Trakya University

Trakya University Academic Open Access System
Not a member yet
    27605 research outputs found

    The effect of artificial intelligence-supported visual content on digital transformation: The case of Edirne high school students

    No full text
    Bu araştırma yapay zekâ destekli görsel içeriklerin dijital dönüşüm üzerindeki etkilerini lise öğrencileri özelinde incelemeyi hedeflemektedir. Araştırmada Edirne ilinde yaşayan lise öğrencilerinin yapay zekâya yönelik farkındalık, bilgi, tutum ve kaygı düzeylerinin dijital dönüşüm sürecinde nasıl bir rol oynadığına odaklanılacaktır. Dijital dönüşüm günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte eğitim alanında da kendini göstermekte ve yapay zekâ tabanlı görsel içeriklerin eğitim süreçlerine entegrasyonu giderek artmaktadır. Bu bağlamda öğrencilerin yapay zekâya yönelik algılarının anlaşılması eğitimde dijitalleşmenin etkin bir şekilde gerçekleştirilmesi için önemli bir adım niteliğindedir. Bu çalışmada Süleymanoğulları, Özdemir ve Tekin (2024) tarafından geliştirilen ve geçerliliği ve güvenirliği sağlanmış olan "Yapay Zekâ Ölçeği" kullanılacaktır. Ölçek, öğrencilerin yapay zekâ ile ilgili bilgi, farkındalık, tutum ve kaygı düzeylerini değerlendirmeyi amaçlamakta olup, etkileşim, yaygın etki ve kaygı olarak üç ana faktöre dayalı olarak oluşturulmuştur. Elde edilen veriler öğrencilerin dijital dönüşüm sürecinde yapay zekâ destekli görsel içeriklerle etkileşimlerinin nasıl bir etkisi olduğunu anlamamızı sağlayacaktır. Çalışmanın yapay zekâ ve dijital dönüşüm konularında lise düzeyinde yapılmış olan araştırmaların sınırlı olması nedeniyle literatüre katkısı önemli düzeydedir. Ek olarak, yapay zekâ tabanlı içeriklerin eğitim süreçlerinde nasıl algılandığını ve bu algıların eğitim teknolojilerinin etkin kullanımına nasıl yansıyabileceğini ortaya koyarak eğitimciler ve politika yapıcılar için değerli bilgiler sunacaktır. Bu bağlamda araştırma sonucunda elde edilen bulguların eğitimde dijital dönüşüm stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlaması beklenmektedir. Bu çalışma Trakya Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimi tarafından 2024/235 numaralı proje kapsamında finanse edilmiştir.This research aims

    Political activities of emigrated Azerbaijani intellectuals in the Soviet Union era

    No full text
    1918 yılında kurulmuş olan Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti'nin Sovyetler Birliği Kızıl Ordusu tarafından 1920 senesinde işgal edilmesi neticesinde, hürriyet ve bağımsızlık sevdalısı birçok Azerbaycan Türkü vatanlarını terk etmek zorunda kalmıştır. Kendi ülkelerinde edebi, siyasi ve içtimai faaliyetlerini devam ettiremeyeceğini fark eden bazı siyasi kişiler, yazarlar ve alimler Sovyet ideolojisinin baskı temelli yönetimini kabul etmemiş, verdikleri mücadeleleri içinde bulundukları olumsuz şartlar nedeniyle yurtdışında devam ettirmeye çalışmışlardır. Azerbaycan'ın Ruslar tarafından 27 Nisan 1920 senesinde işgal edilmesinden sonra, başka ülkelere muhacerette bulunan bu aydınlar, Azerbaycan muhaceretinde yeni ve farklı bir döneme girmişlerdir. Bahsi geçen bu dönemde AHC kurucusu ve başkanı olan Mehmet Emin Resulzade, ülkenin önde gelen aydınlarını, Azerbaycan'ın hürriyeti uğruna mücadele için yurtdışındaki destek görebildikleri ülkelerde örgütleme yolunu seçmiştir. Azerbaycan muhaceret döneminde bu insanlara kucak açan, mücadelelerini destekleyen ve mücadelelerinde büyük pay sahibi olan ülke Türkiye olmuştur. Azerbaycan aydınları 1930'lu yıllarda Türkiye'de sürekli bir şekilde dergiler çıkararak muhacerette bulunmuşlar, bu ülkede yakaladıkları olumlu ortamı olabildiğince verimli bir şekilde kullanmışlardır. Resulzade tarafından 1923 tarihinde İstanbul'da çıkarılan "Yeni Kafkasya" mecmuası ile beraber başlayan Azerbaycan siyasi muhaceret yayınları, Resulzade önderliğinde İstanbul'da yayınlanan "Azeri Türk" ve "Odlu Yurt" dergileri ile faaliyet göstermeye devam etmiştir. Ancak bir süre sonra Sovyetlerin Türkiye'ye uyguladığı baskılar sonucu bu aydınlar Türkiye'yi terk etmek zorunda kalsa da Türkiye'ye olan bağlılıkları devam etmiştir. Bahsi geçen Azerbaycanlı aydınların en ileri gelenleri Ali Bey Hüseyinzade ve Mehmet Emin Resulzade olarak bilinmektedir. Azerbaycanlı aydınlar II. Dünya Savaşı'ndan sonra Ankara'da da teşkilatlanmış ve milli mücadelelerini fikri temelde devam ettirmişlerdir.The occupation of the Azerbaijan Demo

