Izmir Katip Celebi University
Not a member yet
    2715 research outputs found

    DAVRANIŞ BOZUKLUĞU OLAN BAŞKARAKTERLER: TÜRK ROMANLARI ÖRNEKLEMİ

    No full text
    On dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlayan Yeni Türk Edebiyatı dönemi, sosyal ilişkiler bağlamında batı ile ilişkilerin arttığı, sosyal reformlar yapıldığı bir dönem olduğu gibi edebiyat yönünde yeni edebi türlerin ortaya çıktığı; yeni akımların, yeni konuların ve eğilimlerin yer aldığı bir dönem olmuştur. Tanzimat Döneminden itibaren yazarların en çok tercih ettiği türlerden biri olan roman ile özellikle Servet-i Fünun döneminde bireyin iç dünyasına yönelen yazarlar, Cumhuriyet Dönemi edebiyatında modernist roman anlayışıyla bireyi olay örgüsünün önüne koymuştur. Burada birey, daha önceki dönemlerdeki gibi idealize edilmekten çok gerçekçilik akımı etkisiyle ve varoluşçuluk felsefesiyle “olduğu gibi” verilir. Modernleşme süreci içinde yerini bulmaya çalışan, değişen düzen içinde yer yer savrulan karakterler yabancılaşma ve davranış bozuklukları gibi sorunlar yaşar. Burada birey, dünyayla kendisini özdeştiremeyen bir konumda olay örgüsünde yer alır. Bahsedilen yabancılaşma ve uyumsuzluk süreci ise bireysel ve çevresel nedenler olmak üzere iki farklı faktöre dayanır. Bu bağlamda romanlarda yer alan karakterlerin kimlik inşaları bu etkenlerden bağımsız değildir ve bu etkenler ile incelenmiştir. iv Sosyal bilimlerin konusu olan insan davranışlarına yönelik çalışmalar bize roman karakterlerini anlama imkânı verir. Bu bağlamda bu çalışma Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan, Tahsin Yücel’in Mutfak Çıkmazı, Erdal Öz’ün Odalarda ve Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli romanlarında yapılan psikososyal incelemeler ile varoluşçuluk akımının etkisiyle yazılmış roman karakterleri üzerinden gerçekleştirilmiştir

