1155 research outputs found
Sort by
“Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Servisinden Beklentiler Üzerine Bir Araştırma
Bu araştırmada; Konya ili merkez Meram, Selçuklu ve Karatay ilçelerindeki ortaöğretim kurumlarında okuyan öğrenciler ile bu okullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin PDR hizmetlerine ilişkin değerlendirmeleri ve beklentileri ortaya konmuş ve bu beklentilerin bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermedği ortaya konmuştur
İneklerde fertil ve non-fertil östrus esnasında alınan kan serumlarında bazı biyokimyasal parametrelerin araştırılması
Bu çalışmada, tohumlama sonrası gebe kalan ve kalmayan ineklerin kan serumlarında bazı biyokimyasal parametreler arasında farklılığın olup olmadığını belirlemek amacıyla yapıldı. Çalışmalar F. Ü. Araştırma ve Uygulama çiftliğinde bulunan yaşları 4-6 arasında olan ve 23’ü yerli ırk (DAK), 145’i ise kültür ırkı (8’i İsviçre Esmeri, 6’sı Holştayn) olmak üzere toplam 37 baş inek kullanıldı. Hayvanlar aynı rasyon ile beslendi. Beslemede kaba yeme ilave olarak süt yemi verildi.
Östrus gösteren hayvanlar sun’i olarak tohumlandı ve tohumlamadan hemen sonra tüm hayvanlardan kan örnekleri alındı. Elde edilen kan serumlarında klor, sodyum, potasyum, kalsiyum, inorganik fosfor, aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz, alkalin fosfataz, kolesterol, total protein, albumin, total bilirubin, direk bilirubin ve kreatin düzeyleri tespit edildi.
Hayvanların gebelik durumları, tohumlama sonrası 40. günde ultrasonografi ve 60. günde rektal muayene ile araştırıldı ve 22 ineğin gebe, 15 ineğin gebe olmadığı tespit edildi. Gebe kalan ve kalmayan ineklerin araştırılan biyokimyasal parametreleri arasında istatistiki olarak farkın olmadığı görüldü
Evaluation of serum and plasma Zn and Cu concentrations with respect to pregnancy during 21 days following insemination in cows
Bu çalışmada, ineklerde tohumlama sonrası 21 gün boyunca kan serumu ve plazması çinko ve bakır düzeyleri bakımından, erken gebelik döneminde, gebelerle gebe kalamayanlar arasında bir ilişkinin olup olmadığının araştırması amaçlanmıştır. Serum için 5 gebe, 5 gebe olmayan; plazma için de 5 gebe, 5 gebe olmayan olmak üzere toplam esmer ırkı 20 inek kullanıldı. İneklerden, tohumlama günü başlanarak, 21 gün boyunca haftada 3 kez olmak üzere, vena jugularisten her defasında 10 cc kan alındı Çinko ve bakır düzeyi atomik absorpsiyon cihazı ile, progesteron (P4) düzeyi ise RIA ile tayin edildi.
