Trakya University

Trakya University Academic Open Access System
Not a member yet
    27605 research outputs found

    GASTROINTESTINAL MANIFESTATIONS OF MATURE B CELL NEOPLASMS: SINGLE CENTER EXPERIENCES FROM THE COLLECTIVE PERSPECTIVE OF HEMATOLOGY AND PATHOLOGY

    No full text
    Objective: Hematological malignancies frequently affect the gastrointestinal (GI) tract, either by secondary extranodal or extramedullary extension to the GI tract or as the primary process, developing in the GI tract. Compared to other solid organ tumors of the GI tract, gastrointestinal non-Hodgkin's lymphomas (gNHL) are less common. Therefore, in the absence of nodal or extranodal involvement in imaging methods, difficulties may be encountered in diagnosis. Materials and Methods: We retrospectively screened all B-cell lymphoma patients. Then, patients, who had been diagnosed without gastrointestinal system biopsy, were excluded from the study. Demographic data for these patients was obtained from the hospital information system and outpatient clinic files. Slides of these patients were obtained from pathology archive and re-evaluated under light microscope by two pathologists. Results: Fifty-five patients were diagnosed with B-cell lymphoma via endoscopic or colonoscopic biopsies. Forty of these patients were diagnosed with Diffuse Large B-Cell Lymphoma (DLBCL), ten with Marginal Zone Lymphoma (MZL), two with Mantle Cell Lymphoma (MCL), two with Burkitt Lymphoma (BL) and one patient with Lymphoplasmacytic Lymphoma (LPL). Conclusion: In line with the literature, in our study, the patients with GI tract diagnosis had the highest frequency of DLBCL. The second most common B-cell lymphoma was MALToma. Although the frequency of GI involvement is high in MCL, the number of patients, diagnosed with GI involvement was small. The reason for this was that the patients had been diagnosed on the basis of nodal involvement rather than GI biopsy

    Analysing Yaşar Kemal's novel 'Kuşlar da Gitti' depending on the criteria of textuality

    No full text
    Dil biliminin alt dallarından biri olan metindilbilim, metinlerin bütüncül olarak incelenmesini sağlaması açısından önemli bir çalışma alanıdır. Metinlerin yazar ile ilişkisini anlamak, dilin anlam dünyasına yeni pencereler açmak, var olan sözcüklerin neden ve nasıl kullanıldığını anlamlandırmak metindilbiliminin amaçlarından birkaçıdır. Dil, sözlü ve yazılı biçimlerini ne amaçla kullanıldığı, okuyucuya hangi duyguları vermeye çalıştığı metindilbilim çalışmaları sayesinde cevaplanmaktadır. Metindilbilim, bu sorulara cevap ararken dilin insanlar açısından ne derece önemli olduğunu ortaya koyar. Bu çalışmada Yaşar Kemal'in "Kuşlar da Gitti" adlı romanın metinsellik ölçütleri bağlamında çözümlemesi yapılmıştır. Çalışmada beş bölüm yer almaktadır. İlk bölümde Yaşar Kemal'in hayatı ve eserlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde metindilbilim hakkında bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde ise küçük yapı çözümlemesi olarak bağdaşıklık alt başlığı altında örneklerle açıklamalar yer almıştır. Dördüncü bölümde eserin büyük yapı çözümlemesi incelenmiştir. Bu başlık altında alt başlık olarak tutarlılık boyutuna yer verilmiştir. Son bölümde ise eserin üst yapı çözümlemesi olarak metin tonu tespiti yapılmıştır Bu çözümlemeler ile amaçlanan; metindilbilim yöntemleri ile metinlerin yorumlanabilmesini sağlamak ve tespit edilen sonuçlar vasıtasıyla metindilbilim alanına katkı sağlayabilmektir. Elde edilen sonuçların metin okuma ve inceleme hususunda katkı sağlayacağı düşünülmektedir.Text linguistics, a subfield of linguistics

    Göğüs hastalıkları polikliniğine başvuran hastalarda toraks ultrasonografisinin rutin kullanımının tanısal değeri

