Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Halide Edip Adıvar'ın Raik'in Annesi romanı (Dil İncelemesi-Metin-Sözlük-Tıpkıbasım)

    No full text
    Bu çalışmada, Türk edebiyatının usta yazarlarından Halide Edip Adıvar'ın ilk romanlarından biri olan Râik'in Annesi adlı eseri incelenmiştir. Bu eser, yazarın roman türünde verdiği eserlerden ikincisidir. Bu dönemde yazarın pek çok eseri dergi ve gazetelerde bölümler halinde yayınlanmıştır. Roman ilk olarak Demet dergisinde yayımlanmaya başlar. Ardından da Orhaniye matbaasında kitap haline getirilerek 1967'de Yeni matbaa tarafından tekrar basılmıştır. Halide Edip, Râik'in Annesi romanını dört bölümde şekillendirmiştir: 1. bölüm anlatıcının kahramanları tanıttığı, 2-3. bölümlerde olaylar, ilişki ağlarının kuruluşu ve birtakım entrikalar, 4. bölümde ise olayların bitişi şeklindedir. Muhteva olarak ise yazar, romanında yanlış Batılılaşma, eğitimin Türk toplumundaki durumunu ve kadın sorunsalı gibi konulara yer vermiştir. Özellikle de Batılılaşmadaki aşırılık romanda işlediği asıl problemdir. Eserlerinde içinde bulunduğu toplumun kültürünü yansıttığı karakterler üretmiştir. Halide Edip, Türk toplumunun modernleşmedeki aşamalı geçişin yerine aşırılığın kadına ve aile yapısına yansımalarını eleştirel bir tutumla ele almıştır. Aile kavramını oluşturan evliliğin bireyler arasındaki fikir ve kalp uyuşmasından geçtiğini vurgulamıştır. Yazarın bu eseri ilk romanlarından olması sebebiyle dil ve üslup açısından başarılı kabul edilmemiştir. Eserde yabancı kökenli kelimeler yoğun olarak kullanılmış ve bu kelimelerin kökenleri gösterilerek çalışmanın sözlük bölümü oluşturulmuştur. Sözlük bölümünde ele alınan kelimelerim manaları eserin bağlamından hareketle verilmiştir. Eserin daha önce transkript çalışması yapılmamış olup sadeleştirilmiş biçimi ile yeni yazıya aktarılmıştır. Çalışmada metnin transkriptli okuması Türk İlmi Transkripsiyon Sistemi esas alınarak yapılmış ve çalışmanın üçüncü bölümüne eklenmiştir. Bu doğrultuda eserin Yazılış (İmla) Özellikleri, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi Özellikleri incelenerek çalışmanın önemli bir bölümü oluşturulmuştur. Çalışmanın son bölümüne ise eserin orijinal yazım baskısı eklenmiştir

