1155 research outputs found
Sort by
Ekolojik Gelişme ve Sürdürülebilir Kalkınmada İnsan Faktörünün Etkisi
Bu çalışmada çevrenin korunması ve ekonomik kalkınmanın birlikteliğinin geliştirilmesi için yapılan çalışmalar ve geliştirilen yeni kalkınma modellerinde insan faktörünün etkisi ele alınmıştır. İnsan, doğa ve toplum arasındaki ilişkiler tarih boyunca insanlığın gündeminde olmuştur. Sanayi devrimiyle birlikte dünyamız büyük gelişmelere sahne oldu. Bu gelişmelerin temelinde, buhar gücü, demir yolları ve demir-çelik gibi ağır sanayi, gelişmenin yegane ölçütleri ve stratejileri olarak kabul edilmiştir. Sanayileşmiş ülkeler, ekonomik gelişmelerini sağlamaya çalışırken gelecek nesilleri nasıl bir tehlike içine sürüklediklerinin bilincinde olmamışlar
Üniversite öğrencilerinin kardeş sayıları ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin kardeş sayılarına göre, psikolojik iyi oluş halleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma, 2011-2012 Eğitim-öğretim yılında Bingöl Üniversitesi’nin değişik fakülte ve bölümlerinde öğrenim görmekte olan, 1. 2. ve 3. sınıf öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Araştırmaya 124 (%55)’i bayan, 101 (%45)’i erkek toplam 225 üniversite öğrencisi katılmıştır. Katılımcıların 98’i birinci sınıf, 86’sı ikinci sınıf ve 41’i üçüncü sınıfta öğrenim görmektedir. Bunun için öğrencilere, öğrenci bilgi formu ile birlikte 84 maddelik psikolojik iyi oluş ölçeği uygulanmıştır. Psikolojik iyi oluş ölçeği; “Özerklik, Çevresel Hakimiyet, Bireysel Gelişim, Diğerleriyle Olumlu İlişkiler, Yaşam Amaçları ve Öz-Kabul” olmak üzere toplam 6 alt boyuttan oluşmaktadır. Her bir alt boyut için ayrı ayrı analiz yapılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde IBM SPSS Statistics 20.00 programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, F testi (ANOVA), Varyans analizi ve Betimsel İstatistik kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre; “kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin özerklik puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı (F5-219=2,172, p>.05); “kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin çevresel hakimiyet puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı (5-219=,640, p>.05)”; “kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin bireysel gelişim puan ortalamaları arasında bir farklılık olmadığı (F5-219=,602, p>.05)”; “kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin yaşam amaçları puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı (F5-219=1,081, p>.05)”; “kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin diğerleriyle olumlu ilişkiler puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı (F5-219=1,022, p>.05)”; “kardeş sayıları farklı olan üniversite öğrencilerinin öz-kabul puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık olmadığı görülmüştür (F5-219=,593, p>.05). Anahtar kelimeler: Psikolojik iyi olma; üniversite öğrencisi; yaş; öz-kabul.
Çalışmanın Türü: Araştırma makalesi
Sosyal bir gerçeklik olarak intihar olgusu : sosyal psikolojik bir değerlendirme
İntihar girişimleri, bir halk sağlığı sorunu oldugu gibi önemli bir hastalık yükünü
de olusturmaktadır. Her toplumun oldugu gibi, içinde yaşadıgımız toplumun da
sosyal bir geçeği olan intihar olgusu üzerinde birçok çalışma yapılmıştır. İçinde
yaşadığımız toplumda gençlerin ruhsal gelişim sorunlarında hızlı bir artış
yaşanmaktadır. Birey çözüm yolu olarak da intihar etmeyi görmektedir. Aslında,
intihar önlenebilecek bir ölüm nedenidir. İntihar eden insanlar degisik nedenlerle
yaşamlarına son vermek isterler. Yapılan araştırmaları incelediğimizde, intihar
girişiminde çok çeşitli etkenlerin olduğu görülmektedir. Genelde birkaç neden
bir arada bu eylemin ortaya çıkmasına yol açabilmektedir. İntihar olgusu,
tamamen bireysel bir davranıs olmakla birlikte, aynı zamanda sosyal süreç ve
kosulların da iç içe geçtigi sosyal bir olgudur. İntihar, genç insanların en üretken
çağlarında, ölümlerine yol açmaktadır. İntihar girişimi, kızlarda erkeklerden 2
kat daha fazladır. En sık kullanılan yöntem ise yüksek dozda ilaç almaktır.
