Bingöl University

Open Access @ Bingol University
Not a member yet
    1155 research outputs found

    Milk and milk products consumption patterns of consumers in Istanbul province

    No full text
    Bu çalışmanın amacı İstanbul ilinde tüketicilerin süt ve süt ürünleri tüketim ve tercihlerini analiz etmektir. Bu amaçla değişik sosyoekonomik demografik gruplardaki 400 aileden elde edilen veriler kullanılmıştır. Tüketicilerin açık süt ve ambalajlı süt tüketim miktarı ve tercihlerini etkileyen sosyoekonomik ve demografik faktörlerin etkilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı istatistikler ve varyans analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ailelerin %26,5’i açık süt, %26.2’si pastörize süt ve %87.7’si ise sterilize süt tüketmektedir. Aileler toplam gelirlerinin %22,5’ini gıda harcamalarına ayırırken, süt ve süt ürünleri harcamaları ise toplam gıda harcamalarının % 18,6’sını oluşturmaktadır. Araştırma sonuçları süt ve süt ürünleri tüketimiyle aile geliri, anne eğitimi, tüketicilerin eğitim seviyeleri ve ailede yaşayan 14 yaşından küçük birey sayısı arasında pozitif ve istatistikî olarak önemli bir ilişki olduğunu göstermektedir

    Nikel esaslı süperalaşım malzemelerin toz enjeksiyon kalıplama yöntemi ile üretilmesi ve karakterizasyonu

    No full text
    Bu çalışmada; IN718, IN625 ve Nimonic 90 ticari isimli üç farklı nikel esaslı süperalaşım tozundan TEK yöntemi ile süperalaşım malzemeler şekillendirilmiştir. Şekillendirilen malzemeler farklı sinterleme ve farklı ısıl işlem çevrimlerine maruz bırakılmışlardır. Hem sinterlenmiş durumdaki hem de ısıl işleme tabi tutulmuş durumdaki numunelerin mikroyapısal ve mekaniksel olarak karakterizasyon işlemlerinin gerçekleştirilerek en uygun üretim ve ısıl işlem parametrelerinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Deneysel çalışmalara toz malzemelerin tane şekillerinin belirlenmesi amacıyla SEM görüntüleri alınarak ve tane boyut dağılımlarının tespiti için boyut dağılımı analizleri yapılarak başlanmıştır. Her üç malzeme tozu parafin mum (PM), polipropilen (PP), brezilya mumu (BM) ve stearik asit (SA) içeren çok bileşenli bir bağlayıcı sistemi ile karıştırılarak üç farklı besleme stoğu hazırlanmıştır. Elde edilen karışımlar granül haline getirilip enjeksiyonla standart çekme çubuğu ve kırma numunesi formunda kalıplanmışlardır. Kalıplanan numunelerin polimerik malzemelerden arındırılması amacıyla uygulanan bağlayıcı giderme işlemi, iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada solventle ayrıştırma uygulanmıştır. Bağlayıcı gidermenin ikinci aşaması yüksek saflıktaki argon atmosferi altında gerçekleştirilen ısıl bağlayıcı giderme işlemi olup, şartları çok bileşenli bağlayıcı sistemini oluşturan her bir bileşen için ayrı olarak yapılmış TG analizi (termogravimetrik analiz) ile belirlenmiştir. Bağlayıcı giderme işleminden sonra DSC (diferansiyel taramalı kalorimetri) ve dilatometrik ölçümlerle belirlenen aralıktaki farklı sıcaklık ve sürelerde vakum ortamında sinterlenen numunelerden en yüksek yoğunluğa ulaşılanlar farklı ısıl işlem çevrimlerine tabi tutulmuşlardır. Hem sinterlenmiş durumdaki hem de yaşlandırılmış durumdaki numuneler, yoğunluk ölçümleri ve XRD (X-ışınları difraksiyon analizi) analizlerinden sonra; optik mikroskop, SEM (taramalı elektron mikroskobu), TEM (geçirgen elektron mikroskobu) ve EDS (enerji dağılımı spektrometresi) incelemeleri ile mikroyapısal olarak karakterize edilmişlerdir. Sertlik ölçümü, çekme deneyi, kırılma tokluğu deneyi ve darbe deneyi gibi mekanik testlerle numunelerin sinterlenmiş durumdaki ve ısıl işlem görmüş durumdaki mekanik özellikleri belirlenmiştir. Karakterizasyon işlemlerinde, ürün özelliklerini önemli ölçüde etkileyen sinterleme ve ısıl işlem koşullarının üzerinde detaylı olarak durulmuş, üretim parametrelerinin ürün özelliklerine olan etkileri belirlenmiştir. Her üç malzeme için de sinterleme sıcaklığı ve süresinin artmasına paralel olarak bağıl yoğunluk ve sertlik değerlerinin arttığı görülmüştür. Uygulanan ısıl işlemlerin malzemelerin mikroyapı ve mekanik özelliklerini önemli ölçüde etkilediği; ısıl işlemler sonucu oluşan intermetalik çökeltilerin ve karbür çökeltilerinin her üç malzemede de sertlik ve mukavemet değerlerini arttırdığı, kırılma tokluğu ve darbe tokluğu değerlerini düşürdüğü tespit edilmiştir.Sakarya Üniversitesi (Proje No: 2012-50-02-006) Marmara Üniversitesi (Proje No: FEN-C-YLP-071211-0311

