kannabinoidler, terpenler ve fenolik bileşikler gibi sekonder metabolitler nedeni ile özellikle ilaç endüstrisinin gözdesi konumuna gelen önemli bir bitkisel materyaldir. Bu sekonder metabolitlerin özellikle antiepileptik ve antikanserojenik etkilerinin yanında kanser vakalarında ağrının giderilmesinde ciddi etkileri oldukları çok sayıda bilimsel araştırmaya konu olmuştur. Bu çalışmada, kenevir bitkisinde bulunan majör kannabinoidlerin (kannabidivarin, kannabidiolik asit, kannabigerolik asit, kannabigerol, kannabidiol, delta 9 tetrahidrokanabinol, delta 8 tetrahidrokanabinol kannabikromen ve tetrahidrokannabinolik asit) miktarsal açıdan yüksek performans sıvı kromatografisi cihazında analiz edilebilmesine yönelik yöntemin bazı parametreler açısından doğrulanması ve kontrollü şartlar altında yetiştirilen kenevir bitkisinde bulunan majör kannabinoidlerin ekstraksiyonu konusunda farklı yöntemlerin uygulanarak optimize edilmesi amaçlanmıştır. Ekstraksiyon çalışmaları kapsamında dinamik maserasyon, ultrason destekli ekstraksiyon, zeytinyağı ekstraksiyonu ve süperkritik akışkan karbondioksit ekstraksiyonu olmak üzere dört farklı ekstraksiyon tekniği denenmiş ve her bir yöntem Yanıt Yüzey Yöntemi deneme tasarımı kullanılarak optimize edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; araştırma kapsamındaki tüm kannabinoidlerin 0,10-250,00 mg/L aralığında doğrusal olarak (r2=1,00) tanımlanabildiği, kannabinoid tespit sınırlarının 0,07-0,26 mg/L arasında değiştiği ve tekrarlanabilirlik değerinin <%5,50 olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, bitkilerden kannabinoidlerin ekstrakte edilebilmesi için kullanılan tüm yöntemlere ait en uygun değerler tespit edilmiş ve sonuçlar çizelge ve grafikler halinde sunulmuştur. Tez çalışması kapsamında üretilen verilerin son zamanlarda popüler hale gelen ve özellikle tarım, eczacılık, gıda ve kimya sektölerinde kullanım alanı giderek artan kannabinoidlerin bitkisel örneklerdeki düzeylerinin ve en uygun ekstraksiyon koşullarının belirlenmesine yönelik akademik ve endüstriyel düzeydeki çalışmalara katkılar sağlaması beklenmektedir

    Sekizinci sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersi akademik başarısının yordayıcısı olarak öğrenme ihtiyacı, fen öğrenimine yönelimleri ve genel öğretim ilkelerinin kullanılma durumu

    No full text
    Bu araştırmanın genel amacı öğrenme ihtiyaçları, fen öğrenimine yönelim ve genel öğretim ilkeleri değişkenlerinin ortaokul kademesi sekizinci sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin fen bilimleri dersi akademik başarısı üzerindeki yordama düzeyinin bir yapısal eşitlik modeliyle incelenmesi ve bu değişkenlerin betimsel olarak değerlendirilmesidir. Bu bağlamda yürütülen araştırmanın gerçekleştirilmesinde "genel tarama modeli" kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim ve öğretim yılının ikinci döneminde Kahramanmaraş ili Göksun ve Elbistan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokul kademesi sekizinci sınıf düzeyinde öğrenim gören 371 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri; Öğrenme İhtiyaçları Ölçeği, Fen Öğrenimine Yönelim Ölçeği, Genel Öğretim İlkeleri Ölçeği ve Fen Bilimleri Dersi Akademik Başarı Testi ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 24 ve AMOS 24 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın alt amaçlarına ilişkin veriler frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma teknikleriyle, araştırmanın hipotezlerine ilişkin veriler ise AFA, DFA ve yapısal eşitlik modeli ile çözümlenmiştir. Araştırmanın birinci alt amacına ait, öğrencilerin fen bilimleri derslerine ilişkin öğrenme ihtiyacı farkındalıklarının yüksek düzeyde olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. İkinci alt amaca ilişkin öğrencilerin fen öğrenimine yönelim düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın üçüncü alt amacında öğretmenlerin genel öğretim ilkelerini yüksek düzeyde kullandıkları sonucu ortaya çıkmıştır. Dördüncü alt amaca ilişkin, öğrencilerin fen bilimleri dersi akademik başarı seviyesinin ise düşük olduğu sonucu ile karşılaşılmıştır. Öte yandan araştırmanın hipotezlerine ait; öğrenme ihtiyaçları, genel öğretim ilkelerinin kullanımı ile fen öğrenimine yönelimin birlikte fen bilimleri dersi akademik başarısını anlamlı olarak etkilediği ve açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Başka bir deyişle öğrenme ihtiyaçlarının, genel öğretim ilkeleri ile fen öğrenimine yönelimin, ortaokul kademesi sekizinci sınıf düzeyinde öğrenim gören öğrencilerin fen bilimleri dersi akademik başarısının önemli yordayıcıları oldukları tespit edilmiştir. Bu doğrultuda araştırmadan elde edilen sonuçlar ışığında çeşitli öneriler sunulmuştur

