Akdeniz Üniversitesi DSpace
Not a member yet
    6529 research outputs found

    Sürdürülebilir toplum temelli turizm deneyimleri bağlamında sorumlu turist davranışı: Temellendirilmiş kuram kapsamında bir model önerisi

    No full text
    Bu araştırmanın amacı sorumlu turist davranışlarını şekillendiren faktörlerin sürdürülebilir toplum temelli turizm deneyim unsurları ve toplum temelli turizmin sürdürülebilirlik boyutları bağlamında değerlendirilmesinden yola çıkarak sürdürülebilir toplum temelli turizm deneyimini açıklayan kuramsal bir model önermektir. Sürdürülebilirlik yaklaşımını benimseyen toplum temelli turizm destinasyonlarında tecrübe edilen deneyimlerin turistlerin o bölgeye ilişkin çevresel, sosyal ve ekonomik yönlü sorumluluk bilincini nasıl şekillendirebileceği problem cümlesiyle yola çıkılan bu çalışmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Sürdürülebilir toplum temelli turizm destinasyonları bu araştırmanın nüfusunu temsil etmektedir. Çalışmanın örneklemi ise İstanbul ilinin Şile ilçesine bağlı Ovacık köyünü "Ovacık Köyü'nde Bir Gün" projesi kapsamında ziyaret eden ve amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örnekleme ve kartopu örnekleme tekniği ile ulaşılan turistlerden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında 30 katılımcı ile 01 Mayıs-02 Haziran 2021 tarihleri arasında yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Temellendirilmiş kurama dayalı olarak yürütülen çalışmanın veri analizi NVivo 10 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Corbin ve Strauss'un (1990) modeline dayanan çalışmada açık, eksensel ve seçici kodlama olmak üzere üç aşamada detaylı ve sistematik bir biçimde değerlendirilen araştırma verisi üzerinden başlıca temalar tespit edilmiştir. Bu çalışmada yorumlayıcı temellendirilmiş kuram deseninden faydalanılmıştır. Araştırma modelinin temellendiği kodlama kategorisinden Glaser'in (1978) "6C Kodlama Ailesi" kullanılmış ve araştırma verisi; "koşullar, nedenler, sonuçlar, bağlam, durumsallık ve kovaryanslar" göz önüne alınarak kategorilendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen modelde "toplum temelli turizme ilişkin motivasyon faktörleri" olguyu etkileyen nedensel koşullara, "deneyim" kavramı araştırmaya konu olan olguya, "deneyime katılım" ise katılımcıların destinasyondaki faaliyetlere dâhil olma durumlarını açıklayan bağlama karşılık gelmektedir. "Sürdürülebilir toplum temelli turizm deneyimi unsurları" turist deneyimi olgusunu destekleyen aracı koşulları, "toplum temelli turizmin sürdürülebilirlik boyutları" ise destinasyonda yürütülmekte olan eylem stratejilerini açıklamaktadır. Modelin sonuç kısmında ise turist deneyimi "memnuniyet, davranışsal niyet ve sorumlu turist davranışı" ile ilişkilendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına dayanarak uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik bazı öneriler yapılmıştır

    Klasik yönetim anlayışı, davranışsal yönetim anlayışı ve eğitim yönetimi

    No full text
    Evrenin ve insanlığın yaşamının vazgeçilmez kurallarından biri değişimdir. İnsanlığın yaşamı ve insanlığın yaşamındaki yönetim kavramı sürekli bir değişim halindedir. Bu noktada yönetim kavramını sadece Sanayi Devriminden sonrası için düşünmek ne kadar doğrudur? İnsanlık tarihi boyunca karşımıza çıkan yönetim kavramı ekonomik yapıyıda meydana getirmiş ve ekonomik yapı toplumların kültürlerinde etkiler bırakmıştır. Bu etkiler medeniyet formlarının meydana gelmesinde etkili olmuş ve bu medeniyet formları insanlık için her dönem bir yaşam formu meydana getirmiştir. İnsanlık tarihini incelediğimizde insanlık tarihindeki en büyük çatışmanın materyalizm ile ruhsal özellikler arasında olduğunu görüyoruz. Bu sadece bir bakış açısı farklılığı değil bir değerler çatışmasıdır. Bu çatışma sadece geçmişin ve günümüzün değil geleceğin yaşamsal paradigmalarınıda etkileyecektir. Çalışma içerisinde insanlık tarihindeki yönetim örneklerinden bahsedilmiş, Sanayi Devrimi sonrası oluşmuş Klasik Yönetim Anlayışından ve Neo klasik Yönetim Anlayışından bahsedilerek Eğitim Yönetimi alanının özellikleri belirtilmiştir. Ayrı olarak günümüz ekonomik ve sosyo kültürel yapısının gelişen bilişim teknolojileriyle değişimi vurgulanmıştır. Çalışmanın amacı genel nitelikli doğrular üretmek yerine yorumsal bakış açıları geliştirmektir

