1155 research outputs found
Sort by
Ekolojik (organik, biyolojik) etlik piliç yetiştirme çalışmaları
Etlik piliç üretimi, kısa dönemde yetiştirilmeleri, yemden yararlanmalarının daha iyi olması ve insanların değişen tüketim alışkanlıklarını etkin bir şekilde karşılaması nedeniyle yaygın bir şekilde yapılmaktadır. Diğer taraftan, hayvansal yağların insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri nedeniyle insanları daha az yağ içeren beyaz et tüketmeye zorlamaktadır. Etlik piliç üretiminde, daha az bir alanda ve daha az bir iş gücüne ihtiyaç duyulması nedeniyle konvansiyonel ve organik üretim sistemlerinin karşılaştırıldığı çalışmaların yapılmasına sebep olmuştur. Bu konuda yapılan çalışmalarda, geleneksel yöntemlerle üretilen etlik piliçlerin 42. gün canlı ağırlıklarının erkek-dişi karışık ortalama 2300 g ve yemden yararlanma oranlarının ortalama 1.7-1.9; organik üretimde ise 81. gün sonunda canlı ağırlık ortalama 3200 g ve yemden yararlanma oranı 4.3- 4.6 olarak bildirilmektedir. Sonuç olarak, organik üretimin konvansiyonel üretime göre çok daha masraflı olduğu bir gerçektir. Ancak, günümüz gıdalarının daha güvenli, daha sağlıklı, daha kaliteli ve besleyici olmalarına büyük özen gösterilmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, organik tavuk eti üretiminin büyük önem taşıdığı söylenilebilir
Organik ve konvansiyonel kanatlı hayvan yetiştirme yöntemlerinin değişik yönlerden karşılaştırılması
Organik tarım tüm dünyada gerek toplam tarım alanı içindeki payı, gerekse üretilen ürün çeşitliliği açısından hızlı bir artış göstermektedir. Organik üretim çalışmaları uygulamada hem zor, hem de bir takım bilgi gereksinimine ihtiyaç duymaktadır. Üretilen organik ürünlerin pazarlanmasında özellikle iç piyasa için yeni ve belirsiz bir konu olduğu dikkate alınmalıdır. Organik tarımsal üretim genellikle daha fazla iş gücüne ihtiyaç duymaktadır. Ayrıca, kullanılan organik kimyasalların fiyatları da oldukça yüksektir. Sertifikasyon zorunluluğunun bulunması da maliyeti etkileyen faktörlerdendir. Dünya’da organik tarımsal üretim sürekli bir artış göstermesine rağmen henüz mevcut talebi karşılayamamaktadır. Yapılan araştırmalarda, tüketicilerin yaklaşık dörtte birinin organik tarımdan haberdar olduğu ve yine tüketicilerin yaklaşık %70’inin organik hayvansal ürünleri tercih ettikleri belirlenmiştir. Tüketicilerin %76’ya yakın bir kısmı organik ürünleri “daha sağlıklı olmaları” nedeniyle tüketmek istediklerini söylemişlerdir. Bunun dışında, organik ürünlere ekstra para ödeme söz konusu olduğunda tüketicilerin yarıya yakın bir kısmının insan sağlığına zararlı olabilecek kimyasalları içermemesi ve daha lezzetli olmasından dolayı yaklaşık olarak %30 daha fazla fiyat ödemeye hazır olduklarını bildirilmiştir. Ülkemizde organik tarım ve hayvancılığın yaygınlaştırılması, doğa ve ekosistemin korunmasına, küçük çiftçilerin gelir düzeyinin artırılmasına, kırsal kalkınmanın sağlanmasına ve köyden kente göçün önlenmesine büyük katkı sağlayacağından yeterli ölçüde desteklenmelidir
Organik kanatlı hayvan üretiminde yem ve civciv
