DSpace at Dokuz Eylul University
Not a member yet
    10837 research outputs found

    Performance analysis of air conditioners used in rail way systems

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, raylı sistem klima cihazının ilgili standartlara göre performansının değerlendirilebilmesi için test odası oluşturmak ve cihazların bu odada test edilmesi sonucunda tasarım hakkında net fikirler edinebilmektir. Çalışma kapsamında, raylı sistem araçlarının iklimlendirme üniteleri, çalışma prensipleri ve test metodları hakkında genel bilgiler elde edilmiştir. Raylı sistem klima cihazlarının ve test odasının tasarım koşulları için EN 14750-1 ve 2 standartları incelenmiştir. Bu standartlarda belirtilen test koşullarını sağlayabilecek şekilde bir test odası tasarımı yapabilmek için test odasının komponentlerinin kapasiteleri hesaplanarak en uygun komponentler belirlenmiştir. Test odası oluşturulduktan sonra, bir hafif raylı sistem aracının iklimlendirme ünitesinin tasarım koşullarına göre ve kullanıldığı araç tipine göre test odasında sağlanması gereken test parametreleri belirlenmiştir. Bu çalışmalar yapıldıktan sonra üzerinde klima cihazı bulunan araç test odasına alınarak test edilmiştir. Test sonuçları yorumlanarak; EN 14750-1 standardında belirtilen konfor parametrelerinin, cihaz tarafından hangi ölçüde sağlanabildiği ve cihazda kullanılan komponentlerin performanslarıyla ilgili gerekli bilgiler elde edilmiştir. Sonuç olarak, test edilen klima cihazının ilgili standartta belirtilen konfor parametrelerini belirtilen toleranslar içerisinde sağlayabildiği ve tasarımda belirlenen kapasite ve komponent çalışma koşullarının test esnasında da başarı ile sağlanabildiği görülmüştür. Ayrıca bu çalışma kapsamında oluşturulan test odasında da EN 14750-2 standardında belirtilen test koşullarının, mali yükü çok fazla olan kısımlar (Rüzgar tüneli, solar radyasyon panelleri) dışında tamamen karşılanabildiği görülmüştür. Objective of this study is designing a test chamber for evaluating the performance of air conditioning system of railway vehicles according to related test standards and gaining the ideas about the design and performance of air conditioning system. Within the scope of this study, general information was gained about air conditioning systems, working principles and test methods. EN 14750-1 and 2 standards were inspected for the test conditions of railway air conditioning system and design conditions of test chamber. Test chamber components? capacities were calculated and designed for proividng the test conditions which are mentioned related standards and air conditioning system?s extreme working conditions. After the building test chamber, test conditions parameters were designated according to vehicle type and design conditions of air conditioning system. After all conditions were realized in the test chamber, air conditioning system which was mounted on the vehicle roof was tested. All test results were evaluated and decided to how much comfort parameters in EN 14750-1 were provided in the vehicle. In addition, performance of air conditioning system?s components was inspected according to test results. In conclusion, comfort parameters which were specified in the related standards and theoretical capacity and ideal working conditions of air conditioner components were achieved within the specified tolerances by test sample. Seperately, all test conditions which were specified in EN 14750-2 could be ralized except too expensive components (Wind tunnel, solar radiation) by test chamber which was designed in this study

    The Framework Determined by International Law for Secession

    No full text

    Prediction of Financial Failure of Banks by Artifical Neural Network Model

    Get PDF
    Makro ekonomi için önem arz eden konuların başında banka başarısızlıkları gelmektedir. Bu çalışmada banka başarısızlıklarının önceden tespitinde kullanılan çoklu istatistiksel yöntemlerden yapay sinir ağları modeli, literatür çalışmalarına paralel olarak test edilmektedir. Çalışma sonucuna göre modelimiz gerek başarısızlıktan bir yıl öncesi için, gerekse başarısızlıktan iki yıl öncesi için yüksek öngörülü sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir. In this article financial failure prediction models based on artificial neural network model, which is among the multivariable statistical techniques has been tested in a parallel with literature surveys. As a result of the study, it has been observed that the power of artificial neural network model in terms of predicting financial failure give a high probability for both 1 and 2 years before the financial failure