    Korkuteli-Kayabaş ile Çıvgalar yerleşimleri mezar ve kabartmaları

    No full text
    Antik dönemden itibaren hemen bütün kültürlerde mezar yapıları üzerinde, mezar sahibinin kimliğini, özelliklerini, mesleğini veya üstün bir yönünü vurgulamak amacıyla yazıt ve figürsel anlatımlara rastlanır. Lykia bölgesinde de bu anlayışın izleri sıklıkla görülmektedir. Bu anlatımlar içinde kişiye özel epigrafik olanların dışında, symposion, mücadele, meslek ve kahramanlık gibi ortak figüratif betimlemeler geniş bir coğrafyada görülür. Kayabaş ve Çıvgalar kabartmaları da bu ortak anlayışın kişiselleştirilmiş betimlemeleri olarak karşımıza çıkar. Kayabaş'ta görülen symposion anlatımı ile mezar sahibinin ölü yemeği anlatımı, Çıvgalar kabartma grubu içerisinde yer alan mezar sahibinin heroize edilmesi, mezar koruyuculuğu amacıyla sfenks ve aslan anlatımları, Mezopotamya kültürleri, Anadolu ve Antik Yunan dünyasında da uygulanmıştır. Kayabaş mahallesindeki ana kaya kütlesi üzerinde yer alan genel figüratif anlatıların yerel bir örneği olan sempozyum kabartmasının yanı sıra, bu kabartmanın sol tarafındaki tepeleri oval formlu, tabanları düz, birbirine bitişik ve aynı zemini paylaşan iki figür kabartması bütünlük oluşturuyor görünmektedir. Yerde kabartmalara ait 2 adet lahit, bir yuvarlak taş blok vardır. Araştırmalarımızda aynı alanda bir lahit ocağı, 2 ostothek yuvası, 4 khamosorion, biri sağlam, biri kırık, diğeri tamamen ufalanmış 3 lahit gördük. Bu kalıntılar bize bu alanın bir nekropol olduğunu gösterdi. Yine bölgede yaptığımız araştırmalarda tanrıça ifadeli iki Dioskurlar kabartması görülmüştür. Çıvgalar yöresinde ana kayanın üzerinde bulunan aslan, sfenks ve savaşçı kabartmalı kaya kütlesinin bir mezar yapısı olduğu anlaşılmıştır. Aynı alandaki Dioskur ve Ana Tanrıça ile Artemis Lagbene kabartmaları bize bu alanın kutsal bir yer olduğunu göstermektedir. Tez'e konu olan kabartmalar incelenirken çevrede bulunan diğer yapı ve kabartmalarla birlikte değerlendirilmeleri, amaca ulaşmada değişik bakış açıları oluşturulmasını sağlamıştır. Bu çalışma ile geniş bir coğrafyada görülen mezar yapıları üzerindeki kabartmaların, tipolojik ve ikonografik açıdan yerel uygulamada birbirleriyle ilişki ve/veya etkileşimlerini, uygulama zaman aralığı ile toplumsal gömü kültürünün tanımlanması ve incelenmesi sağlanmıştır. Bunun yanı sıra, daha önce karşılaşılmamış olan, kabartma ve mekanda bağımsız olarak yer alan yuvarlak bir taş blok incelenmiş ve öneriler geliştirilmiştir

    Schubert polinomları

    Get PDF
    Bu tez çalışmasında Schubert Hesabının (Calculus) temel aracı olan Schubert polinomları ve çeşitleri incelenmiştir. Klasik Schubert, 2-kat Schubert, rasyonel Schubert, quantum Schubert polinomlarının özellikleri Lascoux(2013), Macdonald(1991), Billey ve Haiman(1994) çalışmalarından faydalanılarak derlenmiş ve örneklendirilmiştir. Ayrıca, rasyonel Schubert polinomları ile elementer simetrik polinomlar arasında elde ettiğimiz bağıntılara yer verilmiş, quantum Schubert polinomları için önemli yeri olan quantum elementer simetrik fonksiyonlar için kapalı formül verilmiştir. Bu formül sayesinde maksimum permütasyon ω_0 ∈ S_n için Y_u(x; y) 2-kat Schubert polinomunun quantum çarpanı Y_u(q1 , . . . , qn−2 ) tanımlanmıştır ve kombinatorik yorumu verilmiştir.Burada q_1 , . . . , q_n−2 değişkenler ve x = {x_1 , . . . , x_n }, y = {y_1 , . . . , y_n } ve u, ω_0 'ın kodudur. 2-kat quantum Schubert polinomunun 2-kat Schubert polinomu Y_u(x;y) ile quantum çarpanının çarpımı olduğu ispatlanmıştır. Y_u^q,rat(x;y) quantum-rasyonel Schubert polinomunun tanımı verilmiştir. Bu tanım yardımıyla K_u^q,rat(x) quantum-rasyonel Key ve G_u^q,rat(x;y) quantum-rasyonel Grothendieck polinomları ifade edilmiştir

    Börülce [Vigna unguiculata (L.) Walp.] yerel çeşitlerinin tarımsal özelliklerinin yeni çeşitlerle karşılaştırılması

