1155 research outputs found
Sort by
İsviçre Esmeri ineklerde meme özellikleri ve süt verimleri ile CMT skoru arasındaki iİlişkiler üzerine bir çalışma
Bu çalışma, Malatya’daki bir süt sığırı işletmesinde bulunan İsviçre Esmeri ineklerde meme özellikleri ve süt verimleri ile CMT skoru arasındaki ilişkileri tespit etmek amacıyla yapılmıştır.
Çalışmanın materyalini yaşları 2-8 arasında değişen toplam 54 baş İsviçre Esmeri inek oluşturmuştur. Çalışma süresince ineklerin yaşı, laktasyon sayısı, laktasyon ve günlük ortalama süt verimi ve laktasyon dönemleri ile CMT skoru arasındaki ilişkiler belirlenmiştir. Bu araştırmada, hayvanların meme özellikleri ile ilgili olarak ön meme başı uzunluğu, ön meme başları arası mesafe ve ön meme başının yerden yüksekliği gibi özelliklerde değerlendirilmiştir.
Sonuç olarak, İsviçre Esmeri ineklerde, laktasyon sayısı ve yaş ilerledikçe CMT pozitifliğin görülme oranının arttığı, yüksek süt verimli ineklerde ve laktasyonun 4-6. aylarında CMT skorunun daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, ön meme başının yerden az yüksekliği olan hayvanlarda CMT pozitifik oranın daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ancak; CMT pozitiflik açısından diğer meme özelliklerine ait alt gruplarda istatistiki düzeyde önemli bir farklılık tespit edilememiştir.
Bu çalışma ile süt sığırı işletmeleri için önemli bir problem olan mastitisten korunmada, sütçü ineklerin yetiştirme veya damızlık amaçlı seçimi sırasında verim ve pedigri kayıtları yanında, CMT skoruyla ilişkili bazı meme özelliklerinin de dikkate alınmasının gerektiği sonucuna varılmıştır
İneklerde mastitis ile vitamin E ve selenium arasındaki ilişki
Bu derlemede, E vitamini ve Selenyum (Se) hakkında kısa bilgi verilerek, ineklerin E vitamini ve Se için günlük ihtiyaçları ve normal kabul edilen değerleri belirtildi. Ayrıca, mastitis ile E vitamini ve Se arasındaki ilişkiyi ortaya koymaya yönelik yapılan çalışmalar ve elde edilen sonuçlar değerlendirildi
“Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Servisinden Beklentiler Üzerine Bir Araştırma
Bu araştırmada; Konya ili merkez Meram, Selçuklu ve Karatay ilçelerindeki ortaöğretim kurumlarında okuyan öğrenciler ile bu okullarda görev yapan yönetici ve öğretmenlerin PDR hizmetlerine ilişkin değerlendirmeleri ve beklentileri ortaya konmuş ve bu beklentilerin bazı değişkenlere göre farklılık gösterip göstermedği ortaya konmuştur
Erzurum yöresi çayır ve meralarındaki yaygın bitki türlerinin ömür uzunluğu, çiçeklenmeye başlama tarihi ve ot kalitesi ile ilgili bazı özellikleri
Bu Çalışma 1996 yılında Atatürk Üniversitesi çayır ve meralarından toplanan toplam 92 bitki türü üzerinde yürütülmüştür. Bu bitkilerin 16'sını buğdaygil,16'sını baklagil ve 60'ını diğer familyadan türler maydana getirmiştir. İncelenen bitkileri yaklaşık %60'ını hayvanların otlamadığı türlerin meydana getirmesi meraların önemli derecede tahrip olduğunu göstermektedir. Analiz edilen kimyasal özelliklerle ilgili olarak buğdaygillerin ham selüloz yönünden, baklagillerin ham protein yönünden ve baklagiller ile diğer familyaların mineral element yönünden daha zengin olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre mera bitki örtülerinde yöre meralarının ıslahında başarıyla kullanılabilecek türlerin var olduğu belirlenmiştir
