Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Etkilenme endişesi bağlamında Tevfik Fikret ve şiiri

    No full text
    Servet-i Fünûn'un kurucuları arasında sayılan Tevfik Fikret, edebiyatımıza birçok yenilik getirmiştir. Tevfik Fikret, şairliğinin ilk yıllarında Divan edebiyatından, ilerleyen yıllarda ise Batı edebiyatından beslenmiştir. Bu beslenme onun kimliğine ve şiirine yeni bir bakış açısı kazandırmıştır. Tevfik Fikret, Türk edebiyatının yanı sıra Batı edebiyatından da uzak durmamıştır. O, Türk edebiyatının gelişimine katkıda bulunmak ve onu ileriye taşımak için çaba harcayan önemli bir şairdir. Bu çalışmada Tevfik Fikret'in etkilendiği ve beslendiği şairler ele alınmıştır. Fikret'in şiirleri, etkilendiği şairlerin şiirleri kapsamında, Harold Bloom'un "Etkilenme Endişesi" adlı şiir teorisi ölçüt alınarak incelenmiştir. Giriş bölümünde Tevfik Fikret ve Etkilenme Endişesi hakkında yapılan çalışmalara yer verilmiştir. Birinci bölümde Tevfik Fikret'in edebi kimliği üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ilk olarak "Etkilenme Endişesi" teorisinin altı revizyon kategorisi açıklanmış ve bölümün devamında ise Tevfik Fikret'in etkilendiği şair ve yazarlar belirlenmiştir. Dönem kategorisi yapılarak etkilenme endişesi yaşadığı şairlerin şiirleri tespit edilmiş ve revizyon kategorilerine göre değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde, incelemenin genel değerlendirilmesi yapılmıştır. Çalışma boyunca faydalanılan eserlerin tamamına kaynakça bölümünde yer verilmiştir

    21. yy. Türkiye'sinde çocuk ve çocukluk algısı: değişen anlam ve önemi

    Get PDF
    Bu çalışmada, 21. yüzyıl Türkiye'sinde çocuk ve çocukluk algısının değişen anlam ve önemi araştırılmıştır. Çocuk ve çocukluk kavramlarına ilişkin algı ve tutumların, tarihsel süreçte köklü değişimler yaşadığı görülmektedir. 16. yüzyıl öncesinde çocukların çeşitli kötülüklerin kaynağı olarak değerlendirilmesi ve varlıklarına kayıtsız kalınması söz konusuydu. Ayrı bir yaşam evresi olarak çocukluk düşüncesinin gündeme gelmesi, Rönesans sonrasında yaşanan toplumsal olaylar sonucunda gerçekleşmiştir. Rönesans, Sanayileşme ve Aydınlanma süreçleri sonucunda çocuk ve çocuklukla ilgili farklı bakış açılarının ortaya çıktığı ve çocukların artık yeni bir çocukluk algısına göre yetiştirilmeye başlandığı görülmektedir. Bu bağlamda çalışmada çocukluk algısını etkilemesi açısından tarihsel süreçte çocuk ve çocukluğa yüklenen yeni anlamlara yer verilirken çocuğun doğup büyüdüğü, sosyalleştiği ortam olan aile kurumu ve kavramı kuramsal temelleriyle irdelenmiştir. Dünyada ve Türkiye'de 19. yüzyılın sonundan başlayarak ekonomik ve sosyo-demografik anlamda yaşanan dönüşümlerin, başta aile olmak üzere tüm toplumsal yapıyı da etkilediği görülmektedir. Dijitalleşmenin de etkisiyle yaşanan değişim ve dönüşümlerin aile bağlamında çocuk ve çocukluk üzerindeki etkisi kaçınılmazdır. Bu durum, çocuk ve çocukluk algısının değişmesine neden olmakla birlikte, dijital ebeveynlik ve dijital çocukluk kavramlarını gündeme getirmiştir. Bu anlamda Türkiye'de çocuk odaklı yapılan sosyolojik araştırmaların gelişmekte olduğu görülmüş bu gelişen literatüre katkı sağlamak amacıyla çalışma, Türkiye özelinde yürütülmüştür

