DSpace at Dokuz Eylul University
Not a member yet
    10837 research outputs found

    Social services for children in need of protection in Turkey: A study on persons benefited from the care institutions

    No full text
    Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye?de de korunmaya muhtaç çocukların, ailelerinin yanında bakılıp korunması esas alınmıştır. Ancak, çocukların ailelerinin yanında korunamadığı durumlar bulunmaktadır. Bu durumda çocukların korunması, devletin denetim ve gözetiminde, onun belirlemiş olduğu yöntem ve kurumlar aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Türkiye?de çocukların korunması, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından, koruyucu aile, evlat edinme, kurum bakımı ve çocuğun kendi ailesi ve yakınları yanında bakım ve korunması gibi bakım yöntemleriyle sağlanmaktadır. Bu çalışma, çocukluk ve gençlik döneminin herhangi bir aşamasında kurum bakım hizmetinden yararlanmış kişilerle gerçekleştirilmiştir. Çalışma, kişilerin kurum bakımında iken yaşamış oldukları olumsuzluklar, onların kurum bakımına yaklaşımı ve kurum bakımının kendi yaşamlarına etkisi değerlendirilerek korunmaya muhtaç çocuklar için oluşturulacak yeni politikaların oluşumuna katkıda bulunmayı amaçlamıştır. Araştırmanın evrenini ?İzmir-Yetiştirme Yurtlarından Ayrılanlar Dayanışma Derneği? üyeleri, örneklemini ise, bu çalışma için kendilerine ulaşılabilen ve görüşmeyi kabul eden dernek üyeleri oluşturmuştur. Böylece araştırma, gönüllü bir örnek kitle ile yürütülmüştür. Araştırma yöntemi olarak ise, nitel araştırma yönteminin derinlemesine görüşme tekniği kullanılmıştır. Bu çalışmada da diğer çalışmalarda olduğu gibi kurum bakımının sakıncaları ortaya çıkmıştır. Çalışmada, katılımcıların kurum bakımı sonrası yaşama uyum sağlayamama, aile ilişkilerini yürütmede zorluk yaşama, bulundukları ortamda damgalanma korkusu ile kendilerini gizleme eğiliminde oldukları ve çoğunlukla sorumluluk alma alışkanlıklarının gelişmediği gibi bulgular elde edilmiştir. Kurum bakımında kalmak, katılımcılar tarafından başlı başına bir olumsuzluk olarak görülse de kurum bakımında kalanlara devletin iş bulması, başkalarına ihtiyaç duymadan devletin korumasında barınma ve beslenmelerinin sağlanması, kurum bakımının olumlu yönleri arasında ifade edilmektedir. Like in many other countries in the world, taking care of children in need is held next to their families in Turkey. However, there are some cases in which these children could not be looked after by home stay. In such cases, protection of these children is held under the supervision of the state, and with regulations and assigned institutions. Protection of children in Turkey is provided by Child Services General Directorate of the Ministry of Family and Social Policies with methods of care such as foster family, adoption, residential care and caring and protecting child near by his/her own family and relatives. This study was executed with the people who had benefited from care institutions in any stage of their childhood and youth period. The study aimed to contribute the process of creating new policies for children in need which focusing on adversities of institutional care, concentrating on their opinions about intstitutional care by considering the effects of institutional care on their lives. The target group is the members of the ?Solidarity Association of the Leavers of İzmir-Orphanages?, and sample was chosen among these members who were available and accepted taking interviews. Therefore, this research was executed with a mass of volunteers. In-depth interviews were used as a qualitative research method. The drawbacks of the institutional care come forward in this study like in the other similar studies. There are some findings obtained in this study such as participants having problems in adapting to life after institutional care, having troubles in executing family relations, tending to hide themselves by having the fear of being stagmitized, and mostly lacking the habit of taking responsibility. Although staying under institutional care is seen as negative in itself, state's providing employment to whom has institutional care, and the provision of housing and nutrition without the need for the protection of others are considered to be beneficial

    ISOLATION, CHARACTERIZATION AND DETERMINATION OF PETROLEUM HYDROCARBON DEGRADING METABOLIC CAPABILITIES OF INDIGENOUS MICROORGANISMS IN TURKEY

