Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Eski ve modern ekmeklik buğday çeşitlerinin tarımsal ve kalite özellikleri bakımından genotipik ve fenotipik tanımlanması

    No full text
    Bu çalışma, ülkemizde farklı zamanlarda tescil edilmiş 189 adet ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) çeşidi ve seleksiyon ıslahıyla geliştirilmiş 34 antik kavuzlu buğday genotipinde çevresel uyum (adaptasyon) ve dane kalitesine etkili genler bakımından genotipik farklılıkları saptamak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, bunlar arasından antik, eski ve modern buğday çeşit/çeşit adaylarından oluşan 22 genotipte tarımsal ve kalite özellikleri bakımından fenotipik farklılıkların belirlenmesi amacıyla tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlı olarak sulu koşullarda 2018-2019 ve 2019-2020 yıllarında Ilgın/Konya'da tarla denemeleri yürütülmüştür. Çevresel uyuma etkili soğuklanma ihtiyacı ve gün uzunluğu genleri için yapılan genotipik tanımlamada geçmişten günümüze vrn-A1, vrn-B1 ve vrn-D1 allellerinin ve gün uzunluğuna duyarlılığı kaldıran Ppd-D1a allelinin frekansının arttığı açık bir şekilde belirlenmiştir. Bitki boyunu kontrol eden Rht-B1, Rht-D1, Rht-8 ve Rht-24 lokusları bakımından beklenildiği gibi yeşil devrimden sonra Rht-B1b allelinin frekansının oldukça arttığı öte yandan Rht-D1b allelinin sadece 8 çeşitte bulunduğu saptanmıştır. Son yıllarda yeni yeşil devrim geni olarak duyurulan Rht24 geninin kısa bitki boyuna yol açan alleli Rht-24b'nin frekansı ise tüm genotipler içerisinde %50.2 olarak belirlenmiştir. Dane kalitesine etkili genler bakımından yapılan genotipik tanımlamada ise genotiplerin hiçbirisinde danenin protein içeriğini artıran NAM-B1a alleli belirlenmemiştir. Öte yandan dane sertliği lokusları (Pin) bakımından genotiplerin %64.9'unun Pina-D1a/Pinb-D1a, %28.8'inin Pina-D1a/Pinb-D1b, %5.8'inin Pina-D1b/Pinb-D1a ve %0.5'inin Pina-D1a/Pinb-D1c allel kombinasyonlarına sahip olduğu saptanmıştır. Yüksek molekül ağırlıklı glutenin alt ünitelerini (YMAG) kontrol eden Glu-A1, Glu-B1 ve Glu-D1 lokusları bakımından da en sık görülen allel kombinasyonları sırasıyla Ax2* (%44.0), Bx7 + By8 (%42.3) ve Dx5 + Dy10 (%64.9) olarak belirlenmiştir. Ayrıca, yüksek molekül ağırlıklı gutenin alt üniteleri (YMAG) kombinasyonlarının kalite puanlamasına göre 48 ekmeklik buğday çeşidi 10 tam puanla yüksek gluten kalitesine sahip olduğu saptanmıştır. Çalışmanın ikinci ayağı olan tarla denemelerinin iki yıllık deneme verilerine göre incelenen tüm özellikler bakımından genotipler arasında istatistiksel olarak önemli farklar bulunmuştur. Buna ek olarak, başak boyu ve m2'deki başak sayısı hariç diğer özellikler için çeşit × yıl etkileşiminin önemli olduğu saptanmıştır. Eski ve modern ekmeklik buğday çeşitler iki yıllık verilere göre değerlendirildiğinde dane verimi, hasat indeksi, hektolitre ağırlığı, sedimantasyon değeri ve gluten indeksi özelliklerinin geçmişten günümüze ıslah sürecinde arttığı bitki boyu ve m2'deki başak sayısının ise bu süreçte azaldığı belirlenmiştir. Doğrusal regresyon analizi ile ıslah çalışmalarında bitki boyu bakımından -0.22 cm, m2'deki başak sayısı bakımından -23.47 adet, dane verimi bakımından 1.85 kg/da, hasat indeksi bakımından %0.10, hektolitre ağırlığı bakımından 0.06 kg/hl, dane sertliği bakımından %-0.09 PSI, sedimantasyon değeri bakımından 0.22 ml ve gluten indeksi bakımından %0.22 yıllık genetik kazanç sağlandığı hesaplanmıştır. Ayrıca önemli dane kalite özelliklerinden protein içeriği ve yaş gluten oranı bakımından bir değişimin olmadığı da saptanmamıştır. Bu çalışma ile 1931 yılından beri ülkemizde yetiştirilen ekmeklik buğday çeşitlerinin ıslah çalışmalarıyla ne denli fenotipik ve genotipik değişim gösterdiği ortaya konulmuştur. Son yıllarda dünya genelinde ve ülkemizde küresel ısınmanın özellikle tarımda etkisinin açıkça hissedildiği göz önüne alındığında bu çalışmada elde edilen bulguların ülkemizdeki ekmeklik buğday ıslahı çalışmalarına önemli katkılar sunması beklenmektedir

