Bingöl University

Open Access @ Bingol University
Not a member yet
    1155 research outputs found

    Bir mutasavvıf olarak Osman Bedrüddin Erzurumi'nin (1858-1922) tasavvuf düşüncesi bağlamında "insan-ı kamil" anlayışı

    No full text
    Özet: Osman Bedrüddin Erzururumi 1858’de (H. 1274) Erzurum’da doğdu ve 1922’de ise (H.1340) Harput’ta vefât etti. Üstadın Türbesi, Harput’ta Meteris Kabristanlığındadır. Kars’ta üçüncü tabur imâmlığı yapması sebebiyle İmâm Efendi namıyla bilinir. Babası Seyyid Selman Sukûtî’dir. Küçüklüğünde babasının eğitimi ve terbiyesi altında kıymetli bir cevher ve edeb timsâli olarak yetişmiş ve dokuz yaşında Kur’ân-ı Kerîm’i ezberlemekle şereflenmiştir. Kısa zamanda akranları arasında seçkin ve sevilen bir talebe oldu. Arabî’de âlet ilimlerini öğrendikten sonra; tefsîr, hadîs ve fıkıh gibi ilimlerde temel metinleri okudu. Üstün hâlleri, kabiliyeti ve kıvrak zekâsı ile mes’eleleri kavrayışı etrafındakilerin dikkatini çekmiştir. Osman Bedreddîn, kısa zamanda tasavvufda yetişip kemâle erdi; on sekiz günde icazet aldı. Vazifesi sebebiyle de üç-dört sene Palu’da kaldı. Daha sonra vazifesi îcâbı askerî taburla birlikte Dersim’e gitti. Taburu Dersim’den Çemişgezek’e gönderilince, senelerce orada hizmet etti. 1909 senesinde emekliye ayrılıp Harput’a yerleşti. Bundan sonra tamamen ilimle meşgul oldu ve pek çok insanı, tasavvuf ilminde yetiştirdi. Bu çalışmada Osman Bedrüddin Erzururumi’nin Tasavvuf düşüncesi bağlamında, “İnsan-ı kamil” kavramı incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Osman Bedrettin, tasavvuf, insan-ı kâmil, hidayet, marifet.Fırat Üniversitesi, Elazığ Belediyesi, Elazığ Valiliğ

    Farklı Konsantrasyonlarda ve Sürelerde Sodyum Hipoklorid (NaOCl) Uygulamasının Pancratium maritimum L. Soğanlarının Yüzey Sterilizasyonu Üzerine Etkileri.

    No full text
    Sea daffodil (Pancratium maritimum L.), a member of the family Amaryllidaceae, naturally grows on the dune coasts of the southern Mediterranean countries. In this study, Pancratium maritimum L. bulbs were kept in solutions of 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 % sodium hypochlorite (NaOCl) for 15, 20, 25, 30, 35 minutes. The deformation rate is calculated in percentage. After the waiting period the bulbs were washed 3 times for 5 min with sterile distilled pure water and were transferred in a hormone-free MS medium. After 10 days the contamination rates occurring in MS medium were determined in percentage. The bulbs that had been kept in 2 % and 3% sodium hypochlorite solution showed no deformation, while the contamination rate was 100%. The most effective surface sterilization was achieved by keeping the bulbs in sodium hypochlorite solutions of 5-6% for 30 and 35 minutes. With the increase of sodium hypochlorite concentrations and exposure times the surface sterilization of bulbs also increased, but the bulb deformation rates increased too

    Farklı Konsantrasyonlarda ve Sürelerde Sodyum Hipoklorid (NaOCl) Uygulamasının Pancratium maritimum L. Soğanlarının Yüzey Sterilizasyonu Üzerine Etkileri.