    No full text
    Introduction: Many studies have shown that the diagnostic value of lung ultrasound is much better than chest radiography in selected patients in emergency departments, intensive care units and inpatient clinics. However, there is insufficient data on the routine use of lung ultrasonography (LUS) in chest diseases outpatient clinics. The main aim of this study was to determine the diagnostic value of routine use of AUS in outpatients. Materials and Methods: One hundred and twenty-nine patients were included in the study. Lung ultrasound was performed by a pulmonologist on the same day as chest radiography (CXR), unaware of the patient’s clinical and radiologic information. Chest radiographs of the patients were evaluated by two independent experts after patient recruitment was completed. The clinical final diagnosis (CFD), which was accepted as the reference standard, was obtained from hospital automation records. Results: Patients were divided into two groups as those with pulmonary pathology (n= 74) and those without pulmonary pathology (n= 55) according to CFD. The sensitivity and specificity values of LUS and CXR were 48.05% and 50.64% and 78.85% and 84.62%, respectively. The rates of detection of pulmonary disease by LUS and CXR were similar (McNemar test, p> 0.05). There was moderate agreement between the two tests in assessing the presence of pulmonary pathology (kappa= 0.484, p 0.05). Mean LUS duration was 8.02 minutes. Conclusion: The study demonstrated that LUS can contribute as a preliminary diagnostic tool with or without CXR in outpatient settings. Especially in situations where chest radiography is unavailable or contraindicated, such as pregnancy, LUS can safely contribute to the diagnosis of lung disease. © 2025 Elsevier B.V., All rights reserved

    Unraveling the Role of Midkine in Proliferative Diabetic Retinopathy: Implications from Hypoxia-Induced Angiogenesis

    No full text
    Objectives: This study aimed to compare the expression of midkine (MK) in the vitreous of patients with proliferative diabetic retinopathy (PDR) and non-diabetic individuals, elucidating its potential role in the pathogenesis of the disease. Methods: This prospective cross-sectional study included three groups of patients who underwent pars plana vitrectomy (PPV) surgery. The first group (control) consisted of patients who underwent PPV for epiretinal membrane and macular hole and did not have diabetes mellitus (DM). The second group included patients who underwent PPV for vitreous hemorrhage (VH) and tractional retinal detachment (TRD) secondary to PDR without prior anti-VEGF treatment (No preoperative anti-VEGF application: NPa-VEGF). The third group comprised patients who underwent PPV for VH and TRD secondary to PDR and received a preoperative anti-VEGF injection one week before surgery (preoperative anti-VEGF application: Pa-VEGF). Vitreous samples were collected intraoperatively, and the concentrations of MK, interleukin (IL)-6, and IL-8 were measured using specific Enzyme-Linked Immunosorbent Assay (ELISA) kits. Results: The study included a total of49 eyes from 49 patients undergoing PPV.The concentrations of IL-6 and IL-8 in vitreous samples from the NPa-VEGF group (n=15) and the Pa-VEGF group (n=14) were not significantly different compared to the control group (n=20) (p>0.05). However, the vitreous fluid of patients in the NPa-VEGF group exhibited significantly higher MK concentrations compared to the control group (p0.05). Conclusion: These findings suggest that increased MK expression in the vitreous may be associated with the pathogenesis of PDR. Further studies are warranted to elucidate the precise mechanisms underlying this association and to explore the potential of MK as a therapeutic target for PDR management

    Edirne Sultan Bayezid II's Waqf (1484-1826)

    No full text
    Günümüzde eğitim, sağlık, beslenme, barınma, istihdam ve ulaşım gibi devlete ait görevler Osmanlı Devleti döneminde vakıflar tarafından yerine getirilmiştir. Hayırseverler kurdukları vakıfların hizmet vermesini sağlamak amacıyla pek çok gelir kaynağı tahsis etmiştir. Özellikle hanedan üyelerinin kurduğu vakıfların gelir kaynakları çok çeşitli ve bütçeleri oldukça büyüktür. Elde edilen gelirle vakfın günlük hayata dair masrafları karşılanmıştır. Vakfa ait bilgiler öncelikle vakfiyeye ve vakıf hizmet vermeye başladıktan sonra muhasebe defterlerine kaydedilmiştir. Bu kaynaklar incelenerek vakıfların ekonomik, sosyal ve kültürel hayatına ait pek çok ve önemli bilgilere ulaşılmaktadır. Sultan II. Bayezid de Edirne'de cami, medrese, darüşşifa, imaret ve köprüden oluşan bir vakıf külliye inşa ettirmiştir. Bu vakfın daha önce darüşşifa ve medresesi birçok çalışmada tanıtılmıştır. Tüm birimlerinin mimari ve sanat tarihi açısından tanıtımı yapılmıştır. Fakat vakfın tüm birimlerini birlikte ve kapsamlı olarak inceleyen bir çalışma yapılmamıştır. Özellikle vakfiyeleri ve muhasebe defterleriyle beraber vakfın kuruluşundan itibaren uzun bir dönemini inceleyen bir çalışma hazırlanmamıştır. Bu sebeplerle çalışmamız bu ana kaynaklar karşılaştırılarak kaleme alınmıştır. Vakfın gelir kaynakları Rumeli ve Trakya'nın köyleri ve şehirlerinde bulunmaktaydı. Bunlar çeşitli vergiler ile hamam, değirmen, dükkân, tarla, bağ, bahçe gibi taşınmaz mallardan oluşmaktadır. Bu gelirler sayesinde vakıfta canlı bir sosyal ve ekonomik hayat yaşanmıştır. Dolayısıyla Edirne'deki hayata da canlılık katmıştır. Vakfın ilk dönemlerinde gelirleri giderlerini karşılamıştır, fakat zamanla ekonomik durumu kötüleşmiştir. Gelirleri masrafları karşılayamaz hale gelmiştir. Bu durum sadece Bayezid Vakfı için geçerli değildir. Birçok vakfın gelirleri hizmet vermeye devam edebilmeleri için birleştirilmiştir. Edirne'deki bazı sultan vakıfları ile şahıslara ait birkaç vakıf II. Bayezid Vakfı'na bağlanarak gelirleri bir araya toplanmıştır. Bu sayede vakıfların hizmet devamlılığı sağlanmaya çalışılmıştır. Sultan II. Bayezid Vakfı'nın personel maaşları, tamirat masrafları, mutfak harcamaları ve çok çeşitli ihtiyaçları giderlerini oluşturmaktadır. Vakıf sadece kendi giderlerini değil, aynı zamanda Edirne'deki bazı vakıfların giderlerini de karşılamıştır.Today, state