    Seasonal dynamics of potentially toxic and essential elements in water of rivers feeding the Çanakkale Strait: a strategic gateway to the Aegean Sea

    No full text
    This study investigated inorganic contamination and associated ecotoxicological, irrigational and health risks in eight fluvial habitats discharging into the & Ccedil;anakkale Strait (& Ccedil;S), analysing twelve potentially toxic (PTEs) and essential (EEs) elements in seasonal surface water samples (2021-2022). Comprehensive water quality (WQI, HPI, NPI, CD, ERI), irrigational suitability (SAR, Na%, MH, KR), and non-carcinogenic/carcinogenic health threats were assessed. Furthermore, multivariate statistical techniques (PCI, PCA, and CA) enabled the identification of probable pollution sources and the classification of potamics. Spatially, Biga Peninsula (BP) streams had higher levels of PTEs, while Gelibolu Peninsula (GP) streams had more EEs. Temporally, dry season concentrations were generally higher. Ecotoxicological and irrigational indices mostly indicated acceptable to moderate contaminated conditions. However, arsenic exposure at Kepez, Hamaml & imath;k and K & uuml;& ccedil;& uuml;k Menderes streams poses both non-carcinogenic and carcinogenic health risks, with CR values far exceeding the safety threshold. PCA identified three distinct pollution sources-geological, industrial, and agricultural-explaining over 81% of the total variance in water quality parameters. CA categorized the region into high, moderate, and low contamination zones, underscoring spatial heterogeneity in water quality.Trakya University; [2022/168]The present investigation was generously funded by Trakya University under grant number 2022/168

    Different Colours of the same culture: effects of father support programs on father involvement

    No full text
    The aim of the study is to analyze the cross-cultural comparison of fathers' involvement who participated and did not participate in father support programs. To reach that aim, the father's participation in self-care and daily life issues, participation in leisure-time activities, participation in school-related issues, discipline, and parental relationships were investigated. The sample consisted of totally 20 fathers (10 Azerbaijani and 10 Turkish fathers), providing a balanced representation from both cultural backgrounds. Ten fathers (5 fathers from Turkey and 5 fathers from Azerbaijan) had actively attended the programs, while the remaining ten fathers had not participated in any formal father support programs. Data of the study were collected from fathers through an online form via considering voluntary and easy accessibility principles. The study contributes to comprehending the impact of father support programs on fathers' involvement and highlights cultural differences in fathering practices. The findings of the study were discussed considering the relevant literature and suggestions were offered

    Investigation of 8-week Life Kinetik training effects on reaction time and agility in 6-10 year old girls