    No full text
    Börülce [Vigna unguiculata (L.) Walp.]; yeşil ve kuru tane olarak insan beslenmesinde; yem bitkisi olarak hayvan beslenmesinde ve yeşil gübre olarak da toprak verimliliğinin arttırılmasında önemli bir yere sahiptir. Yurdumuz da Muğla, Manisa, Balıkesir ve Denizli hem taze hem de kuru börülce tarımının yapıldığı başlıca illerindendir. Bu çalışmada Türkiye'nin değişik bölgelerinden toplanan yerel börülce çeşitleri (Antalya, Muğla, Denizli, Aydın, Balıkesir, Çanakkale ve Diyarbakır) bazı önemli ticari çeşitlerle (Akkız-86, Karagöz-86, Amazon, Sırma, ve Pekşen) 2019 yetiştirilme sezonunda Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama arazisinde verim ve verim ile ilişkili özellikleri gözlemlemek için karşılaştırılmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda AVN 2005 ilk çiçeklenme gün sayısı; AVN 2039 %50 çiçeklenme gün sayısı; AVN 2015, 2016, 2035 ve 2039'un tane verimi açısından bazı ticari çeşitlerle rekabet edebilir oldukları tespit edilmiştir. Seçilen bu yerel çeşitlerin seleksiyon ve melezleme ıslahı yoluyla yeni çeşitlerin geliştirilmesinde kullanılabileceği düşünülmektedir

    Türkiye'de milletvekillerinin sosyal medya kullanımı ve diyalojik iletişim analizi

    Get PDF
    Siyasal iletişimde, özellikle Web 2.0'ın hayatımıza girişiyle beraber gelişen medya teknolojileri birçok kavramın da yeniden şekillenmesine ve farklı boyutlara evrilmesine neden olmuştur. Sosyal medya, tüm dünyada hızla yayılarak iletişimi dijitalleştirmesinin yanında, siyasal iletişim için de yeni bir mecra haline gelmiştir. Türkiye'de siyasal iletişim araştırmaları da sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla bu alana yönelmiştir. Sosyal medya-siyasal iletişim araştırmaları, siyasal partiler ve siyasetçiler ile seçmen arasındaki iletişim süreçlerini simetrik ve asimetrik düzeyde incelemektedir. Bu araştırmaların ortak bulgusu siyasal aktörlerin diyalojik iletişim kurmadıklarıdır. Bu bulgunun da genellikle demokratik kültürdeki eksiklikler ya da zayıflıklar ile açıklandığı görülür. Bu çalışma, Türkiye'de milletvekillerinin sosyal medya kullanımı ve diyalojik iletişim analizi kapasitelerini anlamaya yönelik nitel bir araştırmadır. Araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu ile TBMM'de görev yapan 15 Milletvekili ile görüşmeler yapılmıştır. Bu araştırma, milletvekilleri ile yüz yüze görüşülerek gerçekleştiği için özgün bir çalışmadır. Milletvekilleriyle yüz yüze görüşme ortamında gerçekleştirilen bu çalışma, siyasi parti farkı olmaksızın yoğun çalışma ortamlarına ve zaman yetersizliğine rağmen milletvekillerinin, mümkün olduğunca her şeye kendilerinin dâhil olmaya çok özen gösterdiği ve özellikle diyalojik iletişimi kullanmak istedikleri sonucuna ulaşmıştır. Milletvekillerinin, diyalojik iletişimi tercih etmemelerinin başlıca sebepleri arasında, asli görevlerden kaynaklı vakit yetersizliği, herkese cevap verme denge kurulumunun imkansızlığı neticesinde kişilerde oluşacak kırgınlık, gereksiz tartışma ve polemiklerin yaşanma ihtimali ve demokratik zemine dayalı bir denetim mekanizmasının olmaması bulunmaktadır. Geleneksel siyasal iletişimin en etkili yöntemlerinden birisi, convessing yani saha çalışmasıdır. Her geçen gün daha fazla sosyal medya eksenine doğru kayan siyasal iletişimde, dijital saha kavramı, bu çalışma neticesinde ortaya çıkmıştır. Dijital saha, diyalojik iletişim bağlamında sosyal medya üzerinden vatandaşla birebir ve anlık irtibat kurmak, siyasal aktörün tanınırlığını sosyal medya üzerinden artırmak ve vatandaşa sosyal medya üzerinden dijital olarak dokunmaya olanak sağlayan bir dijital saha çalışması olarak tanımlanmaktadır

    Neoliberal yönetimsellik döneminde borçlanma ve Türkiye (2000-2019)

