Bingöl University

Open Access @ Bingol University
Not a member yet
    1155 research outputs found

    İneklerde östrüs siklusu boyunca kan serumu ve plazması çinko (Zn) düzeylerinin araştırılması

    No full text
    Hayvan organizmasında demirden sonra en fazla bulunan iz element olan çinko, evcil hayvanların sağlıklı beslenebilmesi ve üreme faaliyetlerini devam ettirebilmesi için de gereklidir. Çinko metabolizmasının endokrin bezlerin metabolizmasıyla da yakından ilişkili olması sebebiyle, bu çalışmada, östrüs siklusu boyunca Zn’nun kan serumu ve plazmasındaki değerleri incelenerek gerek östrüs siklusunun dönemlerine göre ve gerekse plazma-serum arasında farklılığın olup olmadığının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Fırat Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği’nde bulunan inekler üzerinde yapıldı. Serum için 15, plazma için 17 inek kullanıldı. Hayvanlar; Esmer ırkı ve 3-5 yaşları arasında idi. Araştırmaya alınan inekler içeride bir örnek halinde beslendi. Beslenmede, kaba yeme ilave olarak Elazığ Yem Fabrikası’nın ürettiği süt yemi verildi. İneklerin östrüsleri PGF2 alfa ile senkronize edilerek rastgele 2 gruba ayrıldı. Birinci grubun kan serumu, 2. grubun kan plazması incelendi. Östrüs günü başlanarak, östrüs siklusu boyunca (ortalama 21 gün), gün aşırı vena jugularisten her defasında 10cc kan alındı. Örnekler uygun şartlarda en kısa zamanda laboratuara ulaştırılarak, 40C’de 3000 devir/dk’da 20 dk süreyle santrifüje edildi ve analiz edilene kadar -200C’de saklandı. Çinko tayini atomik absorpsiyon cihazı ile, progesteron (P4) ise RIA ile yapıldı. Çinkonun serum değerlerinin 0.49±0.07 ile 0.68±0.11 mg/l, kan plazmasının ise 0.74±0.08 ile 0.98±0.17 mg/l arasında değiştiği ve kan plazması Zn değerlerinin serum değerlerinden daima daha yüksek olduğu tespit edildi. İstatistiksel olarak da östrüs siklusunun 4 (P<0.01), 10 (P0.0005), 16 (P0.005) ve 18. günlerinde (P<0.01) farkın önemli olduğu (t değeri) görüldü. Östrüs siklusu boyunca aynı grup değerler arasında istatistiksel olarak bir fark ve progesteron ile ilişki kan serumunda negatif ve önemli (P<0.001), kan plazmasında önemsiz bulundu. Sonuç olarak; Zn eksikliği durumunda hormonların kan seviyelerinin değişmesi olayının tersine olarak; organizmadaki hormonal dengelerin çok değiştiği östrüs siklusu boyunca Zn’nun kan serumu ve plazması miktarlarının etkilenmediği kanısına varıldı. Ayrıca, kan plazmasının Zn’yu serumdan daima daha yüksek miktarlarda tuttuğu tespit edildi

    Gazal Boynuzu (Lotus corniculatus L.)'nda topraküstü bioması ve kimyasal kompozisyonun gelişme çağı içerisindeki değişimi

    No full text
    Bu çalışmada Atatiiık Ünirersitesi ZiraatFakiilıesi 6 nolu Deneme alanında 1991 yılında kurulan gazai boynuzu tesisinden 1996 yılında otlatma olgunluğundan meyve bağlama dönemine kadar geçen süre içeirsinde birer hafta ara ile alınan örneklerde kuru madde üretimi ve üretilen kuru maddede yaprak, sap ve çiçek oranının ve bu aksamların (HP, HS, Ca, K, Mg ve P kapsamının zaman içerisindeki değişimi incelenmştir. Elde edilen sonuçlara göre; ilerleyen zamanla kuru madde üretimi, üretilen otta sap, HS,Ca oranlan ve Yaprakta Mg kapsamı artarken, diğer incelenen özelliklerde azalma olduğu kaydedilmiştir

    Koyunlarda gebelik süresince ve doğum sonrası kan plazması E vitamini ile progesteron hormonu arasında ilişki

