Oku Okut Yayınları
Not a member yet
54 research outputs found
Sort by
Hârizm Hanefî Ekolü
This study focuses on the Ḥanafī school of jurisprudence that emerged in the Khwārazm region during the 5th to 7th centuries AH, aiming to determine its place within the broader Ḥanafī legal tradition. Within the scope of this study, the historical period starting with Abū ʿImrān al-Baqqālī (d. 452/1060), regarded as the pioneer of the Khwārazmian legal school, and culminating with one of its prominent figures, Abū ’l-Rajāʾ al-Zāhidī (d. 658/1260), has been examined. The geographical, socio-cultural, customary, and political background influencing the formation of the Khwārazm school of law has been analyzed in detail. The theological background that played a role in shaping this school has also been discussed. To this end, the motivations and intellectual foundations behind the emergence of the Khwārazm legal school have been explored, and a comparative evaluation has been conducted with the legal traditions of Khurāsān, Samarqand, Bukhara, and Balkh. The study adopts a historical analysis and textual interpretation methodology. In the textual analysis, sub-methods such as literature review, document analysis, induction, evaluation of field data, and comparative interpretation have been employed. As a result of the research, it has been observed that the Khwārazm school was largely nourished by the Ḥanafī tradition of Iraq in the fields of kalām and uṣūl al-fiqh, and that it interacted with the views of scholars from these circles. However, considering the unique geographical, historical, and socio-cultural dynamics of Khwārazm, the school gradually underwent an original transformation, acquiring certain features that distinguished it from classical Iraqi Ḥanafism. One of the distinguishing features of this school was its active engagement with kalām and its adoption of the Muʿtazilite theological framework. Nevertheless, this Muʿtazilite thought evolved over time in response to the intellectual and social conditions of the region, giving rise to a local and distinctive identity distinct from the classical Baghdad Muʿtazilism. This Muʿtazilite tendency in Khwārazm eventually took on the character of a “Sunnī-leaning Muʿtazilite thought” or a “Muʿtazilite thought closely aligned with Ahl al-Sunnah”. Additionally, it has been found that members of this school adopted the method of istiḥsān and the principle of taysīr, grounded in custom and public interest, applying these principles in judicial rulings and fatwās.Bu çalışma hicrî 5.-7. yüzyıllar arasında Hârizm bölgesinde teşekkül eden Hanefî fıkıh okulunu ve bu okulun Hanefî mezhebi havzaları içinde nereye oturduğunun tespitini konu edinmektedir. Konunun sınırlandırılması bağlamında söz konusu fıkıh okulunun öncüsü olarak kabul edilen Ebû Imrân el-Bakkālî’den (öl. 452/1060) başlayarak zirve temsilcilerinden Ebü’r-Recâ ez-Zâhidî (öl. 658/1260) ile son bulan tarihsel süreç ele alınmıştır. Çalışmada Hârizm fıkıh mektebinin oluşumuna etki eden coğrafi, sosyo-kültürel, örfî ve siyasî arka plan ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Ayrıca bu okulun şekillenmesinde etkin olan kelâmî arka planı ele alınmıştır. Bu amaçla Hârizm fıkıh mektebinin ortaya çıkışındaki saikler ve entelektüel zemin araştırılmış; bu bağlamda Horasan, Semerkant, Buhara ve Belh fıkıh okullarıyla mukayeseli bir değerlendirme yapılmıştır. Yöntem olarak tarihsel analiz ve metin çözümlemesi benimsenmiştir. Metin analizinde ise literatür taraması, belge incelemesi, tümevarım, saha verilerinin değerlendirilmesi ve mukayeseli yorumlama gibi alt tekniklerden faydalanılmıştır. Araştırma neticesinde Hârizm fıkıh okulunun kelâm ve usûl-i fıkıh alanlarında büyük ölçüde Irak Hanefîliğinden beslendiği ve bu çevreye mensup âlimlerin görüşleri ile etkileşim içinde olduğu müşahede edilmiştir. Bununla birlikte Hârizm’in kendine özgü coğrafi, tarihî ve sosyo-kültürel dinamikleri dikkate alındığında bu mektebin zamanla özgün bir dönüşüm geçirdiği ve klasik Irak Hanefîliğinden ayrışan bazı özellikler kazandığı görülmüştür. Bu okulun ayırt edici yönlerinden biri olarak kelâm ilminin etkin şekilde kullanılması ve kelâmî eğilim olarak Mu‘tezile ekolünün benimsenmesi tespit edilmiştir. Ancak bu Mu‘tezilî düşünce, zaman içinde bölgenin ilmî ve sosyal şartlarına bağlı olarak evrilmiş ve klasik Bağdat Mu‘tezilesi\u27nden farklı, yerel ve özgün bir kimlik kazanmış ve Hârizm’deki bu Mu‘tezilî eğilim belirgin şekilde “Sünnî eğilimli Mu‘tezilî düşünce” ya da “Ehl-i Sünnet’e yakın duran bir Mu‘tezilî düşünce” karakterine dönüşmüştür. Ayrıca bu okulun mensuplarının örf ve maslahata dayalı istihsan yöntemini ve kolaylık ilkesini benimsedikleri, bunu kazâ ve fetvâ alanında ortaya koydukları da görülmüştür
İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe ve Düşünce Sistemi
The book Imām al-Aʿzam Abū Hanīfa and His Thought System delves deeply into the life, methodology, and intellectual world of Imām al-Aʿzam Abū Hanīfa, one of the cornerstones of Islamic thought. The book comprises papers and discussions presented at the “Symposium on Imām al-Azam Abū Hanīfa and His System of Thought”, organized by the Qur’an Research Foundation (KURAV) in Bursa from October 16–19, 2003. In this symposium, which was contributed to by seventy-seven academics, the personality and ideas of Abū Hanīfa were addressed from a broad perspective. The work extensively examines topics such as “Abū Hanīfa’s Personality,” “His Methodology (I-III),” “The Hanafī School (I-II),” “Abū Hanīfa in Political and Cultural Tradition,” “Abū Hanīfa and the Science of Kalām,” “Abū Hanīfa’s Thought (I-II),” “Abū Hanīfa and Hadīth (I-II),” and “Abū Hanīfa’s Place in Legal Thought.” In particular, the book offers captivating details about his understanding of hadīth and sunnah, his approach to interpreting narrations, and his influence on Islamic sciences. This book presents Abū Hanīfa’s thoughts not only in a historical context but also as a source of inspiration for contemporary Islamic thought, offering readers a multi-dimensional perspective. It appeals to both academics and a broader audience interested in Abū Hanīfa’s intellectual world. As such, it serves as a significant reference work for those engaged in the field of Islamic studies. Abū Hanīfa is one of the founding figures who shaped the Islamic