    The effect of visual culture on consumption culture: The TrumanShow example

    No full text
    Görsellik sadece insanın gözü ile gördüğü ve anlamlandırmaya çalıştığı imgeler veya semboller olmadığı tarihin varoluşundan günümüze kadar uzanan somut ve soyut kültürün meydana çıkışıdır. Bu çalışmamız öncellikle görsel kültürün tüketim kültürüne olan etkisini ve The Truman Show filmini örnek olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Görsel kültür, modern toplumda kitle iletişim araçları, reklam ve dijital medya yoluyla yayılan görsel imgelerin bütünüdür. Tüketim kültürü ise mal ve hizmetlerin satın alınması, tüketilmesi ve sembolik anlamlarının oluşturulması sürecini ifade eder. Bu tez, görsel kültürün tüketim kültürü üzerindeki etkisini anlamak için önemli bir çerçeve sunmaktadır. Kültür, insanların yaşamlarını şekillendiren değerler, inançlar, normlar, sanat, dil ve sembollerin bütünüdür. Tüketim kültürü ise bu kültürel unsurların tüketim sürecine nasıl yansıdığını inceler. Tüketim kültürünü etkileyen faktörler arasında medya, reklam, sosyal normlar ve ekonomik koşullar yer almaktadır. Görsel kültür, kitle iletişim araçları (televizyon, sinema, internet), reklam panoları, dergiler ve diğer görsel medya aracılığıyla yayılan imgeleri içerir. Bu imgeler, tüketim kültürünün oluşumunda önemli bir rol oynar. Örneğin, ünlülerin giyim tarzları, markaların logoları ve popüler kültürün sembolleri, görsel kültürün tüketim kültüründeki etkisini gösterir. The Truman Show filmi, çalışmanın ana merkezinde yer almaktadır. Film, bir televizyon şovunda yaşayan ve kameralar tarafından sürekli izlenen Truman'ın hikâyesini anlatır. Truman'ın yaşadığı yapay dünya, tüketim kültürünün ele alındığı birçok tema içerir. Reklamlar, ürün yerleştirmeleri ve medyanın etkisi, filmde görsel kültürün tüketim kültürüne nasıl yansıdığını göstermektedir. Bu çalışma, görsel kültürün tüketim kültürüne olan etkisini anlamak için önemli bir çerçeve sunmaktadır. The Truman Show örneği, bu ilişkiyi daha iyi anlaşılmasına yardımcı olmaktadır.Visuality i

    A gradient projection algorithm based on the normal-S iterative algorithm: convergence analysis and machine learning application

    No full text
    Using the normal-S iterative method [D.R. Sahu, Fixed Point Theory12 (2011), 187-204], a gradient projection algorithm for solving convex minimization problems in Hilbert spaces is designed. A rigorous analysis of the convergence properties of the proposed algorithm is given, establishing strong convergence results through systematic refinement. The theoretical advancements are supported by non-trivial examples and comprehensive numerical experiments on benchmark datasets, demonstrating a superior computational efficiency of our algorithms, as well as their accuracy and convergence. Our findings significantly improve upon the outcomes of earlier studies.Serbian Academy of Sciences and Arts [Phi-96]Research of G.V.M. was partly supported by the Serbian Academy of Sciences and Arts (Project Phi-96