    No full text
    Bu araştırmada, koyunlarda gebelik süresince ve doğum sonrası kan plazması E vitamini (alfa-tokoferol), progesteron hormonu düzeyleri ve aralarındaki ilişki araştırıldı. Araştırmada aynı rasyonla beslenen aynı şartlarda barındırılan 30 baş İvesi koyunu kullanıldı. Bütün hayvanların koç katımı öncesi, koç katımından itibaren 1., 2., 3., 4., 5. aylarda ve doğum sonrasında ilk haftadaki kan plazması E vitamini ve progesteron hormonu düzeyleri belirlendi. Doğum sonrasına kıyasla doğum öncesindeki son ayda, E vitamini düzeyinin düşük, progesteron düzeylerinin ise gebelik boyunca yüksek düzeyde olduğu gözlendi. Kan plazması E vitamini ile progesteron düzeyleri arasında negatif fakat istatistiksel bakımdan önemsiz düzeyde korelasyon gözlend

    Siklusları prostaglandin F2 alfa ile senkronize edilen ineklerde tohumlama ile birlikte HCG ve GnRH uygulamalarının kan serumu E vitamini ve progesteron düzeylerine etkileri

    No full text
    Bu araştırmada tohumlama ile birlikte human chorionic gonadotropin (HCG) ve gonadotrophin releasing hormone (GnRH) uygulamasının siklus süresince kan serumu progesteron ve E vitamini düzeylerine etkilerinin belirlenmesi amaçlandı. Araştırmada 20 baş İsviçre Esmer ırk inek kullanıldı ve östrüsleri Prostaglandin F2 alfa ile senkronize edildi. Senkronizasyonu takiben tüm hayvanlar her grup 10 hayvandan oluşmak üzere iki gruba ayrıldı. Daha sonra tüm hayvanlar senkronizasyon sonrası başlayan ilk siklusları boyunca ikişer gün aralıklarla kanları alındı. Senkronizasyon sonrası birinci siklusun bitimini takiben, tohumlama sırasında birinci gruptaki hayvanlara 1500 IU HCG, ikinci gruptakilere ise 100 mcg gonadorelin kas içi olarak enjekte edildi. Her iki uygulama grubunda yer alan hayvanların ikinci siklusları boyunca ikişer gün aralıklarla vena jugularisten tekrar kanları alındı ve serumları elde edildi. Tüm serum örneklerinde progesteron ve E vitamini düzeyleri belirlenerek aralarındaki ilişkiler ile ilk sikluslarına kıyasla farklılıkları araştırıldı. Her iki grubun ilk siklusları boyunca, E vitamini ve progesteron düzeyleri arasında istatistiksel bakımdan önemli olmayan pozitif yönlü korelasyon gözlendi. Ayrıca ilk siklusa kıyasla HCG uygulanan grubun kan serumu progesteron miktarında hafif düzeyde artma, E vitamini miktarında ise azalma gözlendi. Fakat bu değişimlerin istatistiksel açıdan önemli düzeyde olmadığı belirlendi. GnRH uygulanan grupta ise, uygulama öncesindeki sikluslarına kıyasla, progesteron ve E vitamini düzeyleri bakımından istatistiksel anlamda bir farklılığın olmadığı gözlendi. Ayrıca HCG ve GnRH uygulamasının östrüs siklusunu etkilemediği belirlendi. Araştırmada sonuç olarak; tohumlama sırasında uygulanan HCG ve GnRH'nın östrüs siklusu süresini etkilememekle birlikte kan serumu progesteron ve E vitamini düzeylerine etkisinin olmadığı belirlendi. Bununla birlikte östrüs siklusu boyunca E vitamini ve progesteron düzeyleri arasında hafif düzeyde bir pozitif ilişkinin olduğu gözlend

    Süt sığırlarında tohumlama sırasında uygulanan GnRH’nın gebelik oranları ve kan progesteron seviyesi üzerine etkileri

