1155 research outputs found
Sort by
Essential oil composition of Four Endemic Tanacetum L. (Asteraceae) Taxa from Turkey and a Chemotaxonomic Approach
In this study the essential oil components aerial parts of Tanacetum heterotomum (Bornm.) Grierson, T. zahlbruckneri
(Nab.) Griersson, T. densum (Lab.) Schultz Bip. subsp. amani Heywood and T. cadmeum (Boiss.) Heywood subsp. orientale were
examined by HS-SPME/GC-MS technique. Thirty six, thirty nine, forty and forty five constituents were determined representing
88.9%, 90.1%, 90.8% and 91.5% of the oil, respectively. The main compounds of studied Tanacetum L. taxa; borneol, α-pinene,
1,8-cineole, -pinene, camphor, germacrene D, spathulenol are determined. Studied Tanacetum taxa showed congruency with the
discription in Flora of Turkey as morphological properties; on the contrary essential oil composition were detected very quiet diverse
infrageneric level. Chemotypes of Tanacetum L. taxa were reported as borneol, germacrene D, spathulenol,α-pinene, 1,8-cineole,
-pinene and camphor. The results obtained from this study were discussed in terms of chemotaxonomy and natural products
Zirai Masrafların Zekât Matrahından Düşürülmesi
Sulama dışındaki ziraî masrafların zekât matrahından düşürülmesi meselesi, ilk ve klasik dönemlerde ihtilafa konu olduğu gibi, günümüzde de tartışılmaya devam etmektedir. Atâ b. Rebâh’tan (ö.114/732) aktarılan ve “her türlü ziraî masrafın zekât matrahından düşürülmesi gerektiğini” ifade eden görüş, rivayet açısından zayıf olduğu gibi, diğer fakihler tarafından da kabul görmemiştir. Bazı çağdaş fetva kurullarının bu görüşü esas almaları sağlam bir temele dayanmamaktadır. Dört mezhebe mensup olanlar başta olmak üzere fakihlerin kahir ekseriyeti, sulama dışındaki tarımsal masrafların matrahtan düşürülmemesi gerektiğini savunmaktadır. “Dört fıkıh mezhebinde itimada şayan olan görüş, sulama dışındaki masrafların da matrahtan düşürülmesidir” şeklindeki iddia gerçeği yansıtmamaktadır. Sulama dışındaki tarımsal masrafların zekâttan düşürülmesi gerektiğini ileri süren çağdaş çalışmalar, nasslara dayanmaktan ziyade reel durumu esas almaktadır. Diğer ziraî masrafların sulama masraflarına hamledilmesi, usulî bir kıyas olmaktan ziyade, hikmetle ta’lîl kapsamına girmektedir. Taabbudîlik esasına dayanan ibadetlerde kıyas ve/veya hikmetle ta’lîle başvurulmaması ve ziraî masrafların zekât matrahından düşürülmemesi hem nasslara hem de zekâtın temel esprisine daha uygun düşmektedir
KUR’ÂN’DA “VESVESE” KAVRAMININ SEMANTİK ANALİZİ
Kur’ân-ı Kerim; insanların maddî yönlerinin yanında manevî yönleriyle de ilgilenmiş
ve her alanda karşılaşılan problemlerin çözümünde doğru olanı ortaya koymuştur. Her
insanın muhatap olduğu ve birçoğunun da karşısında çaresiz kaldığı problemlerden biri
de vesvesedir. Ayrıca her zaman güncelliğini koruyan bir konu ve anlam zenginliğine sahip
bir kavram olduğundan, vesveseyi eş anlamlılarıyla birlikte ele almayı uygun gördük.
