Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Azerbaycan'da "potansiyel okul direktörleri eğitim programı"nı tamamlayan okul yöneticilerinin yeterlilikleri

    No full text
    Çalışmanın amacı, Azerbaycan'da "Potansiyel Okul Direktörleri Eğitim Programı"na katılmış okul yöneticilerinin, eğitim programına ve okul yönetimine dair görüşlerini inceleyerek, yöneticilerin mesleki yeterliliklerine ilişkin durumu ortaya koymaktır. Çalışmada, nitel çalışma yaklaşımlarından bütüncül çoklu durum deseni kullanılmıştır. Çalışmanın çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yönteminin benzeşik örneklemeyle belirlenmiş "Potansiyel Okul Direktörleri Eğitim Programı"nı tamamlayıp, Azerbaycan'ın Bakü ilinin umum tahsil mekteplerinde görev alan 16 okul yöneticisi oluşturmaktadır. Yapılmış yüz yüze görüşme, gözlem ve doküman analizi sonucunda katılımcıların eğitim programına ve okul yönetimine ilişkin görüşleri saptanmaya çalışılmıştır. Veri toplama sürecinde elde edilmiş veriler betimsel analizle çözümlenmiştir. Yapılan analiz sonucunda okul yöneticilerinin hazırlanmasıyla ilgili düzenlenen hizmet öncesi eğitimin birtakım eksikleri olmasına rağmen yöneticilere mesleki yeterliliklere sahip olma konusunda katkı sağladığı görülmüştür. Ayrıca literatürde okul yöneticilerinin yeterlilikleriyle ilgili saptanan bulguların çalışmanın bulgularıyla örtüşmesi Azerbaycanlı yöneticilerin çeşitli liderlik özelliklerine sahip olduğunu göstermektedir. Çalışma sonucunda yöneticilerin yeni göreve başlarken karşılaştıkları güçlükler dikkate alınarak hizmet öncesi eğitim programının içeriğinde yenilikler yapılması, yöneticiler için hizmet içi eğitimler düzenlenmesi ve mentor desteğinin sağlanması gerektiği söylenebilir

    PV sistemlerindeki MPPT performansının interleaved dönüştürüsü ile artırılması

    No full text
    Güneş enerjisi yenilenebilir enerji kaynakları arasında en çok tercih edilen kaynaklardan biridir. Güneş enerjisi ile elektrik üretimi için PV paneller kullanılır. PV panellerin çıkış güçleri ortamdaki ışınım miktarı, sıcaklık ve bağlanan yüke göre değişiklik gösterir. Değişen çıkış güçlerine rağmen, panellerin içinde bulunduğu sıcaklık ve ışınımda üretebildikleri bir maksimum güç değeri bulunmaktadır. MPPT (maksimum güç noktası izleme) uygulamaları ile değişen ışıma ve sıcaklıklarda PV panellerden maksimum güç elde edilebilmektedir. MPPT üzerine hem akademik hem de ticari olarak üretilmiş pek çok çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada PV paneller için MPPT işlemini gerçekleştiren, her katı kritik akım modunda çalışan 4 katlı interleaved boost dönüştürücü tasarlanmıştır. Kritik akım modu ile sıfır akımda anahtarlama yapılarak anahtarlama kayıplarında azalma sağlanırken, interleaved yapı ile panelden çekilen akım dalgalanmasının azaltılması sağlanmıştır. Tasarlanan dönüştürücünün kritik akım modunda çalışması open loop kontrol metodu ile sağlanmış, paneli maksimum güç noktasına ulaştırması için ise değiştir-gözetle (P&O) ve kısa devre akım (SCC) metotlarının beraber kullanıldığı bir hibrit MPPT algoritması tasarlanmıştır. Tasarlanan sistem hem simülasyon ortamında hem de gerçek ortamda test edilmiştir. Simülasyonda PLECS programı kullanılmıştır. Gerçek ortamda yapılan testler sonucunda tasarlanan dönüştürücünün MPPT veriminin %98 olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca tasarlanan 4 katlı kritik modda çalışan interleaved dönüştürücü, panelden aynı akım dalgalanmasını çekecek şekilde tasarlanmış bir tek katlı sürekli akım modunda çalışan geleneksel boost dönüştürücü ile simülasyon ortamında karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, çalışmada tasarlanan ve her katında 1mH bobin bulunan 4 katlı kritik modda çalışan interleaved boost dönüştürücünün panelden çektiği akımdaki dalgalanma 0.07A bulunmuştur. Panelden aynı akım dalgalanmasını geleneksel tek katlı sürekli modda çalışan boost dönüştürücü 11.4mH bobin ile sağlayabilmiştir

