Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
6529 research outputs found
Sort by
Dağ çayının (Sideritis stricta Boiss. & Heldr) tohumla ve çeltikle çoğaltılması üzerine bir araştırma
Doğadan yabani olarak toplanan Dağ Çayı (Sideritis stricta) özellikle Akdeniz ve Ege bölgeleri doğal florasında yetişen ve yaygın olarak çay ve baharat olarak kullanılan endemik bir türdür. Türkiye'de bulunan Sideritis türlerinden, S. stricta (Dağ Çayı)'nın üretimi henüz istenilen düzeye ulaşmamıştır. En önemli sebeplerinden biri, tohumlarının çimlenmesinin zor olmasıdır. Tohumlarda çimlenme başarısının artırılması amacıyla çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmada S. stricta tohumlarının çimlenme problemleri ele alınarak, tohumun çimlenmesini engelleyen fizyolojik eksiklikler, çevre şartları ve fiziksel engeller araştırılmıştır. Ayrıca tohumların çimlenmeme ihtimaline karşı materyal sürekliliğini sağlayabilmek, kısa sürede yeni bitkiler elde edebilmek ve yetiştiricilikte en yarayışlı yöntemi saptayabilmek amacıyla bitkilerin çeliklerinden yararlanılmıştır. S. stricta endemik bir tür olduğundan ve bitkiye olan talep her geçen yıl hızla arttığından, bu çalışma önemli bir kaynak niteliğinde olacaktır. Yapılan araştırmada S. stricta'nın tohumla ve çelikle çoğaltılması üzerine iki farklı yöntem kullanılmıştır. Çeliklerin dikimini takiben bir hafta içerisinde hastalık semptomları başlamış ve kısa süre içerisinde bütün çeliklerde gözlenmiştir. Bu nedenle herhangi bir gözlem alınamamıştır. Tohumlarla yapılan çalışmada, S. stricta tohumlarının farklı ortam ve koşullarda çimlenme durumları araştırılmış olup bunun üzerine iki farklı deneme kurulmuştur. Kurulan ilk denemede çimlendirme kâğıdı üzerinde tohumlar, giberellik asitte (200 ppm GA3, 2 saat) bekletme, soğukta bekletme (+4C'de, 5 saat), soğukta bekletmenin (+4C'de, 5 saat) ardından giberellik asitte (200 ppm GA3, 2 saat) bekletme ve kontrol olmak üzere dört farklı uygulama, ikinci denemede ise MS0 ve ½ MS besi ortamlarında tohum çimlendirmesi olmak üzere iki farklı uygulama yapılmıştır. Çeliklerle yapılan çalışmada, çelikler 500 ppm lik IBA (indol bütirik asit)'ya, Chryzopon Rose % 0.1'a daldırmak ve kontrol olmak üzere 3 uygulama yapılmıştır. Sonuç olarak; tohumla yapılan çalışmada tohum yaşına bağlı olmaksızın, GA3 uygulamasının endemik olan Sideritis stricta bitkisinin çimlenmesini artırmada etkili şekilde kullanılabilecek bir yöntem olduğu ve en uygun çimlenmenin Murashige and Skoog (MS0) besi ortamında gerçekleştiği belirlenmiştir
Platon diyaloglarında adalet kavramı
Bu çalışmada felsefe tarihinde iz bırakmış Platon'un ahlak ve siyaset felsefesinin temel konularından biri olarak adalet kavramı incelenmektedir. Bu çalışmanın temel problemleri; adaletin ne olduğu, kaynağının ve kapsamının ne olduğu ve evrensel olup olmadığıdır. Bu problemlere farklı adalet tanımlarının karşılaştırması yapılıp rasyonel bir yaklaşımın örneği ortaya konulmuştur. Bunun yansıması sonucu adaletin mitsel yaklaşımına ve farklı subjektif yaklaşımlara değinilmiştir. Bu yüzden Platon'da adaletin farklı tezlerini temsil eden mitolojiye, Sofistlere ve Sokrates'e başvurulmuştur. Platon'da adaletin pratik yansıması olarak karşımıza çıkan devlette adaletin amacı ve çerçevesi, insan ruhu ve davranışları ile ilişkisi de incelenen konular arasındadır. Adaletin bir erdem olarak insan hayatındaki bireysel etkileri ve politikaya yansımasının toplumsal etkileri de Platon'un diyalogları esas alınarak ele alınmıştır