    Korunma zamanının ve tahmin periyodunun korunma tekniği üzerineolan etkisinin incelenmesi: Türkiye vadeli işlem piyasaları üzerine bir uygulama

    No full text
    Finansal piyasalarda risk yönetimi, vadeli işlem piyasalarında hedging uygulamasının etkin şekilde kullanılmasıyla mümkün olabilmektedir. Bu çalışma, farklı korunma zamanları ve farklı tahmin periyotlarının hedge oranı ve hedge etkinliğine olan etkisinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada hedge oranı elde etmede ve hedge etkinliğini ölçmede dinamik regresyon (rolling regression) metodundan faydalanılmıştır. Analizlerde 2010-2021 dönemi spot ve vadeli işlem piyasa verileri kullanılarak ex-post hedging ve ex-ante hedging çerçevesinde korunma oranı ve korunma etkinliğine ilişkin bulgular ayrı ayrı değerlendirilmiş, elde edilen bulguların güvenilirliği test edilerek farklı korunma zamanları ve farklı tahmin periyotlarıyla gerçekleştirilen hedging işleminin portföyler üzerinde nasıl bir performans sergilediği araştırılmıştır. Çalışma sonuçları ex-post ve ex-ante hedging için farklı korunma zamanları, tahmin periyotları ve portföyler özelinde farklılıklar gösterse de literatürle büyük oranda paralellik taşımaktadır. Çalışmada korunma zamanı ve tahmin periyodu arttıkça hedge oranının ve hedge etkinliğinin portföylerin çoğunluğu için artma eğiliminde olduğu tespit edilmiş, gerçekleştirilen hipotez testleriyle de elde edilen sonuçların büyük oranda anlamlılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte gerçekleştirilen hedging performansları da incelenmiş olup korunma zamanı ve tahmin periyodu artışının portföy riskinin daha yüksek oranda düşürülmesine katkı sağladığı tespit edilmiştir

    Çorum müzesinde kayıtlı bir satır altı Kur'an tercümesi 267v4-539v7 (Giriş-İnceleme-Analitik Dizin)

    No full text
    Daha sonra Çorum Müzesi 10172 numarada kayıtlı bulunan Eski Anadolu Türkçesi ile yazılmış satır altı Kur'an tercümesi günümüz araştırmalarına kaynaklık etmesi amacıyla ele alınmıştır. İnceleme, bilgilendirme içeren giriş bölümü, çeviri yazısı yapılmış metin bölümü ve metnin söz varlığının yer aldığı dizin bölümlerinden oluşturulmuştur. Giriş bölümünde, dilin faklı dönemlerdeki gelişimi, değişimi ve ifade gücü gibi çeşitli başlıklarda takibinin yapılmasında önemli bir işlevi bulunan çeviri çalışmalarına yer verildikten sonra incelenen yazma tanıtılmıştır. İnceleme bölümünde yazma imla bakımından, ses bilgisi bakımından, biçim bilgisi bakımından, tercüme tekniği bakımından incelenmiştir. İmla bakımından Arap alfabesinin Türkçedeki kimi sesleri göstermedeki durumu, alıntı kelimelerdeki uzunlukların yazıda gösterilmesi, eklerin imlada gösterilmesi, ek uyumsuzluğu ve kapalı e sesinin yazıda gösterilip gösterilmediği; tonlulaşma, sızıcılaşma, düzleşme, yuvarlaklaşma, ünlü türemesi, ünlü düşmesi ve alıntı kelimelerde y türemesi; eklerin görevleri, şahıs eklerinin durumu; kelime gruplarının durumu ve söz varlığı incelenmiştir. Metin bölümünde yazma "Şekiller Listesi" başlığı altında yer alan çeviri yazısı kullanılarak aktarılmıştır. Yazmanın tahrip olmuş yerleri ile ilgili gerekli bilgiler ve çevrilmemiş ayetler dipnotlarda belirtilmiştir. Dizin bölümünde yazmanın söz varlığına yer verilmiştir