    Hıyar (Curcuis sativus L.) genotiplerinin önemli hastalıklara dayanıklılık durumlarının moleküler yöntemlerle belirlenmesi ve Double Haploid tekniğinin optimizasyonu

    No full text
    Hibrit tohum üretiminde kullanılan saf ebeveyn hatlarının elde edilmesi çok zaman alıcı (6-8 yıl), zahmetli ve masraflıdır. Hıyar ıslah çalışmalarının etkili bir şekilde hızlandırılması için biyoteknolojik teknikleri yeni çözümler sunmaktadır. Bu tekniklerden biri olan doku kültürü (double haploid) yöntemiyle kısa sürede (1-2 yıl) 100% homozigot ebeveyn hatlar elde edilebilmektedir. Double haploid bitki elde etmesinde kullanılan yöntemler parthenogenesis (ışınlanmış polen ile tozlanma ve embriyo kurtarması), androgenesis (Anter veya mikrospor kültürü), ve gynogenesis (ovul veya yumurtalık kültürü)'dür. Yapılan çalışmalara göre hıyardaki haploit bitki elde etme yöntemlerinden gynogenesis daha etkili fakat genotipe bağlıdır. Dolaysıyla her genotip için protokol optimizasyonu gerekmektedir. Bu çalışmada kullandığımız 28 tane genotipte (14 F1 ve 14 saf hat) ovul kültürü yoluyla haploid bitki elde etme protokolünün optimizasyonu ve bu genotiplerin ZYMV, CMV, PRSV hastalıklarına dayanıklılık durumlarını moleküler markırlarla belirlenmesi amaçlanmıştır. Ovül kültürü çalışmalarında üç protokol kullanılmıştır (P1, P2 ve P2K3). P1 protokolünde en yüksek embriyo oluşum oranı %71 (22 nolu genotip), en düşük embriyo oluşum oranı %3 (15 nolu genotip) ve ortalama embriyo oluşum oranı %20'dir. Rejenerasyon (sürgün oluşumu) bakımından en yüksek oran 18 nolu genotiple %140 (ortalama 1.4 sürgün/eksplant), en düşük oran ise 25 nolu genotiple %0,5 bulunmuştur. Ortalama sürgün oluşum oranı %6 bulunmuştur. P1 protokolünde rejenerasyon olmasına rağmen bitki elde edilememiştir.P2 ortamı ile yaptığımız çalışmada en yüksek embriyo oluşum oranı (%75) 3 nolu genotipte bulunmuştur. En düşük embriyo oluşum oranı (%5,8) ise 6 nolu genotipte bulunmuştur. Ortalama embriyo oluşum oranı %20'dir. Sürgün oluşumu bakımından en yüksek oran %4,6 olarak 18 nolu genotipte, en düşük oran ise %0,5 olup 7 nolu genotipte elde edilmiştir. Ortalama rejenerasyon oranı %6'dır. P2 ortamında rejenerasyon elde edilmesine rağmen bitki gelişimi gerçekleşmemiştir. Rejenerantların gelişmesi için optimizasyon gerekmektedir. P2K3 ortamı P2 ortamını modifiye ederek elde edilmiştir. P2K3 protokolünde en yüksek embriyo oluşum oranı %104 (yani 1.04 embriyo/eksplant) olup 4 nolu genotiple elde edilirken en düşük embriyo oluşum oranı % 2,5 olup 2 nolu genotipte bulunmuştur. P2K3 protokolü ile yaptığımız çalışmada ortalama embriyo oluşum oranı %20'dir. Sürgün rejenerasyonu için en yüksek oran %470 (4.7 sürgün/explant) ile 14 nolu genotipte bulunmuştur. En düşük rejenerasyon oranı %1 olarak 12 nolu genotipte elde edilmiştir. Bu rejenerantlardan bitki elde edilebilmiştir. 7 nolu genotipten 3 tane diploid, 11 nolu genotipten 4 tane (hepsi haploid) ve 14 nolu genotipten 11 tane (hepsi diploid) ve 12 nolu genotipten 1 tane (diploid) bitki olmak üzere toplam 19 bitki elde edilmiştir. Kısacası P2K3 protokolüyle 4 haploid ve 15 diploid olmak üzere toplam 19 tane bitki elde edilmiştir. P2K3 protokolünün hıyarda double haploid bitki geliştirme programlarında başarılı bir şekilde uygulamabileceği görülmüştür. Yapılan moleküler testleme çalışmalarında ise kabak sarı mozaik virüsü hastalığı (ZYMV) için CAPS-T86C, hıyar mozaik virüsü hastalığı (CMV) için SSR9-56 ve SSR11-1 papaya halkalı leke virüsü (PRSV) için SSR11-177) markırları kullanarak 28 genotipte optimizasyon yapılarak dayanıklı ve hassas genotipler belirlenmiştir