Ortaokul öğretmenlerinin görüşlerine göre okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışları ile öğretmen motivasyonu arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışlarını ortaya çıkararak, öğretmen motivasyonuna etkisini incelemektir. Araştırmada ortaokul öğretmenlerinin görüşlerine göre; okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışı sergileme düzeyi, öğretmenlerin motivasyon düzeyleri ve okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranış düzeyleri ile öğretmen motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Öğretmen görüşlerinin cinsiyet, medeni durum, yaş, kıdem gibi demografik değişkenlerin yanında okuldaki çalışma süresi ve branş değişkenlerine göre farklılık durumlarına bakılmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma modelinde ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma evrenini Antalya ili beş merkez ilçede görev yapan milli eğitim bakanlığına bağlı resmi ortaokullarda görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem ise tabakalı-tesadüfi örnekleme yöntemi ile belirlenen 345 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Uymaz (2013) tarafından geliştirilen "Yıkıcı Liderlik Ölçeği" ve Polat (2010) tarafından eğitime uyarlanan "Öğretmen Motivasyon Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçme aracında Likert tipi beşli derecelendirme ölçeği (1: Kesinlikle katılmıyorum, 2: Katılmıyorum, 3: Kararsızım, 4: Katılıyorum, 5: Tamamen katılıyorum) kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 25 paket istatistik programından yararlanılarak frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, parametrik testlerden bağımsız gruplar için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (One Way Anova) ile test edilmiştir. Parametrik testlerin varsayımları karşılanamadığı durumlarda parametrik olmayan testlerden Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testleri kullanılmıştır. Okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranış düzeyleri ile öğretmen motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesi için de korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonunda ortaokullarda göre yapan yöneticilerin yıkıcı liderlik davranışları düşük düzeyde, öğretmen motivasyonu ise yüksek düzeyde bulunmuştur. Okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışı gösterme düzeyleri cinsiyet değişkenine göre astlara karşı duyarsızlık boyutunda, yaş değişkenine göre aşırı otoriterlik boyutunda, eğitim değişkenine göre aşırı otoriterlik, etik dışı davranış ve astlara karşı duyarsızlık boyutlarında, kıdem değişkenine göre aşırı otoriterlik boyutunda, okuldaki çalışma süresi değişkenine göre aşırı otoriterlik boyutunda anlamlı farklılık göstermektedir. Yıkıcı liderliğin boyutları medeni durum ve branş değişkenine göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Öğretmen motivasyon düzeyleri cinsiyet değişkenine göre mesleki gelişim boyutunda, medeni durum değişkenine göre mesleki gelişim boyutunda, yaş değişkenine göre işin kendisi, mesleki gelişim ve çalışma ortamı boyutlarında, eğitim değişkenine göre işin kendisi, ilişkisel, çalışma ortamı ve ücret boyutlarında, kıdem değişkenine göre çalışma ortamı boyutunda, okuldaki çalışma süresi değişkenine göre ilişkisel boyutta ve branş değişkenine göre mesleki gelişim boyutunda anlamlı farklılık göstermektedir. Ortaokul öğretmenlerinin görüşlerine göre okul müdürlerinin yıkıcı liderlik davranışlarını sergileme düzeyleri ile öğretmen motivasyonu arasında negatif yönlü yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir
