REFLEKTİF Sosyal Bilimler Dergisi
Not a member yet
270 research outputs found
Sort by
Akademide Eşitsizlik Nasıl Kurumsallaşıyor: Sıralama, Ölçme ve Etki
Akademide Eşitsizlik Nasıl Kurumsallaşıyor? Sıralama Ölçme ve Etki başlıklı panel çok kıymetli hocalarımızı bir araya getirdi. Bu çalışmada eşitsizliğin kurumsallaşması üzerine yapılan söyleşinin dökümlerini okuyabilirsiniz.Akademide Eşitsizlik Nasıl Kurumsallaşıyor? Sıralama Ölçme ve Etki başlıklı panel çok kıymetli hocalarımızı bir araya getirdi. Bu çalışmada eşitsizliğin kurumsallaşması üzerine yapılan söyleşinin dökümlerini okuyabilirsiniz
MA-PU-KADESH
Çalışma, yoksulluğun ve eşitsizliğin tarihsel izlerine ışık tutacak bereket ve özgürlük gibi temaların taşıyıcısı Güneş Kursu simgesi ile yaratıcı, üretken ve eşitsizliğe en çok maruz kalan dezavantajlı gruplardan biri olan kadınların bir özne olarak konumlanışını hatırlamaya dönük sembolik bir tasarıma karşılık gelmektedir. O nedenle çalışmada toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin eşitsizlik ve yoksulluk meselesinin ana temalarından biri olmasından kaynaklı kadın figür, toplumsal örüntü içerisinde bunu temsil eden fakat gölgede bırakılmış ve dünyayı üzerinde taşıyan yaratıcı, üretken, değiştirici bir sembolik olarak Güneş Kursu’nun önünde konumlanmaktadır. Köklü toplumsal bir örüntünün esası sağlam bir perspektif ile mümkündür. Eskiyi yeni ile buluşturacak olan budur. Böylesi bir konumlanma ile insanlığa ışık tutmuş Anadolu ve Yakın Doğu’daki uygarlıklar tarihinin köklü geçmişinin hatırlanması ve buradan doğru daha geniş bir açıdan tartışmanın genişletilmesi gerektiğine dair zorunluluk önemsenerek tasvir edilmiştir. Yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele yeni bir toplumsal sözleşme tahayyülü çerçevesinde ancak ve ancak tarihsel bağlamı ve birikimi toplumsal cinsiyet eşitliğini gölgede bırakmayan bütüncül bir perspektif ile tanımlanabilir. Söz konusu kadim ve köklü damarın toplumsal örüntü içerisinde yeniden canlandırılmasını sağlamak böylesi bütüncül bir bakış açısı ile mümkündür.
* MA: Anadolu ana tanrıça ismine, PU: Kadeş Anlaşması’na mührünü basan ilk Hitit kraliçesi Puduhepa’ya, KADESH: Mısır ve Hititler arasında imzalanan Kadeş Barış Antlaşması’na karşılık gelmektedir.Çalışma, yoksulluğun ve eşitsizliğin tarihsel izlerine ışık tutacak bereket ve özgürlük gibi temaların taşıyıcısı Güneş Kursu simgesi ile yaratıcı, üretken ve eşitsizliğe en çok maruz kalan dezavantajlı gruplardan biri olan kadınların bir özne olarak konumlanışını hatırlamaya dönük sembolik bir tasarıma karşılık gelmektedir. O nedenle çalışmada toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin eşitsizlik ve yoksulluk meselesinin ana temalarından biri olmasından kaynaklı kadın figür, toplumsal örüntü içerisinde bunu temsil eden fakat gölgede bırakılmış ve dünyayı üzerinde taşıyan yaratıcı, üretken, değiştirici bir sembolik olarak Güneş Kursu’nun önünde konumlanmaktadır. Köklü toplumsal bir örüntünün esası sağlam bir perspektif ile mümkündür. Eskiyi yeni ile buluşturacak olan budur. Böylesi bir konumlanma ile insanlığa ışık tutmuş Anadolu ve Yakın Doğu’daki uygarlıklar tarihinin köklü geçmişinin hatırlanması ve buradan doğru daha geniş bir açıdan tartışmanın genişletilmesi gerektiğine dair zorunluluk önemsenerek tasvir edilmiştir. Yoksulluk ve eşitsizlikle mücadele yeni bir toplumsal sözleşme tahayyülü çerçevesinde ancak ve ancak tarihsel bağlamı ve birikimi toplumsal cinsiyet eşitliğini gölgede bırakmayan bütüncül bir perspektif ile tanımlanabilir. Söz konusu kadim ve köklü damarın toplumsal örüntü içerisinde yeniden canlandırılmasını sağlamak böylesi bütüncül bir bakış açısı ile mümkündür.