    Get PDF
    Bu çalışmada bireyin ve hanehalkı borçlarının altında yatan sebepler araştırılmıştır. Bu amaçla, ilk olarak borcun altında yatan ahlaki sebepler ve borçlu birey inşası üzerinde durulmuştur. Bireyin borçlanma durumu ve bu durum sonucunda ortaya çıkan borç ahlakı, borçlanma üzerinden sömürü, borçlu ve alacaklı arasındaki tahakküm (baskı) yöntemleri, son olarak da yönetimsellik gibi kavramlar tartışılmıştır. İkinci bölümde ise söz konusu tüm bu ilişki ve kavramlar üzerinden neoliberal ekonomi politikasının borçlanma ile olan ilişkileri ve neoliberal bakışa borçlanma üzerinden tartışılması yapılmıştır. Bu kapsamda Foucault'nun ileri sürdüğü neoliberal yönetimsellik kavramı ve bu kavram çerçevesinde borç-iktidar ve borç-piyasa ekonomisi ilişkileri açıklanmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölümde ise 2000-2019 yılları arasında Türkiye'de borçlanmanın gelişimi ve seyri irdelenmiştir. Türkiye'de neoliberal yönetimsellik çerçevesinde bireyin ve hanehalkının içinde bulunduğu borçluluk durumu, bu duruma yol açan sebepler, sonuçları itibarıyla birlikte konmaya çalışılmıştır. Bu amaçla Türkiye'de borçlanma durumunu gösteren sayısal analizlerden ve grafiklerden faydalanılmıştır

    Yabancı dil olarak türkçe öğrenen öğrencilerin dil ihtiyaç analizi: tömer örneği

    No full text
    Bu çalışma yabancı dil olarak Türkçe öğrenmekte olan öğrencilerin dil ihtiyaç durumlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda dil öğretiminde amaç, öğreniciyi öğrenmek istediği hedef dile en kısa ve kolay yoldan ulaştırmak olmalıdır. Bunun için de öncelikle öğrencinin temel gereksinimlerinin göz önünde bulundurulması yararlı olacaktır. Eğitim sürecine başlamadan önce öğrencilerin hedef dilin tam olarak neresinde bulundukları, ne kadar yol katetmek istedikleri, öğrendikleri dili tam olarak ne amaçla kullanacakları kesin hatlarıyla belirlendiğinde ve ona yönelik materyaller kullanılıp o doğrultuda uygulamalar yapıldığında hem öğretici hem de öğrenicinin işi kolaylaşacak, dil öğrenim süreci daha memnuniyet verici ve daha anlamlı hale gelecektir. Nitekim yabancı bir ülkede süreli aralıklarla bulunup ticarî iş yapmasına yetecek kadar dil öğrenmeyi hedefleyen bir girişimciyle, akademik eğitimini yabancı bir ülkede ve o ülkenin dilinde sürdürmek isteyen bir öğrencinin öğrenim süreci tek tip öğretime dayandırıldığında çeşitli zorluklarla karşılaşılması muhtemeldir. Farklı ülkelerden gelen farklı yaş ve sosyal statüdeki öğrencilerin Türkiye'de bulunma ve dil öğrenme amaçları, Türkiye'nin dünyaya açılan bir ülke olması nedeniyle ülkeler arası ticarî-kültürel faaliyetler, Türkiye'nin dünya gençlerinin gözünde popüler bir eğitim merkezi hâline gelmesi, her geçen yıl Türkiye'ye gelen turist sayısındaki artış dolayısıyla Türkçenin yabancı dil olarak daha da rağbet görmesi gibi etkenler dikkate alındığında yapılacak çalışmanın YDTÖ'ye yön vereceği ve alanyazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu bağlamda öncelikle öğrencilerin genel dil ihtiyaçlarının belirlenmesi, buna yönelik olarak yapılacak kapsamlı bir analizle somut verilere ulaşılması planlanmıştır. Yapılan incelemelerde Türkçe öğrenme ihtiyaç analizi ölçeğinin; "ticaret yapma, eğitim ve iş imkânı, bireysel ilgi ve ihtiyaçlar ile sınıf içi iletişim kurma" alt boyutlarında yaş ve dil becerileri faktörlerine göre anlamlı sayılabilecek bir değişiklik göstermediği; yalnızca "ticaret yapma" alt boyutunda cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiş, diğer boyutlarda cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olup olmadığına bakıldığında ölçeğin genel toplam puanlarında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Bu çalışmanın, mevcut durum tespiti ile ihtiyaca yönelik daha işlevsel öğretim programları hazırlanması yönünde yarar sağlayacağı düşünülmektedir