    MEÂNİ VE USÛL-İ FIKIH İLMİNDE EMİR-NEHİY

    No full text
    Bu çalışmada, Arap dilinin İslam hukuku içerisindeki merkezi rolü göz önünde bulundurularak emir ve nehiy sîgalarının anlam dünyası, meânî ve usûl-i fıkıh ilimleri ekseninde incelenmiştir. Zira nasın doğru anlaşılması, kelime ve cümlelerin anlamına dair güçlü bir dil yetkinliği gerektirmektedir; bu da Arapçanın anlam derinliği ve ifade incelikleriyle kurulan sıkı bir ilişkiyi zorunlu kılmaktadır. Özellikle hüküm çıkarmada kullanılan delalet türlerinin ve sîgaların farklı yorumlara açık olması hem mezhepler arası ihtilaflara hem de bireysel metodolojik ayrılıklara yol açmıştır. Çalışmanın ana amacı, belâgat ve usûl âlimlerinin emir ve nehiy sîgalarına yükledikleri anlamları karşılaştırmalı biçimde analiz etmek ve bu iki ilmî disiplinin aynı dil formlarını nasıl farklı yönlerden değerlendirdiğini ortaya koymaktır. Mevcut literatürde genellikle tek bir ilim disiplini yahut tek bir müellif özelinde yapılan çalışmalardan farklı olarak, bu tezde Sa’düddîn Mes’ûd b. Fahriddîn Ömer b. Burhâniddîn Abdillâh el-Herevî el-Horâsânî et-Teftâzânî (ö. 792/1390) ve Ebû Abdillâh Celâlüddîn Muhammed b. Ahmed b. Muhammed el-Ensârî el-Mahallî (ö. 864/1459) özelinde iki farklı yaklaşım benimsenmiştir. Belâgat açısından el-Mutavvel, usûl-i fıkıh açısından ise el-Bedrü’t-Tâliʿ fî Halli Cemʿi’l-Cevâmiʿ temel metin olarak seçilmiş; ayrıca Ebü’l-Meâlî Celâlüddîn el-Hatîb Muhammed b. Abdirrahmân b. Ömer b. Ahmed el-Kazvînî (ö. 739/1338) ve Ebû Ya’kūb Sirâcüddîn Yûsuf b. Ebî Bekr b. Muhammed b. Alî el-Hârizmî es-Sekkâkî (ö. 626/1229) gibi klasik belâgatçıların görüşlerine de yer verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, Teftâzânî ve Mahallî’nin hayatları, hoca-talebe ilişkileri, fıkıh ve belâgat ilmindeki konumları ile bu alanlara katkıları ele alınmıştır. Teftâzânî; belâgat, kelâm ve mantık alanlarında derin etkiler bırakmış, müteahhir dönem ilim geleneğinin kurucu isimlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Mahallî ise iv keskin zekâsı ve usûle dair nüfuz edici yaklaşımıyla Şâfiî fıkhında otorite kabul edilmiştir. Bu özellikleri dolayısıyla her iki müellif, çalışma kapsamında karşılaştırmalı analiz için tercih edilmiştir. İkinci bölümde, emir sîgası ve bu sîgayla ilişkilendirilen anlam katmanları, Mahallî ve Teftâzânî özelinde ele alınmış; iki müellifin farklı yaklaşımları ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde ise nehiy sîgası benzer bir yöntemle incelenmiş, müelliflerin ilgili metinlerdeki tutumları karşılaştırılmış ve farklı kaynaklarla desteklenerek derinleştirilmiştir. Bu tez, belâgat ve usûl-i fıkıh ilimlerinde emir ve nehiy sîgalarının nasıl yorumlandığını karşılaştırmalı biçimde incelemeyi, ortak yönleri ortaya koymayı ve görüş ayrılıklarını belirlemeyi amaçlamaktadır. Emir ve nehiy sîgaları, dil (belâgat) ve fıkıh ilişkisi bağlamında incelenmiş; tespit edilen anlam farklılıklarının hüküm çıkarmaya etkileri değerlendirilmiştir. Çalışma, elde edilen bulguların yorumlandığı bir sonuç bölümüyle tamamlanmıştır

    Transversal Merkator Projeksiyonu’nda Fibonacci Kafesi Kullanarak Deformasyon Ölçütlerini Hesaplama

    No full text
    3 boyutlu yerkürenin düzlemsel bir haritaya yansıtılması esnasında oluşan deformasyonlardan kaçınmak mümkün değildir. Bu çalışmada, altın orandan türetilerek referans elipsoit veya küre üzerinde çok daha homojen bir nokta dağılımı sağlayan Fibonacci kafeslerinin, standart hale gelen enlem-boylam gridlerine oranla ölçek faktörü deformasyonlarındaki verimi ve tasarrufu analiz edilmiştir. Her iki kafes için de, Transversal Merkator (Gauss-Krüger) Projeksiyonu’nun bir uyarlaması olan UTM sisteminde Türkiye Cumhuriyeti’nin batı kısmını içerisine alan 35. dilim için projeksiyon parametreleri kullanılarak ölçek grid faktörleri 1 ve deformasyon tahmin edicilerinden ile değerleri incelenmiştir. Değerlendirmelerde, farklı grid aralıkları seçilerek oluşturulan dört ayrı klasik enlem-boylam gridleri için 1 değerleri, nokta sayısı azdan çoğa göre, 322.48 ppm, 297.45 ppm, 286.526 ppm ve 280.715 ppm olarak hesaplanırken, enlem-boylam gridlerindeki nokta sayılarıyla aynı nokta sayılarının kullanılmaya özen gösterildiği Fibonacci kafesleri için 1 değerleri sırasıyla 285.16 ppm, 285.37 ppm, 285.27 ppm ve 285.51 ppm olarak hesaplanmıştır. Hesaplamalarda, aynı deformasyon değerine ulaşabilmek için yaklaşık 12 ile 70 kat daha az sayıda nokta kullanarak oluşturulabilen Fibonacci kafesleri, daha homojen nokta dağılımıyla deformasyon analizlerinde çalışma kolaylığı sunmuştur