Batı çiçek tripsi Frankliniella occidentalis (Pergande) (Thysanoptera: Thripidae)'den entomopatojen fungus izolasyonu, tanılanması vr zararlıya karşı etkinliklerinin test edilmesi
Antalya örtüaltı yetiştiriciliğinde birçok sebze ve süs bitkisinin ana zararlısı olan Frankliniella occidentalis (Pergande) (Thysanoptera: Thripidae) doğrudan bitkiler üzerinde zarar yapmakla birlikte önemli bazı virüslerin de vektörü olarak zarar yapmaktadır. Entomopatojen funguslar (EPF), dünya çapında zararlı böceklerle mücadelede yaygın olarak kullanılan mikrobiyal mücadele ajanlarından bir tanesidir. Zararlı böceklerin bulunduğu coğrafik bölgelerde bulunan yerel izolatlar, mücadelede önemli avantajlara sahiptirler. Bu çalışmada, Antalya İli'nde tarımsal faaliyetlerin yoğun olarak yapıldığı Aksu, Finike, Kaş, Kemer, Konyaaltı, Kumluca ve Manavgat ilçelerinden, bölgeyi en iyi şekilde temsil eden farklı alanlardan entomopatojen fungus ile enfekteli veya enfekteli olduğundan şüphelenilen F. occidentalis bireyleri toplanmıştır. Laboratuvarda stereo-mikroskop altında incelenen trips örneklerinden ölü olanlar, canlı ve hastalık belirtileri gösterenler tespit edilmiştir. Entomopatojen enfekteli olan bireyler SDA ortamına izole edilmiştir. Getirilen örneklerden yapılan izolasyonlar sonucunda; Akanthomyces muscarius türüne ait 2, Alternaria infectoria türüne ait 3, Al. arborescens/brassicae türüne ait 1, Al. infectoria/forlicesenensis türüne ait 1, Sporothrix pallida türüne ait 1, Cladosporium cladosporioides türüne ait 7, Cladosporium oxysporum/cladosporioides türüne ait 1, Fusarium incarnatum/equiseti türüne ait 1, Al. alternata türüne ait 5, Al. alternata/arborescens türüne ait 2, Aspergillus ochraceus türüne ait 1, Fusarium oxysporum/chlamydosporum türüne ait 1, Beauveria bassiana türüne ait 3, Isaria fumosorosea türüne ait 1 ve Lecanicillium psalliotae türüne ait 1 olmak üzere 31 farklı izolat elde edilmiştir. Elde edilen funguslardan etkili 5 izolatı elde etmek amacıyla, entomopatojen fungusların F. occidentalis üzerindeki etkinliklerini belirleme çalışmaları yürütülmüştür. Bu çalışmalar 25±1oC sıcaklık ve %70±5 orantılı neme sahip iklim odasında gerçekleştirilmiştir. 1x107 konidiospor/ml dozda, F. occidentalis'e karşı %75 ve üzeri ölüm oranına sahip Beauveria bassiana M48, Beauveria bassiana M49, Isaria fumosorosea M50, Akanthomyces muscarius DOA1 ve Lecanicillium psalliotae DOA3 izolatları yüksek patojenik özelliğe sahip oldukları belirlendi. Diğer 26 izolat, F. occidentalis'e karşı yürütülen çalışmada patojen özellik göstermedi. Ön deneme çalışmalarında ümitvar derecede patojen olarak belirlenen B. bassiana M48, B. bassiana M49, I. fumosorosea M50, A. muscarius DOA1 ve L. psalliotae DOA3 izolatlarının 1x105,1x106 ve 1x107 konidiospor /ml olacak şekilde hazırlanan spor süspansiyonlarında 25±1°C sıcaklık ve %70±5 orantılı neme sahip iklim odasında F. occidentalis'in farklı biyolojik dönemlerine (larva, pupa ve ergin dişi) karşı patojeniteleri araştırılmıştır. Çalışma kapsamında patojenik olan 5 izolat morfolojik olarak tanılanmış, ayrıca tüm izolatların tür teşhisi moleküler yöntemler kullanılarak doğrulanmıştır. Sonuç olarak, B. bassiana M48, B. bassiana M49, I. fumosorosea M50, A. muscarius DOA1 ve L. psalliotae DOA3 izolatlarının, F. occidentalis'in farklı yaşam dönemlerine karşı gösterdikleri yüksek ölüm oranı nedeniyle biyolojik mücadelesinde etkili bir şekilde kullanılabileceği önerilmiştir