community both doctrinally and practically from the very early periods. He lived at a time when narrations had not yet been compiled in specific collections, and his thought and worldview were grounded in the texts (nass) without any derogatory treatment. He bequeathed to us a vision that established a balance between faith (iman), worship (ibadah), excellence (ihsan), and the harmony between the outward (zahir) and inward (batin) dimensions of Islamic life. The comprehensive perspective established by Imām al-Aʿzam has continued to serve as a consistent and enduring model of coherent thought, always offering a way out for humanity during times of crisis. The scholarly personality of the great Abū Hanīfa has been the subject of numerous academic studies; however, for the first time, an event of such a wide scope, reflecting Turkey’s intellectual heritage, has been organized to address his multifaceted contributions. Not only Sunni jurisprudential thought but also the broader conception of Islamic jurisprudence, and not only from the perspective of religious sciences but also encompassing social sciences, were examined through a holistic approach. Over forty papers and discussions provided an in-depth analysis of his thought. Through this scholarly event, the internal consistency of Abū Hanīfa’s thought, as well as the Hanafī intellectual tradition developed after him, was highlighted. Attention was drawn to its capacity to foster harmony between different branches of knowledge, its comprehensive nature, and its accurate perception of “social reality” expressed through a distinct worldview in line with the requirements of scientific truth. This demonstrates that the goals of the scientific event we organized were achieved. Indeed, even though more than twenty years have passed since this event, the work containing the papers presented has not lost its value or relevance, and there is now a renewed need to present it once again to interested parties.İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe ve Düşünce Sistemi adlı eser, İslam düşüncesinin temel taşlarından biri olan İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe’nin hayatını, metodolojisini ve düşünce dünyasını derinlemesine ele almaktadır. Kitap, Kur’an Araştırmaları Vakfı (KURAV) tarafından 16-19 Ekim 2003 tarihlerinde Bursa’da düzenlenen İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe ve Düşünce Sistemi Sempozyumu’nda sunulan bildiriler ve müzakerelerinden oluşmaktadır. Yetmiş yedi akademisyenin katkı sunduğu bu sempozyumda, Ebû Hanîfe’nin şahsiyeti ve fikirleri geniş bir yelpazede ele alınmıştır. Eserde, “Ebû Hanîfe’nin Kişiliği”, “Metodolojisi (I-III)”, “Hanefî Mezhebi (I-II)”, “Siyaset ve Kültür Geleneğinde Ebû Hanîfe”, “Ebû Hanîfe ve Kelâm İlmi”, “Ebû Hanîfe’nin Düşüncesi (I-II)”, “Ebû Hanîfe ve Hadis (I-II)” ve “Ebû Hanîfe’nin Hukuk Düşüncesindeki Yeri” başlıkları kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Özellikle, onun hadis ve sünnet anlayışı, rivayetleri yorumlama biçimi ve İslâmî ilimler üzerindeki etkisi dikkat çekici ayrıntılarla aktarılmaktadır. Bu eser, Ebû Hanîfe’nin düşüncelerini yalnızca tarihsel bir bağlamda değil, aynı zamanda çağdaş İslâm düşüncesine ilham kaynağı olan bir perspektifte ele alarak okuyuculara sunmaktadır. Hem akademisyenlere hem de Ebû Hanîfe’nin düşünce dünyasına ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden bu kitap, İslâmî ilimler alanında çalışanlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Ebû Hanîfe, İslâm toplumunu çok erken dönemlerden itibaren itikâdî ve amelî olarak şekillendiren kurucu şahsiyetlerden birisidir. Kendisi, rivâyetlerin henüz belirli mecmualarda cem‘ edilmediği nispeten erken bir dönemde müstakîm düşünüş ve tasavvurun naslardan hakaretle temellendirildiği, îman, ibâdet, ihsân veya zâhir ve bâtın dengesinin tesis edildiği bir tasavvuru bize miras bırakmıştır. Ebû Hanîfe’nin ilmî kişiliği nice ilmî tetkike konu teşkil etmekle birlikte, pek çok alanı kuşatan ve Türkiye’nin ilmî birikimini yansıtan yönüyle ilk kez bu derece geniş bir etkinlik düzenlenmiştir. Sadece Ehl-i sünnet fıkıh düşüncesi değil geniş çerçevede fıkıh tasavvuru, sadece din bilimleri nokta-i nazarından değil sosyal bilimleri de kuşatan bir küllî bakış, kırkı aşan tebliğ ve bir o kadar müzakere ile derinlemesine tetkik edilmiştir. Bu ilmî etkinlik sayesinde, Ebû Hanîfe merhumun ve kendisinden sonra adına geliştirilmiş olan Hanefî düşünüş tarzının kendi içindeki tutarlılığı, ilimler arasındaki insicama imkân veren kuşatıcılığı ve “içtimâî gerçekliği” doğru algılayıp, kendine ait bir tasavvurla ilmî hakikatin gereğini uygun bir dille ifade edişine dikkatlerin çekilmesi düzenlemiş olduğumuz bilimsel etkinliğin gayesine ulaştığının bir göstergesidir. Nitekim bu etkinliğin üzerinden geçen yirmi yılı aşkın süreye rağmen sunulan bildirileri ihtiva eden eser kıymetinden ve güncelliğinden bir şey kaybetmemiş, tekrar ilgililerine arz edilme ihtiyacı hâsıl olmuştur
Teoride ve Pratikte İnsani Yardım: 1
The 1st International Humanitarian Aid Symposium was held from 6-8 December 2024, and the resulting proceedings have been described as a comprehensive compilation of theoretical and practical studies in the field of humanitarian aid. The symposium was hosted by the Institute of International Relations and Strategic Studies (ULISA) at Ankara Yıldırım Beyazıt University (AYBU), and was held from December 6-8, 2024, in collaboration with the Turkish Red Crescent, AYBU Technology Transfer Office, and University of New York Tirana. The book comprises a variety of papers that shed light on the multifaceted dimensions of humanitarian aid, including economics, politics, sociology, psychology, health, and theology. It features studies focusing on both theoretical analyses and field applications, and its content addresses innovative approaches to resolving contemporary humanitarian crises and explores the strategic aspects of humanitarian aid. In a context where approximately 245 million people globally are in urgent need of assistance, the symposium successfully brought together key stakeholders in the field. Representatives from public institutions, international organisations, universities, civil society organisations, academics, and experts engaged in discussions on critical aspects of humanitarian aid from diverse disciplinary perspectives.