    Nakib El-Attas'ın eğitim felsefesi

    Get PDF
    İnsanlık tarihinin ilk dönemlerinden itibaren önemli bir mesele olarak görülen eğitim, günümüze kadarki tarihsel seyrinde sistematik bir hüviyete ulaşana kadar farklı varyasyonlar çerçevesinde gelişimini devam ettirmiştir. Yazının icad edilmesi ile başlayan mezkûr süreç, eğitimin bir sistem ve disiplin olarak irdelenmesi şeklinde devam etmiştir. Eğitimin bir felsefî gelenek olarak temelleri Antik Yunan-Hellenistik döneme kadar götürülebilir. Zaman içinde eğitim faaliyetleri hem içerik hem de kurum anlamında ilerleme göstermiş, İslâm dinînin ortaya çıkışıyla da eğitim Müslümanlar nezdinde ayrıca bir ilgi alanına kavuşmuştur. Bu bağlamda İslâm düşünürlerinin de üzerinde durmuş olduğu eğitim meselesi, eğitimin felsefe ile olan ilişkisi noktasında incelenmiş ve eğitimin gerekliliği ve metotları üzerine önemli görüşlere yer verilmiştir. 19. Yüzyıl ile başlayan ve birçok disiplinin felsefî gelenekten ayrılarak birer disiplin haline gelmeleri ile eğitim de bu dönüşümden etkilenmiştir. Modernleşme ile eğitim felsefesi özerk bir konumda değerlendirilmiş ve bu alanda akademik çalışmalara yer verilmiştir. Malay-İslâm kültür geleneğinin önemli bir düşünür olan Nakib el-Attas, eğitimsel bir reformun gerekliliği hususunda önemli adımlar atmış ve İslâmî literatüre bağlı bir dönüşümün gereklerini, yöntem ve çözüm arayışlarını dile getirmiştir. Özellikle Attas, Batı eğitim sisteminin ideolojisini yansıtan kavramların, İslâm eğitim sistemi muhtevasından arındırılıp, İslâmî bir eğitim modeli oluşturulması gerekliliğini vurgulamıştır. Bu kapsamda İslâmîleştirme adını verdiği süreç dahilinde ilk olarak dilin daha sonra da bilginin İslâmîleşmesi ile yeni bir eğitim sistemi oluşturmaya çalışmıştır. Sözünü ettiği İslâmîleştirme projesi neticesinde Müslüman bireylerin İslâmî literatüre uygun bir eğitim modelinde çalışmalara yer verilmesini savunan Attas, bu geleneğin sürdürülmesi dahilinde İslâm toplumlarında yer alan bunalımların ortadan kalkabileceğini savunmuştur

    Sanat tarihinde kırmızı renk ve Habip Aydoğdu sanatı

    No full text
    Sanat tarihinde kırmızı renk; İlk Çağ'dan başlayarak Antik Mısır, Girit, Yunan, Roma, Bizans, Orta Çağ, Rönesans, Modern ve Çağdaş dönemlere dek farklı anlamlar ve amaçlar gözetilerek kullanılmıştır. Bu anlamlar; tarih sürecinde kırmızı renge yüklenen toplumsal, kültürel, dinsel etkilere ve anlamlara göre değişim yaşamıştır. Resim sanatında ilk kırmızı renk kullanımı, taş devrinden kalan mağaraların duvarlarında renkli hayvan tasvirlerinde görülmüştür. Mısır resim sanatının en önemli özelliği renk olmuş, Mısırlı ressamlar insan ve hayvan bedenlerini aşı boyası ile renklendirmişlerdir. En önemli sanat dalının fresk olduğu Girit'te, saray ve evlerin süslemesinde kırmızı renk kullanılmıştır. Roma İmparatorluğu'nda mimari yapıların iç süslemesinde kırmızı renk kullanımına önem verilmiş ve sosyal yaşamda da kırmızı renge geniş anlamlar yüklenmiştir. Kırmızı renk; Avrupa'da Karanlık Çağlardan itibaren kralın gücünün simgesi olarak kabul edilmiş ve bu düşünce Orta Çağ süresince de devam etmiştir. Bu dönem sanatçıları için esin kaynağı olmuştur. Antik Yunan Dönemi ve Roma İmparatorluğu'nda kırmızı renk kutsal kabul edilmiş ve Rönesans inançları büyük ölçüde bu kültürlerden etkilenmiştir. Rönesans Dönemi'nde kırmızıya yüklenen anlamlar, İncil yolu ile toplumsal hayata, resim sanatındaki dinsel simgelere aktarılmış, soylular için prestij unsuru olmuştur. 19. yüzyılda başlayan modern düşünce ile Empresyonistler; renk kuramcılarını ve bilimsel çalışmaları incelemişler, bu çalışmalardan etkilenmişler, sanat eserlerinde parlak kırmızı tonları tercih etmişlerdir. Günümüz sanatında kırmızı; farklı disiplinlerde üretilen düşünce odaklı çalışmalarda kavramsallaştırılarak kullanılmakta ve bazı örneklerde sanatçıların üsluplarının oluşumuna etki edebilmektedir. Bu bağlamda ele alındığında; "Sanat Tarihinde Kırmızı Renk ve Habip Aydoğdu Sanatı" başlıklı tez çalışması; "kırmızı" rengi sanatının merkezine yerleştiren Habip Aydoğdu'nun yaşamını ve sanatını temel almaktadır. Tez kapsamında; İlk Çağ'dan günümüze kırmızı rengin resim sanatında kullanımı ve değişen ifade biçimleri ele alınmış, dönemler arası ilişkiler tanımlanırken rengin yapısı, ışık ve pigment (boya maddesi) niteliği, özellikleri, renk algısı ve renk psikolojisi incelenerek, rengin üretim yolları araştırılmıştır. Çalışmada; bir sanatçı ve sanat üslubu örneği olarak Habip Aydoğdu'nun sanatı üzerinden kırmızı rengin bir sanat üslubunda oluşturduğu dönüşüm ve ifade biçimi incelenerek analiz edilmiştir

