Bingöl University

Open Access @ Bingol University
Not a member yet
    1155 research outputs found

    Serum progesterone, vitamin A, E, C and beta-carotene levels in pregnant and nonpregnant cows post-mating

    No full text
    The aim of the study was to detect the progesterone, vitamin A, E, C and -carotene levels in blood serum and the relationship between them in pregnant and nonpregnant cows after insemination. The oestrus of 17 cows kept at the same maintenance and nutrition conditions were synchronized by prostaglandine F2-alpha. The cows that were in heat were naturally inseminated. Blood samples were taken every four days starting from the oestrus day, throughout the whole cycle. Pregnancies were detected by ultrasonography in between days 30-35 after insemination. 12 cows were detected to be pregnant this way, while 5 cows were detected to be not pregnant. Serum progesterone levels were determined by enyzme immunoassay method; and vitamin A, E, C and -carotene levels were detected by spectrophotometry. While no difference was observed between the sampling days in serum progesterone, vitamin A, C, E and -carotene levels in bloods collected for 21-24 days after insemination in pregnant and nonpregnant cows (P>0.05), vitamin C level at the 16th day after insemination in pregnant cows was detected to be higher (P0.05). A negative correlation between serum progesterone and vitamin A and progesterone and vitamin E (P<0.01); and a positive correlation between serum vitamin E and A levels (P<0.01) were detected during the cycle in pregnant cows. As a conclusion, serum progesterone, vitamin E, A and -carotene levels were observed to be higher in the pregnant cows following insemination compared to the nonpregnant cows and a positive correlation with pregnancy was detecte

    Ripening and Quality Responses of Mamey Sapote Fruit to Postharvest Wax and 1-Methylcyclopropene Treatments

    No full text
    Mamey sapote (Pouteria sapote (Jacq.) H.E. Moore and Stearn) fruit is highly appreciated in the Caribbean region; however, marketable life is significantly limited by abrupt softening during postharvest handling. Postharvest wax and 1-methylcyclopropene (1-MCP) treatments were evaluated for potential of extending mamey sapote postharvest life. Fruit of the cv. Magaña were harvested at mature green (G), light orange (LO) and orange (O) stages of the pulp color, and brushed to remove excess epidermal fiber. Waxed (carnauba emulsion) and unwaxed fruit (G and LO stages) were held at 13 °C for 7 days, then transferred to 20 °C for ripening; those at O stage were held constantly at 20 °C. In a subsequent test, ‘Magaña’ fruit were harvested at a preclimacteric stage (LO), brushed, and treated with ±carnauba wax and ±1-MCP (1 μl l−1 at 20 °C for 24 h). Fruit from all treatments were subsequently stored at 20 °C and 85–90% relative humidity. Unwaxed ‘Magaña’ fruit reached climacteric maxima in 10–11 days, irrespective of harvest maturity or storage regime (Exp. 1). At 20 °C, peak CO2 production ranged from 90 to 137 ml kg−1 h−1 and peak ethylene production from 116 to 209 μl kg−1 h−1, respectively. Waxed fruit generally had higher CO2 and C2H4 production rates than unwaxed fruit. When LO fruit was stored continuously at 20 °C (Exp. 2), wax treatment alone hastened the onset of respiration and ethylene climacteric peaks by 5 days over unwaxed fruit. 1-MCP treatment alone delayed the onset of respiration and ethylene climacteric maxima by 6 and 5 days, respectively. Marketable life for wax-only fruit stored continuously at 20 °C was 10 days, while that for control, wax + 1-MCP and 1-MCP-only fruit was 13, 14, and 14 days, respectively. Mamey sapote fruit treated with wax lost less weight during continuous storage at 20 °C. At the full-ripe stage, no treatment effects were noted for pulp soluble solids content (23.4%) or pH (5.7). Mamey sapote fruit treated with wax + 1-MCP, however, retained total titratable acidity (0.25%) and lost less acid during storage than wax-only fruit (0.14%)