    Limited şirkette müdür ve hukuki sorumluluğu

    Get PDF
    Tezimizde öncelikle genel olarak limited şirket kavramı üzerinde durulacaktır. Limited şirketin unsurlarına, kuruluşuna ve organlarına kısaca değinilecektir. Sonrasında müdür kavramı ile ilgili bilgi verilecektir. Özellikle, müdür olabilmenin şartları, müdür sıfatının kazanılması, müdürün görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, müdür sıfatının kaybedilmesi üzerinde durulacaktır. Hukuki sorumluluğun tanımı ve şartları açıklanarak, limited şirket müdürünün hukuki sorumluluğu ve bu sorumluluğun esasları ele alınacaktır. Limited şirket müdürünün sorumluluğuna hâkim olan ilkeler, genel ve özel sorumluluk halleri, sorumluluğu ortadan kaldıran haller ve son olarak da sorumluluk davası açıklanacaktır. Özellikle belirtmemiz gerekir ki; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre limited şirket müdürlerinin sorumluluğu, anonim şirket hükümlerine yapılan atıfla açıklanmaktadır. Limited şirketlere uygulanacak hükümleri düzenleyen TTK m. 644, anonim şirket kurucularının, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen TTK m. 553'e atıf yapmaktadır. Yapılan bu atıf ile limited şirket müdürlerinin sorumluluğunun şartları belirlenirken, anonim şirkete ilişkin hükümler yol gösterici olmaktadır. Çalışmamızda, anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna ilişkin hükümlere yapılan atıflar başta olmak üzere, limited şirket müdürleri ile ilgili yasal düzenlemelere de değinilecektir. Ayrıca tezimizde, müdür ve müdürün hukuki sorumluluğu ile ilgili doktrindeki farklı görüşler incelenecek ve kendi kanaatlerimize de yer verilecektir. Bunların yanı sıra, tez konumuz ile ilgili birçok Yargıtay kararına değinilerek, yargısal içtihatlar çerçevesinde ayrıntılı bir inceleme yapılmaya çalışılacaktır

    Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMİA) Muhammed Fuzuli adına el yazmalar enstitüsünde bulunan 16.-19. yüzyıllara ait lakeli ciltler

    No full text
    Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMİA) Muhammed Fuzuli Adına Elyazmalar Enstitüsünde Bulunan 16-19. Yüzyıllara Ait Lakeli Ciltler; coğrafi konumu itibari ile geçiş güzergâhında olan Azerbaycan, kendi kadim kültürü dışında, İslâm, Hristiyan, Zerdüştlük, Musevilik dinlerinin medeniyetini kendi bünyesinde yüzyıllarla barındırmıştır. Türk devleti olmasının yanında, bu coğrafyada yüzyıllardır kesintisiz devam eden farklı kültürlerin zengin sanat mirasının izleri görülmektedir. Hat, tezhip, minyatür, cilt ve konumuz olan lakeli cilt sanatının önemli eserlerine de bu topraklarda rastlanmaktadır. AMİA Elyazmalar Enstitüsünde bulunan 16-19. yüzyıl lakeli ciltlerin en önemli özelliği üslup çeşitliliğidir. Örnekler arasında ister desen üslubu, ister boyamada Doğu ve Batı tarzları izlenmektedir. Araştırma zamanı enstitünün kütüphanesinde, 39 adet dört farklı yüzyıllara ait lakeli cilt numuneleri incelenmiştir. Bunlardan beş adedi 16.Yüzyıla, yedi adedi 17.Yüzyıla, yedi adedi 18.Yüzyıla, yirmi adedi 19. Yüzyıla özelliklerini taşımakta olan lakeli cilt örnekleridir. 16. Yüzyıla ait lakeli cilt özelliklerinde minyatürlü ve şuküfe tarzı bezeme üslüpları işlenilse de, 17-19. Yüzyıl ciltlerinde şuküfe bezeme tarzı görülmektedir. Aynı dönemlerde hatayi, penç motifleri karışımı, halkari ve zerefşan bezeme üsluplarıda sıklıkla karşılaşılan dönem özelliklerindendir. İncelenmiş olan ciltlerde malzeme olarak sahtiyan deri, teknik olarak tarama ve boyama üsluplupları kullanılmıştır. Çalışılmış yazmalar arasında minyatürlü lakeli cilt örneği bir adet bulunmaktadır