    Evcil hayvanımın gölgesinde: Sosyal dışlanmış bireylerin evcil hayvanlarını antropomorfize etme eğilimleri altında yatan temel güdülerin araştırılması

    No full text
    Sosyal dışlanma tüketicilerin yaşam tarzı ve kararlarına ilişkin yargılarını etkileyen, belli davranışsal getirisi olan karmaşık, psikolojik bir faktördür. Antropomorfizm ise pazarlama stratejileri karar alıcıları tarafından kullanılan bir fenomen olmakla beraber sosyal dışlanmanın bir sonucu olarak da tüketicilerin hayatlarında yer edinmektedir. Bu iki karmaşık yapıya ilişkin tüketici değerlendirmeleri araştırılması gereken yapılar olarak literatürde yerini almaktadır. Mevcut araştırmanın amacı sosyal dışlanma deneyimi yaşayan bireylerin evcil hayvanları üzerinden antropomorfize etme eğilimlerinin altında yatan temel güdü ve niyetleri keşfetmektir. Yapılan araştırmada nitel yöntemlerden yararlanılmıştır. Araştırmanın sosyal dışlanma manipülasyonu aşamasında Cyberball (Sibertop) aracı kullanılmıştır. Sosyal olarak dışlanan bireylere antropomorfizm eğilimini ölçmek adına Lexington Evcil Hayvanlara Bağlanma Ölçeği temelinde hazırlanmış senaryo seçimi sunulmuştur. Son aşamanın verileri Zaltman Metafor Çıkarım Tekniği uygulanarak derinlemesine mülakat yöntemi ile toplanmıştır. Toplamda 19 katılımcı ile görüşülmüştür. Katılımcıların 5'inde sosyal dışlanma duygu durumu, 3'ünde ise antropomorfize eğilimi bulunmamış, 1 mülakat da örneklem dışı bırakılarak toplamda 10 görüşme analiz edilmiştir. Analiz aracı olarak MAXQDA programından yararlanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular, sosyal psikoloji bağlamında yorumlanmıştır. Sosyal olarak dışlanmış bireylerin antropomorfizm fenomeni ile arasındaki çok yönlü ilişki daha detaylı bir şekilde ifade edilmiştir. Sonuçlar, sosyal dışlanma yaşayan bireylerin evcil hayvanlarını antropomorfize ederken hangi unsurları aradığını ortaya çıkarmıştır. Bu tüketicilerin bir varlığı antropomorfize ederkenki en temel faktörlerin; saf sevgi, sadakat, hayvanların insanlara olan ihtiyacı, canlılık ve sarılmak olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Sosyal psikoloji perspektifinden yorumlanan bu sonuçlar tüketicilerin antropomorfik bir nesneyle kuracakları ilişkide aradıkları ve arayacakları unsurlar olarak literatüre ve sektöre katkı sağlayacağı düşünülmektedir

