1155 research outputs found
Sort by
Determination of K shell absorption jump factors and jump ratios of 3d transition metals by measuring K shell fluorescence parameters
Energy dispersive X-ray fluorescence technique (EDXRF) has been employed for measuring K-shell absorption jump factors and jump ratios for Ti, Cr, Fe, Co, Ni and Cu elements. The jump factors and jump ratios for these elements were determined by measuring K shell fluorescence parameters such as the Kα X-ray production cross-sections, K shell fluorescence yields, Kβ-to-Kα X-rays intensity ratios, total atomic absorption cross sections and mass attenuation coefficients. The measurements were performed using a Cd-109 radioactive point source and an Si(Li) detector in direct excitation and transmission experimental geometry. The measured values for jump factors and jump ratios were compared with theoretically calculated and the ones available in the literature
Türk Alaca Atlarının Vücut Ölçülerinin Farklı Yaşlarda İncelenmesi
Bu çalışmada, Türk Alaca atlarında yaş faktörünün çeşitli vücut ölçülerine olan etkisi çok değişkenli
istatistik analiz yöntemlerinden MANOVA testi ile araştırılmıştır. Atlar 1-2 yaş, 2-3 yaş, 4-5 yaş ve 5 yaşından büyük olmak üzere yaş gruplarına ayrılmıştır. Atlarda incelenen vücut ölçüleri cidago yüksekliği, sağrı yüksekliği, vücut uzunluğu, göğüs çevresi, göğüs derinliği, göğüs genişliği, kuyruk uzunluğu, ön incik çevresi ve baş uzunluğudur. Yaşlara göre atlardaki vücut ölçüleri arasındaki farklılıkları en fazla sırasıyla cidago yüksekliği (R2=0.68), sağrı yüksekliği (R2=0.66) ve göğüs derinliği (R2=0.64) belirlenmiştir. Yaşlara göre vücut ölçüleri arasındaki farklılık istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Cidago yüksekliği, sağrı yüksekliği, vücut uzunluğu, göğüs çevresi, göğüs derinliği, göğüs genişliği, kuyruk uzunluğu ve baş uzunluğuna göre; 1-2 yaşlı atlar ile 2-3
yaş, 4-5 yaş ve 5 yaşından büyük atlar arasındaki fark önemlidir (P<0.01). Ön incik çevresi açısından 1-2 yaşlı atlar ile 2-3 yaş, 4-5 yaş ve 5 yaşından büyük atlar arasındaki fark önemlidir (P<0.01). 2-3 yaş arası atlarla 5 yaşından büyük atlar arasındaki fark ön incik çevresinde önemli bulunmuştur (P<0.05). Sonuç olarak, 4-5 yaşlı atların en yüksek göğüs derinliğine sahip olduğu, diğer ölçülerin ise 5 yaşından büyük atlarda en yüksek değerde olduğu tespit edilmiştir.Bu çalışmada, Türk Alaca atlarında yaş faktörünün çeşitli vücut ölçülerine olan etkisi çok değişkenli
istatistik analiz yöntemlerinden MANOVA testi ile araştırılmıştır. Atlar 1-2 yaş, 2-3 yaş, 4-5 yaş ve 5 yaşından büyük olmak üzere yaş gruplarına ayrılmıştır. Atlarda incelenen vücut ölçüleri cidago yüksekliği, sağrı yüksekliği, vücut uzunluğu, göğüs çevresi, göğüs derinliği, göğüs genişliği, kuyruk uzunluğu, ön incik çevresi ve baş uzunluğudur. Yaşlara göre atlardaki vücut ölçüleri arasındaki farklılıkları en fazla sırasıyla cidago yüksekliği (R2=0.68), sağrı yüksekliği (R2=0.66) ve göğüs derinliği (R2=0.64) belirlenmiştir. Yaşlara göre vücut ölçüleri arasındaki farklılık istatistiki olarak önemli bulunmuştur. Cidago yüksekliği, sağrı yüksekliği, vücut uzunluğu, göğüs çevresi, göğüs derinliği, göğüs genişliği, kuyruk uzunluğu ve baş uzunluğuna göre; 1-2 yaşlı atlar ile 2-3
yaş, 4-5 yaş ve 5 yaşından büyük atlar arasındaki fark önemlidir (P<0.01). Ön incik çevresi açısından 1-2 yaşlı atlar ile 2-3 yaş, 4-5 yaş ve 5 yaşından büyük atlar arasındaki fark önemlidir (P<0.01). 2-3 yaş arası atlarla 5 yaşından büyük atlar arasındaki fark ön incik çevresinde önemli bulunmuştur (P<0.05). Sonuç olarak, 4-5 yaşlı atların en yüksek göğüs derinliğine sahip olduğu, diğer ölçülerin ise 5 yaşından büyük atlarda en yüksek değerde olduğu tespit edilmiştir
Fatty acid and metal composition of the seeds of Lathyrus sativus varieties
Among the grain legumes from the Old World, we may single out two species of the genus Lathyrus (L. sativus L. and
L. cicera L.), one species of the genus Trigonella (T. foenum-graecum L.), and three species of the genus Vicia (V. ervilia (L).