    Uzaktan eğitim öğrenme yönetim sisteminin bilgi sistemleri beklenti onaylama modeli kapsamında incelenmesi: Akdeniz Üniversitesi örneği

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, Akdeniz Üniversitesi bünyesinde 2020-2021 Eğitim Öğretim Yılı Güz Dönemi'nde zorunlu ortak dersleri uzaktan ve öğrenme yönetim sistemi (Advancity Learning Management System, ALMS) aracılığıyla alan lisans ve ön lisans öğrencilerinin uzaktan eğitim sürecinde kullandıkları öğrenme yönetim sistemini (ALMS), bilgi sistemleri beklenti onaylama modelinde (BSBOM) yer alan algılanan fayda, memnuniyet, onay ve sürekli kullanım niyeti değişkenleri kapsamında incelemektir. Bu incelemeler sonucunda öğrencilerin ÖYS'yi sürekli kullanım niyetlerine etki eden değişkenler arasındaki ilişkiler yorumlanarak, bir bilgi sistemi olan ÖYS'yi sürekli kullanıma devam etme niyetleri hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. 2020-2021 Eğitim-Öğretim Yılı Güz Dönemi'nde 22485 öğrenci ortak dersleri öğrenim yönetim sistemi vasıtasıyla almaktadır. Veri toplama sürecinde, ölçme aracı 22485 katılımcıya ALMS aracılığıyla mesaj olarak gönderilmiş, 770 katılımcıdan geri dönüş alınmıştır. "Yabancı Dil I", "Türk Dili I", "Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I" ve "Bilgi Teknolojileri Kullanımı" dersleri öğrenme yönetim sistemi ile uzaktan alınan derslerdir. Öğrencilerin görüşlerini almak amacıyla veri toplama aracı olarak "Uzaktan Eğitim Öğrenme Yönetim Sisteminin Bilgi Sistemleri Beklenti Onaylama Modeli Kapsamında İncelenmesi Konulu Görüş Anketi" kullanılmıştır. Kullanılan anket literatürde var olan geçerlik ve güvenirliği ispatlanmış çalışmalarındaki anket sorularından uyarlanarak oluşturulmuştur. Araştırmanın madde analizleri ve faktör analizleri Microsoft Office Excel 2016, SPSS 23.0 (The Statistical Packet for The Social Sciences), ve AMOS 24.0 paket programları aracılığıyla Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Akdeniz Üniversitesi'nde ortak dersleri uzaktan ve Öğrenme Yönetim Sistemi ALMS aracılığıyla alan lisans ve ön lisans öğrencilerinin kullandıkları uzaktan eğitim sistemini beklenti onaylama modeli kapsamında inceleyen bu çalışmada nicel araştırma modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, tasarlanan araştırma modeline uygun 4 hipotez test edilmiş ve hepsi de kabul edilmiştir. Gerçekleştirilen analizler sonucunda onay ve algılanan fayda faktörlerinin memnuniyet faktörünü, onay faktörünün algılanan fayda faktörünü, memnuniyet faktörünün sürekli kullanım niyeti faktörünü pozitif yönde ve anlamlı olarak etkilediği tespit edilmiştir

    Antalya ili Manavgat ilçesinde susam yetiştiricilerinin girdi kullanımında bilgi kaynaklarının sosyal ağ analizi ile karşılaştırılması