The 13 chapters in the book offer a broad perspective, ranging from the historical foundations of cooperation to digital solutions and AI-supported systems. Key topics include Turkey\u27s humanitarian aid activities, new disaster management systems, the religious and sociological dimensions of aid, the relationship between migration and humanitarian aid, and the impact of modern technologies on aid efforts. It is hoped that these studies will provide significant contributions to both academic literature and field practices.
The present volume has been edited by Assoc. Prof. Dr. İbrahim Demir, Res. Asst. Muhammed Oruç, and Res. Asst. Elmas Bener Otacı. The book\u27s objective is to bring together different disciplines in the field of humanitarian aid and to encourage discussion of strategic solutions for the future. The Proceedings thus provide an essential reference point for anyone interested in humanitarian aid initiatives.Uluslararası İnsani Yardım Sempozyumu tam bildiri kitabı, insani yardım alanındaki teorik ve pratik çalışmaların kapsamlı bir derlemesi niteliğindedir. 06-08 Aralık 2024 tarihlerinde Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi (AYBÜ) Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (ULİSA) ev sahipliğinde düzenlenen sempozyum, Türk Kızılay, AYBÜ Teknoloji Transfer Ofisi ve Tiran New York Üniversitesi’nin ortak katkılarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kitap, insani yardımın ekonomi, siyaset, sosyoloji, psikoloji, sağlık ve ilahiyat gibi çok yönlü boyutlarına ışık tutan bildirileri bir araya getirmektedir. Kitapta hem teorik analizlere hem de saha uygulamalarına odaklanan çalışmalar yer almaktadır. İçeriği, günümüzde karşılaşılan insani krizlerin çözümü için önerilen yenilikçi yaklaşımları ve insani yardımın stratejik boyutlarını ele almaktadır.
Sempozyum, dünyada yaklaşık 245 milyon insanın acil yardıma ihtiyacı olduğu bir bağlamda, bu alandaki önemli paydaşları bir araya getirmeyi başarmıştır. Kamu kurumları, uluslararası örgütler, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin yanı sıra akademisyenler ve uzmanlar, çeşitli disiplinlerden bakışlarla insani yardımın kritik yönlerini tartışma fırsatı bulmuştur.
Kitapta yer alan 13 bölüm, yardımlaşmanın tarihi temellerinden dijital çözüm ve yapay zekâ destekli sistemlere kadar geniş bir perspektif sunmaktadır. Öne çıkan konular arasında Türkiye’nin insani yardım faaliyetleri, yeni afet yönetim sistemleri, insani yardımın dini ve sosyolojik boyutları, göç ve insani yardım ilişkisi ile modern teknolojilerin insani yardıma etkileri yer almaktadır. Bu çalışmalar hem akademik literatüre hem de saha çalışmalarına önemli katkılar sağlamaktadır.
Doç. Dr. İbrahim Demir, Arş. Gör. Muhammed Oruç ve Arş. Gör. Elmas Bener Otacı editörlüğünde bu kitap, insani yardım alanında farklı disiplinleri bir araya getirerek, geleceğe yönelik insani yardım alanında stratejik konuların ve çözüm yollarının tartışılmasını amaçlamıştır. Tam Bildiri Kitabı, insani yardım çalışmalarına ilgi duyan herkese ışık tutacak önemli bir başvuru kaynağı sunmaktadır
Mecdüddin İbnü’l-Esîr ve Kitâbet Sanatı: el-İṣâbe fî levâzimi’l-kitâbe
تقدّم هذه الدراسة ترجمة وتحقيقًا نقديًا لكتاب الإصابة في لوازم الكتابة لمجد الدين ابن الأثير (ت. 606 هـ/1210 م)، وهو شخصية بارزة في الحياة السياسية والعلمية في القرن السادس الهجري. تبدأ الدراسة بمناقشة حياة ابن الأثير وأعماله، متبوعة بفحص نسب الكتاب وتقييم أهميته. كان ابن الأثير رجل دولة خلال فترة الحكم الزنكي، حيث شغل مناصب متعددة في الجهاز الإداري للدولة. كما كان عالمًا متبحرًا في علوم الحديث، والتفسير، والفقه، وأصول الفقه، والأدب، والنحو، والمعاجم، والشعر، وقد ألّف أعمالًا في هذه المجالات.يُقدّم كتاب الإصابة في لوازم الكتابة بوصفه مصنفًا مهمًا يتناول تفاصيل فن الكتابة. وبصفته قد أمضى فترة طويلة في العمل الإداري وشغل وظيفة كاتب سرّ، ألّف ابن الأثير هذا الكتاب ليكون دليلًا للأجيال القادمة. يتناول هذا النص الشامل أهمية الكتابة وفوائدها، وأنواعها المختلفة، وأدوات الكتابة، وصيغ إعداد الحبر، ومهنة الكاتب، بالإضافة إلى مشاركة تجاربه الشخصية.توجد نسختان مخطوطتان من هذا العمل: إحداهما محفوظة في المكتبة البرلينية برقم (MS Berlin Sprenger 1918)، والأخرى في المكتبة الظاهرية السورية تحت رقم الحفظ (4710).تُقدّم هذه الدراسة إسهامًا متواضعًا في التراث العلمي من خلال إبراز هذا العمل المتميز للمؤلف استنادًا إلى النسخ المخطوطة المذكورة."This study presents the translation and critical edition (tahqiq) of al-Isāba fī Levāzimi al-Kitāba by Majd al-Dīn Ibn al-Asīr (d. 606/1210), a prominent political and scholarly figure of the sixth century of the hijri. The study begins with a discussion of Ibn al-Asīr’s life and works, followed by an examination of the book’s authorship and an assessment of its significance. A statesman during the Zangid period, Ibn al-Asīr served in various capacities within the state bureaucracy. He was also a scholar specializing in hadith, tafsir, fiqh, usul al fiqh, literature, nahw, lexicon, and poetry, and authored works in these fields. al-Isāba fī Levāzimi al-Kitāba is introduced as a significant compendium that delves into the intricacies of the art of writing. Having served in the bureaucracy for an extended period and worked as a secret clerk, Ibn al-Asīr wrote this work as a manual for future generations. In this comprehensive text, he elaborates on the usefulness and significance of writing, the various types of writing, writing instruments, ink-making formulas, and the profession of the scribe, while also sharing his personal experiences. Two manuscript copies of the work are extant: one is housed in MS Berlin Sprenger 1918, and the other is located in the Syrian Zahiriya Library under accession number 4710. This study makes a modest contribution to our scholarly heritage by bringing to light this distinguished work of the author, based on the copies in question.