Organik tarım, insan, çevre ve ekonomik olarak devamlılığı ve sürdürülebilirliği olan tarımsal üretim sistemini bütünleştiren bir üretim sistemidir. Sistemin amacı doğal kaynakları koruyarak, kimyasallardan, zararlı ve hastalıklardan arınmış bitkisel ve hayvansal ürünler üretmektir. Dünyada organik et ürünlerine olan talep gün geçtikçe artmaktadır. Bu talebin karşılanabilmesi için organik hayvancılıkta en önemli girdiyi oluşturan organik yem ihtiyacının karşılanması gerekir. Organik üretiminde hayvanlar organik yolla üretilmiş yem hammaddeleri ile beslenmelidir. Hayvanlar, tercihen yetiştirildikleri işletmeden sağlanan yemlerle veya yönetmelik kurallarına uygun üretim yapan diğer işletmelerden sağlanan yemlerle beslenmelidirler. Organik kanatlı yetiştiriciliğinde, genotip seçiminde yerel koşullar göz önüne alınmalıdır. Organik üretimde kullanılan hayvanlar, genetik yapısı değiştirilmemiş, çevreye, iklim koşullarına, hastalıklara dayanıklı olmalı ve hayvanlar organik yöntemlerle üretilen yemlerle beslenmelidir
Geleneksel ve organik yöntemlerle yetiştirilen etlik piliçlerin gelişme özellikleri bakımından karşılaştırılması
Bu çalışma, geleneksel ve organik yöntemlerle yetiştirilen etlik piliçlerin gelişme ve bazı karkas özelliklerinin karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür. Denemede kullanılan toplam 180 adet günlük etlik piliç civcivi üçer tekerrürlü olmak üzere altı gruba ayrılmıştır. Muamele grupları, geleneksel, organik kontrol, organik + mer’a, organik %80 + mer’a, organik %70 + mer’a ve organik %50 + mer’a şeklinde oluşturulmuştur. Geleneksel grubun altı haftalık, organik grupların ise on haftalık dönem boyunca gelişme özellikleri incelenmiştir. Geleneksel yöntemle yetiştirilen grubun altıncı hafta sonunda ulaştığı canlı ağırlık ortalaması 2305.4 g (erkek+dişi) olarak saptanmıştır. Canlı ağırlık değerleri, organik gruplarda 10 haftalık besi dönemi sonunda sırasıyla; 1935.4, 3028.6, 2656.6, 2876.7 ve 2789.6 g olarak belirlenmiştir. Geleneksel yöntemle yetiştirilen hayvanlar 6. hafta, organik yöntemle yetiştirilen hayvanlar 10. haftanın sonunda kesilmişlerdir. Karkas özellikleri olarak temizlenmiş karkas, but, göğüs ve abdominal yağ ağırlıkları incelenmiştir.
Sonuç olarak, organik etlik piliç üretiminde organik yemleme ile birlikte organik mer’a uygulamasının daha avantajlı olduğu ve organik %70 yem + mer’a ve organik %50 yem + mer’a uygulamalarının gelişme ve karkas özelliklerini olumlu yönde etkilediği söylenilebilir
Bazı adi fiğ (vicia sativa L.) hat ve çeşitlerinin Bingöl kuru şartlarına adaptasyonu üzerine bir çalışma
Bingöl kuru şartlarında 2004 yılında yürütülen bu çalışmada 4 adi fiğ (Vicia
sativa L.) hat (1-3, C-5, Pt-41, Pt-45) ve 5 çeşidin ( Uludağ, Çubuk, Nilifer, Emir,
Karaelçi) tohum verimi ve bazı özellikleri incelenmiştir. Tohumlar Uludağ ve Atatürk
Üniversitesi Ziraat Fakültelerinden elde edilmiştir. Bu çalışma, tesadüf blokları deneme
desenine göre üç tekrarlamak olarak yürütülmüştür. İncelenen özellikler arasında
istatistikî olarak önemli farklılıklar saptanmıştır.
incelenen hat ve çeşitlere göre değişmekle birlikte dekardan ortalama 1810.54 kg
yaş ot, 436.81 kg kuru ot, 234.53 kg kes verimi ve 107.64 kg tohum verimi alınmıştır.