* MA: Anadolu ana tanrıça ismine, PU: Kadeş Anlaşması’na mührünü basan ilk Hitit kraliçesi Puduhepa’ya, KADESH: Mısır ve Hititler arasında imzalanan Kadeş Barış Antlaşması’na karşılık gelmektedir
Görsel Kültürde Çocuk: Direnen Çocuk Jestleri Üzerine
The starting point of this article is a photograph taken at the Rally to Condemn Israel held in Taksim Square in 1996. The photograph of three children holding banners is found in a newspaper clipping kept in a family archive. Two different images evoked by the photograph in the newspaper clipping were include in the study designed as a visual culture analysis. Three photographs that violate the ideal of the child and the citizen of the family and the nation state are brought together in the civic space of the gaze. The photographs in the article, which is constructed as a practice of thinking through images, are interpreted in a way that enables the production of new knowledge rather than evidence.Bu makalenin çıkış noktası 1996 yılında Taksim Meydanı’nda gerçekleştirilen İsrail’i Kınama Mitingi’nde çekilen bir fotoğraftır. Ellerinde döviz tutan üç çocuğun bulunduğu fotoğraf bir aile arşivinde saklanan gazete küpüründe yer almaktadır. Görsel kültür incelemesi olarak kurgulanan çalışmaya gazete kupüründeki fotoğrafın çağrıştırdığı iki farklı imge dahil edilmiştir. Aile ve ulus-devletin çocuk ve yurttaş idealini ihlal eden üç fotoğraf “bakışın yurttaş uzamı”nda (civic space of the gaze) bir araya getirilir. İmgeler üzerinden düşünme pratiği olarak kurgulanan makaledeki fotoğraflar kanıt niteliğinden ziyade yeni bilgi üretimini mümkün kılacak şekilde yorumlanır
Kompost Çağında Kültür Sanat Oluşumları: Karşı Sanat ve Kültürhane
This article focuses on the role of communities that promise diversity, entanglement and circularity in what we describe as the age of compost. It tries to diagnose the role of cultural spaces that create their own rituals by taking the power of art with them in the emergence of such communities by discussing two organizations from Istanbul and Mersin, Karşı Sanat and Kültürhane. The main argument of the article is that spaces that can ritualize their continuous practices by putting culture at the center for the repair of the compost age can create communities centered on shared value that contain differences, entangle these differences and establish a circularity.Bu makale kompost çağı olarak tarif ettiğimiz çağda çeşitlilik, dolanıklık ve döngüsellik vaat eden toplulukların rolüne odaklanıyor. Böylesi toplulukların ortaya çıkmasında sanatın gücünü de yanına da alarak kendi ritüellerini oluşturan kültür mekanlarının rolünü İstanbul ve Mersin’den iki oluşumu, Karşı Sanat ve Kültürhane’yi tartışarak teşhis etmeye çalışıyor. Kompost çağının onarımı için kültürü merkezine alarak sürekli pratiklerini ritüelleştirebilen mekanların; farklılıklar içeren, bu farklılıkları birbirine dolanıklaştırabilen ve bir döngüsellik tesis edebilen paylaşım değeri merkezli topluluklar oluşturabildikleri fikri makalenin temel savını oluşturuyor