    Sudan arsenik giderimi için nanomalzemelerin sentezi ve doğal malzemelerin geliştirilmesi

    No full text
    Doktora tez çalışması kapsamında farklı nano-malzemeler sentezlenerek ve doğal malzemeler modifiye edilerek sudan arsenik (As-V) iyonu giderilmesi hedeflenmiştir. Sentezlenen malzemeler demir-oksit (DO), taç eter katkılı demir oksit (DO-TE) ve metal organik çerçeve (MOF) nano-malzemeleridir. Modifiye edilen doğal malzemeler ise farklı boyutlarda zeolit örnekleridir. Toz zeolit (ZEO), FeCI3 ile işlem görmüş toz zeolit (ZEOFe), çakıl zeolit (TZEO) ve Fe3O4 ile kaplanmış çakıl zeolit (TZEO-DO) malzemeleri doktora tez kapsamında kullanılmıştır. Sentezlenen malzemelerin XRF, XRD, FT-IR, TGA, SEM, TEM, PPMS ve BET karakterizasyon analizleri yapılarak malzemeler hakkında gerekli bilgiler elde edilmiştir. ICP-MS analizleri yapılarak numunelerdeki As (V) miktarları belirlenmiştir. Design Expert optimizasyon yöntemi kullanılarak As (V) adsorpsiyonu optimize edilmiştir. ZEO-Fe ve MOF malzemelerinin ayrıca kinetik ve izoterm denklemlerine uygunluğu incelenmiştir. DO-TE nano-malzemesi DO üzerinden geliştirildiği için DO ve DO-TE birlikte modellenmiştir. Deneyeler kesikli sistemde 0,3 g/L adsorban kullanılarak oda sıcaklığında gerçekleştirilmiştir. Farklı pH, konsantrasyon ve zaman aralıkları denenerek giderim verimleri karşılaştırılmıştır. DO As (V) giderim verimi %78 ile %93 arasında değişmektedir. DO-TE giderim verimi ise %74 ile %94 arasında değişim göstermektedir. Bu malzemelere ek olarak ZEO, ZEO üzerinden geliştirilen ZEO-Fe ve MOF malzemeleri birlikte modellenmiştir. ZEO As (V) giderim aralığı %30 ile %60 arasında iken ZEO-Fe giderim aralığı %80 ile %92 arasındadır. MOF giderim aralığı ise %58 ile %87 arasındadır. MOF ve ZEO-Fe için As (V) adsorpsiyonu Pseudo II. derece kinetiğine ve Freundlich izotermine uyduğu belirlenmiştir. Kolon çalışmalarında ise TZEO ve TZEO-DO malzemeleri kullanılmıştır. Ayrıca yukarıdan aşağı akışlı sabit yataklı kolon kullanılmıştır. Farklı yükleme hızları ve hidrolik değerler denenerek en ideal kolon çalışma değerleri elde edilmiştir. Deneylerde giriş As (V) konsantrasyonu 100 ppb ve pH 7 olarak belirlenmiştir. TZEO-DO modifiye doğal malzemesinin kolon çalışmalarında daha yüksek verimli olduğu tespit edilmiş ve en ideal yükleme hızının 0,1 L/sn.m2 ve buna karşılık gelen temas süresinin ise 25,3 dakika olduğu görülmüştür. Bu değerlere karşılık gelen kırılma noktası ise 24 saat olarak belirlenmiştir