Kan serumu çinko değerlerinin 0.33 ± 0.13 ile 0.75 ± 0.14 mg/L, kan plazması çinko değerlerinin ise 0.72 ± 0.15 ile 1.23 ± 0.17 mg/L arasında değiştiği ve plazmanın, daima serumdan daha yüksek oranda çinko bulundurduğu tespit edildi. Bakır konsantrasyonu da serum ve plazmada sırasıyla 0.64 ± 0.08 - 0.77 ± 0.02, 0.46 ± 0.02 - 0.64 ± 0.02 olarak Zn'nun tersine serumda daha yüksek oranda bulundu. Gebe kalan ve kalamayan hayvanların kan serumu Zn seviyeleri, aynı günler arasında karşılaştırıldığında 4. günler (P<0.025) dışında fark önemli bulunmadı. Plazmada ise gebe kalanlarla gebe kalamayanların Zn seviyeleri aynı günler arasında 9 (P<0.025), 18 (P<0.05) ve 21. (P<0.005) günlerde farkın önemli olduğu görüldü. Gebe kalanlarda kan serumu Zn değerleri düzensiz olarak seyrederken plazma Zn değerinde 18 ve 21. günler önemli artışlar tespit edildi. Yirmibir gün boyunca alınan örneklerin toplam Zn değerleri, serumu incelenenlerde gebe kalanlarla kalamayanlar arasındaki fark önemli bulunmazken, kan plazmasında farkın önemli (P<0.05) olduğu görüldü. Cu ise sadece plazmada gebe kalanların 1.gününün kalamayanların 4 ve 5.günlerinden önemli derecede (P<0.05) yüksek bulundu. Cu serum ve plazma düzeylerinin ise gebe kalanlarla kalamayanlar arasında istatatistiksel anlamda farklı olmadığı tespit edildi. Zn ve Cu arasında da plazma ve serumda ilişki bulunmazken erken gebelik teşhisinde önemli bir kriter kabul edilen, progesteron ile Zn arasında serumda gebe kalamayanlarda, Cu ile plazmada gebe kalanlarda ilişki negatif ve önemli bulundu. Sonuç olarak; Zn gebeliğin ilk döneminde, gebe olmayanların aynı günlerine göre daha yüksek olduğu ve gebeliğin erken safhasında önemli rol oynayabileceği, Cu'ın ise gebeliğin başlangıcında önemli bir değişiklik göstermediği kanaatına varıldı
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık servisinden beklentiler üzerine bir araştırma
Bu araştırmada; Konya ili merkez Meram, Selçuklu ve Karatay ilçelerindeki ortaöğretim okullarında öğrenim gören öğrenciler ile bu okullarda görev yapan yöneticiler ve öğretmenlerin PDR. hizmetlerine ilişkin değerlendirmeleri ve rehberlik servisinden beklentileri ortaya konmuş ve bu beklentilerin bazı değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın evrenini, Konya il merkezinde bulunan ortaöğretim 10. ve 11. sınıf öğrencileri ile bu okullarda görev yapan idareci ve öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Konya il merkezindeki 8 ortaöğretim okulundan 129 öğrenci ile 27 idareci ve 102 öğretmenden oluşmuştur. Araştırmada, istatistiksel işlemler olarak varyans analizi, t-testi ve betimsel analiz kullanılmıştır
Sulanır şartlarda pamukla rotasyona girebilecek ana ve ikinci ürün seçeneklerinin belirlenmesi
Bu araştırmada Diyarbakır yöresi ve benzeri sulanabilen alanlarda yaygın olarak uygulanmakta olan monokültür pamuk yetiştiriciliğine alternatif olabilecek münavebe sistemleri belirlenmeye çalışılmıştır. Birinci yılı pamuk ikinci yılı kışlık ana + II. ürünün teşkil ettiği ve iki yılda üç ürünün elde edildiği bu çalışma Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanında 1992/93, 1993/94, 1994/95 –1995/96 yılları arasında yürütülmüştür. Deneme çakılı olmak üzere Tesadüf Blokları Deneme deseninde 3 tekerrürlü olarak kurulmuş olup, kışlık ana ürünleri; buğday, arpa, mercimek, Fiğ+ arpa karışımı ile nohut, II. ürün bitkilerini: dane mısır, silajlık mısır, sorgumxsudanotu melezi, soya fasulyesi, ayçiçeği ve çeltik, yazlık ana ürünü de Maraş-92 pamuk çeşidi oluşturmuştur. Üç yıllık birleştirilmiş analiz sonuçlarından ekim nöbeti sistemlerinin pamuk verimine istatistiki önemde etkisi bulunmadığı, kısmi bütçeleme yöntemi ile yapılan ekonomik analizi sonucunda da, aşağıda sıralanan seçeneklerin karlı olarak uygulanabileceği ve bu uygulamaların pamuk verimi yönünden herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
