International Journal of Instruction
Not a member yet
851 research outputs found
Sort by
Chinese Students’ Perceptions of ESL Teachers’ Instruction in Reading Strategies: A Mixed-Method Study on Skimming and Scanning
Bu çalışma, Çinli ortaöğretim öğrencilerinin İngilizce öğretmenlerinin okuma stratejileri eğitimi (özellikle skimming ve scanning) konusundaki algılarını incelemektedir. Karma yöntemli bir yaklaşım kullanılarak, veriler anket ve odak grup görüşmeleriyle toplanmıştır. Bulgular junior ve senior öğrencilerin skimming öğretimine yönelik benzer görüşlere sahip olduğunu, ancak scanning öğretiminde junior öğrencilerin öğretmenlerini daha olumlu değerlendirdiğini göstermektedir. Benzer şekilde, junior öğrenciler scanning konusunda kendilerini daha yetkin görürken, skimming konusunda iki grup arasında belirgin bir fark tespit edilmemiştir. Görüşmelerin tematik analizi, motivasyonel ve pedagojik farklılıkları doğrulamış ve özellikle senior öğrencilerde öğretimsel boşluklara işaret etmiştir. Çalışma, öğrencilerin gelişim düzeylerine göre farklılaştırılmış okuma stratejisi öğretiminin önemine dikkat çekmekte ve ESL müfredatında metodolojik iyileştirmeler önermektedir
Preschool Teachers and Digital Technologies: Evidence of a U-Shaped Experience Effect
Bu çalışma, Çek Cumhuriyeti'nden 535 okul öncesi öğretmeninin dijital teknolojilere (DT) karşı tutumlarını öğretmenlik deneyimine göre incelemektedir. Araştırma, öğretmenlerin DT'ye yaklaşımının doğrusal değil, U-şeklinde bir eğri izlediğini ortaya koymaktadır: mesleğe yeni başlayanlar yüksek düzeyde iyimserlik göstermekte, erken orta kariyer döneminde bu iyimserlik düşmekte, ancak 11–20 yıl arası deneyime sahip öğretmenlerde yeniden artmaktadır. En kıdemli öğretmenler DT'yi daha seçici şekilde benimserken geleneksel araçları tercih etmeye devam etmektedir. Çalışmada DT’ye yönelik tutumlar, ebeveyn katılımı, algılanan faydalar ve araç kullanımı açısından önemli farklılıklar gözlemlenmiştir. Bu bulgular, dijital teknolojilerin benimsenmesine ilişkin önceki modelleri yeniden düşünmeyi gerektirirken, meslektaş desteği ve yaşa özel mesleki gelişim yaklaşımlarının önemini vurgular. Çalışma, kariyer aşamasının DT benimsenmesinde belirleyici olduğunu göstermektedir
Revisiting the Competency-Based Paradigm in Primary Education: Unpacking the Spiral Curriculum Approach
Bu çalışma, İspanya'nın ilköğretim sisteminde yetkinlik-temelli öğretimin uygulamasını, ideolojik ve pedagojik bağlamda analiz etmektedir. Araştırma, Murcia Bölgesi'nde doğal bir nitel paradigmada yürütülen vaka çalışmasına dayanmaktadır. Veri toplama süreci, yarı yapılandırılmış öğretmen ve eğitim denetmenleriyle yapılan görüşmelerin yanı sıra doküman analizlerini içermektedir. Bulgular; anahtar yetkinliklerin tanımlanmasında epistemolojik belirsizlikleri, uygulamada davranışçı-ekonomik ve yapılandırmacı-hümanist yaklaşımlar arasındaki gerilimleri ortaya koymaktadır. Murcia Bölgesi’nde uygulanan aNota programı üzerinden standartlara dayalı planlama, değerlendirme ve öğretim uygulamalarının, pedagojik yansıma ve kapsayıcı uygulamalardan uzaklaştığı görülmektedir. Öğretmenlerin yetkinlik kavramına yüzeysel yaklaşımları, değerlendirme sisteminin teknokratik doğası ve farklı öğrenme gereksinimleri olan öğrencilerin dışlanma riskleri, yapıcı bir yetkinlik-temelli eğitim anlayışının önünde önemli engeller oluşturmaktadır. Çalışmanın bulguları, İspanya’da yetkinlik-temelli eğitimi başarıyla uygulamanın öğretim programlarının uyumlu olmasını sağlamaktan öte, epistemolojik ve pedagojik tutarlılığı güçlendirmeyi gerektirdiğini göstermektedir
The Effect of Peer Assessment on Students’ Confidence, Satisfaction, and the Transparency of the Evaluation Process