    Antalya Boğaçay-Kırkgöz sulama birliği'nin performansının değerlendirilmesi

    No full text
    Araştırma Antalya ili merkez ilçesinde bulunan Boğaçay-Kırkgöz Sulama Birliği'nin 2017-2020 yılları arasındaki sulama performansının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Antalya Boğaçay-Kırkgöz Sulama Birliği 2018 yılında alınan kararla DSİ Genel Müdürlüğüne bağlanmış ve aynı yılda 3 sulama birliği (Karaman Duraliler Sulama Birliği, Kırkgöz Sulama Birliği, Döşemealtı Pompaj Sulama Birliği) ile birleştirilme kararı alınmıştır. Birleşmeden önce ismi Boğaçay Sağ Sahil olan sulama birliği 2019 yılında birleşme yazısı ile beraber tek çatı altında ismi Antalya Boğaçay-Kırkgöz Sulama Birliği olarak değiştirilmiştir. 4 sulama birliğinin birleşmesinden oluşan BoğaçayKırkgöz Sulama Birliği'nin 2019-2020 yıllarında finansal performans göstergeleri ortak olarak hesaplanmıştır. Birliğin sulama sahası Cazibe (2420 ha) ve Pompaj (1000 ha) olmak üzere toplam 3420 ha'dır. Performans değerlendirilmesinde su iletim, finansal, tarımsal etkinlik ve üretim performans göstergelerinde Uluslararası Sulama ve Drenaj Teknoloji ve Araştırma Programı (IPTRID) tarafından önerilen yaklaşım kullanılmıştır. Kurumsal etkinlik göstergesinde diğer araştırmacılar tarafından kullanılan performans göstergelerinden yararlanılmıştır. Finansal performans göstergelerinde (TL) kullanılmıştır. Araştırma sonucu, su iletim performans göstergelerinden, birim alana dağıtılan yıllık sulama suyu miktarı 2820-9550 m3 ha-1 , birim sulanan alana dağıtılan yıllık sulama suyu miktarı 6966-18243 m³ ha-1 , sulama oranı %0.30-0.92 ve yıllık su temin oranı 0.60-1.63 olarak hesaplanmıştır. Finansal performans göstergelerinden, yatırımın geri dönüşüm oranı %97.1-227, birim alana düşen toplam işletme, bakım ve yönetim masrafı 291.8-1090.2 TL ha-1 , su dağıtımında istihdam edilen her bir personele düşen toplam masraf 30890.25-119026.77 TL personel-1 , su ücreti toplama performansı %89.73 birim alana düşen çalıştırılan görevli sayısı 0.0061-0.0131 personel ha-1 , kullanıcılara iletilen toplam sulama suyuna karşılık elde edilen ortalama gelir 0.048-0.123 TL m- ³, bakım masrafının gelire oranı 25.4-59.7 TL m- ³ olarak bulunmuştur. Tarımsal etkinlik ve üretim performans gösterge değerlerinden, birim sulama alanına karşılık elde edilen gelir 14611.27-62998.56 TL ha, sulanan birim alana karşılık elde edilen gelir 32503.50-91457.32 TL ha, şebekeye alınan birim sulama suyuna karşılık elde edilen gelir 2.78-7.85 TL m³ olarak hesaplanmıştır. Kurumsal etkinlik gösterge değerlerinden, sulama şebeke yoğunluğu 7.63-45.4 ha km-1 , sulama şebeke personel yoğunluğu 4.4-29.6 km personel-1 olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, Antalya BoğaçayKırkgöz Sulama Birliği'ni oluşturan sulama birlikleri birleşmeden önce işletme bakım, adil su dağıtımı ve su ücretlerini toplamada problemler yaşadığı söylenebilir. Birleşmeden sonra ise özellikle mali konularda, adil ve güvenli su dağıtımı ile işletme bakım hizmetlerinde başarılı bulunmuştur