Bu çalışmamızda, Kur’ân-ı Kerim’de vesvese ile eş anlamlı veya şeytanın faaliyetlerini
ifade eden diğer kavramları belirterek tarif edecek ve bu kavramların semantik yapılarının
da delâletiyle, efradını câmi’ ve ağyarını mâni’ bir tarifi ışığında vesvesenin birçok
özelliklerini de ortaya çıkarmaya çalışacağız
The Roots of Modern Education System in Egypt
Bu çalışma modern Mısır eğitim sisteminin 19. ve 20. yüzyıllarda geçirdiği dört oluşum dönemini
incelemektedir. Kavalalı Mehmed Ali Paşa ve halefleri döneminde ordunun modernleştirilmesi ve doktor ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ilk defa geleneksel İslamî eğitim veren okulların yanına teknik modern okullar açılmıştır. İngiliz sömürgesi döneminde (1882-1922) eğitim İngilizlerin ihtiyaçlarına göre şekillenmiş, bağımsız krallık döneminde (1922-1952) işe eğitim sisteminde sürekli değişiklikler yapılması bir istikrarsızlığa sebep olmuştur. 1952’den bugüne uzanan Millî cumhuriyet döneminde ise 1980’lere kadar Arap sosyalizmi eğitim sisteminin merkezine yerleştirilmiş ve Mısır’da yetişen nesilleri etkisi altına almıştır
Web içerik yönetim sistemlerinin sistem yöneticiliği üzerine etkileri
Günümüzde internet kullanım oranı oldukça yüksektir ve bu oran sürekli olarak artmaktadır. Web 2.0 teknolojisi ile beraber kullanıcılar fikirlerini rahatça her platformda ifade edebilmektedirler. Sosyal ağların etkisi her gün artarak devam etmektedir. Bununla beraber özellikle kurumsal web siteleri iletişim teknolojisindeki hızlı gelişmelere paralel olarak artık kurumsal kimliğin önemli bir parçası ve paydaşlar ile hızlı ve etkili iletişim kurma noktasında önemli bir hizmet aracı olmuştur. Web sitelerinin güvenliği, kurulum kolaylığı, güncellenmesi ve yenilenmesi önem arz etmektedir. Bu siteleri güncelleyecek ve geliştirecek kişilerin web bilgilerinin yeterli olmaması beraberinde değişik yaklaşımları getirmiştir. Web İçerik Yönetim Sistemi (WİYS) ile web siteleri bir bütün olarak ele alınmış ve yönetimi kolaylaşmıştır. Şirketlerin veya kurumların birimlerinin ihtiyaçlarının farklı olmasından dolayı tüm sitenin tek elden yönetilmesinden ziyade her birim için ayrı bir Sistem Yöneticisi atanır. Bu yapı ile Sistem Yöneticileri web sitelerinin güncelliğini herhangi bir program gerekliliği olmadan sadece internet üzerinden hızlı bir şekilde sağlamaktadırlar. Bu çalışma ile Sistem Yöneticilerinin WİYS hakkındaki görüşleri elde edilmiş, bu bulgulara göre sistemin verimliliğinin artırılması ve sorunların en aza indirilmesi amaçlanmıştır.
Nowadays, the internet usage rate is quite high and this rate is increasing constantly. With Web 2.0 technology users are able to express their ideas freely on any platform. The influence of social networks continues to increase every day. However, especially in parallel with the rapid advances in communication technology, institutional web sites are important service tool of institutional identity and to communicate quickly and effectively with stakeholders. The security of website, ease of installation, updating and renewal are important . The insufficient information of the people who update and improve websites brings together different approaches . Web Content Management System ( WCMS ) takes the websites as a whole, and makes easy the administration. Due to the different needs of the units under companies or instutions, a system administrator is assigned for each unit rather than a single center for managing the entire site. With this structure, the system administrators update the website quickly via the internet without the necessity of any program. The opinions of System Administrators on WCMS were obtained, according to the findings it is aimed to increase the efficiency of the system and minimize the problems