    No full text
    Bu çalışmada, tohumlama ile birlikte, kas içi uygulanan GnRH’nın kan serumu progesteron seviyesine ve gebe kalma oranı üzerine etkilerini araştırma amaçlanmıştır. Çalışmanın materyalini, yaşları 3-11 arasında değişen, 20’si Esmer ve 3’ü Holştayn olan toplam 23 inek oluşturdu. Östrüsleri PGF2 alfa ile senkronize edilen hayvanlardan, östrüs günü başlanarak, siklus boyunca haftada 3 defa kan örnekleri alındı. Takip eden östrüste tüm hayvanlar tabii olarak tohumlandı ve 2 gruba ayrıldı. Tohumlamadan hemen sonra birinci gruba (uygulama grubu n=12) 100 mcg gonadorelin, ikinci gruba (kontrol grubu n=11) 2 ml steril NaCl solüsyonu kas içi olarak uygulandı. Uygulamaların sonrasında östrüs siklusu süresi kadar (21-22 gün) bir zaman süresince, haftada 3 defa kan örnekleri alınmasına devam edildi. Kan örneklerinin soğutmalı santrifüjde serumları çıkarıldı ve daha sonra progesteron hormonu tayini yapılıncaya kadar derin dondurucuda muhafaza edildi. Kan serumundaki progesteron değerleri RIA ile tayin edildi. Gonadorelin’den 100 mcg uygulanan inekler ile kontrol grubunu oluşturan ineklerin tohumlama öncesi ve sonrası progesteron konsantrasyonlarının karşılaştırılmasında, istatistiki olarak farkın önemli olmadığı tespit edildi. Tohumlama sonrası östrüs siklusu süresinin, uygulama ve kontrol grubunda gebe kalmayan hayvanlarla benzerlik gösterdiği tespit edildi. Uygulama grubunda, gebe kalmayan hayvanların tohumlama öncesi ve sonrası 17. gün ve ortalama progesteron seviyeleri arasında önemli bir farkın olduğu tespit edilirken, kontrol grubunda gebe kalmayan hayvanlarda, istatistiki olarak bir fark tespit edilemedi. Bu iki grubun tohumlama sonrası progesteron seviyelerinin karşılaştırılmasında ise, 17 ve son gün progesteron değerleri arasındaki farkın önemli olduğu belirlendi. Uygulama grubunda, gebe kalan hayvanların, tohumlama öncesi ve sonrası dönemde sadece son gün, kontrol grubunda, gebe kalan hayvanlarda ise, 19. gün progesteron değerlerindeki farkın önemli olduğu tespit edildi. Bu iki grubun tohumlama sonrası progesteron seviyelerinin karşılaştırılmasında ise, 10. gün ve ortalama progesteron seviyeleri arasındaki farkın önemli olduğu belirlendi. Uygulama grubunu oluşturan 9 inekter 7’si ve 11 kontrol inekten 5’i gebe kaldı. Sonuç olarak, tohumlama ile birlikte uygulanan 100 mcg gonadorelin, gebe kalan ineklerde progesteron seviyelerini önemli derecede etkilememekle beraber, gebe kalan ineklerin sayısını artırdı. Bu sebeple, tohumlamayı takiben kas içi olarak 100 mcg gonadorelin uygulamasının, mekanizması tam olarak ortaya konamamakla birlikte ineklerin gebelik oranlarının yükseltilmesi amacıyla kullanılmasının faydalı olabileceği sonucuna varıldı

    Siklusları prostaglandin F2 alfa ile senkronize edilen ineklerde tohumlama ile birlikte HCG ve GnRH uygulamalarının kan serumu E vitamini ve progesteron düzeylerine etkileri

    No full text
    Bu araştırmada tohumlama ile birlikte human chorionic gonadotropin (HCG) ve gonadotrophin releasing hormone (GnRH) uygulamasının siklus süresince kan serumu progesteron ve E vitamini düzeylerine etkilerinin belirlenmesi amaçlandı. Araştırmada 20 baş İsviçre Esmer ırk inek kullanıldı ve östrüsleri Prostaglandin F2 alfa ile senkronize edildi. Senkronizasyonu takiben tüm hayvanlar her grup 10 hayvandan oluşmak üzere iki gruba ayrıldı. Daha sonra tüm hayvanlar senkronizasyon sonrası başlayan ilk siklusları boyunca ikişer gün aralıklarla kanları alındı. Senkronizasyon sonrası birinci siklusun bitimini takiben, tohumlama sırasında birinci gruptaki hayvanlara 1500 IU HCG, ikinci gruptakilere ise 100 mcg gonadorelin kas içi olarak enjekte edildi. Her iki uygulama grubunda yer alan hayvanların ikinci siklusları boyunca ikişer gün aralıklarla vena jugularisten tekrar kanları alındı ve serumları elde edildi. Tüm serum örneklerinde progesteron ve E vitamini düzeyleri belirlenerek aralarındaki ilişkiler ile ilk sikluslarına kıyasla farklılıkları araştırıldı. Her iki grubun ilk siklusları boyunca, E vitamini ve progesteron düzeyleri arasında istatistiksel bakımdan önemli olmayan pozitif yönlü korelasyon gözlendi. Ayrıca ilk siklusa kıyasla HCG uygulanan grubun kan serumu progesteron miktarında hafif düzeyde artma, E vitamini miktarında ise azalma gözlendi. Fakat bu değişimlerin istatistiksel açıdan önemli düzeyde olmadığı belirlendi. GnRH uygulanan grupta ise, uygulama öncesindeki sikluslarına kıyasla, progesteron ve E vitamini düzeyleri bakımından istatistiksel anlamda bir farklılığın olmadığı gözlendi. Ayrıca HCG ve GnRH uygulamasının östrüs siklusunu etkilemediği belirlendi. Araştırmada sonuç olarak; tohumlama sırasında uygulanan HCG ve GnRH'nın östrüs siklusu süresini etkilememekle birlikte kan serumu progesteron ve E vitamini düzeylerine etkisinin olmadığı belirlendi. Bununla birlikte östrüs siklusu boyunca E vitamini ve progesteron düzeyleri arasında hafif düzeyde bir pozitif ilişkinin olduğu gözlend

