Türk-Alman University Institutional Repository
Not a member yet
    3665 research outputs found

    Trade Relations between Turkey and Germany from 1923 to 1939 according to the Turkish Archive Documents: War, Crisis and Agreements

    No full text
    Birinci Dünya Savaşı’nda müttefik olan Almanya ve Türkiye’nin ilişkileri savaşın neticesinde kesintiye uğrasa da, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasının akabinde iki ülke arasında dostluk ve ticaret anlaşmaları için müzakerelere başlanmıştır. Makalede Türkiye ve Almanya’nın 1923-1939 yılları arasında geliştirdiği ticari ilişkiler, savaş sonrası süreç, 1929 Büyük Buhranının etkileri, geçici (modüs vivendi) ve esas ticaret anlaşmaları, kliring sözleşmeleri ve Berlin Türk Ticaret Odası’nın faaliyetleri üzerinden incelenmiştir. Temel kaynaklar olarak Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi ve Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi’nden elde edilen belgelerin kullanıldığı çalışmada 1923-1939 yılları arasında Türkiye ve Almanya’nın ticari ilişkilerinin gelişimi arşiv belgeleriyle desteklenerek analiz edilmeye çalışılmıştır.Although the relations between Germany and Turkey were interrupted due to the results of the First World War, negotiations were started for friendship and trade agreements between these two war allies immediately after the establishment of the Turkish Republic. In this article, the trade relations between Turkey and Germany between 1923 and 1939 were examined by analyzing the post-war period, the Great Depression, temporary (modus vivendi) and main trade treaties, clearing agreements, and the Berlin Turkish Chamber of Commerce activities. This article analyses the development of commercial relations between Turkey and Germany between 1923 and 1939 by using the documents obtained from the Presidency of the Republic of Turkey Directorate of State Archives’ Republican Archives and the Ministry of Foreign Affairs Turkish Diplomatic Archives

    Serebral palsili hastalarda makine öğrenmesi kullanarak eklem açılarından yürüme kinetiğinin kestirilmesi