    ÖLÇÜNLÜ TÜRKÇEDE DİL BİLGİSELLEŞEN FİİLLER

    No full text
    Bağımsız sözlüksel birimlerin dil bilgisel birimlere dönüşme sürecini açıklayan dil bilgiselleşme kuramının yöntem alındığı bu tez, Ölçünlü Türkçede dil bilgisel oldukları belirlenen fiilleri konu edinmektedir. Ölçünlü Türkçede dil bilgiselleşen fiiller; edat, zarf, art-fiiller ve ön-fiiller gibi dil bilgisel söz ve yapılardan oluşmaktadır. Bu çalışmada dil bilgiselleşen fiiller, Ölçünlü Türkçenin sözlük ve gramer çalışmalarında belirlenip örnek tümceler yardımıyla incelenmiştir. Yapılan incelemede, söz konusu fiillerin hangi dil bilgiselleşme süreçlerine uğradıkları, ne derecede anlamsızlaştıkları ve nasıl bir işlev üstlendikleri belirlenmiştir. İlgili inceleme sonunda Ölçünlü Türkçede dil bilgiselleşen fiilleri, bağlaçların, sontakıların, zarfların, art-fiillerin ve ön-fiillerin ve birtakım kiplik sözlerin oluşturduğu belirlenmiş; söz konusu unsurlar tezde türleri belirtilerek yorumlanmıştır

    İzmir-Buca’da Kızılçam (Pinus brutia Ten.) ve Sahil çam (Pinus pinaster Aiton) Ağaçlandırmalarının Başlangıç Performansı

    No full text
    Yarı kurak bölgelerde artan iklim değişikliği etkileri ve özellikle de düzensiz yağış ve yüksek sıcaklıklar, orman restorasyon ve ağaçlandırma çalışmalarını olumsuz etkilemektedir. Akdeniz ülkelerinde çam ağaçlandırmalarının başarısızlığı son yıllarda belirgin bir şekilde artmıştır. Bu ekosistemlerin sürdürülebilirliği ve başarılı ağaçlandırma için uygun tür seçimi kritik öneme sahiptir. Bu çalışma, İzmir koşullarında ülkemizin ekolojik ve ekonomik öneme sahip iki çam türünün güncel başlangıç ağaçlandırma performansını incelemek ve gelecekteki yarı kurak bölge ağaçlandırma ve orman restorasyon projelerine rehberlik etmeyi amaçlamaktadır. İzmir'in Buca ilçesindeki 5 numaralı deneme parselinde, kuzey ve güney bakılarda dikilen kızılçam (Pinus brutia Ten.) ve sahil çamı (Pinus pinaster Aiton) fidanlarının, dikimden bir ve iki yıl sonraki yaşama ve büyüme performansları karşılaştırılmıştır. İki faktörlü ANOVA analizi sonucunda, dikimden iki yıl sonra kızılçam fidanları sahil çamı fidanlarına kıyasla anlamlı bir farkla %72 daha yüksek yaşama oranı sergilemiştir. Bu iki tür çap büyümesi bakımından kuzey ve güney bakılarda farklı davranış sergilemiştir. Kızılçam her iki bakıda benzer bir performans gösterirken sahil çamının performansı güney bakıda anlamlı şekilde düşmüştür (%18). Tür fark etmeksizin, çam fidanları kuzey bakıda anlamlı bir farkla daha iyi tepe gelişmesi yapmıştır. Bu sonuçlar, kuzeyli bakıların güneyli bakılara göre daha iyi toprak nem ekonomisine sahip olduğu bilgisini teyit etmektedir. Ayrıca sonuçlar kızılçamın iklim krizi bağlamında sahil çamına göre kuraklığa daha dayanıklı olduğunu ve yarı kurak bölgeler için daha uygun bir tür olduğunu göstermektedir. Çalışmanın gelecekte farklı orijinlerle farklı alanlarda tekrarlanması ve sonuçların daha uzun süreli izlenmesi önerilmektedir