Konya ili Hüyük ilçesinde organik ve konvansiyonel olarak yetiştirilen çileklerin meyve kalite kriterlerinin ve ağır metal içeriklerinin kıyaslanması
İkinci dünya savaşından sonra yaşanan teknolojik gelişmeler tarım sektöründe de etkisini göstermiş ve özellikle 1970'lerden sonra sentetik tarım kimyasalları konvansiyonel tarımda yoğun olarak kullanılmaya başlamıştır. Konvansiyonel tarımın olumsuz etkisini bertaraf etmek için alternatif olarak ortaya çıkan organik tarım yönteminin ise bazı eksik yönleri bulunmaktadır. Sentetik kimyasal kullanımının yasak olduğu organik tarım yönteminde ağır metallerle ilgili herhangi bir yaptırım bulunmamaktadır. Çilek taze ve işlenmiş olarak küçük-büyük birçok kişi tarafından sevilerek tüketilen bir meyve türüdür. Albion çeşidi çilek yetiştiriciliğinde kullanılan sentetik kimyasalların olumsuz etkilerinden korunmak isteyen bireyler ise bu meyveyi organik olarak tüketmektedir. Bu araştırmada organik çilek yetiştiriciliğinde ağır metal kirliliği ve ağır metallerin meyve kalite kriterleri üzerindeki etkilerini kıyaslamak amacıyla farklı istasyonlardan hasat edilen hem organik hem de konvansiyonel çilek örnekleri meyve kalite parametreleri ve ağır metal içerikleri kıyaslanarak incelenmiştir. İncelenen örneklerde ortalama meyve eni (34.93 mm), boyu (42.23 mm), ağırlığı (8,68 gr) ve suda çözünür kuru madde (SÇKM) değerleri (%8.23) organik üretilen çilekte daha yüksek çıkarken meyve sertliği (5,93 kg), pH değeri (3.50) ve ağır metal (Zn, Cu) içerikleri (sırasıyla 1.28 ve 0.41 ppm) konvansiyonel olarak üretilen meyvelerde daha yüksek bulunmuştur
Deniz suyu parametrelerinin konumsal olarak izlenmesi ve jeoistatistiksel analizi için uzaktan erişimli gerçek zamanlı kablosuz algılayıcı ağ sistemi
Dünya genelinde temiz su kaynakları her geçen gün azalırken, temiz suya olan gereksinim giderek artmaktadır. Temiz ve güvenilir su kaynakları, tarım, sanayi, doğa ve yaşam için hayati öneme sahiptir. Fabrika atıkları, tarımda ilaç kullanımı, iklim değişikliği, artan insan nüfusu gibi nedenlerden ötürü temiz suya erişim giderek zorlaşmaktadır. Su kaynaklarını korumak, gelecekte yaşanabilecek temiz su kıtlığının önüne geçilmesini sağlayacaktır. Bu nedenle deniz, akarsu, göl, kaynak suları gibi tüm kaynakların su kalitelerinin izlenmesi önem kazanmıştır. Mevcut durumda, sular analiz edilecek ortamdan belirli zamanlarda alınan numunelerle laboratuvar ortamına taşınmakta ve gerekli analizler burada yapılarak su kalitesi belirlenmektedir. Ancak, bu yöntemde yaşanan zaman kayıpları ve aksaklıklar, ayrıca erişimi zor olan hatta insan hayatı için tehlike oluşturacak noktalardaki sulara erişimde yaşanan zorluklar nedeniyle, bu kaynaklardaki suların analizi her zaman mümkün olmayabilir. Ayrıca, numune alınan tarihler dışında su parametrelerinin değişiklikleri izlenememekte, dolayısıyla mevcut değişimler hakkında sağlıklı çıkarımlarda bulunmak zorlaşmaktadır. Su parametrelerinde olumsuz bir değişim olması halinde ise, gerekli tedbirlerin zamanında alınmaması durumunda, su ekosisteminin bozulması ve suda yaşayan canlı yaşamının tehdit altında kalması gibi durumlar ile karşı karşıya kalınabilir. Bu tez çalışmasında, deniz suyu parametrelerinin izlenmesi amacıyla uzaktan haberleşebilen algılayıcı düğümleri tasarlanmış ve deniz yüzeyine bırakılmıştır. Her bir düğüm üzerinde, sıcaklık