    Beyin tümörlerinin MR görüntüleri üzerinden derin öğrenme yöntemiyle tespiti ve sınıflandırılması

    No full text
    Biyomedikal görüntüler üzerinden beyin tümörlerinin hızlı ve doğru tespit edilebilmesi, hastalara erken ve etkili tedavi olanağının yanı sıra iyi bir yaşam kalitesi sağlar. Son yıllarda bilgisayar donanımlarının gelişmesi ve çok sayıda ilgili veriye kolaylıkla ulaşılabilmesi yapay zekâ yöntemlerinin birçok alana uygulanmasına imkân sağlamıştır. Buna paralel olarak yapay zekânın uygulamaları olan makine öğrenmesi ve derin öğrenme teknolojileri de gelişim göstererek yaygınlaşmıştır. Derin öğrenme teknikleri günümüzde uzman doktorların biyomedikal görüntülerdeki anomalileri tespitine yardımcı olmakta ve böylece hastalıkların veya vücut içi anomalilerin daha erken, hızlı ve yüksek doğrulukla teşhisini mümkün kılmaktadır. Bu tez çalışmasında, üç tip beyin tümörünün (meninjiyom, gliom veya hipofiz) hacimlerini komşu doku ve yapılardan doğru bir şekilde bölütlemek ve bu tümörlerin doğru sınıflandırılmasını sağlamak için transfer öğrenme modelleriyle birlikte Faster R-CNN mimarisine maske (bölütleme) dalının eklenmesiyle oluşturulmuş Mask R-CNN (Maskeli B-ESA) tekniği uygulanmıştır. Mask R-CNN ile tespit, bölütleme ve sınıflandırma işlemleri tek bir çatı altında ve ilgili veri seti üzerinde görüntü işleme tekniklerine gerek duyulmadan gerçekleştirilmiştir. Çalışmamızda Mask R-CNN mimarisinin temel ağı için daha önce hem COCO hem de ImageNet veri setleri ile eğitilmiş ResNet-50 ve ResNet-101 mimarileri kullanılmıştır. Önerilen model eğitimleri COCO veya Imagenet başlangıç ağırlıkları ile başlatılmıştır. Test süreci sonunda COCO görüntüleri üzerinde önceden eğitilmiş ResNet-101 omurgasının sınıflandırma başarısının (%75) aynı veri setiyle eğitilmiş ResNet-50 omurgasının sınıflandırma başarısından (%55) daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. ResNet-50 omurgası ile ise ImageNet veri seti üzerindeki sınıflandırma doğruluğu (%87) aynı veri setiyle eğitilmiş ResNet-101 omurgasının sınıflandırma doğruluğuna (%37) kıyasla daha yüksek elde edilmiştir. Modellerin tümör türlerindeki bölütleme başarısını gösteren kesişim (IoU) ortalamaları meninjiyom tümörü için %83, gliom tümörü için %58, hipofiz tümörü için %75 olarak bulunmuştur. Mask R-CNN mimarisinin sağlık sektöründeki sistemlere aktarılabilir olması uzmanların beyin tümörlerini erken teşhisine yardımcı olacaktır

