1155 research outputs found
Sort by
CHEMICAL COMPOSITION OF ACHILLEA FILIPENDULINA LAM. (ASTERACEAE) SPECIES FROM TURKEY.
The genus Achillea L. includes some popular endemic species of the flora of Turkey, with important medicinal properties. Information about the essential oil compositions of Achillea filipendulina Lam. Turkish medicinal plants has not been reported. For this reason the objective of this study was to determine the chemical composition of the essential oils of dried aerial parts of A. filipendulina. Chemical analyses were performed HS-SPME/GC-MS assays. Twenty five components were identified representing 95.94% of the oils. The main compounds of A. filipendulina were 1,3-pentadiene (25.64%), 1,8-cineole (19.11%), endo-bornylacetate (12.21%) and borneol (10.39%). It was concluding that the essential oils: 1,3-pentadiene chemotype in A. filipendulina was in plants from eastern Anatolian region of Turkey. These essential oils can be used as raw material in medicinal and pharmaceutical purposes
Medrese ve İlahiyat Kavşağında İslâmî İlimler (Uluslararası Sempozyum, 29 Haziran - 1 Temmuz 2012)
Bu çalışmamızda Medreselerin tarihi gelişimi, Medreselerde ve bugünkü İlahiyat
Fakültelerinde okutulan Arapça Öğretiminde kullanılan ders kitaplarına değinilecektir
COMPARISON OF RELIGION PERCEPTION IN SOCIAL STUDIES TEXTBOOKS OF TURKEY AND EGYPT
Bu araştırmanın temel amacı Türkiye’de 2007-2008 öğretim senesinde ilköğretim kademesi altıncı ve yedinci sınıflarda ve Mısır’da bu seviyelerin karşılığı olan ilköğretim birinci kademe 6. sınıf ile ilköğretim ikinci kademe 1. sınıfta okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarındaki din algısının karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Bu bağlamda din algısındaki benzerlik ve farklılıkların tespit edilmesi araştırmanın temel problemini oluşturmuştur. Çalışma yöntemi nitel araştırma prosedürlerine göre oluşturulmuştur. Nitel araştırmanın tabiatına uygun olarak evren belirtilmemiş, amaçlı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Belirlenen sınıflarda okutulan öğrenci ders kitapları örneklem olarak seçilmiştir. Veriler doküman analizi tekniğine uygun olarak toplanmış ve içerik analizi uygulanarak çözümlenmiştir. İçerik analizinin kategori geçerliğini sağlamak için kategoriler literatür taraması yapılarak ve uzman görüşü alınarak oluşturulmuş, tanımlar yazılarak herkesin ulaşabilirliğine açılmıştır. Ayrıca, ders kitapları içerisinde yer alan ana metinler kayıt birimi olarak seçilerek istisnasız çalışılmıştır. Böylece metinlerin konunun işlenmesi için yeterli kapsam ve boyutları içermesi sağlanmıştır. Kelimelerin pozitif, negatif ve nötr olarak sınıflandırılmasında bağlam birimi olarak cümle seçilmiştir. Tespit edilen her kelimeye 1 puan verilmiş, her bir kategorinin frekans ve yüzdelik dağılımını belirlemenin yanında hangi nitelikte ele alındığının belirlenmesi de sağlanmıştır. Çeteleme güvenirliğinin artırılması için metinler sadece araştırmacı tarafından farklı zamanlarda çetelenmiş, çetelemeler arası ilişkinin yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca çeteleme alanda uzmanlara da yaptırılarak aradaki görüş birlikteliği test edilmiştir. Araştırma sonucunda Mısır Devleti’nin Eski Mısır medeniyeti ve inancına vurgu yaparak vatandaşları arasındaki dinî farklılıkları elimine etmeye çalıştığı, vatandaşlarında Mısırlı-Arap-Müslüman kimliği oluşturmayı istediği saptanmıştır. Türkiye ders kitaplarında din kategorisi bağlamında İslamî anlatımlara daha çok ve pozitif olarak yer verilmiş, Hristiyanlık olumsuzlanmıştır. Türkiye’de din üzerinden kimlik oluşturma gayreti görülmemiştir. Her iki devletin de din kavramına karşı olumsuz yaklaşımı söz konusu değildir. Her iki devlet de dini devleti meşrulaştırma aracı olarak kullanmamaktadır
Consumer Consumption Habits Of Milk and Milk Products in Istanbul Province
Bu çalışmanın amacı İstanbul ilinde tüketicilerin süt ve süt ürünleri tüketim ve tercihlerini analiz etmektir. Bu amaçla değişik sosyoekonomik demografik gruplardaki 400 aileden elde edilen veriler kullanılmıştır. Tüketicilerin açık süt ve ambalajlı süt tüketim miktarı ve tercihlerini etkileyen sosyoekonomik ve demografik faktörlerin etkilerini belirlemek amacıyla tanımlayıcı istatistikler, varyans analizlerinden ve Ki kare testinden yararlanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, ailelerin %26,5’i açık süt, %26.2’si pastörize süt ve %87,7’si ise sterilize süt tüketmektedir. Aileler toplam gelirlerinin %22,5’ini gıda harcamalarına ayırırken, süt ve süt ürünleri harcamaları ise toplam gıda harcamalarının %18,6’sını oluşturmaktadır