    Get PDF
    Araştırmanın konusunu, Antalya ili Manavgat ilçesinde susam yetiştiricilerinin girdi kullanımında bilgi kaynaklarını sosyal ağ analizi ile karşılaştırılması oluşturmakta, çalışma Manavgat ilçesi Gündoğdu Bereket Yavrudoğan ve Hocalar köylerindeki toplam yüz susam üreticileriyle yüz yüze anket yoluyla elde edilen verilerden oluşmaktadır. Susam, unlu mamullerde, baharat ve şekerleme yapılarak kullanımı yaygındır. Susam bitkisi yetişme süresinin kısalığı nedeni ile ikinci ürün tarımında da yer almakta ve her kültür bitkisi ile ekim nöbetine girebilmektedir. Tüm bu özelliklerine rağmen, susam üretimi son yıllarda ciddi bir gerileme sergilemiştir. 1998'li yıllarda 45.000 tonu aşan susam üretimimiz 2017'e gelindiğinde 18.410 tona düşmüştür. Türkiye'de susam tüketimi 150.000 ton civarındadır. Üretimin tüketimin yarısını bile karşılamamakta olduğu görülmektedir. Antalya 2016 TÜİK verilerine göre, susam üretiminde 47.574 dekar ekim alanına sahip olup; Türkiye susam alanının %18,1'ine sahiptir ve Antalya en fazla susam üretilen ikinci İldir. Buna göre Antalya Türkiye susam üretiminin %16.9'nu Manavgat ise Antalya üretiminin %65.2'sini karşılamaktadır. Manavgat tek başına Türkiye susam üretiminin ise %11.0'ni karşılamaktadır. Girdilerin kullanımında susam üreticilerinin bilgi kaynakları belirlenmiş ve üreticilerin bilgiye erişimde kullandıkları iletişim ağının yapısı ve bu ağın nasıl işlediği incelenmiştir. Buna göre, söz konusu ağda yer alan merkezi aktörler ile diğer aktörler arasındaki etkileşim ve bilgi paylaşım ağıları belirlenmiştir. Girdi kullanımında, verimlilik ve daha düşük maliyetler için sosyal ağ analizi sonuçlarına göre iletişim ağlarındaki merkezi aktörlerin faaliyetleri desteklenmelidir

    Hıyar bitkisinde külleme hastalığına karşı dayanıklılık mekanizmalarının araştırılması

    No full text
    Küllemeler hıyarda, önemli verim ve kalite kayıplarına neden olmaktadır ve bu hastalık Podosphaera xanthii fungal etmeni tarafından meydana gelmektedir. Küllemeye karşı dayanıklı ve tolerant çeşitlerin geliştirilmesi, bu hastalık ile mücadelede en etkili ve çevre dostu yöntemdir. Küllemeye karşı dayanıklılık mekanizmalarının bilinmesi, dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Bu mekanizmaların belirlenmesi amacı ile, küllemeye karşı dayanıklı Meltem çeşidi, tolerant VT18 hattı ve hassas yerel çeşit Çamlıca'dan DNA ve RNA'lar izole edilmiştir. PCR ve RT-PCR ile külleme etmenine karşı farklı reaksiyonlar veren bu bitkilerin sahip oldukları mekanizmalar araştırılmıştır. Çalışma sonucunda, bitkilerde bulunan farklı genlerin, farklı savunma mekanizmalarında pozitif ve negatif regülatör olarak görev aldıkları bulunmuştur. Küllemeye karşı verdikleri yanıtların bu nedenle farklı olduğu anlaşılmıştır. Daha önceki çalışmalarda, hıyarda külleme etmenine karşı duyarlılığı arttırdığı belirlenen MLO1, MLO8 ve MLO11 genleri üzerinde, CRISPR/Cas9 yöntemi ile mutasyon meydana getirilerek, MLO-mutant bitkiler elde edilmiştir. Bu bitkiler, gelecek çalışmalarda küllemeye karşı savunma mekanizmaları ile ilgili çalışmalarda, dayanıklı hıyar hattı olarak kullanılacaktır

