DSpace at Dokuz Eylul University
Not a member yet
10837 research outputs found
Sort by
Organizational effectiveness analysis of health sciences institute
Lisansüstü eğitimde etkililik kavramı, eğitim kurumunun başarısının değerlendirilmesinde önemlidir. Örgütün elindeki kaynaklarla çevresel faktörleri de göz önünde bulundurarak yapmış olduğu faaliyette ne kadar etkin, verimli veya başarılı olduğu etkililiğinin değerlendirmesiyle ölçülebilir. Amaç: Lisansüstü düzeyde eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve uygulama yapan bir kurum olan DEÜ Sağlık Bilimleri Enstitüsü?nün etkililiğinin değerlendirilmesidir. Yöntem: Çalışmada Cameron?un çalışmasından yararlanılarak geliştirilmiş beşli Likert tipi ölçeğe göre oluşturulmuş soru formu kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini 168 lisansüstü öğrenci ile 60 öğretim üyesi oluşturmaktadır. Soru formu, Sağlık Bilimleri Enstitüsünde, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında, öğrencilere ve Enstitüde ders ve danışmanlık amacıyla görevlendirilen öğretim üyelerine uygulanmıştır. Soru formunun uygulanması sonucu elde edilen verilerin istatistiksel analizi SPSS 16.0 paket programı ile yapılmıştır. Yapılmış olan istatistiksel analizde frekans analizleri, tanımlayıcı istatistikler, güvenirlik ve geçerlilik analizi, faktör analizi, t-Testi, ANOVA Testi, korelasyon analizleri ve regresyon analizleri değerlendirilmiştir. Bulgular: Örgütsel etkililik algısı, faktör analizi sonucu ?Öğrencinin Eğitim Memnuniyeti?, ?Öğrencinin Kariyer Gelişimi?, ?Profesyonel Gelişimde Enstitünün Rolü ve Yetkinliği?, ?Öğrencinin Kişisel Gelişimi?, ?Anabilim Dalının Yetkinliği ve Etkileşimi? ve ?Örgütsel Sağlık? olarak altı boyut altında toplanmıştır. Demografik değişkenlere göre örgütsel etkililik algısının değiştiği gözlenmiştir. Sonuç: Örgütsel etkililik algısını etkileyen iki önemli değişken ?Örgütsel Sağlık? ve ?Profesyonel Gelişimde Enstitünün Rolü ve Yetkinliği? olarak tespit edilmiştir. Bu durum katılımcıların etkililik algısında, SBE?nin hizmet süreçlerinin ve iş yapış biçiminin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. The concept of effectiveness in graduate education is important for evaluating the success of the institution. In a given environment and with given resources, organizational performance and efficiency can be measured with effectiveness assessment. Aim: The purpose of this study is to evaluate the effectiveness of the Health Sciences Institute of Dokuz Eylül University, which is engaged in graduate-level education, scientific research and implementation. Method: The question form, improved by using Cameron's study, was composed of a Likert-type scale. Sample size of the study is 168 graduate students and 60 faculty members. The questionnaire was applied to students and faculty members of Health Sciences Institute in the 2010-2011 academic year. Statistical analysis of the data obtained from the filled-in questionnaires, was made with SPSS 16.0 software package. The frequency analysis, descriptive statistics, reliability and validity analysis, factor analysis, t-test, ANOVA test, correlation analysis and regression analysis were evaluated. Findings: As a result of factor analysis, perception of organizational effectiveness was collected under the six dimensions which wer
Ergonomic and functional bra design
Spor sütyenler, fiziksel aktivite sırasındaki göğüs hareketlerini etkili bir şekilde kontrol etmek için tasarlanmaktadırlar. Bu tez kapsamında, bayanların spor yaparken ihtiyaç duydukları spor sütyenlerin seçiminde ve kullanımında, giderek daha önemli hale gelen bileşenlerin değerlendirilmesine çalışılmış, bu konuda literatür taraması yapılmıştır. Çalışmada, tasarım özellikleri ve seçilen malzemelerin kombinasyonuyla spor yapan bayanlara, göğüse sağlanan desteğin arttırılması amacıyla prototip bir sporcu sütyen tasarlanmıştır. Tasarlanan ve üretilen bu prototip sütyen, piyasada yaygın olarak kullanılan iki ticari sütyen markası ile spor yapan bayanlar üzerinde giyim denemelerine tabi tutulmuştur. Deney sonrası deneklere ayrıca bir anket çalışması daha uygulanmış ve bu anket çalışması da istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Sports bras are designed to control the breast movements efficiently in the course of physical activity. Hereby with this study, there have been some further studies on analyzing and developing of the components of sports bras, which have become more significant for women while exercising. The purpose is to design a new sports bra prototype which supports the breasts of sports women well by means of design and the components used. After the literature researches, a new prototype bra has been designed and produced. Also, two different sports bras, which have well-known brands, have been bought. All three types of bras have been tried on by six different participants while both running and walking. After the trials, the participants have been asked to fill in our questionnaire. The statisictical analysis and results of the study are given in conclusion