    Borsada işlem gören finansal olmayan Türk şirketlerinin nakit düzeylerinin belirleyicilerinin ampirik analizi

    No full text
    Elde tutulan nakit, iş alanındaki birçok sorunun ve politikanın kökü ve kaynağıdır. Fakat elde tutulan nakdin tutarı ne kadardır ve hangi faktörlerin elde nakit tutma unsurunu etkilediği sorusunun yanıtını arayan araştırmalar son on yıllık dönemde artmıştır. Ancak Türkiye?de bu konuda yapılan calışmalar sınırlı kalmıştır. Bu tez Türkiye?de elde tutulan nakde ilişkin belirleyicileri inceleyerek literatürde mevcut olan boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Elde tutulan nakde ilişkin olası belirleyiciler üç dominant elde tutulan nakit teorisinden ve üç elde nakit tutma güdüsünden kaynaklanmaktadır. Bu belirleyicilerin elde tutulan nakde etkileri çeşitli regresyon modelleri ile test edilmektedir. Bu çalışmada Borsa İstanbul?da işlem gören 191 finansal olmayan Türk şirketinin verilerinden yaralanılarak bu belirleyicilerin test edilmesi amaçlanmıştır. Regresyon sonuçları temettü ödemeleri, şirket büyüklüğü ve karlılık değiskenlerinin elde tutulan nakit ile istatistiksel anlamlılığa sahip pozitif yönlü bir ilişkiye sahip olduğunu göstermektedir. Elde tutulan nakit ile istatistiksel anlamlılığa sahip negatif yönlü ilişkiye sahip olan faktörler ise kaldıraç, likit varlık ikamesi, sermaye harcamaları, şirket yaşı, yatırım fırsatları, faiz oranları ve en büyük hissedarın hisselerinin büyüklüğüdür. Tüm bu değişkenler finansal olmayan Türk şirketlerinin elde tuttuğu nakdin büyüklüğünün belirleyicileridir. Bu ilişkilerin kombinasyonu hiyerarşi teorisi ve vekalet teorisini destekler niteliktedir. Cash holdings have been the root and origin of many business questions and policies. However, the appropriate amount of cash to hold and which factors determine the cash holdings is a question that has gained popularity in academic research over the past decade, but when it comes to studies in Turkey, the literature is limited. This thesis aims to fill that gap in the literature by examining the determinants of cash holdings in Turkey. Possible determinants of cash holdings are derived from the three dominant cash holding theories and the three motives of holding cash. These determinants are then entered into various regression models that test the variations and changes in cash holdings. This study aims to test the determinants of cash holdings using a sample of 191 non-financial Turkish companies listed on the Istanbul Stock Exchange. The regression results show statistically significant positive relationships with cash holdings and dividend payout, company size and profitability. Statistically significant negative relationships with cash holdings were found for leverage, liquid asset substitutions, capital expenditures, company age, investment opportunities and the interest rate and the size of the largest owner?s shares. The combination of these relationships also provides support for the pecking order theory and the agency theory

    TRANSLATION OF THE QURAN INTO PERSIAN AND EARLY PERSIAN COMMENTARIES

    Get PDF
    Kur'an-ı Kerim, tüm insanlığa gönderilmiş ilahi mesajclır. Bu mesaj, yalnız onun indiği dilin sahiplerini değil tüm insanlığı ilgilenclirmektedir. Öyleyse bu mesajı farklı kültürlerden insaniann anlamalan için o dillere çevirmek zorunluluk arzeanektedir. Ancak Kur'an'ın eliğer dillere çevrilip çevril.meyeceği tarih boyu tarnşılmış, konu hakkında olumlu olumsuz görüşler ileri sürülmüştür. Biz, bu makalede Kur'an'ın Farsça'ya çevirisinin tarihi sürecini ele aldıktan sonra Farsça olarak yazılan ilk tefsiı:ler hakkında bilgi verelik Burada işlenen tefsirlerin özelliği ise günümüze ulaşmalan ve matbu olmalaoclır. Çalışmamızda sırasıyla Tabeî´ tefsirinin tercümesi, İsferayini ve Sudbacli tefsirlerini tarııtarak birer örnekle okuyucuya bilgi vermeyi amaçladık. Bu nedenle çalışmarnızı, V. Hicri asır sonuna kadar olan zamanla sınırlamayı uygun gördük. Hicri VI. Asır başlı başına ayn bir makalede ele alınacaktır. Holy Quran is the the divine message sene for mankind. This message concerns of all humanity, not jusc the Arabs. Therefore it is necessary to transiate into various languages for those have different cultures and languages to underswıding their Holy Book. However it is cliscussed throughout the history that if the Quran can be translatable and positive and negative opinions have been suggested on this matter. In this arride, firstly we examined histarical process of translation of Quran into Persian and then we gave information about first Quran commentaries that are written in Persiai:ı. Special features of these commentaries are that they are preserved and printed. In our study, we aimed to give information to reader by inttoducing samples from translation of Tabari's commentary and Isfarayini and Surabacli's commentaries. For this reason, we have decided to limit our work until the end of the fifth century a.h. Sixth century Hijri will be dealt with in a separate article in itself