Subject Categories
BIC: CBV: Writing and editing guides
BISAC: LAN005000: Language Arts & Dısciplines / Writing Skills
THEMA: CBV: Writing and editing guides
LC: PN145: Authorship and writing techniques
DEWEY: 808.02: Writing and manuscriptsMecdüddin İbnü’l-Esîr ve Kitâbet Sanatı - el-İṣâbe fî levâzimi’l-kitâbe: Bu çalışma, hicri altıncı asrın önemli siyaset ve ilim adamlarından biri olan Mecdüddîn İbnü’l-Esîr’e (öl. 606/1210) ait el-İsâbe fî levâzimi’l-kitâbe başlıklı eserin tercüme ve tahkikini içermektedir. Girişte, İbnü’l-Esîr’in hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilmiş ardından eserin müellife aidiyeti irdelenerek kitap hakkında birtakım değerlendirmelerde bulunulmuştur. Mecdüddîn İbnü’l-Esîr, Zengîler döneminde yaşamış ve devletin çeşitli kademelerinde görev yapmış bir devlet adamıdır. Aynı zamanda başta hadis olmak üzere tefsir, fıkıh, usûl, edebiyat, nahiv, lügat ve şiirde uzmanlığını ortaya koymuş ve bu sahalarda eserler telif etmiş bir âlimdir. Çalışmalarından biri olan el-İsâbe fî levâzimi’l-kitâbe, mukaddimesinde de belirtildiği üzere, kitabet sanatıyla ilgili meseleleri derli toplu bir araya getiren önemli bir eserdir. İbnü’l-Esîr, uunca bir dönem bürokraside görev almış ve sır katipliği de yapmış biri olarak kendinden sonrakilere bir rehber mahiyetinde kitabet sanatının inceliklerini aktardığı mevcut eserini kaleme almıştır. Bu çerçevede yazının fayda ve önemine, yazı türlerine, yazı araç-gereçlerine, mürekkep yapma formüllerine, katiplik mesleğine dair önemli bilgiler vermekte ve tecrübe aktarımında bulunmaktadır. Eserin biri MS Berlin Sprenger 1918’de diğeri Suriye Zahiriye Kütüphanesi numara 4710’da kayıtlı iki adet yazma nüshası mevcuttur. Elinizdeki çalışma söz konusu nüshalardan hareketle müellifin bu güzide eserini gün ışığına çıkararak ilmi mirasımıza mütevazı bir katkı sunmaktadır
5. Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu: Bildiri Özetleri Kitabı
The Turkish Symposium of Social Sciences (TSBS) is organized online in cooperation with Ankara Yıldırım Beyazıt University and the Oku Okut Association. Since its inception in 2021, this symposium has been held annually, bringing together scholars and graduate students in the field of social sciences, strengthening interdisciplinary interaction, and providing continuity to the academic ecosystem.
The fifth symposium, held on August 25–31, 2025, received 127 paper submissions in the fields of philosophy, theology, psychology, sociology, and history. Following a preliminary review and double-blind peer evaluation, 86 papers were accepted, corresponding to an acceptance rate of 67.72%. Including co-authored works, 100 researchers from 28 institutions presented papers, while a total of 202 scholars from 60 institutions and organizations contributed to the event.
Beyond serving as a platform for scientific exchange, the symposium also functioned as a “practical paper-writing school” for young researchers. Particularly, papers submitted by master’s and doctoral students were meticulously reviewed by the Scientific Board and referees, resulting in 282 detailed feedback reports being shared with the authors. In this way, the symposium aimed to enhance research quality and provide guidance to early-career academics.
The digital infrastructure of the event was built on a bilingual OJS-based system, ensuring permanent open access to abstracts, keywords, video recordings, and participation certificates. This book contains the Turkish and English abstracts of the accepted papers, thereby gaining archival value and providing permanent international accessibility to the symposium’s outputs.Türkiye Sosyal Bilimler Sempozyumu (TSBS), Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ile Oku Okut Derneği iş birliğinde çevrim içi olarak düzenlenmektedir. 2021 yılından itibaren her yıl gerçekleştirilen bu sempozyum, sosyal bilimler alanında akademisyenler ile lisansüstü öğrencileri bir araya getirerek disiplinler arası etkileşimi güçlendiren ve akademik ekosisteme süreklilik kazandıran önemli bir platform hâline gelmiştir.
25–31 Ağustos 2025 tarihleri arasında gerçekleştirilen beşinci sempozyuma felsefe, ilahiyat, psikoloji, sosyoloji ve tarih alanlarından 127 bildiri başvurusu yapılmıştır. Ön inceleme ve çift hakem değerlendirmesi sonucunda 86 bildiri kabul edilmiş; kabul oranı %67,72 olarak gerçekleşmiştir. Çift yazarlı çalışmalarla birlikte 28 kurumdan 100 araştırmacı sunum yapmış, toplamda 60 kurum ve kuruluştan 202 araştırmacı katkı sağlamıştır.
Sempozyum, yalnızca bilimsel paylaşım zemini olmanın ötesinde, genç araştırmacılar için bir “uygulamalı bildiri yazma okulu” niteliği taşımaktadır. Özellikle yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden gelen bildiriler, Bilim Kurulu ve hakemler tarafından titizlikle değerlendirilmiş; bu süreçte 282 ayrıntılı geri bildirim raporu hazırlanarak yazarlarla paylaşılmıştır. Böylelikle sempozyum, araştırma kalitesini yükseltmeyi ve genç akademisyenlere rehberlik etmeyi hedeflemiştir.