    Antalya Konyaaltı kıyı promenadının başarılı kamu mekanı bileşenleri bağlamında irdelenmesi

    No full text
    Bu çalışmada Antalya Konyaaltı Plajı boyunca uzanan kıyı promenadı düzenlemesinin, bir kamu mekanı olarak başarı düzeyi belirlenmeye çalışılmıştır. Başarılı kamu mekanı bileşenleri olarak belirlenen erişim ve bağlantılar, aktivite ve kullanımlar, konfor ve imaj, sosyalleşme, ve peyzaj ve onların alt bileşenlerinin sorgulanması temelinde hazırlanan bir anket çalışması ile halkın ve uzmanların görüşleri alınmış ve analiz edilmiştir. Yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, Konyaaltı Kıyı Promenadı genel itibariyle başarılı bir kamusal açık alandır. Alan özellikle aktivite ve kullanımlar, sosyalleşme ve konfor ve imaj bağlamında oldukça başarılı bulunmuştur. Ancak, alan bazı alt bileşenler bağlamında yetersizlikler içermektedir. Yaz ve kış aylarında toplu taşıma ve bisikletle ulaşımın yanı sıra gölgeleme ve yağıştan korunma bakımından yetersizlikler söz konusudur. Alan ayrıca araç ve bisiklet park yerleri ve çeşitli peyzaj donatı unsurları bakımından da yeterli bulunmamıştır. Saptanan sorunlara yönelik çözüm önerileri getirilmiştir

    Okul öncesi öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı ve iletişim becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı ve iletişim becerileri arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Araştırmada ayrıca okul öncesi öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı ve iletişim becerileri arasındaki ilişkinin, onların demografik özelliklerine göre anlamlı farklılıklar gösterip göstermediğinin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubu 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü Okul Öncesi Eğitimi Anabilim Dalı'nda örgün eğitim programında öğrenim gören 223 okul öncesi öğretmen adaylarından oluşmaktadır. Araştırmada veriler "Medya Okuryazarlığı Becerileri Ölçeği", "İletişim Becerileri Envanteri" ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılarak toplanmıştır. Araştırmaya toplamda 223 okul öncesi öğretmen adayı katılmıştır. Bu araştırmada analizler için Kruskal-Wallis H testi, Mann-Whitney U testi, t-testi, Spearman ρ sıralama korelasyon katsayısı ve Pearson momentler çarpımı korelasyon katsayısı kullanılarak çözümlenmiştir. Analizlerden elde edilen bulgular sonucunda okul öncesi öğretmen adaylarının medya okuryazarlığı ve iletişim becerileri arasındaki ilişkinin anlamlı ve orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Demografik özelliklere bakıldığında ise Mann Whitney U, Kruskal Wallis, Pearson Korelasyon Katsayısı ve ANOVA testi sonuçlarına göre katılımcıların cinsiyetine ve 'Sosyal Medya' ve 'Eğlence' seçeneklerinde interneti kullanma amaçlarına göre medya okuryazarlık ve iletişim becerileri düzeyleri toplam puanlarının anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada ayrıca okul öncesi öğretmen adaylarının sınıf düzeyi değişkeni, bilgisayara sahip olma durumları ve genel not ortalamaları pozitif ve anlamlı düzeyde farklılıklar göstermektedir. Elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmış, araştırmanın sınırlılıkları ve gelecekte yapılacak araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur

    Din-estetik ilişkisi çerçevesinde Petir Dinov'un Panevritmia ve Mevlevilikteki Sema'nın mukayesesi

