27605 research outputs found
Sort by
Evaluation of the knowledge level on contraceptive methods among final-year medical students at Trakya University Faculty of Medicine
Çalışmamızın amacı, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıf öğrencilerinin kontraseptif yöntemler konusundaki bilgi düzeyinin belirlenmesi ve aynı zamanda bu konu hakkındaki farkındalıklarının arttırılmasıdır. Çalışmamız tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir çalışmadır. Çalışmanın örneklemini, Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi son sınıfında öğrenim gören 230 öğrenci oluşturmuştur. Veriler, 18 soruluk sosyodemografik özellikler, doğal korunma yöntemleri ve kombine oral kontraseptif (KOK) kontrendikasyonlarını içeren sorular ile 25 çoktan seçmeli maddeden oluşan Kontraseptif Bilgi Değerlendirme Ölçeği'ni kapsayan bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Çalışmamızda yer alan katılımcıların yaş ortalaması 24,2±1,3 yıl olarak saptanmıştır. Katılımcıların %55,2'si kadın, %48,2'si erkektir. Katılımcıların %42,2'si cinsel olarak aktiftir. Cinsel aktif bireyler arasında en sık tercih edilen korunma yöntemi %78,4 oranı ile kondom olurken, bunu sırasıyla %9,3 ile OKS ve %5,2 ile geri çekme yöntemi takip etmektedir. Katılımcıların Kontraseptif Bilgi Değerlendirme Ölçeği'nden aldığı ortalama puan 14'tür. Kadınların erkeklere kıyasla ölçek ortalama puanı anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Yeterli bilgiye sahip olduklarını düşünenlerin ortalama puanı, düşünmeyenlere kıyasla anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Son 3 ayda etkili kontraseptif yöntem kullananların ortalama puanı, kullanmayanlara kıyasla anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Çocuk sahibi olma korkusu olanların ortalama puanı, bu korkuya sahip olmayanlara göre anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Sonuç olarak, tıp fakültesi son sınıf öğrencilerinin kontraseptif yöntemler konusunda yeterli bilgi düzeyine ve farkındalığa sahip olmaları hem bireysel sağlık kararları hem de toplum düzeyinde etkili danışmanlık yapabilmeleri açısından büyük önem taşımaktadır. Bu süreçte Aile Hekimliği rotasyonları, öğrencilerin bilgi düzeylerini anlamlı biçimde artırmakta ve klinik pratiğe hazırlanmalarını desteklemektedir. Mezuniyet sonrası birinci basamakta hizmet verecek olan hekimlerin bu bilgi ve farkındalıkla donatılması, kontrasepsiyon konusunda toplumun bilinçlendirilmesine de doğrudan katkı sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: kontrasepsiyon, bilgi düzeyi, tıp öğrencileri, Aile Hekimliği, farkındalıkThe aim of our study is to det
Post-Earthquake Challenges in the Management of Haemophilia Patients: A Situation Assessment
[Abtsract Not Available
A retrospective analysis of dental treatments performed under general anesthesia in children at Trakya University Faculty of Dentistry
"Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde Çocuklarda Genel Anestezi Altında Yapılan Diş Tedavilerinin Retrospektif Analizi", Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı, Uzmanlık Tezi, Edirne, 2025. Amaç: Çalışmanın amacı; Trakya Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı'nda genel anestezi altında diş tedavileri gerçekleştirilen çocuk hastaların demografik ve dental verilerinin karşılaştırılması ve dental tedavilerin her açıdan etkili bir şekilde gerçekleştirilmesi için önerilerde bulunmaktır. Gereç ve Yöntemler: 2017-2024 yılları arasında Trakya Üniversitesi Çocuk Diş Hekimliği bölümünde tedavi görmüş 2-14 yaş aralığında 249 çocuk hasta dahil edildi. Hastaların sistemik hastalık durumu ve demografik özellikleri epikriz dosyalarından; uygulanan dental işlemler Metasoft sisteminden elde edilerek değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 27.0 programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 249 hastanın %66,3'ü erkek; %33,7'si kız çocuklarından oluşmaktadır. Çocukların %43,8'i 0-5 yaş aralığında; %45'i 6-9 yaş aralığında; %11,2'si 10 yaş ve üzeri yaş grubundadır. Çalışmaya dahil edilen çocukların %51'inde en az bir sistemik hastalık bulunduğu; bu hastaların da %22,4' ünü otizm spektrum bozukluğunun oluşturduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sistemik hastalığı bulunan ve genel anestezi altında tedavi edilen çocukların yaş ortalaması daha yüksek bulunmuştur. Çürük skorları incelendiğinde, sağlıklı grupta dmf-t skoru 10,92; DMF-T skoru 1,24 iken; sistemik hastalığın bulunduğu grupta dmf-t 9,33; DMF-T skoru ise 2,53 olarak tespit edilmiştir. Bütün hastalar için ortalama çekim sayısı 4,55; restorasyon sayısı 5,70; amputasyon tedavisi 0,96; kanal tedavisi 0,82 ve fissür örtücü 1,24 olarak bulunmuştur. Daimi dişte restoratif tedavi ve fissür örtücü uygulaması sistemik hastalığı bulunan grupta daha yüksek görülmüştür. Kanal tedavisi ise sağlıklı grupta daha fazla uygulanmıştır. Özellikle süt birinci molarlarda pulpal tedaviye oranla çekim daha fazla tercih edilmiştir. Daimi dişlere en fazla uygulanan tedavi ise restoratif tedavi olmuştur. Sonuç: Kapsamlı dental tedaviye ihtiyaç duyan çocuklarda diş tedavileri için genel anestezi kullanılmaktadır. Genel anestezi sayesinde tedaviler yüksek kalitede ve kısa sürede gerçekleştirilebilir ancak genel anestezi maliyeti yüksek ve komplikasyon riski bulunan bir tedavi şeklidir. Bu nedenle genel anestezi kararı alınırken ve dental tedaviler planlanırken hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve dental durumu özenle değerlendirilmelidir."A Retrospective Analys
Türkiye Arke ve Bakterileri Listesi’ne İlaveler: Üçüncü Güncelleme
Türkiye’den kaydı verilen arke ve bakterilerin tümünü kontrol listesi halinde içeren ve bakteriyoloji alanında çalışan bilim insanları için bir kaynak niteliğinde olan “Türkiye Arke ve Bakterileri Listesi” kitabı 2021 yılında yayınlanmıştır. Kitabın yayınlanmasından sonraki dönemde verilen yeni kayıtlar ise ilave makaleler halinde verilmeye devam edilmiştir. Yayınlanan kitap ve mevcut makale de dahil olmak üzere yapılan ilave çalışmalarda, Türkiye’den kaydı verilen tüm arke ve bakterilerin filum, familya, cins, tür ve alttür listesi yer almakta ve rapor edilen taksonlara eşsiz Türkçe bilimsel isimler de verilmektedir. Bu çalışmada da, ikinci ilave makalemiz sonrasında Türkiye’den verilen yeni bakteri kayıtları sunulmuştur. Verilen tüm kayıtlar, Bacteria ailemine ait olup, 2021 yılındaki eserden sonra yapılan ilave çalışmaların hiçbirinde Arke-alemine ait yeni kayıt tespit edilememiştir. Bu çalışma için yapılan literatür taramalarında Türkiye için yeni bölüm kaydına rastlanmazken; 1 familya, 11 cins, 151 tür ve 3 alttür kaydı verilmiştir. Toplamda bugüne kadar yapılan çalışmalar ile Türkiye’den kaydı verilen takson sayısı ise 2769’a ulaşmıştır. Ayrıca bu yeni kayıt taksonlara yeni ve eşsiz Türkçe bilimsel isimler de verilmiştir. Böylece, bu ilave makalelerle eşsiz Türkçe isimlere sahip takson sayısı arttırılmıştır
Impact of minimally invasive surgical therapies on sexual function in benign prostatic hyperplasia: a systematic review
INTRODUCTION: Technological advancements in minimally invasive surgical therapies(MIST) have altered the management of benign prostatic hyperplasia (BPH), offering reduced morbidity and better preservation of sexual functions compared to traditional surgical methods. The study aimed to systematically evaluate the effects of MISTs on erectile and ejaculatory functions in patients with BPH. EVIDENCE ACQUISITION: A systematic literature search was performed in Medline(PubMed), Embase (Ovid), and Cochrane Library (up to December 2024) following PRISMA guidelines (PROSPEROCRD42024541279). Retrospective