    İneklerde gebelik ve doğum sonrasında bazı biyokimyasal parametreler

    No full text
    Bu çalışmada, ineklerde gebeliğin 6. ayından doğum sonrasına kadar serum kolesterol, trigliserit, total protein, albumin, globulin, A:G oranı, düşük dansiteli lipoprotein-kolesterol (LDL-C), çok düşük dansiteli lipoproeitn-kolesterol (VLDL-C) ve yüksek dansiteli lipoprotein-kolesterol (HDL-C) düzeylerinin değişip değişmediğinin ortaya konulması amaçlandı. Materyal olarak, yaşları 3-8 arasında değişen 12 inek kullanıldı. Biyokimyasal parametreler, atomik absorbsiyon spektrofotometresinde (Olympus AU 600 model) ticari kitler kullanılarak tayin edildi. Doğum sonrası total protein, albumin, globulin ve LDL-C düzeylerinde azalma olmasına rağmen, doğum öncesine göre istatistiki açıdan bir farkın (P0.05) olmadığı tespit edildi. Kolesterol düzeyinin gebeliğin 6. ayından 9. ayına kadar azalma eğilimi gösterdiği, en düşük düzeye doğumda ulaştığı, 6 ve 7. ay değerlerinin doğum sonrasına göre yüksek (P<0.05) olduğu belirlendi. Doğum sonrası trigliserit düzeyleri doğum öncesine göre düşük (P<0.001) bulundu. HDL-C düzeyinin gebeliğin sonuna doğru arttığı ve doğum sonrası tekrar azaldığı tespit edildi (P<0.05). Prepartum ve postpartum dönemde VLDL-C seviyelerinin değişmediği görüldü (P0.05). Sonuç olarak, doğumda kolesterol ve trigliserit düzeylerinin doğum öncesi aylara göre azaldığı, HDL-C düzeyinin artış gösterdiği, ancak total protein, albumin, globulin, LDL-C ve VLDL-C düzeylerinde önemli bir değişikliğin olmadığı tespit edildi

    Hanyeri Köyü (Tufanbeyli-Adana) merasının nemli kesiminde farklı azot ve fosfor dozlarının botanik kompozisyon, ot verimi ve ot kalitesine etkileri üzerinde bir araştırma

    No full text
    Bu araştırma, deniz seviyesinden yüksekliği 1940-2020 metre olan Adana ili Tufanbeyli ilçesi Hanyeri köyü merasının nemli kesiminde farklı azot (0, 5, 10, 15 kg/da) ve fosfor dozlarının (0, 4, 8, 12 kg/da) botanik kompozisyon, ot verimi ve kalitesine etkisini saptamak amacıyla yürütülmüştür. Araştırma ile ilgili denemeler, 2000-2003 yılları arasında üç tekrarlamalı tesadüf bloklarında iki faktörlü faktöriyel deneme desenine uygun olarak yürütülmüştür. Deneme parsellerinde, mera kesiminin ağırlığa göre botanik kompozisyonu, ot verimi, ham protein verimi ve otun NDF içeriği incelenmiştir. Üç yıllık araştırma bulguları, fosfor dozlarının mera kesiminde incelenen özellikleri önemli derecede etkilemediğini, azot dozlarının ise incelenen özellikler üzerinde önemli etkide bulunduğunu, ancak bu etkinin yıllara bağlı olarak önemli derecede farklılık gösterdiğini ortaya koymuştur. Üç yıllık ortalamalara göre, 10 kg/da’a kadar artan azot dozu kuru ot veriminde önemli artışa neden olmuş ve kontrol parsellerinde 166.3 kg/da olan ortalama kuru ot verimi, 10 kg/da azot uygulanan parsellerde 386.4 kg/da’a yükselmiştir. Azot dozunun 10 kg/da’a kadar artırılması vejetasyondaki buğdaygillerin mera kesiminin kuru ot verimine katılma oranında önemli artışa neden olmuştur. Azot dozundaki artış vejetasyondaki baklagillerin ot verimine katkısını önemli derecede azaltmıştır. 5 kg/da’ın üzerindeki azot dozları vejetasyondaki diğer familya bitkilerinin kuru ot verimine katılma oranını önemli derecede azaltmıştır. Azot dozlarının ham protein verimine ve otun NDF içeriğine etkisi, kuru ot verimi ile benzerlik göstermiş ve 10 kg/da. kadar artan azot dozları ham protein veriminde ve otun NDF içeriğinde önemli artışa neden olmuştur. Araştırma bulgularına dayanılarak, incelenen mera kesiminde ve benzer ekolojiye sahip meralarda 10 kg/da azot uygulamasının meranın ot ve protein veriminde önemli artışlar sağlayabileceği sonucuna varılmıştır