    No full text
    Joint moment and ground reaction force (GRF) during gait provide valuable information for clinical decision-making in patients with cerebral palsy (CP). Joint moments are calculated based on GRF using inverse dynamics models. Obtaining GRF from patients with CP is challenging. Typically developed (TD) individuals' joint moments and GRFs were predicted from joint angles using machine learning (ML), but no such study has been conducted on patients with CP. Accordingly, we aimed to predict the vertical GRF, dorsi plantar flexion, knee flexion-extension, hip flexion-extension, and hip adduction-abduction moments based on the trunk, pelvis, hip, knee, and ankle kinematics during gait in patients with CP and TD individuals using one-dimensional convolutional neural networks. The anonymized retrospective gait data of CP and TD subjects were used. The data were collected in the course of patient care over the last two decades in the Department of Orthopedics and Traumatology of Heidelberg University. For broadening the ML study, we trained specific ML models of ridge regression, random forest, multilayer neural network, k-nearest neighbour, long short term memory neural network algorithms by using manually extracted time domain features and automatically generated features of gait kinematics. Their performances were evaluated and compared using isolated test subject groups based on normalized root mean square error (nRMSE) and Pearson correlation coefficient (PCC). Joint moments were predicted with nRMSE between 18.02% and 13.58% for the CP and between 12.55% and 8.58% for the TD groups, whereas with PCC between 0.90 and 0.96 for the CP and between 0.96 and 0.99 for the TD groups. GRF was predicted with an nRMSE of 7.47% for TD subjects and 11.75% for CP subjects, while with a PCC score of 0.98 for the TD and 0.94 for the CP group. ML algorithms using time domain features and automatically generated features showed similar performance. ML-based joint moment prediction from kinematics could replace conventional moment calculation in CP patients in the future, but the current level of prediction errors restricts its use for clinical decision making today. Keywords: Machine Learning; Cerebral palsy; Gait; Ground reaction force; Joint momenSerebral palsili (SP) hastalarda yürüme sırasında eklem momentleri ve yer reaksiyon kuvveti (YTK), klinik karar verme sürecinde değerli bilgiler sağlar. Eklem momentleri, ters kinematik modeller kullanılarak YTK'ne dayalı olarak hesaplanır. SP'li hastalardan YTK elde etmek zorlu bir süreçtir. Sağlıklı bireylerde eklem momentleri ve YTK'leri, makine öğrenmesi (MÖ) kullanılarak eklem açılarından tahmin edilmiştir, ancak SP'li hastalar üzerinde böyle bir çalışma henüz yapılmamıştır. Bu nedenle, bu çalışmada SP'li hastalarda ve sağlıklı bireylerde yürüme sırasında gövde, pelvis, kalça, diz ve ayak bileği kinematiği temel alınarak dikey YTK, dorsi-plantar fleksiyon, diz fleksiyon-ekstansiyon, kalça fleksiyon-ekstansiyon ve kalça addüksiyon-abdüksiyon momentlerinin bir boyutlu konvolüsyonel sinir ağları kullanılarak tahmin edilmesi amaçlandı. SP ve sağlıklı deneklerin anonimleştirilmiş geriye dönük yürüme verileri kullanıldı. Veriler, Heidelberg Üniversitesi, Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü'nde son yirmi yıl içinde hastaların klinik çalışmaları sırasında toplanmıştır. MÖ çalışmasını genişletmek için, yürüme kinematiğinin zaman alanı özniteliklerinin manuel ve otomatik olarak çıkarılması yöntemleri kullanılarak ridge regresyon, rastgele karar ormanı, çok katmanlı sinir ağı, k-en yakın komşu, uzun-kısa süreli bellek sinir ağı algoritmalarının özelleştirilmiş MÖ modelleri eğitildi. Performansları, normalize edilmiş karesel ortalama hata (nKOH) ve Pearson korelasyon katsayısı (PCC) kullanılarak izole edilmiş test örneği gruplarında değerlendirildi ve karşılaştırıldı. Eklem momentleri, SP grubu için %18,02 ila %13,58 arasında nKOH ve sağlıklılar grubu için %12,55 ila %8,58 arasında nKOH ile tahmin edildi, SP grubu için 0,90 ila 0,96 arasında PCC ve sağlıklılar grubu için 0,96 ila 0,99 arasında PCC ile tahmin edildi. YTK, sağlıklı bireyler için %7,47 nKOH ve SP’li hastalar için %11,75 nKOH ile tahmin edildi, sağlıklılar grubu için 0,98 PCC ve SP grubu için 0,94 PCC ile tahmin edildi. Makine öğrenimi algoritmaları, manuel ve otomatik çıkarılmış öznitelikleri kullanarak benzer performans sergiledi. Makine öğrenimine dayalı eklem momenti tahmini, SP’li hastalarda geleneksel moment hesaplamanın yerine geçebilir, ancak mevcut düzeydeki tahmin hataları, klinik karar vermede bugün kullanımını sınırlamaktadır

    Vekil markası

    No full text
    In this thesis, the concept of registration of a trademark in the name of a commercial agent or representative without the consent or authorization of the trademark owner, which is called 'representative trademark', its scope, conditions, existing differences, and legal remedies that can be applied are examined in detail within the framework of relevant international conventions, the German law and Turkish law. In the first part of the study, the source of the subject matter of the agent trademark is examined within the scope of international conventions, and the conditions required for the application of the relevant provisions of the European Union Trademark Regulation are explained. In the second part, how the agent trademark is regulated in German Trademark Law, the scope and conditions of the provisions regarding the agency trademark, and how the relevant provisions will be applied are discussed in detail, and the differences with the regulations in international conventions are mentioned. In the third part, how the provisions on the agent trademark are regulated in Turkish law, how they differ from international regulations, and the issue of registration in bad faith are explained. In the fourth part, the issue of whether the agent or representative has the right to claim compensation when the legal relationship between the trademark owner and the agent or representative is terminated, which is frequently encountered in practice, is discussedBu tez çalışmasında, ‘vekil markası’ olarak adlandırılan marka sahibinin rızası veya izni olmaksızın markanın ticari vekil veya temsilci adına tescil ettirilmesi kavramı, kapsamı, şartları, mevcut farklılıkları başvurulabilecek hukuki yollar ilgili uluslararası sözleşmeler, Alman hukuku ve Türk hukuku çerçevesinde detaylı bir şekilde incelenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde vekil markası konusunun kaynağı, konu edildiği uluslararası sözleşmeler kapsamında incelenmiş ve Avrupa Birliği Marka Tüzüğü’nün ilgili hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan şartlar açıklanmıştır. İkinci bölümde vekil markasının Alman Marka Hukuku’nda nasıl düzenlendiği, vekil markasına ilişkin hükümlerin kapsamı, şartları ve ilgili hükümlerin nasıl uygulanacağı detaylı bir şekilde ele alınmış, uluslararası sözleşmelerdeki düzenlenmelerle farklarına değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise vekil markasına ilişkin hükümlerin Türk hukukunda ne şekilde düzenlendiği, uluslararası düzenlemelerden ve kötüniyetli tescil konusundan farkı açıklanmıştır. Dördüncü bölümde ise uygulamada sıklıkla karşılaşılan marka sahibi ve ticari vekil veya temsilci arasındaki hukuki ilişki sona erdiğinde ticari vekil veya temsilcinin denkleştirme talep etme hakkına sahip olup olamayacağı konusu tartışılmıştır