The role of brand image in the marketing of tourism product and creation of destination brand image
Turizmde destinasyon markalaşması son dönemlerde turizm araştırmacıları ve destinasyon pazarlamacıları arasında popülerlik kazanmaya başlayan bir kavramdır. Yerel örgütlerin ve destinasyon pazarlama yöneticilerinin de önemli katkıları ile turizm destinasyonları turizm pazarlarında daha fazla rekabet avantajına sahip olmak için güçlü birer marka adı ve imajı oluşturma çabasındadırlar. Turizm destinasyonlarının markalaşması farklı ürün özellikleri ve unsurları nedeniyle geleneksel ürün ve hizmetlerin markalaşmasından oldukça farklıdır. Destinasyon markalaşması öncelikle coğrafi bir mekanın markalaşması, daha sonra da mevcut ve potansiyel ziyaretçilere güçlü bir marka şemsiyesi altında sunulmak amacıyla bir araya getirilen çok sayıda kamusal ve özel mal, hizmet ve diğer turistik çekim unsurlarının uygun bir bileşiminin markalaşması anlamına gelir. Bu çalışmanın da başlıca amacı bir turizm destinasyonu olarak Çeşme?nin marka oluşturma sürecini etkileyen talep yönlü faktörlerin belirlenmesidir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır; birinci bölümde genel olarak turizmde destinasyon pazarlaması kuramsal açıdan incelenmiş ve destinasyon pazarlamasının önemi vurgulanmıştır. İkinci bölüm genel markalaşma yaklaşımı altında turistik ürün markalaşması, turizmde destinasyon markalaşması ve markalaşma süreçlerine yer vermektedir. Üçüncü bölüm çalışmanın araştırma ve uygulama kısmıdır ve bu bölümde destinasyon ziyaretçilerinden sağlanan verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular yer almaktadır. Verilerin analizi için Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Araştırmanın temel bulguları, Çeşme?nin markalaşma sürecinde temel ziyaretçi motivasyonları, çekme ve itme faktörleri ile ziyaretçilerin destinasyon kimliği algısının uzun dönemli marka bağlılığı yaratmayı sağlayacak olan markalaşma konusunda önemli bir role sahip olduğunu göstermiştir Destination Branding in tourism is a new concept which is recently gaining popularity among researchers and destination marketers. With the contributions of Destination Tourism Organizations and Destination Marketing Managers, tourism destinations are trying to establish a strong brand name and image in order to have competitive advantage in tourism markets. Branding tourism destinations is somewhat different process from branding traditional products and services due to their distinctive nature and its several components. First and foremost, Destination Branding not only means the branding of geographical places, but it also means marketing of a composition of tourism products which consists of many different public/private goods, services and attractions that offer benefits to actual and prospective visitors under a powerful brand umbrella. The main purpose of this study is to identify the basic demand side factors affecting brand creation process of Çeşme as a tourism destination as well. This study mainly consists of three chapters. The first chapter examines the general theoretical approach to destination marketing and highlights the importance of destination marketing in tourism. Second chapter aims to explain the basic concepts of traditional product branding in marketing, branding the tourism products, destination branding and branding process in tourism. The third and final chapter is the research and application part of the study and this chapter also includes the basic research findings based on the data collected from the destination visitors. Structural Equation Modeling (SEM) was used for data analysis. Basic findings point out that tourist motivations, pull and push factors and perception of destination personality are the main factors affecting branding process that leads to create long term brand loyalty