ve pH algılayıcıları bulunmaktadır. Bu algılayıcılara ek olarak düğümün bulunduğu konum bilgisini alabilmek için konum algılayıcısı da kullanılmıştır. Düğümlerden gelen bilgiler ZigBee teknolojisi ile önce ana düğüme, ardından GPRS teknolojisi kullanılarak sunucuya gönderilir. Sunucuda toplanan veriler jeoistatistiksel analizler için zaman, konum ve algılayıcı verileri olarak veri tabanında saklanır. Tasarlanan internet sitesi aracılığıyla, kullanıcılara kaydedilen verilerin eşzamanlı takibi imkânı sağlamaktadır. İnternet sitesinde sunulan veriler, Excel dosyası formatına dönüştürülebilmekte, bu sayede ArcGIS yazılımı ile kolayca entegrasyon sağlanabilmektedir. Oluşturulan bu dosya ile ArcGIS programında jeoistatistiksel analiz yöntemlerinden biri olan IDW enterpolasyon yöntemi ile alansal dağılım haritaları oluşturularak; dakika, saat ve gün bazında değişimler değerlendirilmektedir. Aynı özellik, ArcGIS yazılımından bağımsız olarak internet sitesine de entegre edilmiş olup web üzerinden IDW enterpolasyon yöntemi ile alansal dağılım haritaları üretilebilmektedir
Ülke sermaye piyasaları etkileşiminin Granger nedensellik ve kümeleme analizi ile incelenmesi
Küreselleşme ile uluslararası sermaye hareketliliğinde artış olmuştur. Bu durum ülke sermaye piyasalarının daha entegre hale gelmesini sağlamış ve uluslararası finansal entegrasyonun ülke piyasaları için faydaları aynı zamanda maliyetleri de ortaya çıkmıştır. Bu yüzden finans biliminde en çok çalışılan konular arasında yer almıştır. Bu çalışma, ülke sermaye piyasaları arasındaki etkileşimi hisse senedi fiyat endeksleri üzerinden incelemektedir. Analiz için 45 ülke borsası alınmış ve Ağustos 2001'den Aralık 2019'a kadar olan dönem birden fazla yöntem ile incelenmiştir. Faktör analizi ile ülke borsalarının uluslararası piyasada nasıl bir gruplandırma oluşturduğuna bakılmış ardından da faktörler içi ve faktörler arası nedensellik ilişkisi Granger Nedensellik Analizi ile test edilmiştir. Ayrıca Türkiye ve kalan 44 ülke ile nedensellik ilişkisine bakılmıştır. Üçüncü analiz olarak kümeleme analizinde krizin etkilerinin gözlemlene bilmesi için veri seti üç döneme ayrılmış ve kriz öncesi, kriz sırası ve kriz sonrasında nasıl kümelenmeler oluştuğu araştırılmıştır. Son olarak da tüm dönem hiyerarşik kümeleme sonuçları alınarak faktör analizi sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, faktör çıkartmaları ülke borsalarını gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelere benzer bir gruplama oluşturmuştur. Fakat Asya ülkelerinin farklı bir faktörde ayrıştığı görülmektedir. Granger nedensellik analizi ile faktörler içi ve faktörler arasında önemli ölçüde entegrasyon ilişkisi tespit edilmiştir. Toplamda 152 nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. ABD'nin faktör içinde baskın bir borsa olduğu faktörler arasında ise ABD ve İngiltere'nin baskın borsalar olduğu görülmüştür. Ayrıca Türkiye'nin de özellikle gelişmiş ülkeler ile entegre olduğu sonucuna varılmıştır. Kümeleme analizi ile kriz öncesi, kriz sonrası ve kriz dönemlerinde farklı kümelenmelerin oluştuğu özellikle kriz döneminde küme sayısının arttığı gözlemlenmiştir. Kümeleme analizi ve faktör analizi yakın sonuçlar veriyor olsa da kümeleme analizinde daha çok coğrafi olarak ayrışma ön plana çıkmaktadır
Düzlemsel Dezier eğrilerinin eğri çiftleri