Etkinliğin dijital altyapısı, OJS tabanlı çift dilli bir sistem üzerine inşa edilmiş; bildirilerin özetleri, anahtar kelimeleri, video kayıtları ve katılım belgeleri kalıcı olarak erişime açılmıştır. Bu kitap, kabul edilen bildirilerin Türkçe ve İngilizce özetlerini içermekte; böylece sempozyum çıktıları uluslararası erişime açık, kalıcı bir akademik arşiv değeri kazanmaktadır
İbadet Erteleme: Dinî Tutum ve Erteleme İlişkisi
One of the aims of this study is to develop a scale of procrastination in worship for adults that is suitable to Turkey’s religious and cultural structure. The second aim of the research is to analyze the relationship between procrastination in worship, religious attitude and overall procrastination, both with various demographic variables and with each other. It is envisaged that the scale developed for procrastination in worship behaviour will make a significant contribution to the analysis of religious behaviour, which is one of the crucial subjects of the psychology of religion. In addition, it will be possible to analyse individuals\u27 procrastination in worship and many different attitudes and behaviours by using this scale. The relational scanning method, a scanning model, was used in the study. At the scale development stage, firstly the literature review was made and an in-depth review was conducted with 15 persons. A pool of concepts was created with the data obtained, and a 49-item draft scale was developed using it. Different experts were consulted to ensure the draft scale’s content validity and writing and measurement suitability. Expert opinions resulted in the exclusion of 19 items from the scale, the addition of four items to the scale, and the revision of some items for measurement and evaluation, punctuation, and grammar mistakes. The scale was narrowed down to 34 items after these steps and was conducted with a small sample group reflecting the research universe to test its understandability and identify completion time. Before applying the scale to the sample group, permission of the Kırıkkale University, Social Sciences and Humanities Research Ethics Committee was taken through application. The first practice was made between 24.04.2023 and 11.05.2023, and it was identified that 400 persons with different demographic characteristics properly filled out the scale. The findings were analysed with the Jamovi programme. The value of distinctiveness was identified at the 0.40 level. As a result of the analyses, items that did not show the desired level of distinctiveness, whose factor loading was close to more than one factor, or that were the only ones below a factor were removed. The result was a 14-item scale with two factors. It was revealed that these two factors explained 52.6% of the total variance. Then, the scale was re-conducted with a different sample group out of the same universe for confirmatory factor analysis. In the analyses made on 399 scales accepted as valid in this practice, it was seen that the data were suitable for confirmatory factor analysis. The results of the confirmatory factor analysis supported the findings of the exploratory factor analysis. In the reliability analysis performed after the confirmatory factor analysis, Cronbach\u27s alpha value of the scale was found to be 0.902. The final scale of procrastination in worship with two dimensions, namely the making excuse (8 items) and the negligence (6 items), is valid and reliable and has a strong theoretical background. After the scale development was completed, the relationship between procrastination in worship, religious attitude, and overall procrastination was analysed. For this purpose, the data were analysed through the SPSS 23.0 package program and interpreted by the researcher. According to the results of the analysis, a positive relationship was found between procrastination in worship and overall procrastination and a negative relationship between procrastination in worship and religious attitudes. It has been revealed that single individuals have higher averages than married ones, 18 to 24-year-olds than other age groups, and civil servants than students in terms of overall procrastination. Considering sub-dimensions, it has been determined that women have higher averages than men in the cognition sub-dimension of religious attitude, women have higher averages than men in the effective use of time sub-dimension of overall procrastination, and those living in metropolises have higher averages than those living in districts and villages in the negligence sub-dimension of procrastination in worship.Bu çalışmanın amaçlarından biri, yetişkinler için Türkiye’nin dinî kültürel yapısına uygun bir ibadet erteleme ölçeği geliştirmektir. İbadet erteleme, dinî tutum ve genel ertelemenin hem birbirleriyle hem de çeşitli demografik değişkenlerle ilişkisinin incelenmesi de araştırmanın ikinci amacını oluşturmaktadır. İbadet erteleme davranışı konusunda geliştirilen ölçeğin, din psikolojisinin önemli konularından olan dinî davranışların incelenmesine önemli bir katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Ayrıca bu ölçek kullanılarak bireylerin ibadet ertelemeleri ile farklı birçok tutum ve davranışın incelenmesi de mümkün olacaktır. Çalışmada tarama modelleri arasında yer alan ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Ölçek geliştirme aşamasında öncelikle konuyla ilgili literatür taranmış ve 15 kişiyle derinlemesine mülakat yapılmıştır. Elde edilen bu verilerle bir kavram havuzu oluşturulmuş; kavram havuzundan yararlanılarak 49 maddelik taslak ölçek geliştirilmiştir. Taslak ölçeğin kapsam geçerliliğini; yazım ve ölçme açısından uygunluğunu değerlendirmeleri için çeşitli uzmanların görüşlerine başvurulmuştur. Uzman görüşleri çerçevesinde; 19 madde ölçekten çıkarılmış, 4 madde ölçeğe eklenmiş, ölçme değerlendirme, imla ve dilbilgisi açısından bazı maddeler revize edilmiştir. Bu işlemler sonucunda 34 maddeye düşen ölçek, evreni yansıtacak küçük bir örneklem grubuna anlaşılabilirlik ve doldurma süresinin tespiti amacıyla uygulanmıştır. Ölçeğin örneklem grubuna uygulanmasından önce Kırıkkale Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırmaları Etik Kuruluna başvurularak onay alınmıştır. İlk uygulama 24.04.2023 ile 11.05.2023 arasında gerçekleştirilmiş ve ölçeği farklı demografik özelliklere sahip 