    Sağlık hizmetlerinin görülmesinde irtikap suçu

    Get PDF
    Sağlık, başlı başına bir temel insan hakkı olduğu kadar diğer temel insan haklarının pek çoğuyla da doğrudan ilintili bir kavramdır. Devlet, insan haklarının korunması ve geliştirilmesinde asli sorumluluğa sahiptir. Devlet, bu sorumluluğunun gereklerini, mevzuat hükümleri ile belirlenmiş esas ve usuller doğrultusunda memurları eliyle ifa eder. Söz konusu sorumluluğun, yine mevzuat hükümleri çerçevesinde, memur olmayan ancak uğraşları gereği kamu görevlisi kabul edilen diğer kişilerce üstlenilmesi de mümkündür. İrtikap suçu, ancak kamu görevlileri tarafından işlenebilen özgü nitelikte bir suç olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun, Özel Hükümler başlıklı İkinci Kitabının, Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler başlıklı Dördüncü Kısmının, Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar başlıklı Birinci Bölümünde 250. madde ile düzenlenmiştir. Bu düzenleme çerçevesinde, kamu görevlisinin, görevinden kaynaklanan nüfuzu ya da güveni kötüye kullanarak muhatap olduğu kişiyi, kendisine veya başkasına yarar sağlaması veya yarar vaadinde bulunması için icbar ya da ikna etmesi olarak tanımlanabilir. İki ana bölümden oluşan çalışmanın Birinci Bölümünde, irtikap suçunu genel olarak ve sağlık hizmetlerinin sunulması özelinde değerlendirebilmek üzere öncelikle sağlık kavramı, hizmetleri, kurumları ve çalışanları ile suç kavramı üzerinde durulmuştur. Sonra, irtikap suçu, kanuni düzenlemesinde yer alan kavramlara ilişkin açıklamalarla birlikte öğretide yer alan kimi görüşlere ve konunun özüne ilişkin yüksek mahkeme ilamlarına yer verilerek tüm unsurlarıyla, yoğunlukla sağlık hizmetlerinin görülmesi sırasında işlenmesi özelinde incelenmiş, ayrı başlıklar altında incelenmekte olan ilgili konuya vurgu niteliğinde farazi örnek olaylarla açıklanmaya çalışılmıştır. İkinci Bölümde ise yine öğretide yer alan kimi görüşlere ve konunun özüne ilişkin yüksek mahkeme ilamlarına yer verilerek irtikap suçunun özel görünüş biçimleri ile muhakeme usulü incelenmiş, ayrı başlıklar altında incelenmekte olan ilgili konuya dair vurgu niteliğinde farazi olaylarla suçun özel görünüş biçimleri, sağlık hizmetlerinin sunulması özelinde örneklendirilerek açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışma, konuya dair genel bir değerlendirme yapılarak, öğreti ve uygulamada görüş birliği olmayan hususlara ilişkin görüşlerimizin derlendiği Sonuç Bölümü ile sonlandırılmıştır