Genç ve hızlı büyüyen etlik piliçlerde göğüste ve karında su toplanması sendromu
Özet BildiriEtlik piliçlerde hızlı büyüme ekonomik açıdan yetiştirici için avantaj sağlar, ancak hızlı büyüme
fazla yem tüketimi demektir. Fazla yem tüketimi, dolayısıyla fazla oksijen tüketimi demektir. Bu iki
faktör birbirini zıt yönde etkilemektedir. Bunun sonucu olarak ta bazı arazlar ortaya çıkmaktadır. Bu
arazlardan biri de Ascites’dir. Ascites, genç ve hızlı büyüyen etlik piliçlerde 5-7 hafta sonunda ortaya
çıkan ve göğüste ve karında su toplanmasıyla kendini gösteren bir arazdır. Ascites dünya broiler
endüstrisi için ciddi sorunlar oluşturmaktadır. Metabolik bir sendrom olan ascitesin nedenleri çok çeşitli
olup, özellikle yüksek rakım, yetersiz havalandırma ve beslenme gibi faktörler etkilidir. Bu sendrom,
genellikle deniz seviyesinden 1300 m ve daha fazla yükseklikte bulunan bölgelerde görülürmektedir.
Ascites’ den dolayı ölümlerin oranı bazen % 30 ‘a kadar çıkmaktadır. Yetiştiricilikte özellikle Ascites’
den korunmaya yönelik tedbirlerin alınması önemlidir. Bu çalışmada, ascites’ in oluşum süreçleri ve
bunların nedenlerinin incelenmesi, beslenme ile ilişkisi, akciğerlere etkisi, klinik bulguları ve ascites’ den
korunmaya yönelik bilgiler verilmeye çalışılacaktır
Sağılan hayvan sayısına göre süt miktarının enterpolasyon yöntemiyle incelenmesi
Bu çalışmada, sağılan hayvan sayısına göre süt miktarının tespiti Lagrange enterpolasyon yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma kapsamında, 2011 yılı verileri kullanılarak yerli, melez ve kültür sığır ırklarına ait sağılan sığır sayısına göre süt miktarı verileri incelenmiştir. Kullanılan veriler İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Balıkesir ve Çanakkale illerine aittir. Her bir sığır ırkına ait lagrange enterpolasyon denklemi elde edilmiştir. Bu denklemlerden yararlanarak sağılan sığır sayısına göre süt miktarı tahmini yapılmıştır. Bu tahminlerle süt üretimi ile ilgili oluşturulacak politikalara yön vermesi amaçlanmıştır
Chemical composition of Endemic Inula macrocephala Boiss. and Kotschy ex Boiss. from Turkey
The essential oil components of aerial parts of Inula macrocephala Boiss. and Kotschy ex Boiss. was investigated by GC and GC-MS.
The yield of oil is ca. 0.13 mL/100 g. Thirty five components were identified representing 90.7 % oil. Borneol (26.4 %), b-caryophyllene
(15.3 %), p-cymene (10.2 %) and bornyl acetate (8.9 %) were identified major components of plant. The results were discussed in terms
of natural products, renewable resources and chemotaxonom
Chemical composition of two Inula L. (Asteraceae) species from Turkey
The essential oil components of aerial parts of Inula graveolens Desf. and Inula oculus-christi L.
was investigated by HS-SPME / GC-MS. Thirty six and thirty seven components were identified representing
96.9%and 97.4%oil, respectively. 1,8-cineole (22.4%), borneol (20.4%) and a-cadinol (11.8%) were detected main
compounds of I. graveolens. Bornyl acetate (21.3%) p-cymene (16.6%) and b-pinene (14.8%) were found major
components of I. oculus-christi. The results were discussed in terms of natural products, renewable resources and
chemotaxonomy
İki farklı av üzerinde beslenen Orius niger Wolff (Hemiptera: Anthocoridae)’ in yaşam çizelgeleri ve av tüketim kapasitesi
The development period, longevity, fecundity, and prey consumption of Orius niger Wolff (Hemiptera:
Anthocoridae) feeding on Tetranychus cinnabarinus Boisduval (Acari: Tetranychidae) and Bemisia tabaci Gennadius
(Hemiptera: Aleyrodidae) were studied in a climate room under 25±1 ºC, 65±10% RH and 16 h of artificial light
conditions. Feeding with different food sources did not change duration of egg, nymphal stages and total immature
period for both males and females of O. niger except the third nymphal stage of males and the fifth nymphal stage of
females. Oviposition period and female longevity of O. niger fed on B. tabaci were significantly longer than those of O.