    Prophecy of victory against the Turks or propaganda: The writings of the German Humanist Sebastian Brant to instigate emperor maximilian I into war (1494-1501)

    No full text
    Sebastian Brant, one of the most important German humanists, encouraged Maximilian I to rehabilitate the Holy Roman German Empire, reform the Church and fight against the expansion of the French and Turks in his writings in Latin and German as well as in his numerous poems, which he distributed as illustrated pamphlets/ flyers. This article consists mainly of an evaluation of the texts of the German jurist and humanist Sebastian Brant against the Turks and Islam, in particular during the reign of the Habsburg Emperor Maximilian I, in terms of propaganda language and the conduct of campaigns against the Ottomans, taking into account the historical background. Among Brant’s publications dealing with the Turkish theme and corresponding to the period between 1494 and 1513, four that are sufficiently significant in terms of depicting the prevailing tone will be examined more closely: Das Narrenschiff (1494), De origine (1495), Thurcorum terror et potentia (1498), Von der Vereinigung der Könige und Anschlag an die Türken (1501). It is noteworthy that this publication interval actually coincided with the Bayezid II period, the years when the Ottomans were seen to have preferred to give more weight to Western policies, and that it found its place in the atmosphere brought about by the Peloponnesian campaigns. In other words, it can be stated that the atmosphere of this period was of great importance for the emergence of this literature in connection with the crusade endeavour under Maximilian I.Almanya’nın en önemli hümanistleri arasında yer alan Sebastian Brant, Latince ve Almanca kaleme aldığı yazılarında, ayrıca resimli broşür/el ilanı olarak dağıtılan çok sayıda şiirinde I. Maximilian’ı Kutsal Roma Alman İmparatorluğu’nu düzene sokmaya, kilisede reform yapmaya ve Fransızlar ile Türklerin yayılmasına karşı savaşmaya teşvik etmiştir. Bu makale esas itibarıyla Alman hukukçu ve hümanisti Sebastian Brant’ın özellikle Habsburg İmparatoru I. Maximilian döneminde Türkler ve İslâm aleyhine yazdığı metinlerin, tarihî arka planı gözeterek, propaganda dili ve Osmanlılara karşı sefer düzenlenmesi açısından değerlendirmesinden oluşmaktadır. Brant’ın Türk temasını işlediği ve 1494-1513 yılları arasına tekabül eden yayınları içerisinden -hâkim rengi göstermesi bakımından yeterli ölçüde fikir verici- dördü üzerinde durulmuştur: Das Narrenschiff (1494), De origine (1495), Thurcorum terror et potentia (1498), Von der Vereinigung der Könige und Anschlag an die Türken (1501). Bu yayın aralığının aslında II. Bayezid dönemine, Osmanlıların Batı politikalarına daha çok ağırlık vermeyi tercih ettiğinin görüldüğü yıllara rastlamış olması, özellikle Mora seferlerinin getirdiği hava içinde yerini bulması dikkat çekicidir. Bir başka ifadeyle dönemin atmosferinin, I. Maximilian dönemindeki Haçlı seferi çalışmaları bağlamı içinde olan bu literatürün ortaya çıkmasında büyük önem taşıdığı söylenebilir