    No full text
    Dinî ritüeller, tarih boyunca sosyokültürel yaşamın ayrılmaz bir parçası olarak ortaya çıkar. Bu ritüeller, sosyokültürel yaşamda yarattıkları etkiler ile toplumsal yaşamın temel dinamiklerinden ola gelmişlerdir. Tarihin başlangıcından günümüze, ilkel dinlerden mensubu en kalabalık dinlere kadar her dinin içindeki farklı grupların değişik ritüeller kullandıkları görülmektedir. Bu çalışmada İslâm dünyasının en çok bilinen ve tüm dünyada tanınan Mevleviliğe ait "Semâ" ile Hristiyan dünyasında belli bir yer tutan ancak Türkiye'de pek bilinmeyen "Panevritmia" ritüelleri karşılaştırılarak din ve estetik açısından değerlendirilmeye çalışılmıştır. Türkiye'de Mevlânâ Celâleddin Rûmi ve Semâ hakkında oldukça fazla araştırma yapılmış ve kitap yazılmış olduğundan, çalışmada bu bölümler sadece özet olarak verilmiştir. Panevritmia'nın yapısı ve kurucusu olan Dınov'un hayatı hakkında ise neredeyse hiç çalışma yapılmadığından, konunun daha iyi anlaşılması için bu bölümler biraz daha geniş tutulmuştur. Osmanlı Devleti sınırları içinde yer alan Bulgaristan'ın Varna'ya bağlı Hadırça köyünde 1864'te dünyaya gelen ve bir Hristiyan din adamı olma hedefiyle büyütülen Dınov, ilk tahsilini ülkesinde almıştır. Orta öğrenimden sonra Metodist Kilisesine bağlı olan hocalarının da etkisiyle yükseköğrenimi için Amerika'ya gitmiştir. Oradan döndükten sonra otuzlu yaşlarında memleketinde Evrensel Beyaz Kardeşliği Örgütü'nü kurduktan kısa bir süre sonra 28 farklı fiziksel hareketten oluşan Panevritmia'yı ortaya çıkarmıştır. Bu çalışma, estetiğin İslâm ve Hristiyanlıktaki yer ve öneminden bahsettikten sonra Dınov'un Panevritmia'sı ile Mevlânâ'nın Semâ'sını "Dil-Şiir", "Müzik", "Dans" ve "Aşk" anlayışları çerçevesinde ele alarak din ve estetik açısından karşılaştırmayı amaçlamıştır

    Ergenlerde sosyal medya bağımlılığı, aile yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluş ilişkisinin incelenmesi

    No full text
    Araştırmanın temel amacı, ergenlerde psikolojik iyi oluş, sosyal medya bağımlılığı, aile yaşam doyumu ilişkisinin incelenmesi ve sosyal medya bağımlılığı ve psikolojik iyi oluş ilişkisinde aile yaşam doyumunun aracılık rolünü test etmektir. Araştırmada aynı zamanda ergenlerde psikolojik iyi oluşun cinsiyet, sınıf, anne-baba birlikteliği, Facebook, Youtube, İnstagram, Twitter, Whatsapp kullanım sıklığına göre anlamlı bir şekilde farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi de amaçlanmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Antalya İmam Hatip Anadolu Lisesi, Aksu Fen Lisesi, Adem Tolunay Anadolu lisesi, Antalya Anadolu lisesi öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma grubu 205 kız, 376 erkek toplam 581 lise öğrencisinden oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında 'Kişisel Bilgi Formu', 'Ergenlerde Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği', 'Aile Yaşam Doyumu Ölçeği' ve 'Psikolojik İyi Oluş Ölçeği' kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS ve AMOS programında test edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde; t-Testi ve ANOVA , kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada, çalışma modeli yapısal eşitlik modeliyle test edilmiş ve kabul edilebilir uyum değerler içinde doğrulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, ergenlerde psikolojik iyi oluş ; cinsiyete, anne-baba birlikteliğine, sınıfa , Facebook kullanım sıklığına , Youtube kullanım sıklığına , İnstagram kullanım sıklığına , Twitter kullanım sıklığına ve Whatsapp kullanım sıklığına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Sosyal medya bağımlılığının, psikolojik iyi oluş ile ilişkisinde ise aile yaşam doyumunun kısmi aracılık rolü olduğu bulgular arasında yer almıştır