    No full text
    Akdeniz’e kıyısı olan ülkelerin kumul kıyılarında doğal olarak yetişen kum zambakları (Pancratium maritimum L.), Amaryllidaceae familyası üyelerindendir. Bu çalışmada Pancratium maritimum L. soğanları % 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10 oranında sodyum hipoklorid (NaOCl) çözeltisi içerisinde 15, 20, 25, 30, 35 dakika bekletildikten sonra soğanlarda meydana gelen deformasyon oranı % cinsinden hesaplanmış, bekleme süresinin ardından soğanlar 3 defa 5’er dakika süre ile steril distile saf sudan geçirilerek hormon içermeyen MS besin ortamına aktarılmış, 10 gün sonra MS besin ortamında meydana gelen kontaminasyon oranları % cinsinden belirlenmiştir. % 2 ve 3 oranında sodyum hipoklorid çözeltisi içerisinde bekletilen soğanlarda deformasyon gözlenmezken, %100 oranında kontaminasyon tespit edilmiştir. En etkili yüzey sterilizasyonu %5-6 oranında sodyum hipoklorid çözeltisi içerisinde 30 ve 35 dakika bekletilerek sağlanmıştır. Sodyum hipoklorid konsantrasyonu ve uygulama süresi arttıkça soğanların yüzey sterilizasyonu artmış ancak soğanların pul yapraklarındaki deformasyon oranı da bu artışa bağlı olarak artmıştır

    Essential oil composition of two Lallemantia species from Bibgöl-Turkey.

    No full text
    The essential oil of the dried flowering aerial parts of Lallemantia iberica (M. Bieb.) Fisch. & C.A.Mey. and Lallemantia peltata Fisch. & C.A.Mey. were analyzed by means of HS-SPME/GC-MS. As a result thirty one and thirty two components were identified representing 95.1% and 94.6% of the oil of L. iberica and L. peltata, respectively. The main constituents of L. iberica were p-cymene (25.6%),-caryophyllene (12.3%) and caryophyllene oxide (16.5%); whereas -caryophyllene (15.6%), p-cymene (14.8%), caryophyllene oxide (11.9%) and germacrene D (10.4%) were the major constituents of L. peltata. With this study, chemotypes of L. iberica and L. peltata were detected p-cymene,-caryophyllene and caryophyllene oxide. In addition essential oil structure of studied samples have detected and studied plant samples were found to be rich in respect to essential oils. The results discussed natural product, renewable resources, chemotaxonomy and for uses purposes of plants

    Chemical Composition of Two Endemic Centaurea L. Taxa from Turkey, A Chemotaxonomic Approach

    No full text
    In this study two endemic Centaurea L. species from Turkey (C. kurdica Reichardt and C. saligna (K.Koch) Wagenitz) which were collected in the similar habitat, have been investigated. The hydro distilled essential oil of aerial parts of C. kurdica and C. saligna were analysed by GC and GC-MS. As a result thirty five and thirty seven components were identified representing 89.0 % and 89.6 % of the oil, respectively. Germacrene D (28.3 %), caryophyllene oxide (10.5 %) and β-caryophyllene (9.5 %) were detected main compounds of C. kurdica, however caryophyllene oxide (25.2 %), β-eudesmol (11.5 %) and germacrene D (10.2 %) were detected major constituents of C. saligna. Studied species manufactured many similar constituents in their essential oils that could be verified by the same ecological conditions of their habitat, but also differences were detected that could approve their taxonomic separation. The results have given some clues on the chemotaxonomy of these taxa

    Iğdır ve Yöresinde Üretilen Sütlerin Bazı Kimyasal Özellikleri ve Aflatoksin M1 Miktarının Belirlenmesi