    Max Scheler'nın düşüncesinde "Özgürlük ve İnsanlık"

    No full text
    İnsanlığın ve kişinin kozmostaki varlığı şimdiye dek, doğabilimsel, teolojik ve felsefî perspektif başta olmak üzere, "kendi üyelerince" birçok yönden tanımlamaya uğramıştır. Nitekim, birçok otorite tarafından Felsefî Antropoloji'nin kurucularından birisi olarak kabul edilen Max Ferdinand Scheler'nın da felsefî düşüncesinin temelini şu iki sual oluşturur: "İnsan nedir?", "İnsanın varlıktaki yeri neresidir?". Scheler'ya göre, insanlığın diğer canlılardan ayrılan nihaî neliği, onlardan farklı olarak, tamamıyla a priorik bir varolageliş sürecine tabiî tutulmuş olmamasıdır; bu durum insanı "mümkün mertebede otonom olan", "özgür" bir varlık kılmaktadır. Bundandır ki Scheler, insanı, Psikovital & Geist-varlığı şeklinde iki temele ayırmıştır. Bu çalışmada, tüm bir insanlıkta ve kişide beliren "özgürlük" mefhumu ve olgusu Scheler'nın düşünceleri ekseninde irdelenmeğe çalışılmıştır

    Cumhuriyet senatosunda Gaziantep senatörleri

    No full text
    1960 İhtilali sonrası Türkiye'de 1961-1980 yılları arasında iki meclisli bir yönetim sistemine geçilmiştir. Bu dönemde TBMM'nin dışında kurulan ikinci meclis, Cumhuriyet Senatosu adını almıştır. 'Okumuşlar Meclisi olarak da bilinen Cumhuriyet Senatosu'nda görev yapan üyelere ise ''Senatör'' adı verilmiştir. Bu bağlamda Cumhuriyet Senatosu'nda Gaziantep ilini temsil eden altı senatörün görev aldığı bilinmektedir. Bunlar; Mehmet Zeki İslam, Nizamettin Özgül, Salih Tanyeri, İbrahim Tevfik Kutlar, Selahattin Çolakoğlu ve Mehmet Kılıç'tır. Gaziantep senatörleri gerek meclis çatısı altında gerek Gaziantep ilinde önemli görevler üstlenmiş ve senato içerisinde Gaziantep ilini en iyi şekilde temsil etmiştir. Gaziantep ile ilgili ve ülke meseleleri üzerinde yoğun bir faaliyet içerisinde bulunan senatörler Gaziantep ilinin özellikle ekonomi ve eğitim boyutu üzerinde durmuş ve faaliyetlerini bu doğrultuda göstermiştir

    Mikro kabarcığın silika ile kapsüllenerek mukavemetinin artırılması

    No full text
    Mikro kabarcıklar, oldukça küçük, içleri gaz ile dolu, çapları yaklaşık 1-10 µm arasında olan, kapsüllenmiş kabarcıklardır. Gazdan oluşan çekirdek kısımları, lipitler, proteinler, polimerler, sürfaktanlar ya da proteinlerle lipitlerin harmanlanmasıyla kapsüllenebilmektedir. Gaz halindeki çekirdeklerin sıkıştırılmasıyla birlikte, kılcal damarlar içinden kan geçerken ve ultrasona maruz bırakıldıkları zaman şekillerinde deformasyonlar gerçekleşmektedir. Ultrasona maruz bırakılan mikro kabarcığın kabuğunda büzülme ve genişlemeler olmaktadır. Bu da gelen ultrason radyasyonunda geri saçılmalara, kavitasyona veya mikro kabarcığın kabuğunda patlamalara sebep olduğundan dolayı, mikro kabarcıklar ultrasonik görüntülemede kontrastı artıran ajan olarak ve hedefe ilaç salınımı / gen iletimi gibi uygulamalarda kullanılmaktadır. Mikro kabarcıkların ilaç salınımında kullanılabilmesi için, ses dalgalarının kapsülün eşik enerjisini aşması gerekmektedir. Ultrasonun eşik enerjisi kapsülün eşik enerjisine eşit veya daha altında ise kontrast sağlanmaktadır, ultrasonun eşik enerjisi kapsülün eşik enerjisinin üzerinde ise kapsülasyon kırılıp ilaç salınımı gerçekleşmektedir. Literatür araştırmalarına göre, kapsülasyon daha önce silika ile yapılmamış olup lipit, protein, polimer ve sürfaktan ile yapılmıştır. Fakat bu kapsülasyon maddelerinin yapıya rijitlik katarak kontrastı engellemek, stabiliteyi azaltmak gibi çeşitli dezavantajları bulunmaktadır. Bu çalışmada, yüksek Q-değerine sahip perfloropropan gazından sentezlenen mikrokabarcığın, silika ile kapsülasyonu yapılarak mikrokabarcık stabilitesinin artırılması hedeflenmiştir. Bu amaçla; mikro kabarcık elde edilirken sürfaktan miktarları ile kullanılan gazın miktarı değiştirilerek emülsiyon sistemi hazırlandı ve her adımda pH kontrolü yapıldı. Partikül boyutu ve zeta potansiyellerine bakılarak istenilen değerler elde edildikten sonra, TEOS hidroliz edilerek mikro kabarcığın silika (siloksan bağı) ile kapsülasyonu gerçekleştirildi. Sentezlenen ve kapsüllenen mikro kabarcıkların karakterizasyon testlerinde ilk olarak; Zeta-Sizer Cihazı kullanılarak boyut analizi ve zeta potansiyel değerlerine bakıldı, sonraki adımda ise; mikro kabarcığın yüzey morfolojisini ve iç kısımlarını anlamak ve yorumlayabilmek için TEM (Geçirimli Elektron Mikroskobu) analizleri yaptırıldı