    Biyotelemetri uygulamaları için çoklu bant implant anten tasarımı

    No full text
    Biyotelemetri sistemleri kullanarak çeşitli hastalıkların teşhis ve takibi yapılabilmekte, hasta yaşam kalitesi artırılabilmektedir. Bu sistemlerden bazıları; nabız atış hızı, kan şeker oranın, vücut sıcaklığı, insülin enjekte edilmesi ve endosopi uygulamaları olarak sayılabilir. Telemetri sistemi ile elde edilen veriler implant mikroşerit antenler ile dış dünyaya aktarılmaktadır. Bu işlem ise FCC (Federal Communications Commission) tarafından tahsis edilen MedRadio (401–406 MHz) frekans bandı ile yapılmaktadır. Ancak tek bant kullanımı aynı anda birçok ölçüm yapmayı ve bu ölçüm verilerini iletmeyi mümkün kılamamaktadır. Bunun için çok bantlı antenlere ihtiyaç duyulabilmektedir. Bu kapsamda, bu tez çalışmasında biyotelemetri uygulamalarında kullanılabilecek özelliklerde kompakt yapılı ve çok bantlı performans sergileyebilen implant anten tasarımları geliştirilmiştir. Önerilen antenler kare ve yarım dairesel simetriye sahiptir ve kare yapılı anten mikroşerit hat besleme tekniği ile, dairesel yapılı anten ise koaksiyel (prob) besleme tekniği ile uyarılmaktadırlar. Çoklu frekans bandı performansının elde edilebilmesi için antenlerin ana ışıma elemanı eş merkezli iç içe kıvrımlı yama yapılarından oluşturulmuştur. Söz konusu kıvrımlı yapıların her bir birer rezonatör gibi davranarak çoklu frekans bandının elde edilmesini sağlamıştır. Diğer taraftan iç içe oluşturulması sayesinde antenin fiziksel boyutu da sınırlandırılarak kompakt konfigürasyonlar elde edilebilmiştir. Kayıplı ve dağıtıcı vücut içi koşullar nedeniyle hayli düşük seviyedeki anten kazancının iyileştirilmesi için ise kare yapılı antenin ana ışıma elemanı üzerinde meta-malzeme yapılarını temel alan periyodik bir katman ayrıca geliştirilmiştir. Sayısal tasarımları sonlu eleman metodunu temel alan Ansoft HFSS aracılığıyla gerçekleştirilen antenlerin test ve karakterizasyonları için prototip üretimleri de gerçeklenmiştir. Bu kapsamda, prototip antenler, ilgili frekanslarda insan deri dokusu özelliği gösteren sıvı fantonlar içerisinde (In-vitro) ve ticari olarak temin edilen domuz kıyması içerisinde ayrı ayrı test edilmişlerdir. Antenlerin HFSS ile elde edilen ve ölçülen geri dönüş kaybı ve ışıma örüntüleri karakteristikleri oldukça uyumludur. Sonuç olarak bu tez çalışmasında özgün olarak geliştirilmiş olan çoklu bant implant antenlerin uluslararası standartlarca biyotelemetri uygulamaları için tahsis edilmiş olan MICS, MedRadio, WMTS frekans bantları ile frekans tahsisi gerektirmeyen ISM bantlarını eş zamanlı olarak kapsamasının yanında kompakt yapıda olması ve kabul edilebilir ışıma örüntüsü/kazanç karakteristikleri sergilemektedir. Bu nedenle önerilen antenlerin çoklu bant biyotelemetri sistemleri için önemli bir alternatif olmalarının yanında literatüre etki faktörü yüksek bir çıktı yaratacağı değerlendirilmektedir

    Pre-service efl teachers' technological competences

    No full text
    Bu çalışmanın amacı Milli Eğitim Bakanlığı teknoloji yeterlikleri kapsamında 4. Sınıf İngilizce öğretmenlerinin teknolojik yeterlikleri hakkında bilgi elde etmek, İngilizce öğretmen adaylarının görüşlerine göre en değer verilen teknolojik yeterliği ortaya çıkarmak ve İngilizce öğretmenlerinin teknolojik yeterlikleri hakkında görüşlerine ulaşmaktır. Birçok devlet ve özel üniversitelerden 161 4. sınıf İngilizce öğretmen adayına Teknoloji yeterlikleri ölçme anketi yöneltilmiştir. Teknoloji yeterlik ölçme anketi ile elde edilen veriler nicel ve nitel araştırma yöntemleri aynı anda kullanıldığı için karma yöntem ile analiz edilmiştir. Veriler toplandıktan sonra, her bir katılımcının ortalama teknolojik yeterlik değeri elde edilmiştir ve en değer verilen teknolojik yeterlikler analiz edilmiştir. Sonuçlar sadece üç katılımcı yeterli olarak sınıflandırılan yeterlik puanı alamazken, büyük çoğunluk yeterli teknoloji yeterlik puanına sahip olduğunu işaret ediyor. Dahası, sonuçlar bilgisayar kullanma yeterliği (27.33) en az değer verilen yeterlik olmasına karşın dil öğretimi için dijital materyal oluşturma (56.52 %) ve dil öğretimi için sınıf içi teknolojik aletleri (Akıllı tahta, projektör, dizüstü bilgisayar...) kullanma (54.66) iki en önemli yeterlik olduğunu göstermiştir. Ayrıca, katılımcıların görüşlerine göre, katılımcılar teknoloji kullanma becerilerini sürekli geliştirmeleri gerektiğine ve dil öğretiminde teknolojinin önemine inanıyorlar. Diğer yandan, katılımcılara göre, İngilizce öğretmenleri yeterli düzeyde teknoloji kullanma seviyesine sahip değiller ve üniversitelerdeki teknoloji kullanımı ile alakalı ders sayısı artırılmalı. Çalışmanın bulguları incelenip kuramsal ve eğitimsel öneriler yapılmıştır