Bu çalışma, bağlantılı öğrenme ortamlarında açık akran değerlendirme rubriklerinin etkinliğini incelemektedir. Araştırma, 2022–2023 döneminde gerçekleştirilmiş ve 98 üniversite öğrencisi akran değerlendirme sürecine katılmıştır. Eylem araştırması tasarımı kullanılarak öğrencilerin güven düzeyleri, öğrenim memnuniyetleri ve değerlendirme sürecine ilişkin şeffaflık algıları değerlendirilmiştir. Bulgular, akran değerlendirme sürecinin öğrenci performansını arttırıcı etkilerini, katılım ve motivasyonu desteklediğini göstermektedir. Özellikle değerlendirmenin açık biçimde tasarlanması öğrencilerin özgüvenini ve içerik anlama düzeylerini artırmaktadır. Bununla birlikte, değerlendirme adaletine yönelik öğretmen müdahalesinin önemi de vurgulanmaktadır. Araştırma, daha adil ve üretken öğrenme ortamlarının oluşturulmasında şeffaf ve kapsayıcı değerlendirme uygulamalarının teşvik edilmesi gerektiği önerisiyle sonuçlanmaktadır
Linking Affective Variables to Willingness to Communicate among English Undergraduates in Three Contexts
Bu çalışma, Çinli İngilizce bölümü lisans öğrencilerinin iletişim kurma istekliliğini (WTC) etkileyen duygusal değişkenleri üç farklı bağlamda (sınıf içi, sınıf dışı ve dijital ortamlar) incelemektedir. 158 üniversite öğrencisine anket uygulanarak toplanan veriler korelasyon ve hiyerarşik regresyon analizleriyle değerlendirilmiştir. Beş duygusal değişken—özgüven, motivasyon, tutum, yabancı dil kaygısı ve L2 azmi—incelenmiştir. Bulgulara göre öğrenciler en yüksek WTC seviyesini dijital ortamlarda, en düşük seviyeyi ise sınıf dışında göstermektedir. Yabancı dil kaygısı yalnızca sınıf içinde WTC üzerinde negatif etkiye sahiptir. Özellikle motivasyon, özgüven ve L2 azmi, WTC'nin güçlü yordayıcıları olarak öne çıkmaktadır. Araştırma, MacIntyre'in WTC modelinin dijital ortamlarda da geçerli olduğunu göstererek hem kuramsal hem de pedagojik katkılar sağlamaktadır
Identifying English Speaking Needs Among Secondary School Students
This study investigates the English speaking proficiency and learning needs of Malaysian secondary school students. Utilizing a mixed-methods approach, the research gathers quantitative data from a self-assessment questionnaire completed by 90 Form 4 students and qualitative insights from semi-structured interviews with five English teachers in Kedah, Malaysia. Findings reveal that students feel confident in comprehension and pronunciation but struggle with appropriateness, grammar, vocabulary, and fluency. Teachers corroborate these weaknesses, noting challenges in constructing sentences, limited vocabulary, and inappropriate language use in formal settings. The study highlights the need for targeted instruction that integrates grammatical and vocabulary development while promoting pragmatic awareness. Recommendations include the use of communicative tasks, drama-based strategies, and technology-enhanced tools to address the identified deficiencies and support students in becoming competent English speakers
Navigating the Maze of Emotions: A Deep Dive into Teenage EFL Learners’ Sentiments Toward Oral Corrective Feedback
