1155 research outputs found
Sort by
Some issues in teaching listening skills to language learners. The Researcher, 2(2), 18-43, UK.
This article will mainly explain some vital issues that need to be
considered by teachers when teaching lislening skills to language
learners. Before this, Jirslly, it will shortly emphasise what was going
on two decades ago for lhe sake of teaching listening skills, and
whether practically it has changed a lot since then. Secondly it will
indicale what our teaching objectives should be
Dominant mera bitkilerinin biomas ve kimyasal kompozisyonlarının büyüme dönemindeki değişimi II. kimyasal kompozisyondaki değişimler.
Bu çalışma 1994 yılında Atatü rk Ü niversitesi Kamp üs ünde otlatmaya kapalı alandan seç ilen otlak ayrığı, havlı brom, koyun yumağı, adi parlakot, adi sorgu otu, melez yonca ve top kekiği üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada bitkilerde ham protein oranı (HPO), ham selü loz oranı (HSO), P, K, Ca, Mg muhtevası ve K/(Mg+Ca) oranı incelenmiştir. HPO tü m bitkilerde olgunlaşmayla birlikte azalmiş, HSO ise artmıştır. Fosfor, Potasyum ve Magnezyum kapsamları olgunlaşmanın ilerlemesiyle azalmış, Kalsiyum ise ç i eklenme başlangıcına kadar artmıştır. Yapraklar her dö nemde saplardan daha fazla besin elementi ihtiva etmiştir. Ö zellikle buğdaygillerde başlangıçta yü ksek olan K/(Ca+Mg) oranı bitkilerin sapa kalkmalarından sonra hızla azalmıştır
Retensiyo sekundinarumlu ineklerde kan serumu kalsiyum (Ca) ve fosfor (P) düzeyleri üzerine çalışma
Bu çalışmada, retensiyo sekundinarum (RS) şekillenen 31 inekle doğum sonrası RS şekillenmeyen (kontrol) 8 ineğin kan serumu Ca ve P değerleri araştırıldı. Retensiyo sekundinarum 21 inekte normal doğum, 10 inekte ise abortu izleyerek şekillendi. Tüm RS’lu hayvanlarla kontrol grubu hayvanların kan serumu ortalama Ca ve P değerleri arasında fark görülmezken (P>0.05), RS’lu hayvanlar, normal doğum (RSD) ve abortu (RSA) izleyerek RS şekillenenler olmak üzere iki alt gruba ayrılarak değerlendirildiğinde; alt gruplar ve kontrol grubu hayvanlar arasında P değerleri yönüyle farklılığın olmadığı (P>0.05), fakat RSD grubu oluşturan hayvanların ortalama Ca düzeyinin, kontrol grubu ve RSA grubu hayvanlardan düşük olduğu tespit edildi (P0.05), ilkbahar mevsiminde RS şekillenen hayvanların (n=6) P düzeyinin yaz aylarında RS şekillenen hayvanlardan (n=15) düşük olduğu saptandı (P<0.01
Retensiyo sekundinarumlu ineklerde kan serumu kalsiyum (Ca) ve fosfor (P) düzeyleri üzerine çalışma
Bu çalışmada, retensiyo sekundinarum (RS) şekillenen 31 inekle doğum sonrası RS şekillenmeyen (kontrol) 8 ineğin kan serumu Ca ve P değerleri araştırıldı. Retensiyo sekundinarum 21 inekte normal doğum, 10 inekte ise abortu izleyerek şekillendi. Tüm RS’lu hayvanlarla kontrol grubu hayvanların kan serumu ortalama Ca ve P değerleri arasında fark görülmezken (P>0.05), RS’lu hayvanlar, normal doğum (RSD) ve abortu (RSA) izleyerek RS şekillenenler olmak üzere iki alt gruba ayrılarak değerlendirildiğinde; alt gruplar ve kontrol grubu hayvanlar arasında P değerleri yönüyle farklılığın olmadığı (P>0.05), fakat RSD grubu oluşturan hayvanların ortalama Ca düzeyinin, kontrol grubu ve RSA grubu hayvanlardan düşük olduğu tespit edildi (P0.05), ilkbahar mevsiminde RS şekillenen hayvanların (n=6) P düzeyinin yaz aylarında RS şekillenen hayvanlardan (n=15) düşük olduğu saptandı (P<0.01
Erzurum yöresi mera vejetasyonlarında bulunan Korunga (Onobrychis viciifolia Scop.)'nın bazı özellikleri
Bu ÇalıŞma Atatürk (jııiversitesi kaınpusu, iccrisiıicjcki rJoğal |ner'A alııırıııd:ııı toplaıraıı
korı-ıııga (()nobr.l;c'ltis viciiJiılkı Scop.) bitl<isi tizcriııtjc l99Ii l,ılıııcia ytirtittilıııiişttiıı Taııı
ÇiÇcklcıınıc d(jııcırıiııdc tıitki başııııı ortıılıııııa l5.14 g civiırıırda}r.r,rrr,]de ürctcbileıı bitki (ı4.j9 cın t'ııtalaına boya salıip olınuştur. Bitki başına ortalııırıa 2.7l ınıır çapıııda l9.74 adct aııa da1 ve 2.84 adet aııa dalda yan dal belirleıırrıiştir. Bir ana c|alcla o._;q rd.t salkıın
bulunduran bitki lıer bir salkıında ortırlaına 40.28 arjet çiçeğe salrip olınuştur. Bir aııa (} adet 1,apı,ak be lirleıımiştir. Üretileı-ı kuııı ıı.ıaddcniır
Yo40,44'ünti sılP, o/ol4.24'ünii Yaprak ve o/u45.32'sini ise çiçck toptııluğu olııştı.ırınuştur.
