1155 research outputs found
Sort by
Effect of GnRH administered 7 days after insemination on serum progesterone, luteinizing hormone and duration estrous cycle with pregnancy rates in heifers
The Synthesis and Characterization of Some Metal Complexes Derived From 1,3-Dioxalane Groups and Vic-Dioxime Ligands. 4(2), 23-28.
A novel substituted vic-dioxime ligand containing the amino group, N,N′-[3,3′-{ethane-1,2-di-yl-bis(oxy)bis(3,1-phenylene)}bis(N′-hydroxy)-2-(hydroxyimino)acetimid amide], L1, has been prepared from 1,2-bis(m-aminophenoxy)ethane, antichloroglyoxime. This vic-dioxime ligand with Cu(II), Ni(II), Co(II) and Cd(II) complexes of 6,7-O-Cyclopentlydine-1-amino-4-azaheptane, L2 , have been reacted at 60-65 °C temperature. The ligand1:metal:ligand2 ratio of these complexes have been found to be 1:2:2. The Cu(II), Ni(II), Co(II) and Cd(II) complexes of these ligands are proposed to be octahedral. The vic-dioxime (L1) with some transition metal complexes of amine (L2) have been characterized by elemental analyses, molar conductivity, magnetic susceptibility, IR, 1 H-NMR, UV-Vis spectra and TGA techniques
KUR'ÂN-I KERĐM'E GÖRE RÛHÎ HASTALIKLAR
Đnsan ne bilgisayar gibi bir makine ne de, yeme içme, cinsellik ve korunma dürtüleri ile
hayatını devam ettiren bir varlıktır. O ruh, nefis, akıl, kalb ve vicdan sahibi olarak insandır.
Amacımız, insanın manevî yönünü oluşturan bu kavramları Kur'ân-ı Kerim ve psikoloji
ilminin ısığında inceledikten sonra, maddî yönü oluşturan bedene musallat olan hastalıklar
gibi, bu manevî yöne musallat olan hastalıkları tesbit edip, yine Kur'ân-ı Kerim ve psikoloji ilminin rehberliğinde çarelerini ortaya koymaktır. İnsanların ruh konusundaki merakları ve ruh hastalıkları, özellikle psikolojik açıdan, arastırılmaya değer bir konudur. Asrımızda ruh hastalıkları olarak ifade edilen ve beyin kimyasının bozulması ile meydana gelen psikolojik rahatsızlıklar artmıs, bu sebeple asrımız 'stres' asrı olarak anıla gelmistir. 'Asrın vebası' kanserin bile sterese bağlı 'psikosomatik' bir
hastalık olduğu söylenebilir. Psikiyatristler ruh hastalıklarını, beyindeki seratonin, dopamin ve noradrenalin gibi kimyasal maddelerin dengelerinin bozulması sonucu ortaya çıkan organik hastalıklar olarak görürler. Kur'ân-ı Kerim 'ruh' hakkında fazla bilgi vermemistir. Ancak verdiği az bilgi ile beraber kalb ve nefis hakkında verdiği bilgilerden, ruhun faaliyet alanı olan beyinin isleyisi ile idrak, suur ve duygular halinde arzular olustuğu anlasılmaktadır. İdrâk gücü olarak akıl, Şuur ve vicdan âletleriyle duyguları dizginleyip olması gereken seviyede tutabilirse, ruhun tezahürleri olan akıl ve duygular sağlıklı olmus olur. Eğer akıl nefsin baskıcı gücü (hevâ) karsısında kontrol gücünü kaybederse, haramlar birer mikrop gibi 'kalb'i istilâ ederler. Haramların istilası altındaki kalb de haramın ismine ve büyüklüğüne göre hastalanır. Hastalanan kalb, pas tutar, süpheleri yasar ve kör olur. Ölmüs bir kalbe de, daha fazla zarar saçmaması için mühürlenen sağlıksız bir is yeri gibi, Yüce Allah tarafından 'mühür' basılır. Kur'ân-ı Kerim detaylı bir sekilde, bu hastalıklara yakalanma sebeplerini, korunma yollarını ve kurtulus çarelerini anlatmaktadır. Konu, din ve pozitif bilim is birliğiyle incelenmesi gereken konudur. Bu sebeple oldukaça kapsamlı olup, ilâhiyât bilgisinin yanında tıb ve psikolj bilgisini de gerektirmektedir. Bu sebeple, çalısma boyunca, Bakırköy ve Manisa'daki Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'ndeki yetkililerin ve bağımsız çalısan uzman psikiyatrislerin desteğini aldık. Çalısmamız ilerledikçe, din ile bilimin birbirine süphe ile bakmak yerine, bir arada ve uyumlu bir sekilde yasayabilecekleri günlerin yakın olduğu görüldü
An investigation of energy transfer between coumarin 35 and xanthene derivatives in liquid medium
The energy transfer between coumarin 35 (C35) and pyronin compounds, which are xanthene derivatives,
i.e. pyronin B (PyB) and pyronin Y (PyY), in methanol was investigated at room temperature by using
steady-state absorption, emission, and time-resolved fluorescence spectroscopy. Fluorescence energy transfer
rate constants (kT ) and critical radius (R0) were determined for C35-PyB and C35-PyY molecular pairs in
methanol. The obtained values of kT and R0 indicated that the dipole-dipole interaction between C35-PyB
and C35-PyY molecular pairs accounted for the energy transfer mechanism. The energy transfer efficiency
and the distance between the donor and acceptor (r) were also calculated for donor-acceptor pairs using
F¨orster’s theory.the Scientific and Technological Research Council of Turkey (TUBITAK) (Project Number:
TBAG 105T237) and the Research Fund of Ataturk University (Project Number: 2007/155
Constıtuents of the essentıal oıl of Paeonıa mascula subsp. arıetına (Paeonıaceae) from Turkey.