    Kültür-Müzik ilişkisi bağlamında sinemada Çingene kimliği : "Transylvania" filmi örneği

    Get PDF
    İnsanların yaşamlarını sürdürme pratiğinde kültür önemli bir yer tutmaktadır. İnsanlar belli bir kültürün içerisine doğmakta ve içerisinde bulundukları mekanda bilinçlendikçe kimliklerini, aidiyetlerini geliştirmektedirler. Yaşadıkları göçebe hayat nedeniyle kimlik ve aidiyet, Çingene topluluklarında bazı farklılıklar gösterebilmektedir. Çingeneler, göç ettikleri coğrafyalara müziklerini, danslarını, gelenek-göreneklerini, diğer kültürel öğelerini ve kendi dillerini taşımışlardır. Kültürel öğelerinden özellikle müzik ve dans, Çingene toplulukları için önemli birer kültür göstergesidir. Yaşadıkları göçler sonucunda Çingeneler, birçok kültürle etkileşim içerisine girmiş ve bulundukları coğrafyanın etno-kültürel dokusuna uyum sağlayarak gelenek-göreneklerini, giyim-kuşamlarını, müziklerini, danslarını, ritüellerini kendilerine özgü biçimlerde yaşatmaya çalışmışlardır. Bu çabaları yüzünden Çingene toplulukları, dışarıya kapalı olarak görülmüş, dönem dönem dışlanmış ve çoğunlukla ötekileştirilmişlerdir. Bu konu birçok makale, tez ve kitaplarda çalışıldığı gibi sinemada da işlenen önemli konulardan biri haline gelmiştir. Görsel anlatım sanatı olan sinema içerisinde, anlatılmak istenen olayın ifade gücünü arttırmak için kullanılan ışık, renk, kurgu, oyuncu seçimi gibi unsurlardan birisi de müziktir. Genel bir tanımla filmde müzik kullanımının amacı; anlatılmak istenen olayın ifade edilmesine, diyalog ya da hareketle aktarılamayacak bazı duyguların ortaya çıkarılmasına yardımcı olmaktır. Çingenelerin kültürel özelliklerini filmlerine sıkça konu edinen Tony Gatlif, kültürel kimliğin müzikal temsili temelli filmleriyle dikkat çekmektedir. Bu araştırmada konu edilen "Transylvania" filmi, Çingene kimliğine has önemli veriler sunmaktadır. Bu bağlamda "Transilvanya" filminin müzikli sahnelerine yoğunlaşarak, kültürel kimliğin müzikal temsili anlamlandırılmaya çalışılmaktadır. Kültür-müzik ilişkisi ile oluşturulmuş olan filmler, etnomüzikoloji disiplinine önemli materyaller sunmaktadır. Kültürel kimliğin müzikal temsili temelli bir film olan "Transylvania" filmi, Çingene kültüründe müziğin yerini açıklamaya çalışma niteliğinden dolayı büyük önem taşımaktadır

    Konservatuvar yarı zamanlı ortaokul 8. sınıf bale öğrenci velilerinin bale eğitimine ve bale kariyeri yapmak isteyen çocuklarına ilişkin görüşleri

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı' nda yarı zamanlı olarak okuyan ortaokul 8. Sınıf bale öğrenci velilerinin, çocuklarının almış oldukları bale eğitimine yönelik görüşlerini anlayıp yorumlamaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden, durum çalışması desenlerinden, bütüncül tek durum deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Antalya ili Akdeniz Üniversitesi Antalya Devlet Konservatuvarı Bale Ana Sanat Dalı'nda yarı zamanlı 8. Sınıf olarak eğitim gören 6 öğrenci velisi oluşturmaktadır. Bu araştırmada veriler bireysel görüşme formları ve doküman analizinden yararlanılarak analiz edilmiştir. Yapılan görüşmeler kaydedilip içerik analizine tabi tutularak, sonuçlar betimsel bir anlatım ile sunulmuş ve doğrudan anlatımlara yer verilerek, ortaya çıkan temalar ve örüntüler çerçevesinde elde edilen bulgular araştırma hedefleri doğrultusunda sınıflandırılarak konuya ilişkin sonuçlar ortaya çıkartılmaya çalışılmıştır. Araştırma sonuçları, öğrenci velilerinin görüşlerini yansıtan bulgular içermektedir. Bu bulgular, yarı zamanlı bale öğrenci velilerinin aldıkları eğitimden beklentilerine, eğitimden kaynaklı yaşadıkları sorunlara ve bu sorunların nasıl çözülebileceği konusuna ışık tutmaktadır