Determination of biology teacher candidates` learning strategies in learning their subject matter courses
Bu araştırmanın amacı, Biyoloji öğretmen adaylarının alan derslerini öğrenirken kullandıkları öğrenme stratejilerini belirlemektir. Araştırma verileri Sucuoğlu (2006) tarafından geliştirilen Biyolojide Kullanılan Öğrenme Stratejileri Ölçeği ile toplanmıştır. Ölçek beşli Likert tipindedir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 15 paket programında değerlendirilmiş, ANOVA, aritmetik ortalama, standart sapma, t ve Scheffé testleri uygulanmıştır. Ölçeğin güvenirliliği ise Cronbach Alpha Katsayısı ile hesaplanmıştır. Analizleri yapılan bu ölçek, 2011-2012 Öğretim yılı bahar döneminde Dokuz Eylül Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Gazi Üniversitesi, Eğitim Fakülteleri Biyoloji Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören öğretmen adaylarına uygulanmıştır. Araştırmaya Biyoloji Anabilim dalına devam eden dördüncü ve son sınıf öğrencileri (n=160) katılmıştır._x000B__x000B__x000B_Ayrıca öğrenme stratejilerinin kullanılmasına ilişkin öğrenci görüşlerini belirlemek amacıyla ?Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu? uygulanmıştır. Araştırma verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan öğrenme stratejileri anket formu öğrencilere bire bir görüşme yolu ile uygulanarak elde edilmiştir._x000B__x000B__x000B_Araştırmanın sonucunda, ?Karmaşık Ezber ve Örgütleme Stratejilerini her zaman, Anlamayı Takip Stratejilerini ise bazen kullandıkları gözlenmiştir. Kız öğretmen adaylarının erkek öğretmen adaylarına göre daha sık öğrenme stratejilerini kullandıkları, kullanılan stratejilerin öğrenim gördükleri okullara göre anlamlı farklılıklar göstermediği saptanmıştır. The purpose of this study is to determine the learning strategies biology teacher candidates use. The data were collected with Learning Strategies Scale Used in Biology , developed by Sucuoğlu (2006).The scale is five-point Likert scale. Data were computed with SPSS 15 programme and the statistical analysis such as frequencies ANOVA, arithmetic mean, standart deviation, Scheffe and t-test were done. The reliability of the scale has been calculated by using the Cronbach Alpha Co-efficient. This analyzed scale has been applied to the teacher candidates that have been studying in the Biology Teaching Department of Education Faculties in Dokuz Eylül University, Marmara University and Gazi University in the spring academic period of 2011-2012. Students attending Biology Departments in the fourth and last year took place in the study (n=160)._x000B__x000B__x000B__x000B_Also, the Half Structured Interview Form? was applied to determine the student's views about using the learning strategies. The data of the research collected by learning strategies public survey? which was developed by the researcher and it was implied in face to face way._x000B__x000B__x000B_At the end of the study, it was determined that teacher candidates always use the Complex Memorization and Organizational Strategies and that they sometimes use the Following the Understanding Strategy. It is determined that female teacher candidates use more learning strategies than male teacher candidates. The learning strategies used demonstrate significant differences according to the department studied
The examination of the bridge employment case: A meta-analysis study
Kariyer mesleğinden emekli olarak ayrıldıktan sonra tümüyle iş hayatından çekilmeyip, yarı zamanlı, tam zamanlı, bağımsız çalışma ya da aşamalı emeklilik ile çalışma hayatına devam etmenin yaygın olduğu gözlenmektedir. Kariyer meslek ile emeklilik arasında bir geçişi ifade ettiğinden dolayı bu olguya köprü istihdam denilmektedir. Çalışmada köprü istihdam incelenirken olgunun etkilediği yaşlı çalışan ve emekli gerçeğinden hareketle öncelikle yaşlılık ve emeklilik konuları ele alınmıştır. Daha sonra köprü istihdam konusu incelenmiştir. Çalışmanın uygulama kısmında meta analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sorusu (1) Kariyer mesleğinden emekliliğe ayrıldıktan sonra köprü istihdama geçerek çalışma hayatına devam etmenin çalışan üzerinde bir etkisi var mıdır? Varsa hangi yöndedir? (2) Eğer bir etki varsa ?Sağlık?, ?Gelir? ve ?Eğitim İmkanı ve Kendini Geliştirme? alt kategorilerinden hangisi yönünden etkisi daha yüksektir? Şeklindedir. Bu kapsamda 420 tez ve 93 makale incelenmiş ancak meta analize dahil edilecek 9 çalışma belirlenmiştir. Bu