    Activities Of Doctor Apostolos N. Psaltoff From Supporters Of Megalı Idea At Anatolıa, During 1912-1922

    Get PDF

    SOSYAL MEDYADA YER ALAN FİKİR LİDERLERİNİN VE FİKİR ARAYANLARIN KARAR VERME TARZLARININ İNCELENMESİ

    Get PDF
    Theory and practice both recognize the importance of opinion leadership and seeking constructs within informational interpersonal interaction. However, researches in this area do not concentrate on profiling social media opinion leaders and seekers. The purpose of this study is to describe the decision-making styles of social media opinion leaders and seekers via Consumer Styles Inventory. The empirical application is carried out on a sample of 257 undergraduate students. As a result, ten different decision making styles were found and the analysis confirm that several styles differ for high and low "social media opinion leaders" and "social media opinion seekers". Teori ve pratikteki uygulamalar, fikir liderliği ve fikir arama kavramlarının kişilerarası bilgilendirici etkileşimindeki önemini vurgulamaktadır. Buna karşın, bu alandaki literatür sosyal medyada yer alan fikir liderlerinin ve fikir arayanların profilini çıkarma konusuna odaklanmamıştır. Bu çalışmanın amacı, Tüketici Tarzları Ölçeği'ni kullanarak sosyal medyada yer alan fikir liderlerinin ve fikir arayanların karar verme tarzlarını belirlemektir. Çalışmanın ampirik uygulaması 257 lisans öğrencisinden oluşan bir örneklem üzerinde gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak, on farklı karar verme tarzı ortaya çıkarılmış ve bu karar verme tarzlarının bir kısmının yüksek düzeyde ve düşük düzeyde "sosyal medyada fikir liderleri" ve "sosyal medyada fikir arayanlar"a göre farklılaştığı görülmüştü

    The role of personality traits in impression management behaviours: A research towards lodging entreprises