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, 8 haftalık Life Kinetik antrenman programının, standart spor antrenmanlarına ek olarak uygulandığında, 6-10 yaş kız çocuklarının reaksiyon süresi ve çeviklik performansları üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desende yürütülmüştür. Cimnastik ve hentbol branşlarına devam eden 6-10 yaş arası 24 kız çocuğu, rastgele olarak deney (n=12) ve kontrol (n=12) gruplarına ayrılmıştır. Deney grubu, 8 hafta boyunca haftada 3 gün standart antrenmanlarına ek olarak Life Kinetik antrenmanları yaparken, kontrol grubu sadece standart antrenmanlarına devam etmiştir. Katılımcıların reaksiyon süresi Ruler Drop (Cetvel Düşürme) testi ile, çeviklik performansı ise T-testi ile ön test ve son test olarak ölçülmüştür. Veriler SPSS programı ile analiz edilmiş, gruplar arası ve grup içi karşılaştırmalar için uygun istatistiksel testler (t-Testi, Mann-Whitney U, Wilcoxon) kullanılmıştır (p<0.05). Başlangıçta gruplar arasında reaksiyon süresi ve çeviklik açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. 8 haftalık müdahale sonunda, deney grubunun reaksiyon süresinde istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme (azalma) tespit edilirken (p=0.005), kontrol grubunda anlamlı bir değişiklik olmamıştır (p=0.786). Son test karşılaştırmasında, deney grubunun reaksiyon süresi kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha iyi bulunmuştur (p=0.011). Çeviklik performansında ise hem deney (p=0.001) hem de kontrol grubunda (p=0.002) anlamlı iyileşmeler gözlenmiştir. Ancak, son testte iki grup arasında çeviklik performansı açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0.958). Sonuç olarak, 8 haftalık Life Kinetik antrenmanları, 6-10 yaş kız çocuklarında reaksiyon süresini geliştirmede standart antrenmanlara kıyasla ek bir fayda sağlamıştır. Bu durum, Life Kinetik'in bilişsel-motor entegrasyon yoluyla nöral işlemleme hızını artırma potansiyelini desteklemektedir. Ancak, T-testi ile ölçülen çeviklik performansı üzerinde Life Kinetik'in ek bir etkisi gözlenmemiştir; her iki grup da benzer düzeyde gelişim göstermiştir. Bu, standart cimnastik ve hentbol antrenmanlarının bu yaş grubunda çevikliğin fiziksel bileşenlerini zaten yeterince uyarıyor olabileceğini veya Life Kinetik'in çeviklik üzerindeki etkilerinin ortaya çıkması için daha uzun süreye ihtiyaç duyulabileceğini düşündürmektedir. Bulgular, çocuk antrenman programlarında hedeflenen beceriye özgü (bilişsel ağırlıklı veya fiziksel ağırlıklı) metodolojilerin seçilmesinin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: life kinetik, orta çocukluk dönemi, reaksiyon süresi, çeviklikThe aim of

    In Patients with Metastatic Pancreas Cancers, Evaluation of the Relationship Between Neutrophil Lymphocide Ratio, Trombocyte Index, Systemic Immune-inflamation Index and Clinical, Pathologic and Prognostic Factors

    No full text
    Objectives: In this study, we aimed to determine whether integrated markers that better reflect local immune re- sponse and systemic inflammation and based on clinically available peripheral neutrophil, lymphocyte and platelet counts are associated with treatment response and survival in pancreatic cancers. Methods: We retrospectively evaluated the clinical, pathological and prognostic features of 75 patients who were diag- nosed with metastatic pancreatic adenocarcinoma and who treated between January 1, 2012 and September 1, 2019 at Trakya University Medical Faculty, Medical Oncology Department. Since systemic inflammation markers did not have agreed threshold values in the literature, we determined the median values to be used as threshold values in our study. Results: In our study; We found that the overall survival was longer in patients with lower than NLR median value (<3) (p=0.001). We determined that the high platelet count (?235.10³) was related to longer progression-free sur - vival (p=0.02) and similarly, higher PCT (?0.22) was related to longer progression-free survival (p=0.01). We found that the overall survival of patients with an ECOG score of 0-1 was longer than that of patients with an ECOG score of 2 (p=0.003). We determined that the overall survival in patients with the first series of disease control was longer than those without disease control (p=0.002). Conclusion: Our study showed that NLR may be an independent marker predicting overall survival in patients with metastatic pancreatic cancer, and progression-free survival is associated with platelet count and PCT

    Bilateral metatarsal stress fractures mimicking a flare in an obese patient with rheumatoid arthritis

    No full text
    [Abtsract Not Available

    Anxiety disorders in children with non-cardiac chest pain: Is routine screening needed in pediatric clinics?

    No full text
    Background: The present study aimed to determine anxiety disorders and other psychopathologies in children and adolescents with non-cardiac chest pain. Methods: A total of 115 patients (between 8 and 16 years of age), including 61 cases of non-cardiac chest pain referred from the Pediatric Cardiology Outpatient Clinic and 54 healthy volunteers, were included in the study. Results: The majority of patients with chest pain were girls (82%, p = 0.001). The pain was predominantly localized to the left chest (73.8%), occurred both on exertion and at rest (59%), was not radiating (80.3%), lasted 1-5 min (37.7%), and had been present for more than a year. Psychiatric disorders were found in 39.3% of the chest pain group (p < 0.001). Generalized anxiety disorder (GAD) was the most common diagnosis (19.7%), followed by Attention-deficit/hyperactivity disorder (ADHD) (8.2%). Social anxiety disorder (SAD) (5.6%) and GAD (3.7%) were more common in the control group. The prevalence of GAD was significantly different between groups (p = 0.009). Screen for child anxiety-related disorders (SCARED) (p < 0.001) and Children's Somatization Inventory-24 (CSI-24) (p < 0.001) scores were significantly higher in the chest pain group. The SCARED total score was higher in girls (p = 0.011), and the subscale scores were higher for GAD in adolescents (p = 0.019) and separation anxiety in children (p = 0.043). Conclusion: We believe that it would be beneficial to perform screenings using scales in outpatient clinics with a high number of patients presenting with chest pain and to refer them for psychiatric evaluation to prevent unnecessary medical diagnostic procedures in children who describe unexplained chest pain and to prevent the potential for mental disorder diagnoses in children