    Meslek seçiminde toplumsal cinsiyet rollerinin etkisi: Hemşirelik mesleği örneği

    Get PDF
    Çalışma hayatında çeşitli meslek grupları bulunmaktadır. Hem kadınlar hem de erkekler bu meslek gruplarında istihdam edilmektedir. Ancak mesleklerde kadın ve erkek oranlarının dengeli olmadığı bilinen bir gerçektir. Kadınlık ve erkeklik rollerine göre meslekler de cinsiyete göre ayrıştırılmıştır. Bu ayrışma, belirli meslek gruplarında kadınların veya erkeklerin oranlarının fazla olmasını ifade etmektedir. Cinsiyete göre meslek kimliklerinin belirlenmesi mesleklerin cinsiyetlendirilmesine neden olmaktadır., Ataerkil yapıda tıp alanının eril hale gelmesi, kadınları profesyonel mesleklerin dışında tutulması hemşirelik mesleğinin dünya genelinde kadın mesleği olarak tanımlanmasına neden olmuştur. Bu çalışmanın amacı, kadın ve erkek hemşirelerin gözünden toplumsal cinsiyet rollerinin meslek seçimindeki etkisini kadın çalışmaları ve toplumsal cinsiyet perspektifinden incelemektir Ayrıca çalışma hemşirelik mesleğindeki cinsiyet değişimini toplumsal cinsiyet bağlamında irdelemektedir. Bu doğrultuda önce meslek kavramı, meslek seçimi ve toplumsal cinsiyet rolleri kavramları açıklanmıştır. Kepez Devlet Hastanesi'nde sekiz kadın, sekiz erkek, toplam 16 hemşire ile nitel veri toplama tekniği olan derinlemesine görüşme tekniği ile görüşme yapılmıştır. Görüşme sonunda elde edilen bulgular feminist kuramlar kapsamında yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına göre toplumsal cinsiyet rolleri meslek seçimini etkilemektedir. Anne ve eş rollerinden dolayı kadınların çalışma hayatının olumsuz etkilendiği ve hemşirelik mesleğinin kadınlara uygun olmadığı konusunda katılımcılar hemfikirdir. Ancak araştırmaya katılan erkek ve kadın hemşirelerin çoğu, mesleklerin cinsiyeti olmaması gerektiğini ifade etmişlerdir. Ancak toplumsal cinsiyet rollerinin meslek seçimini etkilediği bulgulanmıştır. Ayrıca araştırma sonunda kadınların aile yaşamını ve çocuğunu ihmal etmeyeceği bir meslek seçmesi gerektiğine yönelik toplumsal algının yaygın olduğu görülmüştür. Bu algıdan dolayı katılımcıların çoğu hemşirelik mesleğinin kadınlara uygun olmadığını ifade etmiştir. Kadın katılımcılar tümünün erkeklerin hemşirelik mesleğine girmesinden memnun oldukları tespit edilmiştir. Kadın hemşirelerin erkeklerin hemşirelik mesleğinde hegemonya kurma olasılığının farkında olmadığı görülmüştür. Kadın ve erkek her alanda eşit olmalı ve erkek üstünlüğü son bulmalıdır. Ayrıca çalışma hayatında kadınlık ve erkeklik rollere göre iş bölümü ve meslek seçimi yapılmamalıdır. Bu algı ile kadınlar çalışma hayatındadaha çok söz sahibi olabileceklerdir