    No full text
    Örgütlerde ?insan? kavramı giderek daha önemli hale gelmekte ve örgütlerin başarısı artık çalışanların özellikleri ile değerlendirilmektedir. İş yaşamında kişilerin sahip oldukları kişilik özellikleri son yıllarda çok sayıda çalışmada ele alınmış ve kişilik özelliklerini belirlemeye yönelik çok sayıda model geliştirilmiştir. Ancak kişilik özellikleri kapsamlı ve bireysel yönü ile kesin sonuçlara ulaşılması zor konular arasında yer almaktadır. İş yaşamında bireylerin sahip oldukları kişilik özelliklerinin bilinmesi birçok örgütsel davranış konusuna da açıklık getirebilmektedir. Bunlardan biri olan izlenim yönetimi davranışları da bu kapsamda çalışmada yer alan bir diğer konudur. Çalışmanın birinci bölümünde kişilik kavramının tanımı, kişilik kuramları, kişilik yapısının oluşumu gibi konulara yer verilmekte ve kişiliğin örgütler ve sosyal yaşam için neden önemli olduğuna dair görüşler incelenmektedir. Özellikle son yıllarda yaygın olarak kabul gören ?Beş Faktör Kişilik Modeli? bu bölümde detaylı biçimde ele alınmaktadır. İkinci bölümde; izlenim yönetimi davranışının tanımı, izlenim yönetimi sürecinin modelleri, izlenim yönetimi sürecinde kullanılan stratejilerin neler olduğu izlenim yönetimi davranışlarını oluşturan iş, kişisel ve yönetici odaklı izlenim yönetimi faktörleri incelenmektedir. Çalışmanın son bölümünde kişilik özelliklerinin izlenim yönetimi davranışları üzerindeki etkilerini belirlemek için Denizli?de yer alan 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmelerinde yapılan araştırmaya yer verilmektedir. In organizations, the ?human? concepts is becoming on important issue and nowadays the success of organizations is evaluated with their employees? characteristics. Personality characteristics are evaluated in many academic enquiries and there are many models which try to identify the personality traits. Nevertheless, personality characteristics are among the subjects which are diffucult to reach to a definite conclusion as personality differs from one to another. Understanding personality characteristics in work life helps us also to evaluate other organizational behaviuors. Impression management behaviours, one of the new and popular a organization behaviours subjects, is also evaluated in the study with personality characteristics.In the first part of the study the definition of personality, personality theories and the formation of personality structures are explained and the question ? why personality is important in organizations and; social life? is tried to be answered. Five factor personality model ? as well accepted subject in literature- is also studied in details in this chapter. In the second part, the definition of impression management behaviour, the process of impression management models, the strategies used in impression management are explained. Impression management behaviours are studied in three segments as job-oriented, individual-oriented and manager-oriented. Lastly, to indicate the probable effects of personality characteristics on impression management behaviours, a research is held in 4 and 5 star hotels in Denizli

    Research of socioeconomic level and the other factors effecting patient and graft survival on patients undergoing liver transplantation