    The effect of the reflection method used in spiritual care education on the perception of spiritual care and spiritual well-being among nursing students in Turkey: A randomized controlled trial

    No full text
    Purpose and background: Reflection is a modern and innovative teaching approach. It is an effective method to increase the spiritual well-being of nursing students, improve their perception of spiritual care, teach the spiritual aspects of nursing and develop their knowledge, skills and attitudes. The aim of this study is to evaluate the spiritual care perceptions and spiritual well-being of undergraduate nursing students in T & uuml;rkiye and to evaluate whether the use of reflective teaching method in spiritual care increases spiritual care perception and spiritual well-being. Methods: This study was a randomized controlled trial conducted with 63 nursing students. They were assigned to an intervention group (n = 31) and a control group (n = 32). The intervention group received training in spiritual care and a reflection application, while the control group received no intervention. Data were collected as a result of pre-test, intervention and post-test. Personal Information Form, Spiritual Well-Being Scale, Spirituality and Spiritual Care Rating Scale and Form for Evaluating Students' Perceptions of Reflection Method were used to collect the data. Data were analyzed using descriptive and comparative statistical methods. Results: In the intervention group, the total score of the Spiritual Well-being Scale increased after the training, and the increase in the total score of the Spiritual Care Rating Scale after the training was statistically significant (p < 0.05). In addition, the Spiritual Care Rating Scale's posttest was found to be statistically significant between groups (p < 0.05). Conclusions: Training nursing students in spiritual care using the reflection method has an impact on their spiritual well-being and perception of spiritual care. The reflection method is an effective method for spiritual care education

    Çağatay Türkçesindeki Mental Fiillerde ‘Çok Katmanlılık’: Ali Şir Nevâyî Örneği

    No full text
    İslami Orta Asya Türk Dili’nin üçüncü evresi olarak kabul edilen ve yaklaşık beş yüz yıl tek yazı dili olarak kullanılmış olan Çağatay Türkçesi, hem dağılmış hâlde bulunan Türk lehçelerini birleştirmiş hem de 20.yüzyıl başında modern yazı dillerinin ortaya çıkışına kadar devam etmiş bir yazı dilidir. Saray mensuplarının ve yüksek zümrelerin Farsçayı çok iyi bilmelerine ve Farsçayı çok iyi kullanan şair ve yazarların yetişmesine rağmen Hüseyin Baykara ile Ali Şir Nevâyî devrinde herkes Türk dilinden bahseder olmuş, Farsça hayranlarına karşı Türkçe savunulur hâle gelmiştir. Özellikle Ali Şir Nevâyî ile bu dönem, Çağatay edebiyatının sanat ve millî ruh bakımından en yüksek dereceye ulaştığı dönem olmuş ve Çağatay edebiyatı bu dönemde klasik bir hâl almıştır. Yaklaşık olarak geçtiğimiz elli yıldan beri fiil sınıflandırmalarında yeni bir kategori olarak mental fiillerle karşılaşılmaktadır. Mental fiiller, zihindeki bazı süreçler neticesinde oluşan fiillerdir ve ‘fiil hareketinin gerçekleştiği yer’in esas alınmasıyla birlikte çalışmalarda görülmeye başlamıştır. Bahsi geçen ve zihinde gelişen süreçlerden algılama, düşünme, karar verme, hatırlama, duygusal tepkiler vermeyi dilde ifade etmekle görevlidirler. Çok katmanlılık, bir fiilin farklı anlam değişkelerinde birbirinden ayrı mental sürece Dâhil olmasını veya fiilin aynı anlam dairesi içerisinde birden fazla mental sınıfa girmesini ifade eder. ‘Çağatay Türkçesinde Mental Fiiller: Ali Şir Nevâyî Örneği’ isimli doktora tezinden elde edilmiş olan bu çalışmada, tespit edilen mental fiiller çok katmanlılık açısından incelenecektir. Çok katmanlılık aynı zamanda anlambilimin konusu olduğundan anlam geçişleri dikkate alınacaktır

    0

    full texts

    27,605

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Trakya University Academic Open Access System
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