Willd., V. monanthos (L). Desf. and V. narbonensis L.) on account of their current state of marginalization [1]. Lathyrus genus,
which is in Leguminosea, is large, with 187 species and subspecies [2]. The main centers of diversity in the genus are around
the Mediterranean region, Asia Minor, North America, and temperate region of South America [3, 4]. The widespread use of
legumes makes this food group an important source of lipid and fatty acids in animal and human nutrition. Some publications
dealing with the total lipid and fatty acid composition are reviewed by a few researchers [5–7]. Metal ions, metal complexes,
and vitamins are materials that play an important role in vital functions of organisms [8]
Aile içi kadına karşı şiddette kadın sığınmaevlerinin rolü üzerine genel bir değerlendirme
Kadınlara yönelik şiddet, temel insan hakları ve özgürlüklerin ihlali olup, kadın erkek arasındaki eşit olmayan güç ilişkilerinin sonucunda ortaya çıkan toplumsal bir sorundur. Bu sorun çoğunlukla özel alanda meydana geldiği için çoğu zaman gizli tutulmakta, bu nedenle de boyutlarının belirlenmesi güçleşmektedir. Her gelir düzeyinden, her eğitim seviyesinden, her meslek grubundan ve her yaştan kadınlar şiddete maruz kalabilmektedir. Kadına yönelik şiddetin doğal sonucu olarak kadın sığınma
evleri bir zorunluluk olarak çıkmıştır. 2014 yılında yaklaşık 20 bin kadın, değişik nedenlerden dolayı kadın sığınmaevlerine sığınmak zorunda kalmıştır. Kadın sığınmaevleri kocaları veya arkadaşları tarafından dövülen veya hakaret edilen kadınlara çocuklarıyla birlikte barınma imkânı sağlayan
mekânlardır. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. Maddesinde, “Büyükşehir Belediyeleri ile nüfusu 50.000’i geçen belediyelere kadınlar ve çocuklar için koruma evleri açar” ifadesi ile belediyelere bu konuda görev ve yetki verilmiştir. Ülkemizde şu anda 25’i SEHÇEK olmak üzere, valilikler,
belediyeler ve sivil toplum kuruluşları tarafından işletilen toplam 89 sığınmaevinde hizmet sunulmaktadır. Kadın sığınmaevlerinin sayısı, ihtiyaçlar doğrultusunda artırılmakta ve her geçen gün yeni sığınma evleri kurulmaktadır.Edirne Milli Eğitim Müdürlüğü, Edirne Sağlık Müdürlüğü, Edirne Müftülüğü, Edirne Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, Sosyolojik Araştırmalar Merkezi Derneği, Göç Araştırmaları Merkezi Derneği, Çocuk Hakları Zirvesi Derneği
ESSENTIAL OIL COMPOSITION OF Ferula orientalis L. (APIACEAE) FROM DIFFERENT LOCALITIES OF TURKEY.
Aromatic plants had been used since ancient times for their preservative and medicinal characters, and to impart aroma and flavour to food, the pharmaceutical properties of aromatic plants are partially attributed to their essential oils. Essential oils have been shown to possess antibacterial, antifungal, antiviral, insecticidal and antioxidant properties. Ferula L. taxa are generally named Çakşır, Çakşır otu or Çaşır in Turkey. Herbal parts of Ferula plants are used as animal fodder for winter months in Eastern Turkey; roots of Ferula are used as aphrodisiac and some taxa of Ferula have been used in folk medicine as sedatives, for the treatment of rheumatism, digestive disorders, headache, arthritis, toothache and diabetes.
