1155 research outputs found
Sort by
Destek vektör makinaları kullanılarak yaprak tanıma ile üzüm çeşitlerinin sınıflandırılması
Bu çalışmada, üzüm ağacı türlerini sınıflandırmak için yaprak görüntülerinden elde edilen özellikler çoklu-sınıf destek vektör makinaları kullanılarak sınıflandırılmıştır. Özellik çıkarma aşamasında üzüm yapraklarından 9 farklı özellik çıkarılmıştır. Görüntü işleme aşaması gri tonlu arama, medyan filtreleme, kontrast, eşikleme ve morfolojik-mantıksal işlemleri kapsamaktadır. Sınıflandırma aşamasında, çoklusınıf destek vektör makinaları(ÇSDVM) yardımı ile elde edilen özellikler kullanılarak sınıflandırma işlemi gerçekleştirilmiştir. Test aşamasında, farklı yaprak görüntüleri uygulanarak modelin başarımı hesaplanmıştır. Bu çalışmada, MATLAB yazılımı kullanılmıştır. Test sonucunda toplam başarı oranı %90.7 olarak hesaplanmıştır
Diskriminant analizi ile bıldırcın yumurtalarında bazı kalite özellikleri ile tüy rengi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada çok değişkenli istatistiksel bir yöntem olan diskriminant analizinin, Japon bıldırcınlarda tüy renginin tahmin edilmesine uygulanabilirliği araştırılmıştır. Beyaz, koyu kahverengi, sarı ve orijinal tüylü renklerin her birinden 45’er adet olmak üzere toplam 180 adet bıldırcın üzerinde araştırma yapılmıştır. Yumurta kalite özellikleri kullanılarak tüy renklerine ait diskriminant fonksiyonu belirlenmiştir. Uygulanan aşamalı karesel diskriminant analizinde, ayırmada önemli bulunan yumurta ağırlığı, şekil indeksi, özgül ağırlık, ak indeksi, sarı indeksi, sarı ağırlığı, ak ağırlık, kabuk kalınlığı, kabuk ağırlığı ve Haugh birimi ölçülerinin sınıflandırılmasında yeterli ölçüler olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucunda; beyaz rengi % 48.90, koyu kahverengi rengi % 62.20, sarı rengi % 77.80 ve orijinal rengi % 100 düzeyinde doğru öngören diskriminant modelleri geliştirilmiştir. Karesel diskriminant analizi sonucu elde edilen diskriminant fonksiyonu ile Japon bıldırcını tüy renklerinin % 72.20 doğruluk oranıyla belirlendiği görülmüştür. Doğru sınıflandırma açısından diskriminant analizinin hayvancılık pratiğinde kullanımı gerekli olmuştur
Yüksek rakımda yetiştirilen bıldırcınlarında kuluçkalık yumurta ağırlığı ve kuluçkanın son döneminde oksijen eklenmesinin kuluçka sonuçları ve besi performansına etkileri
Bu araştırma, farklı kuluçkalık yumurta ağırlığı ve inkubasyonun 16-17. günlerinde O2 eklemesinin Japon bıldırcınlarının kuluçka sonuçları ve besi performansına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, toplam 800 adet bıldırcın yumurtası kullanılmıştır. Yumurtalar 1?i kontrol ve diğeri muamele (oksijen ilavesi yapılan) olarak 2 ana gruba ayrılmıştır. Yumurtalar her 2 gruba da 4 farklı aralıkta yumurta ağırlığı (10.0-10.9, 11.0-11.9, 12.0-12.9 ve 13.0-13.9 g) olacak şekilde dağıtılmıştır. Çıkış ünitesi içerisine 16. günden itibaren çıkış tamamlanıncaya kadar % 25 düzeyinde O2 verilmştir. Deneme sonunda; kuluçkalık yumurta ağırlığının çıkış ağırlığı, 6. hafta canlı ağırlığı ve karkas ağırlığı üzerine etkisi önemli bulunurken, O2 eklenmesi karkas özelliklerini önemli ölçüde etkilememiştir. Diğer taraftan, O2 eklenmesinin çıkış gücünü pozitif yönde etkilediği gözlenmiştir. Sonuç olarak, yüksek rakımda (1150 m) kuluçka çıkış gücünü artırmak için O2 ilavesinin yararlı olduğu söylenebilir
An examination of the relation between undergraduates' monthly income and expenditure level with their psychological well-being (The sample of Bingol University)
Bu araştırmada; üniversite öğrencilerinin aylık gelir ve harcama düzeyi ile psikolojik iyi-oluşları arasındaki ilişkiincelenmiştir. Araştırma, 2011-2012 bahar dönemi eğitim-öğretim yılında Bingöl Üniversitesi’nin çeşitli bölümlerinde öğrenim gören 116 (%57)’sı bayan, 88 (%43)’i erkek olmak üzere toplam 204 öğrenci üzerinde yapılmıştır. Katılımcılar Bingöl Üniversitesi’nin, Ziraat Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi ve İlahiyat Fakülteleri’nde öğrenim görmektedir. Araştırmaya katılan öğrencilerin 91’i birinci sınıf, 79’u ikinci sınıf ve 34’ü ise üçüncü sınıfta öğrenimini sürdürmektedir. Öğrenciler tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Öğrencilere, araştırmanın değişkenlerinden olan psikolojik iyi-oluşu ölçmek için, Ryff (1989) tarafından geliştirilmiş 84 maddelik “Psikolojik iyi-oluş ölçeği” uygulanmıştır. Ayrıca bu ölçekle beraber katılımcılara, Bacanlı (1997) tarafından geliştirilen “Sosyo-ekonomik düzey ölçeği” uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler
toplandıktan sonra kodlanarak bilgisayara yüklenmiştir. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS Statistics 20.00 programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; Betimsel İstatistik, Tek Yönlü Varyans Analizi ve LSD çoklu karşılaştırma testi kullanılmıştır.
