Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Reinforcement learning for stock markets

    No full text

    Çalışanların mesleğe bağlılıkları ile genel sağlık durumları ve yaşam tahminleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin mesleki bağlılıklarını, yaşam tatminini ve genel sağlık durumlarını incelemektir. Çalışmada ele alınan kavramlar arasındaki ilişkinin incelenmesi ile alanda çalışan teorisyenlere ve uygulayıcılara fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Bu çalışma daha önce yazında çalışılmamış olan mesleki bağlılığın alt boyutlarının ayrı ayrı yaşam tatmini ilişkisini inceleyerek alana katkı sunmaktadır. Çalışmanın bir başka katkısı da mesleki bağlılık, yaşam tatmini ve genel sağlık arasındaki ilişkiyi bir model içerisinde incelemektir. Bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin mesleki bağlılıkları ve mesleki bağlılığın alt boyutları; mesleki duygusal bağlılık, mesleki devam bağlılığı ve mesleki normatif bağlılık boyutları ile birlikte, yaşam tatminleri ve genel sağlık değişkenleri arasındaki ilişki ortaya konularak alana katkı sunmaktadır. Araştırmada veriler, Antalya ilinde Muratpaşa, Konyaaltı ve Kepez ilçelerinde görev yapan sınıf öğretmenlerinden anket yoluyla toplanmıştır. Ankette demografik sorular ile birlikte, yaşam tatminine, mesleki bağlılığa ve genel sağlık durumlarına ilişkin sorulara da yer verilmiştir. Araştırmada verilerin analizi için SPSS ve LISRELL programları kullanılmıştır. Araştırma modelin de mesleki bağlılığın alt boyutlarından olan; mesleki duygusal bağlılık, mesleki devam bağlılığı ve mesleki normatif bağlılıkla beraber, yaşam tatmin durumları ve genel sağlık durumları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktadır. Yapısal modelin değişkenleri arasındaki ilişkilere bakıldığında, mesleki duygusal bağlılık yaşam tatminine pozitif yönlü bir etki varken, mesleki devam bağlılığı yaşam tatminine negatif yönlü bir etki vardır; yaşam tatmini de genel sağlık durumlarına pozitif yönde etki etmektedir. Bu ilişkilerin ışığında ilgili alanda çalışan akademisyenlere ve uygulayıcılara öneriler sunulmuştur

    Yem bezelyesi (Psium arvense L.) - Tritikale (xTrşticosecale Wittmack) karışık ekimlerinde yüksek ot verim ve kalitesi için uygun karışım oranlarının belirlenmesi

    No full text
    Bu çalışma, Afyonkarahisar ekolojik koşullarında yem bezelyesi (Pisum arvense L.)–tritikale (xTriticosecale Wittmack) karışık ekimlerinde yüksek verim ve kalite için uygun karışım oranlarının belirlemek amacıyla Kasım 2019-Mayıs 2020 yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Çalışmada bitki materyali olarak Karma 2000 tritikale çeşidi ve Taşkent yem bezelyesi çeşidi kullanılmıştır. Denemede muamele olarak %100 yem bezelyesi (%100YB), %75 yem bezelyesi-%25 tritikale (%75YB-%25T), %50 yem bezelyesi-%50 tritikale (%50YB-%50T), %25 yem bezelyesi-%75 tritikale (%25YB-%75T), ve %100 tritikale (%100T) olmak üzere 5 farklı karışım oranı incelenmiştir. Tarla denemesi tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede bitkiler yem bezelyesinin bakla bağlama, tritikale tanelerinin süt olum döneminde biçilmiştir. Biçimden hemen önce bitki boyu ölçümleri yapılmıştır. Biçimden sonra ise botanik kompozisyon (%), yeşil ot verimi (kg/da), kuru madde oranı (%), kuru madde verimi (kg/da), ham kül, asit deterjan lif (ADF), nötr deterjan lif (NDF) ve ham protein oranları (%) ile ham protein verimleri (kg/da) belirlenmiştir. Çalışma sonuçları Afyonkarahisar ekolojik koşullarında yem bezelyesi-tritikale karışık ekimlerinde yüksek ot verimi ve kalitesi için ele alınan oranlar içerisinde en uygun karışım oranının %75 yem bezelyesi-%25 tritikale (%75YB-%25T) karışım oranı olduğunu ortaya koymuştur

    Hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarında beden imajı ile depresyon düzeylerinin belirlenmesi

    No full text
    Amaç: Bu çalışma, hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarında beden imajı ile depresyon düzeylerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Yöntem: Araştırma Mayıs 2019-Temmuz 2020 tarihlerinde Akdeniz Üniversitesi Hastanesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Antalya Atatürk Devlet Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesi ve Periton Diyalizi Ünitesi'nde takip ve tedavisi devam eden, araştırmaya dahil edilme kriterlerine uygun 180 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Verilerinin toplanmasında, Hasta Bilgi Formu, Beden İmajı Ölçeği ve Beck Depresyon Ölçeği kullanılmıştır. Çalışmada elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SAS 9.4 paket programı kullanılmıştır. Veriler Shapiro-Wilk, Mann-Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarının beden imajı puan ortalaması yüksek ve depresyon düzeyinin orta şiddette olduğu belirlenmiştir. Hastaların diyalize bağlı yaşadıkları değişikliklerin beden imajı ve depresyon düzeylerini etkilediği, hemodiyaliz hastaların da fistül varlığı depresyon düzeyini ve diyalize bağlı komplikasyon gelişmesi de beden imajı düzeyini etkilediği saptanmıştır. Periton diyalizi hastalarının ciltte kuruluk yaşaması, tırnaklarda incelme ve kırılma olması beden imajı düzeyini etkilediği, kısıtlılık yaşayan hastaların beden imajı ve depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 60 yaş üstündeki hastaların beden imajı düzeylerinin yüksek olduğu, hemodiyalize 37 aydan daha fazla girenlerin depresyona daha yatkın olduğu ve kronik hastalık olarak osteoporozun depresyon düzeyini etkilediği bu durumların ise istatistiksel açıdan anlamlı olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmada, beden imajında değişim olmasının hastaların beden imajlarını ve depresyon düzeylerini etkilediği saptanmıştır. Hemodiyaliz ve periton diyalizi hastalarının beden imajı düzeylerinin değerlendirilmesi ve hastaların psikososyal açıdan desteklenerek beden imajı algılarının iyileştirilmesi ve depresyon düzeylerinin azaltılmasına yönelik uygun girişimlerin planlanması önerilmektedir

    Tavuklarda yumurta ağırlığı ile ilişkili genlerin farklı büyüme eğrisi modelleri ile araştırılması

    No full text
    Bu çalışmada amaç, tavuklarda yumurta ağırlığıyla ilişkili genlerin farklı büyüme eğrisi modelleri ile analiz edilmesidir. Çalışmada, 1063 tavuktan toplanan zamana dayalı (başlangıç, 28, 36, 56, 66, 72 ve 80 haftalık ) yumurta ağırlıklarının 294705 SNP ile olan ilişkisinin farklı büyüme eğrileri ile genomik analizleri gerçekleştirildi. Çalışmada ilk kez: üssel, güç, legendre polynomyalleri gibi büyüme eğrileri farklı kovaryans (oto regresif, ARMA, CS, heterojen faktör analitik, faktor analitik, Toeplitz, SAD gibi) yapıları ile denenerek yumurta ağırlığından sorumlu genomik bölgeler araştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda güç büyüme eğrisi ve heterojen faktör analitik kovaryans yapısı en iyi model seçilmiştir. Bu çalışmada ham veri (1063 tavuk, 294705 SNP), akrabalığa göre seçilen tabakalar(Akrabalık katsayı 0.1 için 1063 tavuk 294702 SNP; Akrabalık katsayısı 0.2 için 1063 tavuk 294699 SNP; Akrabalık katsayısı 0.3 için 1063 tavuk 294705 SNP; Akrabalık katsayısı 0.4 için 1063 tavuk 294700 SNP; Akrabalık katsayısı 0.5 için 1063 tavuk 294697 SNP; Akrabalık katsayısı 0.6 için 1063 tavuk 294692) kullanılarak hem genomik ilişki matrisi ile hem genomik ilişki matrisi yapmadan GEMMA programı ile LMM (Doğrusal karışık model) (Linear Mixed Model) ve tip 1 ve tip 2 hatayı engellemek için çoklu karşılaştırma testleri uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda en güçlü genomik sinyaller DLEU7 genine yakın kromozom 1 üzerinde 36 haftalık yaştaki tavukların yumurta ağırlığı verilerinden alınmıştır. Bu çalışmadaki bulgular, marker destekli seleksiyon çalışmalarında ideal yumurta büyüklüğünün gelecekteki üretimi için önemli katkı sağlayabilir