    İlköğretim öğrencilerinin okul başarılarını olumsuz etkileyen nedenlerin belirlenmesine yönelik bir araştırma : Bingöl örneği

    No full text
    Okul başarısızlığı; öğrencinin gerçek yeteneği ile okuldaki başarısı arasında görülen farklılık olarak tanımlanmaktadır. Okul başarısızlığının birçok sebebi olmakla beraber iki temel nedeni, bireyin kendisinden kaynaklanan ve ailesinden kaynaklanan nedenlerdir. Bireyden kaynaklanan nedenlere öğrencinin bilişsel, fiziksel ve duygusal olgunluk açısından yetersiz olması, beden imajının düşük olması, öğrencinin özsaygısının ve akademik başarısının düşük olması, gelişim görevlerini gerçekleştirememesi örnek verilebilir. Kaygının çok yüksek yada çok düşük olması gibi motivasyon eksikliği de başarısızlığa neden olabilmektedir. İlköğretimin son dönemlerinde başlayan ergenlik döneminin özellikleri de başarıda önemli bir etkendir. Bu dönemde hızlı gelişim ve değişim sonucu ergenin dikkati zayıflamakta ve dağılmakta, daha çok kendi başına kalma isteği artmakta, belli noktalara yoğunlaşması ile ilgili düşünce alanı daralmakta, hayal dünyası içine girmekte ve bütün bunlar çalışmasını ve başarısını olumsuz etkilemektedir. Diğer neden olarak anne babadan kaynaklanan nedenlere; anne baba arasında sağlıklı bir iletişimin olmaması, huzursuz ve kaygı verici bir ev ortamı, anne babanın, kendi hayatlarındaki sıkıntılarından dolayı eleştirel ve sabırsız olması, çocuğun hatalarını tolere edememeleri, baskıcı tutum, çocuğu aşırı zorlamaları, çocuğun iyi yanlarından ziyade yetersiz yanlarına yoğunlaşmaları, çocukta kendine güvensizliğe ve kaygıya yol açmakta bu da başarısızlığa neden olmaktadır. Bu tutum, birçok soruna neden olmaktadır. Ebeveynler ve öğretmenler bu dönemde çok dikkatli olmak zorundadırlar. Ebeveynler ve öğretmenler gelişim psikolojisini iyi bilmelidirler Bu araştırma, Bingöl il merkezinde, 2011-2012 Eğitim-Öğretim yılında ilköğretim II. kademe öğrencileri üzerinde yapılmıştır. Araştırmada Survey (tarama) yöntemi kullanılmıştır. Araştırma farklı okullarda öğrenimlerine devam eden ilköğretim 6. 7.ve 8. sınıfta öğrenim görmekte olan, 1115 erkek ve 479 kız olmak üzere toplam 1594 öğrenci üzerinde yapılmış ve araştırmada 22 maddelik “Başarısızlık Nedenleri Anketi” uygulanmıştır. Öğrencilerin başarısızlık nedenleri belirlenerek, okul başarılarını olumsuz etkileyen nedenler tespit edilip, kız ve erkek öğrencilere göre en yüksekten en düşüğe göre sıralanmıştır. Başarısızlık Nedenleri Anket sonucuna genel olarak baktığımızda, en yüksek ilk 5 madde; 1.“Öğrendiklerimi kısa sürede unuttuğumdan % 64.7”; 2.“Bazı derslere karşı yeteneğimin olmamasından %61.7”; 3.“Çalıştığım halde başaramadığımdan %55”, 4.“Sınavlarda çok heyecanlığımdan %54.6”; ve 5.“Anlayamadığım konularda öğretmenlerime soru sormaktan çekindiğimden %47.6” şeklinde sıralanmaktadır

    İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin çevreye ilişkin görüşlerinin incelenmesi

    No full text
    Bu çalışma, ilköğretim birinci kademe (1., 2. ve 3. sınıf) öğrencilerinin çevre ile ilgili görüş ve düşüncelerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nitel yöntemler kullanılmıştır. Araştırma verileri 2010 – 2011 eğitim öğretim yılında Bingöl ilinde çeşitli okullarda öğrenim görmekte olan 1., 2. ve 3. sınıf öğrencilerinden yarı yapılandırılmış görüşme formları kullanılarak elde edilmiştir. Görüşmeler öğrencilerle yüz yüze olarak yapılmıştır. Görüşme formunda, öğrencilerin çevre ile ilgili görüşlerini belirlemeye yönelik sorular yer almaktadır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonuçları öğrencilerin çevre ile ilgili düşüncelerinin olumlu olduğunu ortaya koymaktadır

    Ekolojik Gelişme ve Sürdürülebilir Kalkınmada İnsan Faktörünün Etkisi

    No full text
    Bu çalışmada çevrenin korunması ve ekonomik kalkınmanın birlikteliğinin geliştirilmesi için yapılan çalışmalar ve geliştirilen yeni kalkınma modellerinde insan faktörünün etkisi ele alınmıştır. İnsan, doğa ve toplum arasındaki ilişkiler tarih boyunca insanlığın gündeminde olmuştur. Sanayi devrimiyle birlikte dünyamız büyük gelişmelere sahne oldu. Bu gelişmelerin temelinde, buhar gücü, demir yolları ve demir-çelik gibi ağır sanayi, gelişmenin yegane ölçütleri ve stratejileri olarak kabul edilmiştir. Sanayileşmiş ülkeler, ekonomik gelişmelerini sağlamaya çalışırken gelecek nesilleri nasıl bir tehlike içine sürüklediklerinin bilincinde olmamışlar

    Dini yükleme ölçeğinin psikometri özellikleri

    No full text
    Bu çalışmada; dini yükleme ölçeği, geçerlik ve güvenirlik açısından sınanmıştır. Çalışmaya Konya il merkezinden 385 kişi katılmıştır. Ölçeğin geçerliğine ilişkin bulgular, toplam puan ile alt ölçekler ve alt ölçekler arasındaki ilişkiyi ortaya çıka-ran Pearson çarpım momentler korelasyon katsayısı; kapsam, yapı, halihazır ve ayırtedicilik geçerlikleri ile sağlanmıştır. Ölçeğin 6 temel faktör çerçevesinde yapı-landığı ve geçerli olduğu ortaya çıkmıştır. Ölçeğin güvenirliğine ilişkin bulgular, Cronbach alfa, test-tekrar test güvenirliği, Spearman Brown iki yarı test korelasyo-nu teknikleri ile sağlanmıştır. Bulgular ölçeğin güvenirlik katsayılarının yeterli olduğunu ortaya koymuştur. Madde analizi kapsamında ise madde-toplam korelas-yonu ve madde ayırtedicilik geçerliği teknikleri kullanılmıştır. Ölçek maddelerinin benzer özellikleri ölçebildiği ve dini yükleme yapanlarla yapmayanları ayırt edebil-diği bulgularına ulaşılmıştır