Üniversite öğrencilerinin karar vermede öz-saygı düzeyleri ile karar verme stilleri arasındaki ilişkinin bazı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin karar vermede öz-saygı düzeyleri ile karar verme stilleri alt boyutları arasındaki ilişki, “cinsiyet, sınıf, üniversiteye giriş puan türü, yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer, aile geliri, aile yapısı ve anne-baba tutumu” değişkenlerine göre incelenmiştir. Araştırma sonucunun bulgularına göre; Cinsiyet değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin karar vermede öz-saygı, karar verme stillerinden dikkatli ve erteleyici alt boyutlarında anlamlı düzeyde bir farklılaştığı (p>.05), kaçıngan ve panik karar verme stillerinde ise cinsiyet değişkeni açısından anlamlı düzeyde farklılaştığı (p<.05); Sınıf değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin karar vermede öz-saygı ve karar verme stillerinden dikkatli karar verme alt boyutu anlamlı düzeyde farklılaşmadığı, karar verme stillerinden kaçıngan, erteleyici ve panik karar verme alt boyutları sınıf değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı; Üniversiteye giriş puan türü değişkeni açısından karar vermede öz saygı, kaçıngan ve panik karar verme stili anlamlı düzeyde farklılaştığı (F=4.103, F=7.610, F=2.889 ); eşit ağırlıklı puan türü ile üniversitede bir programa yerleşen öğrencilerin karar vermede öz-saygı puan ortalamaları sözel puan türü ile üniversiteye giren öğrencilerden anlamlı düzeyde yüksek olduğu; Üniversite öğrencilerinin yaşamlarının çoğunu geçirdikleri yer değişkeni açısından karar vermede öz-saygı ve panik karar verme stili anlamlı düzeyde farklılaştığı (F=11.298, F=4.777); Aile geliri değişkeni açısından üniversite öğrencilerinin karar vermede öz saygı puan ortalamasının anlamlı düzeyde farklılaştığı (F=5.185); Üniversite öğrencilerinin karar vermede öz saygı ve karar verme stilleri puan ortalamaları aile yapısı değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı ve son olarak da üniversite öğrencilerinin anne-baba tutumları değişkenine göre karar vermede öz saygı, karar verme stillerinden kaçıngan, erteleyici ve panik karar verme stili puan ortalamaları arasından anlamlı düzeyde bir farklılaşma olduğu görülmüştür. Sayısal verilerin değerlendirilmesinde istatistik tekniklerinden t testi, varyans analizi ve Tukey testi kullanılmıştır
Nitrik oksitin bor toksisitesi altındaki mısır (zea mays L.) bitkisinde enzimatik antioksidan sistem ve oksidatif stres üzerine etkisi
Giriş: Bu çalışmada, bor toksisitesine maruz bırakılan mısır (Zea mays L. cv. Arifiye-2) bitkisine çimlenme öncesi tohumlara uygulanan nitrik oksit’in (NO) antioksidan enzimlerden süperoksit dismutaz (SOD), peroksidaz (POX) ve katalaz (CAT) aktiviteleri üzerine etkileri belirlenmiştir. Buna ilave olarak, oksidatif stresin önemli parametrelerinden hidrojen peroksit (H2O2), süperoksit anyonu (O2.-) ve lipid peroksidasyon (MDA) seviyeleri de belirlenerek antioksidan enzimlerle birlikte değerlendirilmiştir.
Gereçler ve Yöntemler: Mısır tohumları çimlendirilmeden önce 100 µM sodyum nitroprussid (NO vericisi) ile 24 saat boyunca şişirilmeye bırakılmıştır. Bu süre sonunda çimlendirilen ve normal şartlarda (25/22oC) yetiştirilen bitkilere tohum ekiminin 9. gününde 2 mM borik asit (H3BO3) uygulanmıştır. 2 gün boyunca borik asit muamelesine maruz bırakılan bitkinin yaprakları kesilerek SOD, CAT ve POX antioksidan enzimler ile oksidatif hasar parametreleri olan H2O2, O2.- ve MDA seviyelerine bakılmıştır.
Bulgular: Bu çalışmanın sonucunda, 2 mM bor (B) H2O2, O2.- ve MDA seviyelerini artırırken ön uygulama yapılan NO ise tek başına uygulanan 2 mM B’a göre önemli derecede bu bileşiklerin oranlarını azaltmıştır. 2 mM B antioksidan enzimlerden SOD ve CAT’ın aktivitelerini artırırken POX aktivitesini ise etkilememiştir. Uygulanan NO ise her üç antioksidan enzimin aktivitesini de önemli oranda artırmıştır.