    Yapay zeka, veri madenciliği ve büyük veri kavramlarına karşı okul yöneticilerinin algılarının belirlenmesi

    No full text
    Yapay zekâ, büyük veri ve veri madenciliği kavramları son yıllarda dikkat çeken ve birçok alanda kullanılan konulardır. Ancak Türkiye'de özellikle eğitim alanında, bu kavramları temel alan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Büyük veri ve veri madenciliği kavramlarının, Türkiye 2023 Eğitim Vizyonu'nda da yer alması, bu kavramların bilinirliğinin önemini ve konunun güncelliğini göstermektedir. Yeni ve teknolojik gelişmelere hızlı bir şekilde uyum sağlayabilecek donanımlı bir nesil yetiştirmek çağın en önemli konularından birisi haline gelmektedir. Bu çerçevede düşünüldüğünde, okul yöneticileri (müdür ve müdür yardımcıları), Milli Eğitim'in amaçları doğrultusunda eğitim öğretim faaliyetlerini sürdüren, okullarda liderlik görevini üstlenen kişiler olduğundan yapay zekâ, büyük veri ve veri madenciliği kavramlarına karşı algılarının belirlenmesinin öncelikle araştırılması gereken bir konu olduğu açıktır. Bu nedenle, bu çalışmanın evren birimini okul yöneticileri oluşturmaktadır. Bu tez çalışması, nicel araştırma modeli olarak tasarlanmıştır. Çalışma kapsamında, araştırmanın amacı doğrultusunda bir anket geliştirilmiştir. Bu anket üzerinden, Antalya iline bağlı 5 merkez ilçe olan Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı ve Muratpaşa'da resmi ilköğretim ve ortaöğretim okullarında okul yöneticisi olarak görev yapan 324 katılımcıya ulaşılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için Basit ve Çoklu Uygunluk Analizi kullanılmıştır. Bu analiz sonucunda, açıklayıcı gücü oldukça yüksek olan grafiksel yaklaşımlar elde edilmiş ve bu yaklaşımların yorumlanması sonucunda veri yapıları içerisinde saklı kalmış önemli bulgular ortaya çıkarılmıştır. Analizler sonucunda; yapay zekâ, büyük veri ve veri madenciliği kavramlarının tanınırlık düzeylerinin birbirileriyle ilişkili olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Lisansüstü mezuniyet derecesine sahip olan okul yöneticileri bu kavramları daha iyi bildikleri tespit edilmiştir. Bu yüzden de okul yöneticilerinin en az yüksek lisans mezunu olmaları ve uluslararası alanda geçerli olan en az bir yabancı dil bilmesi büyük önem taşımaktadır. Yabancı dil bilen okul yöneticilerinin, teknolojiyi de daha yakından takip ettikleri dikkat çekmektedir. Okul yöneticilerinden hizmet içi eğitim ya da hizmet içi eğitim dışındaki kurs, seminer gibi eğitimlere katılanların, yapay zekâ, büyük veri ve veri madenciliği kavramlarına aşinalık düzeylerinin yüksek olduğundan yola çıkılarak, okul yöneticilerinin kendilerini sürekli olarak geliştirmelerinin önemi net bir şekilde görülmektedir. Lisans mezuniyet alanları mesleki ve teknik bölümler olan okul yöneticilerinin, teknolojinin getirmiş olduğu bu kavramları tanıma oranları yüksektir. Son zamanlarda gelişen robot teknolojisinin eğitime de uyarlanması çalışmaları göz önünde bulundurulduğunda; okul yöneticileri robotların varlığını okullarda genel itibariyle kabullendikleri; ancak öğretmeninin yerini tamamen almaları yerine yardımcı rolde olmaları gerektiğini savunmaktadırlar. Ayrıca okul yöneticileri, akıllı tahtaların okullarda kullanımına karşı olumlu bir bakış açısı sergilemektedir. Kıdem yılı fazla olan okul yöneticilerinin teknolojik gelişmelere daha yakın olduğu göz önünde bulundurulacak olursa, eskiden uygulanmış olan okul yöneticileri yetiştirme programının, hali hazırda uygulanan programdan çok daha verimli olduğu elde edilen bulgular çerçevesinde düşünülmektedir