1. Yıl 2. Yıl
Pamuk Arpa + silajlık mısır
Pamuk Pamuk (sürekli)
Pamuk Buğday + ayçiçeği
Pamuk Buğday + çeltik
Pamuk Buğday + soyaGıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Politikalar ve Araştırmalar Genel Müdürlü
İneklerde tohumlama sonrası Human Chorionic Gonadotropinin (HCG) ve Gonadotropin Releasing Hormon (GnRH) uygulamalarının gebe kalma ve progesteron konsantrasyonları üzerine etkisi
Bu çalışmada, ineklere tohumlama sonrası 4. gün Human Chorionic Gonadotropin (HCG) ve 12. gün Gonadotropin Releasing Hormon (GnRH) uygulamalarının, hayvanların progesteron konsantrasyonuna ve gebe kalma oranlarına etkisini ortaya koymak amaçlandı. Çalışmada, yaşları 6-8 arasında değişen, 23 baş Doğu Anadolu Kırmızısı (DAK) inek kullanıldı. Tüm hayvanlara 11 gün ara ile 2 kez prostaglandin f2 alfa (Estrumate) enjekte edilerek senkronize edildi ve tohumlandı. Tohumlama sonrası hayvanlar rastgele 3 gruba ayrılarak; 1. gruba (n=9) tohumlama sonrası 4. gün 1500 İÜ HCG (Pregnyl), 2. gruba (n=8) tohumlama sonrası 12. gün 10 mcg Buserelin (Receptal) uygulandı, 3. gruba (n=6) ise herhangi bir uygulama yapılmaksızın kontrol grubu olarak ayrıldı. Tohumlama gününden başlayarak 0, 4, 7, 10, 13, 16, 19, 21. günler tüm hayvanlardan kan örnekleri alındı. Kan örneklerinde progesteron tayinleri double RIA yöntemi ile yapıldı. İneklerin gebelikleri, 45. günde yapılan ultrasonografik muayene ile belirlendi.
Kırkbeşinci günde yapılan ultrasonografik muayenede, 1. gruptan 7, 2. gruptan 6, 3. gruptan ise 1 hayvanın gebe kaldığı tespit edildi. Bütün grupların progesteron değerlerinin karşılaştırılmasında, 16. gündeki farkın önemli olduğu (P<0.001) görüldü. 16. gündeki progesteron değerleri de kendi arasında karşılaştırıldığında ise GnRH grubundaki progesteron değerinin diğer gruplara nazaran daha fazla olduğu görüldü. Sonuç olarak, tohumlama sonrası 4. gün (HCG) ve 12. gün (GnRH) uygulamalarının gebelik oranlarını artırdığı, ancak progesteron değerleri üzerine fazla etkili olmadığı kanısına varıldı
Normal doğum veya abortu izleyerek retensiyo sekundinarum (RS) şekillenen ineklerde kan serumu kalsiyum (Ca) ve fosfor (P) düzeyleri üzerine çalışma
Bu çalışmada, gebeliğin son üçte birlik döneminde yavru atan ve yavru atmayı izleyerek retensiyo sekundinarum (RS) şekillenen 10 inekle, normal doğum sonrası RS şekillenen 21 ineğin ve doğumu müteakip RS şekillenmeyen (kontrol) 8 ineğin kan serumu Ca ve P düzeyleri araştırıldı. Çalışma materyalini oluşturan ineklerin 18’i Holştayn ve melezi, 19’u Esmer Irk ve melezi, 2’si Yerli ırklardan olup, yaşları 2-10 arasında değişmekte idi. Hayvanlar, Haziran 1994-Haziran 1995 tarihleri arasında Elazığ ve köylerindeki küçük aile tipi işletmelerdeki normal doğum ve abort yapan inekler arasından seçildi. Normal doğum veya yavru atmayı müteakip 12 saat içinde eşini atamayanlar RS’lu grubu, doğumu takiben 12 saat içinde eşini atanlar da kontrol grubunu oluşturdu. Her iki grubu oluşuran ineklerden doğum veya yavru atmayı izleyen 48-72. saatlerde vena jugularisten kan örnekleri alınarak serumları çıkarıldı ve Ca, P düzeyleri ölçüldü. Normal doğum ve yavru atmayı izleyerek RS şekillenen ineklerin ortalama kan serumu Ca ve P düzeylerinin sırasıyla 8.83±0.20 – 9.74±0.26, 5.09±0.20 – 5.73±0.30 mg/100 ml, kontrol grubu hayvanların ortalama Ca ve P değerlerinin ise sırasıyla 9.53±0.34, 5.03±0.33 mg/100 ml olduğu görüldü. P düzeyi yönüyle gruplar arasında istatistiki olarak fark görülmezken, kan serumu ortalama Ca düzeyinin normal doğumu izleyerek RS şekillenen ineklerde yavru atmayı izleyerek RS şekillenenlerden ve kontrol grubu hayvanlardan önemli ölçüde düşük olduğu tespit edildi (P<0.05)