Erzurum yöresi meralarında yaygın bazı bitki türlerinin yaprak nispi su kapsamlarının mukayesesi
Bu ça|ışııızınııı .tınacl ltuı'ak oıtanılarda <lalıa fıızla asiıııilat scırtezlcı-ırcııiıı lıir a(istergcsi olııı'al< l<abtıl cdilcn |ıitl<i 1,apı,ak ııislıi su kapsaıırı 1,öıı[iııclcıı Erzuruıır ıı-ıer,zıIaıı iÇin tiııcnı arz edclı tüılcri (lŞçrolı.'ı'roıı c,ı,islcıtııııı, Bİ,oıııııs toıııeıılcllııs, Fasıııccı ü)|,iııtı, Koeleriu C'ı'iStülo ı,ıc jL{et{iccıgo ı:rıı,io) l<ıırşı|aştıraralt oırl:ırıır kıırağa clal,anınıı giiç|cri
lıakl<ıııda [ıilgi cdiıınıe|( r'c lturağa daı,anıl<lı ıngr'a bitl<isi geliştirınejalışınaları içiıı r.i)n gösterırıel<tir, Bu. .aııaÇla 1()g7 1'ılıııda 1iirütiilen çalışırıada bitkilercJen sapa ltall,nra döneıniırclelı ÇiÇcl<|cııııne rlöncıııiniıı soıılarıııa kaiJar (20 Mal,ıs-lTcırıınuz) bircr lıa{ıa aralıklar ilc 1'aPraI< (jrııclÇleri alıııınıs ı,c [ıu örııel<lerdc yapral< nispi su kapsaını dcğerlcri liesaPlaııııııŞtlr. Ele alıııaır bütüıı tiİı.iı".--ı,r;-;;;ara adapte tılınuş olınal<la [ıirlit<te Fe.ılııcr,ı 0ı,iılcI'ltıı1 özcllikIc tcıpı.akta ııeırı kısıtlandıkca 1,apral< ııislıi su krp.r,r.,,n, 1,ükselt tutabildiği görülnıtiŞtür. Bu ncdeııle kurağa davaırıklı ,r-,"r', bitkisi geliştirııre çalışmalarında ijncelikli olarak bu bitkiniıı üzeriııde,ju,ul,rras, gc.re|(tiği öne sürülıırüştür. yiııe çalışıııaııııı tc|< bal<lagil ınateıl'aliııi cıIuşturaı,ı l,Ieelic,cıgo ,,İıricı'ıııİı FesIııccı oı,iıı'cı,ya,akıı.ı değerlere salıiP cılnrası \'e |ıler'a ıs.lzılııııda balılagilleıiıı ijneıııi ııedeııi1.,le üzeriıi<je <lurulr-,rsı gerckeıı
bir diğer tür olduğu ifade edilıniştir
Locations of journals within Manchester University. The Researcher, 2(1), 43-45, UK.
This invaluable list of the whereabouts of joumals which are of use to
researchers in the field of English Language Teachin
Investigation of variations in serum and plasma Zn and Cu concentrations during the oestrous cycles in cows
Bu çalışma, ineklerde östrüs siklusu boyunca Zn ve Cu'ın kan serumu ve plazmasındaki değerlerini incelemek amacıyla yapıldı. Ayrıca strüs siklusunun dönemlerine göre plazma ve serum arasında farklılığın olup olmadığı da araştırıldı.
Çalışmada toplam 32 Esmer ırkı inek kullanıldı. İneklerin östrüsleri PGF2 alfa ile senkronize edilerek rastgele 2 gruba ayrıldı. Birinci grubun kan serumu, 2. grubun kan plazması incelendi. Östrüs günü başlanarak, östrüs siklusu boyunca (ortalama 21 gün), gün aşırı vena jugularisten her defasında 10 cc kan alındı. Zn ve Cu tayini atomik absorpsiyon cihazı, progesteron (P4) ise RIA ile yapıldı.
Çinkonun serum değerlerinin 0.49 ± 0.07 ile 0.68 ± 0.11 mg/L, kan plazmasının ise 0.74 ± 0.08 ile 0.98 ± 0.17 mg/L arasında değişti. Bakır değerleri ise serumda 0.67 ± 0.04 - 0.73 ± 0.05ng/L, plazmadan 0.48 ± 0.03 - 0.54 ±0.02 ng/L) olarak bulundu. Bu sonuçlar plazma Zn seviyelerinin östrüs siklusunun 4 (P<0.01), 10 (P<0.0005), 16(P<0.005) ve 18. günlerinde (P<0.01) serumdan daha olduğunu gösterdi. Oysa serum Cu seviyeleri tüm günlerde kan plazmasından daha yüksek bulundu. Östrüs siklusu boyunca progesteron ile ilişki sadece Zn ile kan serumunda negatif ve önemli (P<0.001), bulundu.