çalışmalardan 3 tanesi tez olup 6?sı makaledir. Çalışmaya dahil edilen 9 adet çalışmadan belirlenen ölçütler doğrultusunda 26 etki büyüklüğü meta analizde birleştirilmiştir. Araştırma sonucunda toplam etki büyüklüğü 0,2551 olarak bulunmuştur. Cohen sınıflandırmasına göre bu etki büyüklüğü, küçük (small) etkiye sahip olup pozitif yönlüdür. Bu değer, kariyer mesleğin ardından tümüyle çalışma hayatından çekilmek yerine köprü istihdama geçişin sırasıyla ?eğitim imkanı ve kendini geliştime?, ?sağlık? ve ?gelir? açısından daha olumlu olduğunu göstermiş olmaktadır In this study bridge employment which means working in part-time, full-time, self employment and phased retirement conditions instead of abandoning working life examined. It is called bridge employment for it reflects transition between career employment and retirement. Before describing bridge employment, first ageing and retirement were being held because of relationship between them. And then meta-analysis executed. The research questions were (1) Does the leaving from career employment to continue working life by means of transition to bridge employment have an impact on workers? If there is, what is its way? (2) How big is the effect on the subgroups of ?health?, ?income? and ?training and self-improvement?? 420 thesis and 93 articles examined. Yet 9 of them were eligible for being added to the study. From whole studies 26 effect sizes were chosen.As a result of the study, main effect size (ES++) calculated 0,2551. According to Cohen this is small scale and its way is positive. It means instead of leaving from working life completely, transition to bridge employment is better and positive on ?training and self-improvement?, ?health? and ?income? consecutivel
Dated 12 September 2010 Referendum and the Constitutional amendments adopted Law No. 5982, Turkish Constitutional Court, fundamental problems of the Turkish Constitutional Court and solution proposals
İnsanoğlu, kendisinin doğuştan sahip olduğu, asgari düzeyde bir yaşam sürebilmesi için olmazsa olmaz nitelikteki temel haklarına kavuşmak için, çağlar boyunca büyük uğraşlar vermiş ve bu ideal uğruna büyük bedeller ödemiştir. Tarihsel süreçte; monarklara, kiliseye ve faşist yönetimlere karşı verdiği bu mücadeleden zaferle çıkan toplumlar, elde ettikleri kazanımların korunması amacıyla çeşitli arayışlara yönelmişlerdir. Bu bağlamda kabul gören uygulamaların başında da; söz konusu temel hak ve özgürlüklerin bir yazılı belgede yer almasını sağlamak gelir ki bu yazılı belge bizi anayasa kavramına ulaştırır. Yukarıda bahsedilen tarihsel süreçte yirminci yüzyıla gelindiğinde, temel hak ve özgürlüklerin anayasa metinlerinde yer almasının, bu temel hak ve özgürlüklerin korunması adına başlı başına yeterli olmadığı acı tecrübelerle anlaşılmıştır. Bu dönemde bizzat yasama organları tarafından da birey hak ve özgürlüklerinin sınırlandırılabileceğinin görülmesi, yasama işlemlerinin de denetime tabi tutulması lüzumunu doğurmuştur ki bu sistem bizi anayasaya uygunluk denetimine götürmüştür. Anayasaya uygunluk denetimi; en temel anlatımıyla kanunların ve birtakım anayasa-altı işlemlerin çeşitli mekanizmalarla anayasaya uygunluğunu temin etmektir. Bu denetim ise başlıca iki farklı yolla sağlanabilir: "Siyasal Denetim" ve "Yargısal Denetim". Siyasal denetim sisteminde denetim, siyasal v kişi ya da organlar tarafından yerine getirilmekte iken; yargısal denetim sisteminde, yargısal kuruluşlar tarafından yargısal muhakeme usulleri kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Yargısal denetim sistemi de; denetimi tüm yargı organlarına tanıyan "Amerikan Modeli" (yaygın denetim) ve denetimi alanında uzmanlaşmış ve merkezde kurulmuş tek bir yüksek mahkemeye tanıyan "Avrupa Modeli" (merkezi denetim) olarak sınıflandırılmaktadır. Yaşanan yarım asırlık tecrübelerle, yargısal denetimin, işleyişi ve sağladığı güvenceler dikkate alınarak, siyasal denetime nazaran daha fazla ülke tarafından benimsendiği görülmektedir. Ülkemizde de 1961 anayasası öncesinde siyasal mekanizmalarla yerine getirilmeye çalışılan anayasaya uygunluk denetimi; bu anayasanın kabulüyle birlikte, alanında uzman tek bir yüksek mahkeme olan Anayasa Mahkemesi'ne tevdi edilmiştir. 