    Duyusal beceriklilik ve farkındalığın ilişki doyumu ile ilişkisinin incelenmesi

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, üniversite öğrencilerinde duygusal becerikliliğin alt boyutları olan duygulara dikkat, duygularda berraklık ve duygularda iyileştirme ile farkındalığın ilişki doyumunun yordayıcısı olup olmadığının incelenmesidir. Araştırmada ayrıca öğrencilerin ilişki sayılarının ilişki doyumu ile ilişkisi de incelenmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkenini farkındalık ve duygulara dikkat, duygularda berraklık ve duygularda iyileştirme oluştururken bağımlı değişkeni ilişki doyumudur. Araştırma evrenini Akdeniz Üniversitesinde 2018-2019 eğitim öğretim yılında öğrenim gören üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile ulaşılan Eğitim Fakültesi, Fen Fakültesi, Edebiyat Fakültesi ve Mühendislik Fakültesi gönüllü öğrencilerden oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubunda, romantik ilişkisi olan 209 kadın, 116 erkek olmak üzere toplam 325 öğrenci yer almıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Bilinçli Farkındalık Ölçeği, Sürekli-Üst Duygu Ölçeği ve İlişki Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Veriler SPSS 20 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Regresyon analizi sonucunda farkındalık, duygulara dikkat ve duygularda berraklık değişkenlerinin ilişki doyumunu anlamlı şekilde yordarken duygularda iyileştirmenin ilişki doyumunu anlamlı şekilde yordamadığı bulunmuştur. Bu bulgulara göre katılımcıların farkındalık, duygulara dikkat ve duygularda berraklık puanları arttıkça ilişki doyumu puanlarının arttığı söylenebilir. Katılımcıların bugüne kadar yaşadıkları romantik ilişki sayısı ile ilişki doyumu arasında anlamlı bir fark olup olmadığını incelemek için yapılan Mann Whitney U Testi sonucunda ilişki doyumu puan sıra ortalamalarında ilişki sayısına göre anlamlı farka rastlanmıştır. Toplam ilişki sayısı 1-3 arasında olan katılımcıların 4 ve üzeri ilişki sayısına sahip olanlara göre ilişki doyumu daha yüksek bulunmuştur. Bu bulgular, farkındalık, duygulara dikkat, duygularda berraklık ve katılımcıların ilişki sayıları ile ilişki doyumunun ilişkisini gösterir niteliktedir

    KI67 Labeling in giomas with artifical intelligence

    No full text
    Kanserin evresinin belirlenmesi, tedaviler için en önemli etmenlerden biridir. Hücresel çoğalma indeksi, kanserin evresini belirleyen faktörlerden biridir. Bu nedenle hücresel proliferasyon indeksinin belirlenmesi tedavi için hayati öneme sahiptir. Patologlar, hücresel çoğalmayı belirlemek için KI67 nükleer proteinlerinin prognostik özelliğini kullanır. KI67 nükleer protein uygulandığında yüksek çoğalma hızına sahip hücreler kahverengimsi bir renge sahip olurlar. Bu hücrelerin miktarı, proliferasyon indeksinin hesaplanmasında kullanılır. Bu tez kapsamında hücrelerin KI67 pozitif ve negatif olarak etiketlenmesi için yapay zeka destekli görüntü işleme teknikleri kullanılmıştır. Bu çalışmada Faster R-CNN obje tanıma modeli kullanılmıştır. Faster R-CNN obje tanıma modelinin başarı oranları, kullanılan CNN modeline bağlıdır. Günümüzde Faster R-CNN obje tanıma algoritması için kullanılabilecek birden çok CNN modeli bulunmaktadır. Bu tez kapsamında ResNet50,ResNet18,VGG16,VGG19 CNN modelleri kullanılmıştır ve bu modellerin Faster R-CNN obje tanıma algoritmasına entegre edilerek KI67 hücre etiketlemedeki başarımları test edilmiştir. Derin öğrenme teknikleri ile obje tespiti veri setine de bağlıdır. Veri seti görüntüleri, eğitim sürecinden önce etiketlenmelidir. Bu tezde iki farklı görüntü etiketleme tekniği ile veri seti oluşturularak tam denetimli ve yarı denetimli öğrenme yöntemleri uygulanmıştır. Tam denetimli öğrenme yönteminde tüm görüntüler manuel olarak etiketlenmiştir. Yarı denetimli öğrenme yönteminde ise varolan obje tanıma modeli etiketlemede kullanılmıştır. Yarı denetimli öğrenme yöntemi Faster R-CNN obje tanıma algoritmasına entegre edilerek daha başarılı sonuçlar alınmıştır. Bu sayede en uygun şekilde KI67 nükleer eksprasyonu gösteren gliom hücrelerinin tanınması sağlanmıştır

    853

    full texts

    6,529

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Akdeniz Üniversitesi DSpace
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