Sonuç ve Tartışma: Uygulanan bor, reaktif oksijen türleri (ROS) ve hücre zarlarının yıkımının bir göstergesi olan lipid peroksidasyon oranını artırması bitkide oksidatif strese neden olmuştur. Eğer oksidatif strese neden olan bu bileşikler hücrede elimine edilemezse belli bir süre sonra bitkinin ölümüne neden olabilirler. Oluşan ROS miktarının temizlenmesinde rol oynayan antioksidan enzimlerin aktive olması oksidatif zararı azaltabilir. Bu çalışmada çimlenme öncesi uygulanan NO’un ROS miktarı ile MDA seviyelerini düşürmesi ve antioksidan enzimlerin aktivitelerini artırması bitkide meydana gelen oksidatif hasara karşı tolerans geliştirmesine önemli bir katkı sağlamıştır
Essential oil composition of endemic sideritis dichotoma huter (Lamiaceae) from Turkey.
The genus sirJeriıis is represented withthe 45 species ancı some subspecies in Turke1 flora,
The genus patterns u.*.rod as medicinal and herbal plaııts all over tl,ıe w-orld and Turke1" The
plant is shorved a strong antioxidant.activities and it has diuretic eft-ect, ln this stud1,, the
c}reınical composition oT essential oil obtained by hydrodistillation of Sideriıis (lichatoına
Huter was investiguoo by GC and GC_MS. Tlıe essential oils yield is 0,3 (vhv), Fourtr
çonstituents nu.r" "o*p.i.eo
tne q6,7 % of the total essential oil extracted from the Sideritis
dichotoııa. rır* pr"Jo'*inant compounds of plant were determined as beta-Piırene (z8'5%)'
alpha_pinen e (2z.5,/ü,liınonene (!.6."ı"1, atpha_terpinene (4,5%), The results were discussed
ş,itl.ı the genus patterns iı-ı ııeans of cheınotaxol,tolTly and natural products
Celâleddîn es-Suyûtî ve Dillerin Kaynağı Hakkındaki Görüşleri
Bu makalede, insan olmanın en önemli özelliklerinden biri olan dil
konusu üzerinde durulmaktadır. Dil, insanları diğer varlıklardan ayıran temel
özelliklerden biridir. İnsan, iletişimini seslere dayalı olan dil sistemini kullanarak
gerçekleştirmektedir. İnsanların varlıklara isim koymak için kullandıkları dilin ilk
kelimeleri nasıl ortaya çıkmıştır? Dilin kaynağı nedir gibi sorular insanın zihninde
hep merak uyandırmış ve onu bu konuda araştırma yapmaya yöneltmiştir. İslam
tarihinde de çok erken sayılabilecek bir dönemde bu soruya Arap Dili bilginlerince
cevap aranmıştır. Bu çalışmada öncelikle Arap dilbilimcileri arasında dilin doğuşu
ile ilgili olarak ortaya çıkan temel teoriler, onları savunan bilginlerin görüşleri
bağlamında incelenmiş ve es-Suyûtî’nin dillerin kaynağı hakkındaki görüşleri
ortaya konmuştur
Determination of L X-ray fluorescence parameters for Ho, Lu, W, Hg and Bi
In this work, L X-ray fluorescence cross sections, L sub-shell fluorescence yields and level widths and radiative vacancy transfer probabilities of L sub-shells to Mi, Ni and Oi sub-shells were measured for the elements Ho, Lu, W, Hg and Bi. Energy dispersive X-ray fluorescence (EDXRF) technique was used to measure L X-ray photons. To obtain related parameters, we used 59.54keV gamma photons of 241Am radioactive point source. Emitted L X-ray photons from targets were collected by means of a Si(Li) detector with resolution of 180eV at 5.9keV. The present results are generally in a good agreement with theoretical calculations and the other results obtained in the literature, within their range considering experimental uncertainty