    Biber (Capsicum annuum L.) ıslahında anter ve iki farklı Shed-mikrospor kültürünün kapya ve dolma tiplerinde saf hat eldesi üzerine etkileri

    No full text
    Bu çalışmada bitkisel materyal olarak sonbahar ve ilkbahar aylarında sera yetiştiriciliğine uygun dolma ve kapya biber tipine ait 2 farklı genotip seçilmiştir. Çalışmada dolma biber tipinden Doğanay F1 ve Tesla F1, kapya biber tipinden ise Serenad F1 ve Demrisa F1 kullanılmıştır. Çalışmada 3 farklı ortam hazırlanmıştır. Anter kültürü için P1, mikrospor kültürleri için ise P2 ve P3 besi ortamları kullanılmış olup, bu temel besi ortamlarına anter kültürü ortamı olan P1 ortamı için; 4mg/l NAA, 0,5 mg/l BAP, % 0,25 aktif kömür, 30 g/l sükroz ve 15 mg/l AgNO3 kombinasyonları ilave edilirken, mikrospor kültürlerinden P2 ortamı için; 2,5 µm/l Zeatin, 5 µm/l IAA + 20 g/l maltoz IAA, 20 g/l maltoz ve %1 aktif kömür, P3 ortamı için ise; 0,1 mg/l Kinetin, 0,004 mg/l 2,4-D, 30 g/l sükroz ve %0,5 aktif kömür kombinasyonları eklenen besi ortamlarına kullanılmıştır. Çalışmanın anter kültürü kısmında P1 ortamı için kültüre alınan anterler, karanlıkta 2 gün +35˚C'de inkübasyona tabii tutulmuştur. Karanlık inkübasyonuna tabii tutulan petriler daha sonra 16 saat ışık / 8 saat karanlık olan ışık periyodu, 25ºC sıcaklık, ortalama 3000 lux ışık şiddetine sahip iklim odalarında embriyo oluşuncaya kadar bekletilmiştir. Mikrospor kültürlerinden P2 ortamı için kültüre alınan anterler, +4°C'de 7 gün karanlığa tabii tutulmuştur. Daha sonra embriyo oluşuncaya dek 28°C'de karanlıkta bekletilmiştir. P3 ortamında kültüre alınmış anterler ise, 2 gün +35˚C'de inkübasyona tabii tutulmuştur. Daha sonra embriyo oluşuncaya dek 28°C'de karanlıkta bekletilmiştir. Yapılan bu çalışma sonucu, kapya ve dolma biber tiplerinde haploid embriyo ve haploid bitki oluşumunda anter kültürü yönteminin shed mikrospor yöntemine göre daha başarılı olduğu saptanmıştır. Anter kültürü ve shed mikrospor kültürlerinde kapya biber tipi dolma biber tipine göre en iyi tepkiyi veren biber tipi olmuştur. Çalışılan çeşitler arasında anter kültürüne gösterdikleri tepki bakımından P1 ortamında ilk embriyo gözlemi Serenad F1 çeşidinde % 0,5 oranında gözlenmiştir. Mikrospor kültürlerine ait P2 ve P3 ortamlarında yapılan değerlendirmelere göre ise P3 ortamından kapya biber tipinden toplam 7 embriyo elde edilmiş, bu embriyolardan sadece Demrisa F1 çeşidinden 2 tanesi haploid bitkiye dönüşmüştür. Dolma biber tipinden Doğanay F1 çeşidi ise P2 ortamında olduğu gibi shed mikrospor kültürüne hem haploid embriyo hem haploid bitki eldesine olumlu yanıt vermemiştir. Bu sonuçlar neticesinde ise P2 ve P3 ortamında kullanılan hormonların ve ön ön uygulamanın önemli olduğu saptanmıştır. Yapılan bu çalışma sonucu, kapya ve dolma biber tiplerinde haploid embriyo ve haploid bitki oluşumunda anter kültürü yönteminin shed mikrospor yöntemine göre daha başarılı olduğu saptanmıştır. Anter kültürü ve shed mikrospor kültürlerinde kapya biber tipi dolma biber tipine göre en iyi tepkiyi veren biber tipi olmuştur