    Kent, mekan ve yoksulluk: Antalya Baraj ve Güneş mahalleleri örneği

    No full text
    Tüm insanlığı ilgilendiren konuların başında gelen yoksulluk, toplumların tarihsel arka planıyla ele alınan problemlerden bir tanesidir. Sanayileşme ile birlikte kırsal alandan kente göçlerin hız kazandığı yoksulluk kırın iticiliğiyle birlikte kentte daha fazla görünür olmaya başlamıştır. Kentin değişen anlamlarıyla birlikte bir yandan gecekonduların bir yandan yüksek binaların yer almasına neden olan kentsel dönüşüm, üzerinde yeniden tartışılması gereken yoksulluğun yeni biçimlerini görünür kılmaktadır. Mutlak anlamının yanı sıra yoksulluğun giderek sosyal görünürlük kazandığı kentlerde işsizlik, süreksiz işler ve tüketememe üzerinden şekillenen yeni bir yoksulluk dikkat çekmektedir. Bu haliyle yoksulun mekânı deneyimleme biçimi üzerinden şekillenen yaşam tarzlarını kentlerde okuyabilmek mümkün olmaktadır. Kente ait olmanın ötesinde kente tutunmak için geliştirdikleri yöntemlerle bağlantılı olarak kentsel yoksulluk gündelik hayat ilişkileri üzerinden tezahür etmektedir. Yoksulluğun, yoksulun kendi anlam dünyasında nasıl yaşantıladığını kavramaya yönelik olan bu çalışmada, yoksulluğun işsizlik, çalışma ve tüketebilme/tüketememe bağlamında açıklanan yeni biçimleri, Antalya kentine bağlı Baraj ve Güneş mahallelerinde yaşayan bireyler örneği üzerinden açıklanmaya çalışılmaktadır. Nitel araştırma yönteminin tercih edildiği bu çalışmada veriler, "derinlemesine görüşme tekniği" ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler; "kente göç etme nedenleri", "hemşerilik ilişkilerinin kente göç etme sürecine etkisi", "sosyo-ekonomik durum ve yoksullukla baş etme stratejileri", "tüketim pratikleri", "aidiyet hissi: mekânla ve yakın çevre ile kurulan bağ", "evlilik, eşler arası ilişkiler", "kentsel mekânda gündelik hayat pratikleri", "sağlık ve tedavi imkânları", "ne olursa olsun dünyada olmak: yaşam memnuniyeti", "güç, başarı, dürüstlük ve ahlaka dair tutumlar", "yaşama dair beklentiler: değişmeyecek olana vurgu", "formel ve enformel ağları ve dayanışma örüntüleri" ve "sosyal dışlanma; kentin içinde ve dışında olmak" temaları üzerinden analiz edilmektedir. Bu kapsamda Antalya kentinin belirlenen iki mahallesinde on dört (14) erkek ve on sekiz (18) kadın olmak üzere otuz iki (32) kişi ile derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Veriler, ilgili literatür ile ilişkilendirilerek yorumlanmaktadır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler; yoksulluğun temel nedenlerinin işsizlik, gelir düşüklüğü ve gelirden yoksunluk olduğunu ortaya koymaktadır

    Geleneksel konutlarda mekan ve donatı kurgusu açısından depolama birimlerinin tipoloji araştırması: Akseki, İlvat köyleri örneği