Abstract
In this research, the relation between undergraduates’ monthly income and expenditure level and their psychological well-being was examined. The research was conducted on 204 undergraduates including 116 (%57) females, 88 (%43) males who were studying on different departments of Bingol University during 2011-2012 spring semester. Participants were studying at the Faculty of Agriculture, Arts and Sciences Faculty, Theology Faculty of Bingol University. 91 of participants were juniors, 79 of them were sophomores and 34 of them were third graders. The students were chosen randomly. To scale psychological well-being which was one of the variants, 84-item "Psychological well-being scale" developed by Ryff(1989) was applied on the undergraduates. "Socio-economic status scale" developed by Bacanlı(1997) was also applied on the participants.
Dates obtained from scales were up loaded to a computer by coding. SPSS Statistics 20.00 Programme was used to analyze the dates. Descriptive statistics, F Test, one-way Anova and LSD Multiple Comparison Test were used to examine the dates
Bingöl kentinde peyzaj düzenlemelerinde kullanılan bitki türleri
Bu çalışmada; Bingöl şehir sınırları içerisinde bulunan ve büyüklüğü 2000 m2’den fazla
olan parklar incelenerek, ildeki yeşil alanların bitki çeşitliliği tespit edilmiştir.
Araştırmalara konu parklar 13 adettir ve isimleri Aydınsu Parkı, Bediüzzaman Said Nursi
Parkı, Dörtyol Parkı, Hulusibey Parkı, Simani Parkı, Karşıyaka Parkı, Kültür Parkı,
Mehmet Çibuk Parkı, Rabia Parkı, Uydukent 1 Parkı, Uydukent 2 Parkı, Üçgen Park ve
Zafer Çağlayan Parkı’ dır. Her park ayrı ayrı incelenerek, bitkilerin sayıları, boyları, taç
genişliği, çiçek renkleri, çiçek açma zamanı, çiçek kokusu, gövde yapısı, sonbahar yaprak
rengi, tepe şekli ve yaprak dökme durumu tespit edilmiştir.
Parklarda sayıca en fazla karşılaşılan bitki türleri Platanus orientalis (Doğu çınarı) ve
Prunus ceracifera (Süs eriği) olmuştur. Platanus orientalis (Doğu çınarı) iyi bir gölge
ağacı olduğundan parklarda sayıca fazla tercih edilmiştir. Prunus ceracifera (Süs eriği)
ise koyu bordo renkli yaprakları nedeni ile seçilmiştir. Parkların hemen hemen hepsinde
süs bitkilerine rastlanmış, meyve ağaçları çok nadir tespit edilmiştir. Bingöl kent
merkezinde tüm parkların alanı 90,000 m2 civarındadır fakat bu rakam kişi başına düşen
yeşil alan miktarı için oldukça düşüktür.In this study, public parks located in Bingol city and larger over 2000 m2 were surveyed
and plant diversity in these parks was recorded. A total 13 parks were chosen to survey
and their names are Aydınsu, Bediüzzaman Said Nursi, Dörtyol, Hulusibey, Simani,
Karşıyaka, Kültür, Mehmet Çibuk, Rabia, Uydukent 1, Uydukent 2, Üçgen and Zafer
Çağlayan. Each park was separately surveyed and number, length, canopy width, bloom
color, flowering time, flower odor, trunk type, leaf color in fall, tip type and defoliation
of plants were recorded.