    Kaunos tiyatro çeşme binası arkeolojisi ve restitüsyon-restorasyon projesi

    No full text
    Karya kenti Kaunos'da günlük ve tarımsal ihtiyaçların karşılanması kutsal sayılan suyun etkin yönetimine bağlıdır. Bu tez, Kaunos Tiyatrosu Anıtsal Çeşme Binası'nın, plan tipi, su kullanım şekli ve düzenlemesi itibariyle, çağdaşı çeşme yapılarından özgün detaylarıyla ayrıştığını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, çeşme yapısının gelecekte yapılacak restorasyonunun, mevcut mimari unsurların özgün konumlarında korunarak kullanılması 'anatylosis' uygulaması, arkeoloji ve restorasyon bilimine önemli katkılarının olacağını savunmaktadır. Tiyatro çevre duvarının kuzey batısında, bu yöndeki tonozlu girişin hemen doğusunda gün ışığına çıkartılan anıtsal Çeşme, tiyatro seyircisiyle birlikte kentin yukarı terasındaki yoğun insan trafiğine hizmet vermiştir. Çevre duvarı örülürken tek bir kemerle geçilen 11,80 m genişliğindeki bir niş içinde bırakılan "Pİ" formundaki Çeşme, 10,12x6,40 m ölçüsünde ve in-antis tasarımda inşa edilmiş anıtsal bir yapıdır. Mimari malzeme eksikliği nedeni ile çeşmenin üst yapısı hakkında bilgimiz yoktur. Ancak planı dikkate alındığında gerek Anadolu ve gerekse Yunanistan'dan az sayıda da olsa tanıdığımız "Daldırma Hazneli" Çeşme binaları gibi Dor düzenindedir ve bir "sundurma" çatı ile örtülmüştür. Suyun çeşmeye getirilip havuza akıtılması özel bir tasarım ile gerçekleşmiştir. Tasarımı ve ele geçen seramik malzeme, çeşmenin ilk inşasının Klasik Dönem içlerinde olabileceğini düşündürür. Bu tezin kapsamında anıtsal kaunos şehri tiyatro binasının çeşmesi ile ilgili dokümantasyon, ve tanımlar bulunmaktadır. Yapının çağdaşlarıyla karşılaştırılmalı bir yaklaşım ile aynı zamanda çeşmenin konservasyon, restorasyon ve restitüsyonu ile ilgili metot ve pratikler de önerilmektedir. Bir dönemden diğerine fonksiyonu değişse bile Kaunos tiyatro çeşmesi, günümüze kadar varlığını sürdürmüştür. Dolaysıyla bir anıt olarak geri kazanımı, çeşme olarak temel fonksiyonunu yerine getirmese bile arkeoloji ve restorasyon alanlarına büyük katkılar vaadetmektedir. Türkiye'de görece az kullanılmasına rağmen Anastylosis uygulaması arkeolojik kalıntıların bakımı, korunması ve sürdürülebilmesi için oldukça önemlidir. Aynı yaklaşım Kaunos tiyatro çeşmesinin de gelecekte mirasının korunmasını sağlayacaktır

    Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ve seçmen davranışlarına etkisi

    No full text
    Hükümet sistemleri kendi içerisinde kuvvetler ayrılığı ve kuvvetler birliği sistemleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Kuvvetler birliği sistemleri içerisinde meclis hükümeti sistemi, mutlak monarşi ve diktatörlük ön plana çıkmaktadır. Kuvvetler ayrılığı sistemleri ise başkanlık sistemi, yarı başkanlık sistemi ve parlamenter sistem olarak sınıflandırılmaktadır. Türkiye'de 16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleştirilen anayasa değişikliği ve 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerle birlikte uygulanmakta olan parlamenter sistem terk edilerek, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmiştir. Hükümet sisteminin karakteristiğine uygun olarak 13 Mart 2018 tarih ve 7102 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'da değişikliğe gidilerek siyasi partilerin seçimlerde ittifaklar kurabilmelerinin önü açılmıştır. Bu araştırmanın amacı Kütahya ilinden hareketle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine yönelik seçmen algısını ortaya koymak ve siyasi partiler arası ittifaklara yönelik seçmen algısının oy verme davranışına olan etkisini belirlemektir. Bu bağlamda birinci bölümde seçmen davranışları ve bu davranışlara etki eden faktörler, ikinci bölümde hükümet sistemleri ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasalarında hükümet sistemlerinin tarihsel gelişimi incelenmekte son bölümde seçmenlerin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile siyasi partilerin seçimlerde ittifaklar kurabilmelerine yönelik seçmen algısını belirleyebilmek amacıyla Kütahya il merkezinde gerçekleştirilen alan araştırmasına yönelik bulgulara yer verilmektedir. Nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yönteminin uygulandığı çalışmada elde edilen bulgulardan ilki, seçmenlerin yarısının 7102 sayılı kanun değişikliği hakkında bilgi sahibi olduğudur. Ayrıca seçmenlerin %44.4'ü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin Türkiye için en uygun yönetim sistemi olduğunu düşünmekteyken, seçmenlerin %39,4'ü siyasi partilerin seçimlerde ittifak yapmaları nedeni ile kendi partisinin adayını ve ittifak adayını desteklemektedir

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