and prospective studies were included, focusing on changes in the International Index of Erectile Function (IIEF-5) and the Male Sexual Health Questionnaire-Ejaculatory Dysfunction (MSHQ-EjD; Function and/or Bother) scales, alongside the incidence of erectile (ED) and ejaculatory dysfunction (EjD) following MISTs. EVIDENCE SYNTHESIS: Out of 743 studies, 79 met the inclusion criteria. EjD was reported for water vapor thermal therapy (WVTT) as 3.2% and 10.8% at 6-and 12-month follow-ups, respectively. For Aquablation, the rates were 15% at 6 months, 7% at 5 years, and at 3 years, 9.7% in younger and 12% in older patients. For Prostatic Artery Embolization(PAE), EjD was reported as 13.3% at 1 year and 56% at 2 years. ED rates were 6.8% at 10 years for Trans-urethral Needle Ablation(TUNA) and 1% at 5 years for transurethral microwave therapy (TUMT). Erectile function was largely preserved except for radiology-based techniques. CONCLUSIONS: This review underscores the superiority of MISTs in preserving erectile and ejaculatory functions compared to conventional treatments, particularly with PUL, Temporarily implantable nitinol device (iTIND), and the optilume BPH catheter system. While ED is largely preserved except for radiology-based techniques, EjD remains a potential risk
Examination of the Relationship Between Sensory Processing Skills, Kinesiophobia and Fear of Falling in Older Adults with Hypertension and Normotension
ObjectivesThe aim of the study was to investigate fear of falling, kinesiophobia, and sensory processing in older adults with hypertension and normotension. MethodsOlder adults, 62 with hypertension and 62 with normotension, aged 65-84 years were included in the study. The assessment of fear of falling was conducted using the Tinetti Falls Efficacy Scale, kinesiophobia was evaluated with the Tampa Kinesiophobia Scale, and sensory processing skills were analyzed with the Adolescent/Adult Sensory Profile. ResultsSignificant differences were found between the groups in terms of vestibular processing, visual processing and activity level, fear of falling and kinesiophobia (p < .05). No significant differences were found between the groups with respect to taste/smell, tactile, and auditory processing skills. The findings revealed that older adults with hypertension exhibited diminished vestibular and visual processing abilities, reduced activity levels, and heightened concerns about falling and a tendency to experience kinesiophobia. Fear of falling and kinesiophobia were found to increase with decreasing vestibular processing skills and activity levels in both groups (p < .05). Regression analysis revealed that age, kinesiophobia, vestibular processing, and activity levels were significant determinants of fear of falling (p < .05). ConclusionIt is recommended that older adults with hypertension be assessed in terms of sensory, functional, and mental health, with the objective of planning appropriate intervention approaches. [GRAPHICS] .The authors thank all the older adult who participated in the study
Linear and uniformly continuous surjections between Cp-spaces over metrizable spaces
For any Tychonoff space X let D(X) be either the set C(X) of all continuous functions on X or the set C*(X) of all bounded continuous functions on X. When D(X) is endowed with the pointwise convergence topology, we write Dp(X).Let T: Dp(X) -> Dp(Y) be a continuous linear surjection, where X is a metrizable space and Y is perfectly normal. We show that if X has some dimensional-like property P, then so does Y. For example, P could be one of the following properties: zero-dimensionality, countable-dimensionality or strong countable-dimensionality. This result remains true if T is a uniformly continuous and inversely bounded surjection.Also, we consider other properties P: of being a scattered space, or a strongly sigma-scattered space, or a Delta 1-space. Our results strengthen and extend several results from the various recently published papers.TUBITAK-2219; NSERC [261914-19]The first author was partially supported by TUBITAK-2219.The third author was partially supported by NSERC Grant 261914-19