ntihar olgusu, sadece Türkiye’de degil, bütün dünyada önemli bir sorundur. Bu
çalısma, kuramsal bir arastırmanın ürünüdür. Bu alanda deneysel ve kuramsal
çalışmalar ve yazılan eserler incelenerek bir sonuca ulasılmaya çalısılmıstır. Tüm
bulgular literatür bilgilerinin ışıgında tartışılmıstır
Measurement of mass attenuation coefficients by Si(Li), NaI(Tl) and Cd(Tl) detectors
Mass attenuation coefficients of the some elements were
determined for two photon energies using different three detectors.
The samples were irradiated using 10 mCi Cd-109 and 100 mCi
Am-241 radioactive point sources. The photons were separately
counted by Si(Li), NaI(Tl) and Cd(Tl) detectors. It was observed
that the mass attenuation coefficient decreases with increasing
energy and increases with increasing atomic number. The
measured values are compared with the theoretical ones calculated
using WinXcom program
The effects of live weight of Japan quails (Coturnix coturnix japonica) on the characteristics of Interior and exterior quality of eggs
This study was done in order to figure out between the live weight and the characteristics of interior and exterior quality of eggs. Total 75 quails are used as animal material in this study. The quails are kept in the cages throughout the study and a male + two female quails in equal weights are put to each cage compartment. Eggs are collected from the quails throughout 4 weeks. Some characteristics like the egg weight, shape index, specific gravity, shell thickness, albumen index, yolk index, yolk weight and albumen weight were measured. According to the results of this trail, the egg weight increases depending upon the body weight of the quails selected for live weight. This increase on the egg weight is due the higher albumen and yolk weight. It was observed that the differences between the live weight and egg weight, shape index, albumen and yolk weight were statistically significant (p<0.05)
Effect of supplemented black seed (Nigella sativa) on growth performance and carcass characteristics of broilers
This study was conducted to investigate the effect of dietary supplementation with black seed on the performance in broilers. A total number of 120, 1 day old broiler chicks (Ross 308) were randomly allocated 4 treatments with 3 replications The experiment lasted for 6 weeks. The dietary treatments consisted of the basal diet as control, 3, 5 and 7% black seed added to the basal diet. Body weights and feed intake of broilers were measured weekly. As a result, supplementing black seed did not have significant effect on broiler body weight, feed consumption and carcass characteristics. However, it can be concluded that feeding low levels of black cumin seed tended to improve performance characteristics in terms of body weight, feed consumption and carcass characteristics. The black cumin seed may reduce lipoidosis in the broilers
Tesadüf blokları deneylerde tam gözlemle kayıp gözlemi tahmin ederek nispi etkinliğin karşılaştırılması: tarım verilerinde uygulaması
Bu çalışmada, tesadüf blokları deneme tertibinde tam gözlemli verilerle, 1 kayıp gözlemli olduğu varsayılan verilerin iki yönlü varyans analizi (F testi) yapılmıştır. Araştırma verileri Isparta İlinin Eğirdir, Gönen, Gelendost, Yalvaç ve Şarkikaraağaç ilçelerinde üretilen golden, starking, granysmith elma çeşitlerindeki ağaç başına düşen elma verimleridir (kg). Elma verimleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Yapılan analizle, her iki durumda da elma çeşitlerine göre anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Her bir kayıp gözlem tahmin edilmiştir. Kayıp gözlemlerin tahmininden oluşan verilerin analiz sonucundaki nispi etkinlik ile tam gözlemden oluşan çalışmadaki nispi etkinlik değerleri karşılaştırılmıştır