    Kumluca-Finike ovalarının (Antalya) hidrojeoloji ve hidrojeokimyasal incelemesi

    No full text
    Antalya'nın, yoğun göç alan Kumluca ve Finike ovaları önemli tarım ve turizm merkezlerindendir. Tarım ve turizm faaliyetleri, başta yeraltısuları olmak üzere doğal, kültürel ve tarihi değerlere olumsuz etki edebilmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada söz konusu ovaların yeraltı sularının hidrojeoloji ve hidrojeokimyasal özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. 2019 Temmuz ayının son haftasında 34 sondaj ve keson kuyudan numune derlenmiş, suların hidrojeokimyasal özellikleri ICP-OES ve X-ışını Floresans Spektrometresi (XRF) cihazıyla kimyasal ölçümler yapılmış ve AquaChem 2014.2 yazılım programı ile değerlendirilmiştir. Çalışma sırasında dikkat çeken anomali değerleri 11, 21 ve 28 nolu kuyulardan elde edilmiştir. Söz konusu değişimlerin a)farklı kökene sahip jeolojik birimleriden ve/veya b)bölgedeki maden ocaklarının metal girişimlerinden ve/veya c)gübreleme faaliyetlerinden olabileceği sonucunda varılmıştır. Bununla birlikte; yoğun tarımsal faaliyetlerin yapıldığı bir kıyı akiferi olan çalışma alanında, yerleşim alanlarının ovalarda daha fazla yayılması engellenmeli ve yeraltI suyunun doğal dengesini bozmayan, sürdürülebilir tarım politikaları geliştirilmelidir. Unutulmamalıdır ki; "önlem, iyileştirmeden daha profesyonel ve mühendisçe bir yaklaşımdır"

    Akdeniz Bölgesinde yetişen bazı zeytin çeşitlerinde polen canlılığı ve kendine verimliliklerinin saptanması

    No full text
    Zeytinlerde düzensiz meyve verimine ekoloji, kültürel işlemlerin yanı sıra kendine verimsizlik ve uygun tozlayıcıların seçilmemesi neden olmaktadır. Bu çalışmada Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama Arazisindeki 'Gemlik', 'Manzanilla', 'Memecik', 'Nizip Yağlık' ve 'Tavşan Yüreği' çeşitlerinde bazı fenolojik gözlemler, çeşitlerin polen canlılıkları ve kendileme ve doğal tozlama sonucu kendine verimlilikleri saptanmıştır. Kendileme tozlamada somaklar üzerindeki çiçekler balon aşamasında bez kese torbalarına alınmış, çiçek açım zamanında polenler kese içerisine dökülmüş, kese ağzı iple kapatılmış ve kese sallanarak tozlama gerçekleştirilmiştir. Çiçek tozlarının canlılık düzeyleri 2,3,5 triphenyl tetrazolium chlorid (TTC) testi ile gerçekleştirilmiştir. Çeşitlerde somaklanma mart ayının başında başlamış ve çiçeklenme mayıs ayının ortasında tamamlanmıştır. Somaklanma ve çiçeklenme başlangıcı, tam çiçeklenme ve çiçeklenme sonu en erken 'Gemlik' çeşidinde olurken, en geç ise 'Nizip Yağlık' ve 'Tavşan Yüreği' çeşitlerinde saptanmıştır. Çiçeklenme süresi 'Gemlik'te 15 gün, 'Manzanilla' ve 'Memecik'te 10 gün, 'Nizip Yağlık'ta 12 gün ve 'Tavşan Yüreği'nde 11 gün sürmüştür. Kendileme ve doğal tozlamalar sonucu çeşitlerde elde edilen meyve tutum (%) oranlarında önemli farklılıklar belirlenmiştir. Denemede kullanılan tüm zeytin çeşitlerinde serbest tozlamadan elde edilen % meyve oranları kendilemeye göre daha fazla olmuştur. 'Gemlik' ve 'Tavşan Yüreği' kendine verimli, 'Memecik' ve 'Nizip Yağlık' kısmen verimli ve 'Manzanilla' kendine verimsiz saptanmıştır. Hem serbest ve hem de kendilemede en yüksek meyve tutumu 'Tavşan Yüreği' çeşidinde belirlenmiştir. En fazla % canlı ve yarı canlı çiçek tozu oranı 'Manzanilla' ve en düşük ise 'Memecik' çeşidinde saptanmıştır

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