Ornekleme zaınaırında bitkide lıam proteiıı oı,ant t-ııtalaına %l3.68 oırrrıİtespit eclilmiştiı.. Bitki tohumiarıırda oıtalaırra çiınIeırme oraııı o/u6.60 olarak belirlenirl<en, biır taıre ağırlığı
I3.92 g olaral< iilçtilıııüştür.
Bitki boYu, ana dal SayıSı, ana c|al çapt ve aııa ilalda salkım sayısı ile kuru ınadde
arıısıııda önemli iliŞkiler [ıultııiınuştur. Bu ilişkiler gözönüııe alınarak kuru ınadde veriıııiıri
i,ıl,'tüı'ınaYa Yönelik seleksiyoıı çalışmalaruıda ilişkili karakterleriıı seleksiyıııı l«iteri
o labileceği it'ade ed i lnriştit
İneklerde fertil ve fertil olmayan östrus sırasında alınan kan serumlarına ait bazı biyokimyasal parametre değerlerinin araştırılması
Bu çalışma, fertil ve fertil olmayan östrüse sahip ineklerin kan serumuna ait bazı ortalama biyokimyasal parametre değerleri arasında farklılığın bulunup bulunmadığını belirlemek amacıyla yapıldı. Çalışmanın materyalini, Fırat Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Çiftliği’nde bulunan, aynı rasyonla beslenen ve yaşları 4-6 arasında değişen toplam 37 baş inek oluşturdu. Östrüste, tohumlamayı takiben alınan kan serumlarında ortalama klor, sodyum, potasyum, kalsiyum, inorganik fosfor, aspartat aminotransferaz, alanin aminotransferaz, alkalin fosfataz, kolestero, total protein, albumin, total bilirubin, direk bilirubin ve kreatin değerleri araştırıldı. İneklerin gebelik muayeneleri 40. günde ultrason ve 60. günde rektal muayene ile yapıldı. 22 ineğin gebe, 15 ineğin gebe olmadığı belirlendi. Fertil ve fertil olmayan östrüse sahip ineklerin araştırılan ortalama biyokimyasal parametre değerleri arasında istatistiki olarak farkın olmadığı görüldü
İneklerde tohumlama sonrası 4. günde uygulanan Human Chorionic Gonadotropin'in (HCG) gebelik oranı ve progesteron seviyelerine etkisi
Bu çalışmada, Doğu Anadolu Kırmızısı (DAK) ineklere tohumlama sonrası 4. günde uygulanan HCG’nin progesteron seviyelerine, gebe kalma oranlarına ve gebe kalmayanlarda siklus süresi üzerine etkisini ortaya koymak amaçlandı.
Çalışmada, yaşları 6-8 arasında değişen 15 baş DAK inek kullanıldı. Tüm hayvanlara 11 gün ara ile 2 kez prostaglandin F2 alfa enjekte edilerek östrüsleri senkronize edildi ve hayvanlar tohumlandı. Tohumlama sonrası inekler rastgele 9’u uygulama, 6'sı kontrol olmak üzere iki gruba ayrıldı. Tohumlamayı izleyen 4. gün uygulama grubu ineklere 1500 IU HCG, kontrol grubu hayvanlara ise 2 ml serum fizyolojik enjekte edildi. Tohumlama gününden başlanarak, tohumlamayı takip eden 4, 7, 10, 13, 16, 19 ve 21. günlerde tüm ineklerden kan örnekleri alındı. Kan örneklerinde progesteron tayini double RIA yöntemi ile yapıldı. İneklerin gebelikleri, 45. günde yapılan ultrasonografik muayene ile belirlendi.
Kırkbeşinci günde yapılan ultrasonografik muayenede, uygulama grubundan 7, kontrol grubundan 1 hayvanın gebe olduğu tespit edildi. Uygulama ve kontrol grubunda bulunan hayvanların progesteron değerlerinin karşılaştırmasında, 13. gündeki farkın önemli olduğu (p<0.05), yine her iki grupta gebe kalmayan hayvanların 19. gün progesteron değerleri arasında (p<0.05) ve ortalama değerlerinin karşılaştırılmasında önemli (p<0.05) farklılıklar tespit edildi.
