REFLEKTİF Sosyal Bilimler Dergisi
Not a member yet
270 research outputs found
Sort by
Bölünmüş Şehirlerde Kadın Temsili: Lefkoşa’daki Marjinal Eylemlerin Haritasını Çıkarmak
People of minoritized genders struggle the most in contested environments. Cities are shaped by marginalized communities constantly claiming agency and space to thrive. Designers and planners should develop intersectional lenses to identify such marginal forces and better understand urbanization, especially in contexts of ongoing conflict. An inclusive viewpoint must shed light on absent or obscured voices. Thus, mapping from the margins is essential to understand how informalities work and to build a more profoundly democratic practice. In this article, the divided city of Nicosia in Cyprus is analyzed to understand how womxn raise their voices for peace, shifting the focus of Nicosia’s geopolitical conflict to a social territory reproduced by their bodies while traversing the quotidian in the city. Using both qualitative and quantitative methods, this article distorts the conventional idea of borders as strict lines, presenting them as porous, dynamic landscapes affected by the social groups around them.Çatışmalı çevrelerde en çok zorluk çeken gruplardan biri, ötekileştirilmiş toplumsal cinsiyetlere sahip bireylerdir. Şehirler ötekileştirilmiş cemiyetlerin kendi failliklerini ve alanlarını genişletme mücadelesi ile şekillenirler. Tasarımcı ve plancılar kesişimsel bakış açıları ile bu ötekileştirilmiş toplulukların ilişkilerini çözümleyebilir ve çatışma içerisindeki kentleşme süreçlerini anlamak adına yeni yaklaşımlar getirebilirler. Bu amaçla kapsayıcı bir bakış açısını benimsemek ve susturulmuş seslere yer açmak önem kazanmaktadır. Sınır durumlarına yakından bakan haritalama pratikleri, bu enformal oluşumların arka planlarını açığa çıkarmak için daha demokratik bir alan açar. Bu makale içinden sınır geçen bir kent olan Lefkoşa’da kadınların barış için seslerini nasıl duyurduklarını incelerken, bunu oluşturan jeopolitik krizin dışına çıkmanın ve kadınların şehirdeki bedenleri ve gündelik hayattaki hareketlerine odaklanmanın yollarını haritalama yöntemi ile araştırmaktadır. Nitelik ve niceliğe dayalı yöntemlerin kullanıldığı bu araştırmada sınırlara dair geleneksel yargılar kırılmakta, bu alanları kullanan sosyal grupların etkisiyle sınır mekanlarının esasen geçirimli, dinamik peyzajlar olduğu açığa çıkmaktadır
Yerel Toplulukların Miras Alanlarına Atfettiği Değerleri Ortaya Çıkartmak İçin Yöntemler
In this study, we discussed participatory methods that can be applied to discover the values attributed to a heritage site by society and various communities. This study, which was carried out between 2016 and 2019, examines the methods applied in the project titled "Plural Heritages of the Istanbul Land Walls" supported by the TÜBİTAK Katip Çelebi -Newton Program with grant no. 116K830. It aims to contribute to the literature and experiences on the determination of heritage values by participatory methods. The walking ethnography method formed the basis of all other methods developed, i.e. cultural probes, co-production and photo-voice workshops. These methods were used to explore the values that communities ascribe to a cultural heritage site.Bu çalışmada, bir miras alanına toplum ve çeşitli topluluklar tarafından atfedilen değerlerin keşfedilmesi için uygulanabilecek katılımcı yöntemler tartışılmıştır. İstanbul Kara Surları ve çevresinde gerçekleştirilen TÜBİTAK Katip Çelebi - Newton İkili İşbirliği Programı tarafından 2016-2019 yılları arasında 116K830 numarası ile desteklenen “Miras Alanlarını Çoklu Perspektiften Yorumlamak: İstanbul Kara Surları” başlıklı projede uygulanmış olan yöntemleri ve bu yöntemlerin birbiriyle ilişkisini tartışan bu çalışma, katılımcı yöntemle miras değerlerinin belirlenmesi konusundaki literatür ve deneyimlere katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Yürüyüş etnografisi geliştirilen tüm yöntemlerin temelini oluşturmuş, bu yöntemin yanı sıra kültürel sorgulamalar, birlikte üretim ve foto-ses çalıştayı toplulukların bir kültürel miras alanına atfettikleri değerleri keşfetmek için kullanılmıştır
Doğarken Ölen, Ölürken Doğan Şahmaran
ağacım ben başı göğe,ayakları yer altına uzanan.hem doğuran, hem içine alanım ben.an ol’anım, anda ol’anım.toprağım ben, suyum,kâh sakinkâh coşkun akar,okyanusa karışır, sonsuz mavi ol’urum.ateşim ben, rüzgârım, kartal ol’up uçarım,dağ tepe aşarım, döner ben’e varırım.yılanım, kartalım, güneşim, ayım ben,karıncayım, ağacım, börtü böcek taşım ben,her an doğarım yine yeni yeniden,Öze Yavuzağacım ben başı göğe,ayakları yer altına uzanan.hem doğuran, hem içine alanım ben.an ol’anım, anda ol’anım.toprağım ben, suyum,kâh sakinkâh coşkun akar,okyanusa karışır, sonsuz mavi ol’urum.ateşim ben, rüzgârım, kartal ol’up uçarım,dağ tepe aşarım, döner ben’e varırım.yılanım, kartalım, güneşim, ayım ben,karıncayım, ağacım, börtü böcek taşım ben,her an doğarım yine yeni yeniden,Öze Yavu
