Bezmialem Vakıf Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşiv
Not a member yet
    597 research outputs found

    Berln Anket, Stop-Bang Anket

    No full text
    Berln Anket, Stop-Bang Anket Yrd. Doç. Dr. Ferda İlgen Uslu Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, İstanbul Obstrüktif uyku apne sendromu (OUAS), her ırk, cinsiyet ve sosyoekonomik düzeyde sık görülen bir uyku bozukluğudur. Tanısı esas olarak anamnez ve polisomnografi (PSG) incelemesinde dayansa da PSG çalışmaları; pahalı, eğitimli eleman ve deneyim gerektiren, zaman alan incelemelerdir. Ayrıca toplumda sık görülen uyku hastalıklarını incelemek için yeterli uyku laboratuvarı da yoktur (Netzer ve ark., 1999; Chung ve ark., 2008a) Bu nedenle hastaları inceleme öncesi taramak hasta seçimi açısından gereklidir ve anketler bu aşamada en önemli yol göstericilerdir. İdeal bir solunumsal uyku bozukluğuna ait hastalıkları tarama anketi, yanlış negatif sonuçlardan kaçınmak için yüksek bir duyarlılığa sahip olmalı, ayrıca düşük riskli hastaların maliyetli ve zaman alıcı incelenmelerini önleyecek kadar da özgün olmalıdır (Marti-Soler ve ark., 2016). Erişkinlerde uykuda apne varlığının anket yolu ile taranması hem pratik olması hem de maliyet etkinliği açısından önemlidir. Bu bölümde günlük pratikte ve klinik çalışmalarda en sık kullanılan iki anket olan Berlin anketi (BA) ve STOPBANG anketinden bahsedilecektir

    Treatment adherence and related factors in Parkinson's disease patients without dementia

    No full text
    Background and Objective: Patients with Parkinson’s Disease (PD) have many risk factors for treatment nonadherence, such as cognitive impairment, depression, polypharmacy, and medication regimen complexity. Adherence in PD should be carefully monitored to accurately assess the patient’s clinical and treatment responseMethod: This is a cross-sectional observational study. Sixty patients who were diagnosed with PD according to the UK PD Association’s Brain Bank criteria and had at least primary school education participated in our study. Patients with a diagnosis of dementia or who received deep brain stimulation, apomorphine infusion, and levodopa/carbidopa intestinal gel therapy were excluded from the study. Main outcome measures: Adherence was evaluated with the 4-item Morisky medication adherence scale. The course of the patients was gauged with the MDS-Unified Parkinson’s Disease Rating Scale (MDS-UPDRS). MDS-UPDRS subscores are as follows; Part 1: nonmotor experiences of daily life Part 2: motor experiences of daily life Part 3: motor examination Part 4: motor complications. In the evaluation of patients, Schwab and England Activities of Daily Living Rating Scale (SE-ADL) was used for activities of daily living, MoCA for cognitive status, Beck Depression and anxiety scales for mood. The number of drugs used by the patients and LDED were calculated. Results: The mean age of the patients was 62.40 (± 10.25) and 70% of them were male (n:42). There was no significant difference between the adherence of the patients according to the Hoehn and Yahr stages. There was a significant correlation between adherence and depression (p 0.005, r - 0.372), anxiety (0.009 r - 0.357), UPDRS-1 (p 0.006 r - 0.373), UPDRS-2 (p 0.027 r - 0.304), SEADL (p 0.001, r 0.438) scores. When these variables were included in the regression analysis with the enter method, SE-ADL score were found to be significant for predicting adherence (p 0.041, OR 0.328). Conclusion: Motor and non-motor problems of daily life are associated with non-adherence in PD patients without dementia. Treatment of non-motor symptoms such as depression and anxiety may contribute to adherence. Higher independence of patients in daily life increases adherence

    Temporomandibular Bozukluğu (Tmb) Olan Hastaların Dış Kulak Yolu ve Orta Kulak Rezonans Değerleri