Bu çalışma, İranlı ergenlik çağındaki İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen öğrencilerin sözlü düzeltici geribildirime (OCF) yönelik tercihlerini ve duygusal tepkilerini, aynı cinsiyetten (SGC) ve karma cinsiyetli (MGC) sınıf ortamlarında incelemektedir. 211 öğrenciden toplanan veriler Wilcoxon testi ile analiz edilmiş ve hem kız hem de erkek öğrencilerin SGC ortamlarında OCF almayı daha çok tercih ettikleri ve kendilerini daha rahat hissettikleri görülmüştür. MGC ortamları ise özellikle kız öğrencilerde kaygı, utanç ve kafa karışıklığı gibi olumsuz duyguları tetiklemektedir. Bunun aksine, bazı erkek öğrenciler MGC ortamında daha fazla güven hissi bildirmiştir. Bulgular, öğretmenlerin geri bildirim verirken sınıf dinamikleri ve öğrencilerin duygusal durumlarını dikkate almaları gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, daha etkili ve duygusal olarak destekleyici bir dil öğrenme ortamı oluşturmak için öğretmenlerin OCF stratejilerini uygun şekilde uyarlamaları önerilmektedir
Students’ Perception of Group Work in Academic Writing
This descriptive quantitative study explores the perceptions of university students from Honduras and Mexico regarding group work in academic writing. Conducted through an eight-week Collaborative Online International Learning (COIL) experience, the research investigates students' views on the benefits and challenges of collaboration. Using a Likert-scale questionnaire, the study assesses factors such as participation equity, communication effectiveness, and logistical coordination. Findings indicate that students value group work for promoting idea exchange and independent learning, with 71.4% affirming its role in developing self-directed habits. However, issues like unequal work distribution (42.9%) and free-riding (reported often by 71.4%) are major concerns. The study concludes with recommendations including role clarification, peer evaluations, and training to enhance collaboration in cross-cultural online environments
Enhancing Teacher Quality with Switzerland Basel Teacher Continuing Education
This article discusses the pivotal role of continuing education in enhancing teacher quality in Basel, Switzerland. It emphasizes continuing education as a lifelong process aimed at improving teachers' pedagogical skills, self-confidence, and professional development. The article outlines various delivery formats of professional development, including formal structures such as workshops, courses, and seminars, as well as informal means like webinars and forums. Special attention is given to the work of the Pädagogisches Zentrum PZ.BS (Pedagogical Centre) which provides a range of educational programs supporting teacher and school leadership advancement. The piece also highlights the competencies targeted by the programs, such as pedagogical, leadership, and developmental skills, and mentions the online course offerings and their accessibility. The article positions these initiatives as vital to maintaining quality assurance and the ongoing professionalization of teaching staff in the Basel education system
Teachers’ Technology Integration Practices in EFL Context: Tension Between Teachers’ Pedagogical Beliefs and Classroom Practices
Bu çalışma, Kuveyt'teki EFL öğretmenlerinin pedagojik inançları ile sınıf içi teknoloji entegrasyonu uygulamaları arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Üç devlet okulunda görev yapan İngilizce öğretmenlerinin inançları yarı yapılandırılmış görüşmelerle, uygulamaları ise sınıf gözlemleriyle analiz edilmiştir. Bulgular, öğretmenlerin söylem düzeyinde yapıcı yaklaşımları desteklemelerine rağmen, teknoloji kullanımında davranışçı, öğretmen merkezli bir yaklaşımı benimsediklerini ortaya koymuştur. Teknoloji genellikle içerik sunumu, tekrar ve yapılandırılmış alıştırmalar için kullanılmakta; öğrencilerin özerkliği ve etkileşimi desteklenmemektedir. Bazı öğretmenlerin yapıcı öğrenme inançlarına rağmen, uygulamalarında bu inançların yansımasının olmadığı görülmüştür. Bu durum, pedagojik inançlar ile sınıf pratikleri arasında yapısal ve eğitsel engeller nedeniyle oluşan bir kopukluğu işaret etmektedir