    No full text
    Beslenme açısından önemli bir gıda maddesi olan süt, yaşamın her aşamasinda tüketilmektedir. Beslenme için vazgeçilmez olan süt, uygun olmayan üretim koşullarında sağlık açısından olumsuzluklara da sebep olmaktadır. Aflatoksinli yemlerle beslenen hayvanların sütünde bulunan Afalatoksin M1 bunlardan biridir. Bu çalışmada, Iğdır ve yöresindeki (Merkez, Karakoyunlu, Tuzluca, Aralık) çiğ inek sütlerinin bazı kimyasal özellikleri ve Aflatoksin M1(AFM1) miktarı belirlenmiştir. Araştırmada 25 adet çiğ inek sütü kullanılmıştır. Analiz edilen sütlerde kuru madde, yağ, protein, kül ve aflatoksin M1(AFM1) analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda ortalama kimyasal değerler; Kuru madde miktarı % 11.77 ± 1.27, yağ miktarı % 3.19 ± 0.52, yağsız kuru madde miktarı % 8.58 ± 1.09, protein miktarı % 3.19 ± 0.35, kül miktarı 0.77 ± 0.17 ve Aflatoksin M1 miktarı 0.132 µg/kg ± 0.107 olarak bulunmuştur. 25 adet çiğ inek sütü numunesinin tamamında (% 100) aflatoksin M1(AFM1) tespit edilmiştir. Bunlardan 20 tanesi (%80) Türk Gıda Kodeksi Gıda Maddelerindeki Bulaşanların Maksimum Limitleri Hakkında Tebliğ de yer alan çiğ inek sütleri yasal limitin üzerinde bulunmuştur

    Bingöl İli Merkez İlçesi Yelesen-Dikme Köylerinin Farklı Yöney ve Yüseltilerinde Yer Alan Mera Kesimlerinde Botanik Kompozisyon ve Ot Veriminin Değişimi

    No full text
    Bu araştırma; Bingöl İli Merkez İlçesi Yelesen-Dikme köyleri meralarının dört farklı yöneyi ve her yöneye ait üç farklı yükseltinin botanik kompozisyon ve verim açısından karşılaştırılması amacıyla 2012 ve 2013 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmada; mera alanının %68.19’unun bitki ile kaplı olduğu, en fazla bitki ile kaplı alan oranının Kuzey yöneyinde olduğu ve yükseklik arttıkça bitki ile kaplı alan oranının azaldığı, botanik kompozisyonun %17.39’unu buğdaygiller, %21.09’unu baklagiller ve %61.52’sini diğer familya bitkilerinin oluşturduğu tespit edilmiştir. En yüksek benzerlik oranı %51.91 ile kuzey-batı yöneyleri ve %47.18 ile ikinci ve üçüncü yükseltiler arasında bulunmuştur. Meranın yaş ot verimi ortalama 546.64 kg/da, kuru ot verimi ise ortalama 143.54 kg/da olarak tespit edilmiştir. Ağırlığa göre botanik kompozisyonda buğdaygillerin oranı %20.60, baklagillerin oranı %21.85 ve diğer familya bitkileri oranı da %57.55 olarak elde edilmiştir. Çalışma neticesinde bu mera alanlarında ıslah ve amenajman çalışmalarının yürütülmesi gerektiği kanaatine varılmıştır

    The Synthesis of Acid Derived Compounds Bearing 1,3,4-oxadiazole-2-thion Ring as Potential Antimicrobial Agents

    No full text
    Aromatic heterocycles are very important motifs in medicinal chemistry field. 1,3,4-oxadiazole exhibits a wide range of biological especially antifungal, activities [1]. 1,3,4-oxadiazole and their fused heterocyclic derivatives has gained notable attention due to their effective bio-synthetic importance[2-5]. In this work, various new compounds including ring 1,3,4-Oxadiazole were synthesized from the reactions of hydrazide compounds with carbon sulphur in basic medium. Acid derivatives were prepared by thiol tautomer form of 1,3,4-Oxadiazole (Scheme 1). Furthermore, structure-activity relationship was evaluated in respect to effect of different substitutions in newly synthesized 1,3,4-oxadiazole series. Then these compounds were characterized by performing of melting point, FT-IR, 1H-NMR (400 MHz), and 13C-NMR(100 MHz)

    0

    full texts

    1,155

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Open Access @ Bingol University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