    Uluslararası bir halkla ilişkiler uygulaması olarak Türkiye'nin kamu diplomasisi sürecinde etnospor kullanımı: "Dünya Etnospor Konfederasyonu" vaka analizi

    No full text
    Dünyanın sürekli değişen jeopolitik resmi bağlamında, ulusal çıkarları gerçekleştirmek için etkili bir araç olarak olumlu bir devlet imajı oluşturma konusu giderek daha önemli hale geliyor. Modern çağda, en gelişmiş ülkeler bile ulusal çıkarlarını yalnızca askeri-politik ve ekonomik güçlerini konumlandırarak veya kullanarak gerçekleştiremezler. Devletlerin ulusal çıkarlarını desteklemenin ve dünya arenasında etki alanını genişletmenin yeni yolları daha önemli hale geliyor. Kamu diplomasisi, bu hedeflere ulaşmak için etkili bir araç olarak hareket eder. Son yıllarda, kamu diplomasisine olan ilgi yalnızca bilimsel kavramlar çerçevesinde değil, aynı zamanda siyasi figürler, politikacılar, gazeteciler ve halk arasında da artmıştır. Bugün, küresel lider konumunda olduklarını iddia eden ülkeler, kamu diplomasisi araçlarına özel önem veriyorlar. Son on yılda Türkiye'nin kamu diplomasisinde ve yumuşak gücünde bir artış görülmektedir. Ülke, yabancı toplumlarla etkileşime daha fazla önem vermeye başladı. Özellikle Türkiye Orta Asya ile işbirliğinin geliştirilmesine büyük önem vermektedir. Çalışmada kamu diplomasisi kavramı, kamu diplomasisinde yeni dönem, kamu diplomasisinin temel yaklaşımları, farklı disiplinler bağlamında kamu diplomasisinin açıklanması, kamu diplomasisi çeşitleri ve aktörleri incelenmiştir. Ayrıca çalışmada spor diplomasisine de önem verilmiştir. Spor diplomasisinin kavramsal çerçevesi, araçları ve kavramın iki yarısı açıklanmıştır. Bununla birlikte Türkiye'nin Orta Asya ülkeleri ile olan ilişkisine, bölgedeki her ülkenin siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel alanlarına analizi yapılımıştır. Dünya Etnospor Konfederasyonu'nun tanıtımı ve Orta Asya ülkelerinde ne gibi faaliyetler yürüttüğü incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise yapılan araştırmada kullanılan yöntemler sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda Dünya Etnospor Konfederasyonu'nun spor diplomasisi uygulamaları ve etnospor politikaları ortaya konmaya çalışılmıştır. Ayrıca Türkiye'nin etkili bir spor diplomasisi yürütüp yürütemediği üzerinde durularak, sonuçlar doğrultusunda oluşturulan bazı görüş ve önerilere yer verilmiştir

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