    Weak field and slow motion limits in energy–momentum powered gravity

    No full text
    We explore the weak field and slow motion limits, Newtonian and Post-Newtonian limits, of the energy–momentum powered gravity (EMPG), viz., the energy–momentum squared gravity (EMSG) of the form f (Tµ?T µ? ) = ?(Tµ?T µ? ) ? with ? and ? being constants. We have shown that EMPG with ? ? 0 and general relativity (GR) are not distinguishable by local tests, say, the Solar System tests; as they lead to the same gravitational potential form, PPN parameters, and geodesics for the test particles. However, within the EMPG framework, Mast, the mass of an astrophysical object inferred from astronomical observations such as planetary orbits and deflection of light, corresponds to the effective mass Meff(?, ?, M) = M + Mempg(?, ?, M), M being the actual physical mass and Mempg being the modification due to EMPG. Accordingly, while in GR we simply have the relation Mast = M, in EMPG we have Mast = M + Mempg. Within the framework of EMPG, if there is information about the values of {?, ?} pair or M from other independent phenomena (from cosmological observations, structure of the astrophysical object, etc.), then in principle it is possible to infer not only Mast alone from astronomical observations, but M and Mempg separately. For a proper analysis within EMPG framework, it is necessary to describe the slow motion condition (also related to the Newtonian limit approximation) by |peff/?eff| ? 1 (where peff = p+pempg and ?eff = ? +?empg), whereas this condition leads to |p/?| ? 1 in GR

    BİR İÇTİHADI BİRLEŞTİRME KARARI IŞIĞINDA MERNİS ADRESİNE YAPILAN DOĞRUDAN TEBLİGAT (YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME BÜYÜK GENEL KURULU, E. 2019/2, K. 2020/3, T. 20.11.2020)

    No full text
    Yargılama işlemleri dâhil olmak üzere, kişilerin kendilerini ilgilendiren hukuki işlemlerden zamanında haberdar olarak yasal haklarını kullanabilmelerine imkân tanıyan tebligat, gördüğü bu işlev sayesinde hukukun önemli ve güncelliğini hiç yitirmeyen konuları arasında yerini almıştır. İçtihadı birleştirme kararları ise Yargıtay daireleri arasındaki görüş ayrılıklarına son vererek benzer konularda bağlayıcı nitelik taşımaları nedeniyle hukuk düzenin önemli kaynakları arasında yer alırlar. Çalışmamıza konu olan içtihadı birleştirme kararı, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi ve adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat çıkarılmasının yeterli olup olmadığı hususunda uygulamada yaşanan belirsizliğe (şimdilik) bir son vermiş gibi görünse de, verilen kararın halen tartışmaya açık pek çok yönü bulunmaktadır. Kurulun ancak üçüncü görüşmede oy çokluğu ile karar alabilmiş olması ve alınan karara karşı çoğu etraflıca yazılmış olmak üzere toplam beş adet muhalefet şerhinin bulunması da uyuşmazlık hakkında bir sonuca ulaşmanın hiç de kolay olmadığını göstermektedir

    Uluslararası hukuk açısından kısa bir analiz: Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'ya yönelik gerçekleştirdiği askeri müdahalesinin twitter üzerindeki yansımaları

    No full text
    Günümüz Sosyal medya platformları, küresel sorunların hızlı bir şekilde paylaşılmasına olanak sağlayan araçlardır. Bu araçların uluslararası hukuka, özellikle de insancıl hukuka aykırı olacak şekilde bir propaganda aracı olarak kullanıldığı gözlemlenmektedir. Rusya Federasyonu ile Ukrayna arasında silahlı çatışmaların sadece savaş alanlarında değil, sosyal medya platformlarında da kendisini hissettirdiği söylenebilir. Savaş alanlarından kaydedildiği iddia edilen görüntüler, canlı yayınlar ve hayatını kaybetmiş sivillerin görüntüleri bu süreç içerisinde sosyal medya platformlarında yer almıştır. Twitter kendi kurallarını geliştirirken ve uygularken, halka açık bilgi sunmayı önemsediğini ve bunu yaparken kişilerin güvenliğini korumaya odaklandığını ifade etmiş; özellikle 1949 tarihli Harb Esirleri Hakkında Tatbik Edilecek Muameleye Dair Cenevre Sözleşmesi’nin 13. maddesinin bu temelde ana kaynak olarak ele alındığını kamuoyuna bildirmiştir.1 İlgili uluslararası mevzuat uyarınca savaş esirlerine sağlanan hakların gereğinin yerine getirilmesi konusunda Rusya Federasyonu ile Ukrayna’nın yeterince özen göstermediği; devlet veya hükümet hesaplarından çok sayıda bu düzenlemelere aykırı olduğu iddia edilen içerik paylaşımı yapıldığı tespit edilmiştir.2 Buna rağmen bir özel hukuk tüzel kişisinin uluslararası mevzuata atıf yapmak suretiyle ilgili devletlere yaptırımlar uygulaması dikkate değer bir konudur. Bu kapsamda öncelikle seçilen örneklemin daha iyi anlaşılabilmesi adına Rusya Federasyonu ile Ukrayna’nın arasındaki ilişki kısaca ele alınacaktır. Sonrasında ise sırasıyla; uluslararası mevzuat ve örneklem özet bir şekilde ele alınarak günümüz açısından genel bir değerlendirme yapılacaktır