    Muhammed Abdulhalim Abdullah'ın romancılığı

    No full text
    Modern romanın Mısır'da ortaya çıkması Batı eksenli hareketlerin etkisiyle olmuştur. Tarihî köklere sahip; ancak konu ve teknik olarak yeni olan bu tür, Hüseyin Heykel'in "Zey-nep" adlı eseriyle yeni bir başlangıcı müjdelemiştir. Aynı zamanda uyarlama ve eskiye dönüşlerle format kazandırılmaya çalışılan romanın orijinallik elde etmesinde, ilk iki kuşak Mısırlı yazarların etkisi çoktur. İkinci kuşak yazarları arasında değerlendirilen Muhammed Abdulhalim Abdullah son derece etkilidir. Abdullah; ait olduğu Mısır toplumunun sosyal, kültürel ve siyasal sorunlarını işleyerek romanlarında farklı portrelere sahne vermeye çalışır. Yazarlığında ailesinden edindiği İslâmî tasavvur ve yaşam tecrübeleri önemlidir. Romanlarına aldığı Mısır insanını, tabiatını ve yaşam anlayışını öze bağlı kalarak modern dünya ile kopuk olmayan bir yeni yorumla işler. Onun temalarında kimliğinin nüveleri asla terk edilmez. Abdullah'ın inancını öne çıkardığı yazarlık anlayışı dil ve üslûbunda belirleyicidir. Yazarlık mahareti, romanın temel unsurlarının sergilenmesinde güçlü bir kurgu şeklinde kendini gösterir. Tez; giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, kapsam ve yöntem gibi çalışmamızla ilgili bilgiler, çalışmamızda kullanılan temel kaynaklar, Araplarda anlatmaya dayalı türlerin gelişimi işlenmektedir. Akabinde de modern Arap romanının gelişimde etkili olan bir takım edebî akıma dair bilgiler verilmektedir. Birinci bölümde; Muhammed Abdulhalim Abdullah'ın doğumu, yetiştiği çevre ve ailesi, öğrenim hayatı, vefatı ve ödülleri işlenmektedir. Daha sonra edebî kişiliği ve edebî kişilik evreleri, yazarın Arap romanındaki yeri ve ona yöneltilen eleştiriler ve eserleri irdelenmektedir. İkinci bölümde ise yazarın romancılığı tema, kadro, anlatıcı ve bakış açısı; anlatım teknikleri, dil ve üslûp açısından değerlendirilmektedir

    Matematikte özel yetenekli çocukların problem çözme becerilerinin incelenmesi

    No full text
    Bu araştırmada matematikte özel yetenekli çocukların problem çözme becerilerinin, problem çözme süreçlerinde sergiledikleri davranışlar yoluyla incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi desenlerinden durum çalışması deseni benimsenmiştir. Araştırma, Antalya'da eğitim-öğretimine devam eden matematikte özel yetenekli olduğu belirlenmiş 2 çocuk ile gerçekleşmiştir. Katılımcılar amaçlı örnekleme türlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çocukların problem çözme süreçlerindeki alana özgü davranışlarını belirlemek için 15 problemin çözümünü kapsayan 4 problem çözme oturumu gerçekleştirilmiştir. Problem çözme oturumları araştırmanın temel veri kaynağını oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin analizi için içerik analizi yöntemi benimsenmiş ve oturumlar sonucu elde edilen yazılı ürünler, bilişsel işlevleri PASS teorisine dayalı olarak belirleyen CAS Bilişsel Değerlendirme Testinin "Planlama" ve "Eş zamanlılık" alt testleri esas alınarak oluşturulan temalar aracılığıyla analiz edilmiştir. Bu araştırma sonucunda, çocukların bilişsel işlevlerini problem çözme süreçlerine benzer davranışlarla yansıttıkları gözlemlenmiştir. Bunun yanı sıra Bilişsel Değerlendirme Testi (CAS)'nin "Planlama" ve "Eş Zamanlılık" alt testlerinde ele alınan bilişsel işlevler ile çocukların problem çözme süreçlerinde gözlemlenen davranışlarının tutarlı olduğu görülmüştür