The relationship between sunflower foreign trade and exchange rate in Turkey
Adaptasyon esnekliği geniş olan ayçiçeği tohumu üretimi Türkiye'de birçok bölgede kolaylıkla yapılmasına rağmen iç talebi karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu durum, ayçiçeği tohumu ve ham yağ ihtiyacının büyük ölçüde ithalat yoluyla karşılanmasına neden olmaktadır. Çalışmada, Türkiye'nin ayçiçeği dış ticareti ile döviz kuru arasındaki ilişki ele alınarak, döviz kuru değişimlerinin ayçiçeği dış ticareti üzerindeki etkileri irdelenmiştir. 2004–2023 dönemi yıllık ayçiçeği ihracat ve ithalat verilerine göre, ayçiçeği tohumu ithalatı ortalama 376 milyon dolar düzeyindeyken, ihracat ortalama 98 milyon dolar civarında kalmaktadır. Ham ayçiçek yağı ithalatı ise ortalama 677 milyon dolar olup, ihracat ortalaması 8 milyon dolar civarındadır. Bu veriler, Türkiye'nin özellikle ham yağda yüksek düzeyde dışa bağımlı olduğunu ve döviz kurlarındaki değişimlere karşı hassas bir ticaret yapısı taşıdığını göstermektedir. Bu çalışmada, TÜİK ve TCMB verilerinden derlenerek hazırlanan Türkiye ayçiçeği tohumu, ham ayçiçek yağı dış ticareti ve döviz kuruna ilişkin Ocak 2017 Aralık 2023 zaman aralığına ait aylık veriler ARDL-Sınır Testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre uzun dönemde döviz kurundaki %1'lik bir artış, ayçiçeği tohumu ihracatını yaklaşık %0,32 oranında artırmakta olup kısa dönemde yaşanacak bir sapmanın bir sonraki dönemde yaklaşık %92 oranında dengeye geleceği saptanmıştır. Ham yağ ithalatında ise uzun dönemde bir birimlik artışın ithalatı yaklaşık 0,70 birimlik artıracağı sonucuna varılmıştır. Kısa dönemde bir önceki dönemden sapmanın etkisinin %39 oranda bir sonraki dönemde giderildiği görülmektedir. Genel olarak, döviz kurundaki değişimlerin dış ticareti hem kısa hem uzun vadede etkilediği ve bu nedenle üretimin artırılmasının, dışa bağımlılığın azaltılmasına yönelik politikaların geliştirilmesinin önem arz ettiği sonucuna ulaşılmıştır.Although sunflowe
Gender roles and ambivalent sexism perception among Romani women
Bu araştırma, Edirne'de yaşayan Roman kadınlarının toplumsal cinsiyet rolleri ve çelişik duygulu cinsiyetçilik algılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Roman kadınlar, hem Roman olmalarından hem de kadın olmalarından kaynaklanan iki katmanlı bir ayrımcılıkla karşı karşıya kalmaktadırlar. Araştırmada, Roman kadınlarının toplumsal cinsiyet rollerine ve bu rollerin günlük yaşamlarına etkilerine dair derinlemesine bir anlayış geliştirmek hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında Edirne'de yaşayan 106 Roman kadına anket uygulanmış ve katılımcıların yaş, medeni durum, eğitim durumu ve istihdam gibi demografik veriler toplanmıştır. Ayrıca, toplumsal cinsiyet rolleri ve çelişik duygulu cinsiyetçilik ölçekleri kullanılarak kadınların cinsiyetçi tutumları değerlendirilmiştir. Araştırma bulguları, katılımcıların %70'inin evli, %39'unun ilkokul mezunu olduğunu ve %70'inin çalışmadığını göstermiştir. Kadınların büyük bir kısmının toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin geleneksel tutumlar sergilediği, ancak modern toplumda bu rollerin değişmekte olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda, araştırma çelişik duygulu cinsiyetçilik konusunda kadınların korumacı cinsiyetçilik eğiliminde olduğunu, ancak bu tutumların ataerkil yapıyı desteklediğini ortaya koymuştur. Çalışma, Roman kadınlarının toplumsal cinsiyetçi