In this study, essential oil composition of Ferula orientalis L. from three different localities (Bingöl, Elazığ, Malatya) of Turkey have been studied to determine taxonomic classification and essential oil contents. For this purpose, aerial parts of plant samples were investigated by HS-SPME/GC-MS. 33, 29, 30 compounds were identified in F. orientalis from Bingöl, Elazığ, Malatya localities accounting from 92.2%, 96.9%, 96.3% of the whole oil, respectively. In all localities -pinene, camphene, -pinene, sabinene, naphthalene, -phellandrene were detected among the main compounds. -pinene and -phellandrene were found to be the most percentange of Bingöl (28.4%-5.6%), Elazığ (35.5%-6.4%), Malatya (27.7%-7.4%) localities and these compounds were detected the chemotypes of F. orientalis. With this study, essential oil contents of F. orientalis was found to be rich and the results were discussed with the genus patterns in means of chemotaxonomy, natural products and usable potentials of the plant as renewable resources
Bingöl Üniversitesi Yerleşkesinde Yer Alan Bazı Buğdaygil Yem Bitkilerine Ait Kalite
Bu araştırma, Bingöl Üniversitesi yerleşkesinden toplanan bazı buğdaygil yem bitkilerine ait türlerin
kalite özelliklerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada 12 adet buğdaygil yem bitkisi incelenmiştir. Türlerin incelenen kalite değerleri sırasıyla; HP %4.61-16.99, ADF %31.85-44.46, NDF %49.89-78.84, SKM %54.27-64.09, KMT %1.52-2.41, NYD 64.03-118.21, P %0.35-0.53, K %1.36-3.31, Ca %0.09-1.23 ve Mg %0.03-0.38 aralıklarında değişim göstermiştir. Belirlenen sonuçlar doğrultusunda buğdaygiller familyasından Eremopoa persica, Festuca arundinacea ve Hordeum bulbosum türleri kalite kriterleri açısından en yüksek değerleri verdiği tespit edilmiştir. Mineral madde bakımından değerlendirildiğinde; en yüksek değerler P ve K bakımından Festuca arundinaceae, Ca bakımından Hordeum murinum, Mg bakımından ise Eremopoa persica’dan elde edilmiştir
Hypermedia and its’ role in learning
In this article, initially, the definition and outstanding
aspects of the relevant terms such as multimedia, multiple
media, interactive multimedia (IMM) hypermedia
and adaptive hypermedia (AHM) will be focussed
on. Later, the role of hypermedia in learning will be
concentrated on. The aim is: (1) to give definition of
the pertinent terms and state what hypermedia means,
and (2) to explore the role of hypermedia in learning
at this digital age, in which most learners are generally
digitally fluent and competitive (Türel, 2013, p. 483;
Gros et al., 2012, pp. 190-210) although some claims
otherwise (Bullen et al., 2011, pp. 1-24). Pedagogically
and epistemologically, educational institutions should
respond to such learning demands and differences to
accommodate the digital-literate, wise and efficient
learning style preferences. Educational institutions
have to use hypermedia in order to be competitive in
this digital age (Duncan-Howell, 2012)
Design of multimedia listening software: Instructions, tasks, texts and self-assessment tests
In this chapter, the principles and guidelines that should be borne in mind when designing and developing some digital elements such as ‘instructions’, ‘tasks’, ‘(reading) texts’ and ‘self-assessment tests’ in interactive multimedia listening software (MLS) for second/foreign language learning (SLL/FLL) are focused on. The stages of software design and development are categorized into six separate stages: (1) feasibility, (2) setting up a team of experts, (3) designing, (4) programming, (5) testing and (6) evaluating (Turel & McKenna, 2013, pp.188-190). Each stage as well as each digital element of interactive MLS is vitally important in the design and development process of cost effective applications. A wide range of principles and guidelines need to be taken into account at each stage as well as in the design and development of each element so that we can design and develop every single digital element of interactive MLS efficiently. As a whole, all of these can enable us to design ideal and customised/adapted MLS for SLL/FLL
Meşruiyet ve Kemiyet Bağlamında Teravih Namazı
Teravih namazı genelde gece kıyamı özelde ramazan kıyamı kapsamında yer alan ve muayyen bir kemiyetle sınırlandırılmayan nafile bir namazdır. Müçtehitler bu namazın farklı kemiyet ve keyfiyetlerde kılınabileceği hususunda farklı görüşler serdetmişlerse de meşruiyeti konusunda ittifak etmişlerdir. Teravih namazı hem fiilî hem de kavlî sünnetle sabittir. Bu namaz mutlak bir gece namazı değil, ramazan gecelerine has olan ve Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından yatsı namazından sonra bir süreliğine cemaatle kılındıktan sonra sahabîlerde görülen hırs ve ısrar üzerine farz olabileceği endişesiyle cemaatle kılınması terk edilen bir gece namazıdır. Bu namazın on bir rek’atla sınırlı olduğu iddiası, on sekizinci asırdan itibaren ortaya atılmış nevzuhur bir görüştür. Bu görüşü
savunanların dayandıkları bazı mevkûf rivayetler, iddia edilen tahdidi netice vermemektedir. Resülüllah(s.a.v.)’ın, gece namazını değişik kemiyet ve keyfiyetlerde kıldığını gösteren
birçok sahih rivayet kaynaklarda mevcuttur. Müçtehitler bu rivayetleri bu namazın
tahdidine değil, mutlaklığına hamletmişlerdir. Gece kıyamı ile ramazan kıyamı hakkında
varid olan ve umûm ifade eden tüm nassları da bu mutlaklığa delil göstermişlerdir. Gece
namazı rek’atları az, kıyamı uzun tutularak kılınabileceği gibi, kıyamı kısa, rek’atları artırılarak da kılınabilmektedir. Teravih namazının son zamanlarda bazı çevreler tarafından inkâr edilmesi, tahdidi ifade eden bazı mevkûf rivayetleri bu namazın inkârına yormaktan kaynaklanan temelsiz ve yersiz bir iddiadır