    Get PDF
    Bu çalışmada amaç ülkemizde kirlilik sorunlarından olan petrol ve benzeri organik kirleticilerin ortadan kaldırılmasında faydalanılabilecek bir yöntem (biyoremidasyon) ve materyal geliştirmektir. Bunun için Adana, Batman ve Adıyaman illerinin petrol ile kirlenmiş topraklarından 33 adet bakteri izole edilmiştir. İzole edilen bakterilerin ön tanımlaması, taksonomik sınıflaması, Mikrobiyal Tanılama Sistemi (MIS), oksidaz ve % 3 KOH testleri yapılmıştır. Sıvı kültürde ham petrollü ortamda çoğalma yetenekleri ve petrolü parçalama kabiliyetleri test edilmiştir. Ham petrollü ortamda en iyi gelişmeyi gösteren ve ham petrolü parçalama düzeyleri en yüksek olan 6 bakteri suşu Pseudomons aeruginosa (2 suş) Pseudomonas putida (2 suş), Citrobacter amalonaticus, Acinetobacter genomospecies seçilmiştir. 120 günlük inkübasyon sürecinin sonunda bu 6 bakteri suşu toprakta % 56 oranında petrol ayrışması sağlamıştır. Bu çalışma, ülkemizde kirli alanlarda uygulanabilecek bir biyoremidasyon ürünü elde etme açısından önemli bir basamak oluşturmaktadır. The aim of this study, to do develop a method and the material is utilized to eliminate organic pollutants (bioremediation) with oil pollution problems in our country. To do this, 33 bacterial strains isolated from oil contaminated soil obtained from Adana, Batman and Adıyaman in bioremediation studies. Identification of isolated bacteria were performed from the taxonomic classification of MIS (Microbial Identification System), oxidase and 3% KOH tests. All isolates were performed their proliferation capacity in crude oil contaminated environment, and high capability of crude oil degradation in liquid culture medium. 6 bacteria (Pseudomons aeruginosa (2 strain), Pseudomonas putida (2 strain), Citrobacter amalonaticus, Acinetobacter genomospecies were identified according to their improvement capacity in crude oil contaminated environment and high capability of crude oil degradation. These bacterial strains provided that the crude oil degradation by 56% at the end of the 120-day incubation period. This study, can be applied is an important step in terms of getting the bioremediation product in polluted areas in our country

    Jagoda Buic and Her Artworks in Transition from 'Tapestry' Tradition to Fiber Art

    Get PDF
    1920'lerin başından itibaren tapestry'nin resimsel anlatımında değişiklikler olmuş, gerçekçi resimlemelerden soyut-geometrikdesenlere geçiş yaşanmıştır. Bunun ilk çağdaş örneklerinin görüldüğü yer ise Bauhaus Okulu'dur. Bauhaus'un kapatılmasıylabirlikte Avrupa'da tapestry dokumacılığında başlayan yenilikçi düşünceler Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmıştır.Burada ikinci nesil tekstil sanatçıları yetişirken, Avrupa'da Jean Lurçat'ın Fransa'daki Aubusson ve Gobelin atölyelerindeyenilikçi yaklaşımlar yakalama çabaları ve Doğu Avrupalı sanatçıların malzeme ve tekniği doku, şekil, formla ilgi çekici şekildebuluşturması üç boyutlu lif sanatı çalışmalarının önünü açmıştır. Doğu Avrupa'da Polonyalı sanatçı MagdalenaAbakanowicz'le birlikte lif sanatında öncü çalışmalar yapan sanatçılardan birisi de Jagoda Buic'tir. Bu makale, tapestry'denlif sanatına geçiş sürecinin kilometre taşlarını tarihsel sıralamayla değerlendirmeyi ve lif sanatında üç boyutlu formlarıJagoda Buic'in çalışmaları ışığında incelemeyi amaçlar. Makalede ayrıca, el sanatı üretiminden güç alan tapestry sanatının,modern sanat kavramıyla bütünleşmesi ve plastic sanatlarda evrensel bir anlatıma ulaşması vurgulanmaktadır. From the beginning of 1920s, there has been changes in the pictorial expression of 'tapestry'; and, a transition from realisticillustrations to abstract-geometrical patterns has occurred. The first modern examples of this were executed at theBauhaus School. With the closure of Bauhaus, innovative ideas, which have begun to take shape in tapestry weaving inEurope, were moved to America. While second generation textile artists were brought up in America, Jean Lurcat'sefforts to achieve innovative approaches at the ateliers of Aubusson and Gobelin in France, and Eastern European artists'interesting combination of material and technique with texture, shape and form, have led the way to the art of threedimensional fiber works. Jagoda Buic is one of the artists who has been producing epochal works in fiber arts like thePolish artist Magdalena Abakanowicz in Eastern Europe.This paper aims to evaluate the milestones of transition from 'tapestry' to fiber art in chronological order, and to examinethe three dimensional fiber art forms in the light of Jagoda Buic's works. The artist's works are evaluated along withthe contributions of her contemporaries to the art of tapestry. The integration of tapestry art, which takes its rootsfrom craftsmanship, with modern art concepts, and its accession to universal expression within plastic arts are alsostressed