niger fed on T. cinnabarinus. Average total and daily fecundity of O. niger fed on B. tabaci was significantly higher than
those of O. niger fed on T. cinnabarinus. The higher net reproductive rate (R0 = 87.2 ♀/♀), intrinsic rate of increase (rm =
0.120 ♀/♀/day) and the longer mean generation time (T0 = 37.2 days) of O. niger were obtained for individuals fed on B.
tabaci than those of O. niger fed on T. cinnabarinus. O. niger showed increasing consumption withincreasing prey
densities and, the number of T. cinnabarinus eggs consumed by O. niger significantly changed depending on prey
densities. The highest number of eggs consumed by O. niger per day was 89.85 when confined to 150 eggs.Tetranychus cinnabarinus Boisduval (Acari: Tetranychidae) ve Bemisia tabaci Gennadius (Hemiptera:
Aleyrodidae) üzerinde beslenen Orius niger (Hemiptera: Anthocoridae)’ in gelişme süresi, ömrü, üreme gücü ve av
tüketim kapasitesi, 25±1 ºC sıcaklık, %65±10 orantılı nem ve 16 saat aydınlık koşulları içeren iklim odasında
araştırılmıştır. Erkeklerin üçüncü nimf dönemi ve dişilerin beşinci nimf dönemleri hariç, T. cinnabarinus ve B. tabaci ile
beslenen O. niger’ in erkek ve dişi bireylerin yumurta, nimf ve toplam gelişme süreleri, besin kaynakları arasında önemli
farklılık göstermemiştir. B. tabaci ile beslenen O. niger’ in dişi ömür uzunluğu ve yumurtlama periyodu, T. cinnabarinus
ile beslenmesine göre önemli derece uzun olmuştur. B. tabaci ile beslenen O. niger’ in günlük ve toplam bıraktığı
yumurta sayısı, T. cinnabarinus ile beslenmesine göre önemli derece yüksek bulunmuştur. B. tabaci ile beslenen O.
niger’ in net üreme gücü (R0 = 87.2 ♀/♀) ve kalıtsal üreme yeteneği (rm = 0.120 ♀/♀/gün) daha yüksek, ortalama döl
süresi (T0 = 37.2 gün) de daha uzun olarak saptanmıştır. O. niger, artan av yoğunluğuna bağlı olarak tüketimini arttırmış
ve tüketilen T. cinnabarinus yumurtalarının sayısı av yoğunlukları arasında önemli farklılık göstermiştir. Avcıya günde
150 T. cinnabarinus yumurtası verildiğinde, bunun ortalama 89,95 adedini tükettiği görülmüştür
“The Effect of The Sahara desert dusts upon Mediterranean Basin (Sahra Çölü tozlarının Akdeniz Havzasına etkisi),
Çöl tozları, Subtropikal çöl bölgeleri ile karaların denizden uzak iç bölgelerinde çeşitli
klimatik faktörlere bağlı olarak oluşmaktadır. Bu tozlar, yılın belirli dönemlerinde oluşmakta ve
çok geniş alanları etkilemektedir. Sahra kökenli çöl tozlarının etkilediği bölgeler, Amazon
bölgesi, Orta ve Kuzey Amerika bölgesi ile Akdeniz Havzası’dır. Sahra Çölü’nden bu bölgelerin
her birine taşınan tozların oluşumunda etkili olan faktörler birbirinden farklıdır.
Türkiye’nin de içinde yer aldığı Akdeniz Havzaı’na taşınan Sahra kaynaklı çöl tozlarının
oluşumu ve taşınımında Orta Enlem Siklonları (Gezici Depresyonlar) ve çeşitli yerel rüzgarlar
etkili olmaktadır. Orta Enlem Siklonları’nın oluşumunu sağlayan sistem kuzeyde (35-70°
enlemleri) meydana geldiğinde Sahra kaynaklı çöl tozları Akdeniz Havzası’na çok fazla
taşınmamaktadır. Ancak bu sistemin biraz daha güneyde (yaklaşık 30° enlemleri ve daha güneyi)
oluşması sonucunda konvektif hareketler ve türbülanslarla havalanan Sahra tozları, Akdeniz
Havzası’na doğru yoğun şekilde taşınmaktadır. Bu olay, uydu görüntüleri ve toz konsantrasyon dönemlerde Sahra tozları, Hamsin, Sirokko gibi sıcak yerel rüzgarlar vasıtasıyla daha çok yaz
mevsiminde taşınmaktadır.
Bu çalışmada, Akdeniz Havzası’nı etkileyen Sahra kaynaklı çöl tozlarının kaynak bölgeleri,
taşınım yönleri, oluşum mevsimleri ve taşınımında etkili olan faktörler ; uydu görüntüleri, toz
konsantrasyon haritaları ve literatüre dayalı olarak araştırılmıştı