    Çekirdeksiz kuruüzümün kontrollü koşullarda depolanması

    No full text
    Çalışma bölgesel koşullarda kurutulmuş ön işlemden geçirilip kükürt dioksitle fümige edilmiş çekirdeksiz kuruüzümde (yuvarlak ve sultani çekirdeksiz) yapılmıştır. Çalışmada ortam koşullarının sınırlı kontrolü(nem, hava dolaşımı, ambalaj) öngörülmüş ve bu dönem sonunda(5 ay) kuruüzümdeki kalite durumu saptanmıştır. Özel tahta ambalaj kaplarında ve çuvalda saklanan kuruüzüm dönem sonunda biraz nem almış ve su oranı ortalama% 13.6'ya yükselmiştir. Renk sınırlı oranda koyulaşmış ve elastisite (1/tekstür) değeri gerilemiştir. Üzümün şeker, asitlik ve pH değerinde önemli bir gelişme görülmemiş, ancak SKM/Asit oranı gerilemiştir. Bu mikroorganizma (osmioflik mayalar vb) aktivitesi sonucu SKM'deki belirsiz azalış, asitlikteki belirsiz artışın birlikte kapsandığı SKM/Asit oranındaki değişimin anlamlı bir sonucudur. Bu gelişme aroma değişimi ile de doğrulanmıştır. Kalite kaybına ilişkin gelişmeler özellikle çuvalda(5) saklanan üründe görülmüş, bunu açıkta kasalardaki (4) üzümler izlemiştir. Hav a dolaşımı sağlanan sistem (3), nem kontrolü yapılan diğer iki uygulama(1, 2) ile benzer veya daha iyi sonuç vermiştir. Kasa tipleri kaliteyi etkilemiş, küçük kasalarda nem artışı fazla olmuş, kalitenin korunmasında da orta-büyük boy kasalar uygun bulunmuştur

    İneklerde tohumlama sonrası 21 gün boyunca kan serumu ve plazması çinko (Zn) düzeylerinin gebelik bakımından karşılaştırılması