    The impact of green transformative leadership and green human resources management practices on organizational agility: A field study

    No full text
    Bu araştırmada, yeşil dönüştürücü liderlik ve yeşil insan kaynakları yönetimi uygulamalarının, örgütsel çeviklik üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra, katılımcıların demografik özelliklerine göre yeşil dönüştürücü liderlik, yeşil insan kaynakları yönetimi uygulamaları ve örgütsel çeviklik algılarında anlamlı farklılıklar olup olmadığını belirlemek de çalışmanın temel hedefleri arasındadır. Bu doğrultuda, Tekirdağ ili Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'nde kimyasal ve kimyasal ürün sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin yönetici olan veya olmayan çalışanlarından anket tekniği ile araştırma verisi toplanmış, kullanılabilir 459 anket IBM SPSS 26.0 ve AMOS yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, katılımcıların yeşil dönüştürücü liderlik algılarının, örgütsel çeviklik algılarını istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Benzer şekilde, yeşil insan kaynakları yönetimi uygulamalarına ilişkin algılarının da, örgütsel çeviklik üzerinde anlamlı ve olumlu bir etkisi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, yeşil dönüştürücü liderlik algısının, yeşil insan kaynakları yönetimi uygulamaları algısını pozitif yönde etkilediği ortaya konulmuştur. Analizler sonucunda, yeşil insan kaynakları yönetimi uygulamalarının bu ilişkide aracılık rolü üstlendiği anlaşılmıştır. Çalışmadan elde edilen diğer sonuçlar, yeşil dönüştürücü liderlik, yeşil insan kaynakları uygulamaları ve örgütsel çeviklik algılarının, bazı demografik değişkenler açısından farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Özellikle, yeşil insan kaynakları yönetimi uygulamalarının, yeşil dönüştürücü liderlik ile örgütsel çeviklik arasındaki ilişkide aracılık rolü üstlenmesi, çalışmanın öne çıkan bulgularından biri olarak değerlendirilmektedir.This research aimed to examine

    Problem behaviors observed in children with autism spectrum disorder and special education teachers' perspectives on solutions to these problem behaviors

    No full text
    Bu araştırmada otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda görülen problem davranışlar ve bu problem davranışların çözümüne ilişkin özel eğitim öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomolojik desen kullanılmış ve toplanan verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Yalova ilindeki bir özel eğitim uygulama okulunda görev yapan sekiz özel eğitim öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu ve yarı yapılandırılmış açık uçlu sorular kullanılmıştır. Araştırmada özel eğitim öğretmenleri en çok bağırma, arkadaşlarına ve kendisine vurma, sınıf içerisinde durmak istememe, çığlık atma, etraftaki eşyalara zarar verme problem davranışlarının görüldüğünü ifade etmişlerdir. Araştırma sonucunda, özel eğitim öğretmenlerinin problem davranışlarla baş etmede en sık kullandıkları stratejilerin; olumlu pekiştirme, olumsuz pekiştirme, dikkat dağıtma, görmezden gelme, yer değiştirme ve seçenek sunma gibi davranış önleyici yaklaşımlar olduğunu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda, özel eğitim öğretmenlerinin davranış müdahale yöntemlerini geliştirebilmeleri için lisans eğitimlerinde davranışsal müdahale yaklaşımlarına yönelik derslerin uygulamalı içeriklerle zenginleştirilmesi ve hizmet içi eğitimlerin sık sık ve kapsamlı olması gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu doğrultuda, olumlu davranış destekleri, işlevsel davranış analizi ve önleyici sınıf yönetimi stratejilerine dayalı uygulamaların eğitim sistemine bir bütün olarak dahil edilmesi önerilmektedir.In this study, it was aimed to examine t

    Isolated calcaneal metastasis of lung cancer: Atypical case presentation presenting with heel pain

    No full text
    Lung cancer commonly metastasizes to bones, primarily the axial skeleton, but rarely to the foot, specifically the calcaneus. We report a case of a 63-year-old male with heel pain and swelling, previously treated for lung cancer. Isolated acral metastasis of lung cancer has an incidence of 0.1-0.7%, predominantly affecting the hindfoot. Diagnosis involves clinical evaluation, imaging, and biopsy. Treatment options include surgery, radiation, and chemotherapy. Calcaneal metastasis, though rare, should be considered in lung cancer patients with heel pain for timely management

    0

    full texts

    27,605

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Trakya University Academic Open Access System
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