Ortalama bitki boyu 52.14 cm, bitki başına ana dal ve yan dal sayısı 1.50 ve 1.53 adet,
alt bakla yüksekliği 28.30 cm, bitkide bakla sayısı 5.63 adet, baklada tohum 3.71 adet
ve bin dane ağırlığı 60.22 g olarak gözlenmiştir.
Bu çalışma sonuçlarına göre Bingöl ve çevresinde yüksek tane ve ot verimi
alabilmek için Emir çeşidi ve 1-3 nolu hat önerilebilir
Essential oils of two varieties of Gundelia tournefortii L. (Asteraceae) from Turkey
The chemical composition of the essential oils of dried aerial parts
of two varieties of Gundelia tournefortii L. (var. tournefortii and var.
armata Freyn and Sint.) (Asteraceae) from Turkey were analyzed by
GC and GC-MS 75 components in both of the plants were identified
representing 87.7 and 78.9 % of the oils, respectively. The main compound
of Gundelia tournefortii var. tournefortii is thymol (24.5 %) and for
Gundelia tournefortii var. armata is Germacrene D (21.6 %). The results
were discussed in terms of natural products, renewable resources and
chemotaxonomy
ARAP DiLiNDE MASTAR VE ÖNEMi
Arapçada prensipte türemiş kelimelerin kök.ilnü teşkil eden mastarın, kendine
has bazı hususiyederi vardır. Bu nedenle Arapçanın mastar yapısı, dilbilimcilerin
dikkatini çekmiş ve üzerinde bir takım ihtilaflar ortaya çıkmıştır. Ona ait bazı
vezinlerin sema! (Arap lardan duymaya bağlı olması) diğer bir kısmının da kendisinden
iştikak kuralları çerçevesinde ortaya çıkması bu ilitilatların temelini teşkil etmiştir.
Arapçada mastarın sarf ilmine göre iştikakını ele alırken, gramerde arnil ve mamul
bakımından ve belağarta ise cümle içerisindeki edebi inceliğini konu edinmiştir
Determining critical period of eeed-crop competition in faba bean (vicia faba)
The field experiment was carried during, 2003-2004 to determinate the critical period of weed-crop competition in faba bean
(Vicia faba L.). The experimental treatments included weed free throughout the growing period, weed free from 15, 30, 45 and
60 days after emergence (DAE) and no weeding. The main infestation species of weed were Avena sterilis, Lolium
multiflorum, Chenopodium album, Amaranthus retroflexus and Convolvulus arvensis. Grain yield and yield contributing traits
were significantly affected by weed competition. Weed-crop competition may end from 45 days. Grain yield losses due to uncontrolled
weed growth throughout the crop cycle were 46%. At the same time, plant height, numbers of pods per plant,
numbers of seeds per pod and 1000-seed weight were significantly decreased due to weeds
The use of many listening media-types in one multimedia listening application
The positive effects of using different listening texts (i.e. audio, video) in listening enhancement as a part of FLL are already well known. As
multimedia enables us to combine and present these media types, - which are the main listening elements-, more effectively on the same
computer platform, they can be presented to language-learners in one multimedia listening application (MLA) in different forms as different
listening media types (i.e. audio-only, audio + visuals, audio + animation, video-only, video + visuals). This study investigated forty five
autonomous intermediate and upper intermediate NNSs learners' (AILLs) perceptions of the use and priority of different listening mediatypes
in one MLA that aimed to enhance the listening skills of the participants. The results revealed that the learners are in favour of the
presence of different listening media types in one MLA. They believe that the presence of different listening media types in one MLA
improves their listening skills and helps prepare for the real-world. Similarly, learners prefer some listening media types more than others in
one MLA. In the same way, not only do learners think that some listening media types improve their listening more than others, but learners
also believe that they prepare better for the real-world