    Antalya ili Gündoğmuş ilçesi ve yöresi ağızları

    No full text
    Bugüne dek teknolojinin gelişmesi ve yaşantının değişmesiyle artan ulaşım, sanayileşme, okuma-yazma oranı, iç ve dış göçler, iletişim araçları, televizyon, internet gibi unsurlarla Türkiye Türkçesi ağızları giderek kaybolmaktadır. Ağızlar, Türk milletinin etnik, dil ve tarihî yapısını belirlemede ses, şekil ve kelime hazinesinin tespitinde etkin rol oynamaktadır. Türkçenin zenginliğinin ortaya çıkarılmasında büyük öneme sahip olan ağızların tamamının derlenmesi ve incelemeleri yapılarak kayıt altına alınması gerekmektedir. Türkiye Türkçesi ağızları üzerinde günümüze kadar çok sayıda çalışma yapılmış ve pek çok araştırmacı da çalışmaya devam etmektedir. Birçok kitap, makale ve tez yer almasına rağmen henüz ağızların tamamı derlenmemiş ve incelenmemiştir. Bu çalışmanın temelini Antalya'nın Gündoğmuş ilçesinde soru-cevap yöntemiyle yapılan metin ve kelime derlemeleri oluşturmaktadır. Derlenen metinler ses ve şekil bilgisi açısından sınıflandırılarak incelenmiştir. Standart Türkiye Türkçesinde yer almayan yöreye özgü ses ve şekil özellikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Derlenen metinlerden elde edilen kelimeler sözlükte açıklanarak gösterilmiştir. Ulaşılan bilgiler dâhilinde yöre ağzının özelliklerinden yola çıkarak bölgenin ağız haritası ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bunların yanısıra çalışmanın sonunda metinler dışında derlenen kelime ve kalıp ifadelere yer verilmiştir

    Balkabağı kabuğundan çevre dostu yöntemler kullanılarak Beta-karoten ekstraksiyonu ve elde edilen ekstratın enkapsülasyonu

    No full text
    Bu tez kapsamında balkabağı kabuğundan β-karoten ekstraksiyonunda hekzan gibi petrol bazlı çözgenlere alternatif olarak çevre dostu çözgen ve yöntemlerin kullanılabilirliğinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çözgen olarak ayçiçek yağı kullanılmış, ekstraksiyon işlemi ise geleneksel yöntem ve ultrases kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca yüzey aktif maddelerin ekstraksiyon üzerindeki etkisi de araştırılmış olup tüm yöntemlerin optimum koşulları Cevap Yüzey Metodu ile belirlenmiştir. Elde edilen β-karotence zengin ayçiçek yağının aljinat kürecikleri yöntemiyle enkapsülasyonunun optimizasyonu yapılmış ve β-karotence zengin bu yağın mayonez üretiminde kullanılabilirliği de araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre balkabağı kabuklarından ayçiçek yağı kullanılarak geleneksel yöntemle β-karoten eldesinde en uygun koşullar 60 °C ve 3 saat, ultrasonik ekstraksiyon şartları ise 44°C, 28 dakika, %42 genlik ve %1 besleme oranı olarak belirlenmiştir. Ayçiçek yağı kullanılarak β-karoten ekstraksiyonunda verimlilik açısından en etkili sonuç çözücü olarak mikroemülsiyon sistemin kullanılması ile elde edilmiş olup, test edilen emülgatörlerden %0.148 lesitin ve %1.852 PGPR kullanılması durumunda en yüksek β-karoten kazanımına ulaşılmıştır. Zenginleştirilmiş yağın aljinat kürecikleri yöntemi ile enkapsülasyonunun optimizasyonunda β-karoten verimliliği ile şekil homojenliği açısından en uygun şartlar; %1 aljinat konsantrasyonu, 1:1 (aljinat:zenginleştirilmiş yağ) besleme oranı, 1.5 cm yükseklik ve 74 µL/dk akış hızı olarak belirlenmiştir. Aljinat kürecikleri yöntemiyle β-karotence zengin yağın enkapsülasyonunun depolama süresince β-karoten degradasyonunu engellediği görülmüştür. 55 °C'de, 15 günlük depolama süresi sonrasında aljinat kürecikleri yöntemi ile enkapsüle edilen zenginleştirilmiş yağ ve serbest formdaki β-karotence zengin ayçiçeği yağının depolama başlangıcına göre β-karoten kaybı sırasıyla %14.42 ve 25.81 olarak belirlenmiştir. β-karotence zengin ayçiçek yağı kullanılarak üretilen mayonez panelistler tarafından işlem görmemiş yağ ile üretilen mayoneze göre daha çok beğenilmiş olup, panelist yorumlarından ürünün turuncu-sarımsı rengi albenisini ve beğenilirliğini arttırmış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Mayonezde bulunan β-karotenin depolama stabilitesi açısından da olumlu şekilde etki ettiği, özellikle birincil oksidasyon ürünlerinin oluşumunu azalttığı görülmüştür

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