    No full text
    Bu çalışmada, ineklerde tohumlama sonrası 21 gün boyunca kan serumu ve plazması çinko düzeyleri bakımından, erken gebelik döneminde, gebelerle gebe kalmayanlar arasında bir ilişkinin olup olmadığını araştırma amaçlanmıştır. Çalışma, Fırat Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği’nde bulunan inekler üzerinde yapıldı. Serum için 5 gebe, 5 gebe olmayan; plazma için de 5 gebe, 5 gebe olmayan olmak üzere toplam 20 inek kullanıldı. Hayvanlar; Esmer ırkı ve 3-5 yaşları arasında idi. Araştırmaya alınan inekler içeride, bir örnek şekilde beslendi. Tüm ineklere kaba yeme ilave olarak, Elazığ Yem Fabrikası’nın ürettiği süt yemi verildi. İneklerden, tohumlama günü başlanarak, 21 gün boyunca haftada 3 kez olmak üzere, vena jugularisten her defasında 10 cc kan alınarak, santrifüjde 40C’de 3000 devirde 20 dk’da plazma veya serumu çıkarıldı. Santrifüj sonrası plazma ve serumlar küçük tüpler aktarılarak analiz edilene kadar derin dondurucuda – 200C’de depolandı. Çinko düzeyi atomik absorpsiyon cihazı ile, progesteron (P4) düzeyi ise RIA ile tayin edildi. Kan serumu çinko değerlerinin 0.33±0.13 ile 0.75±0.14 mg/l, kan plazması çinko değerlerinin ise 0.72±0.15 ile 1.23±0.17 mg/l arasında değiştiği ve plazmanın, daima serumdan daha yüksek oranda çinko bulundurduğu tespit edildi. Gebe kalan ve kalamayan hayvanların kan serumu Zn seviyeleri, aynı günler arasında karşılaştırıldığında 4. (P0.025) günler dışında fark önemli bulunmadı. Plazmada ise gebe kalanlarla gebe kalamayanların Zn seviyeleri aynı günler arasında 9 (P0.025), 18 (P0.05) ve 21 (P0.005) günlerde farkın önemli olduğu görüldü. Gebe kalanlarda kan serumu Zn değerleri düzensiz olarak seyrederken plazma Zn değerlerinde 18 ve 21. günler önemli artışlar tespit edildi. 21 gün boyunca alınan örneklerin toplam Zn değerleri, serumu incelenenlerde gebe kalanlarla kalamayanlar arasındaki fark önemli bulunmazken, kan plazmasında farkın önemli (P0.05) olduğu görüldü. Kan serumu Zn değerleri gebe kalanlarla kalamayanlar arasında pozitif yönlü bir ilişki, plazmada negatif bir ilişki bulundu. Progesteronun Zn ile ilişkileri, gerek plazma ve gerekse serumda gebe kalanlarda pozitif, gebe kalamayanlarda negatif olarak tespit edildi. Sonuç olarak; Zn gebeliğin ilk döneminde, gebe olmayanların aynı günlerine göre daha yüksek olduğu ve gebeliğin erken safhasında önemli rol oynayabileceği, ineklerde Zn düzeylerinin izlenmesi ve tespitinde kan serumu yerine kan plazmasının tercih edilmesi daha sağlıklı sonuçlar vereceği kanaatına varıldı

    Koyunlarda gebelik süresince ve doğum sonrası kan plazması E vitamini ile progesteron hormonu arasında ilişki

    No full text
    Bu araştırmada, koyunlarda gebelik süresince ve doğum sonrası kan plazması E vitamini (alfa-tokoferol), progesteron hormonu düzeyleri ve aralarındaki ilişki araştırıldı. Araştırmada aynı rasyonla beslenen aynı şartlarda barındırılan 30 baş İvesi koyunu kullanıldı. Bütün hayvanların koç katımı öncesi, koç katımından itibaren 1., 2., 3., 4., 5. aylarda ve doğum sonrasında ilk haftadaki kan plazması E vitamini ve progesteron hormonu düzeyleri belirlendi. Doğum sonrasına kıyasla doğum öncesindeki son ayda, E vitamini düzeyinin düşük, progesteron düzeylerinin ise gebelik boyunca yüksek düzeyde olduğu gözlendi. Kan plazması E vitamini ile progesteron düzeyleri arasında negatif fakat istatistiksel bakımdan önemsiz düzeyde korelasyon gözlend

    Otlak ayrığı (Agropyron cristatum Gaertn.)'nın bazı morfolojik agronomik ve kimyasal özelliklerinin zamana , bitki boyuna ve topraküstü biomasına bağlı olarak değişimi

    No full text
    Bu çalışma Doğu Anadolu Bölgesi kıraç şartlarına çok iyi adapte olan otlak ayrığı ile 1994 yılında yürütülmüştür. Araştırmada büyüme başlangıcından çiçeklenme dönemine kadar birer hafta, çiçeklenme döneminden kış başlangıcına kadar ikişer hafta ara ile bitki örnekleri alınmıştır. Bu örneklerde bitki boyu, topraküstü bioması, toprakaltı bioması, yaprak oranı, kuru madde oranı, ham protein oranı, ham selüloz oranı, Ca, K, Mg ve K/(Ca+Mg) özellikleri incelenmiştir. Denemede ise zaman, bitki boyu ve topraküstü bioması değerleri bağımsız değişken alınarak diğer özelliklerin bunlara bağlı olarak değişimleri üzerinde durulmuştur. Yapılan regresyon analizlerinde zamana ve bitki boyuna bağlı olarak bütün kriterlerde % 5 veya % 1 seviyesinde önemliliğe rastlanırken, topraküstü biomasında ise toprakaltı bioması, Ca ve K oranlan hariç benzer ilişkiler göze çarpmıştır. Bahsedilen tüm bu ilişkilere ait regresyon grafik ve formülleri ile belirtme katsayıları (r2) makalede yer almaktadı

    0

    full texts

    1,155

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Open Access @ Bingol University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