Factors Influencing Differentiation of Pinto Bean Seed Testa Discoloration
Pinto breeding line NE 94-4 (Phaseolus vulgaris L.) showed seed coat yellowing
in on-farm-field trials in Nebraska in 1996 and 1997. After reviewing field and weather
data of the on-farm-trial sites, hail, high temperature and sprinkler irrigation appeared to
be involved with the increase in seed coat yellowing. The goal of this research was to
determine the cause(s) of testa yellowing. Moisture was the factor chosen for further
exploration.
Two greenhouse experiments (misting and injection) and one lab experiment
(moistened filter paper) were conducted. The experimental design was a split-plot in the
misting experiment, and a randomized complete block design in the injection and
moistened filter paper experiments. In all experiments, breeding line NE 94-4 and Pinto
bean variety UI 114 (control) were used. At the end of each experiment, yellowing was
recorded visually. Data from all three experiments were analyzed using the mixed model
procedure of SAS.
In the misting experiment, only variety/line, and the interaction between
variety/line and pod were significant. In the injection and moistened filter paper
experiments, the treatment effects were significant with NE 94-4 showing more
yellowing than UI 114.
Thin layer paper chromatography (TLC) was used to identify the pigments in the
Pinto bean seed testa. Some flavonoids and carotenes were identified. Sulpheritin
(aurones, flavonoids) was found only in the seed coat of yellowed NE 94-4. On the other
hand, daidzein and genistein (isoflavonoids) were identified only in the seed coat of UI
114
Factors affecting seed coat yellowing of pinto beans
he pinto bean breeding line 94-4 (Phaseolus vulgaris L.) showed seed coat
yellowing in on-farm fi eld trials in Nebraska in 1996. After reviewing weather
data, sprinkler irrigation appeared to be one of the cultural factors involved with
increase in seed coat yellowing. Cultural conditions were again investigated 1997 in on-farm trials. In one test half of the NE 94-4 plants were cut and combined
promptly while the other half of the cut plants were left on the ground, rained
upon, and combined later. Seed from the pods of former and latter treatments were
compared for degree of seed coat yellowing. Yellowing was recorded visually by
determining percentage of the yellow area on a bean seed. The seed from the pods
of the cut wetted plants showed more discoloration than seed from the plants that
were not rained on. In another experiment two or four samples (40 g each) were
taken from each of seven cultivars as well as NE 94-4 to determine degree of yellow discoloration of seed. The percent seed coat yellowing of the varieties/line
was as follows: ‘Apache’ 12.5%, ‘Bill Z’ 14.9%, ‘Buckskin’ 20.7%, ‘Chase’ 9.2%,
‘NE-94-4’ 54.1%, ‘179’ 48%, ‘Vision’ 35.5%, ‘Winchester’ 10%. Results of pigment extraction and simulated irrigation experiments will be presented in order
to better explain the cause of pinto seed coat yellowin
actors influencing differentation of Pinto Bean seed testa yellowish discoloration
In 1996, researchers from University of Nebraska, as rain and humidity, that may influence testa color.
University of Wyoming, Colorado State University, and
Kansas State University, conducted trials to observe the
varietal performance of pinto beans under commercial field
conditions. There were 33 trial sites located mainly in
Western Nebraska and Eastern Colorad