    İklim Değişikliği ve Çevresel Etkiler Bağlamında Ahşap Evlerin Ekoturizm Potansiyeli

    No full text
    Bu derleme tez çalışması, ahşap evlerin ekoturizm sektörü için sürdürülebilir ve çekici bir konaklama alternatifi olarak potansiyelini kapsamlı bir şekilde incelemektedir. Literatür taraması, ahşabın düşük karbon ayak izi, yüksek enerji verimliliği ve yenilenebilir bir kaynak olması sayesinde çevresel sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlar sunduğunu göstermektedir. Ayrıca, ahşap evlerin doğal ve otantik atmosferi, estetik çekiciliği ve sağlıklı iç ortam sağlama potansiyeli, misafir deneyimini olumlu yönde etkilemektedir. Dünya genelindeki ve Türkiye'deki başarılı ahşap ekoturizm tesisi örnekleri, bu potansiyelin pratik uygulamalarını ve sürdürülebilir işletme modellerini somutlaştırmaktadır. İklim değişikliğinin potansiyel etkilerine karşı doğru malzeme seçimi ve adaptasyon stratejileri önem taşımaktadır. Sonuç olarak, ahşap evler ekoturizm ilkeleriyle uyumlu, çevresel açıdan sürdürülebilir ve misafir memnuniyetini artıran çekici bir konaklama seçeneği olarak değerlendirilmektedir. Gelecek araştırmalar, ahşap evlerin ekonomik, sosyo-kültürel etkilerini ve farklı iklimlerdeki uygulama potansiyelini daha derinlemesine incelemelidir