    Integration of paratransit systems with intra-city bus systems, case: Izmir

    No full text
    Hızlı nüfus artışı ve göç sonucu kentsel alanlar büyüme sınırlarına ulaşmaktadır. Geniş bir alana yayılmış, yapı yoğunluğunun artış gösterdiği bölgelerde oluşan ulaşım ihtiyacı, toplu ulaşım hizmetlerindeki yetersizlikler sonucu ara toplu taşıma sistemleri tarafından karşılanmaktadır. Ayrıca nüfus doygunluğuna ulaşan kentlerde, artan yolculuk talepleri ulaşım sistemleri üzerinde ağır bir yük binmekte, dolayısıyla toplu taşıma sistemlerinin gelişimi ve birbiri ile entegrasyonu önem arz etmektedir. Toplu taşıma ve özel taşıma arasında bir sistem olan ara toplu taşıma sistemleri plansız ve denetimsiz olmasının yanında özellikle düşük yoğunluklu ve topoğrafik olumsuzlukları bulunan bölgelerde toplu taşıma sistemlerini destekleyebilecek niteliktedir. Bu kapsamda ara toplu taşıma sistemlerinin doğasından kaynaklı işletme yararlarının korunarak, otobüs sistemi ile entegreli bir sistemin oluşması için önerilerin oluşturulması amaçlanmıştır. Yapılan çalışmada, ilk olarak ara toplu taşıma sistemlerinin oluşmasını tetikleyen kentsel büyüme, kentsel saçaklanma kavramları incelenmiş ve bu kavramların ulaşım ve ara toplu taşıma sistemleri ile ilişkisi araştırılmıştır. İkinci olarak İzmir kentinin nüfus, ekonomi, şehir planlama çalışmaları ve ulaşım faktörleri ele alınarak büyüme sürecine değinilmiştir. Diğer aşamada toplu ulaşım sistemlerinin dünyadaki, Türkiye?deki ve İzmir?deki gelişimi açıklanmıştır. Daha sonra, ara toplu taşıma sistemlerinin toplu taşıma sistemlerinden farklı olduğu konulardan ve ara toplu taşıma sisteminin ülkelerdeki uygulamalarından bahsedilmiştir. Çalışmanın son aşamasında, İzmir merkez yerleşme alanındaki işletilen toplu taşıma türlerinin ve ara toplu taşıma sistemlerinin analizi yapılmıştır. Otobüs sistemine ve ara toplu taşıma sistemine ait veriler detaylı olarak değerlendirilmiştir. Bu kapsamda otobüs hatlarına ait kar ve zarar durumları analiz edilerek, ara toplu taşıma sistemine tahsis edilecek otobüs hatları belirlenmiş ve ara toplu taşıma sisteminin entegrasyonuna yönelik işletme önerileri geliştirilmiştir. Ayrıca kar, zarar durumu analiz çıktılarının, İzmir kentinde belirlenen saçaklanma alanlarındaki dağılımları incelenmiştir. Böylece otobüs hatlarının en az kar ile çalıştığı ve otobüs sisteminden ara toplu taşıma sistemine en çok hat tahsisinin olduğu bölge tespit edilmiştir. Urban areas reach growth limits as a result of rapid population growth and internal migration. Due to lack of public transit services, transportation needs of the regions that spread over large areas and have a high density trend covered by paratransit systems. In urban metropolitan areas that reach population saturation, the increasing travel demands impose burdens on public transportation systems, therefore integration and optimization of transportation modes have importance. Even though paratransit systems that are midway between conventional transit and private automobile are unplanned and uncontrolled, have a support for public transportation systems especially in low density and sloping areas. So it is aimed that protecting operational benefits from its nature and making suggestions for integrating of bus transit system and paratransit system. In this study, firstly ?urban growth? and ?urban sprawl? terms that affect occurence of paratransit systems are defined and both terms in relation to transportation and paratransit systems are searched. Secondly İzmir growth process are explained by population, economy, urban planning studies and transportation factors. On the other chapter, development of public transportation systems are discussed in case of World, Turkey Country and İzmir City. Then by, differentness between public transport and paratransit systems and paratransit systems practices in some countries are mentioned. In the last chapter, public transportaion modes and paratransit systems that operated in İzmir Central Urbanized Area are analyzed. Bus transit system?s and paratransit system?s datas are evaluated. Profit and loss structures that belong to bus transit lines are analyzed. Just after, public transit lines are determined for allocating paratransit system?s lines and operational suggestions for integrating of paratransit system and bus transit system are improved. Also, distribution of outputs, are obtained from profit and loss analyze, in İzmir City?s fringe areas are searched. Thus, the region are determined that are operated bus lines at least the rate of profit and allocation for paratransit lines number in highest value