400 kişinin uygun şekilde doldurduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler üzerinde Jamovi programı ile analiz edilmiştir. Ayırt edicilik değeri 0,40 olarak belirlenmiştir. Analizler sonucunda istenen ayırt ediciliğe sahip olmayan, birden fazla faktöre yakın oranda yük veren veya bir faktörün altında tek kalan maddeler çıkarılmıştır. Böylece 2 faktörlü 14 maddeden oluşan bir ölçek elde edilmiştir. Bu iki faktörün, toplam varyansın %52,6’sını açıkladığı ortaya çıkmıştır. Daha sonra ölçek; doğrulayıcı faktör analizi için aynı evrenden alınan farklı bir örnekleme tekrar uygulanmıştır. Bu uygulamada geçerli kabul edilen 399 ölçek üzerinden yapılan analizlerde verilerin doğrulayıcı faktör analizi için uygun olduğu görülmüştür. Doğrulayıcı faktör analizinden elde edilen sonuçlar, açımlayıcı faktör analizinin bulgularını desteklemiştir. Doğrulayıcı faktör analizinden sonra gerçekleştirilen güvenirlik analizinde ölçeğin Cronbach’s alfa değerinin 0,902 olduğu görülmüştür. Sonuç olarak mazeret bulma (8 madde) ve umursamama (6 madde) adı verilen iki boyuta sahip, geçerli, güvenilir ve kuramsal temeli güçlü bir ibadet erteleme ölçeği elde edilmiştir. Ölçek geliştirme tamamlandıktan sonra ibadet erteleme ile dinî tutum ve genel erteleme ilişkisine bakılmıştır. Bu amaçla, elde edilen veriler SPSS 23,0 paket programıyla incelenmiş ve araştırmacı tarafından yorumlanmıştır. Yapılan analiz sonuçlarına göre ibadet erteleme ile genel erteleme arasında pozitif, dinî tutum arasında negatif bir ilişki bulunmuştur. Genel ertelemede bekârların evlilerden, 18-24 yaş arasındakilerin diğer yaş aralığındakilerden, kamu çalışanlarının öğrencilerden daha yüksek ortalamalara sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Alt boyutlar açısından; dinî tutumun biliş alt boyutunda kadınların erkeklerden, genel ertelemenin zamanı etkin kullanma alt boyutunda kadınların erkeklerden, ibadet ertelemenin umursamama alt boyutunda büyükşehirde yaşayanların ilçe ve köyde yaşayanlardan daha yüksek ortalamaya sahip olduğu tespit edilmiştir
İSNAD Atıf Sistemi: İSNAD Sonnot
ISNAD Endnote is a system developed to standardize referencing in textbooks and educational materials. The ISNAD Endnote Guide explains how various types of publications should be cited in endnotes and bibliographies, accompanied by examples. The guide is organized into separate sections based on the type of work. For books, it provides a wide range of referencing examples, from anonymous works to edited and translated publications. Additionally, special citation rules are outlined for sacred texts such as the Qur’an and the Bible, in both printed and online formats. The guide addresses not only academic sources such as articles, theses, and reports but also contemporary sources such as newspaper articles, websites, databases, and audiovisual materials. Furthermore, it includes examples tailored to classical literature, such as handwritten manuscripts, hadith sources, and Greco-Roman classics. Specific reference rules for interviews, legal texts, maps, and works of art are also covered, demonstrating the guide\u27s broad applicability. This guide serves as a critical reference for authors and publishers preparing textbooks and educational materials, ensuring consistency and practicality in citation practices.İSNAD Sonnot, ders kitapları ve eğitim materyallerinde kaynak gösterimini standartlaştırmak amacıyla geliştirilmiş bir sistemdir. İSNAD Sonnot Kılavuzu, farklı yayın türlerinin sonnot ve kaynakçada hangi şekilde gösterileceğini örneklerle açıklamaktadır. Kılavuz, eser türüne göre ayrı başlıklar altında düzenlenmiştir. Kitap türünde, anonim eserlerden editörlü ve çeviri eserlere kadar geniş bir çerçevede kaynak gösterim örnekleri sunulmaktadır. Ayrıca, Kur’an-ı Kerim ve Kitab-ı Mukaddes gibi kutsal metinler için basılı ve çevrim içi formatta özel gösterim kuralları belirlenmiştir. Makale, tez, rapor gibi akademik kaynakların yanı sıra gazete haberleri, internet siteleri, veri tabanları ve görsel-işitsel materyaller gibi çağdaş kaynak türleri de ele alınmıştır. Ayrıca, yazma eserler, hadis kaynakları ve Yunan-Roma klasiklerine özgü atıf kuralları gibi klasik literatüre yönelik örnekler de mevcuttur. Mülakat, mevzuat ve sanat eserleri ile haritalar gibi kaynaklar da kılavuza dahil edilerek geniş bir kullanım alanı sağlanmıştır. Bu kılavuz, ders kitapları ve eğitim materyalleri hazırlayan yazarlar ve yayınevleri için önemli bir başvuru kaynağıdır
İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe ve Düşünce Sistemi
The book Imām al-Aʿzam Abū Hanīfa and His Thought System delves deeply into the life, methodology, and intellectual world of Imām al-Aʿzam Abū Hanīfa, one of the cornerstones of Islamic thought. The book comprises papers and discussions presented at the “Symposium on Imām al-Azam Abū Hanīfa and His System of Thought”, organized by the Qur’an Research Foundation (KURAV) in Bursa from October 16–19, 2003. In this symposium, which was contributed to by seventy-seven academics, the personality and ideas of Abū Hanīfa were addressed from a broad perspective. The work extensively examines topics such as “Abū Hanīfa’s Personality,” “His Methodology (I-III),” “The Hanafī School (I-II),” “Abū Hanīfa in Political and Cultural Tradition,” “Abū Hanīfa and the Science of Kalām,” “Abū Hanīfa’s Thought (I-II),” “Abū Hanīfa and Hadīth (I-II),” and “Abū Hanīfa’s Place in Legal Thought.” In particular, the book offers captivating details about his understanding of hadīth and sunnah, his approach to interpreting narrations, and his influence on Islamic sciences. This book presents Abū Hanīfa’s thoughts not only in a historical context but also as a source of inspiration for contemporary Islamic thought, offering readers a multi-dimensional perspective. It appeals to both academics and a broader audience interested in Abū Hanīfa’s intellectual world. As such, it serves as a significant reference work for those engaged in the field of Islamic studies. Abū Hanīfa is one of the founding figures who shaped the Islamic community both doctrinally and practically from the very early periods. He lived at a time when narrations had not yet been compiled in specific collections, and his thought and worldview were grounded in the texts (nass) without any derogatory treatment. He bequeathed to us a vision that