Levels of vitamin A, C, E with malondialdehyde in blood and milk serum in subclinical mastitic cows
The aim of this study was to determine serum and milk concentrations of vitamins A, C and E with Malondialdehyde (MDA) in with and without subclinical mastitic cows. The study was performed on 15 healthy and 23 subclinical mastitic cows, aged 4-9 years. The California Mastitis Test (CMT) was performed. Fiveteen udder belonging to 15 cows which gave negative reaction in CMT were considered to be healthy. Thirty two udder quarters belonging to 23 cows which gave positive reaction as CMT +1 and +2 were diagnosed to be affected by subclinical mastitis. Vitamin A, C and E levels in blood serum and milk samples were determined by spectrophotometry, MDA levels were analysed with High Performance Liquid Chromatography (HPLC). There was no significant difference in blood serum vitamin A and E levels between healthy and subclinical mastitic cows. However, vitamin C (p≤0.01) and MDA (p≤0.05) levels in subclinical mastitic cows were significantly lower than healthy cows. There was no significant difference in milk samples Vitamins A, E and MDA levels between healthy and subclinical mastitic cows but vitamin C levels in subclinical mastitic cows were significantly lower than healthy cows (p≤0.01). In conclusion, serum and milk vitamin C with serum MDA levels of healthy cows were determined significantly higher than subclinical mastitic cows but there was no difference in serum and milk vitamin A and E with milk MDA levels between healthy and subclinical mastitic cow
Use of Aloe Vera gel as biopreservative for ‘Granny Smith’ and ‘Red Chief’ apples
The aim of this work was to study effects of Aloe vera gel (0, 1, 5 and 10% w/v) coating on green-coloured ‘Granny Smith’ and red-coloured ‘Red Chief’ apples those were stored at 2 °C for 6 months. Aloe vera gel treatments substantially suppressed the increase in weight loss for ‘Granny Smith’ apples but did not affect weight loss for ‘Red Chief’ apples. Apples from both cultivars softened at definite rates over time, and these rates were not affected from any of the gel treatments. Aloe vera gel treatment suppressed the green colour loss for ‘Granny Smith’ but remained unaffected for ‘Red Chief’ apples. Soluble solids content and percentage titratable acidity was recorded higher for ‘Granny Smith’ apple fruit treated with Aloe vera gel (5 and 10%) during most of the storage period while no Aloe vera
gel effects on colour for ‘Red Chief’ apples was recorded. The pH values for ‘Granny Smith’ fruit slightly decreased while slightly increased for ‘Red Chief’ fruit over time, yet values for both cultivars remained unaffected by Aloe vera gel treatments. The results indicated that Aloe vera gel treatment may be used as biopreservative on ‘Granny Smith’ apples for retarding quality losses
RGANİK OLARAK YETİŞTİRİLEN DOMATES MEYVESİNİN SOĞUKTA MUHAFAZASI ÜZERİNE ALOE VERA (L) ÖZÜTÜNÜN ETKİLERİ
his study was carried out to investigate the effects of Aloe vera gel application (% 0, 25, 50 and 75) on fruit of
‘Rio Grande’ tomato variety produced by organic and conventional methods. Aloe vera gel-treated fruit were
stored at 7 °C for 30 days. Weight loss, color changes on fruit skin, total soluble solids, titratable acidity, pH
values and decay were recorded during storage. As a result according to the parameters studied, applications of
different doses of Aloe vera gel did not provide a significant contribution to the cold storage of tomatoes. The
results presented that Aloe vera gel application may notsuitable for bio-storage of tomato frui