    ESKİ KIRGIZLAR

    Get PDF

    Adaptations form theatre to opera: A comparison of dramatic structure and sample analysis of libretto and theatre plays

    No full text
    Opera, temelde iki sanat üzerine kurulmuştur; bunlar tiyatro ve müziktir. Opera başlangıcından bugüne yaklaşık 400 yıl içinde binlerce eser üretmiş ve sahnelemiştir. Opera sanatı sürekli değişerek kendini geliştirmiştir; bu süreçte devrim niteliğinde buluşlar ve yenilikler yapan besteciler ve libretto yazarları vardır. Bu sanatçılar sayesinde opera bugün varlığını sürdürebilmektedir. Bu çalışmada öncelikle operanın kendini devam ettirebilmesi bakımından bu yenilikler incelenmiştir. Opera yapıtlarının bazıları özgün eser, bazıları ise daha önce yazılmış olan edebi ya da tiyatral metinlerden uyarlanmıştır. Dramatik bir yapı olan oyun metinleri, yine dramatik bir yapı olan librettoya uyarlanırken müziğin getirdiği kaçınılmaz sınırlamalar vardır. Tiyatro oyunları yazılırken, dramatik tasarım, belli başlı şifrelemelerle oluşturulur, bu şifrelemeler sonrasında yapılan dramaturgik çalışmalarla metin üzerinde değişiklikler ve güncellemeler yapmaya izin vermektedir. Ancak librettoda metin müzik ile dondurulur, gerektiğinde üzerinde değişiklik ya da güncelleme yapmak son derece zordur. Opera tarihi boyunca besteciler ve libretto yazarları, yapısal sorunları gidermek için bazı teknikler geliştirmişlerdir. Çalışmada örnek olarak şeçtiğimiz eserler tiyatro tarihinin değişik dönemlerinden seçilen klasikleşmiş oyunlardır. Bununla birlikte incelenen oyun yazarları, libretto yazarları, besteciler ve sahnelenen eserler de, opera tarihi açısından son derece önemlidir. Bu çalışmanın amacı, tiyatro eserlerinden uyarlanan bazı opera yapıtlarını karşılaştırarak, dramatik yapı açısından oyun metni ve libretto arasındaki değişimleri incelemektir. Opera based on two art forms: namely theatre and music. Thousands of plays have been written and performed for 400 years from the beginning of opera. The art of opera has developed by changing constantly. Owing to the composers and librettists who brought innovations and revolutions in this process, opera has been able to survive in our era. In this work, these innovations and revolutions were studied in respect of the survivability of opera.   Operas are original or adaptations from literary or theatrical texts. There are unavoidable limitations by music while adapting texts to libretti. Dramatic design requires some sort of coding in theatre texts. These codings later allow changes or updates on the texts. However, the text in libretti is consolidated by music and changes or updates are extremely difficult. Composers and librettists developed technics in order to these kind of structural problems. The operas selected as examples in this study are classical plays from different times of theatre history. Play writers, librettists and composers are important artists from the point of opera history.  The purpose of this study is to investigate the relations between the text and libretti from the point of dramatic structur

    CONTENT ANALYSIS OF THE RESEARCHES ON TECHNOLOGY-ASSISTED MATHEMATICS INSTRUCTION IN TURKEY

    Get PDF
    Bu çalışma, teknoloji destekli matematik eğitimi konusunda 2000 ile 2011 yılları arasında Türkiye'de yayınlanan bilimsel çalışmaları demografik bilgi, anahtar kelime ve metodoloji açısından incelemek amacıyla yapılmıştır. Veriler Türkiye'de yayınlanan 32 hakemli dergide bulunan 126 makaleden elde edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucunda; çalışmaların büyük bir bölümünün (%76) bir ya da iki yazarlı olduğu, çalışmalarda matematik konu alanına özgü anahtar kelimelerin oldukça az kullanıldığı (%11), matematik eğitimi konu alanında en fazla "matematik eğitimi-öğretimi", "öğretmen adayları" ve "tutum" anahtar kelimelerinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Matematik yazılımlarının kullanımının az olduğu bu çalışmalarda araştırmacılar çoğunlukla, örneklem olarak lisans öğrencilerini, veri toplama aracı olarak anketi tercih etmişlerdir. Nitel araştırmaların, nicel araştırmalar ile aynı sıklıkta kullanıldığı bu çalışmalarda nicel veri analizinde ortalama, standart sapma ve t-testinin; nitel veri analizinde ise daha çok betimsel analizin yapıldığı belirlenmiştir. This study has been conducted to examine the researches, which have been published between 2000 and 2011 on technology-assisted mathematics instruction in Turkey, in terms of demographic information, keywords and methodology. The data have been obtained from 126 articles in 32 refereed journals published in Turkey. Upon the analysis of the obtained data, it has been observed that a great deal of the studies (76%) have one or two writers; keywords particular to mathematics subject area were used quite less (11%) in the studies; and "mathematics education-teaching", "prospective teachers" and "attitude" keywords were used the most in the mathematics education subject area. The researchers mostly preferred undergraduate students as sample, and survey as data collection tool in these studies in which the use of mathematic software is low. In these studies where qualitative researches were used with the same frequency as the quantitative researches, it has been determined that mean, standard deviation and t-test were used in quantitative data analysis whereas descriptive analysis was rather used in qualitative data analysis