    No full text
    Geleneksel dokuda yerel mimarinin rolü ve önemi büyüktür. Yerel mimari içeresindeki geleneksel konutlar; o yörede yaşayan insanların aile yapısı, din, kültür, sosyal ilişkileri, iklim ve topoğrafyanın etkisiyle şekillenmektedir. Geleneksel konutlarda önemli bir hizmet eylemini tanımlayan depolama kavramı da mekan ve donatı kurgusu açısından hem sosyo-kültürel hem de doğal çevreden ilham alan yöresel bir yaklaşıma sahiptir. Günlük yaşantının önemli bir göstergesi olan konut yapılarında depolama birimlerinin işlevi, yapım tekniği, malzeme, süsleme vb. niteliklerin diğer araştırmalara kaynak oluşturması için tespit edilmesi ve bunlara ait tipoloji araştırması çalışmanın ana amacını oluşturmaktadır. Bu bağlamda araştırma 6 aşamadan meydana gelmektedir. Birinci bölümde; çalışmanın problemi, amacı ve kapsamının anlatıldığı bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde; depolama kavramı, tarihsel gelişimi, mekan-eylem ilişkisinde depolama oluşumu, geleneksel Anadolu konutu iç mekanı ve depolama birimleri, Akseki Bölgesi ve geleneksel konutu hakkında bilgiler incelenmiştir. Üçüncü bölümde; Akseki İlvat Bölgesi, araştırma yöntemi hakkında bilgiler verilmiştir. Sonrasında geleneksel konutlara ait kimlik kartları oluşturularak çalışma alanına ait veriler toplanmıştır. Dördüncü bölümde, elde edinilen bilgiler ışığında konutların iç mekan depolama birimleri; işlevsel, donatı, yapım tekniği, malzeme ve süsleme özellikleri açısından analiz edilmiştir. Beşinci bölümde; depolama birimleri mekan ve donatı kurgusu açısından sınıflandırılmış ve bu birimlere ait tipoloji incelenmiştir. Son bölümde ise yapılan literatür ve alan çalışmasının genel sonuçları yapılmakta ve önerilere değinilmektedir. Yapılan envanter çalışmaları ışığında, Akseki, İlvat Köyleri geleneksel konutlarında bulunan mekan ve donatı kurgusu açısından depolama birimlerinin tipolojileri ortaya konmuş ve donatı açısından depolama birimlerinin rolünün daha nitelikli olduğu görülmüştür

    Periferik vestibüler rahatsızlığı olan bireylerde shimp değerlendirilmesi

    No full text
    Amaç: Suppresion Head Impulse Paradigm (SHIMP) testiyle sağlıklı ve periferik vestibüler kayıplı bireylerdeki vestibülooküler refleks (VOR) kazançlarını ve kazanç değerleri arasındaki farkları tespit etmektir. Yöntem: Çalışmaya 18-65 yaş aralığında 44 kadın ve 36 erkek toplam 80 katılımcı dahil edildi. Katılımcıların 30'u kontrol grubunda yer alırken, 50'si vaka grubunu oluşturmaktadır. Unilateral periferik vestibüler yetmezliği olup Meniere hastalığı(MH) tanısı alan katılımcılar %16,3(13), vestibüler nörit(VN) tanısı alan katılımcılar %7,5 (6) iken bening paroksisimal pozisyonel vertigo(BPPV) tanısı alan katılımcılar %38,8(31)'dir. Tüm katılımcılara Otometrics ICS Impulse cihazı kullanılarak Head Impulse Paradigm (HIMP) ve SHIMP testi uygulanmıştır. Bulgular: Vaka ve kontrol grubu arasında cinsiyetler açısından anlamlı bir farklılık elde edilmezken (p˃0.05), yaş değişkeni açısından anlamlı farklılık elde edildi(p<0.05). Vaka grubu kontrol grubuna göre daha yaşlı bulundu. VN ile MH hasta gruplarının sağ lateral kanal SHIMP VOR değeri hem kontrol grubundan hem de BPPV hasta grubundan daha düşüktür(p<0.05). MH hasta grubunun sol lateral kanal SHIMP VOR değeri hem kontrol grubundan hem de VN ve BPPV hasta gruplarından daha düşük bulundu(p<0.05). Her iki grupta sol lateral kanal SHIMP VOR değeri sağ lateral kanal SHIMP VOR değerine göre daha düşük gözlendi(p<0.05). Ayrıca her iki kanal için HIMP VOR değerleri SHIMP VOR değerlerinden anlamlı derecede yüksek bulundu(p=0,001<0,05). Sonuç: Bulgulara göre SHIMP'in periferik vestibüler rahatsızlıkların değerlendirilmesinde HIMP'e tamamlayıcı olarak kullanılabileceği kanısına varıldı.. Bununla birlikte SHIMP'in klinik kullanımı hakkında daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir

    Room-Based energy consumption prediction with machine learning in industrial cold storage