established a balance between faith (iman), worship (ibadah), excellence (ihsan), and the harmony between the outward (zahir) and inward (batin) dimensions of Islamic life. The comprehensive perspective established by Imām al-Aʿzam has continued to serve as a consistent and enduring model of coherent thought, always offering a way out for humanity during times of crisis. The scholarly personality of the great Abū Hanīfa has been the subject of numerous academic studies; however, for the first time, an event of such a wide scope, reflecting Turkey’s intellectual heritage, has been organized to address his multifaceted contributions. Not only Sunni jurisprudential thought but also the broader conception of Islamic jurisprudence, and not only from the perspective of religious sciences but also encompassing social sciences, were examined through a holistic approach. Over forty papers and discussions provided an in-depth analysis of his thought. Through this scholarly event, the internal consistency of Abū Hanīfa’s thought, as well as the Hanafī intellectual tradition developed after him, was highlighted. Attention was drawn to its capacity to foster harmony between different branches of knowledge, its comprehensive nature, and its accurate perception of “social reality” expressed through a distinct worldview in line with the requirements of scientific truth. This demonstrates that the goals of the scientific event we organized were achieved. Indeed, even though more than twenty years have passed since this event, the work containing the papers presented has not lost its value or relevance, and there is now a renewed need to present it once again to interested parties.İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe ve Düşünce Sistemi adlı eser, İslam düşüncesinin temel taşlarından biri olan İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe’nin hayatını, metodolojisini ve düşünce dünyasını derinlemesine ele almaktadır. Kitap, Kur’an Araştırmaları Vakfı (KURAV) tarafından 16-19 Ekim 2003 tarihlerinde Bursa’da düzenlenen İmâm-ı Azam Ebû Hanîfe ve Düşünce Sistemi Sempozyumu’nda sunulan bildiriler ve müzakerelerinden oluşmaktadır. Yetmiş yedi akademisyenin katkı sunduğu bu sempozyumda, Ebû Hanîfe’nin şahsiyeti ve fikirleri geniş bir yelpazede ele alınmıştır. Eserde, “Ebû Hanîfe’nin Kişiliği”, “Metodolojisi (I-III)”, “Hanefî Mezhebi (I-II)”, “Siyaset ve Kültür Geleneğinde Ebû Hanîfe”, “Ebû Hanîfe ve Kelâm İlmi”, “Ebû Hanîfe’nin Düşüncesi (I-II)”, “Ebû Hanîfe ve Hadis (I-II)” ve “Ebû Hanîfe’nin Hukuk Düşüncesindeki Yeri” başlıkları kapsamlı bir şekilde incelenmiştir. Özellikle, onun hadis ve sünnet anlayışı, rivayetleri yorumlama biçimi ve İslâmî ilimler üzerindeki etkisi dikkat çekici ayrıntılarla aktarılmaktadır. Bu eser, Ebû Hanîfe’nin düşüncelerini yalnızca tarihsel bir bağlamda değil, aynı zamanda çağdaş İslâm düşüncesine ilham kaynağı olan bir perspektifte ele alarak okuyuculara sunmaktadır. Hem akademisyenlere hem de Ebû Hanîfe’nin düşünce dünyasına ilgi duyan geniş bir okuyucu kitlesine hitap eden bu kitap, İslâmî ilimler alanında çalışanlar için önemli bir başvuru kaynağı niteliğindedir. Ebû Hanîfe, İslâm toplumunu çok erken dönemlerden itibaren itikâdî ve amelî olarak şekillendiren kurucu şahsiyetlerden birisidir. Kendisi, rivâyetlerin henüz belirli mecmualarda cem‘ edilmediği nispeten erken bir dönemde müstakîm düşünüş ve tasavvurun naslardan hakaretle temellendirildiği, îman, ibâdet, ihsân veya zâhir ve bâtın dengesinin tesis edildiği bir tasavvuru bize miras bırakmıştır. Ebû Hanîfe’nin ilmî kişiliği nice ilmî tetkike konu teşkil etmekle birlikte, pek çok alanı kuşatan ve Türkiye’nin ilmî birikimini yansıtan yönüyle ilk kez bu derece geniş bir etkinlik düzenlenmiştir. Sadece Ehl-i sünnet fıkıh düşüncesi değil geniş çerçevede fıkıh tasavvuru, sadece din bilimleri nokta-i nazarından değil sosyal bilimleri de kuşatan bir küllî bakış, kırkı aşan tebliğ ve bir o kadar müzakere ile derinlemesine tetkik edilmiştir. Bu ilmî etkinlik sayesinde, Ebû Hanîfe merhumun ve kendisinden sonra adına geliştirilmiş olan Hanefî düşünüş tarzının kendi içindeki tutarlılığı, ilimler arasındaki insicama imkân veren kuşatıcılığı ve “içtimâî gerçekliği” doğru algılayıp, kendine ait bir tasavvurla ilmî hakikatin gereğini uygun bir dille ifade edişine dikkatlerin çekilmesi düzenlemiş olduğumuz bilimsel etkinliğin gayesine ulaştığının bir göstergesidir. Nitekim bu etkinliğin üzerinden geçen yirmi yılı aşkın süreye rağmen sunulan bildirileri ihtiva eden eser kıymetinden ve güncelliğinden bir şey kaybetmemiş, tekrar ilgililerine arz edilme ihtiyacı hâsıl olmuştur
19. Yüzyıldan Günümüze Kudüs Sempozyumu: Bildiri Özetleri Kitabı
The international symposium “Jerusalem from the 19th Century to the Present” created an academic platform that brought together multidisciplinary approaches to study Jerusalem’s historical, political, religious and cultural aspects under Ottoman rule, British Mandate, and Israeli occupation since 1947. Presentations on Ottoman Jerusalem’s administrative policies, exemption practices, and communication networks revealed the region’s multidimensional reality through socio-economic and governance analyses. Discussions covered the enduring impact of the British Mandate period on collective memory, the impact of the Haskalah movement on Jewish nationalism and Zionism, and the contributions of Jewish Orientalists to Israel’s founding. The symposium critically analyzed imperialist and orientalist narratives in city maps, studied manuscripts from the Khalidi Library, and investigated al-Aqsa Mosque’s spiritual significance to decode Jerusalem’s sacred heritage. Its academic scope spanned Western literary depictions to Arabic-Hebrew etymological discussions, and from women’s legal status in Palestinian law to ethics of war in Gaza - presenting interdisciplinary viewpoints to understand the city’s material and spiritual dimensions. Israel’s post-October 7, 2023 atrocities in Gaza and occupation policies violating international law were examined alongside critiques of Western media hypocrisy, while emphasizing Palestinian resistance, the Murabitun’s protection of al-Aqsa, and worldwide effects of fatwas boycotting Israeli products. The proceedings addressed all dimensions from radical Zionist attacks on holy sites to forced migration