    The significance of renewable energy for financial sustainability: A time series analysis

    No full text
    Companies are increasingly considering the importance of sustainability in its environmental, economic, and social dimensions. To maintain an environmentally, economically, and socially sustainable world for future generations, companies need to integrate these concepts into their business strategies. Being aware of this issue, Turkish-German University (TGU) hosted a conference on “Sustainability in Business Management” in cooperation with Bielefeld University of Applied Sciences in Istanbul. The conference offered a platform for academicians as well as practitioners to discuss the current issues related to sustainability in the business environment from different perspectives. The academic papers presented at the conference constitute the chapters of this book

    A comprehensive database analysis of post-translational modifications with chemical and functional categories. A throughout PTM study of 2022 databases.

    No full text
    One of the most important mechanisms that directly affect protein diversity and function is post-translational modification, which has grown exponentially and now encompasses a vast quantity of data. In order to better understand the nature of Post Translational modifications, in this study we elaborated those modifications and classified them into different perspectives In order to base our investigations on high-confidence PTM occurrences, we confined our study to post-translational modifications that have been experimentally verified on humans, leaving out any annotated PTMs based solely on computation prediction. Utilizing chemical and functional details from external databases and literature, 170 distinct alterations from the neXtProt database were examined and identified. These modifications had a total occurrence of 187.220. A careful examination of the data at hand led to the identification of 47 types that contained all 170 modifications. It was revealed that every amino acid underwent at least one type of modification, with cysteine serving as the target of the most diverse modifications—28 in all. Another finding was that most modifications function by converting the target amino acid, while small chemical groups are the most frequent functional groups. The purpose of comprehensively classifying post-translational modifications is to provide an approach that may help understand the effects of these modifications on protein function. It's known that the physicochemical nature of these modifications exerts significant effects on function. However, there is a need to further deepen the current classifications

    İki kültürlü kimliğin oluşumu - Almanya'daki Türk kökenli öğrenciler üzerine bir araştırma

    Get PDF
    This master's thesis focuses on the impact of the elements of Positive Psychology and the influence of bicultural spaces and places on bicultural identity. Specifically, it examines the perception and consolidation of bicultural identity through a qualitative data analysis of interviews with bicultural German-Turkish students. The focus is on (i) identifying identity-influencing elements of Positive Psychology and (ii) determining the relevance of bicultural spaces and places in relation to identity perception and consolidation. This work shows that the elements of Positive Psychology, especially the use of one's strengths and resources, e.g. the mediator function between both cultures (bridging function), can be considered as an effective tool for a better awareness and consolidation of bicultural identity. Moreover, the importance and conducive effect of bicultural places and spaces on the well-being and identity negotiation of the interviewee bicultural students was also demonstrated. Consequently, these spaces could favor the consolidation process of bicultural identities.Bu yüksek lisans tezi, Pozitif Psikoloji unsurlarının ve iki kültürlü mekanların ve yerlerin iki kültürlü kimlik üzerindeki etkisini ele almaktadır. Spesifik olarak, iki kültürlü kimliğin algılanması ve pekiştirilmesi, iki kültürlü Alman-Türk öğrencilerle yapılan görüşmelerin nitel veri analizi yoluyla incelenmektedir. Çalışmanın odak noktası (i) Pozitif Psikolojinin kimliği etkileyen unsurlarının belirlenmesi ve (ii) iki kültürlü mekân ve yerlerin kimlik algısı ve pekiştirilmesi ile ilişkisinin tespit edilmesidir. Bu çalışma, Pozitif Psikoloji unsurlarının, özellikle de kişinin kendi güçlü yönlerini ve kaynaklarını kullanmasının, örneğin her iki kültür arasındaki arabuluculuk işlevinin (köprü işlevi), iki kültürlü kimliğin daha iyi algılanması ve pekiştirilmesi için etkili bir araç olarak görülebileceğini göstermektedir. Ayrıca, iki kültürlü mekanların ve alanların, görüşülen iki kültürlü öğrencilerin refahı ve kimlik müzakereleri üzerindeki önemi ve faydalı etkisi de ortaya konmuştur. Sonuç olarak, bu mekânlar iki kültürlü kimliklerin pekiştirilmesi sürecini destekleyebili

    565

    full texts

    3,665

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Türk-Alman University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