61 anayasası döneminde yaşanan olumlu tecrübeler, bu sistemi, genel hatlarıyla korunarak 82 anayasası dönemine taşımıştır. Bu dönemde de görevini sürdüren Mahkeme, özellikle 2010 değişiklikleriyle bireysel başvuru mekanizmasının da kabulüyle, birey hak ve özgürlüklerinin korunması anlamında hayati bir görev üstlenmiştir ve Anayasal sistemimizin hayati bir organı olarak halen görevine devam etmektedir. İşte bu çalışmanın konusunu da; birçok Avrupa ülkesinde ve Ülkemizde benimsenen ve Avrupa Modeli olarak isimlendirilen Anayasaya uygunluğun yargısal denetimi ve bu denetimi yerine getiren organ olan Anayasa Mahkemesi oluşturmaktadır. Bu araştırmada; Anayasa yargısı sistemine ulaşana değin yaşanan tarihsel süreç, Anayasaya uygunluk denetimi sistemleri, Ülkemizde 61 ve 82 Anayasaları döneminde uygulanan Anayasa yargısı sistemi, bu sistemin organizasyonu, kuruluşu ve işleyişi genel hatlarıyla incelenmiş ve özellikle iki farklı Anayasa dönemindeki farklılıklar ve benzerlikler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmanın son bölümünde ise, doktrin ve uygulamada Anayasa Mahkemesi merkezli temel tartışma konularına değinilmiş ve somut çözüm önerilerine yer verilmiştir. Throughout the ages, human being has paid a great deal of effort and sacrificed so much to in order to achieve this inherent and fundamentally rights which are sine qua non for the eruption of a minimal nature of life. In historical process societies that the victory of this struggle of fight against the monarchs, the church and the fascist governments; plunge into to various seeking for protecting the gains that obtained before. In this context, best practice may be ensuring of that fundamental rights and freedoms to take place in a written document Hence of this, has reached us that the concept of the Constitution. By the twentieth century, as in historical process mentioned above, taking place in the constitutions' text of that fundamental rights and freedoms, this in itself is not sufficient for the protection of them, according to what is experienced as painfully. During this period, the rights and freedoms of the individuals may be restricted by the legislative bodies. Hence of this, has reached us that, legislative process should be examined by an independent unit. This system has led us to a system of constitutional review. The system of constitutional review is most basically said as ensuring the acts and other sub-constitutional procedures' compliance to constitution by a variety of mechanisms. This compliance can be achieved in two main ways: Political review and judicial review. In political way review is done by political individuals or bodies. In judicial way it is done by judicial individuals or bodies vii with the scope of judicial practice rules. Judicial systems are classified as review model of America (common system) that all the judicial organs authorized to and the model of Europe's (centralized system) single the Supreme Court which is specialized in the field of constitutional review. The experience of half of a century shows that judicial review has been adopted more than political one by the countries, because of it has more practically aspects and more safeguards. In our state, the system of constitutional review before the period of 1961 Constitution instead of judiciary review which had been tried by political mechanisms; was confided to single Supreme Court in its field that of Constitutional Court of Republic of Turkey with the adoption of the Constitution referred above. Positive effects that shown in 1961 Constitution's period has moved the system to 1982 Constitution with a few changes but in general terms. During the period of 1982, the court has continued to its duties until 2010. Particularly constitutional changes in the period of 2010 remedy of individual recourse mechanism to The Court, was adopted by Turkish Grand National Assembly. This remedy plays a vital role in the terms of the protection of the rights and freedoms of the individuals. The critical role of the court is still continuing within the Turkish Constitutional System as before. The main objects of this study are; judicial system of constitutional review which has adopted in our country and most of European countries and the Constitutional Court which is authorized body of mentioned judicial process. In this study; the historical process until to reach to the constitutional judiciary review system, different types of system of constitutional review, the constitutional judiciary system in our country periods of 61 Constitution and 82's, the organization, establishment and functioning of this system have been examined in general and tried to explain the differences and similarities particularly during the periods of those two different constitutions. At the final part of the study, the Constitutional Court focused debates of doctrine and practice are discussed and concrete solution proposals are placed
Impact of local governments on social policies
Yerel nitelikteki kamu ve yarı kamusal hizmetlere olan talebi karşılamakla görevli ve yetkili yerel yönetimler yönetim yapımızda ekonomik, sosyal ve siyasal yönden önemli konuma sahiptirler. Özellikle 2012 yılında büyük kent yönetim modelinde yapılan yeniden düzenlemelerle görevler, yetkiler, sosyal politikalar ve hizmetlerle orantılı kaynaklar genişletilmiştir. Bu çalışmamızda yerel yönetimlerin çerçevesi merkezi yönetimce belirlenmiş sınırlar içinde sosyal politikaları ve bu politikaların uygulamaları araştırıldı. Birinci bölümde, yerel yönetimlerin literatürdeki tanımları ile bu yönetimlerin merkezi yönetimlerle ilişkileri, siyasi ve idari yönden biçimsel yapıları incelendi. Aynı bölümün ikinci kısmında ise sosyal politikaların evrensel tanımları, unsurları, sosyal politikalara kamu müdahalesi ve getirdiği sınırlar, sosyal hakların korunmasında sendikalar ve uluslararası örgütler; sosyal politikaların gelişimi ile Türkiye'de sosyal politikaların görünümü işlendi. İkinci bölümde merkezi yönetimin görev ve sosyal politikalarının desentralizasyon yoluyla yerelleşmenin gerekçelerinin neler olduğu incelendi. Aynı bölümde, yerel özellikli sosyal politikaların merkezi yönetimce sunulmalarının kaynak israfı, zaman kaybı ve yerindelik prensipleriyle uymadığı sonucu örnek uygulamalarla açıklandı. Üçüncü ve son bölümde ise, Türkiye?de yerel yönetimlerin sosyal politika uygulamaları ve yasal çerçevesi ve tüm bunlara dayanarak İzmir Büyükşehir Belediyesinin mevcut sosyal hizmetleri ayrıntılı bir şekilde incelendi. The local governments that are authorized and in charge of fulfilling the demand related with public and semi-public services of local character have an economically, socially and politically important position in our administrative structure. Especially in 2012, due to the regulations made in big city management model sources were expanded proportionally with duties, authorizations, social policies and services. In this study the social policies of local governments limits of which were determined by central governments, and the applications of these policies were examined. In first section, the definitions of local governments in literature, relations of these administrations with central governments and their formal structures in political and administrative aspect. In the second part of the same section, universal definitions of social policies, their elements, public intervention to social policies and the limits they put forward, syndicates and international organizations for protection of social rights, development of social policies and appearance of social policies in Turkey were handled. In the second section, the localization justifications (by decentralization of central government?s duties and social policies) were examined. In the same section, it was explained by application examples that presentation of social policies with local features by the central government is a waste of resources, time and also it is not compliant with the propriety principles. In third and final section, the social policy applications of local governments and their legal frame and accordingly the existing social services of Izmir Metropolitan Municipality were examined in detail
The effect of tourist's expectation and experience quality on recommendation decision: A research
Dünyada kültür turizminin yükselen bir değer haline gelmesiyle birlikte ülke, bölge ve destinasyonlar dünya turizm pastasından hedefledikleri payı elde edebilmek adına turizmin kültür ayağına daha sık vurgu yapmaya başlamışlardır. Kültürel çekim unsurları içerisinde yer alan müzeler, kültür turizmi pazarının en geniş dilimini (segment) oluşturması nedeniyle büyük bir önem arz etmektedirler. Müzeler, hem diğer kültürel çekim unsurları ile hem de kendi aralarında yoğun bir rekabet içerisinde bulunmaktadır. Dolayısıyla müze ziyareti yapan turistlerin memnuniyet düzeylerinin artırılması ve bunun sonucunda tavsiye etme davranışında bulunmaları, müzelerin hayatta kalabilmeleri açısından büyük önem teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı bütüncül ve dinamik bir müze turisti davranış modeli oluşturarak, müze yöneticilerinin, planlamacılarının