Bu tezin asıl amacı Öklid uzayında doğrudaş olmayan kontrol noktalarına sahip n-inci dereceden Bézier eğrisinin eğri çiftlerinin parametrik denklemlerini ve eğriliklerini araştırmaktır. Bu tezde ilk olarak düzlemsel Bézier eğrisini sırasıyla evolüt, involüt, paralel, pedal ve kontropedal eğri çiftlerinin parametrik denklemleri elde edilmiştir. Ardından düzlemsel Bézier eğrisinin elde edilen her bir eğri çiftinin eğrilikleri hesaplanmıştır. Ayrıca [0,1] aralığındaki t parametresi için elde edilen bu eğri çiftlerinin denklemlerinde ve eğrilik formüllerinde uç noktaların nasıl sonuçlar verdiği araştırılmıştır. Ek olarak verilen kontrol noktalarını bazı özel noktalar seçerek Bézier eğrisini eğri çiftleri ve bu eğri çiftlerinin eğrilikleri üzerinde incelemeler yapılmıştır. Son olarak elde edilen sonuçlar, ilgili bölümlerde detaylı olarak aktarılmıştır
İş sağlığı ve güvenliği kapsamındaki uygulamaların işgörenlerin kuruma güvenlerine etkisi üzerine bir araştırma: Gıda işletmesinde bir uygulama
Araştırma iş sağlığı güvenliği kapsamındaki uygulamaların işgörenlerin kuruma güvenleri üzerindeki etkisini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Katılımcıların büyük kısmının İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) eğitimi aldığı, aldıkları eğitimi yeterli gördükleri, işlerinin getirdiği tehlikeleri bildikleri ve iş kazası ya da meslek hastalığı durumunda haklarının neler olduğunu bildikleri gözlemlenmiştir. Öte yandan katılımcıların büyük çoğunluğu iş güvenliği konusunda yeteri özeni göstermekte, bu konuda işveren ve çalışan sorumluluklarını bilmekte ve güncellenen yönetmelikleri takip etmektedir. Genel olarak değerlendirildiğinde katılımcıların büyük çoğunluğunun iş sağlığı ve güvenliği konusunda farkındalıklarının olduğu gözlemlenmiştir. Sosyo-demografik değişkenlerle kuruma güven arasındaki ilişki değerlendirildiğinde ise, eğitim durumuna göre kuruma güven düzeyinin anlamlı farklılık gösterdiği görülmüştür. Eğitim düzeyi ilköğretim düzeyinde olan katılımcıların kuruma güven düzeyinin daha yüksek olduğu görülmüştür
Antalya ili süt sığırcılığı işletmelerinde muhasabe uygulamalarının değerlendirilmesi
Canlı varlıkların doğma, büyüme, üreme gibi biyolojik özellikleri onların diğer varlıklardan ayırt edilmelerini sağlar. Bu sebeple canlı varlıkları ele alan muhasebe sisteminin de diğer varlık işletmelerinden farklı olması gerekmektedir. İşletmeler muhasebe kayıtlarını tutarken Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu'nun uygulamada tekliği sağlamak adına çıkarmış olduğu standartları kendi faaliyet alanına göre kullanır. Tarımsal faaliyetlerin muhasebede hangi şartlarda ve hangi düzende tutulacağını gösteren kılavuz Türkiye Muhasebe Standartlarından 41 numaralı standarttır. Yaşayan varlık ve ürünlerinin aktife alınması, yıl sonlarında değerlemesi, yaşayan varlıklara yapılan devlet transferlerinin muhasebeleştirilmesi ve faaliyet raporlarında sunulması standardın kapsamını belirlemektedir. Dolayısıyla bu çalışmada yaşayan varlıkların ve ürünlerinin belirtilen özellikleri nedeniyle tarımsal faaliyet yürüten firma tarafından ve küçük çiftçi muaflığından yararlanmayan tarım işletmesi açısından muhasebeleştirilmeleri ele alınmıştır. Bu çalışmada analiz yöntemi olarak örnek olay incelemesi yapılmıştır. Bu çerçevede seçilen işletmelerden alınan muhasebe kayıtları çizelgeler halinde sunulmuş ve birbirleri ile olan uyumları değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; işletmelerin kullandıkları ana hesaplar ve maliyet hesapları aynı olmakla birlikte alt hesap farklılıkları gözlemlenmiştir