1155 research outputs found
Sort by
Bingöl ili Yedisu ilçesi Karapolat Köyü merasının verim ve kalite özelliklerinin saptanması
Bu araştırma, Bingöl ili, Yedisu ilçesi, Karapolat köyünde doğal bir meranın üç farklı
yöneyinin verim ve kalite açısından birbirleriyle karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür.
Kuru ot verimi, mera yöneylerine bağlı olarak 258.0 kg/da ile 325.3 kg/da arasında değişmiş
ve mera yöneylerinin kuru ot verimi açısından istatistiksel olarak önemli derecede farlılık
gösterdiği saptanmıştır. Ağırlığa göre botanik kompozisyonun %35.7'sini buğdaygiller,
%17.5'ini baklagiller, %46.8'ini diğer familya bitkilerinin oluşturduğu, doğu yöneyinde
buğdaygillerin (%38.0), güney yöneyinde ise baklagillerin ve diğer familya bitkilerin baskın
olduğu saptanmıştır. Mera kuru otunun ham protein oranının en yüksek güney (%10.1)
yöneyde, en düşük ise batı (%7.6) yöneyde olduğu belirlenmiştir. Ham protein verimi, mera
yöneylerine bağlı olarak 19.8 kg/da ile 33.0 kg/da arasında değişmiştir
A morphological and systematical study on endemic Nepeta baytopii Hedge & Lamond (Lamiaceae) from Bingöl (Turkey).
In this study morphological characters of endemic Nepeta baytopii Hedge & Lamond investigated for the systematic purposes. At the end of the morphological studies by stereo microscope; leaf shape, leaf indumentum, calyx, corolla, gynoecium, androecium, connection of the filaments to theca and seed characters were determined and compared with Flora of Turkey and Dirmenci’s (2003) study with N. baytopii [16]. In addition, stem and leaf indumentum, pollen characters and seed coat surface of Nepeta baytopii was examined by SEM. As a result, with this study new morphological properties for diagnostic purposes have determined and the description of N. baytopii have extended
Perception of Citizenship on 6th Grade SocialStudiesTextbook
Vatandaşlık statüsü, bireye verilmiş, anayasal güvence altına alınmış bir haktır. Modern ulus devletlerde, vatandaşlık anlayışı liberal veya cumhuriyetçi olarak adlandırılan iki model çerçevesinde işler. Liberal model daha ziyade haklar üzerinde dururken, cumhuriyetçi model yükümlülükler üzerine odaklanmıştır. Bu bağlamda araştırmanın amacı ilköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler ders kitabında vatandaşlık kavramı ile ilgili temaların incelenerek Türkiye’nin vatandaşlık algısını tespit etmektir. Türkiye’nin vatandaşlık algısında hakları olan mı yoksa yükümlülükleri olan vatandaş mı ön plana çıkmaktadır? Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Bu yönteme göre önce vatandaşlık kategorisi tanımlanarak 3 eğitim bilimi uzmanın görüşüve tasdiki ile kategori geçerliliği sağlanmıştır. Araştırma verileri seçilen ders kitabında bulunan cümlelerin belirlenen vatandaşlık kategorisine göre taranmasıyla elde edilmiştir. Yapılan içerik kodlamasının güvenirliğini sağlamak için bir hafta arayla kodlama tekrarlanmış ve güvenirlik için gerekli olan %80 üzerinde uyum sağlanmıştır. Verilerin frekans ve yüzdelik dağılımları belirlenerek bulgular oluşturulmuştur
Türkiye'de aile içi kadına karşı şiddetin psiko-sosyal ve kültürel dinamiklerin değerlendirilmesi
Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de aile içi kadına yönelik şiddet, mücadele edilmesi gereken ciddi bir toplumsal sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Ülkemizde kadına yönelik şiddet üzerine yapılan araştırmalara baktığımızda, kadına yönelik şiddetin yaygınlığını, kadının aile içi şiddet karşısındaki çaresiz kalışını, şiddete uğrayan kadının nasıl yardım alması gerektiği vb. konularında bilgisizliğini ve çaresizliğini görmekteyiz. Toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle yaşanan kadına yönelik şiddet, kadınların yakın çevrelerindeki erkeklerden, tanımadıkları erkeklere ve hatta aile içindeki kadınlara kadar uzanan geniş bir çevre içinde yaşanmaktadır. Diğer taraftan Türkiye'de namus adına işlenen cinayetlerle ilgili olarak özel veriler elde edilememektedir ve bu durum halen gizliliğini korumaktadır. Aile içi kadına karşı şiddet, yaygınlığı tam olarak bilinemeyen, aile mahremiyetinin bir unsuru olarak görülerek gizlenen, bu sebeple de mücadele edilmesi ve önlenmesi güç bir olgu olarak algılanmaktadır. Bu gelenekçi anlayış, kadının aile içi şiddete yıllarca boyun eğmesine ve çaresiz kalmasına yol açmıştır. Son yıllarda yapılan yasal düzenlemelerin ve şiddete sıfır toleransın, toplumun