ve müzelerin pazarlanmasından sorumlu yetkililerin müze turisti davranışını daha iyi anlamalarına yardımcı olmaktır. Topkapı Sarayı Müzesi?ni ziyaret eden yabancı turistlerin katılımı ile gerçekleştirilen bu araştırmada, pilot çalışma için 100, ana çalışma için ise 588 yabancı turistten bilgi toplanmıştır. Tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yönteminin tercih edildiği çalışmada, veri analizi aşamasının ilk ayağı olarak yabancı turistlerin sosyo-demografik özellikleri incelenmiştir. Daha sonra analize dahil edilecek soruların tespit edilmesi amacıyla madde analizi uygulanmıştır. Son olarak yapısal eşitlik v modellemesi kapsamında doğrulayıcı faktör analizi ve yol analizi sonuçlarına yer verilmiştir.Uyum iyiliği ölçütlerinin istenilen seviyede olduğu araştırma modeli kapsamında yapısal model ilişkilerine dair sekiz adet, yapısal modeldeki moderatör etkiye dair ise iki adet hipotez test edilmiştir. Bu bağlamda deneyimleme beklentisinin deneyimleme kalitesi üzerinde, deneyimleme kalitesinin memnuniyet, algılanan değer ve tavsiye etme davranışı üzerinde, algılanan değerin memnuniyet üzerinde ve memnuniyetin tavsiye etme davranışı üzerinde pozitif yönlü etkisinin olduğu görülmüştür. Diğer yandan deneyimleme beklentisinin memnuniyet üzerinde ve algılanan değerin tavsiye etme davranışı üzerinde doğrudan bir etkisi olmadığı ve kültürel odaklılığın moderatör değişken görevi üstlenmediği tespit edilmiştir. Ayrıca deneyimleme kalitesi değişkeninin deneyimleme beklentisi ve memnuniyet arasında ve de memnuniyet değişkeninin deneyimleme beklentisi ve tavsiye etme değişkenleri ile algılanan değer ve tavsiye etme değişkenleri arasında ara değişken rolü oynadığı anlaşılmıştır. Since the awareness of the cultural tourism has been emerging, countries, regions and destinations has started to emphasize the cultural aspect of tourism in order to increase their share in global tourism market. Museums have a tremendous importance with their significant function among the constituents of cultural tourism as a cultural attractions. Museums compete intensively against other museums and other cultural attractions. Consequently, boosting satisfaction level among museum visitors which results in recommendation behaviour is particularly essential for the sustaining the performance of museums. The aim of this study is setting an integrated and dynamic museum visitor behaviour model in order to help to the museum managers, planners and the museum marketing supervisors understand the behaviour of the museum visitors. The research was conducted with foreign tourists who visited to Topkapı Palace museum. The pilot study and the main study were carried out with 100 and 588 foreign tourists respectively. Convenience sampling which is a nonprobability sampling method was used to select sampling units. At the first step of the data analysis process, socio-economic characteristics of sample was examined. Afterwards, to determine which questions should be included in research, an item analysis was conducted. Finally, confirmatory factor analysis and path analysis were applied in the structural equation modelling framework. vii In the research model setting, which is regarding goodness of fit statistics were adequate, eight hypothesis for the structural model and two hypothesis for the moderator effect in the structural model were tested. In this context, positive effect of experience expectation on experience quality, positive effect of experience quality on satisfaction, perceived value and recommendation behaviour, positive effect of perceived value on satisfaction and positive effect of satisfaction on recommandation behaviour were determined. On the other hand, it was found that experience expectation has no effect on satisfaction, perceived value has no effect on recommendation behaviour and also cultural orientation does not function as a moderator variable. In addition, it was understood that experience quality acted as a mediating variable between experience expectation and satisfaction and also satisfaction acted as a mediating variable between experience expectation and perceived value and between perceived value and recommendation behaviour
Tek faz yükler için anlık reaktif güç kontrolü ve modellenmesi