    Korunganın (Onobrychis sativa Lam.) arıcılıktaki önemi

    No full text
    Ükemizde yaklaşık l8 milyon lrektar alanda bitki yetiştiriciliği yapılırken, 5 milyoıı hektar alanda nadas uygulanmaktadır. Ekilen alanın 1.340 bin hektarında yem bitkileri ekimi yapılmakta olup, bunun ançak 140 bin hektarında korunga yetiştiriciliği uygulannıaktadı

    Bingöl ekotojik koşullarında bazı Nohut (Cicer urİetinumL,) çeşitlerinin verim ve verim ögeıeri üzerine bir araşttrma

    No full text
    Bingöl kuru şartların da2002 yılında yürütülen bu çalışmada 8 nohut çeşidinin tohum verimi ve bazı özeIlik[eri ir..ı.;;lii..-ln..ı.nrn öieIlikler arasında istatistiki olarak önemli farklılıklar Saptanmıştır. En yüksek tohum verimi (98.67 kg/da) Canitez_}Z,9l.d.ıiıtık tohum verimi ise (49,79 kglda) Damla çeşidinden elde edilmiştir. Bitki boyu 22.2ı542_80 çm, bitki başına ana dal sayısı 2,30_3,53 adet, alt bakla yüksekliği 14.60_20.Ö3 çm, bitkije bakla sayısı 9 40_ı1 09 adet, biyolojik verim l51,80-201,00 kg/da, kes verimi 75.84_ 124.44kgldave bin dane agırııgı 890-1.330 g,arasında değişmiştir, Bu sonuçlara göre Bingöl ve çevresinde nohutln yüksek tane vJ kei verimi alabilmek için Akçin-9l ve Caniİez_81 çeşitleri önerilebilir

    İnternet kullanımında kadın-erkek eşitsizliği

    No full text
    Kadın-erkek arasındaki cinsiyet eşitsizliğinin temelinde, genellikle kadınların eğitim seviyelerinin düşük olması yatmaktadır. Eğitimsizlik yanında; Diyarbakır gibi kendine özgü nitelikler taşıyan bölgelerde, kızların okutulmaması, ekonomik hayata atılmalarının engellenmesi, ev eksenli bir yaşam sürmeye zorlanmaları vb. nedenler de etkili olmaktadır. Toplumsal yaşamı ilgilendiren birçok olgu ve gelişme alanında olduğu gibi, internet alanında da kadınlarla erkekler arasında birçok eşitsizliğe rastlamak mümkündür. Özellikle internet kafelerde, internet kullanımında erkeklerin lehine, büyük bir farklılaşma ve eşitsizliğin olduğu dikkat çekmektedir. İnternet kullanımında kadın-erkek eşitsizliğinin giderilmesi ve bilgi-iletişim teknolojilerinde kadınlar ve erkeklerin üretici ve tüketici olarak eşit oranlarda yararlanmalarını sağlamak için, kalıplaşmış cinsiyet rollerinde bir değişim yaşanması gerekmektedir.Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergis

    Çukurova Bölgesindeki maki vejetasyonunda çalı kontrolünün Otsu vejetasyon üzerine etkileri

    No full text
    Çukurova Bölgesindeki çalı tipi vejetasyonun baskın olduğu makiliklerde, çalıların mekanik olarak kesilmesinden sonra değişik uygulamalarla çalıların yeniden sürgün vermelerinin önlenmesi ve bu uygulamaların otsu vejetasyon üzerindeki etkisinin incelenmesi amacıyla yürütülen bu çalışma, 2002-2003 yıllarında Çukurova Üniversitesi Kampus alanı içerisindeki bir maki tipi bir vejetasyonda yürütülmüştür. Araştırma, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Denemede, parsellerdeki çalılar toprak yüzeyinden tahra ile kesildikten sonra yeni sürgün çıkışını kontrol altına almak için glyphosate aktif maddesi içeren Roundap herbisiti (1000 cc/da) ve glufosinate arnınonium aktif maddesi içeren Basta herbisiti (1500 cc/da) kullanılmıştır. Ayrıca, otsu vejetasyonu geliştirmek için 10 kg/da saf azot gelecek şekilde Üre ve 10 kg/da saf fosfor gelecek şekilde Triple Süper Fosfat uygulaması yapılmıştır. Araştırma sonuçları, vejetasyondaki çalıların kesilmesinden sonra yapılan farklı uygulamaların, bitki ile kaplı alan oranı ve bitki ile kaplı alandaki botanik kompozisyonu önemli derecede etkilemediğini göstermiştir. Araştırma bulgularına dayanılarak, yapılan uygulamaların vejetasyonun kaplama derecesi ve bitki ile kaplı alandaki botanik kompozisyondaki etkilerin ortaya çıkartılabilmesi için daha uzun süreli araştırmalara gereksinim olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca, kesilen çalıların yeniden sürgün vermelerini etkin bir şekilde kontrol edebilmek için daha farklı herbisit çeşit ve dozları ile farklı uygulama zamanlarının incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır

    Çukurova koşullarında miirdiinıük (Lathyrus sativus L.) ile değişik tahıl türleri karışım oranlarının verim ve kaliteye etkisi

    No full text
    Çukurova koşullarında, mürdürnüğün değişik tahıl türleri ile karışını halinde, kışlık ara ürün olarak, yeşil ot üretim amacıyla yetiştirilme olanaklarının belirlenmesi amacıyla yürütülen bu çalışma, 1997-98 yetiştirme sezonunda Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü araştırma alanında yürütülmüştür. Araştırma, bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüş ve karışıma giren tahıl türleri ana parselleri, karışım oranları ise alt parselleri oluşturmuştur. Deneme, buğdaygil materyali olarak arpa (Hordeum vıılgare L.), yulaf (Avena sativa (L.)) ve tritikale (X.Triticosecale (Wittmack.)) türleri, karışım oranları olarak %75 Tahıl + %25 Mürdümük, %50 Tahıl +- %50 Mürdümük ve %25 Tahıl + %75 Mürdümük olacak şekilde düzenlenmiştir. Araştırma sonucunda, karışıma giren bitkilerin tek verimlerinin azaldığı, ancak toplam verimde artışlar olduğu bulunmuştur. Kuru ot verimi bakımından en yüksek değer 1175.10 kg/da ile yulafın %75 oranında karışıma girdiği sistemlerden elde edilmiştir.Tahılların %25 oranında karışıma girmesiyle birim alandan elde edilen toplam ham protein verimi bakımından saf ekimlerden üstün değerler elde edilebileceği belirlenmiştir

    Bingöl ve Elazığ illerinde tarımsal yapı

    No full text
    Bu makalede Doğu Anadolu Bölgesinde yer alan Bingöl ve Elazığ illerinin iklim, arazi kullanım şekilleri, yetiştirilen bitkilerin ekim alanları ve verimleri ile hayvan varlıkları derlenmiştir. Bu derlemede iller (Bingöl-Elazığ) sırasıyla rakımları yaklaşık 1177-1105 m; yıllık ortalama sıcaklıkları 12.3-13.0 oC ve 873.6-431 mm toplam yıllık yağışlara sahiptirler. Ülkemizde her yıl yaklaşık 5 milyon ha tarım arazisi nadasa bırakılmakta, bu miktar Bingöl’de 16.900 ha ve Elazığ’da 42.000 ha dır. Bölgenin ve ülkenin en önemli bitkisi tahıllardır. Bingöl’de tahılların ekim oranı %45.8 olurken, Elazığ’da %52.3 olmuştur. Yem bitkilerinin ekim oranı Bingöl’de %6.5 ve Elazığ’da % 4.1 olmuştur. Ülkemizde ve bu illerde hayvanların önemli bir kısmını yerli ırklar oluşturmaktadır. Bir BBHB’ne yaklaşık 35 da mera alanı ayrılması gerektiği halde Bingöl’de 19.7 da ve Elazığ’da 31.5 da düşmüştür. Gübre kullanımı hem ülkemizde hem de bu illerde (özellikle Bingöl’de ) yeterli değildir. Bölgenin tarımsal yapısı ve yörede yapılan çalışmalar dikkate alındığında yem bitkileri yetiştiriciliğinin önemi artmakta, bu da bölgeyi tipik bir hayvancılık bölgesi haline getirmektedir

    0

    full texts

    1,155

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Open Access @ Bingol University
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