Determination of salinity tolerance of some lentil (Lens culinaris M.) varieties
The salt (NaCl) tolerance of 5 lentil genotypes was investigated. Plants were grown at 5 different NaCl concentrations. Germination percentage, shoot
and root length, shoot and root dry weight and salt tolerance percentage in the shoots and roots were evaluated. The salt tolerance index (STI) of the
genotypes, expressed as the ratio of dry matter yield produced under the NaCl treatments compared to the control treatment, was found to be a
reliable criterion for ranking genotypes for their tolerance to NaCl. Altın Toprak and Çağıl showed high levels of tolerance, and Yerli Kırmızı and Fırat-
87 showed medium levels. Seyran-96 was the most susceptible genotype to NaCl
Kurutulmuş rumen içeriğinin Japon bıldırcınlarının rasyonlarında kullanılma olanakları
Bu çalışmada, hayvancılıkta maliyetin önemli bir kısmını oluşturan yemin daha ucuza mal edilmesi amacıyla kullanım alanı bulunmayan bir materyal olan kurutulmuş rumen içeriğinin bıldırcın rasyonlarında kullanılabilirliği araştırılmıştır. Çalışmada, günlük yaşta toplam 250 adet Japon bıldırcını kullanılmıştır. Bıldırcınlar 5 gruba ayrılmış ve rasyona rumen içeriği eklenmesine ikinci hafta başlamıştır. Çalışmada, 1. gruba içerisinde %0 (kontrol), 2. gruba %5, 3. gruba %10 ve 4. gruba %20 rumen içeriği bulunan yem verilmiştir. Beşinci grubun yemlerine katılan rumen içeriği ise 3. haftadan itibaren kademeli olarak (3. hafta %5, 4. hafta %10, 5. hafta %20, 6. hafta %20) eklenmiştir. Altı haftalık besi dönemi sonunda, l. (kontrol), 2., 3., 4. ve 5. gruplara ait canlı ağırlık değerleri sırasıyla; 167.36±2.8, 174.75±2.5, 170.46±2.6, 148.32±2.6 ve 153.39±2.8 g olarak bulunmuştur. Kurutulmuş rumen içeriğinin bıldırcın rasyonlarına %5 ile %10 oranında katılmasının büyüme ve gelişme özellikleri üzerine olumlu etki yaptığı gözlenmiştir
Bazı macar fiği (Vicia pannonica CRANTZ) hat ve çeşitlerinin Bingöl kuru şartlarına adaptasyonu üzerine bir çalışma
Bingöl kuru şartlarında 2004 yılında yürütülen bu çalışmada 4 Macar fiğ (Vicia
pannonica CRANTZ) hat (5, 16, 23, 28) ve ege beyazı çeşidinin tohum verimi ve bazı
özellikleri incelenmiştir. Tohumlar Uludağ ve Atatürk Üniversitesi Ziraat
Fakültelerinden elde edilmiştir. Bu çalışma, tesadüf blokları deneme desenine göre üç
tekrarlamak olarak yürütülmüştür, incelenen bazı özellikler arasında istatistikî olarak
önemli farklılıklar saptanmıştır. İncelenen hat ve çeşitlere göre değişmekle birlikte
dekardan ortalama 1635.81 kg yaş ot, 322.41 kg kuru ot, 231.47 kg kes verimi ve 50.27
kg tohum verimi alınmıştır. Ortalama bitki boyu 46.20 cm, bitki başına ana dal ve yan
dal sayısı 2.50 ve 2.15 adet, alt bakla yüksekliği 30.05 cm, bitkide bakla sayısı 7.65
adet, baklada tohum 2.56 adet ve bin dane ağırlığı 36.60 g olarak gözlenmiştir
Comparative study on some non-linear growth models for describing leaf growth of Maize
This research was carried out on five maize cultivars (Monton, Ranchero, Progen 1550, 35 P 12 & TTM 81-19) to explain the
fitting performance of some nonlinear models (Richards Model, Logistic Model, Weibull Model, MMF Model & Gompertz
Model) to leaf data. For model fitting performance, we used four comparison criteria; coefficient of determination ( R 2 ), sum
squares error (SSE), root mean squares error (RMSE) and mean relative error (MRE). The results indicated that Richards,
Logistic and Gompertz models are more useful than other non-linear models to estimate leaf growth of maize. © 2010 Friends
Science Publisher
Optical and structural properties of CuO nanofilm: Its diode application
The high crystalline CuO nanofilms have been prepared by spin coating and annealing combined with a simple chemical method. The obtained films have been characterized by X-ray diffraction (XRD), Fourier transform infrared (FT-IR) spectroscopy, ultraviolet-vis (UV-vis) spectroscopy and photoluminescence (PL) spectroscopy. Structural analysis results demonstrate that the single phase CuO on Si (1 0 0) substrate is of high a crystalline structure with a dominant in monoclinic (1 1 1) orientation. FT-IR results confirm the formation of pure CuO phase. UV-vis absorption measurements indicate that the band gap of the CuO films is 2.64eV. The PL spectrum of the CuO films shows a broad emission band centered at 467 nm, which is consistent with absorption measurement. Also, Au/CuO/p-Si metal/interlayer/semiconductor (MIS) diodes have been fabricated. Electronic properties (current-voltage) of these structures were investigated. In addition, the interfacial state properties of the MIS diode were obtained. The interface-state density of the MIS diode was found to vary from 6.21 x 10(12) to 1.62 x 10(12) eV(-1) cm(-2)