Özel Dosya: Yoksulluk, Eşitsizlikler ve Refah Devletinin Sınırları: Yeni bir Toplumsal Sözleşmenin Peşinde
documenta onbeş, Sanat Kurumları ve Ötesi: İstanbul Odağında Lumbung Pratiğini Düşünmek
This article focuses on the lumbung practice presented at documenta fifteen, which questions the existing governance structures of art institutions, their power dynamics and their interactions with society. In a context where art institutions are often characterised by hierarchical and centralised structures, collective sharing practices such as lumbung have the potential to make the functioning of art institutions more democratic and participatory. The paper discusses how the practice of lumbung can offer a new perspective on art institutions and challenge existing power dynamics. It considers how this practice can promote models of sustainability and lasting relationships within art institutions and enrich existing institutional structures. The article highlights the necessity for Istanbul’s art scene to consider alternative approaches, such as the practice of lumbung. It is pointed out that such approaches hold considerable potential and the article discusses how these approaches can contribute to the future of art institutions.Bu makale, sanat kurumlarının mevcut yönetim yapılarını, güç dinamiklerini ve toplumla olan etkileşimlerini sorgulayan documenta onbeş’te (documenta fifteen) sunulan lumbung pratiğine odaklanmaktadır. Sanat kurumlarının genellikle hiyerarşik ve merkeziyetçi yapılarla karakterize edildiği bir bağlamda, önerilen lumbung gibi kolektif paylaşım pratikleri, sanat kurumlarının işleyişini daha demokratik ve katılımcı hale getirme potansiyeline sahiptir. Makale, lumbung pratiğinin sanat kurumlarına nasıl yeni bir bakış açısı sunabileceğini ve mevcut güç dinamiklerini nasıl sorgulayabileceğini tartışmaktadır. Bu pratiğin, sanat kurumlarının sürdürülebilirlik modellerini ve kalıcı ilişkileri nasıl geliştirebileceğini ve mevcut kurumsal yapıları nasıl zenginleştirebileceğini ele alır. Makale, İstanbul’un sanat ortamının lumbung pratiği gibi alternatif yaklaşımları dikkate alması gerekliliğini ve bu tür yaklaşımların önemli bir potansiyele sahip olduğuna işaret ederek, bu yaklaşımların sanat kurumlarının geleceğine nasıl etkileri olabileceğini tartışıyor
Çatışma Dinamiklerinin Etnik Kimlikler Üzerindeki Etkisi: Suriye İç Savaşı Örneği
How do war-time dynamics affect the solidifications of ethnic identities in a civil war? The literature on ethnic conflicts mostly focuses on the role of manipulation by the elites in explaining the rising ethnicity in a civil war. However, it does a poor job of explaining why the masses follow the manipulations of the elites and how the ethnic identification process works. To reveal the casual mechanism of the process of ethnic identification, the Syrian Civil War, which broke out in March 2011, was investigated. Semi-structured interviews were conducted with 41 participants in two cities, Istanbul and Gaziantep, where most of the Syrian refugees live. The findings of this study suggest that the masses do not follow the elite manipulation because it is deceiving them or because following them suits their material interest. Instead, as proposed by the uncertainty-identity theory, the war-time dynamics, such as rising uncertainty and fear, affect the decisions of the individuals caught in a civil war and force them to identify with co-ethnics to survive the conflict.Savaş dinamikleri etnik kimliklerin iç savaş esnasında katılaşmasını nasıl etkiler? Etnik savaşlar üzerine yapılan çalışmaların ekseriyeti etnik kimliklerin iç savaş esnasında ön plana çıkmasını elitlerin manipülasyonuna bağlamaktadır. Fakat, kitlelerin bu manipülasyona neden katıldığını ve etnik özdeşleşme sürecinin nasıl işlediğini yeterince açıklayamamaktadır. Bu çalışmada Mart 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşı incelenmiş ve etnik özdeşleşme sürecinin işleyişini açıklaması umulan bir nedensel mekanizma ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla 41 Suriyeli mülteciyle yarı-yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılarak İstanbul ve Gaziantep illerinde görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre, insanların kandırıldıkları ya da maddi çıkarlarına uyduğu için elitlerin manipülasyonuna katılmaları gibi bir durum söz konusu değildir. Bunun yerine, güvensizlik-kimlik teorisinin iddia ettiği üzere artan güvensizlik ve korku gibi savaş dinamikleri bireylerin karar alma sürecinde etkili olmuş ve iç savaşta hayatta kalabilmek adına kendilerine uygun gördükleri etnik kimliklerle özdeşleşmişlerdir