sosyal dokusunu zedeleyen bu hazin duruma son vereceğini ümit ediyoruz. Bu alanda birçok kurum ve kuruluşun işbirliğine ihtiyaç duyulmaktadır. Toplumsal bir sorun olan kadına yönelik şiddet; kadının bireysel ve toplumsal işlevlerini, özel yaşamını, işini ve diğer sorumluluklarını yerine getirebilmesinde, kadının güçlenmesi ve ilerlemesinde bir engel teşkil etmektedir. Kadının ilerlemesi ve kadın-erkek eşitliğinin sağlanması bir insan hakları sorunudur. Bu durum aynı zamanda, sosyal adaletin de temel bir şartıdır. Türkiye'de aile içi şiddet çalışmalarının araştırma alanına girişi oldukça yeni olup, 1980'li yıllardan sonra kamuoyunda kadın ve çocuk haklarına yönelik farkındalığın gelişmesi ile birlikte başlamıştır. Bu çalışmada, ülkemizde aile içi kadına yönelik şiddet konusunda literatür taraması yapılarak, mevcut problem psiko-sosyal ve kültürel dinamikleriyle ele alınmıştır
Ortaöğretim felsefe ders kitaplarında varoluşçuluk
Bu makalenin amacı, ülkemizde 2012-2013 eğitim-öğretim yılında ortaöğretimde Felsefe ders kitabı olarak kabul edilen üç kitabı, “Varlık Felsefesi” ünitesinde yer alan “Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk)” başlığındaki bilgi yanlışları bakımından incelemektir. İncelemede, kitaplardaki bilgi yanlışları, doğrularıyla birlikte verilecektir
Etlik piliç diyetlerine farklı düzeylerde ilave edilen çörek otu tohumunun (Nigella sativa) besi performansı üzerine etkisi
Bu çalışma etlik piliçlerin karma yemlerine ilave edilen çörek otu tohumunun (Nigella sativa) besi
performansı üzerine etkisini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla günlük yaşta toplam 120 broiler
civcivi (Ross 308) kullanılmıştır. Hayvanlar 1 kontrol ve 3 muamele grubu olarak 4 gruba ayrılmış ve deneme 3
tekerrürlü olarak düzenlenmiştir. Çörek otu tohumu öğütülerek diyetlere % 0 (kontrol), % 0.5 , %1 ve %1.5
düzeyinde ilave edilmiştir. Altı hafta süren denemenin sonunda, etlik piliçlere ait canlı ağırlık ve yem
tüketimleri belirlenmiştir.
Sonuç olarak, etlik piliç diyetlerine ilave edilen çörek otu tohumunun canlı ağırlık ve yem tüketimi
üzerine önemli bir etkisinin olmadığı saptanmıştır
Bingöl ili Yedisu ilçesi Karapolat Köyü merasının botanik kompozisyonunun belirlenmesi
Bu araştırma, Bingöl ili, Yedisu ilçesi, Karapolat köyünde doğal bir meranın üç farklı yöneyinin botanik kompozisyonu
açısından birbirleriyle karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür. Araştırma sonuçları; meranın % 85,8'inin bitki ile kaplı
olduğunu, kaplama alanına göre botanik kompozisyonun % 59,9'unu buğdaygil, % 2,8'ini baklagiller ve % 37,3'ünü diğer
familya bitkilerinin oluşturduğunu, baklagillerin en fazla güney (% 5,3) yöneyinde, buğdaygillerin en fazla doğu (% 69,5)
yöneyinde ve diğer familya bitkilerinin en fazla batı (% 52,1) yöneyinde olduğunu göstermiştir. Merada en yaygın türlerin;
Taeniatherum caput-medusae (% 93,33), Centaurea carduiformis (% 55,83), Eryngium billardier (% 34,17), Poa bulbosa (%
20,83), Cynedon dactylon (% 18,75) ve Astragalus microcephalus (% 18,75) olduğu ortaya çıkmıştır
Karadeniz Bölgesine ait yerel ekmeklik buğday hatlarının tanedeki besin elementleri içerikleri yönünden tescilli ekmeklik buğday çeşitleri ile karşılaştırılması
Araştırma, 9 farklı element konsantrasyonu (Fe, Zn, B, K, Mn, Cu, Mg, Ca ve Mo)
yönünden tescilli çeşitler ile Karadeniz bölgesi orijinli yerel ekmeklik buğday hatlarını
karşılaştırmak amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada, Çanakkale Dardanos koşullarında 2011-
2012 yetiştirme sezonunda eksik bloklar deneme desenine göre 2 tekerrürlü olarak kurulan ve
37 adet ekmeklik buğday genotipinin (12 adet yerel ekmeklik buğday hattı ve 25 adet tescilli
çeşit) kullanıldığı denemeden elde edilen tane örnekleri kullanılmıştır. Biplot analizi
kullanılarak element konsantrasyonları yönünden öne çıkan genotipler belirlenmiştir.