    C ve X band şar görüntülerinin mevcut harita verileri ile karşılaştırılması

    No full text
    Bu çalışma kapsamında üç farklı çalışma alanında SAR görüntülerinin mekânsal doğruluğu ve harita verileri ile uyumu araştırma konusu yapılmıştır. Üç farklı SAR uydu verisi için Antalya(TR), SanDiago(ABD) ve İzmir(TR) çalışma alanları seçilmiştir. Öncelikle Avrupa Uzay Ajansı(ESA) Sentinel-1A uydu verisi, Antalya ili Open Street Map (OSM) ve Fotogrametrik Sayısal Harita (FSH) verileri ile karşılaştırma yapılmıştır. Her üç veri seti üzerinden aynı ortak noktalar belirlenmiştir. SAR veri seti deneysel veri, diğer veri setleri ise kontrol verisi olarak kabul edilmiştir. SAR & OSM ve SAR & FSH veri setlerindeki koordinat farklılıklarının normal dağılım gösterip göstermediği incelenmiştir. Her iki karşılaştırmasında, koordinat farkları dağılımları oransal olarak incelendiğinde (Yd-Yc) ve (Xd-Xc) koordinat farkının (Ya-Yc) ve (Xa-Xc) koordinat farkından daha iyi temsil edildiği görülmüştür. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) SanDiago kenti çalışma alanında Space Capella SAR uydu verisi kullanılmıştır. Bu veri seti ile OSM veri seti karşılaştırılmıştır. Capella SAR uydu görüntüsü GEO refaranslı olmasından dolayı OSM verisi ile QGIS programında çakıştırılmış ve iki veri setinden ortak noktaların koordinatları hesaplanmıştır. Noktaların konum değerlerine göre Histogram, Normal dağılım grafikleri ve Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk Normal dağılım testleri uygulanmıştır. OSM ve Capella uydu verilerinden elde edilen koordinat farklarının konum grafiği çizilerek ±5m, ±10m ve ±20m yarıçap genişliğindeki dairelerin içerisindeki oransal dağılımlar incelenmiştir. İzmir ili çalışma alanında, ICEYE SAR uydu veri seti ile OSM veri seti karşılaştırılmıştır. İki veri setinden bina köşeleri, yol kavşakları ve sınırlara ilişkin ortak noktalar belirlenmiş ve koordinatları hesaplanmıştır. Noktaların konum değerlerine göre Histogram ve Normal dağılım grafikleri incelenmiştir. Bu dağılım grafiğinin Logaritmik grafik olduğu kabul edilerek, Sab kenar uzunlukların Ln(Sab) değerlerinin Histogram ve Normal dağılım grafikleri incelenmiştir. Ortalama, Standart Sapma ve 2*Standart Sapma değerleri hesaplanmıştır. OSM ve ICEYE SAR uydu verilerinden elde edilen koordinat farklarının konum grafiği çizilerek, (Ya-Yb) ve (Xa-Xb) koordinat farkları değerlerinin ±5m, ±10m ve ±20m daire içerisinde oransal dağılımları incelenmişitr. Her üç çalışma alanı verilerinin karşılaştırma çalışmaları kendi içerisinde uyumluk ve tutarlılık gösterdiği söylenebilir. Çalışma alanları verilerinin birbirleri ile karşılaştırmanın yapılabilmesi için test alanı, nokta sayısı ve adet sayısı ile benzerlik göstermesi gerektiği söylenmelidir

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