    No full text
    Amaç: Kronik ve irreversible karaciğer hastalıklarının kurtarıcı tedavisi olan karaciğer transplantasyonu, cerrahi teknikteki gelişmeler ve farklı immunsupresif ilaçların kullanıma girmesiyle giderek artan sayıda uygulanmaktadır. Sağlık Bakanlığı organ bekleme listesine 21878 hasta kayıtlı olup bunların 1851 tanesi karaciğer nakli beklemektedir. Artmakta olan bu talebin çoğu ne yazık ki hala canlı vericilerden karşılanmaktadır. Nakil bekleyenlerin ortalama %8-10' unun her yıl hayatını kaybettiği düşünülürse olayın vahameti ortaya çıkmaktadır. Mevcut kısıtlı imkanlar nedeniyle uygun hastanın seçimi, nakil zamanlaması ve nakil sonrası izlemi, hasta ve greft sağ kalımı açısından oldukça önemlidir. Hasta ve greft sağ kalımını pek çok faktör belirlemektedir. Donör özellikleri, operasyona bağlı özellikler, nakil sonrası komplikasyonlar, kullanılan immunsupresif ilaçlar gibi faktörler içinde alıcıya ait özellikler ve hasta uyumu şüphesiz ki en önemli olanlardandır. Sosyoekonomik düzey ve eğitim düzeyi gibi alıcı özellikleri hasta uyumu üzerine etkili olan temel unsurlardır. Çalışmamızda tüm bu faktörlerin yanında sosyoekonomik durum ve eğitim düzeyinin hasta ve greft sağ kalımı üzerine olan etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi (DEUTF) Genel Cerrahi Anabilim Dalı Karaciğer Nakil Ünitesinde 2006 ile 2011 tarihleri arasında ardışık karaciğer nakli yapılmış 18 yaş ve üzeri, verilerine ulaşılabilinen tüm hastalar çalışmaya dahil edildi. Hastaların tanı, tedavi ve takibi esnasındaki verileri, donör özellikleri hastanemizde kullanılan bilgisayar otomasyon sistemi, hastane arşiv dosyaları, karaciğer nakil birimi hasta takip dosyaları, karaciğer polikliniği hasta izlem formları kullanılarak ve telefon görüşmeleri yapılarak hasta verilerine ulaşıldı. Bulgular: Çalışmamızda 278 hastanın hasta uyumu değerlendirildiğinde % 68.3' ünde uyumsuzluk saptandı. Hasta uyumunun greft ve hasta sağ kalımı üzerine ise anlamlı herhangi bir etkisi saptanmadı. Fakat eğitim düzeyi, meslek durumu ve sosyoekonomik düzey gibi parametrelerde düşüklüğün hasta uyumu ile ilişkili olduğu saptandı. Hastalarımızın % 72.4' ü düşük eğitim düzeyi, % 75.8' i düşük meslek düzeyi, % 77.6' sı ise düşük sosyoekonomik düzeye sahipti. Ancak bu faktörlerle hasta ve greft sağ kalımı arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Tartışma: Sosyoekonomik düzeyin hasta ve greft sağ kalımı üzerine direkt etkisi gösterilememiş olsa da, sosyoekonomik düzeyi belirleyen meslek durumu ve eğitim düzeyinin hasta ve greft sağ kalımı dışında hastaların karaciğer yetmezliği etiyolojileri, komorbid hastalıkları, alkol kullanma öyküleri, doğdukları ve yaşadıkları yerlerin gelişmişlik düzeyi, sosyal güvence durumları ile ilaç ve vizit uyumsuzluğu gibi karaciğer nakil başarısını etkileyebilecek parametrelerle olan anlamlı ilişkileri nedeniyle, hastaların nakil öncesinde ve takiplerinde eğitim düzeyi ve meslek durumu göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bu nedenle hasta seçimi ve takibinde bu faktörler de göz önüne alınarak daha fazla hasta sayılı ve daha uzun takip süreli çalışmalar yapılırsa, hasta ve greft sağ kalımı üzerine olan etkileri de gösterilebilir. Aim: Liver transplantation, which is the rescue treatment for chronic and irreversible liver diseases, is ever increasingly applied owing to the developments in surgical techniques and the availability of various immunosuppressive drugs. There are 21878 registered patients in the organ waiting list of the ministry of health and 1851 of them are waiting for liver transplantation. Unfortunately this increasing demand is still met by living donors. The severity of this fact comes into view when noticing that each year, the 8-10 % of the patients waiting for organ transplant lose their life. Because of the existing limited potentiality, appropriate patient selection, transplant timing and post-op follow-up are all substantially important regarding the patient and graft survival. There are many factors affecting the patient and graft survival. Factors such as the features of the donor, the operation related specifics, the complications after the transplant, the immunosuppressive drugs used, the features of the receiver and the patient compliance are definitely of primary significance. The receiver features like socioeconomical and educational level are the primary factors effective on patient compliance. Our research is aimed to observe the impacts of patient's socioeconomical and educational level, as well as all the other before mentioned factors on patient and graft survival. Material and Method: All the patients that underwent successive liver transplantation between 2006 and 2011 in Dokuz Eylul University Medical Faculty General Surgery Department, aged over 18 years, and had accessible data were involved in this research. Patient and donor data were gathered from the data obtained during patient diagnosis, treatment and follow-up, the computer automation system used in the hospital, the hospital archive files, the liver transplant unit's patient follow-up files, the liver polyclinic's patient follow-up forms and the telephone interviews. Results: In our research patient compliance was evaluated for 278 patients and 68.3 % were found to be noncompliant. Patient compliance was not found to be significantly effective on patient and graft survival. But the lowness in the parameters like educational level, occupational level and socioeconomical level were determined to be related to the patient compliance. 72.4 % of our patients had low educational level, 75.8 % of them had low occupational level and 77.6 % of them had low socioeconomical level. But these factors were not found to be significantly related to patient and graft survival. Discussion: As a result socioeconomical level did not demonstrate a direct affect on patient and graft survival. On the other hand, apart from patient and graft survival, the occupational state and educational level which determine the socioeconomical level were significantly related to the parameters such as liver failure aetiologies, comorbid diseases, alcohol usage histories, the developmental status of the place of birth and living, social assurance states, drug and visit noncompliances which have an affect on the success of liver transplant. Consequently, during the follow-ups before the transplant, the educational and occupational level of the patient should be taken into consideration. Therefore by taking these factors into account during the follow-up and selection of patients, and by carrying out studies with more patients and with extended follow-up durations, their affects on patient and graft survival can be show

    3,017

    full texts

    10,837

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    DSpace at Dokuz Eylul University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