Araştırma sonuçlarına göre, yerel ekmeklik buğday hatları içerisinde Bolu orijinli TR 36948/5
hattı Fe, Zn ve Ca içeriği yönünden en yüksek değerlere sahip olmuştur. Tescilli çeşitler
arasında ise Kirik, K ve Cu içerikleri yönünden birinci sıradayken, sırasıyla Konya 2002 ve
Kenanbey çeşitleri de Cu ve Ca elementleri yönünden en yüksek değerlere sahip olmuştur.
Özellikle Bolu orijinli TR 36948/5 hattı Fe, Zn ve Ca içeriği yönünden 25 adet tescilli çeşidin
tamamından daha yüksek değerlere sahip olmuştur. Bazı elementler yönünden yerel buğday
hatlarının tescilli çeşitlerden üstün olduğu, bu nedenle ülkemiz de ekmeklik buğdayda
element içeriğinin artırılmasına yönelik yapılacak ıslah çalışmalarında genetik kaynak olarak
kullanılabileceği belirlenmiştir
Chemotaxonomy of two Satureja L. (Lamiaceae) species from different localities of Turkey
In this study, two Satureja L. species from different localities of Turkey (Satureja hortensis L. and Satureja boissieri
Hausskn. ex Boiss.) have been studied to determine their taxonomic classification based on chemical characters. For this purpose,
aerial parts of the studied taxa were investigated by HS-SPME/GC-MS. 28, 30 and 29 compounds were identified in S. boissieri from
Şanlıurfa, Bingöl and Malatya accounting from 90.80%, 91.31% and 92.67% of the whole oil, respectively. 26, 30 and 28
compounds were identified in S. hortensis from Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ accounting from 93.20%, 92.85% and 92.42% of the
whole oil, respectively. -terpinene (30.4%, 26.5% and 32.1%), carvacrol (26.4%, 25.2% and 23.3%) and p-cymene (10.5%, 13.2%
and 10.4%) were determined as main compounds of S. boissieri in Şanlıurfa, Bingöl and Malatya species, respectively. Carvacrol
(25.0%, 34.1% and 32.1%), thymol (28.2%, 20.2% and 28.1%) and -terpinene (10.1%, 11.3% and 9.4%) were found as main
constituents of S. hortensis in Adıyaman, Diyarbakır and Elazığ samples, respectively. The chemical distributions of the essential oil
compounds in the Satureja pattern were discussed in respect to their chemotaxonomy and natural products
B–N Polymer Embedded Iron(0) Nanoparticles as Highly Active and Long Lived Catalyst in the Dehydrogenation of Ammonia Borane. 13(7), 4954-4961.
B-N polymer embedded iron(0) nanoparticles (NPs) were in-situ generated from the reduction of iron(III) acetylacetonate during the dehydrogenation of ammonia borane (AB) in THF solution at 40.0 +/- 0.5 degrees C. The iron(0) NPs could be isolated as powder from the reaction solution by centrifugation and characterized by UV-Vis, TEM, and XRD. They are redispersible in polar solvent such as THF and yet highly active catalysts in the dehydrogenation of AB providing a TOF value of 202 h(-1) at 40.0 +/- 0.5 degrees C. The catalytic activity of iron(0) NPs compare well with those of the known homogenous and heterogeneous precious metal catalysts reported so far. They are also long-life catalysts in the dehydrogenation of AB providing 1410 turnovers over 18 h at 40.0 +/- 0.5 degrees C. The poisoning experiments using carbon disulfide show that the dehydrogenation of AB catalyzed by iron(0) NPs is a heterogeneous catalysis. The catalytic dehydrogenation of AB in the presence of iron(0) NPs was followed by measuring the volume of hydrogen generated and by B-11-NMR spectroscopy. Our report also includes the results of a detailed kinetic study on the catalytic dehydrogenation of AB depending on the catalyst concentration, substrate concentration, and temperature. The dehydrogenation of AB produces sparingly soluble B-N polymers which provide just enough stability to the iron(0) NPs. The co-precipitation of some iron(0) NPs with the sparingly soluble polymers causes a slight decrease in the catalytic activity toward the end of dehydrogenation. However, iron(0) NPs embedded in B-N polymers appear to be an efficient catalyst in hydrogen generation from ammonia borane at moderate temperature.Turkish Academy of Sciences
Scientific and Technological Research Council of Turkey (TUBITAK