    No full text
    Giriş ve Amaç: Temporomandibular Eklem(TME), mandibulanın kondiler başı ile temporal kemiğin mandibular fossası arasındaki eklemdir. Temporomandibular bozukluk (TMB) ise çiğneme kasları, temporomandibular eklem (TME) ve bu eklemi çevreleyen yapıların etkilendiği klinik bir durumdur. Bu çalışmada tek taraflı TMB’ye sahip bireylerde, TME’nin DKY ve Orta kulağın anatomik yakınlığına bağlı olarak Orta Kulak ve DKY (Dış Kulak Yolu) rezonans değerlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Çalışmaya, yaşları 18-45 arasında değişen TME bozukluğu teşhisi konulan 24(17 K, 7 E) çalışma grubu ve yaşları 18-45 arasında değişen, işitme ve diş sorunları ile ilgili şikayeti olmayıp, yapılan odyolojik incelemeler sonucu dış, orta ve iç kulak patolojileri saptanmayan, diş muayenesi normal olan 16 (8 K, 8 E) kontrol grubu olmak üzere toplam 40 birey dahil edilmiştir. Kulak Burun Boğaz tarafından otoskopik muayeneleri yapılıp, Odyoloji laboratuvarına yönlendirilen çalışma ve kontrol grubundaki bireylerin öncelikle anamnezi alınmış, ardından odyolojik testler sırasıyla yürütülmüştür. Saf ses odyometri (125-8000 Hz hava yolu eşikleri, 250-4000 Hz aralığında kemik yolu eşikleri) ve konuşma odyometrisi, DPOAE (distortional product otoakustik emisyon) testi, akustik immitans ve orta kulak rezonans ölçümleri, dış kulak rezonans testi uygulanmıştır. Bulgular: TMB patolojik taraftaki kulak, TBM karşı kulak ve kontrol grubunun dış ve orta kulak rezonans değerleri için üç grubun ortalama değerlerinde bir farklılık gözlemlenmemiştir. (p>0,05) TMB patolojik taraftaki kulak ve kontrol grubunun dış kulak rezonans değerleri arasında anlamlı farklılık görülmemiştir. (p>0,05) TMB karşı kulak ve kontrol grubu dış kulak rezonansı ortalama değerleri arasında farklılık olmadığı görülmektedir. (p>0,05) TMB karşı kulak ve kontrol grubu orta kulak rezonansı ortalama değerleri arasında farklılık olmadığı görülmektedir. (p>0,05) Ancak, TMB patolojik taraf ve kontrol grubunun orta kulak rezonans değerleri incelendiğinde gruplar arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür. (p<0,05) Sonuç olarak, TMB’li hasta grubunda, patolojinin olduğu kulak tarafında orta kulak RF değerlerinin artış göstermesi, orta kulak sisteminin sertliğinde bir artışa kanıt sağlamış olabilir ve hastalığın patofizyolojisine yeni bir bakış açısı sunabilir. Sonuç ve Öneriler: Çalışmamızda TME ve işitme anatomisi arasındaki ilişki, Orta Kulak ve Dış Kulak Rezonans değerlerinin belirlenmesi ile incelenmiştir. Bu çalışma, TMB’li bireylere uygulanan klinik testler ile sağlıklı bireylerin orta kulak bulguları arasındaki farklılıkları göstererek, ayırıcı tanı için ek bulgular, yöntemler ortaya koymaktır

    The Effects of Transcranial Focused Ultrasound Stimulation of Nucleus Accumbens on Neuronal Gene Expression and Brain Tissue in High Alcohol-Preferring Rats