    YAHYA B. HAMZA EL-ALEVÎ’NİN ET-TIRÂZ ADLI ESERİNİN MEÂNÎ İLMİ AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ

    No full text
    Belâgat, sözün anlamlı, yerinde ve fasih bir şekilde oluşturulması olarak tanımlanır. Bu ilim dalı, özellikle Kur’an’ın mucizevi yönünü açıklamak ve desteklemek amacıyla gelişmiştir. Belâgat, Sekkâkî’nin “Miftâhu’l-‘ulûm” adlı eseriyle meânî, beyân ve bedî' olmak üzere üç ana dala ayrılarak sistematik bir yapıya kavuşmuştur. Sekkâkî’den sonra bu alanda öne çıkan isimlerden biri Yahya b. Hamza el-Alevî’dir. Alevî, “Tırâz” adlı hacimli eserinde kelam ve edebiyat ekollerini bir araya getirerek kendine has bir üslupla bu ilmin konularını detaylı bir şekilde incelemiş ve tartışmıştır. Bu araştırma, Alevî’nin Tırâz adlı eserini meânî ilmi perspektifinden incelemektedir. Araştırma, Alevî’nin meânî ilmine getirdiği metodolojik yaklaşımları ve kavramsal katkıları sistematik bir şekilde ele almaktadır. Çalışmada, Tırâz’ın meânî ilmi bağlamında ortaya koyduğu teorik çerçeve, eserin yazıldığı dönemin belâgat anlayışı içerisinde konumlandırılmış ve eserin özgün yönleri tespit edilmiştir. Alevî’nin, özellikle Sekkâkî sonrası belâgat geleneğinde meânî ilminin sistematikleştirilmesine yaptığı katkılar detaylı bir şekilde incelenmiştir. Dikkat çekici bir bulgu olarak, Alevî’nin belâgat terminolojisine yaklaşımının modern dilbilimin evrensel dil özellikleri arayışıyla önemli paralellikler gösterdiği tespit edilmiştir. Alevî’nin dilsel olguları sadece Arapça özelinde değil, tüm dilleri kapsayacak şekilde tarif etme çabası, dile dair evrensel prensipleri belirlemeye iv yönelik sistematik bir metodoloji geliştirdiğini göstermektedir. Bu yaklaşım, çağdaş dilbilim teorilerinin temel arayışlarından olan dil evrenselleri çalışmalarının erken dönem örneklerinden birini teşkil etmekte ve klasik belâgat literatüründe önemli bir metodolojik yenilik olarak öne çıkmaktadır. Araştırma sonucunda, Alevî’nin Tırâz’da meânî ilminin temel meselelerini ele alırken kendinden önceki belâgat âlimlerinin görüşlerini sentezleyerek özgün bir metodoloji geliştirdiği tespit edilmiştir. Özellikle haber-inşâ ayrımı, takdim-tehir, kasr ve îcâz-itnâb konularındaki yaklaşımları, klasik belâgat literatürüne önemli katkılar sunmaktadır. Alevî’nin meânî ilmi anlayışının ayırt edici özelliklerinden biri, dilbilimsel tahliller ile edebî eleştiriyi başarılı bir şekilde mezcetmesidir. Tırâz’da sunulan meânî teorisi hem Kur’an ayetlerinin hem de Arap şiirinin belâgî özelliklerini açıklamada işlevsel bir çerçeve sunmaktadır. Bu çalışma, Tırâz’ın meânî ilmi literatüründeki konumunu belirlemekle kalmayıp, eserin modern dönem Arap belâgatı ve dilbilim çalışmalarına sunabileceği katkıları da ortaya koymaktadır. Araştırma, klasik belâgat mirasının günümüz dil ve edebiyat çalışmalarındaki önemini vurgulamakta ve bu alanda yapılacak yeni çalışmalara zemin hazırlamaktadır

    Makine Çevirisi İçin Tıbbi İngilizce – Türkçe Paralel Derlem Oluşturma

    No full text
    Makine çevirisi, doğal dil işleme alanının en yaygın ve etkin kullanım alanlarından biri olarak çok dilli iletişimi ve bilgiye erişimi kolaylaştırmaktadır. Ancak tıbbi metinler gibi terminolojik yoğun ve bağlama duyarlı alanlarda genel amaçlı çeviri sistemlerinin başarısı sınırlı kalmaktadır. İngilizce – Türkçe dil çifti için tıbbi paralel derlem eksikliği, bu alandaki ilerlemeyi kısıtlayan önemli bir faktördür. Bu tez çalışmasının veri toplama aşamasında tıbbi alana özgü tez ve makale özet metinlerinden İngilizce – Türkçe metinler derlenmiştir. BERTalign aracıyla cümle hizalaması gerçekleştirilmiş ve oluşturulan derlem yapısal ve tematik açıdan detaylı olarak analiz edilmiştir. Terminolojik çeşitlilik, cümle uzunluğu ve Zipf yasasına uyum gibi istatistiksel göstergeler değerlendirilmiştir. Elde edilen derlem, SentencePiece alt birimleme (subword tokenization) modeli (SPM) ile işlenmiş ve Fairseq çerçevesi kullanılarak her iki çeviri yönünde (Türkçeden İngilizceye ve İngilizceden Türkçeye) Transformer tabanlı sinirsel makine çevirisi modelleri eğitilmiştir. Modellerin performansı, BLEU, chrF++, METEOR, COMET ve BERTScore gibi otomatik metriklerle ve uzman hekimlerin katkısıyla yapılan manuel değerlendirmelerle ölçülmüştür. Sonuçlar, tıbbi alana özgü verilerle eğitilen..