The most encountered plants species were Platanus orientalis (Doğu çınarı) and Prunus
ceracifera (Süs eriği) in the parks. Platanus orientalis (Doğu çınarı)was chosen due to its
good shading properties while Prunus ceracifera (Süs eriği) was chosen to its dark
burgundy leaf color. Each and every park contained woody or shrub-type ornamental
plants but seldom rarely fruit shrubs and trees. Total areas of the parks located in the
Bingol city is around 90.000 m2, however, this number is very low taken into account
square meters of green space per capita
Helbesta Arjen Ari
Arjen Arî nivîskarekî/helbestvanekî Kurd ê nûjen e. Wêjeya nûjen piştî şoreşa pîşesaziyê geş bûye û li nav gelan belav bûye. Taybetmendiya wê bi qayde û rêzikan ve girêdayî nîne. Di helbestê de her mijar hatiye ceribandin. Helbest piranî bi nezma serbest hatine nivîsandin. Arjen Arî beşa ziman û wêjeya Tirkî qedandiye. Ango wêje di rihê wî û qedera wî de heye. Hevîrtirşê helbesta xwe ji dîroka gelê xwe û cîhanê girtiye û piştre hevîrê xwe straye. Her çiqas pirtûkên wî yên din hebin jî hunera wî ya eslî helbest e. Arî, di wêjeya Kurdi ya nûjen de helbestvanekî serbixwe ye. Di aliyê mijar û şêweyê de dengekî zelal û rengekî xweş li helbesta kurmancî kiriye. Ji bo vê yekê me xwest em li ser helbestên wî bixebitin. Xebata me ji pênc beşan pêk tê. Me di beşa yekemîn de di derheqê jiyan û berhemên wî de agahî dan. Di beşa duyemîn de me ji alî mijarê ve berhemên wî nirxandin û mijarên ku di helbestên wî de derketine pêş, me raxiste ber çavan. Me di beşa sêyemîn de helbestên wî ji aliyê binyadê ve nirxandin û di beşa çaremîn de me ziman û şêweya helbesta wî lêkoland. Beşa pêncemîn jî me bi navê “şî‟r û şîrove” çêkir û helbestên ku di sê pirtûkên wî de cî digirin me şîrove kirin. Bi vî şiklî me helbestvanî û poetîka Arjen Arî derxiste holê.Arjen Arî modern bir Kürt yazar/şairdir. Modern edebiyat sanayi devriminden sonra gelişmiş ve milletler arasında gelişim göstermiştir. Önemi, kurallara bağlı olmamasıdır. Şiirde her konu denenmiştir. Şiirler genelikle serbest tarza yazılmıştır. Arjen Arî Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bitirmiştir. Yani edebiyat hem ruhunda hem kaderinde vardır. Şiirinin mayasını kendi milletinin ve dünyanın tarihinden alıp kendi şiirinin hamurunu yoğurmuştur. Diğer alanlarda kitapları bulunsa da asıl hüneri şiirdir. Modern Kürt edebiyatında bağımsız bir şairdir. Konu ve üslup bakımından Kürt şiirine berrak bir ses, farklı bir renk katmıştır. Bu nedenden ötürü onun şiirleri üzerinde çalışmak istedik. Çalışmamız beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yaşamı ve eserleri hakkında bilgi verdik. İkinci bölümde şiirlerini tema bakımından değerlendirip öne çıkan temalar üzerinde durduk. Üçüncü bölümde şiirlerini yapı bakımından incelerken dördüncü bölümde şiirlerini dil ve üslup bakımından inceledik. Beşinci bölümde ise “Şiir ve Yorum” adı altında üç kitabındaki şiirleri yorumladık. Bu şekilde Arjen Arî‟nin şiir dünyasına yolculuk ettik.Arjen Ari is a modern Kurdish author and poet. In 1956, he was born in Çale village in Ömerli town in Mardin, Turkey. He studied Turkish Literature and Language Department and graduated from it. The new literature was both in his soul and his fate. He took the essence of poetry from his own people and world`s history and mixed it with his own style and created a new style. He has books about other areas and his main mastery is poetry. He is an indepependent poet in modern Kurdish Literature. In terms of subject and manner, he brought a new tone and a different color. That is why, we wanted focus on his poetries. Our study contains five parts. In the first part, we have given information concerning his life and his pieces. We evaluated his poetries in terms of theme and focused on important themes in the second part. In the third part, we examined the poetries in respect to structure. We tried to survey his poetries with regard to manner and language in the forth part. And in the last part, we interpreted his poetries in his three poetry books with the name of „‟ Comment and Poetry‟‟. In this way, we made a journey in Arjen Ari`s poetries` world
Etlik piliçlerde çıkım ağırlığı ve vücut uzunluğunun besi performansı üzerine etkisi
Bu çalışmanın amacı etlik piliç civciv çıkım ağırlığı ve boyunun canlı ağırlık performansı
üzerine olan etkilerinin belirlenmesidir. Çalışmada etlik piliç civcivlerinin cinsiyetlerine
göre 46 günlük yaşa kadar olan canlı ağırlık verileri toplanmıştır. Civcivler, çıkım ağırlık
ve uzunluk ortalamalarına göre sırasıyla uzun-ağır, uzun-hafif, kısa-ağır ve kısa-hafif