Sonuç olarak, tohumlama sonrası 4. günde uygulanan HCG’nin gebelik oranlarını artırdığı, fakat progesteron seviyeleri ve östrüs siklusu süresini etkilemediği tespit edildi
Diyarbakır sulu koşullarında bazı ön bitkilerin ikinci ürün mısırda verim ve bazı tarımsal karakterlere etkisi
Bu araştırma, Diyarbakır sulu şartlarında II. Ürün olarak yetiştirilen tane mısır için uygun ön bitkilerin tespiti ile bu ön bitkilerin mısırda tarımsal karakterlere etkisini incelemek amacıyla, Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanında 1993/94 ve 1994/95 yılları kışlık ana ürün-II. Ürün sezonunda yürütülmüştür. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuş olup, denemede II. ürün olarak ANT-90 erkenci mısır çeşidi ile kışlık ana ürünler olarak ta; fiğ+arpa karışımı, mercimek, arpa, nohut ve buğday kullanılmıştır. Araştırmada II. ürün mısırdan iki yıllık ortalama değerlere göre 300.50-544.33 kg/da arasında verim alınmıştır. En düşük değerler her iki yılda da buğdaydan sonra alınırken, en yüksek değer mercimekten sonra ekilen mısırdan alınmıştır.Diyarbakır koşullarında tane amaçlı mısırdan önce uygun ön bitkinin mercimek olduğu sonucuna varılmıştır.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Politikalar ve Araştırmalar Genel Nüdürlüğ
I}URçAK (Vicitı erviliıı(L.) wiıld.),DA VERinn vn VERİN1 UNSURLApı tjznniııo SIRA ARALİGI VE FOSFORUN ETKiSİ
Araştırmada i[<i burçıı[< lrattı (E,2,E,9),4 f-arklı stra arası mesat-esi (l5,30,45 ve 60
cnr) ve j fbstbr 6-, 1tİ, 5 ve ıİı ı.g prorıao) ele alınmıştır, Deneıne Erzuruın kıraç
şartlaı.ında ilıi yıl ,u,.vi"'(l997_199siytirtiitiımüıştiir..Araştırmada incelenen karakterler
rıakııııındarı (tane veriırıi, [<es veriıni, t i,İ.i uoyr, aİt bakta ytiksekliği, baklada tane saYısı)
lratlar arasıı-ıdaki tark önemli t_ılınuştur. En ytıksek tolru_m verimi (i03.5l ky'da) ve [<eS
verimi (|36.69 kg/da) E_2 hattıırda belirlenmiştir. Alı bakla yüksektiği ise E_9 (16,00 cm)
hattıırda daha yükse( buırn,r-,rştur. Eıı ytıt<scİ< tohum verimi (ll8.49 kg/da) 45 cm sıra
aralığıileekilenparscllerclene[«leeclilmiştir.Fostbristatisti[<iaçıdansadecealtbakla
yüksekliğincıe etkiii olmuştur. Bu sontıçlara göre Ery,*, ve çevresiırde burçaktan yüksek
tane ve kes verimi alabitınek içinE-2lıattı oierilebilir. Tane üretimi yapıldığında burçağın
45 cın sıra aralığı ile el<ilmesi uygundur
Bazı makarnalık buğday çeşitlerinin sıcak ve kurağa toleranslarının belirlenmesi
Diyarbakır’da yağışa dayalı şartlarda 1995/96, 1996/97 ve 1997/98 ekim dönemlerinde yürütülen bu çalışmada; tane doldurma dönemleri sıcakların farklı şiddette başladığı zamanlara denk getirilen 7 makarnalık buğday çeşidinin (Diyarbakır-81, Fırat-93, Aydın-93, Harran-95, Ceylan-95, Altıntoprak-98 ve Sarıçanak-98) verim ve verim komponentleri ile birlikte terminal sıcak ve ikincil olarak soğuk şiddetine toleranslarının ölçülmesi amacıyla 3 farklı zamanda (22 Ekim, 22 Kasım ve 22 Aralık) ekim yapılmıştır. Yapılan birleşik analiz sonucunda M2’de başak, başakta tane, hektolitre ağırlığı ve verim için ekim zamanları istatistiki anlamda önemli bulunmazken, bin dane ağırlığı yönünden birinci ekim zamanı en yüksek değeri vermiştir. Üç yıllık verim ortalamasına göre ekim zamanı x çeşit intereaksiyonu önemli bulunmuş ve çeşitlerin ekim zamanlarından farklı etkilendikleri görülmüştür. Altıntoprak-98 çeşidi ekim zamanındaki gecikmede en çok etkilenen olurken, Diyarbakır-81 çeşidi ise ekim geciktikçe daha çok tercih edilecek çeşit olmuştur. Sonuç olarak yapılan birleşik analizler sunucunda, çeşit ortalamaları arasında istatistiki anlamda önemli verim farkları tespit edilmiş olup, Altıntoprak-98 (477 kg/da), Fırat-93 (460 kg/da) ve Sarıçanak-98 (455 kg/da) ilk üç sırayı alan yüksek verimli çeşitler olmuşlardırGıda tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Politikalar Genel Müdürlüğ