    Robot Manipulator Control for Vision-Based Object Detection and Pick-and-Place Applications

    No full text
    High-precision 6D pose estimation for pick-and-place operations remains a critical problem for industrial robot arms in manufacturing. This study introduces analytics based solution for 6D pose estimation designed for a real-world industrial application: it enables the Staubli TX2-60L robot arm to pick up metal plates from various locations and place them into precisely defined slot on a brake pad production line. The system uses a fixed eye-to-hand Intel RealSense D435 RGB-D camera to capture color and depth data. A robust software infrastructure developed in LabVIEW integrated with the NI Vision library processes the images through a series of steps, including particle filtering, equalization, and pattern matching, to determine the X-Y positions and Z-axis rotation of the object. The Z-position of the object is calculated from the camera’s intensity data, while the remaining X-Y rotation angles are determined using the angle of inclination analytics method. It is experimentally verified that the proposed analytical solution outperforms the hybrid-based method (YOLO-v8 combined with PnP/RANSAC algorithms). Experimental results across four distinct picking scenarios demonstrate the proposed solution’s superior accuracy, with position errors under 2mm, orientation errors below 1°, and a perfect success rate in pick-and-place task..

    OBEZİTE TANISI ALMIŞ BİREYLERDE PSİKOEĞİTİM PROGRAMININ ETKİLİLİĞİNİN İNCELENMESİ

    No full text
    Obezite, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde sıklığı hızla artan bir halk sağlığı sorunudur (NCD-RisC, 2017). Uzun yıllardan beri, obezitenin neden olduğu psikolojik ve fiziksel sorunlarla başa çıkabilmek için birçok müdahale yaklaşımı geliştirilmiştir (Bulut Çakmak ve Dönmez 2014; Oğuz ve ark., 2016). Bu araştırma paylaşım odaklı psikoeğitim programının obezite tanısı almış bireylerin kiloya ilişkin kendini damgalama, psikolojik iyi oluşları, yeme farkındalığı, duygusal yeme ve Beden Kitle İndeksi (BKİ) düzeyleri üzerindeki etkililiğini, ön test-son test randomize kontrollü deneysel desen aracılığıyla incelemeyi amaçlamaktadır. Paylaşım odaklı psikoeğitim programı, obezitenin neden olduğu psikolojik sorunları azaltmak amacıyla, Bilişsel Davranışçı Yaklaşım’dan esinlenerek geliştirilen ve duygusal yeme, yeme farkındalığı gibi konuları ele alan altı oturumluk bir grup müdahale programıdır. Programın etkililiğini değerlendirmek üzere, katılımcılar deney ve kontrol koşullarına rastgele atanmış ve katılımcılardan çeşitli ölçüm araçlarını (Kilo Açısından Kendini Damgalama Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Yeme Farkındalığı Ölçeği, Duygusal Yeme Ölçeği ve Beden Kitle İndeksi) doldurmaları istenmiştir. Bu doğrultuda araştırmanın örneklemini, obezite tanısı almış 39 kadın (Ort. = 44,48) oluşturmaktadır. iv Bulgular, paylaşım odaklı psikoeğitim programına katılan bireylerin, ön testten son teste, kilo açısından kendini damgalama, duygusal yeme ve BKİ düzeylerinde anlamlı bir azalma olduğunu gösterirken, psikolojik iyi oluş ve yeme farkındalığı düzeylerinde anlamlı bir artış olduğunu ortaya koymuştur. Kontrol grubunda ise ön testten son teste anlamlı bir değişim gözlenmemiştir. Çalışmanın bulguları, paylaşım odaklı müdahale programının etkililiğine işaret etmekte olup, çalışmanın sınırlılıkları ve öneriler alanyazındaki bilgiler doğrultusunda tartışılmıştır

    1,260

    full texts

    2,715

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Izmir Katip Celebi University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