    Bulut bilişim teknolojilerinde değişen test metodolojileri ve yaklaşımlarının araştırılması

    No full text
    Bu çalışmada, bulut bilişim tabanlı uygulamaların kalite kontrol yöntemlerinin ve yaklaşımlarının, her bir yaklaşımla elde edilen faydaların ve eksikliklerin incelenmesi hedeflenmiştir. Bu yaklaşımları desteklemek üzere yazılım kalite kontrol araçlarının nasıl kullanılabileceği, neleri karşılayıp, neleri karşılayamadığı, Windows Azure örnek bulut uygulaması üzerinden incelenerek, söz konusu araçları kapsayan örnek test uygulamaları ile beraber değerlendirilmiştir. This is intended to be a survey of existing test methodologies for cloud-based applications and services with pros and cons of each approach. We will touch base to cloud computing by telling the importance of cloud computing for enterprises, the types of cloud computing platforms used commonly and their attributes. Tools that can be used for cloud-based application testing are reviewed under different categories of testing. A sample Windows Azure application is also being tested with Visual Studio Web Test environment and Selenium Test Suite components to demonstrate the capabilities of these tools

    Investments Of Turkey In The Field Of PTT Following The World War II

    Get PDF
    Türkiye, II. Dünya Savaşı'na girmeyerek savaşın yıkımını yaşamadı. Buna karşın ülkede yatırımlar yavaşladı ve önemli bir yoksullaşma görüldü. 1945'de savaş bitince, savaşa giren ülkeler gibi girmeyen ülkeler de ekonomik yatırımlarına hız verdiler. Türkiye, savaşın sonunda, kendi imkanları dahilinde önemli bir döviz ve altın stokuna sahip bulunuyordu. 1950-1960 arasındaki DP döneminde önemli yatırımlar yapılmış olmasına karşın, bunun öncesinde CHP önemli bir birikim oluşturmuştu. Bu makalede, Türkiye'nin 1945-1950 arasındaki iletişim (PTT) yatırımlarına verdiği önem anlatılmaktadır  Turkey did not live the destruction of the World War II by not entering the war. However, investments in the country slowed down and a significant impoverishment was seen. In 1945, when the war ended up, countries which did not entered the war gave a momentum to their economic investments as countries entered the war. Turkey, within its own possibilities, had a significant foreign exchange and gold stocks at the end of the war. Although significant investments were done during the DP period between 1950-1960, RPP created an important saving before then. In this paper, the importance that Turkey had given to investments on communication between 1945-1960 were explained

    A REAL ESTATE APPRAISAL INFORMATION SYSTEM IN THE PROCESS OF EUROPEAN UNION

    Get PDF
    Bu çalışmada, Avrupa Birliği ve Türkiye'nin Coğrafi Bilgi Sistemleri politikalarının öncelikleri kapsamında taşınmaz değer haritalarının üretimi ve sunulmasını sağlayan bir Taşınmaz Değerleme Bilgi Sistemi önerilmiştir. TADEBİS adı verilen proje ile sağlıklı bir kentleşme politikasının oluşumuna katkı sağlamanın yanı sıra taşınmaz değerlemesine ihtiyaç duyan herkesin doğru ve güncel coğrafi değer verisine ulaşabileceği düşünülmektedir In this study, a real estate appraisal system which provides the production and presentation of real estate value maps according to the priorities of the policies of European Union and Turkey's Geographic Information Systems was proposed. By means of the project, called as TADEBIS, there would be a contribution to the generation of a reliable urbanization policy. Besides accurate and current geographic value data will be provided to whom needs the real estate appraisal

    3,017

    full texts

    10,837

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    DSpace at Dokuz Eylul University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