    No full text
    We investigated the effect of low-intensity focused ultrasound (LIFU) on gene expression related to alcohol dependence and histological effects on brain tissue. We also aimed at determining the miRNA-mRNA relationship and their pathways in alcohol dependence-induced expression changes after focused ultrasound therapy. We designed a case-control study for 100 days of observation to investigate differences in gene expression in the short-term stimulation group (STS) and long-term stimulation group (LTS) compared with the control sham group (SG). The study was performed in our Experimental Research Laboratory. 24 male high alcohol-preferring rats 63 to 79 days old, weighing 270 to 300 g, were included in the experiment. LTS received 50-day LIFU and STS received 10-day LIFU and 40-day sham stimulation, while the SG received 50-day sham stimulation. In miRNA expression analysis, it was found that LIFU caused gene expression differences in NAc. Significant differences were found between the groups for gene expression. Compared to the SG, the expression of 454 genes in the NAc region was changed in the STS while the expression of 382 genes was changed in the LTS. In the LTS, the expression of 32 genes was changed in total compared to STS. Our data suggest that LIFU targeted on NAc may assist in the treatment of alcohol dependence, especially in the long term possibly through altering gene expression. Our immunohistochemical studies verified that LIFU does not cause any tissue damage. These findings may lead to new studies in investigating the efficacy of LIFU for the treatment of alcohol dependence and also for other psychiatric disorders

    Yutma fonksiyon bozuklukları, gastroözofageal reflü ve solunum yolu hastalıkları.

    No full text
    Yutma fonksiyon bozuklukları konjenital hastalıklara, edinilmiş nörolojik veya anatomik problemlere sekonder olarak gelişebilir. Solunum ve yutma arasındaki hassas senkronizasyon, hava yolunu korumak ve aspirasyonu önlemek için gereklidir. Videofloroskopik yutma çalışması gibi aletsel testler pediatrik disfajinin değerlendirilmesinde ve yönetiminde önemli bir rol oynamaktadır. Oral-faringeal disfajisi olan hastalarda hava yolu korumasında bir gecikme, laringeal penetrasyon ve/veya trakeal as pirasyonun varlığı veya yokluğu ile tanımlanır. Aspirasyon tekrarlayan akciğer enfeksiyonlarına zemin hazırlamaktadır. Çocuklarda gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) ile astım, kronik öksürük, tekrarlayan pnömoni gibi hastalıklar birlikte görülebilmektedir. Kronikleşmiş ve tedaviye dirençli solunum yolu bulgularına sahip hastalarda GÖRH’nin varlığı mutlaka araştırılmalıdır. GÖRH’de asidik reflü yanında, zayıf asidik ve asit olmayan reflü de solunum yolu hastalıklarıyla ilişkilidir. Reflü için tipik yakınma ve bulgulara sahip olmayan hastalarda ise ampirik tedavilerden kaçınılmalıdır. Yutma fonksiyon bozuklukları ve GÖRH enfeksiyon dışı alt hava yolu hastalıkları için risk faktörleridir

    Determination of Apigenin in Cosmetics Containing Chamomile by High-Performance Liquid Chromatography with Ultraviolet Detection (HPLC-UV)

    No full text
    © 2022 Taylor & Francis Group, LLC.A simple, rapid, and precise high performance liquid chromatography (HPLC) method was developed to determine the flavonoid apigenin in cosmetic products containing chamomile extracts. A C18 column was used as stationary phase and 70:30 ethanol:water was used as mobile phase with a 1 mL/min flow rate and isocratic elution. The temperature was stabilized at 25 °C during the separation. The injection volume was 50 μL. The apigenin peak was eluted at 4.15 ± 0.4 min. The method was validated according to International Conference on Harmonisation (ICH) criteria in terms of linearity, limit of detection, limit of quantitation, selectivity, sensitivity, robustness, accuracy, and precision. The limits of detection and quantitation were 0.060 and 0.2 μg/mL respectively. The linear range was from 0.2 to 20 μg/mL. The relative standard deviation values for intraday and interday analyses were less than 1.64%. The developed procedure was applied to the analysis of various cosmetic products. It is expected that the method is suitable for routine analysis, quality control and standardization of cosmetic products for apigenin

    6

    full texts

    597

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Bezmialem Vakıf Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşiv
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