    No full text
    Bu tez çalışmasında endüstriyel soğuk hava depolarında oda veya depo bazlı enerji tüketiminin tahminlenebilmesi için gereken teorik ve pratik çalışmalar yer almaktadır. Tez çalışmaları aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen bir ArGe Merkezi proje çalışmalarının bir kısmını kapsamaktadır. Merkezi sistem soğutma ile soğutulan endüstriyel soğuk hava depolarında genellikle oda veya depo bazında enerji ölçümü yapılmamaktadır. Oda veya depo bazlı enerji tüketim verileri olmaması operasyonel pek çok çalışmanın verimsiz şekilde yapılmasına sebep olmaktadır. Oda veya depo tüketimleri elde edilerek operasyonel işlerin veriye dayalı olacak şekilde yapılması mümkün hale gelebilir. Bu durumda tez çalışmasında detaylarıyla bahsedildiği üzere büyük oranda enerji tasarrufları yapılabilir. Bu kapsamda başlatılan ArGe Merkezi projesinin analiz çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Analiz çalışmasının sonucunda merkezi sistem ile soğutulan bir tesisin oda veya depo tüketimlerinin elde edilmesi için en büyük bilinmezliğin evaporatör kapasiteleri olduğu anlaşılmıştır. Tez çalışmaları kapsamında makine öğrenmesi teknolojisi derinlemesine araştırılmış ve Feature Importance Scoring yöntemleri ile tesislerde bulunan oda veya depoların soğutucu komponenti olan evaporatör ünitelerinin kapasiteleri farklı algoritmalar kullanılarak tahminlenmiştir. Tezin yazılım geliştirme çalışmaları sonucunda kapasite tahminlemesi yapan yazılım modülü elde edilmiştir. Bu modül REST Api teknolojisi ile bir web servis hizmeti verecek şekilde tasarlanmıştır. Bu modülün ArGe Merkezi projesinde nasıl bir konumda yer alacağı da tez çalışmasında tartışma ve bulgular kısmında bir diagram olarak yer almaktadır

    Badem yetiştiriciliğinde malçlama ve alevleme uygulamalarının yabancı ot kontrolü ve kültür bitkisi performansına etkilerinin belirlenmesi

    No full text
    Bu tez çalışması ile ülkemizde ilk defa, yeni tesis badem bahçesinde sorun olan yabancı otların kontrolünde farklı malç ve alev uygulamaları konvansiyonel kimyasal mücadele ile kıyaslamalı olarak incelenmiş, uygulamaların ağaç gelişimi ve bazı meyve parametreleri açısından etkilerine bakılmıştır. Bu amaçla denemede; iki farklı renkte (siyah ve beyaz) polietilen naylon, siyah renkli taban örtüsü ve malç tekstili ve badem kabuğu olmak üzere beş farklı malç materyali, uygulama eşiği % 20 ve % 30 kaplama alanı olmak üzere iki farklı alev uygulaması, kimyasal mücadele (glyphosate) ve kontrol olmak üzere dokuz uygulama yer almıştır. Deneme tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak Antalya ili, Manavgat ilçesinde yer alan 300 dekarlık badem bahçesi içerisinde 2019 ve 2020 yıllarında yürütülmüştür. Denemede uygulamaların yabancı ot yoğunluğu, kaplama alanı, yaş ve kuru ağırlıkları üzerine etkileri incelenmiştir. Ayrıca uygulamaların toprak sıcaklığı, kültür bitkisinin su potansiyeli, boyu, gövde çapı, sürgün boyu ve çapı, klorofil miktarı ve meyve ile ilgili parametrelere etkisi belirlenmiştir. Yapılan gözlemler ve sayımlar sonucunda malç tekstili, taban örtüsü ve siyah ve beyaz polietilen malçlar yabancı ot çıkışını tamamen engellemiştir. Herbisit, badem kabuğu malç, alev-1 ve alev-2 uygulamaları kontrole oranla yabancı ot yoğunluğunu sırasıyla % 86,5, % 66,9, % 46,2, % 31,1 oranında, yabancı ot kaplama alanını ise % 77,6, % 76,9, % 69,3, % 60,7 oranında azaltmıştır. Alev uygulamaları karşılaştırıldığında % 20 yabancı ot kaplama alanının eşik kabul edildiği alev-1 uygulamasının mücadele için daha uygun olduğu saptanmıştır. Alev uygulamaları yabancı otlarla mücadelede tek yıllık türlerde tam başarı sağlarken çok yıllık türlerin kaplama alanı ve yoğunluğunu azaltmıştır. Uygulamaların bitki gelişim parametrelerine etkisine bakıldığında; bitki boyu, sürgün boyu ve sürgün çapına etkisi en fazla olan uygulama beyaz polietilen malç bulunurken gövde çap kalınlığına etkisi en fazla olan uygulama ise beyaz polietilen ile birlikte malç tekstili olmuştur. Kabuklu ve iç meyve boyu bakımından en iyi sonuçlar taban örtüsü ve alev-2 uygulamalarından elde edilmiştir

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