Bu tezde, ortalamaya dayalı aktif olmayan akım teorisi ve Clark dönüşümüne dayalı anlık reaktif güç teorisi incelenmiş ve bu teorilerin reaktif güç ve reaktif akım hesaplama analizleri sunulmuştur. Analizlere dayanarak, örnek çalışmalar aracılığıyla her iki teorinin de sınırları belirlenmiştir. Kapı darbe sinyallerinin yeni anahtarlama fonksiyonu elde edilmiş ve durum uzay modelinde MATLAB/Simulink ve programlamada incelenmiştir. Model incelemelerine ve temel reaktif güç akış kavramına dayanarak yeni ardışık PI denetleyici önerilmiştir. p-q teorisi histerezis akım denetleyicili, aktif olmayan akım teorisi sinüsoidal darbe genişliği modülasyonu (SPWM) denetleyici ile birlikte ve önerilmiş ardışık PI denetleyicinin MATLAB benzetimi yapılmış ve bu kontrol yöntemlerinin etkinliği incelenmiştir. Son olarak DSP işlemci tabanlı bir çalişan laboratuvar prototipine C/C++ dilinde, gösterilmiş olan teoriler yüklenerek benzetim ve analiz sonuçları deneysel sonuçlar ile doğrulanmıştır. In this thesis, non-active current theory based on average concept and instantaneous reactive power theory (p-q theory) based on Clark transformation have been studied and analyses of reactive power and reactive current calculation of these theories has been represented. Based on analyses limits of both theories by means of case studies has been realized. New switching function of gate pulses has been extracted and has been examined in state space model in MATLAB/Simulink and programming. Based on model investigation and basic reactive power flow concept novel Cascade PI controller has been proposed. MATLAB simulation of p-q theory with hysteresis current controller, non-active current theory with SPWM controller and proposed cascade PI controller has been established and effectiveness of control methods has been examined. Finally in a laboratory prototype DSP based implementation has been built and by means of C/C++ language represented theories? code have been executed and simulation and analyses results are verified by experimental ones
STUDENTS’ ACTIONS ON COMPOSITION AND DECOMPOSITION OF GEOMETRIC FIGURES
Geometrik şekil oluşturma, uzamsal yeteneğin, geometrik fikirlerin ve becerilerin geliştirilmesinde ve hatta sayıların anlaşılmasında da çok önemli bir yere sahiptir (Clements ve ark, 1997). Clements ve arkadaşlarının (2004) çalışmasına göre verilen bir şekli oluşturma ve parçalarına ayrıma ile ilgili beceriler, geometrik muhakemenin gelişmesi ve kavramların oluşturulabilmesi açısından önemlidir. Ancak alan yazına bakıldığında konu ile ilgili çalışmaların küçük yaş gruplarına yönelik olduğu görülmektedir.
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 6-8.sınıf öğrencilerine yönelik şekil oluşturma ve parçalarına ayırma problemlerinde gösterdikleri davranışları ortaya koymaktır. Bu amaçla Clements, Wilson ve Sarama’nın (2004), tanımladığı geometrik şekil oluşturma ve parçalarına ayırma beceri düzeyleri (Clements ve Sarama, 2009) dikkate alınarak 24 problem oluşturulmuştur. Araştırmada örnek olay çalışması yapılmıştır. Araştırma, 6, 7 ve 8. sınıf öğrencilerinden 6 kişiyle yürütülmüştür. Veriler, klinik mülakat ile toplanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmış ve böylece öğrencilerin gösterdiği davranışlar ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, değişik problem durumlarına ilişkin çeşitli öğrenci davranışları tanımlanmıştır.
Geometric composition is significant in developing spatial abilities; geometric ideas and skills, and even foundations for understanding of number (Clements et al. 1997). According to study of Clements and others (2004), skills related to composition and decomposition shapes are very important for the development of geometric reasoning and concept formation. However searching the literature, it’s seen that in the researches related the subject are fulfilled with the little child.
The aim of this study is to investigate the actions of the primary 6th, 7th and 8th grade students while they compose and decompose shapes. For this purpose 24 tasks which were based on Clements and Sarama’s research on levels of thinking in the domain of composition of and decomposition of geometric figures for young children were designed. The case study was chosen as a qualitative method. The participants of the study consisted of total 6 students comprising 2tudents from 8th, 2 students from 7th and 2 students from 6th grade. The data of study were collected by clinical interview. The data were analyzed by content analysis and actions of students were put forward. As a result of various actions of students concerning different problems were determine