disasters, stressing the moral obligation to condemn such oppression. By framing Jerusalem as both a symbol of coexistence and resistance, the symposium highlighted the essential role of interdisciplinary approaches for comprehensively understanding its history and contemporary reality.19. Yüzyıldan Günümüze Kudüs isimli uluslararası sempozyum, Osmanlı idaresi, İngiliz Mandası ve 1947’den günümüze İsrail işgali altındaki Kudüs’ün tarihi, siyasi, dini ve kültürel boyutlarını ele alan çok yönlü akademik yaklaşımları sentezleyen bilimsel bir müzakere ortamı sundu. Osmanlı Kudüs’ünün idari politikaları, muafiyet uygulamaları ve iletişim ağlarına dair sunumlar, dönemin sosyo-ekonomik ve idari dinamiklerini inceleyerek bölgenin Osmanlı yönetimindeki çok boyutlu gerçekliğini ortaya koydu. İngiliz Manda döneminin toplumsal hafızadaki izleri, Haskala hareketinin Yahudi milliyetçiliği ve Siyonizm’e etkisi ile Yahudi oryantalistlerinin İsrail’in kuruluşundaki rolleri tartışıldı. Sempozyum, Kudüs’ün kimliğini şekillendiren haritalardaki emperyalist ve oryantalist söylemleri, Hâlidiye Kütüphanesi’ndeki yazma eserler üzerine çalışmaları ve Mescid-i Aksa’nın manevi statüsüne dair incelemelerle şehrin kutsal hafızasını analiz etti. Batı edebiyatındaki temsillerden Arap-İbrânî etimolojik tartışmalara, Filistin hukukunda kadının konumundan Gazze’deki savaş ahlakına uzanan geniş bir yelpazede, Kudüs’ün maddi ve manevi dokusunu anlamaya yönelik farklı disiplinlerin buluştuğu perspektifler sunuldu. 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail’in Gazze’de gerçekleştirdiği insanlık dışı katliamlar ve uluslararası hukuku ihlal eden işgal politikaları karşısında Batı medyasının ikiyüzlü tutumu eleştirilirken, Filistin halkının direnişi, Mescid-i Aksa’nın Murâbıtlar eliyle korunma mücadelesi ve İsrail ürünlerini boykot fetvalarının küresel etkileri irdelendi. Radikal Siyonist grupların kutsal mekânlara saldırılarından zorunlu göç felaketine kadar tüm boyutlarıyla, insanlığın bu zulme kayıtsız kalmaması gerektiği vurgulandı. Sempozyum, Kudüs’ü yaşam mücadelesi, çatışma ve direniş simgesi olarak ele alırken, şehrin geçmişini ve bugününü anlamak için disiplinlerarası yaklaşımların gerekliliğine dikkat çekti
İlk Dönem İslam Düşüncesinde Dışlama Unsuru Olarak Lanetleme Olgusu
In the early periods of Islamic history political, doctrinal, and social divisions gave rise to many conflicts and problems. One of the significant consequences of these conflicts was the institutionalization of the phenomenon of “cursing” over time. This dissertation focused to examine this historical phenomenon of cursing from multiple perspectives. The study attempted to demonstrate how cursing transformed into a tool both in individual reactions and in socio-political events.
The dissertation consists of introduction, two main chapter and conclusion. The introduction covers the research problem, purpose, significance, and methodology. In the first chapter, the concept of cursing is evaluated in the Quran sources and Hadiths. Additionally, the semantic structure of the concept of “la\u27n” and analyzed its use in classical sources. This chapter also addresses the historical development of the cursing phenomenon in light of socio-cultural, political, and religious factors. In particular, the cultural characteristics of Arab society, the deep-rooted understanding of among Arab tribes, and the intertwining of Arab literature with the concept of cursing are evaluated as the main reasons that paved the way for the institutionalization of cursing.
In the second chapter, the practical and discursive dimensions of the cursing phenomenon are examined in detail. In this chapter we tired to answer to questions such as who are the cursing and cursed parties, which discourses and expressions were preferred, and what are the duration and means of cursing. Additionally, in this chapter presented classical works featuring cursing, the social and individual effects of this discourse, and historical efforts to prevent cursing with concrete examples. As a result, it is shown that cursing became a religious tool in individual contexts and political struggles. The data in this study were gathered and interpreted using text analysis and the historical method, both of which are qualitative research approaches.İslam düşünce tarihinin erken dönemlerinde yaşanan siyasi, itikadi ve sosyal ayrışmalar, beraberinde pek çok tartışma ve sorunları doğurmuştur. Bu tartışmaların önemli sonuçlarından biri de “lanetleme” (la‘n) olgusunun zamanla kurumsallaşarak siyasi söylemlerde belirgin bir yer edinmesidir. Kitabımız, söz konusu tarihsel süreçte ortaya çıkan lanetleme olgusunu, çok yönlü olarak incelemeyi hedeflemiştir. Çalışmada lanetlemenin hem bireysel olarak hem de sosyo-politik olaylarda bir araç haline nasıl büründüğü ortaya koymaya çalışılmıştır.
Kitap giriş, iki ana bölümden ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş kısmında araştırmanın problemi, amacı, önemi, yöntemine yer verilmiştir. Birinci bölümde lanetleme kavramının Kurân-ı Kerim’de ve Hadis kaynaklarındaki yeri değerlendirilmiştir. Bununla birlikte “la‘n” kavramının semantik yapısı ve klasik kaynaklardaki kullanımları analiz edilmiştir. Ayrıca, bu bölümde lanetleme olgusunun tarihsel gelişimi sosyo-kültürel, siyasi ve dinî faktörler ışığında ele alınmıştır. Özellikle, Arap toplumunun kültürel özelliği, Araplarda asabiyet anlayışının köklü olarak yerleşmesi, Arap edebiyatının lanet kavramıyla iç içe olduğu lanetlemenin kurumsallaşmasına zemin hazırlayan, başlıca nedenleri olarak değerlendirilmiştir.
İkinci bölümde ise lanetleme olgusunun özellikleri çeşitli boyutlarıyle detaylı bir şekilde incelenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda lanetleyen ve lanetlenen taraflar kimlerdir, lanetlemede hangi söylemler ve ifadeler kullanılmıştır, lanetlemenin süresi ve araçları nelerdir gibi sorulara cevap aranmıştır. Ayrıca lanetlemenin yer aldığı kaynaklara başvurularak, toplumsal ve bireysel etkileri ve lanetlemenin önüne geçilmesine yönelik tarihî çabalar somut örneklerle ortaya konulmuştur. Sonuç olarak lanetlemenin bireysel ve siyasi mücadelede dinî bir araç olarak kullanıldığı gösterilmiştir. Bu çalışmada veriler, nitel araştırma yaklaşımlarından metin analizi ve tarihsel betimleyici yöntem aracılığıyla toplanmış ve değerlendirilmiştir