yaklaşımlarla başa çıkma süreçlerine dair önemli veriler sunmuş ve bu bulguların toplumsal cinsiyet eşitliği politikalarının geliştirilmesinde kullanılabileceği önerilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma Roman kadınlarının toplumsal cinsiyet rollerine dair tutumlarını ve çelişik duygulu cinsiyetçilik algılarını analiz ederek toplumsal cinsiyet eşitliği ve Roman topluluğu üzerine önemli veriler sağlamaktadır. Araştırma, Roman kadınlarının yaşadığı çoklu ayrımcılığa dikkat çekerek, bu konudaki farkındalığın artırılmasına ve ilgili politikalarda iyileştirmeler yapılmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.This research aims
Guideline summary review: an evidence-based clinical guideline for the diagnosis and treatment of adults with neoplastic vertebral fractures
BACKGROUND CONTEXT: The North American Spine Society's (NASS) Evidence-Based Clinical Guideline for the Diagnosis and Treatment of Adults with Neoplastic Vertebral Fractures features evidence-based recommendations for diagnosing and treating adult patients with neoplastic vertebral fractures. The guideline is intended to reflect contemporary treatment concepts for neoplastic vertebral fractures as reflected in the highest quality clinical literature available on this subject as of October 2020. PURPOSE: The purpose of the guideline is to provide an evidence-based educational tool to assist spine specialists when making clinical decisions for adult patients with neoplastic vertebral fractures. This article provides a brief summary of the evidence-based guideline recommendations for diagnosing and treating patients with this condition. STUDY DESIGN: This is a guideline summary review. METHODS: This guideline is the product of NASS' Clinical Practice Guidelines Committee. The methods used to develop this guideline are detailed in the complete guideline and technical report available on the NASS website. In brief, a multidisciplinary work group of spine care specialists convened to identify clinical questions to address in the guideline. The literature search strategy was developed in consultation with a medical librarian. Upon completion of the systematic literature search, evidence relevant to the clinical questions posed in the guideline was reviewed. Work group members utilized NASS evidentiary table templates to summarize study conclusions, identify study strengths and weaknesses, and assign levels of evidence. Work group members participated in recommendation meetings to update and formulate evidence-based recommendations and incorporate expert opinion when necessary. The draft guideline was submitted to an internal and external peer review process and ultimately approved by the NASS Board of Directors. RESULTS: Twenty-two clinical questions were addressed, and the answers are summarized in this article. The respective recommendations were graded according to the levels of evidence of the supporting literature. CONCLUSIONS: The evidence-based clinical guideline has been created using techniques of evidence-based medicine and best available evidence to aid practitioners in the diagnosis and treatment of adult patients with neoplastic vertebral fractures. The entire guideline document, including the evidentiary tables, literature search parameters, literature attrition flowchart, suggestions for future research, and all of the references, is available electronically on the NASS website at http:// www.spine.org/guidelines. (c) 2025 Elsevier Inc. All rights are reserved, including those for text and data mining, AI training, and similar technologies.North American Spine Society (NASS)Development of this guideline was funded in its entirety by the North American Spine Society (NASS) . The NASS Clinical Practice Guidelines Committee developed this guideline