    Ekolojik gelişme ve sürdürülebilir kalkınmada insan faktörünün etkisi

    No full text
    Bu çalışmada çevrenin korunması ve ekonomik kalkınmanın birlikteliğinin geliştirilmesi için yapılan çalışmalar ve geliştirilen yeni kalkınma modellerinde insan faktörünün etkisi ele alınmıştır. İnsan, doğa ve toplum arasındaki ilişkiler tarih boyunca insanlığın gündeminde olmuştur. Sanayi devrimiyle birlikte dünyamız büyük gelişmelere sahne oldu. Bu gelişmelerin temelinde, buhar gücü, demir yolları ve demir-çelik gibi ağır sanayi, gelişmenin yegane ölçütleri ve stratejileri olarak kabul edilmiştir. Sanayileşmiş ülkeler, ekonomik gelişmelerini sağlamaya çalışırken gelecek nesilleri nasıl bir tehlike içine sürüklediklerinin bilincinde olmamışlar

    Effect of supplemented black seed (Nigella sativa) on growth performance and carcass characteristics of broilers

    No full text
    This study was conducted to investigate the effect of dietary supplementation with black seed on the performance in broilers. A total number of 120, 1 day old broiler chicks (Ross 308) were randomly allocated 4 treatments with 3 replications The experiment lasted for 6 weeks. The dietary treatments consisted of the basal diet as control, 3, 5 and 7% black seed added to the basal diet. Body weights and feed intake of broilers were measured weekly. As a result, supplementing black seed did not have significant effect on broiler body weight, feed consumption and carcass characteristics. However, it can be concluded that feeding low levels of black cumin seed tended to improve performance characteristics in terms of body weight, feed consumption and carcass characteristics. The black cumin seed may reduce lipoidosis in the broilers

    Composition of the essential oil of Centaurea behen L.(Asteraceae) from Turkey.

    No full text
    Turkey is one of the main centres of diversity for the genus Centaurea L. It is also the third largest genus, in terms of species numbers in Turkey, where 187 taxa in 34 sections occur mainly in the Mediterranean and Irano-Turanian regions. The essential oil obtained by hydrodistillation of the aerial parts of Centaurea behen (Asteraceae) from Turkey was analyzed by GC and GC/MS system. Fourty eight components, representing (87.5%) of the oils, were characterized by a higher content of sesquiterpenes. The main components were caryophyllene oxide (15.9%), spathulenol (11.4%), The Second International Symposium on the Biology of Rare and Endemic Plant Species germacrene D (6.6%) and allo-aromadendrene (6.1%). The results were discussed with the genus pattern in terms of chemotaxonomy and renewable resources

    Bingöl bölgesi öayır - mera ve doğal vejetasyonlarında yer alan bazı bitki taksonları

    No full text
    Bu çalışma 2006-2007 yıllarında Bingöl İli Merkez İlçesi Yelesen-Dikme köyleri Yaylası ve Genç ilçesindeki çayır-mera ve doğal vejetasyonlarında yürütülmüştür. Çalışmada, 22 familya ve 51 cinse ait 85 tür ve 1 alt tür olmak üzere 86 takson tespit edilmiştir. Familyalar içerdikleri cins sayılarına göre sıralandığında Poaceae 13 adet (%25.5), Fabaceae 10 adet (%19.6) ve Rosaceae 4 adet (%7.8) ile ilk üç sırayı oluşturmuşlardır. Familyaları tür sayısına göre sıraladığımızda; Fabaceae 30 adet (%34.9), Poaceae 23 adet (%26.7), Asteraceae ve Rosaceae 4 adet (%4.7) türü içermiştir. Cinsleri tür sayısı bakımından sıraladığımızda, Trifolium 12 adet (%14.0), Bromus 7 adet (%8.1) ve Astragalus 4 adet (%4.7) türü kapsamıştır. Teşhisi yapılan tüm taksonlar içerisinde ise 55 adet çok yıllık (%63.9), 26 adet tek yıllık (%30.2), 3 adet iki yıllık (%3.5), 1 adet tek-çok yıllık ve 1 adet de tek-iki-çok yıllık tür tespit edilmiştir Mevcut taksonlar, yem bitkisi olarak çayır-mera alanlarında taşıdığı yem değeri açısından sınıflandırıldığında; 60 adet istilacı (%69.8), 18 adet azalıcı (%20.9) ve 8 adet çoğalıcı (%9.3) bitkiler grubunda yer almışlardır

    0

    full texts

    1,155

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Open Access @ Bingol University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