olmak üzere gruplara ayrılarak canlı ağırlık performansları belirlenmiştir. Belirlenen
gruplara bağlı olarak dişi ve erkek hayvanlarda sırasıyla ağırlık grup ortalamaları
arasındaki farklılık 18 ve 11 günlük yaşa kadar önemli bulunmuş (P<0,01) fakat sonraki
yaşlarda ise bu farklılık önemini kaybetmiştir. Ayrıca belirlenen gruplara bağlı olarak dişi
ve erkek hayvanlarda sırasıyla uzunluk grup ortalamaları arasındaki farklılık 46 ve 11
günlük yaşa kadar önemli (P<0,01) bulunmuştur. Bu araştırmada etlik piliç civciv çıkım
ağırlığı ve çıkım uzunluğunun dişi bireylerde, canlı ağırlık ve vücut uzunluğu üzerine
sırasıyla 18 ve 46 günlük yaşa kadar etkisi olduğu bulunmuştur. Denmeye alınan erkek
bireylerde ise yaşın ilerlemesi ile çevresel etmenlere de bağlı olarak 11 günlük yaş
dönemine kadar devam eden bu etkinin ilerleyen yaşlar da kaybolduğu görülmüştür. Bu
çalışmada etlik piliçlerin daha sonraki zamandaki performansının belirlenmesinde çıkım
uzunluğunun, çıkım ağırlığından daha etkili olduğunu göstermiştir.This study was aimed to determine the effects of hatching weight and hatching length on
the performance of body weight in broilers. In this research, the live weights of broilers
up to 46 days of age were collected by taking into account of the gender of broilers. Once
broilers were divided into the groups which were long-heavy, long-light, short-heavy and
short-light groups and the long and short respectively based on the average hatching
weight and length, the performance of live weight of groups was determined. The
differences between the mean of hatchling weight groups was determined up to age of 18
and 11 on the female and male animals respectively depending on the selected groups (P<
0.01) but these differences were not observed at the later ages. In addition, a designated
group to group depending on the differences between the female and the mean
differences between groups, respectively, the average length of male animals 46 and 11
as important as everyday life (P < 0.01). In this study, it was found that broiler hatching
chicks hatching weight and length in the female individual body weight and body length ,
respectively, 18 and 46 up to the influence over everyday life. In the men called to be
with the advancement of age, depending on individual environmental factors also
continued until 11 days of age were observed period, this effect is lost in old age. In this
study, the determination of the length of the hatching of broiler performance at a later
time, from hatching weight showed that more effective
Design of multimedia listening software: Unfamiliar items, glossary, aural texts and speech rate
This chapter focuses on the principles and guidelines that should be borne in mind when designing and developing some digital elements of interactive multimedia listening software such as ‘unfamiliar items’, ‘glossary’, aural texts’, and ‘speech rate’ in interactive multimedia listening software as a part of second/foreign language learning (FLL). The stages of software design and development are categorized into six separate stages: (1) feasibility, (2) setting up a team of experts, (3) designing, (4) programming, (5) testing, and (6) evaluating. Not only is each stage vital to the design and development process for cost effective multimedia listening software, but the design of each digital element of interactive multimedia listening software at each stage is also fundamental. Therefore, a wide range of principles and guidelines need to be borne in mind at each stage in order to be able to design and develop every single element efficiently.The elements which are the focus of this chapter are:‘unfamiliar items’, ‘glossary’, aural texts’, and ‘speech rate’
Determination of K shell absorption parameters for some lanthanides using the X-ray attenuation method
The total attenuation cross section at the K edge, absorption jump ratio, jump factor, Davisson–Kirchner ratio, and oscillator strength parameters for the K shell were determined by measuring the total attenuation cross sections around the K edge for Pr, Nd2O3, and Sm. The measurements were performed in a secondary excitation geometry using the Kα2, Kα1, Kβ1, and Kβ2 X-rays (in the region from 31.817 to 55.293 keV) from different secondary source targets excited by the 59.54 keV γ-photons from an 241Am annular source. It is the first time that the Davisson–Kirchner ratio values have been determined for present samples. The experimental results were compared with the theoretically calculated and other available experimental results.Atatürk University Research Fund under project No. 2011/82