Sonuç olarak; Zn ve Cu eksikliği durumunda hormonların kan seviyelerinin değişmesi olayının tersine olarak; organizmadaki hormonal dengelerin çok değiştiği östrüs siklusu boyunca Zn ve Cu'ın kan serumu ve plazması miktarlarının etkilenmediği kanısına varıldı
Dominant mera bitkilerinin biomas ve kimyasal kompozisyonlarının büyüme dönemindeki değişimi I. biomas ile kök/sap, sap, yaprak, çiçek oranlarının değişimi.
Bu çalışma 1994 yılında Atatü rk Ü niversitesi Kamp sü nde otlatmaya kapalı alandan seç ilen otlak ayrığı, havlı brom, koyun yumağı, adi parlakot, adi sorgu otu, melez yonca ve top kekiği üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada bitkilerde gelişme fenolojisi, boy, toprakaltı ve ü stü biomasi, kö k/sap, sap, yaprak ve çiç ek oranları incelenmiştir. Bitkilerde boy uzaması başlangıç ta yavaş, sonra
hızlı ve ç i eklenmeyle birlikte tekrar yavaş bir seyir takip etmiştir. Biomas değerleri de boydaki değişime benzer bir seyir izlemiştir. Kö k/sap oranları başlangıç ta yüksek olurken, özellikle sapa kalkmadan sonra azalmıştır. Yaprak oranı başlangıç ta t üm bitkilerde y üksek iken, sapa kalkmadan sonra azalmış ve sap oranı artmıştır
Creating effective web pages for the learners of English as a second language. The Researcher, 2(1), 27-41, UK.
This paper discusses some importanl issues concerning the
creation of web pages. Before focusing on the core of this article, firstly a
def nition of the Internet will be given. Secondly, what the Internet can offer
the language learners will be accountedfor. Later the vilal points that need
lo be considered when we create web materials (and add web links) will be
indicoted. Finally, sample web materials for a specific group of the
Ianguage leanters will be illustrated, and the objectives in creating and
designing lhe materials in this particular way will be explaine
Bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin sıcak ve kurağa toleranslarının belirlenmesi
Bu Çalışmada 5 Ekmeklik Buğday Çeşit Veya Hattının Farklı 3 ekim zamanında ekilerek dane doldurma dönemleri sıcakların çeşitli şiddette başladığı zamanlara denk getirilmiş, verim ve verim komponentleri incelenerek terminal sıcak ve ikincil olarak soğuk şiddetine toleransları ölçülmüştür.Denemeler 3(zaman)x5(çeşit) olarak 2 faktörlü tesadüf blokları deneme desenine göre (çeşitler zaman ana parselleri içinde dağıtılmış) 3 tekerrürlü olarak 1995/96, 1996/97 ve 1997/98 ürün yıllarında müessese arazisinde yürütülmüştür. Yapılan birleşik analiz sonucunda; m2’de başak, başakta dane sayısı, 1000 dane ve hektolitre ağırlığı gibi verim komponentleri için, zamanlar erken ekim lehinde istatistiki olarak önemli bulunurken, çeşitler arasında da söz konusu karakterler yönünden farklılıklar görülmüştür. Verim komponentleri yönünden çeşit x ekim zamanı intereaksiyonlarının önemli bulunmaması çeşit tavsiyesini kolaylaştırmıştır. Verim bakımından her 3 yıl ortak değerlendirildiğinde; çeşitler arasında ve ekim zamanları arasında istatistiki önemde farklılıklar bulunmuş, ayrıca zaman x çeşit intereaksiyonunun da önemli olması çeşitlerin ekim zamanlarına verdikleri cevapların da farklı olduğunu göstermektedir. birinci. ekim zamanında ekim yapılabilirse sırasıyla Sham IV, F/1168-44, Hahn”S” ve Karacadağ-98 çeşitlerinin tercih edilebileceği, ekim ikinci zamana gecikirse Pehlivan çeşidi, 3. zamana gecikirse Sham-IV çeşidinin tercih edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Özellikle yağışın düşük olduğu 2. deneme yılında da Sham-IV’ün yüksek verimli olması bu çeşidin sıcak ve kurak streslerine tolerant olduğunu göstermektedirGıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı. tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğ